Hûd suresi

Hûd suresi, 54. ayet

Hûd suresi, 54. ayet. إِن نَّقُولُ إِلَّا ٱعْتَرَىٰكَ بَعْضُ ءَالِهَتِنَا بِسُوٓءٍ قَالَ إِنِّىٓ أُشْهِدُ ٱللَّهَ وَٱشْهَدُوٓا۟ أَنِّى بَرِىٓءٌ مِّمَّا تُشْرِكُونَ

in neḳûlü ille-`terâke ba`ḍu âlihetinâ bisû'. ḳâle innî üşhidü-llâhe veşhedû ennî berîüm mimmâ tüşrikûn.

Diyanet İşleri

(54-55) Biz sadece şunu söyleriz: "Seni, ilahlarımızdan biri fena çarpmış." Hud, dedi ki: "İşte ben Allah'ı şahit tutuyorum. Siz de şahit olun ki, ben sizin Allah'ı bırakıp da O'na ortak koştuğunuz şeylerden uzağım. Haydi hepiniz toptan bana tuzak kurun, sonra da bana göz açtırmayın."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hûd 51–57 · surenin 54. ayeti / 123

Konu Hûd ve Âd kavmi Hûd 50–60 3

  1. Hûd 51

    "Ey kavmim! Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim, ancak beni yaratana aittir. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?"

  2. Hûd 52

    "Ey kavmim! Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O'na tövbe edin ki, üzerinize bol bol yağmur göndersin ve gücünüze güç katsın. Günahkarlar olarak yüz çevirmeyin."

  3. Hûd 53

    Dediler ki: "Ey Hud! Sen bize açık bir mucize getirmedin. Biz de senin sözünle ilahlarımızı bırakacak değiliz. Biz sana iman edecek de değiliz."

  4. 54–55

    (54-55) Biz sadece şunu söyleriz: "Seni, ilahlarımızdan biri fena çarpmış." Hud, dedi ki: "İşte ben Allah'ı şahit tutuyorum. Siz de şahit olun ki, ben sizin Allah'ı bırakıp da O'na ortak koştuğunuz şeylerden uzağım. Haydi hepiniz toptan bana tuzak kurun, sonra da bana göz açtırmayın."

  5. Hûd 56

    "İşte ben, hem benim, hem sizin Rabbiniz olan Allah'a dayandım. Yeryüzünde bulunan hiçbir canlı yoktur ki, Allah, onun perçeminden tutmuş olmasın. Şüphesiz Rabbim dosdoğru bir yol üzerindedir."

  6. Hûd 57

    "Eğer yüz çevirirseniz; bilin ki ben, benimle gönderileni size tebliğ ettim. Rabbim (dilerse) sizden başka bir kavmi sizin yerinize getirir ve siz O'na bir zarar veremezsiniz. Şüphesiz Rabbim, her şeyi koruyup gözetendir."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

54-55. “Biz” senin hakkında “ancak şunu deriz ki: İlahlarımızdan biri seni fena çarpmış” ve senin aklını oynatmana sebep olmuş. Bundan dolayı sen akıllı kimselerin söylemeyeceği türden hezeyanlar söyler oldun. Zalimlerin kalplerine mühür vuran Allah her türlü eksiklikten münezzehtir! Nasıl olur da doğrunun da doğrusunu getiren ve insanların en doğru sözlüsü olan bir kimse karşısında -eğer Yüce Allah söylediklerini nakletmemiş olsaydı- aklı başında bir kimsenin, söylediklerini nakletmekten dahi utanacağı böyle aşağılık bir seviyeye düşüyorlar?

Buna karşılık Hûd aleyhisselam da kavminden olsun, onların taptıkları ilahlardan olsun kendisine hiçbir zarar gelmeyeceğinden son derece emin olarak şunları söyledi: “Artık hepiniz” imkân bulacağınız bütün yollarla bana zarar vermenin yollarını arayın; “bana (istediğiniz) tuzağı kurun. Sonra da bir an olsun mühlet tanımayın.” hiç süre vermeyin.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bu metin 54–55. ayetler için yazılmıştır.

"Bizi ilahlara ibadet etmekten nehyetmen sebebiyle biz ancak, bazı ilahlarımızın sana delilik isabet ettirdiğini söyleriz", dediler. Hûd -aleyhisselam- ise onlara şöyle cevap verdi: "Ben, Allah'ı şahit tutuyorum; siz de şahit olun ki ben sizin Allah'tan gayrı ibadet edip kendilerini Allah'a ortak koştuğunuz ilahlarınızdan uzağım. Siz ve bana delilik isabet ettirdiklerini iddia ettiğiniz ilahlarınız bana tuzak kurun. Sonra da bana mühlet de vermeyin.''

Kelimeler

16 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِن in
  2. نَّقُولُ nekulu diyoruz ki kök: قول
  3. إِلَّا illa sadece
  4. ٱعْتَرَىٰكَ a'terake seni çarpmış kök: عرو
  5. بَعْضُ bea'du bazıları kök: بعض
  6. ءَالِهَتِنَا alihetina ilahlarımızdan kök: اله
  7. بِسُوٓءٍۢ ۗ bisu'in fena kök: سوا
  8. قَالَ kale dedi ki kök: قول
  9. إِنِّىٓ inni şüphesiz ben
  10. أُشْهِدُ uşhidu şahit tutuyorum kök: شهد
  11. ٱللَّهَ llahe Allah'ı kök: اله
  12. وَٱشْهَدُوٓا۟ veşhedu ve şahid olun kök: شهد
  13. أَنِّى enni elbette ben
  14. بَرِىٓءٌۭ beri'un uzağım kök: برا
  15. مِّمَّا mimma
  16. تُشْرِكُونَ tuşrikune ortak koştuklarınızdan kök: شرك

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عرو (3 geçiş)

    Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk sapıklıktan iyice ayrılmıştır. O halde, kim tağutu tanımayıp Allah'a inanırsa, kopmak bilmeyen sapasağlam bir…

  • Aynı kök: عرو (3 geçiş)

    Kim iyilik yaparak kendini Allah'a teslim ederse, şüphesiz en sağlam kulpa tutunmuştur. İşlerin sonu ancak Allah'a varır.

  • Aynı kök: برا (31 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik · Ortak kavram: Şirk

    De ki: "Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür?" De ki: "Allah benimle sizin aranızda şahittir. İşte bu Kur'an bana, onunla sizi ve eriştiği…

  • Aynı kök: بعض (158 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik · Ortak kavram: Şirk

    De ki: "Ey kitap ehli! Bizimle sizin aranızda ortak bir söze gelin: Yalnız Allah'a ibadet edelim. O'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allah'ı bırakıp…

  • Aynı kök: برا (31 geçiş) · Ortak kavram: Şirk

    Güneşi doğarken görünce de, "İşte benim Rabbim! Bu daha büyük" dedi. O da batınca (kavmine dönüp), "Ey kavmim! Ben sizin Allah'a ortak koştuğunuz…

  • Aynı kök: برا (31 geçiş) · Ortak kavram: Şirk

    Allah ve Resulünden, kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz müşriklere kesin bir uyarıdır:

  • Aynı kök: بعض (158 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik

    Eğer yolculukta olur da bir yazıcı bulamazsanız, o zaman alınmış rehinler yeterlidir. Eğer birbirinize güvenirseniz kendisine güvenilen kimse…

  • Aynı kök: بعض (158 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik

    Onları tehdit ettiğimiz şeylerin bir kısmını sana göstersek de, (göstermeden) seni vefat ettirsek de sonunda onların dönüşü bizedir. Sonra, Allah…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(54, 55) Biz ‘İlahlarımızdan biri seni fena hâlde çarpmış!' dipnot 1 demekten başka bir söz söylemiyoruz." (Hud ise) şöyle demişti: "Ben Allah'ı şahit tutuyorum; siz de şahit olun ki ben O'nun peşi sıra ortak koştuklarınızdan uzağım. Hepiniz bana tuzak kurun; sonra da bana zaman tanımayın!

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kur'ân'da sadece burada geçen [ı‘terâ] fiili beraberinde kullanıldığı [sû'] kelimesiyle birlikte "kötü bir şekilde çarpmak" manasına gelmektedir. Muhtemelen kast ettikleri şey, Hz. Hûd tebliğ ettiği değerler çerçevesinde putlara ve putperestliğe karşı söylemlerde bulunduğu için ilahlarının onu cezalandırdığıdır.

Mustafa İslamoğlu

'Seni ilahlarımızdan kimileri fena çarpmış' demekten başka sana söyleyecek hiçbir sözümüz yok!" (Hud) şöyle dedi: "Bakın, Allah şahidim olsun ve siz de şahit olun ki, (Allah'a) ortak koştuğunuz ilahlarınızdan beriyim;

Muhammed Esed

Seni tanrılarımızdan biri fena çarpmış demekten başka sözümüz yok sana!" (Hud:) "Allah'ı tanık tutarım, ve siz de tanık olun ki, kesinlikle uzağım ben, sizin yaptığınız gibi tanrılar edinmekten;

Ahmed Hulusi

"Ancak şunu diyebiliriz: Tanrılarımızdan biri seni kötü çarpmış!". . . (Hud) dedi ki: "Ben kesinlikle Allah'ı şahit tutuyorum! Siz de şahit olun ki ben kesinlikle sizin ortak koştuklarınızdan beriyim. "

Ali Bulaç

"Biz: 'Bazı ilahlarımız seni çok kötü çarpmıştır' (demekten) başka bir şey söylemeyiz." Dedi ki: "Allah'ı şahid tutarım, siz de şahidler olun ki, gerçekten ben, sizin şirk koştuklarınızdan uzağım."

Ali Özek ve heyeti

Biz «İlahlarımızdan biri seni fena çarpmış, demekten başka bir söz söylemeyiz!» (Hûd) dedi ki: «Ben Allah'ı şahit tutuyorum; siz de şahit olun ki ben sizin ortak koştuklarınızdan uzağım.»

Ali Rıza Safa

"Ancak, tanrılarımızdan birisinin seni çok kötü çarptığını söyleyebiliriz!" Dedi ki: "Allah'ı tanık gösteriyorum; siz de tanık olun: Kuşkusuz, ben, ortaklar koştuklarınızdan uzağım!"

Bayraktar Bayraklı

Biz "tanrılarımızdan biri seni fena çarpmış" demekten başka bir söz söyleyemeyiz! Hud dedi ki: "Ben, Allah'ı şahit tutuyorum; siz de şahit olunuz ki ben sizin ortak koştuklarınızdan uzağım."

Edip Yüksel

"Senin tanrılarımızdan biri tarafından çarpıldığını söyleriz, " Dedi ki: "ALLAH'ı tanık tutuyorum, siz de tanık olun ki ben uzağım sizin ortak koştuğunuz..."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Senin tanrılarımızdan biri tarafından çarpıldığını söyleriz,' dedi ki: 'ALLAH'ı tanık tutuyorum, siz de tanık olun ki ben uzağım sizin ortak koştuğunuz '

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(54-55) Biz yalnız "herhalde Tanrılarımızın bazısı seni fena çarpmış." deriz. Hud: "Ben Allah'ı şahit gösteriyorum, siz de şahit olun ki, ben ondan başka, ona ortak koştuklarınızdan hiçbirini tanımıyorum; artık hepiniz toplanın bana istediğiniz tuzağı kurun, sonra da bana bir an bile süre tanımayın!

Elmalılı Hamdi Yazır

(54-55) Yalnız deriz ki her halde ilahlarımızın ba'zısı seni fena çarpmış, dedi ki: işte ben Allahı işhad ediyorum siz de şahid olun, işte ben ondan başka koştuğunuz şeriklerin hiç birini tanımıyorum, artık hepiniz toplanın bana istediğiniz tuzağı kurun, sonra bana bir lahza müsade de etmeyin.

Erhan Aktaş

"İlahlarımızdan biri seni fena çarpmış, demekten başka bir sözümüz yok." dediler. Hud da: "Ben Allah'ı tanık tutuyorum. Siz de tanık olun ki ben Müşriklerden değilim." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"İlahlarımızdan biri seni fena çarpmış, demekten başka bir sözümüz yok." dediler. Hud da: "Ben Allah'ı tanık tutuyorum. Siz de tanık olun ki ben müşriklerden değilim." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"İlahlarımızdan biri seni fena çarpmış, demekten başka bir sözümüz yok." dediler. Hud da: "Ben Allah'ı tanık tutuyorum. Siz de tanık olun ki ben müşriklerden değilim." dedi.

Gültekin Onan

"Biz: 'Bazı tanrılarımız seni çok kötü çarpmıştır' (demekten) başka bir şey söylemeyiz." Dedi ki: "Tanrı'yı şahid tutarım, siz de şahidler olun ki, gerçekten ben sizin şirk koştuklarınızdan uzağım."

Hasan Basri Çantay

(54-55) Biz "Tanrılarımızdan kimi seni fena çarpmış" (demekden) başka (bir şey) söylemeyiz. (Hud) dedi: "Allahı hakıyki şahid gösteririm ve siz de şahid olun ki ben sizin Allahı bırakıb da Ona ortak tutmakda devam etdiğiniz şeylerden kat'iyyen uzağım. Artık bana topyekun istediğiniz tuzağı kurun, sonra bana mühlet de vermeyin".

İbni Kesir

İlahlarımızdan biri seni fena çarpmış, demekten başka bir şey de söylemeyiz. Dedi ki: Doğrusu ben, Allah'ı şahid tutuyorum. Siz de şahid olun ki; sizin Allah'tan başka şirk koştuğunuz şeylerden, ben uzağım.

Mehmet Alagaş

(50-60) Âd’a kardeşle ri Hud’u (gönderdik) Ey kavmim Allaha ibadet edin sizin için ondan başka ilah yoktur siz sadece uyduruyorsunuz / iftira ediyorsunuz dedi, Ey kavmim sizden bir ücret sormuyorum, benim ücretim beni yaratana aittir. Artık akletmeyecek misiniz? Ey kavmim, Rabbinize sığının sonra ona yönelin gökten size bol su indirene tövbe edin sizin kuvvetinize kuvvet eklesin, suçlular olarak yüzünüzü dönmeyin. Ey Hud bize apaçık bir şey getirmedin, senin sözünden ötürü ilahlarımızı terk edecek değiliz, sana iman etmiyoruz. Sana ancak bazı ilahlarımızın kötülükle dokunmuş / çarpmış olabileceğini diyebiliriz. Allah şahit olsun ki ve de sizler de şahit olun ki ben ortak koştuklarınızdan uzağım / beriyim dedi. Onun dışında hep birlikte bana tuzak kurun ardından hiç bekletmeyin. Ben benim de sizin de Rabbiniz Allaha tevekkül ettim / onu vekil tayin ettim , O’ndan başka her bir yaratığın perçeminden yakalanır, m uhakkak ki Rabbim doğru yol üzeredir. Eğer yüz çevirir iseniz kesin olan şu ki size ne gönderilmiş ise sizi onunla bilgilendirdim / tebliğ ettim, Rabbim ardınızdan sizden başka bir kavim getir ir, O’na hiçbir zarar veremezsiniz , Rabbim her şeyin koruyucusudur. Emrimiz geldiğinde Hud'u ve beraberinde ona iman edenleri bizden bir esirgeme olarak kurtardık. Onları çok ağır / galiz bir azaptan kurtardık. İşte bu Âd’dır Rablerinin ayetleriyle mücahede ettiler / çabaladılar , O'nun elçisine baş kaldırdılar , her inatçı zorbanın işine / emrine uydular , bu dünyada ve Ahiret gününde lanete uydular / tabi oldular. Dikkat edin! Âd Rablerini yok saydı , dikkat edin! Hud kavmi Âd’ da uzaklaştırıldı

Rowwad Tercüme Merkezi

Biz ancak ilahlarımızdan biri seni kötü çarpmış demekten başka bir şey demeyiz, dediler. Hûd: Ben, Allah’ı şahit tutuyorum. Siz de şahit olun ki, ben sizin O’nu bırakıp koştuğunuz şirklerden uzağım.

Süleyman Ateş

"(Senin hakkında)" seni tanrılarımızdan biri fena çarpmış!" demekten başka bir söz bulamıyoruz" Dedi ki: "Ben Allah'ı şahid tutuyorum, siz de şahid olun ki, ben sizin (Allah'a) ortak koştuğunuz şeylerden uzağım."

Süleymaniye Vakfı

Sana diyeceğimiz sadece şudur: "İlahlarımızdan bazıları seni fena çarpmış." Hud dedi ki: "Ben Allah'ı şahit tutuyorum, siz de şahit olun, ben ortak koştuklarınızdan tamamen uzağım,

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sana diyeceğimiz sadece şudur: "İlahlarımızdan biri seni fena çarpmış." Hud dedi ki "Ben Allah'ı şahit tutuyorum, siz de şahit olun, ben ortak saydıklarınızdan tamamen uzağım."

Şaban Britch

Biz ancak ilahlarımızdan biri seni kötü çarpmış demekten başka bir şey demeyiz, dediler. Hûd: Ben, Allah’ı şahit tutuyorum. Siz de şahit olun ki, ben sizin O’nu bırakıp koştuğunuz şirklerden uzağım. O’ndan başka (ibadet ettiklerinizden uzağım).

Şaban Piriş

-Biz ancak 'seni ilahlarımızdan biri çarpmış' demekten başka bir şey demeyiz, dediler. Hud: -Ben, Allah'ı şahit tutuyorum. Siz de şahit olun ki, ben sizin O'nu bırakıp koştuğunuz şirklerden uzağım.

Yaşar Nuri Öztürk

"Sadece şunu söylüyoruz: 'İlahlarımızdan biri seni kötü çarpmış." Hud dedi: "Ben Allah'ı tanık tutuyorum, siz de tanık olun ki, ben sizin Allah'a ortak yaptıklarınızdan uzağım."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"We can only say", they added, "that some of our gods must have affected you physically with an inlay touch of demonic illusions". But Hud said to them: "Allah is my witness and so are you that I am absolutely innocent of your idolatry and of those whom you incorporate with Him."

Abdul Haleem

All we can say is that one of our gods may have inflicted some harm on you.’ He said, ‘I call God to witness, and you too are my witnesses, that I disown those you set up as partners with God.

Abdullah Yusuf Ali

"We say nothing but that (perhaps) some of our gods may have seized thee with imbecility." He said: "I call Allah to witness, and do ye bear witness, that I am free from the sin of ascribing, to Him,

Abul A'la Maududi

All we can say is that some god of ours has afflicted you with evil. dipnot 1 .Hud said: 'Indeed I take Allah as my witness, dipnot 2 and you too to be my witnesses that I have nothing to do dipnot 3 with your associating with Allah

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, it appears that you had behaved rudely towards a god or goddess or saint: Consequently you have been smitten with madness and are being abused, dishonored and pelted with stones in the same streets in which you were respected and honored before this.
  2. metne dön, dipnot 2
    This was the refutation of their charge that he had not brought any clear evidence to them. It implied: You say that I have brought no evidence to prove that I have been sent by Allah who is a standing witness everywhere in His universe and giving evidence with the phenomena of nature to show that the truth I have stated before you is absolutely correct. This also proves conclusively that there is no sign of truth in what you falsely ascribe to your gods.
  3. metne dön, dipnot 3
    This is the answer of Prophet Houd (peace be upon him) to their assertion: We are not going to give up our gods at your word. (Ayat 53). His reply implied: Note it well that I, too, feel a strong disgust at the gods you have set up beside Allah.

Aisha Bewley

We only say that one of our gods has driven you mad. ’ He said, ‘I call on Allah to be my witness, and you also bear witness, that I am free of all the gods you have apart from Him.

Al-Hilali & Khan

"All that we say is that some of our gods (false deities) have seized you with evil (madness)." He said: "I call Allâh to witness and bear you witness that I am free from that which you ascribe as partners in worship,

Ali Quli Qarai

All we say is that some of our gods have visited you with some evil. ’ He said, ‘I call Allah to witness —and you too be [my] witnesses— that I repudiate what you take as [His] partners

Amatul Rahman Omar

`All that we can say is that some of our gods have smitten you with evil (rendering you insane). ' (Hûd) said, `Surely I call Allâh to witness; and do you also bear witness that I have nothing to do with the gods you associate (with Allâh)

Arthur John Arberry

We say nothing, but that one of our gods has smitten thee with some evil. ' He said, 'I call God to witness; and witness you, that I am quit of that you associate

Bijan Moeinian

"We think that some of our gods have put a jinx on you. " Hood replied: “I take you and the Lord as my witness that [there is only One God and that] I do not believe in your [fabricated] gods.”

E. Henry Palmer

We can only say that some of our gods have attacked thee with evil. ' Said he, 'Verily, I call God to witness, and do ye bear witness too, that I am free from that which ye associate beside Him.

Edip-Layth

"All we can say is that perhaps some of our gods have possessed you with evil." He said, "I make God my witness, and all of you witness that I disown what you have set up as partners--

George Sale

We say no other than that some of our gods have afflicted thee with evil. He replied, verily I call God to witness, and do ye also bear witness, that I am clear of that which ye associate with God,

Hamid S. Aziz

They said, "O Hud! You have not come to us with a manifest sign (or clear proof); nor will we leave our gods at your word; nor will we believe in you.

Mahmoud Ghali

Decidedly we say nothing except that some of our gods have gripped you with some odious treatment. " He said, "Surely I call Allah to testimony and you bear testimony that I am quit of whatever you associate (with Allah).

Marmaduke Pickthall

We say naught save that one of our gods hath possessed thee in an evil way. He said: I call Allah to witness, and do ye (too) bear witness, that I am innocent of (all) that ye ascribe as partners (to Allah)

Mohamed Ahmed - Samira

All we can say is that some of our gods have smitten you with evil. " He replied:" I call God to witness, and you be witness too, that I am clear of what you associate (in your affairs)

Muhammad Asad

We can say no more than that one of our gods may have smitten thee with something evil!" Answered [Hud]: "Behold, I call God to witness - and you, too, be [my] witnesses - that, verily, it is not in me to ascribe divinity, as you do, to aught

Mustafa Khattab

All we can say is that some of our gods have possessed you with evil." He said, "I call Allah to witness, and you too bear witness, that I ˹totally˺ reject whatever you associate

Progressive Muslims

"All we can say is that perhaps some of our gods have seized you with evil. " He said: "I make God my witness, and all of you witness, that I disown what you have set up as partners."

Rashad Khalifa

"We believe that some of our gods have afflicted you with a curse." He said, "I bear witness before GOD, and you bear witness as well, that I disown the idols you have set up -

Sahih International

We only say that some of our gods have possessed you with evil. " He said, "Indeed, I call Allah to witness, and witness [yourselves] that I am free from whatever you associate with Allah

Sam Gerrans

“We say only that some of our gods have afflicted thee with evil.” He said: “I call God to witness — and bear you witness — that I am quit of that to which you ascribe a partnership,

Shabbir Ahmed

"We think that one of our gods has possessed you like a demon and you have gone crazy. " Hud said, "I call Allah to witness, and you too bear witness that I am absolutely free of your idolatry."

Syed Vickar Ahamed

"We say nothing except that some of our gods may (possibly) have trapped you in stupidity. " He said: "I call Allah to witness, and (also) you to witness, that I am free from the sin of joining (others) with Him.

Taqi Usmani

We do not say except that some of our gods have subjected you to some evil." He said, "I make Allah my witness, and you bear witness that I have nothing to do with what you take as gods

The Monotheist Group

"All we can say is that perhaps some of our gods have seized you with evil." He said: "I make God my witness, and all of you witness, that I am innocent of what you have set up."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 54. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 54. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 54. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩