Diyanet İşleri
(43-44) İbrahim'in kavmi ile Lut'un kavmi ve Medyen halkı da (yalanlamışlardı). Musa da yalanlandı ve nihayet o inkarcılara mühlet verdim, sonra da onları yakalayıverdim. Beni inkar etmek nasılmış, (gördüler).
Hac suresi
Hac suresi, 43. ayet. وَقَوْمُ إِبْرَٰهِيمَ وَقَوْمُ لُوطٍ
veḳavmü ibrâhîme veḳavmü lûṭ.
(43-44) İbrahim'in kavmi ile Lut'un kavmi ve Medyen halkı da (yalanlamışlardı). Musa da yalanlandı ve nihayet o inkarcılara mühlet verdim, sonra da onları yakalayıverdim. Beni inkar etmek nasılmış, (gördüler).
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Savaş izni ve helâk edilen memleketler Hac 38–48 3
Onlar, haksız yere, sırf, "Rabbimiz Allah'tır" demelerinden dolayı yurtlarından çıkarılmış kimselerdir. Eğer Allah'ın, insanların bir kısmını bir kısmıyla defetmesi olmasaydı, içlerinde Allah'ın adı çok anılan manastırlar, kiliseler, havralar ve mescitler muhakkak yerle bir edilirdi. Şüphesiz ki Allah, kendi dinine yardım edene mutlaka yardım eder. Şüphesiz ki Allah, çok kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.
Onlar öyle kimselerdir ki, şayet kendilerine yeryüzünde imkan ve iktidar versek, namazı dosdoğru kılar, zekatı verir, iyiliği emreder ve kötülüğü yasaklarlar. Bütün işlerin akıbeti Allah'a aittir.
Ey Muhammed! Eğer seni yalanlarlarsa bil ki, onlardan önce Nuh, Ad ve Semud kavimleri de (peygamberlerini) yalanlamışlardı.
(43-44) İbrahim'in kavmi ile Lut'un kavmi ve Medyen halkı da (yalanlamışlardı). Musa da yalanlandı ve nihayet o inkarcılara mühlet verdim, sonra da onları yakalayıverdim. Beni inkar etmek nasılmış, (gördüler).
Halkı zulmetmekteyken helak ettiğimiz, böylece duvarları, çökmüş çatılarının üzerine yıkılmış nice memleketler, nice kullanılmaz kuyular, nice muhteşem saraylar vardır!
Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, düşünecek kalpleri, işitecek kulakları olsun? (Dolaştılar, ama ibret almadılar). Çünkü gerçekte gözler değil, göğüslerdeki kalpler (kalp gözleri) kör olur.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 42–44. ayetler için yazılmıştır.
42-44. Yüce Allah, peygamberi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e hitaben şöyle buyurmaktadır: Müşrikler seni yalanlamada iseler de bil ki ilk yalanlanan peygamber, sen değilsin, kendilerine gönderilen peygamberi yalanlayan ilk ümmet de bunlar değil. “Onlardan önce Nûh’un kavmi, Âd ve Semûd kavmi de yalanlamıştı. İbrahim’in kavmi ve Lût’un kavmi de… Medyen halkı da” yani Şuayb’ın kavmi de “(peygamberlerini yalanlamıştı). Mûsâ da yalanlandı. Ben de” o yalanlayan “kâfirlere mühlet verdim.” Onları cezalandırmakta acele etmedim. Onlara süre tanıdım. Sonunda azgınlıkları içerisinde küfürlerine, kötülüklerine şaşkınca devam edip gittiler, bunları iyice artırdılar. “Sonra onları” gönderdiğim azab ile Aziz ve muktedir olanın yakalayışı ile “yakaladım. Benim (yalanlamalarına verdiğim) cevap nasılmış?!” Beni inkâr edip kâfir olmalarına ve yalanlayışlarına karşı gösterdiğim tepki, verdiğim karşılık nasılmış!? Elbette ki bu, cezaların en çetini, ibretli belaların en ağırı idi. Zira onlardan kimisini Yüce Allah suda boğdu. Kimisini şiddetli bir çığlık yakaladı, kimisi kısır rüzgar ile helâk edildi, kimisi yerin dibine geçirildi, kimisine de buluttan gölgelerin gününde üzerlerine azap gönderildi. İşte bu yalanlayıcılar da onlardan ibret alsınlar. Onların başına gelen musibetlerin kendilerinin başına da geleceğinden korksunlar. Çünkü bunlar, öncekilerden daha hayırlı değildirler. İndirilmiş olan kitaplarda Allah tarafından onların azaptan uzak kalacaklarına dair bir belge de gönderilmiş değildir. Aksine bunlar gibi helâk edilip azaba uğratılan nice topluluklar vardır. Bu yüzden Allah, bir sonraki âyet-i kerimede şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
İbrahim'in kavmi İbrahim'i, Lût'un kavmi de Lût'u yalanlamıştı.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
İbrahim'in kavmi de Lut'un kavmi de.
Yine İbrahim kavmi de, Lut kavmi de,
tıpkı, İbrahim toplumunun, Lut toplumunun,
İbrahim'in halkı ve Lut'un halkı da (yalanlamıştı).
İbrahim'in kavmi ve Lut'un kavmi de:
İbrahim'in kavmi, Lût'un kavmi
İbrahim toplumu da Lut toplumu da.
İbrahim'in kavmi ve Lut'un kavmi de.
İbrahim'in halkı, Lut'un halkı da...
İbrahim'in halkı, Lut'un halkı da...
İbrahim'in kavmi de Lüt'un kavmi de;
kavmi İbrahim de, kavmi Lut da,
İbrahim ve Lut halkları da yalanlamışlardı.
İbrahim ve Lut halkları da yalanlamışlardı.
İbrahim ve Lut halkları da yalanlamışlardı.
İbrahim'in kavmi ve Lut'un kavmi de.
(42-43-44) Eğer (kafirler) seni tekzib ediyorlarsa onlardan evvel Nuuh kavmi, Aad, Semuud (kavmleri), İbrahim kavmi, Lut kavmi ve Medyen Yaranı da (peygamberlerini) tekzib etmişlerdir. Muusa dahi tekzib edilmiştir. Nihayet ben o kafirlere (ukuubet hususunda) bir mühlet verdim de sonra onları yakaladım. (Bak) benim inkarım (inkılabım) nasıl imiş!
İbrahim'in kavmi, Lut'un kavmi de.
(42-46) Eğer ki seni yalanlıyorlarsa, kesin bir şey var ki onlardan önceki Nuh kavmi de Ad da Semud da İbrahim kavmi de Lut kavmi de Medyen halkı da yalanladılar , Musa’yı da yalanladılar. (Şaşırılacak şey değil hep böyleler) Kafirlere süre tanıdım / mühlet verdim, sonra onları yakaladım, belirsizleştirmek / tanımamak inkâr (Ne olacağı belli değil canım demek) nasıl olurmuş? Nice memleketleri zulüm ederlerken helak ettik, o memleketlerin, tahtları / çardakları yerle bir olmuş, su kuyuları terk edilmiş, görkemli /meşid köşkleri / kasırları terkedilmiş, yeryüzünde gezmiyorlar mı? Aklettikleri kalpleri yahut işittikleri kulakları olmadı mı? (Gördükleri işittikleri verilerle bir bağ, bir ilişki kuramadılar mı?) Muhakkak ki onların gözleri kör olmaz (Görürler) fakat göğüslerinde ki kalpleri körleşmiştir. (Akletme kabiliyeti, işlemci gidik, bağ kuramıyorlar)
İbrahim’in kavmi ile Lût’un kavmi ve Medyen halkı da (yalanlamışlardı).
İbrahim kavmi ve Lut kavmi de (yalanlamıştı).
İbrahim'in halkı ile Lut'un halkı da aynısını yapmıştı.
İbrahim'in halkı ile Lut'un halkı da öyle yapmıştı,
İbrahim’in kavmi, Lut’un kavmi de.
İbrahim'in kavmi, Lut'un kavmi de.
İbrahim'in kavmi de Lut'un kavmi de...
So did the people of Ibrahim and those of Lut (Lot).
Abraham, Lot,
Those of Abraham and Lut;
and so too did the people of Abraham and the people of Lot;
and the people of Ibrahim and the people of Lut
And the people of Ibrâhîm (Abraham) and the people of Lût (Lot),
[as well as] the people of Abraham and the people of Lot,
(So did) the people of Abraham and the people of Lot;
and the people of Abraham, the people of Lot,
So did the people of Abraham and the people of Lot.
and the people of Abraham, and the people of Lot,
The people of Abraham and the people of Lot.
and the people of Abraham, and the people of Lot,
But if they call you liar, even so did the people of Noah, and the tribes of A'ad and Thamud, they denied (My messengers) before you.
And the people ofIbrahîm, (Abraham) and the people of Lût (Lot).
And the folk of Abraham and the folk of Lot;
And the people of Abraham and Lot,
as did the people of Abraham, and the people of Lot,
the people of Abraham, the people of Lot,
And the people of Abraham and the people of Lot.
Also the people of Abraham, and the people of Lot.
And the people of Abraham and the people of Lot
And the people of Abraham, and the people of Lot,
As did the people of Abraham, and the people of Lot.
Those of Ibrahim (Abraham) and Lut (Lot);
and the people of Ibrāhīm and the people of LūT (Lot),
Andthe people of Abraham and the people of Lot.