Diyanet İşleri
Senin şanını yükseltmedik mi?
İnşirâh suresi
İnşirâh suresi, 4. ayet. وَرَفَعْنَا لَكَ ذِكْرَكَ
verafa`nâ leke ẕikrak.
Senin şanını yükseltmedik mi?
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Verilen üç nimet İnşirâh 1–4 3
(Ey Muhammed!) Senin göğsünü açıp genişletmedik mi?
(2-3) Belini büken yükünü üzerinden kaldırmadık mı?
Senin şanını yükseltmedik mi?
Şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır.
Gerçekten, güçlükle beraber bir kolaylık vardır.
Öyleyse, bir işi bitirince diğerine koyul.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 1–4. ayetler için yazılmıştır.
1. Yüce Allah Rasûlüne olan lütuflarını hatırlatarak şöyle buyurmaktadır: “Biz” dinin şer’î hükümleri, Yüce Allah’a davet, en üstün ahlâki değerlere sahip olma, âhirete yönelme, hayırları işlemeyi kolaylaştırma konusunda “senin için göğsünü genişletmedik mi?” Böylelikle senin kalbini hayra boyun eğmeyecek, hayır dolayısı ile rahat ve huzur bulmayacak kadar dar ve sıkıntılı bir kalp olmaktan kurtarmadık mı?
2-3. “Böylece belini büken yükünü” günahını “üzerinden kaldırdık.” Nitekim Yüce Allah, bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Allah geçmiş ve gelecek günahını bağışlasın... diye” (el-Feth, 48/2)
4. “Ve şanını da yücelttik.” Senin değerini yükselttik ve insanlardan hiçbir kimsenin ulaşamadığı pek üstün, pek güzel övgüleri sana mahsus kıldık.
Nitekim Allah anıldıkça mutlaka onunla birlikte Allah’ın Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem de anılmaktadır. Mesela İslâm’a girişte, ezan, kamet, hutbeler ve buna benzer Yüce Allah’ın kendileri vasıtası ile Rasûlü Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in şanını yükselttiği diğer hallerde olduğu gibi. Yine ümmetin kalbinde ona karşı öyle bir sevgi ve öyle bir saygı vardır ki Yüce Allah dışında hiçbir kimse için böyle bir durum söz konusu değildir. Ümmeti üzerindeki iyilik ve hakları dolayısı ile Allah, herhangi bir peygambere ümmeti dolayısıyla verdiği mükâfatların en iyisi ile mükâfatlandırsın onu.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Senin şanını yükselttik ve böylece ezan, kamet ve bunun dışında başka yerlerde ismin zikredilir oldu.
Aynı kök: رفع (29 geçiş)
Hani, (Tevrat ile amel edeceğinize dair) sizden sağlam bir söz almış, Tur dağını da tepenize dikmiş ve "Sakınasınız diye, size verdiğimiz Kitab'ı…
Aynı kök: رفع (29 geçiş)
Hani, Tur'u tepenize dikerek sizden söz almıştık, "Size verdiğimiz Kitab'a sımsıkı sarılın; ona kulak verin" demiştik. Onlar, "Dinledik, karşı…
Aynı kök: رفع (29 geçiş)
Hani İbrahim, İsmail ile birlikte evin (Kabe'nin) temellerini yükseltiyor, "Ey Rabbimiz! Bizden kabul buyur! Şüphesiz sen hakkıyla işitensin,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Senin için şanını da yüceltmiştik.
Ve senin şanını yüceltmedik mi?
Şerefini ve itibarını yükseltmedik mi?
Senin zikrini (hatırladığın hakikatini yaşatarak) yüceltmedik mi?
Senin zikrini (şanını) yüceltmedik mi?
Senin şânını ve ününü yüceltmedik mi?
Ve saygınlığını artırmadık mı?
Senin şanını yükseltmedik mi?
Senin şanını yükseltmedik mi?
Senin şanını yükseltmedik mi?
Senin şanını yüceltmedik mi?
Ve yükseltmedik mi senin zikrini
Senin zikrini yükseltmedik mi? dipnot 1
Senin zikrini yükseltmedik mi? dipnot 1
Senin zikrini yükseltmedik mi? dipnot 1
Senin zikrini (şanını) yüceltmedik mi?
Senin namına da yükseltdik.
Ve senin şanını yükseltmedik mi?
(1-8) Göğsünü açıp rahatlatmadık mı? Senden yükünü kaldırıp atmadık mı? Öyle ki sırtını / belini bükmüştü / enkaz etmişti. Senin hatırlanmanı / zikr edilmeni üste yükselttik. (Adını dillere destan ettik) Kesinlikle zorluk kolaylıkla beraberdir. Kesinlikle zorluk kolaylıkla beraberdir. Boşa çıktığında / iş bittiğ inde kalk diğerinde yorul / diğerine atıl. (Fiziksel yorgunluk uykuyla geçer, beyin yorgunluğu bir başka işle geçer gönül yorgunluğu vuslat ile geçer) ve Rabbine meylet / rağbetin ona olsun
Ve senin şanını yükseltmedik mi?
Senin şanını yükseltmedik mi?
İtibarını da yükseltmedik mi? dipnot 1
Bir de şanını yücelttik.
Şanını yükseltmedik mi?
Şanını / anlayışını yükseltmedik mi?
Ve yüceltmedik mi senin şanını!
And did We not praise your name to fame (that you are being mentioned by others with admiration, adoration and commendation?)
and raise your reputation high?
And raised high the esteem (in which) thou (art held)?
And did We not exalt your fame? dipnot 1
Did We not raise your renown high?
And have We not raised high your fame?
Did We not exalt your name?
And have (We not) exalted for you your name and given you fame?
Did We not exalt thy fame?
Have I (God) not raised you to a honorable position?
and exalted for thee thy renown?
We have raised your remembrance,
and raised thy reputation for thee?
And exalted for you your renown?
And did We not raise for you your remembrance?
And exalted thy fame?
And exalted your fame?
And [have We not] raised thee high in dignity?
and elevated your renown for you?[1]
And We have raised your remembrance
We exalted you to an honorable position.
And raised high for you your repute.
And We raised for thee thy remembrance.
And exalted your renown (O Prophet!). (And gave eminence to you, O Mankind!).
And elevated your fame (in the eyes of the people?)
and We raised high your name.
And We have raised your remembrance,