İnşirâh suresi

İnşirâh suresi, 3. ayet

İnşirâh suresi, 3. ayet. ٱلَّذِىٓ أَنقَضَ ظَهْرَكَ

elleẕî enḳaḍa żahrak.

Diyanet İşleri

(2-3) Belini büken yükünü üzerinden kaldırmadık mı?

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

İnşirâh 1–6 · surenin 3. ayeti / 8

Konu Verilen üç nimet İnşirâh 1–4 3

  1. İnşirâh 1

    (Ey Muhammed!) Senin göğsünü açıp genişletmedik mi?

  2. 2–3

    (2-3) Belini büken yükünü üzerinden kaldırmadık mı?

  3. İnşirâh 4

    Senin şanını yükseltmedik mi?

  4. İnşirâh 5

    Şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır.

  5. İnşirâh 6

    Gerçekten, güçlükle beraber bir kolaylık vardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 1–4. ayetler için yazılmıştır.

1. Yüce Allah Rasûlüne olan lütuflarını hatırlatarak şöyle buyurmaktadır: “Biz” dinin şer’î hükümleri, Yüce Allah’a davet, en üstün ahlâki değerlere sahip olma, âhirete yönelme, hayırları işlemeyi kolaylaştırma konusunda “senin için göğsünü genişletmedik mi?” Böylelikle senin kalbini hayra boyun eğmeyecek, hayır dolayısı ile rahat ve huzur bulmayacak kadar dar ve sıkıntılı bir kalp olmaktan kurtarmadık mı?

2-3. “Böylece belini büken yükünü” günahını “üzerinden kaldırdık.” Nitekim Yüce Allah, bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Allah geçmiş ve gelecek günahını bağışlasın... diye” (el-Feth, 48/2)

4. “Ve şanını da yücelttik.” Senin değerini yükselttik ve insanlardan hiçbir kimsenin ulaşamadığı pek üstün, pek güzel övgüleri sana mahsus kıldık.

Nitekim Allah anıldıkça mutlaka onunla birlikte Allah’ın Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem de anılmaktadır. Mesela İslâm’a girişte, ezan, kamet, hutbeler ve buna benzer Yüce Allah’ın kendileri vasıtası ile Rasûlü Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in şanını yükselttiği diğer hallerde olduğu gibi. Yine ümmetin kalbinde ona karşı öyle bir sevgi ve öyle bir saygı vardır ki Yüce Allah dışında hiçbir kimse için böyle bir durum söz konusu değildir. Ümmeti üzerindeki iyilik ve hakları dolayısı ile Allah, herhangi bir peygambere ümmeti dolayısıyla verdiği mükâfatların en iyisi ile mükâfatlandırsın onu.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Neredeyse belini kıracak kadar seni yormuş olan bir yük.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ٱلَّذِىٓ ellezi (o yük) ki
  2. أَنقَضَ enkade çatırdatmıştı kök: نقض
  3. ظَهْرَكَ zehrake sırtını kök: ظهر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نقض (9 geçiş)

    Onlar, Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah'ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlaki bütün…

  • Aynı kök: نقض (9 geçiş)

    Verdikleri sağlam sözü bozmalarından, Allah'ın ayetlerini inkar etmelerinden, peygamberleri haksız yere öldürmelerinden ve "kalplerimiz…

  • Aynı kök: نقض (9 geçiş)

    İşte, verdikleri sözlerini bozmaları sebebiyledir ki onları lanetledik, kalplerini de kaskatı kıldık. Kelimeleri yerlerinden kaydırarak (tahrif edip)…

  • Aynı kök: ظهر (59 geçiş)

    Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…

  • Aynı kök: ظهر (59 geçiş)

    Onlara, Allah katından ellerinde bulunan Kitab'ı (Tevrat'ı) doğrulayıcı bir peygamber gelince, kendilerine kitap verilenlerden bir kısmı, sanki…

  • Aynı kök: ظهر (59 geçiş)

    Sana, hilalleri soruyorlar. De ki: "Onlar, insanlar ve hac için vakit ölçüleridir. İyilik, evlere arkalarından girmeniz değildir. Ama iyi davranış,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

49 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(2, 3) Belini büken yükünü senden atmıştık.

Mustafa İslamoğlu

Ki o yük belini iki büklüm etmişti!

Muhammed Esed

o belini büken (yükü)?

Ahmed Hulusi

Ki o (-nun ağırlığı), senin belini çatırdatmıştı!

Ali Bulaç

Ki o, senin belini bükmüştü;

Ali Özek ve heyeti

Belini büken

Ali Rıza Safa

Belini bükmüştü senin.

Bayraktar Bayraklı

- Biz senin için göğsünü açmadık mı? Senin sırtını çatırdatan yükünü atmadık mı?

Edip Yüksel

Ki belini bükmüştü.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ki belini bükmüştü.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O sırtında gıcırdamakta olan (ve bu şekilde sana eziyet veren) yükünü?

Elmalılı Hamdi Yazır

Ki zar etmişti bütün zahrını?

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Belini büken yükünü? dipnot 1

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İnsanlığın içinde bulunduğu durumun sana verdiği üzüntüyü.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Belini büken yükünü? dipnot 1

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İnsanlığın içinde bulunduğu durumun sana verdiği üzüntüyü.

Gültekin Onan

Ki o, senin belini bükmüştü;

Hasan Basri Çantay

(Öyle yükdü ki o) senin sırtına ağır gelmiş, (kemiklerini gıcırdatmış) dı.

İbni Kesir

Ki o senin belini bükmüştü.

Mehmet Alagaş

(1-8) Göğsünü açıp rahatlatmadık mı? Senden yükünü kaldırıp atmadık mı? Öyle ki sırtını / belini bükmüştü / enkaz etmişti. Senin hatırlanmanı / zikr edilmeni üste yükselttik. (Adını dillere destan ettik) Kesinlikle zorluk kolaylıkla beraberdir. Kesinlikle zorluk kolaylıkla beraberdir. Boşa çıktığında / iş bittiğ inde kalk diğerinde yorul / diğerine atıl. (Fiziksel yorgunluk uykuyla geçer, beyin yorgunluğu bir başka işle geçer gönül yorgunluğu vuslat ile geçer) ve Rabbine meylet / rağbetin ona olsun

Rowwad Tercüme Merkezi

O (yük) senin belini bükmüştü.

Süleyman Ateş

Ki (o, ağırlığından) sırtını çatırdatmıştı!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O yük, senin belini bükmüştü.

Şaban Britch

Ki o belini bükmüştü.

Şaban Piriş

Ki o belini bükmüştü.

Yaşar Nuri Öztürk

Ki o, belini çatırdatmıştı senin.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

A burden of an immense magnitude, We realize was more than your back could bear;

Abdul Haleem

that weighed so heavily on your back,

Abdullah Yusuf Ali

The which did gall thy back?-

Abul A'la Maududi

that had well-nigh broken your back? dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Some of the commentators have interpreted this to mean that before Prophethood, in the days of ignorance, the Prophet (peace be upon him) had happened to commit certain errors because of which he was feeling disturbed, and Allah by sending down this verse consoled and satisfied him, saying that He had forgiven him those errors. But in our opinion it is a grave mistake to interpret this verse thus. In the first place, the word vizr does not necessarily mean a sin, but it is also used for a heavy burden. Therefore, there is no reason why it should in every case be taken in the bad sense. Secondly, the Prophet’s (peace be upon him) life before Prophethood was also so clean and pure that it had been presented in the Quran as a challenge before the opponents. So much so that the Prophet (peace be upon him) was made to point out to the disbelievers: I have already lived a lifetime among you before the revelation of this Quran. (Surah Younus, Ayat 16). And he was also not the type of a person who would commit a sin secretly. God forbid, had he been such a man, Allah would not have been unaware of it, and would not have made him proclaim the thing before the people openly, which He made him proclaim in the above-mentioned verse of Surah Younus, if his person carried the blot of a sin committed secretly. Thus, in fact, in this verse vizr means a heavy burden and it implies the burden of distress, anguish and anxiety that was difficult on his sensitive nature when he saw his nation deeply sunk in ignorance and barbarism. Idols were being worshipped, the community was engrossed in idolatry and polytheistic customs and practices, filth of immorality and indecency prevailed all around, wickedness and corrupt practices were rampant in society, the powerful were suppressing the powerless, girls were being buried alive, tribes were subjecting one another to surprise attacks, and sometimes the wars of vengeance continued for a hundred years at a stretch. No one’s life, property and honor was safe unless he had a strong band at his back. This grieved the Prophet (peace be upon him) but he could find no way to cure the malady. This same anxiety was weighing down his back. Allah by showing him the way to guidance removed its burden from him. Then as soon as he was appointed to the office of Prophethood, he came to know that belief in the doctrine of Tauhid, the Hereafter and Prophethood was the master-key by which each corruption in human life could be eradicated and the way to reform opened in every aspect of life. This guidance from Allah relieved him of his burden and he felt re-assured that by means of it he would not only be able to cure the maladies of Arabia but also of all mankind outside Arabia as well.

Aisha Bewley

which weighed down your back?

Al-Hilali & Khan

Which weighed down your back?

Ali Quli Qarai

which [almost] broke your back?

Amatul Rahman Omar

Which had weighed your back down?

Arthur John Arberry

the burden that weighed down thy back?

Bijan Moeinian

…. removing your burden that was pressing your back?

E. Henry Palmer

which galled thy back?

Edip-Layth

Which had put strain on your back?

George Sale

which galled thy back;

Hamid S. Aziz

Which galled your back?

Mahmoud Ghali

Which weighed down your back,

Marmaduke Pickthall

Which weighed down thy back;

Mohamed Ahmed - Samira

Which had left you devoid of hope,

Muhammad Asad

that had weighed so heavily on thy back?

Mustafa Khattab

which weighed so heavily on your back,

Progressive Muslims

Which had put strain on your back

Rashad Khalifa

One that burdened your back.

Sahih International

Which had weighed upon your back

Sam Gerrans

Which weighed down thy back?

Shabbir Ahmed

Which would weigh on your back so heavily.

Syed Vickar Ahamed

The (burden) that did strained your back?

Taqi Usmani

that had (almost) broken your back,

The Monotheist Group

Which had put strain on your back?

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — İnşirâh suresi, 3. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — İnşirâh suresi, 3. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — İnşirâh suresi, 3. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩