Diyanet İşleri
Bu güzel davranışa ancak sabredenler kavuşturulur. Buna ancak (hayırdan ve olgunluktan) büyük payı olanlar kavuşturulur.
Fussilet suresi
Fussilet suresi, 35. ayet. وَمَا يُلَقَّىٰهَآ إِلَّا ٱلَّذِينَ صَبَرُوا۟ وَمَا يُلَقَّىٰهَآ إِلَّا ذُو حَظٍّ عَظِيمٍ
vemâ yüleḳḳâhâ ille-lleẕîne ṣaberû. vemâ yüleḳḳâhâ illâ ẕû ḥażżin `ażîm.
Bu güzel davranışa ancak sabredenler kavuşturulur. Buna ancak (hayırdan ve olgunluktan) büyük payı olanlar kavuşturulur.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu En güzel söz; kötülüğü en güzel şekilde savmak Fussilet 33–36 3
(31-32) "Biz dünya hayatında da ahirette de sizin dostlarınızız. Çok bağışlayan ve çok merhametli olan Allah'tan bir ağırlama olarak, orada canlarınızın çektiği her şey var, istediğiniz her şey orada sizin için var."
Allah'a çağıran, salih amel işleyen ve "Kuşkusuz ben müslümanlardanım" diyenden daha güzel sözlü kimdir?
İyilikle kötülük bir olmaz. Kötülüğü en güzel bir şekilde sav. Bir de bakarsın ki, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse sanki sıcak bir dost oluvermiştir.
Bu güzel davranışa ancak sabredenler kavuşturulur. Buna ancak (hayırdan ve olgunluktan) büyük payı olanlar kavuşturulur.
Eğer şeytandan gelen kötü bir düşünce seni dürtecek olursa, hemen Allah'a sığın. Çünkü O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Gece, gündüz, güneş ve ay Allah'ın varlığının delillerindendir. Güneşe ve aya secde etmeyin. Eğer gerçekten Allah'a kulluk ediyorsanız, onları yaratan Allah'a secde edin.
Eğer onlar büyüklük taslarlarsa, bilsinler ki Rabbinin yanında bulunanlar (melekler), gece gündüz hiç usanmadan O'nu tespih ederler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
35. “Buna ancak sabredenler” nefislerini hoşlanılmayan şeylere karşı zorlayıp sabırlı kılan ve Allah’ın sevdiği şeyleri yapmaya mecbur eden kimseler “kavuşturulur.” Ancak onlar, bu övülmeye değer, güzel haslete sahip olma başarısını elde ederler.
Çünkü insan nefsi, mayası gereği kötülük yapana kötülükle karşılık vermek ve onu affetmemek ister. Durum böyle iken nasıl ona iyilik yapılabilir ki?
İşte insan, nefsini sabra zorlarsa, Rabbinin emrini yerine getirir ve bunun pek büyük mükâfatı olduğunu bilirse, kötülük yapan kimseye davranışının benzeri ile karşılık vermesinin kendisine bir fayda sağlamayacağını, düşmanlığı artırmaktan başka bir işe yaramayacağını, buna karşılık o kimseye iyilik yapmasının kendisinin değerini düşürecek bir şey olmadığını, aksine Yüce Allah için bir alçakgönüllülük olup bundan dolayı Allah’ın onu yücelteceğini bilecek olursa; bu işi yapmak onu için çok kolay olur. Bu işi ondan haz duyarak yapar ve böyle bir davranışta bulunmak ona tatlı gelir.
“Buna ancak büyük bir pay sahibi olanlar kavuşturulur.” Çünkü bu, kulun kendisi sebebi ile dünya ve âhirette yükseldiği üstün ahlâkî değerlerin en büyüklerinden olup seçkin kulların sahip olduğu en hususi ve önemli özelliklerden biridir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Bu övülen özelliğe ancak eziyetlere ve insanların kendisine kötülük yaptığı kimselere sabredenler muvaffak kılınır. İçinde bulunan çok hayır ve faydadan dolayı buna ancak büyük nasip sahibinden başkası muvaffak kılınmaz.
Aynı kök: حظظ (7 geçiş)
Küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar, Allah'a hiçbir şekilde zarar veremezler. Allah, onlara ahirette bir pay vermemek istiyor. Onlar için büyük…
Aynı kök: حظظ (7 geçiş)
Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin…
Aynı kök: حظظ (7 geçiş)
Senden fetva istiyorlar. De ki: "Allah, size "kelale" (babasız ve çocuksuz kimse)nin mirası hakkında hükmünü açıklıyor: Çocuğu olmayan bir kişi ölür…
Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır
Sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah'a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.
Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır
Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…
Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır
Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah'tan yardım dileyin. Şüphe yok ki, Allah sabredenlerle beraberdir.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Buna ancak sabredenler kavuşturulur; buna ancak (hayırdan) büyük payı olan kimse kavuşturulur.
Ne ki bu (meziyete) sadece sabırda direnenler ulaşabilir; yine buna, ancak kendisine büyük bir pay ayrılanlar ulaşabilir.
Ama (bu mazhariyet) sadece sıkıntıya karşı sabredenlere verilmiştir; yalnızca (faziletten) en büyük payı almış olanlara verilmiştir.
(Bu özelliğe) sadece sabredenler kavuşturulur. . . (Bu sabıra da) sadece büyük nasip sahipleri kavuşturulur.
Buna da, sabredenlerden başkası kavuşturulamaz. Ve buna, büyük bir pay sahibi olanlardan başkası da kavuşturulamaz.
Buna (bu güzel davranışa) ancak sabredenler kavuşturulur; buna ancak (hayırdan) büyük nasibi olan kimse kavuşturulur.
Dirençli olanlardan başkası buna eriştirilmez. Büyük paya hak kazanmış olanlardan başkası buna eriştirilmez.
Buna ancak sabredenler kavuşturulur; buna ancak büyük nasibi olan kimse kavuşturulur.
Bu duruma ancak dirençli olanlar eriştirilir. Bu duruma ancak alabildiğine şanslı olanlar ulaştırılır.
Bu duruma ancak dirençli olanlar eriştirilir. Bu duruma ancak alabildiğine şanslı olanlar ulaştırılır.
O rütbeye ise ancak sabredenler kavuşturulur ve o rütbeye ancak (fazilette) büyük pay sahibi olan kavuşturulur.
O rütbeye ise ancak sabredenler kavuşturulur ve o rütbeye ancak büyük bir hazz sahibi olan kavuşturulur
Buna dipnot 1 ancak sabredenler kavuşturulur ve buna büyük haz dipnot 2 sahipleri kavuşturulur.
Buna dipnot 1 ancak sabredenler kavuşturulur ve buna büyük haz dipnot 2 sahipleri kavuşturulur.
Buna dipnot 1 ancak sabredenler ve büyük haz dipnot 2 sahipleri kavuşturulur.
Buna da sabredenlerden başkası kavuşturulamaz. Ve buna, büyük bir pay sahibi olanlardan başkası da kavuşturulamaz.
Bu (en güzel haslete) sabredenlerden başkası kavuşdurulmaz. Buna büyük bir hazza malik olandan gayrisi erişdirilmez.
Bu, ancak sabredenlere vergidir. Ve buna ancak o büyük hazzı tadanlar kavuşturulur.
(29-36) Kafirler dediler ki Rabbimiz (şimdi rab demeye başladılar) insanlardan ve cinlerden bizi saptıranları bize göster. Onların ikisini de ayaklarımızın altına alalım da aşağılanmışlardan / sefillerden olsunlar. Rabbimiz Allah diyenler ve sonrasında dosdoğru istikamet üzere olanlar, onların üzerlerine korkmayın ve üzülmeyin demek için melekler inerler ve onları söz verildikleri / vaat olundukları cennet ile müjdelerler , bizler dünya hayatında ahirette de sizlerin dostlarınız derler , burada size nefsinizin çektiği / iştahlandığı şeyler var burada sizin için çağırdığınız her şey var derler , b ağışlayan, esirgeyenden indirilmedir derler. Allah’a çağrıda bulunandan / dua edenden (ondan isteyenden) ve muhakkak ki ben teslim olanlardanım diyenden daha güzel sözlü kim olabilir ki? Kötülükle güzellik aynı seviyede değildir, onu, (kötülüğü) sen iyilikle defet / kov , seninle arasında düşmanlık olan kişi işte o zaman samimi bir dost oluverir. (Kötülüğe iyilikle yanıt verirsen kendine onu dost edersin) Bununla da ancak ve ancak sabreden buluşur / mülaki olur, bununla ancak ve ancak bü yük kısmet / büyük haz sahipleri buluşur. Şeytandan bir vesvese / kışkırtma sana bulaşırsa Allah’a sığın Muhakkak ki O işiten ve bilendir.
Buna ancak sabredenler kavuşturulur, buna ancak büyük bir pay sahibi olanlar kavuşturulur.
Bu (kötülüğü iyilikle savma olgunluğu)na ancak sabredenler kavuşturulur. Buna ancak büyük şansı olan kavuşturulur.
Buna ancak sabırlı olanlar /duruşunu bozmayanlar ulaştırılır. Buna ancak (iyi işlerden) büyük bir pay sahibi olanlar ulaştırılır dipnot 1 .
Bu davranışı ancak sabırlı olanlar gösterebilirler. Bu seviyeye ancak hayırda büyük pay sahibi olanlar ulaşabilirler.
Buna sabredenlerden başkası kavuşturulmaz. Buna ancak büyük nasibi olan kimse kavuşturulur.
Buna sabredenlerden başkası ulaşamaz. Buna, büyük hazzı tadanlardan başkası ulaşamazlar.
Böyle bir tavra, sabredenlerden başkası ulaştırılmaz. Böyle bir tavra, büyük nasip sahibinden başkası ulaştırılmaz.
Nor can such a disposition that is characterized with sublimity be attained except by those who exercise patience in adversity, forbearance under provocation and constancy in labour and effort. Nor can such a disposition be attained except by those who are so fortunate as to be divinely endowed with such a privilege.
but only those who are steadfast in patience, only those who are blessed with great righteousness, will attain to such goodness.
And no one will be granted such goodness except those who exercise patience and self-restraint,- none but persons of the greatest good fortune.
But none attains to this except those who are steadfast; dipnot 1 none attains to this except those endowed with mighty good fortune. dipnot 2
None will obtain it but those who are truly steadfast. None will obtain it but those who have great good fortune.
But none is granted it (the above quality) except those who are patient - and none is granted it except the owner of the great portion (of happiness in the Hereafter i.e. Paradise and of a high moral character) in this world.
But none is granted it except those who are patient, and none is granted it except the greatly endowed.
Yet it is only the steadfast and patiently persevering who are allowed this (grace) and it is only those who possess a large share of good who are allowed this (moral standard).
Yet none shall receive it, except the steadfast; none shall receive it, except a man of mighty fortune.
None can attain such a greatness except those who practice patience; how fortunate they are.
But none shall meet with it save those who are patient; and none shall meet with it save those who are endowed with mighty good fortune.
None can attain this except those who are patient. None can attain this except those who are extremely fortunate.
But none shall attain to this perfection, except they who are patient; nor shall any attain thereto, except he who is indued with a great happiness of temper.
And none are granted this power but those who possess patience and self-restraint, and none are granted it but the owners of great happiness.
And in no way will anyone be granted (such fairness) except the ones who (endure) patiently; and in no way will anyone be granted it except an owner of a tremendous fortune (Literally: Portion) (in the Hereafter).
But none is granted it save those who are steadfast, and none is granted it save the owner of great happiness.
Only they attain it who forbear, and only a man of great good fortune can achieve it.
Yet [to achieve] this is not given to any but those who are wont to be patient in adversity: it is not given to any but those endowed with the greatest good fortune!
But this cannot be attained except by those who are patient and who are truly fortunate.
And none can attain this except those who are patient. And none can attain this except those who are extremely fortunate.
None can attain this except those who steadfastly persevere. None can attain this except those who are extremely fortunate.
But none is granted it except those who are patient, and none is granted it except one having a great portion [of good].
But none is granted it save those who are patient; and none is granted it save a possessor of tremendous fortune.
Yet, none is granted this quality but those who exercise patience and restraint. And none is granted it except those who become worthy of great happiness and good fortune. This quality can make you outstandingly successful, winning. ('Zu-hazzin azim' = Extremely fortunate, includes the two meanings rendered here).
And no one will be granted such goodness except those who use patience and self-control, (such people are) the only persons of the greatest good fortune.
And no one is blessed with this (attitude) but those who observe patience, and no one is blessed with this (attitude) but a man of great luck.
And none can attain this except those who are patient. And none can attain this except those who are extremely fortunate.