Diyanet İşleri
İyilik etmemek, takvaya sarılmamak, insanlar arasını ıslah etmemek yolundaki yeminlerinize Allah'ı siper yapmayın. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Bakara suresi
Bakara suresi, 224. ayet. وَلَا تَجْعَلُوا۟ ٱللَّهَ عُرْضَةً لِّأَيْمَٰنِكُمْ أَن تَبَرُّوا۟ وَتَتَّقُوا۟ وَتُصْلِحُوا۟ بَيْنَ ٱلنَّاسِ وَٱللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ
velâ tec`alü-llâhe `urḍatel lieymâniküm en teberrû vetetteḳû vetuṣliḥû beyne-nnâs. vellâhü semî`un `alîm.
İyilik etmemek, takvaya sarılmamak, insanlar arasını ıslah etmemek yolundaki yeminlerinize Allah'ı siper yapmayın. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Ay hali, yeminler ve îlâ Bakara 222–228 3
İman etmedikleri sürece Allah'a ortak koşan kadınlarla evlenmeyin. Allah'a ortak koşan kadın hoşunuza gitse de, mü'min bir cariye Allah'a ortak koşan bir kadından daha hayırlıdır. İman etmedikleri sürece Allah'a ortak koşan erkeklerle, kadınlarınızı evlendirmeyin. Allah'a ortak koşan hür erkek hoşunuza gitse de; iman eden bir köle, Allah'a ortak koşan bir erkekten daha hayırlıdır. Onlar ateşe çağırırlar, Allah ise izniyle, cennete ve bağışlanmaya çağırır. O, insanlara ayetlerini açıklar ki, öğüt alıp düşünsünler.
Sana kadınların ay halini sorarlar. De ki: "O bir ezadır (rahatsızlıktır). Ay halinde kadınlardan uzak durun. Temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri vakit, Allah'ın size emrettiği yerden onlara yaklaşın. Şüphesiz Allah çok tövbe edenleri sever, çok temizlenenleri sever."
Kadınlarınız sizin ekinliğinizdir. Ekinliğinize dilediğiniz biçimde varın. Kendiniz için (geleceğe hazırlık olarak) güzel davranışlar takdim edin. Allah'a karşı gelmekten sakının ve her halde onun huzuruna varacağınızı bilin. (Ey Muhammed!) Mü'minleri müjdele.
İyilik etmemek, takvaya sarılmamak, insanlar arasını ıslah etmemek yolundaki yeminlerinize Allah'ı siper yapmayın. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Allah, sizi kasıtsız yeminlerinizden dolayı sorumlu tutmaz, fakat sizi kalplerinizin kazandığı (bile bile yaptığınız) yeminlerden sorumlu tutar. Allah, çok bağışlayandır, halimdir. (Hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)
Eşlerine yaklaşmamağa yemin edenler için dört ay bekleme süresi vardır. Eğer (bu süre içinde) dönerlerse, şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Eğer (yemin edenler yeminlerinden dönmeyip kadınlarını) boşamaya karar verirlerse (ayrılırlar). Biliniz ki, Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
224. Yeminden maksat, adına yemin edilenin tazim edilmesi ve hakkında yemin edilen şeyin de te’kid edilmesi, pekiştirilmesidir. Yüce Allah yeminlere bağlı kalmayı emretmiştir ki bu da her hususta yeminlere bağlı kalmayı gerektiriyordu. Ancak Yüce Allah bu buyruğu ile buna bir istisna getirmektedir. Şöyle ki eğer yemine bağlılık Allah’ın daha çok sevdiği bir şeyi terk etmeyi ihtiva ediyor ise kullarına yeminlerini iyilik yapmalarına, hayır işleyip kötülükten sakınmalarına ve insanların arasını bulup düzeltmelerine bir engel ve bir perde yapmalarını yasaklamaktadır. Buna göre farz olan bir şeyi terk etmeye yemin eden bir kimsenin yeminini bozması farzdır. Yeminine bağlı kalması ise haramdır. Müstehab olan bir işi terk etmeye yemin eden kimsenin de yeminini bozması müstehab olur. Haram olan bir fiili işlemeye yemin eden kimsenin ise yeminine bağlı kalmaması farzdır. Mekruh olan bir fiili işlememeye yemin edenin de yeminini bozması müstehabdır. Mubah olan bir şeye gelince bu konuda yemini koruyarak onu bozmaktan uzak durmak gerekir.
Bu âyet-i kerime şu meşhur kaideye de delildir: “Maslahatlar çakışacak olursa daha önemlileri tercih edilir.” Burada yemine bağlı kalınması bir maslahattır, bu hususlarda Allah’ın verdiği emirleri yerine getirmek ise ondan daha büyük bir maslahattır. Bundan dolayı ona öncelik tanınmıştır. Daha sonra Yüce Allah bu âyet-i kerimeyi şu şerefli iki ismi ile sona erdirmektedir: “Allah Semi’dir” Yani bütün sesleri işitendir “Alîmdir” maksatları ve niyetleri bilendir. Yemin edenlerin sözlerini işitmesi ve onların maksatları hayır mıdır, şer midir bilmesi de bunlar arasındadır. Bunun muhtevasında onun cezalandırmasından sakındırma olup bir nevi şöyle denmektedir: Sizin amelleriniz ve niyetleriniz onun tarafından kesin olarak bilinmektedir.
Daha sonra Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Allah adına ettiğiniz yeminleri, iyilik, takva ve insanların arasını ıslah etme işine engel olan bir dayanak yapmayın. Bilakis, eğer bir iyiliği yapmayı terk etmeye yemin ederseniz, o iyiliği yapın ve yemininizin kefaretini yerine getirin. Doğrusu Allah sözlerinizi işitir, yaptıklarınızı bilir ve bunlara mukabil sizlere karşılığını verir.
Aynı kök: برر (32 geçiş) · Aynı kök: عرض (79 geçiş) · Ortak kavram: Birr (İyilik)
Denizde size bir sıkıntı dokunduğunda bütün taptıklarınız (sizi yüzüstü bırakıp) kaybolur, yalnız Allah kalır. Fakat sizi kurtarıp karaya çıkarınca…
Aynı kök: برر (32 geçiş) · Ortak kavram: Birr (İyilik)
Siz Kitab'ı (Tevrat'ı) okuyup durduğunuz halde, kendinizi unutup başkalarına iyiliği mi emrediyorsunuz? (Yaptığınızın çirkinliğini) anlamıyor musunuz?
Aynı kök: برر (32 geçiş) · Ortak kavram: Birr (İyilik)
İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…
Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Aynı kök: عرض (79 geçiş)
Evlenmeye güçleri yetmeyenler de, Allah kendilerini lütfuyla zengin edinceye kadar iffetlerini korusunlar. Sahip olduğunuz kölelerden "mükatebe"…
Aynı kök: يمن (71 geçiş)
Allah, sizi kasıtsız yeminlerinizden dolayı sorumlu tutmaz, fakat sizi kalplerinizin kazandığı (bile bile yaptığınız) yeminlerden sorumlu tutar.…
Aynı kök: يمن (71 geçiş)
Şüphesiz, Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir karşılığa değişenler var ya, işte onların ahirette bir payı yoktur. Allah, kıyamet günü…
Aynı kök: عرض (79 geçiş)
Allah, Adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini…
Aynı kök: عرض (79 geçiş)
Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yeminlerinizden dolayı iyilik etmenize, O'na karşı takvâlı (duyarlı) olmanıza ve insanların arasını düzeltmenize Allah'ı engel kılmayın! dipnot 1 Allah duyandır, bilendir.
Allah adına ettiğiniz yeminler, erdemliliğe, sorumluluğun gereğini yerine getirmeye ve insanlar arası barışın sağlanmasına engel teşkil etmesin! Allah her şeyi işitir, tarifsiz bilir.
Allah adına yaptığınız yeminler, erdemliliğe, Allah'a karşı sorumluluk bilincine ve insanlar arasında barışın getirilmesine engel teşkil etmesin. Zira Allah, her şeyi duyan, her şeyi bilendir.
Allah adına yaptığınız yeminler; iyilik yapmak, korunmak, insanlar arasını düzeltmek gibi konularda size engel olmasın. Allah Semi'dir, Aliym'dir.
Bir de yeminlerinizi bahane ederek; iyilik yapmanız, sakınmanız ve insanların arasını düzeltmenize Allah'ı engel kılmayın. Allah işitendir, bilendir.
Yeminlerinizden dolayı , iyilik etmenize, O'ndan sakınmanıza ve insanların arasını düzeltmenize Allah'ı (O'nun adını) engel kılmayın. Allah, hakkıyla işiten, hakkıyla bilendir.
Allah'a yaptığınız yeminleri, erdemli davranmanıza, sorumluluk bilincine erişmenize ve insanların arasını düzeltmenize engel yapmayın. Çünkü Allah, Duyandır; Bilendir.
Allah adına yaptığınız yeminleri, iyilik yapmanıza, takvaya ve insanlar arasında barışı gerçekleştirmenize engel kılmayın. Zira Allah, her şeyi duyandır; her şeyi bilendir.
Halk arasında iyi, erdemli ve dürüst görünmek için ALLAH'ı yeminlerinize alet etmeyin. ALLAH İşitir, Bilir.
Halk arasında iyi, erdemli ve dürüst görünmek için ALLAH'ı yeminlerinize alet etmeyin. ALLAH İşitir, Bilir.
Bir de sözünüzde durmanız, takva sahibi olmanız ve insanların arasını düzeltmeniz için Allah'ı yeminlerinize hedef edip durmayın. Allah, herşeyi işiten, herşeyi bilendir.
Bir de sözünüzde durmanız ve mütteki olmanız ve nasın arasını düzeltmeniz için Allahı yeminlerinize hedef veya siper edip durmayın
Sakın, Allah adına ettiğiniz yeminleri; iyilik yapmanıza, takva sahibi olmanıza ve insanların arasını düzeltmenize engel kılmayın. Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
Sakın, Allah adına ettiğiniz yeminleri; iyilik yapmanıza, takva sahibi olmanıza ve insanların arasını düzeltmenize engel kılmayın. Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
Sakın, Allah adına ettiğiniz yeminleri; iyilik yapmanıza, takva sahibi olmanıza ve insanların arasını düzeltmenize engel kılmayın. Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
Bir de yeminlerinizi bahane ederek, iyilik yapmanız, sakınmanız ve insanların arasını düzeltmenize Tanrı'yı engel kılmayın. Tanrı işitendir, bilendir.
Allahı, yeminlerinizden dolayı, iyilik etmenize, (fenalıkdan) sakınmanıza, insanların arasını bulmıya engel yapmayın. Allah (her şey'i) hakkıyle işidici, kemaliyle bilicidir.
Yeminlerinizde; Allah'ı iyilik etmenize, fenalıktan sakınmanıza ve insanların arasını bulmaya engel yapmayın. Allah Semi'dir, Alim'dir.
(224-225) İyilik, takva ve insanların arasını onarma konularında yeminlerinizde Allah’ı kalkan yapmayın / onun arkasına sığınmayın. (Vallahi şu camiye gitmeyeceğim, onların arasını asla düzeltmeyeceğim gibi yeminler etmeyin) Allah işitendir, bilendir. Allah, karşılığında bir şey olmayan yeminlerden / amaçsız yeminlerden sizi sorumlu tutmaz ve fakat kalplerinizin kazandığı / bir amacı olan yeminlerden sorumlu tutar. Allah bağışlayandır, uysal davranandır / Hilm sahibidir.
Allah adına yaptığınız yeminlerinizi iyilik etmeye, günahlardan uzak durmaya ve insanların arasını düzeltmeye engel yapmayın. Allah, her şeyi hakkıyla işitendir, bilendir.
Allah'ı,yemin(ettiğiniz iş)lerinize (yani) iyilik etmenize, (kötülüklerden) korunmanıza ve insanların arasını düzeltmenize engel yapmayın. Allah, işitendir, bilendir.
Yeminlerinizde Allah'ı, erdemli davranmanıza, yanlışlardan sakınmanıza ve insanların arasını düzeltmenize engel yapmayın. dipnot 1 Allah daima dinleyen ve bilendir.
Yaptığınız yeminlerde, Allah'ı, iyilik yapmanıza, takvanıza (kendinizi korumanıza) ve insanların arasını düzeltmenize engel yapmayın. dipnot 1 Her şeyi dinleyen ve bilen Allah'tır.
Allah adına yaptığınız yeminlerinizi iyilik etmeye, günahlardan uzak durmaya ve insanların arasını düzeltmeye engel yapmayın. Allah, her şeyi işitendir, bilendir.
Yeminleriniz sebebiyle iyilik yapmanıza, takva sahibi olmanıza ve insanların arasını bulmanıza Allah'ı engel kılmayın. Allah, her şeyi işitendir, bilendir.
İyilik etmenize, takvaya sarılmanıza, insanlar arasında barışı kurmanıza engel yapmak üzere Allah'ı yeminlerinize siper haline getirmeyin. Allah, her şeyi duyar, her şeyi bilir.
And do not abuse Allah’s Eternal Name in acts of swearing when referring to Allah in binding you to a false statement or an act or in refusing to make peace. Make reparations for your oath and correct the incorrect so that reputations are maintained and piety is credited for the sake of reverence and the ability to create peace among people, and your affirmation is as sacred as an oath. Revere Allah; Who is Sami’un (Omnipresent with unlimited audition) and 'Alimun.
[Believers], do not allow your oaths in God’s name to hinder you from doing good, being mindful of God and making peace between people. God hears and knows everything:
And make not Allah's (name) an excuse in your oaths against doing good, or acting rightly, or making peace between persons; for Allah is One Who heareth and knoweth all things.
Do not swear by Allah in your oaths if they are intended to hinder you from virtue, piety and promoting the good of mankind. dipnot 1 Surely Allah is All-Hearing, All- Knowing.
Do not, by your oaths, make Allah a pretext to avoid good action and having taqwa and putting things right between people. Allah is All-Hearing, All-Knowing.
And make not Allâh’s (Name) an excuse in your oaths against your doing good and acting piously, and making peace among mankind. And Allâh is All-Hearer, All-Knower (i.e. do not swear much and if you have sworn against doing something good then give an expiation for the oath and do good).[1]
Do not make Allah an obstacle, through your oaths, to being pious and Godwary, and to bringing about concord between people. And Allah is all-hearing, all-knowing.
And make not Allâh an excuse through your oaths, that you may (thereby) abstain from doing good and from becoming secure against evil and from setting the affairs right and from making peace between various people. And Allâh is All-Hearing, All-Knowing.
Do not make God a hindrance, through your oaths, to being pious and godfearing, and putting things right between men. Surely God is All-hearing, All-knowing.
Do not swear to God casually in order to gain the trust and the respect of the people. Be mindful of your duties to God and make peace between the people. Remember that God Hears everything and that He Knows everything.
Make not God the butt of your oaths, that ye will keep clear and fear and make peace amongst men, for God both hears and knows.
Do not make God the subject of your oaths; to be pious, aware, and reform relations among people; and God is Hearer, Knower.
Make not God the object of your oaths, that ye will deal justly, and be devout, and make peace among men; for God is he who heareth and knoweth.
Make not Allah an excuse in your oaths against doing good and observing your duty to Him, and make peace amongst men, for Allah is both Hearer and Knower.
And do not make Allah an object for your oaths (i. e., idle oaths) (as an excuse) against being benign and pious, and acting righteously (Or: reconciling) among mankind, and Allah is Ever-Hearing, Ever-Knowing.
And make not Allah, by your oaths, a hindrance to your being righteous and observing your duty unto Him and making peace among mankind. Allah is Hearer, Knower.
Do not implicate God in your oaths to avoid doing good and being pious and keeping peace among men, for God hears all and knows everything.
AND DO NOT allow your oaths in the name of God to become an obstacle to virtue and God-consciousness and the promotion of peace between men: for God is all-hearing, all-knowing.
Do not use Allah’s Name in your oaths as an excuse for not doing good, not guarding against evil, or not making peace between people. And Allah is All-Hearing, All-Knowing.
And do not make God the subject of your casual oaths. Be pious and righteous and reconcile among the people; and God is Listener, Knower.
Do not subject GOD's name to your casual swearing, that you may appear righteous, pious, or to attain credibility among the people. GOD is Hearer, Knower.
And do not make [your oath by] Allah an excuse against being righteous and fearing Allah and making peace among people. And Allah is Hearing and Knowing.
And make not God a cover for your oaths, to keep you from virtue and prudent fear and making right between men. And God is hearing and knowing.
Let not your senseless oaths in the name of Allah deter you from doing good to others, from being mindful of Divine Laws, and from making peace between people. Allah is Hearer, Knower.
And do not make Allah’s (Name) an excuse in your oaths against doing good and acting rightly, and making peace between persons; And Allah is All Hearing (Sami’), All Knowing (Aleem).
Do not make (the name of) Allah the subject of your oaths against your doing good, fearing Allah and setting things right between people. Allah is All-Hearing, All-Knowing.
And do not make God the subject of your casual oaths. Be pious and righteous and reconcile among the people; and God is Hearer, Knower.