Söz ve doğruluk
Yemine Bağlılık حفظ الأيمان
Verilen sözü ve yemini korumak; yemini iyiliğe engel yapmamak.
- 2 birincil dayanak
- 2 ikincil
Açıklama
16:91 antlaşmayı pekiştirdikten sonra bozmayı yasaklar. 5:89 kasıtsız yeminden sorumlu tutulmadığını, kasıtlı yeminin bozulması hâlinde kefaret gerektiğini bildirir. 2:224 ise yemini iyilik yapmamak için siper etmeyi eleştirir. 68:10-14 'yemin edip duran' kişiyi olumsuz örnek olarak anlatır.
Dayanak ayetler
Birincil: doğrudan emir · meal: Diyanet İşleri- Mâide 89 birincil
Allah, boş bulunarak ettiğiniz yeminlerle sizi sorumlu tutmaz. Ama bile bile yaptığınız yeminlerle sizi sorumlu tutar. Bu durumda yeminin keffareti, ailenize yedirdiğinizin orta hallisinden on yoksulu doyurmak, yahut onları giydirmek ya da bir köle azat etmektir. Kim (bu imkanı) bulamazsa, onun keffareti üç gün oruç tutmaktır. İşte yemin ettiğiniz vakit yeminlerinizin keffareti budur. Yeminlerinizi tutun. Allah, size ayetlerini işte böyle açıklıyor ki şükredesiniz.
- Nahl 91 birincil
Antlaşma yaptığınız zaman, Allah'a karşı verdiğiniz sözü yerine getirin. Allah'ı kendinize kefil kılarak pekiştirdikten sonra yeminlerinizi bozmayın. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızı bilir.
- Bakara 224 ikincil
İyilik etmemek, takvaya sarılmamak, insanlar arasını ıslah etmemek yolundaki yeminlerinize Allah'ı siper yapmayın. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
- Kalem 10 ikincil
(10-14) Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.
Olumsuz örnek