İnşikâk suresi

İnşikâk suresi, 5. ayet

İnşikâk suresi, 5. ayet. وَأَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْ

veeẕinet lirabbihâ veḥuḳḳat.

Diyanet İşleri

Rabbini dinlediği zaman -ki ona yaraşan da budur- (insan yaptıklarını karşısında bulur!)

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

İnşikâk 2–8 · surenin 5. ayeti / 25

Konu Göğün yarılması ve insanın Rabbine gidişi İnşikâk 1–6 3

  1. İnşikâk 2

    (1-2) Gök yarıldığı ve Rabbine boyun eğdiği zaman -ki ona yaraşan budur-,

  2. İnşikâk 3–4

    (3-4) Yer uzatılıp dümdüz edildiği ve içindekileri atıp boşaldığı zaman,

  3. 5

    Rabbini dinlediği zaman -ki ona yaraşan da budur- (insan yaptıklarını karşısında bulur!)

  4. İnşikâk 6

    Ey insan! Şüphesiz, sen Rabbine (kavuşuncaya kadar) didinip duracak ve sonunda didinmenin karşılığına kavuşacaksın.

  5. İnşikâk 7

    Kime kitabı sağından verilirse,

  6. İnşikâk 8

    Hesabı çok kolay bir şekilde görülecek,

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 3–5. ayetler için yazılmıştır.

3. “Yeryüzü de serilip dümdüz edildiği” yani sarsıldığı, çalkalandığı, üzerindeki dağları savrulup üzerinde bulunan bina ve yükseklikler dümdüz edildiği, Allah’ın onu alabildiğine geniş bir hale gelinceye kadar ve insanların çokluğuna rağmen hesap için durduklarında hepsini içine alacak kadar genişlettiği, üzerinde herhangi bir çukur ve tümsek görülmeyecek şekilde dümdüz bir hale getirildiği zaman;

4-5. “İçinde” ölüler ve hazineler türünden “ne varsa dışarıya atıp” onlardan sıyrılarak “boşaldığı” zaman; çünkü Sûra üfürülecek, ölüler kabirlerinden yerin üzerine çıkacaklar. Yeryüzü, hazinelerini dışarı atacak ve bu hazineler, herkes tarafından görülecek şekilde pek büyük bir dağ gibi ortaya çıkacak, onlar da dünyada iken uğrunda yarışıp durdukları bu şeyler için pişmanlık duyacaklardır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ve Rabbini boyun eğip, dinlediği zaman. Zira kendisine yaraşan budur.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَأَذِنَتْ ve ezinet ve dinlediği (zaman) kök: اذن
  2. لِرَبِّهَا lirabbiha Rabbini kök: ربب
  3. وَحُقَّتْ ve hukkat kendisine yaraştığı üzere kök: حقق

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: اذن (102 geçiş)

    Yahut onların durumu, gökten yoğun karanlıklar içinde gök gürültüsü ve şimşekle sağanak halinde boşanan yağmura tutulmuş kimselerin durumu gibidir.…

  • Aynı kök: اذن (102 geçiş)

    De ki: "Her kim Cebrail'e düşman ise, bilsin ki o, Allah'ın izni ile Kur'an'ı; önceki kitapları doğrulayıcı, mü'minler için de bir hidayet rehberi ve…

  • Aynı kök: اذن (102 geçiş)

    "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

51 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Rabbin(in emrin)e kulak verip (hüküm) gerçekleştirildiği(nde mahşerde toplanacaksınız).

Mustafa İslamoğlu

yani Rabbine kulak verdiğinde ve sonuç alındığında...

Muhammed Esed

tabiatı gereği Rabbine boyun eğerek:

Ahmed Hulusi

Kendisine hak üzere Rabbini dinleyip boyun eğdiğinde!

Ali Bulaç

Ve 'kendi yaratılışına uygun' Rabbine boyun eğdiği zaman.

Ali Özek ve heyeti

ve Rabbini dinleyip O'na hakkıyla itaata mecbur kılındığı vakit (insanoğlu yaptıkları ile karşılaşır).

Ali Rıza Safa

Ve yaratılışı gereği, Efendisine boyun eğdiğinde.

Bayraktar Bayraklı

- Yeryüzü dümdüz hale getirildiğinde, içindeki her şeyi dışarı atarak tamamen boşaldığında ve tabiatı gereği Rabbine kulak verdiğinde,

Edip Yüksel

Ve doğal yapısı gereğince Efendisine kulak verdiği zaman.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ve doğal yapısı gereğince Rabbine kulak verdiği zaman.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

ve Rabbini dinleyip haklandığında,

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve rabbını dinleyip haklandığı vakıt

Erhan Aktaş

Rabb'inin buyruğunu yerine getirdiği zaman,

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Rabb'inin buyruğunu yerine getirdiği zaman,

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Rabb'inin buyruğunu yerine getirdiği zaman,

Gültekin Onan

Ve 'kendi yaratılışına uygun' rabbine boyun eğdiği zaman.

Hasan Basri Çantay

(3-4-5) yer uzatıldığı, içinde ne varsa atıb bomboş kaldığı, bu hususda da) Rabbini dinleyib boyun eğdiği zaman, ki yer zaten buna layık olarak yaratılmışdır, (herkes yapdığına kavuşacakdır).

İbni Kesir

Ve Rabbına boyun eğdiğinde. Ki o, zaten boyun eğecektir.

Mehmet Alagaş

(1-7) Gök, Rabbini işitip yarılması gerçekleştiğinde, Arz, Rabbini işitip içindekilerini atıp boşaltarak uzaması gerçekleştiğinde ey insan! sen kesinlikle Rabbine doğru bir durmadan meşakkat içindesin ve Ona kavuşacaksın.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ve Rabbini dinleyip kendisine yaraşır şekilde boyun eğdiği zaman.

Süleyman Ateş

Ve kendisine yaraştığı üzere Rabbini(n buyruğunu) dinlediği zaman!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunlar; Rabbini dinlediği ve görevini yaptığı onaylandığı sırada olacaktır.

Şaban Britch

Ve kendisine yaraştığı gibi Rabbine boyun eğdiği zaman.

Şaban Piriş

Ve kendisine yaraştığı gibi Rabbine boyun eğdiği zaman..

Yaşar Nuri Öztürk

Ve Rabbini dinleyip de hakkın belirişine araç kılındığı zaman!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

In obedience to the command of its Creator and in payment of its duty to Him; there and then shall people be adjudged.

Abdul Haleem

obeying its Lord as it rightly must,

Abdullah Yusuf Ali

And hearkens to (the Command of) its Lord,- and it must needs (do so);- (then will come Home the full reality).

Abul A'la Maududi

and hearkens to the command of its Lord, doing what it should. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Here, it has not been expressly told what will happen when such and such an event takes place, for the subsequent theme by itself explains this, as if to say: O man, you are moving towards your Lord and are about to meet Him; you will be given your conduct book; and rewarded or punished according to your deeds."

Aisha Bewley

hearkening to its Lord as it is bound to do!

Al-Hilali & Khan

And listens to and obeys its Lord - and it must do so.

Ali Quli Qarai

and gives ear to its Lord as it should.

Amatul Rahman Omar

And gives ear to (the command of) its Lord to obey, and it is fittingly disposed (to do so).

Arthur John Arberry

and gives ear to its Lord, and is fitly disposed!

Bijan Moeinian

… will submit to the will of its Creator and explode into pieces into skies.

E. Henry Palmer

and gives ear unto its Lord, and is dutiful!

Edip-Layth

It attends to its Lord, and is ready.

George Sale

and shall obey its Lord, and shall be capable thereof:

Hamid S. Aziz

And gives ear unto its Lord, and is dutiful!

Mahmoud Ghali

And will listen (submissively) to its Lord- and it will be truly bound to (do so)-

Marmaduke Pickthall

And attentive to her Lord in fear!

Mohamed Ahmed - Samira

And hearkens to its Lord and is dutiful,

Muhammad Asad

obeying its Sustainer, as in truth it must -:

Mustafa Khattab

obeying its Lord as it must, ˹surely you will all be judged˺.

Progressive Muslims

And it permits its Lord, and is ready.

Rashad Khalifa

It will submit to its Lord and expire.

Sahih International

And has responded to its Lord and was obligated [to do so] -

Sam Gerrans

And hearkens to its Lord, as it must––

Shabbir Ahmed

It will listen to its Lord for that is what it has been decreed to do.

Syed Vickar Ahamed

And obeys the command of its Lord, and it must do so;

Taqi Usmani

and will listen to (the command of) its Lord,- and it ought to,- (then man will see the consequences of his deeds.)

The Monotheist Group

And it permits its Lord, and is ready.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — İnşikâk suresi, 5. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — İnşikâk suresi, 5. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — İnşikâk suresi, 5. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩