Diyanet İşleri
Hesap ve ceza günü oraya gireceklerdir.
İnfitâr suresi
İnfitâr suresi, 15. ayet. يَصْلَوْنَهَا يَوْمَ ٱلدِّينِ
yaṣlevnehâ yevme-ddîn.
Hesap ve ceza günü oraya gireceklerdir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İyiler, günahkârlar ve o günün buyruğu İnfitâr 13–19 3
Onlar yapmakta olduklarınızı bilirler.
Şüphesiz, iyiler Naim cennetindedirler.
Şüphesiz, günahkarlar da cehennemdedirler.
Hesap ve ceza günü oraya gireceklerdir.
Onlar oradan kaybolup kurtulacak da değillerdir.
Hesap ve ceza gününün ne olduğunu sen ne bileceksin?
Evet, hesap ve ceza gününün ne olduğunu sen ne bileceksin?
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 13–19. ayetler için yazılmıştır.
13. Burada “İyi ve itaatkar müminler” (ٱلۡأَبۡرَارَ )”dan kasıt, Allah’ın haklarını da kullarının haklarını da yerine getiren, kalbî amellerinde ve azalarının yaptıkları amellerde iyilikten ayrılmayanlardır. Bunların mükâfatı da hem dünya yurdunda, hem berzah/kabir aleminde, hem de ebedilik yurdunda kalbî, ruhî ve bedenî nimetlere nail olmaktır.
14. Allah’ın haklarını ve kullarının haklarını gereği gibi yerine getirmeyerek bu konuda kusurlu davranan “kötü ve günahkarlar”a gelince bunların kalpleri de kötüdür, amelleri de kötüdür ve bunlar “hiç şüphesiz cehennemdedirler.” Gerek dünya yurdunda, gerek berzah aleminde, gerekse de ebedilik yurdunda can yakıcı bir azap görürler.
15. “Onlar, hesap günü oraya gireceklerdir.” Yani amellerin karşılığının verileceği o günde, en çetin azaba uğratılmak üzere orayı boylayacaklardır.
16. “Ve bir daha oradan ayrılmayacaklardır.” Aksine sürekli orada kalacaklar, oradan başka bir yere çıkıp gidemeyeceklerdir.
17-18. “Hesap gününün ne olduğunu sen nereden bilebilirsin ki? Evet; hesap gününün ne olduğunu sen nereden bilebilirsin ki?” Bu ifadeler ile zihinleri alak bullak eden o pek çetin günün dehşeti ifade edilmektedir.
19. “O gün kimse kimseye en ufak bir fayda sağlama imkanına sahip değildir.” İsterse bu kişi, onun yakın bir akrabası, candan bir sevdiği olsun. Çünkü herkes, kendi nefsi ile uğraşacaktır. Kendi nefsinin kurtuluşundan başka bir şey düşünmeyecektir.
"O gün emir/hüküm yalnız Allah’ındır.” Kulları arasında O hüküm verecektir. Mazlumun zalimdeki hakkını alıp sahibine verecektir.
Doğrusunu en iyi bilen Allah’tır.
İnfitâr Sûresinin tefsiri burada sona ermektedir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Karşılıkların verileceği gün oraya girerek cehennem ateşinin ızdırabını çekeceklerdir.
Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din
(2-4) Hamd, Alemlerin Rabbi, Rahman, Rahim, hesap ve ceza gününün (ahiret gününün) maliki Allah'a mahsustur.
Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din
İbrahim, bunu kendi oğullarına da vasiyet etti, Yakub da öyle: "Oğullarım! Allah, sizin için bu dini (İslam'ı) seçti. Siz de ancak müslümanlar olarak…
Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din
Hiçbir zulüm ve baskı kalmayıncaya ve din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Onlar savaşmaya son verecek olurlarsa, artık düşmanlık…
Aynı kök: صلي (25 geçiş)
Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, ancak ve ancak karınlarını doldurasıya ateş yemiş olurlar ve zaten onlar çılgın bir ateşe (cehenneme)…
Aynı kök: صلي (25 geçiş)
Kim haddi aşarak ve zulmederek bunu yaparsa, onu cehennem ateşine atacağız. Bu, Allah'a pek kolaydır.
Aynı kök: صلي (25 geçiş)
Şüphesiz ayetlerimizi inkar edenleri biz ateşe atacağız. Derileri yanıp döküldükçe, azabı tatmaları için onların derilerini yenileyeceğiz. Şüphesiz…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Hesap gününde oraya gireceklerdir.
Hesap Günü(nün ardından) oraya dikilecekler;
(bir ateş ki) Hesap Günü ortasına düşerler,
Din hükümlerinin yaşandığı süreçte yaslanırlar ona!
Onlar, din günü oraya yollanırlar.
Ceza gününde oraya girerler.
Yargı Günü'nde, oraya gireceklerdir.
- Yargı günü oraya girecekler ve süreli orada kalacaklardır.
Din Günü oraya girerler.
Din Günü oraya girerler.
Din gününde ona yaşlanacaklardır.
Din günü ona yaslanacaklardır
Din Günü dipnot 1 ona yaslanırlar.
Din Günü dipnot 1 ona yaslanırlar.
Din günü dipnot 1 ona yaslanırlar.
Onlar, din günü oraya yollanırlar.
Din (ceza) günü oraya gireceklerdir.
Din günü oraya girerler.
(1-19) Sema çatlayıp yarıldığında, gezegenler dökülüp saçıldığında, denizler fışkırdığında, kabirlerin içi dışına çıkarıldığında, her nefis ne sunduğunu neyi ertelediğini bilir. Ey insan seni veren / ikram eden Rabbine karşı aldatan neydi? O ki seni yarattı, biçimlendirdi ve seni düzgün yarattı, istediği herhangi bir biçimde / herhangi bir surette de seni birleştirdi / terkip etti, hayır siz hesaplaşmayı / dini yalanlıyorsunuz, sizin üzerinizde muhafızlar vardır, ikram edilen yazıcılar, ne yapıyorsanız biliyorlar. İyiler nimetler içindedirler , facirler ise cehennemdedirler , h esaplaşma günü oraya atılırlar, orada onlar kaybolmayacaklardır, hesaplaşma gününü sana idrak ettiren nedir? Peki sonra hesaplaşma gününü sana idrak ettiren nedir? O gün kimse başka bir kimse hakkında herhangi bir şeye malik değildir, emir o gün Allah’a aittir.
Hesap günü oraya atılacaklardır.
Ceza günü oraya girerler.
yapılan her şeyin karşılığını bulacağı gün oraya girip kalacak dipnot 1
Hesap verme günü oraya girip kızaracaklar,
Hesap günü oraya atılacaklardır.
Din günü oraya atılacaklardır.
Din günü girerler oraya.
A fate, they will suffer in Day of Judgement;
They will enter it on the Day of Judgement
Which they will enter on the Day of Judgment,
They shall enter it on the Day of Recompense
They will roast in it on the Day of Judgment
Therein they will enter, and taste its burning flame on the Day of Recompense,
entering it on the Day of Retribution,
They will enter therein on the Day of Requital,
roasting therein on the Day of Doom,
where they will be thrown in the Day of Judgment.
they shall broil therein upon the judgment day;
They will enter it on the day of Deen.
they shall be cast therein to be burned, on the day of judgment,
They shall enter it on the Day of Judgment.
Roasting therein on the Day of Doom.
They will burn therein on the Day of Judgment,
They will burn in it on the Day of Judgement,
[a fire] which they shall enter on Judgment Day,
burning in it on Judgment Day,
They will enter it on the Day of recompense.
Will incur it on the Day of Judgment.
They will [enter to] burn therein on the Day of Recompense,
They will burn therein on the Day of Judgment,
They will be visibly exposed to it on the Day of Judgment.
Which they will enter on the Day of Judgment,
in which they will enter on the Day of Requital,
They will enter it on the Day of Recompense.