Diyanet İşleri
(6-10) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hud'un kavmi) Ad'e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem'e, vadide kayaları oyan (Salih'in kavmi) Semud'a, kazıklar sahibi Firavun'a ne yaptığını görmedin mi?
Fecr suresi
Fecr suresi, 10. ayet. وَفِرْعَوْنَ ذِى ٱلْأَوْتَادِ
vefir`avne ẕi-l'evtâd.
(6-10) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hud'un kavmi) Ad'e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem'e, vadide kayaları oyan (Salih'in kavmi) Semud'a, kazıklar sahibi Firavun'a ne yaptığını görmedin mi?
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Âd, Semûd ve Firavun Fecr 6–14 3
(6-10) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hud'un kavmi) Ad'e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem'e, vadide kayaları oyan (Salih'in kavmi) Semud'a, kazıklar sahibi Firavun'a ne yaptığını görmedin mi?
(11-12) Bunlar şehirlerde azgınlık eden ve oralarda pek çok bozgunculuk çıkaran kimselerdi.
Bu yüzden Rabbin onların üzerine azap kamçısı yağdırdı.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 6–14. ayetler için yazılmıştır.
6-8. Yüce Allah, şöyle buyuruyor: Kalbin ve basiretinle “görmedin mi Rabbin Âd’a ne yaptı?” Yani bu azgın ümmete? Âd, Yemen’de bilinen bir kabiledir. Çetin güç sahibi, azgın ve zorbalık eden “yüksek sütunlu İrem’e” ne ettiğini? İrem, Ad kabilesidir. “Ki ülkeler içinde” gücü ve dayanıklılığı itibari ile “bir benzeri yaratılmamıştı.” Nitekim Peygamberleri Hud aleyhisselam onlara şöyle demişti: “Düşünün ki O, sizi Nûh kavminden sonra halifeler kıldı. Yaratılış itibari ile size boypos da verdi. O halde Allah’ın nimetlerini hatırlayın ki kurtuluşa eresiniz.” (el-A’raf, 7/69)
9. “Ya o vadide kayaları oyan Semûd’a?” Kastedilen vadi, Vâdi’l-Kurâdır. Onlar, sahip oldukları büyük güçle kayaları yonttular ve oraları kendilerine mesken edindiler.
10. “Kazıklar sahibi” yani sağlamlaştırılmak istenen şeyleri güçlendiren kazıklar gibi olan ve mülkünü güçlendiren ordular sahibi “Firavun’a?”
11. “Hepsi de ülkelerde azgınlık etmişler” Bu vasıf Âd, Semûd, Firavun ve onlara tabi olanlara ait bir sıfattır. Hepsi de Allah’ın arzında azgınlık etmişlerdi. Din ve dünya konularında Allah’ın kullarına eziyet ve işkenceler yapmışlardı. Bundan dolayı devamla şöyle buyrulmuştur:
12. “Ve oralarda fesâdı artırmışlardı.” Fesât ise küfür ve onun şubeleri olan bütün günah türleri demektir. Hepsi de peygamberlere karşı savaş açtılar. İnsanları Allah’ın yolundan alıkoydular.
13. Helâk edilmelerini gerektirecek kadar azgınlık işleme noktasına geldiklerinde de Allah, onların üzerine azabını sağanak halinde yağdırdı ve azap kamçısını indirdi.
14. “Çünkü Rabbin” kendisine isyan edenleri “gözetlemededir.” Onlara kısa bir süre mühlet tanır, sonra da onları çok güçlü ve muktedir bir yakalayış ile ansızın yakalar.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
İnsanlara işkence ettiği kazıkların sahibi Firavun'a Rabbinin neler yaptığını görmedin mi?
Aynı kök: وتد (3 geçiş)
(12-13) Onlardan önce de Nuh kavmi, Ad kavmi, kazıklar sahibi Firavun, Semud kavmi, Lut kavmi ve Eyke halkı da Peygamberleri yalanlamışlardı. İşte…
Aynı kök: وتد (3 geçiş)
(6-7) Biz, yeryüzünü bir döşek, dağları da birer kazık yapmadık mı?
Aynı kıssa: İrem
(6-10) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hud'un kavmi) Ad'e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem'e, vadide kayaları oyan (Salih'in…
Aynı kıssa: İrem
(6-10) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hud'un kavmi) Ad'e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem'e, vadide kayaları oyan (Salih'in…
Aynı kıssa: İrem
(6-10) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hud'un kavmi) Ad'e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem'e, vadide kayaları oyan (Salih'in…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Kazıklar sahibi Firavun'a.
Ve (pirametlerle dünyaya) kazık çakan Firavun'a?
Ve (pek çok) çadır direğine sahip Firavun'a?
Yüksek direklerin (piramitlerin) sahibi Firavun'a.
Ve kazıklar (ehramlar) sahibi Firavun'a?
kazıklar (çadırlar, ordular) sahibi Firavun'a!
Ve direkler edinen Firavun? dipnot 597
Saltanat sahibi Firavun'a.
Ve büyük bir güce sahip olan Firavuna?
Ve piramitler sahibi Firavun'a?
O kazıkların sahibi Firavun'a?
Ve o kazıkların sahibi Fir'avn'e
Ve kazıklar sahibi Firavun'a;
Ve kazıklar sahibi Firavun'a;
Ve kazıklar sahibi Firavun'a;
Ve kazıklar (ehramlar) sahibi Firavun'a?
o kazıklar saahibi "Fir'avn" e.
Kazıklar sahibi Firavun'a,
(1-14) Şafağa / fecre ve on geceye (hacdaki), çifte ve teke, geçtiği / gittiği vakit geceye andolsun. Bunda akıllılar için yemin / kasem var değil mi? Ad’ı Rabbin nasıl yaptı görmedin mi? Sütun direkli İrem’i, öyle ki beldeler içinde onun bir benzeri / misli yaratılmamıştı. Vadilerde kayaları yontup oyan Semûd’u. Kazıklı firavunu. Öyle ki beldelerde taşkınlık etmişti. O beldelerde bozgunculuğu / fesadı çoğaltmışlardı. Rabbin onlar üzerine azap kamçısını çarpıverdi. Kesinlikle Rabbin hep gözetleme yerindedir / rasat halindedir.
Ve kazıklar sahibi Firavun’.
Ve kazıklar sahibi Fir'avn'a?
ve kazıkları (piramitleri) olan Firavun'u da dipnot 1 (ne hale getirdiğini gözünde canlandırmaz mısın?)
Bir de kazıklı Firavun'a nasıl ceza vermişti?
Kazıklar/ordular sahibi Firavun’a,
Kazıklar/pramitler sahibi Firavun'a..
Ve kazıklar sahibi Firavun'a.
And how He dealt with Pharaoh who impaled people on the stakes!
and the mighty and powerful Pharaoh?
And with Pharaoh, lord of stakes?
And with Pharaoh of the tent pegs dipnot 1
and Pharaoh of the Stakes,
And (with) Fir‘aun (Pharaoh) who had the stakes (to torture men by binding them to the stakes)?
and Pharaoh, the impaler,
And (how He dealt with) Pharaoh, lord of vast hosts?
and Pharaoh, he of the tent-pegs,
And the mighty Pharaoh who…
And Pharaoh of the stakes?
And Pharaoh with the pyramids?
and with Pharaoh, the contriver of the stakes:
And with Pharaoh, Lord of the stakes?
And (with) Firaawn, (Pharaoh) owning the bulwarks? (Or: stakes).
And with Pharaoh, firm of might,
And the mighty Pharaoh
and with Pharaoh of the [many] tent-poles?
and the Pharaoh of mighty structures?[1]
And Pharaoh with the planks
And Pharaoh who possessed might.
And [with] Pharaoh, owner of the stakes? -
And Pharaoh, the Lord of Stakes
And with the powerful Pharaoh of the great Pyramids.
And with Firon (Pharaoh), the lord of stakes?
and with Fir‘aun (Pharaoh), the man of the stakes,
And Pharaoh with the planks?