Nisâ suresi

Nisâ suresi, 10. ayet

Nisâ suresi, 10. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ يَأْكُلُونَ أَمْوَٰلَ ٱلْيَتَٰمَىٰ ظُلْمًا إِنَّمَا يَأْكُلُونَ فِى بُطُونِهِمْ نَارًا وَسَيَصْلَوْنَ سَعِيرًا

inne-lleẕîne ye'külûne emvâle-lyetâmâ żulmen innemâ ye'külûne fî büṭûnihim nârâ. veseyaṣlevne se`îrâ.

Diyanet İşleri

Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, ancak ve ancak karınlarını doldurasıya ateş yemiş olurlar ve zaten onlar çılgın bir ateşe (cehenneme) gireceklerdir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nisâ 7–13 · surenin 10. ayeti / 176

Konu Tek nefisten yaratılış ve yetim malları Nisâ 1–10 3

  1. Nisâ 7

    Ana, baba ve akrabaların (miras olarak) bıraktıklarından erkeklere bir pay vardır. Ana, baba ve akrabaların bıraktıklarından kadınlara da bir pay vardır. Allah, bırakılanın azından da çoğundan da bunları farz kılınmış birer hisse olarak belirlemiştir.

  2. Nisâ 8

    Miras taksiminde (kendilerine pay düşmeyen) akrabalar, yetimler ve fakirler hazır bulunurlarsa, onlara da maldan bir şeyler verin ve onlara (gönüllerini alacak) güzel sözler söyleyin.

  3. Nisâ 9

    Kendileri, geriye zayıf çocuklar bıraktıkları takdirde, onlar hakkında endişeye kapılanlar, (yetimler hakkında da) ürperip korksunlar. Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar ve doğru söz söylesinler.

  4. 10

    Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, ancak ve ancak karınlarını doldurasıya ateş yemiş olurlar ve zaten onlar çılgın bir ateşe (cehenneme) gireceklerdir.

  5. Nisâ 11

    Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin geriye) bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer kız bir ise (mirasın) yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa, geriye bıraktığı maldan, ana babasından her birinin altıda bir hissesi vardır. Eğer çocuğu yok da (yalnız) ana babası ona varis oluyorsa, anasına üçte bir düşer. Eğer kardeşleri varsa, anasının hissesi altıda birdir. (Bu paylaştırma, ölenin) yapacağı vasiyetten ya da borcundan sonradır. Babalarınız ve oğullarınızdan, hangisinin size daha faydalı olduğunu bilemezsiniz. Bunlar, Allah tarafından farz kılınmıştır. Şüphesiz Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  6. Nisâ 12

    Eğer çocukları yoksa, karılarınızın geriye bıraktıklarının yarısı sizindir. Eğer çocukları varsa, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. (Bu paylaştırma, ölen karılarınızın) yaptıkları vasiyetlerin yerine getirilmesi, yahut borçlarının ödenmesinden sonradır. Eğer sizin çocuğunuz yoksa, bıraktığınızın dörtte biri onlarındır. Eğer çocuğunuz varsa, bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. (Yine bu paylaştırma) yaptığınız vasiyetin yerine getirilmesinden, yahut borçlarınızın ödenmesinden sonradır. Eğer kendisine varis olunan bir erkek veya bir kadının evladı ve babası olmaz ve bir erkek veya bir kız kardeşi bulunursa, ona altıda bir düşer. Eğer (kardeşler) birden fazla olurlarsa, üçte birde ortaktırlar. (Bu paylaştırma varislere) zarar vermeksizin yapılan vasiyetin yerine getirilmesinden, yahut borcun ödenmesinden sonra yapılır. (Bütün bunlar) Allah'ın emridir. Allah, hakkıyla bilendir, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)

  7. Nisâ 13

    İşte bu (hükümler) Allah'ın koyduğu sınırlarıdır. Kim Allah'a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokar. İşte bu büyük başarıdır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

10. Şanı Yüce Allah velilere bu şekilde emir verdikten sonra yetimlerin mallarını yemelerini yasaklayarak tehditte bulunmakta ve bunun için en ağır azabın verileceğini haber vermektedir: “Şüphe yok ki yetimlerin mallarını zulümle yiyenler” yani haksız yolla onların mallarını yiyenler, demektir. Bu kayıt ile bundan önce geçen fakir kimsenin maruf bir şekilde yetimin malından yemesinin ve velilerin yiyeceklerini yetimlerinin yiyecekleri ile bir arada bulundurmalarının caiz olduğu hükmü dışarda kalmaktadır.

Ancak haksız yere yetimlerin mallarını yiyen kimselere gelince onların “yiyip de karınlarına (doldurdukları şey) ancak ateştir” yâni onların yedikleri aslında bir ateştir ve bu ateş karınlarında alev alev yanmaktadır. Bu ateşi karınlarına sokanlar da onlardır. “Onlar alevli bir ateşe de gireceklerdir.” Yakıcı ve alev alev yanan bir ateşe gireceklerdir. Bu da günahlar hakkında varid olmuş en büyük tehdit olup yetimlerin mallarını yemenin ne kadar ağır bir vebal ve çirkin bir şey olduğuna ve bunun cehenneme girmeyi gerektirdiğine delildir. Bu da yetimlerin mallarını yemenin en büyük günahlardan olduğunun delilidir. Yüce Allah’tan âfiyet ve esenlik dileriz.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şüphesiz yetimlerin mallarını alıp, bu mallarda haddi aşarak ve zulmederek tasarrufta bulunanlar, ancak karınlarını alevli ateşle doldururlar. Kıyamet gününde de onları cehennem ateşi yakacaktır.

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّ inne şüphesiz
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. يَأْكُلُونَ ye'kulune yiyen(ler) kök: اكل
  4. أَمْوَٰلَ emvale mallarını kök: مول
  5. ٱلْيَتَـٰمَىٰ l-yetama öksüzlerin kök: يتم
  6. ظُلْمًا zulmen zulüm ile kök: ظلم
  7. إِنَّمَا innema doğrusu
  8. يَأْكُلُونَ ye'kulune yemektedirler kök: اكل
  9. فِى fi
  10. بُطُونِهِمْ butunihim karınlarına kök: بطن
  11. نَارًۭا ۖ naran ateş kök: نور
  12. وَسَيَصْلَوْنَ ve seyeslevne ve gireceklerdir kök: صلي
  13. سَعِيرًۭا seiyran çılgın bir ateşe kök: سعر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: يتم (23 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş)

    Yetimlere mallarını verin. Temizi pis olanla (helali haramla) değişmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Çünkü bu, büyük bir…

  • Aynı kök: يتم (23 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş)

    Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını…

  • Aynı kök: بطن (25 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Allah'ın indirdiği kitaptan bir kısmını gizleyip onu az bir bedel ile değişenler (var ya); işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey…

  • Aynı kök: سعر (19 geçiş) · Aynı kök: صلي (25 geçiş)

    (11-12) "Helak!" diye bağıracak ve alevli ateşe girecektir.

  • Aynı kök: يتم (23 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

  • Aynı kök: بطن (25 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş)

    "Sonra meyvelerin hepsinden ye de Rabbinin sana kolaylaştırdığı (yaylım) yollarına gir." Onların karınlarından çeşitli renklerde bal çıkar. Onda…

  • Aynı kök: بطن (25 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş)

    Hayvanlarda sizin için elbette bir ibret vardır. Onların içlerindeki sütten size içiririz. Onlarda sizin için daha birçok faydalar da vardır ve…

  • Aynı kök: صلي (25 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Kim haddi aşarak ve zulmederek bunu yaparsa, onu cehennem ateşine atacağız. Bu, Allah'a pek kolaydır.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

70 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Haksızlıkla yetimlerin mallarını yiyenler, şüphesiz karınlarında ancak ateş yemiş olur. Onlar, alevlenmiş ateşe girecektir.

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu, yetimlerin mallarını haksız yere boğazlarına geçirenler, karınlarını yalnızca ateşle doldurmuş olurlar. Zira, gelecekte çılgın bir ateşe mahkum olacaklar.

Muhammed Esed

Yetimlerin mallarını günahkarca yiyip bitirenler, sadece karınlarını ateşle doldurmuş olurlar. Çünkü (öteki dünyada) yakıcı bir ateşe mahkum olacaklar.

Ahmed Hulusi

Yetimlerin mallarını haksız olarak yiyenler var ya, onlar karınlarını ateşle doldurmuş olurlar! Alevli ateşe sokulacaklardır.

Ali Bulaç

Gerçekten, yetimlerin mallarını zulmederek yiyenler, karınlarına ancak ateş doldurmuş olurlar. Onlar, çılgın bir ateşe gireceklerdir.

Ali Özek ve heyeti

Haksızlıkla yetimlerin mallarını yiyenler şüphesiz karınlarına ancak ateş tıkınmış olurlar; zaten onlar alevlenmiş ateşe gireceklerdir.

Ali Rıza Safa

Aslında, yetimlerin mallarını haksızlıkla yiyenler, karınlarını yalnızca ateşle doldurmuş olurlar. Zaten yakında alevli ateşe girecekler.

Bayraktar Bayraklı

Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, ancak karınlarında ateş yemiş olurlar. Yakında onlar alevli bir ateşe gireceklerdir.

Edip Yüksel

Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler karınlarını ateşle doldurmuş olurlar ve cehennemi boylayacaklar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler karınlarını ateşle doldurmuş olurlar ve cehennemi boylayacaklar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, kesinlikle karınlarına sadece bir ateş yerler ve yarın çılgın bir ateşe yaslanırlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

yetimlerin zulmen mallarını yiyenler muhakkak karınlarında sırf bir ateş yerler ve yarın bir çılgın ateşe yaslanırlar

Erhan Aktaş

Haksız şekilde yetimlerin mallarını yiyen kimseler, ancak karınlarına ateş doldurmuş olurlar. İşte onlar, yakında kızgın alevli ateşe atılacaklardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Haksız şekilde yetimlerin mallarını yiyen kimseler, ancak karınlarına ateş doldurmuş olurlar. İşte onlar, yakında kızgın alevli ateşe atılacaklardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Haksız şekilde yetimlerin mallarını yiyen kimseler, ancak karınlarına ateş doldurmuş olurlar. İşte onlar, yakında kızgın alevli ateşe atılacaklardır.

Gültekin Onan

Gerçekten, yetimlerin mallarını zulmederek yiyenler, karınlarına ancak ateş doldurmuş olurlar. Onlar, çirkin bir ateşe gireceklerdir.

Hasan Basri Çantay

Gerçek, yetimlerin mallarını haksız (ve haraam) olarak yiyenler karınlarına ancak bir ateş yemiş olurlar. Onlar çılgın bir ateşe (cehenneme) gireceklerdir.

İbni Kesir

Yetimlerin mallarını zulmen yiyenler; karınlarına sadece ateş doldurmuş olurlar. Zaten onlar çılgın bir ateşe gireceklerdir.

Mehmet Alagaş

(7-10) Erkeklere, anne babası ve akrabalarından kalan mirasta pay / nasip vardır, kadınlara da anne babası ve akrabalarından kalan mirasta pay / nasip vardır ister az yahut ister çok olsun bu pay belirlenmiştir / farzdır. (Cahiliyede kadına mirastan pay verilmezdi). Yakınlığı olanlar, yetimler ve miskinler, paylaşımda / taksimatta hazır bulunduklarında onları mirastan rızıklandırın, onlara normal sözler / örfe uygun sözler söyleyin. Arkalarından zayıf bir soy / zayıf bir zürriyet bırakanların endişelenmesi gibi onlar hakkında da / yetim miskin ve akrabalığı olanlar hakkında da korku duyun . (Sizden sonra çocuklarınıza nasıl davranılmasını istiyorsanız, yetimlere, miskinlere ve size yakınlığı olanlara siz de öyle davranın) Allah’tan sakınsınlar ve uygun / yerinde söz söylesinler. Yetimin malını zulmederek yiyenler, karınlarına ateş yemişlerdir, onlar alevli ateşe salınacaklardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, karınlarına sadece ateş doldururlar ve alevli bir ateşe atılacaklardır.

Süleyman Ateş

Zulüm ile öksüzlerin mallarını yiyenler, karınlarına sadece ateş koymaktadırlar ve çılgın bir ateşe gireceklerdir.

Süleymaniye Vakfı

Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, karınlarına sadece ateş doldurmuş olurlar! Onlar yakında alevli bir ateşe girip kalacaklardır. dipnot 1

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, karınlarına ancak ateş tıkınmış olurlar, zaten onlar yakında çılgın aleve atılacaklardır.

Şaban Britch

Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, karınlarına sadece ateş doldururlar ve alevli bir ateşe atılırlar.

Şaban Piriş

Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, karınlarına sadece ateş doldururlar ve alevli bir ateşe atılırlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Şunda kuşkunuz olmasın ki, zulme başvurarak yetimlerin mallarını yiyenler karınlarına doldurmak üzere bir ateş yemekten başka bir şey yapmazlar. Ve onlar yakın bir zamanda, korkunç acılar veren bir azaba dalacaklardır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Indeed those who wrongfully eat the orphans out of their property simply consume but fire into their bellies and shall suffer conflagration.

Abdul Haleem

Those who consume the property of orphans unjustly are actually swallowing fire into their own bellies: they will burn in the blazing Flame.

Abdullah Yusuf Ali

Those who unjustly eat up the property of orphans, eat up a Fire into their own bodies: They will soon be enduring a Blazing Fire!

Abul A'la Maududi

Behold, those who wrongfully devour the properties of orphans only fill their bellies with fire. Soon they will burn in the Blazing Flame. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    It is reported in a tradition that after the Battle of Uhud the wife of Sa'd b. Rabi' brought her two daughters to the Prophet (peace be on him) and said: 'O Messenger of God! These are daughters of Sa'd who was with you in the Battle of Uhud, where he was martyred. The girls' uncles have seized the whole property and left nothing for them. Who will now marry these girls?' It was after this incident that these verses were revealed. (See Muhammad 'Ali al-Sabuni's comments on this verse in his Safwat al-Tafasir and the sources quoted therein - Ed.)

Aisha Bewley

People who consume the property of orphans wrongfully consume nothing in their bellies except fire. They will roast in a Searing Blaze.

Al-Hilali & Khan

Verily, those who unjustly eat up the property of orphans, they eat up only fire into their bellies, and they will be burnt in the blazing Fire!

Ali Quli Qarai

Indeed those who consume the property of orphans wrongfully, only ingest fire into their bellies, and soon they will enter the Blaze.

Amatul Rahman Omar

Verily, those who consume the property of the orphans unjustly, as a matter of fact, feed their bellies with fire; and they shall certainly burn in a blazing fire.

Arthur John Arberry

Those who devour the property of orphans unjustly, devour Fire in their bellies, and shall assuredly roast in a Blaze.

Bijan Moeinian

The guardians who "eat up" an orphan’s property, will eat nothing but fire in Hell.

E. Henry Palmer

Verily, those who devour the property of orphans unjustly, only devour into their bellies fire, and they shall broil in flames.

Edip-Layth

Those who consume the money of the orphans illicitly, in fact are consuming fire in their bellies, and they will end up in a blaze.

George Sale

Surely they who devour the possessions of orphans unjustly, shall swallow down nothing but fire into their bellies, and shall broil in raging flames.

Hamid S. Aziz

Verily, those who devour the property of orphans unjustly, only devour fire into their bellies, and they shall broil in flames.

Mahmoud Ghali

Surely the ones who eat the riches of the orphans unjustly, they surely only eat (up) Fire in their bellies and will roast in a Blaze.

Marmaduke Pickthall

Lo! Those who devour the wealth of orphans wrongfully, they do but swallow fire into their bellies, and they will be exposed to burning flame.

Mohamed Ahmed - Samira

Those who devour the possessions of the orphans unjustly devour only fire, and will surely burn in Hell.

Muhammad Asad

Behold, those who sinfully devour the possessions of orphans but fill their bellies with fire: for [in the life to come] they will have to endure a blazing flame!

Mustafa Khattab

Indeed, those who unjustly consume orphans’ wealth ˹in fact˺ consume nothing but fire into their bellies. And they will be burned in a blazing Hell!

Progressive Muslims

Those who consume the money of the orphans illicitly, in fact they are consuming fire in their bellies, and they will endure the Blaze.

Rashad Khalifa

Those who consume the orphans' properties unjustly, eat fire into their bellies, and will suffer in Hell.

Sahih International

Indeed, those who devour the property of orphans unjustly are only consuming into their bellies fire. And they will be burned in a Blaze.

Sam Gerrans

Those who consume the property of the fatherless unjustly: they but consume into their bellies Fire; and they will burn in an inferno.

Shabbir Ahmed

Those, who unjustly consume the wealth of orphans, are filling their bellies with fire and will be exposed to burning Flame.

Syed Vickar Ahamed

Verily, those who unjustly eat up the property of orphans, they eat up only fire into their own bodies: And they will soon be enduring a blazing Fire!

Taqi Usmani

Surely, those who unjustly devour the property of the orphans do nothing but devour fire into their bellies, and soon they shall enter a blazing Hell.

The Monotheist Group

Those who consume the money of the orphans illicitly, in fact they are consuming fire in their bellies, and they will endure the Blaze.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 10. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 10. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 10. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩