Diyanet İşleri
Bu yüzden Rabbin onların üzerine azap kamçısı yağdırdı.
Fecr suresi
Fecr suresi, 13. ayet. فَصَبَّ عَلَيْهِمْ رَبُّكَ سَوْطَ عَذَابٍ
feṣabbe `aleyhim rabbüke sevṭa `aẕâb.
Bu yüzden Rabbin onların üzerine azap kamçısı yağdırdı.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Âd, Semûd ve Firavun Fecr 6–14 3
(6-10) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hud'un kavmi) Ad'e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem'e, vadide kayaları oyan (Salih'in kavmi) Semud'a, kazıklar sahibi Firavun'a ne yaptığını görmedin mi?
(11-12) Bunlar şehirlerde azgınlık eden ve oralarda pek çok bozgunculuk çıkaran kimselerdi.
Bu yüzden Rabbin onların üzerine azap kamçısı yağdırdı.
Şüphesiz Rabbin, gözetlemededir.
İnsan ise; Rabbi onu deneyip de kendisine ikramda bulunduğunda, ona bol bol nimetler verdiğinde, "Rabbim bana ikram etti" der.
Ama onu deneyip rızkını daraltınca da, "Rabbim beni aşağıladı" der.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 6–14. ayetler için yazılmıştır.
6-8. Yüce Allah, şöyle buyuruyor: Kalbin ve basiretinle “görmedin mi Rabbin Âd’a ne yaptı?” Yani bu azgın ümmete? Âd, Yemen’de bilinen bir kabiledir. Çetin güç sahibi, azgın ve zorbalık eden “yüksek sütunlu İrem’e” ne ettiğini? İrem, Ad kabilesidir. “Ki ülkeler içinde” gücü ve dayanıklılığı itibari ile “bir benzeri yaratılmamıştı.” Nitekim Peygamberleri Hud aleyhisselam onlara şöyle demişti: “Düşünün ki O, sizi Nûh kavminden sonra halifeler kıldı. Yaratılış itibari ile size boypos da verdi. O halde Allah’ın nimetlerini hatırlayın ki kurtuluşa eresiniz.” (el-A’raf, 7/69)
9. “Ya o vadide kayaları oyan Semûd’a?” Kastedilen vadi, Vâdi’l-Kurâdır. Onlar, sahip oldukları büyük güçle kayaları yonttular ve oraları kendilerine mesken edindiler.
10. “Kazıklar sahibi” yani sağlamlaştırılmak istenen şeyleri güçlendiren kazıklar gibi olan ve mülkünü güçlendiren ordular sahibi “Firavun’a?”
11. “Hepsi de ülkelerde azgınlık etmişler” Bu vasıf Âd, Semûd, Firavun ve onlara tabi olanlara ait bir sıfattır. Hepsi de Allah’ın arzında azgınlık etmişlerdi. Din ve dünya konularında Allah’ın kullarına eziyet ve işkenceler yapmışlardı. Bundan dolayı devamla şöyle buyrulmuştur:
12. “Ve oralarda fesâdı artırmışlardı.” Fesât ise küfür ve onun şubeleri olan bütün günah türleri demektir. Hepsi de peygamberlere karşı savaş açtılar. İnsanları Allah’ın yolundan alıkoydular.
13. Helâk edilmelerini gerektirecek kadar azgınlık işleme noktasına geldiklerinde de Allah, onların üzerine azabını sağanak halinde yağdırdı ve azap kamçısını indirdi.
14. “Çünkü Rabbin” kendisine isyan edenleri “gözetlemededir.” Onlara kısa bir süre mühlet tanır, sonra da onları çok güçlü ve muktedir bir yakalayış ile ansızın yakalar.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Allah Teâlâ da onlara şiddetli azabını tattırdı ve yeryüzünden köklerini kazıdı.
Aynı kök: صبب (5 geçiş)
İşte iki hasım taraf ki, Rableri hakkında tartışmaya girmişlerdir. Bunlardan inkar edenler için ateşten giysiler biçilmiştir. Başlarının üstünden de…
Aynı kök: صبب (5 geçiş)
"Sonra başının üstüne kaynar su azabından dökün."
Aynı kök: صبب (5 geçiş)
Gerçekten biz, yağmuru bol bol yağdırdık.
Aynı kıssa: İrem
(6-10) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hud'un kavmi) Ad'e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem'e, vadide kayaları oyan (Salih'in…
Aynı kıssa: İrem
(6-10) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hud'un kavmi) Ad'e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem'e, vadide kayaları oyan (Salih'in…
Aynı kıssa: İrem
(6-10) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hud'un kavmi) Ad'e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem'e, vadide kayaları oyan (Salih'in…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Bu yüzden Rabbin onların üzerine azap kırbacını yağdırmıştı.
bu yüzden Rabbin onların üzerine envai çeşit azab kamçısı yağdırdı.
işte bu yüzden Rabbin onları azap kırbacından geçirdi;
Bu sebeple Rabbin onların üzerine, azabın kamçısını indirdi.
Bundan dolayı, Rabbin, onların üzerine bir azab kamçısı çarpıverdi.
Bu yüzden Rabbin onların üstüne azap kamçısı yağdırdı.
Bu yüzden, Efendin, ceza kamçısıyla onları kırbaçladı.
- O ülkelerde haddi aşanları, oralarda bozgunculuğu arttıranları nasıl yok ettiğini bilmez misin? Rabbin onların üzerine azap kırbacını indirmiştir. Rabbin kesinlikle gözetmektedir.
Nitekim, Efendin de üstlerine türlü felaketler yağdırdı. dipnot 1
Nitekim, Rabbin de üstlerine türlü felaketler yağdırdı.
Onun için de Rabbin üzerlerine bir azap kamçısı yağdırdı.
Onun için rabbın da üzerlerine bir azab kamçısı yağdırıverdi
Bu yüzden Rabb'in onları azap kırbacıyla kırbaçladı.
Bu yüzden Rabb'in onları azap kırbacıyla kırbaçladı.
Bu yüzden Rabb'in onları azap kırbacıyla kırbaçladı.
Bundan dolayı, rabbin, onların üzerine bir azab kamçısı çarpıverdi.
Bundan dolayı Rabbin de üzerlerine bir azab kamçısı yağdırıverdi.
Bu sebeple Rabbın onları, azab kırbacından geçirdi.
(1-14) Şafağa / fecre ve on geceye (hacdaki), çifte ve teke, geçtiği / gittiği vakit geceye andolsun. Bunda akıllılar için yemin / kasem var değil mi? Ad’ı Rabbin nasıl yaptı görmedin mi? Sütun direkli İrem’i, öyle ki beldeler içinde onun bir benzeri / misli yaratılmamıştı. Vadilerde kayaları yontup oyan Semûd’u. Kazıklı firavunu. Öyle ki beldelerde taşkınlık etmişti. O beldelerde bozgunculuğu / fesadı çoğaltmışlardı. Rabbin onlar üzerine azap kamçısını çarpıverdi. Kesinlikle Rabbin hep gözetleme yerindedir / rasat halindedir.
Bu yüzden Rabbin onların üzerine azap kamçısı yağdırdı.
Bu yüzden Rabbin onların üzerine azab kırbacını çarptı.
Rabbin de tepelerine azap kamçısını indirmişti. dipnot 1
Rabbin de üstlerine azap kamçısı yağdırmıştı.
Rabbin de onlara azap kırbacı yağdırdı.
Rabbin de onlara azap kırbacı yağdırdı.
Bu yüzden Rabbin, üzerlerine azap kamçısını yağdırıverdi.
In consequence did Allah, your Creator, requite them with. painful misfortunes which together with their principles and practice well accord,
your Lord let a scourge of punishment loose on them.
Therefore did thy Lord pour on them a scourge of diverse chastisements:
Then their Lord unloosed upon them the lash of chastisement.
So your Lord unleashed on them a scourging punishment;
So your Lord poured on them different kinds of severe torment.
so your Lord poured on them lashes of punishment.
(So much) so that your Lord let loose on them the scourge and various kinds of punishments.
Thy Lord unloosed on them a scourge of chastisement;
So your Lord punished them in earth with a portion of punishment which they will receive in the Hell.
and thy Lord poured out upon them the scourge of torment.
So your Lord poured upon them a measure of retribution.
Wherefore thy Lord poured on them various kinds of chastisement:
Therefore, your Lord poured out upon them the scourge of diverse torments.
Then your Lord poured on them the scourge of torment?
Therefore thy Lord poured on them the disaster of His punishment.
So your Lord poured a scourge of punishment over them.
and therefore thy Sustainer let loose upon them a scourge of suffering:
So your Lord unleashed on them a scourge of punishment.[1]
So your Lord poured upon them a measure of retribution.
Consequently, your Lord poured upon them a whipping retribution.
So your Lord poured upon them a scourge of punishment.
So thy Lord poured upon them a scourge of punishment.
And so, your Lord chastised them with a whipping punishment.
Therefore did your Mighty Lord send upon them very lowly punishments:
So, your Lord let loose on them the whip of torment.
So your Lord poured upon them a measure of retribution.