Fecr suresi

Fecr suresi, 11. ayet

Fecr suresi, 11. ayet. ٱلَّذِينَ طَغَوْا۟ فِى ٱلْبِلَٰدِ

elleẕîne ṭagav fi-lbilâd.

Diyanet İşleri

(11-12) Bunlar şehirlerde azgınlık eden ve oralarda pek çok bozgunculuk çıkaran kimselerdi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Fecr 8–14 · surenin 11. ayeti / 30

Konu Âd, Semûd ve Firavun Fecr 6–14 3

  1. Fecr 8–10

    (6-10) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hud'un kavmi) Ad'e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem'e, vadide kayaları oyan (Salih'in kavmi) Semud'a, kazıklar sahibi Firavun'a ne yaptığını görmedin mi?

  2. 11–12

    (11-12) Bunlar şehirlerde azgınlık eden ve oralarda pek çok bozgunculuk çıkaran kimselerdi.

  3. Fecr 13

    Bu yüzden Rabbin onların üzerine azap kamçısı yağdırdı.

  4. Fecr 14

    Şüphesiz Rabbin, gözetlemededir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 6–14. ayetler için yazılmıştır.

6-8. Yüce Allah, şöyle buyuruyor: Kalbin ve basiretinle “görmedin mi Rabbin Âd’a ne yaptı?” Yani bu azgın ümmete? Âd, Yemen’de bilinen bir kabiledir. Çetin güç sahibi, azgın ve zorbalık eden “yüksek sütunlu İrem’e” ne ettiğini? İrem, Ad kabilesidir. “Ki ülkeler içinde” gücü ve dayanıklılığı itibari ile “bir benzeri yaratılmamıştı.” Nitekim Peygamberleri Hud aleyhisselam onlara şöyle demişti: “Düşünün ki O, sizi Nûh kavminden sonra halifeler kıldı. Yaratılış itibari ile size boypos da verdi. O halde Allah’ın nimetlerini hatırlayın ki kurtuluşa eresiniz.” (el-A’raf, 7/69)

9. “Ya o vadide kayaları oyan Semûd’a?” Kastedilen vadi, Vâdi’l-Kurâdır. Onlar, sahip oldukları büyük güçle kayaları yonttular ve oraları kendilerine mesken edindiler.

10. “Kazıklar sahibi” yani sağlamlaştırılmak istenen şeyleri güçlendiren kazıklar gibi olan ve mülkünü güçlendiren ordular sahibi “Firavun’a?”

11. “Hepsi de ülkelerde azgınlık etmişler” Bu vasıf Âd, Semûd, Firavun ve onlara tabi olanlara ait bir sıfattır. Hepsi de Allah’ın arzında azgınlık etmişlerdi. Din ve dünya konularında Allah’ın kullarına eziyet ve işkenceler yapmışlardı. Bundan dolayı devamla şöyle buyrulmuştur:

12. “Ve oralarda fesâdı artırmışlardı.” Fesât ise küfür ve onun şubeleri olan bütün günah türleri demektir. Hepsi de peygamberlere karşı savaş açtılar. İnsanları Allah’ın yolundan alıkoydular.

13. Helâk edilmelerini gerektirecek kadar azgınlık işleme noktasına geldiklerinde de Allah, onların üzerine azabını sağanak halinde yağdırdı ve azap kamçısını indirdi.

14. “Çünkü Rabbin” kendisine isyan edenleri “gözetlemededir.” Onlara kısa bir süre mühlet tanır, sonra da onları çok güçlü ve muktedir bir yakalayış ile ansızın yakalar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bunların hepsi de zorbalık ve zulümde haddi aştılar. Hepsinin haddi aşması da kendi ülkesindeydi.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ٱلَّذِينَ ellezine ki
  2. طَغَوْا۟ tagav azmışlardı kök: طغي
  3. فِى fi
  4. ٱلْبِلَـٰدِ l-biladi ülkelerde kök: بلد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: İrem · Aynı kök: بلد (19 geçiş)

    (6-10) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hud'un kavmi) Ad'e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem'e, vadide kayaları oyan (Salih'in…

  • Aynı kıssa: İrem

    (6-10) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hud'un kavmi) Ad'e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem'e, vadide kayaları oyan (Salih'in…

  • Aynı kıssa: İrem

    (6-10) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hud'un kavmi) Ad'e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem'e, vadide kayaları oyan (Salih'in…

  • Aynı kök: بلد (19 geçiş)

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…

  • Aynı kök: بلد (19 geçiş)

    Kafirlerin refah içinde diyar diyar dolaşmaları sakın seni aldatmasın.

  • Aynı kök: بلد (19 geçiş)

    O, rüzgarları rahmetinin önünde müjde olarak gönderendir. Nihayet rüzgarlar ağır bulutları yüklendiği vakit, onları ölü bir belde(yi diriltmek) için…

  • Aynı kök: طغي (39 geçiş)

    Gerçekte Allah onlarla alay eder (alaylarından dolayı onları cezalandırır); azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken onlara mühlet verir.

  • Aynı kök: طغي (39 geçiş)

    Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk sapıklıktan iyice ayrılmıştır. O halde, kim tağutu tanımayıp Allah'a inanırsa, kopmak bilmeyen sapasağlam bir…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

55 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlar şehirlerde azgınlık etmişlerdi.

Mustafa İslamoğlu

Onların hepsi de kendi ülkelerinde haddi aşmış kimselerdi;

Muhammed Esed

(Onlar) toprakları üzerinde hak ve adalet sınırlarını aştılar;

Ahmed Hulusi

Onlar ki, beldeler içinde benlikle azgınca yaşamışlardı.

Ali Bulaç

Ki onlar, şehirlerde azgınlaşmışlardı.

Ali Özek ve heyeti

Ki onların hepsi ülkelerinde azgınlık ettiler.

Ali Rıza Safa

Yörelerde azıttılar.

Bayraktar Bayraklı

- O ülkelerde haddi aşanları, oralarda bozgunculuğu arttıranları nasıl yok ettiğini bilmez misin? Rabbin onların üzerine azap kırbacını indirmiştir. Rabbin kesinlikle gözetmektedir.

Edip Yüksel

Tüm bunlar ülkelerinde azmışlardı.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Tüm bunlar ülkelerinde azmışlardı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar ki o memleketlerde azıtmışlardı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlar ki memleketlerde tuğyan etmişlerdi de

Erhan Aktaş

Onlar ki, ülkelerde tağutlaşmışlardı, dipnot 1

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'a isyan etmek anlamına gelen "tağa" kökünden türemiştir. Despot, azgın, sapkın, kötülük önderi, zorba, şeytan, put, kahin; kaba kuvvetle hükmeden kişi, kurum veya yönetim demektir. Tuğyan, "Haddi aşma, zulüm, azgınlık, sapkınlık, isyan, küfür." Tağa fiilinin mastarıdır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar ki, ülkelerde tağutlaşmışlardı dipnot 1 ,

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'a isyan etmek anlamına gelen "tağa" kökünden türemiştir. Azgın, sapkın, kötülük önderi, zorba, şeytan, put, kahin; kaba kuvvetle hükmeden kişi, kurum ve yönetim demektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar ki, ülkelerde tağutlaşmışlardı dipnot 1 ,

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'a isyan etmek anlamına gelen "tağa" kökünden türemiştir. Azgın, sapkın, kötülük önderi, zorba, şeytan, put, kahin; Allah'ın buyruklarına itibar etmeyen kişi ve kurum anlamına gelmektedir. Tağut; insanlara kaba kuvvetle hükmeden kişi veya kurumu ifade etmektedir.

Gültekin Onan

Ki onlar, şehirlerde azgınlaşmışlardı.

Hasan Basri Çantay

Ki (bütün) bunlar memleketler (in) de azgınlık edenlerdi.

İbni Kesir

Ki bunlar, memleketlerde azgınlık etmişlerdi.

Mehmet Alagaş

(1-14) Şafağa / fecre ve on geceye (hacdaki), çifte ve teke, geçtiği / gittiği vakit geceye andolsun. Bunda akıllılar için yemin / kasem var değil mi? Ad’ı Rabbin nasıl yaptı görmedin mi? Sütun direkli İrem’i, öyle ki beldeler içinde onun bir benzeri / misli yaratılmamıştı. Vadilerde kayaları yontup oyan Semûd’u. Kazıklı firavunu. Öyle ki beldelerde taşkınlık etmişti. O beldelerde bozgunculuğu / fesadı çoğaltmışlardı. Rabbin onlar üzerine azap kamçısını çarpıverdi. Kesinlikle Rabbin hep gözetleme yerindedir / rasat halindedir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar ki memleketlerde azgınlık etmişlerdi.

Süleyman Ateş

Bunlar ülkelerde azmışlardı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunlar ülkelerinde azgınlık etmiş kimselerdi.

Şaban Britch

Onlar, ülkelerde azmışlardı.

Şaban Piriş

Onlar, ülkelerde azmışlardı.

Yaşar Nuri Öztürk

Bunlar, ülkelerde azıp zulmetmişlerdi.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

All of whom practiced tyrannies in the land;

Abdul Haleem

All of them committed excesses in their lands,

Abdullah Yusuf Ali

(All) these transgressed beyond bounds in the lands,

Abul A'la Maududi

who transgressed in the countries of the world

Aisha Bewley

all of whom were tyrants in their lands

Al-Hilali & Khan

Who did transgress beyond bounds in the lands (in the disobedience of Allâh).

Ali Quli Qarai

—those who rebelled [against Allah] in their cities

Amatul Rahman Omar

(All these people were) those who committed (all sort of) excesses in the cities,

Arthur John Arberry

who all were insolent in the land

Bijan Moeinian

…. was such a tyrant in governing his land.

E. Henry Palmer

Who were outrageous in the land,

Edip-Layth

They all transgressed in the land.

George Sale

Who had behaved insolently in the earth,

Hamid S. Aziz

All these were outrageous in the land,

Mahmoud Ghali

(They) who tyrannized in the lands,

Marmaduke Pickthall

Who (all) were rebellious (to Allah) in these lands,

Mohamed Ahmed - Samira

Who terrorised the region,

Muhammad Asad

[It was they] who transgressed all bounds of equity all over their lands,

Mustafa Khattab

They all transgressed throughout the land,

Progressive Muslims

They all transgressed in the land.

Rashad Khalifa

They all transgressed in the land.

Sahih International

[All of] whom oppressed within the lands

Sam Gerrans

Who transgressed all bounds in the lands,

Shabbir Ahmed

They all played God in the land, towns and cities.

Syed Vickar Ahamed

These (people) exceeded beyond limits in the lands.

Taqi Usmani

- those who had rebelled in the cities,

The Monotheist Group

They all transgressed in the land.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Fecr suresi, 11. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Fecr suresi, 11. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Fecr suresi, 11. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩