İnşirâh suresi

İnşirâh suresi, 4. ayet

İnşirâh suresi, 4. ayet. وَرَفَعْنَا لَكَ ذِكْرَكَ

verafa`nâ leke ẕikrak.

Diyanet İşleri

Senin şanını yükseltmedik mi?

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

İnşirâh 1–7 · surenin 4. ayeti / 8

Konu Verilen üç nimet İnşirâh 1–4 3

  1. İnşirâh 1

    (Ey Muhammed!) Senin göğsünü açıp genişletmedik mi?

  2. İnşirâh 2–3

    (2-3) Belini büken yükünü üzerinden kaldırmadık mı?

  3. 4

    Senin şanını yükseltmedik mi?

  4. İnşirâh 5

    Şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır.

  5. İnşirâh 6

    Gerçekten, güçlükle beraber bir kolaylık vardır.

  6. İnşirâh 7

    Öyleyse, bir işi bitirince diğerine koyul.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 1–4. ayetler için yazılmıştır.

1. Yüce Allah Rasûlüne olan lütuflarını hatırlatarak şöyle buyurmaktadır: “Biz” dinin şer’î hükümleri, Yüce Allah’a davet, en üstün ahlâki değerlere sahip olma, âhirete yönelme, hayırları işlemeyi kolaylaştırma konusunda “senin için göğsünü genişletmedik mi?” Böylelikle senin kalbini hayra boyun eğmeyecek, hayır dolayısı ile rahat ve huzur bulmayacak kadar dar ve sıkıntılı bir kalp olmaktan kurtarmadık mı?

2-3. “Böylece belini büken yükünü” günahını “üzerinden kaldırdık.” Nitekim Yüce Allah, bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Allah geçmiş ve gelecek günahını bağışlasın... diye” (el-Feth, 48/2)

4. “Ve şanını da yücelttik.” Senin değerini yükselttik ve insanlardan hiçbir kimsenin ulaşamadığı pek üstün, pek güzel övgüleri sana mahsus kıldık.

Nitekim Allah anıldıkça mutlaka onunla birlikte Allah’ın Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem de anılmaktadır. Mesela İslâm’a girişte, ezan, kamet, hutbeler ve buna benzer Yüce Allah’ın kendileri vasıtası ile Rasûlü Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in şanını yükselttiği diğer hallerde olduğu gibi. Yine ümmetin kalbinde ona karşı öyle bir sevgi ve öyle bir saygı vardır ki Yüce Allah dışında hiçbir kimse için böyle bir durum söz konusu değildir. Ümmeti üzerindeki iyilik ve hakları dolayısı ile Allah, herhangi bir peygambere ümmeti dolayısıyla verdiği mükâfatların en iyisi ile mükâfatlandırsın onu.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Senin şanını yükselttik ve böylece ezan, kamet ve bunun dışında başka yerlerde ismin zikredilir oldu.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَرَفَعْنَا ve rafea'na ve yükseltmedik mi? kök: رفع
  2. لَكَ leke senin
  3. ذِكْرَكَ zikrake şanını kök: ذكر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: رفع (29 geçiş)

    Hani, (Tevrat ile amel edeceğinize dair) sizden sağlam bir söz almış, Tur dağını da tepenize dikmiş ve "Sakınasınız diye, size verdiğimiz Kitab'ı…

  • Aynı kök: رفع (29 geçiş)

    Hani, Tur'u tepenize dikerek sizden söz almıştık, "Size verdiğimiz Kitab'a sımsıkı sarılın; ona kulak verin" demiştik. Onlar, "Dinledik, karşı…

  • Aynı kök: رفع (29 geçiş)

    Hani İbrahim, İsmail ile birlikte evin (Kabe'nin) temellerini yükseltiyor, "Ey Rabbimiz! Bizden kabul buyur! Şüphesiz sen hakkıyla işitensin,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

48 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Senin için şanını da yüceltmiştik.

Mustafa İslamoğlu

Ve senin şanını yüceltmedik mi?

Muhammed Esed

Şerefini ve itibarını yükseltmedik mi?

Ahmed Hulusi

Senin zikrini (hatırladığın hakikatini yaşatarak) yüceltmedik mi?

Ali Bulaç

Senin zikrini (şanını) yüceltmedik mi?

Ali Özek ve heyeti

Senin şânını ve ününü yüceltmedik mi?

Ali Rıza Safa

Ve saygınlığını artırmadık mı?

Bayraktar Bayraklı

Senin şanını yükseltmedik mi?

Edip Yüksel

Senin şanını yükseltmedik mi?

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Senin şanını yükseltmedik mi?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Senin şanını yüceltmedik mi?

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve yükseltmedik mi senin zikrini

Erhan Aktaş

Senin zikrini yükseltmedik mi? dipnot 1

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu denli önemli bir görevi (Nebi'lik/Resul'lük) sana vererek, herkes tarafından bilinmene ve anılmana neden olmadık mı?

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Senin zikrini yükseltmedik mi? dipnot 1

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu denli önemli bir görevi (nebilik/resullük) sana vererek, herkes tarafından bilinmene ve anılmana neden olmadık mı?

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Senin zikrini yükseltmedik mi? dipnot 1

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu denli önemli bir görevi(nebilik ve rasullük) sana vererek, herkes tarafından bilinmene ve anılmana neden olmadık mı?

Gültekin Onan

Senin zikrini (şanını) yüceltmedik mi?

Hasan Basri Çantay

Senin namına da yükseltdik.

İbni Kesir

Ve senin şanını yükseltmedik mi?

Mehmet Alagaş

(1-8) Göğsünü açıp rahatlatmadık mı? Senden yükünü kaldırıp atmadık mı? Öyle ki sırtını / belini bükmüştü / enkaz etmişti. Senin hatırlanmanı / zikr edilmeni üste yükselttik. (Adını dillere destan ettik) Kesinlikle zorluk kolaylıkla beraberdir. Kesinlikle zorluk kolaylıkla beraberdir. Boşa çıktığında / iş bittiğ inde kalk diğerinde yorul / diğerine atıl. (Fiziksel yorgunluk uykuyla geçer, beyin yorgunluğu bir başka işle geçer gönül yorgunluğu vuslat ile geçer) ve Rabbine meylet / rağbetin ona olsun

Rowwad Tercüme Merkezi

Ve senin şanını yükseltmedik mi?

Süleyman Ateş

Senin şanını yükseltmedik mi?

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bir de şanını yücelttik.

Şaban Britch

Şanını yükseltmedik mi?

Şaban Piriş

Şanını / anlayışını yükseltmedik mi?

Yaşar Nuri Öztürk

Ve yüceltmedik mi senin şanını!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And did We not praise your name to fame (that you are being mentioned by others with admiration, adoration and commendation?)

Abdul Haleem

and raise your reputation high?

Abdullah Yusuf Ali

And raised high the esteem (in which) thou (art held)?

Abul A'la Maududi

And did We not exalt your fame? dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This was said at a time when no one could even conceive how the renown of the one unique individual, who had only a few followers confined only to the city of Makkah, would be exalted throughout the world and what high fame he would achieve. But Allah Almighty gave His Messenger (peace be upon him) this good news under those very conditions and then fulfilled it in a strange way. In the first place, he took from his enemies themselves the task of exalting his renown. One of the methods that the disbelievers of Makkah adopted to defeat his mission was that in the Hajj season when the pilgrims from every corner of Arabia were attracted to their city, they would visit them at their halting places and would warn them to beware of a dangerous man called Muhammad (peace be upon him), who they alleged, worked such magic on the people that father was separated from son, brother from brother, and husband from wife; therefore, they should keep away from him. The same thing they said to all other people, who visited Makkah on other than Hajj days in connection with pilgrimage or on other business. In this way although they were trying to defame the Prophet (peace be upon him), yet the result was that his name reached every nook and corner of Arabia and the enemies themselves took him out of his seclusion in Makkah and introduced him among all the tribes of the country. After this, it was but natural that the people should become curious to know as to who this man was, what he preached, what was his character like and who were the people influenced by his magic and what sort of effect his magic had on them. As the propaganda of the Makkan disbelievers spread, the people’s curiosity also grew. Then, when as a result of this curiosity the people came to know of the Prophet’s (peace be upon him) morals, his character and conduct, when they heard the Quran and found what teachings it presented and when the people saw how different the lives of those who had been influenced by what was being described as magic had become from the lives of the common Arabs, the bad name started being changed into good name. So much so that by the time the Hijrah took place, there was perhaps no tribe left anywhere in Arabia from which one or another person, one or another clan had not accepted Islam and in which at least some people had not developed sympathy and interest in the Prophet (peace be upon him) and his message. This was the first stage of the exaltation of his renown. Then from the Hijrah started the second stage in which, on the one hand, the hypocrites, the Jews and the prominent polytheists of Arabia were actively engaged in defaming him, and, on the other, the Islamic State of Al-Madinah was presenting such a practical model of God-worship, God consciousness, piety and devotion, purity of morals and community life, justice and equity, equality of man and man, generosity of the rich, care of the poor, fulfillment of pledges and promises and righteousness in dealings, which was conquering the hearts. The enemies tried by resort to war to impede the growing influence of the Prophet (peace be upon him), but the party of the believers, trained and developed under his own leadership, proved its superiority by their discipline, their bravery, their fearlessness of death, and their adherence to restrictions of morality even in the state of war, so convincingly that entire Arabia had to recognize it as a power to be reckoned with. Within ten years the Prophet’s (peace be upon him) renown become so exalted that the same land in which the opponents had exerted their utmost to defame him, reverberated with the slogan of Ash hadu anna Muhammad ar-Rasul Allah from one end to the other. Then the third stage commenced with the establishment of the righteous Caliphate when his holy name started being mentioned and praised everywhere in the world. This process continues till today, and will continue till Resurrection if Allah so wills. Wherever in the world there exists a settlement of the Muslims, the apostleship of Muhammad (peace be upon him) is being proclaimed aloud in the call to the Prayer five times a day, blessings of Allah are being invoked on him in the Prayers, and his sacred remembrance is being made in the Friday Sermons. There is no moment in the 12 months of the year and in the 24 hours of the day when at one or another place in the world, the Prophet’s (peace be upon him) name is not being mentioned. This is a clear proof of the truth of the Quran that when in the initial stage of the Prophethood Allah proclaimed wa rafana laka dhikrak, no one could estimate and imagine with what esteem and to what great extent the Prophet’s (peace be upon him) renown would be exalted. In a Hadith, Abu Saeed Khudri has reported that the Prophet (peace be upon him) said: Gabriel came to me and said: My Lord and your Lord asks, in what ways have I exalted your renown. I submitted: Allah alone has the best knowledge. He said, Allah says: Whenever mention is made of Me, you too will be mentioned along with Me. (Ibn Jarir, lbn Abi Hatim, Musnad Abu Yala, Ibn al-Mundhir, Ibn Hibban, Ibn Marduyah, Abu Nuaim). The whole later history stands witness that this prediction has proved literally true.

Aisha Bewley

Did We not raise your renown high?

Al-Hilali & Khan

And have We not raised high your fame?

Ali Quli Qarai

Did We not exalt your name?

Amatul Rahman Omar

And have (We not) exalted for you your name and given you fame?

Arthur John Arberry

Did We not exalt thy fame?

Bijan Moeinian

Have I (God) not raised you to a honorable position?

E. Henry Palmer

and exalted for thee thy renown?

Edip-Layth

We have raised your remembrance,

George Sale

and raised thy reputation for thee?

Hamid S. Aziz

And exalted for you your renown?

Mahmoud Ghali

And did We not raise for you your remembrance?

Marmaduke Pickthall

And exalted thy fame?

Mohamed Ahmed - Samira

And exalted your fame?

Muhammad Asad

And [have We not] raised thee high in dignity?

Mustafa Khattab

and elevated your renown for you?[1]

Progressive Muslims

And We have raised your remembrance

Rashad Khalifa

We exalted you to an honorable position.

Sahih International

And raised high for you your repute.

Sam Gerrans

And We raised for thee thy remembrance.

Shabbir Ahmed

And exalted your renown (O Prophet!). (And gave eminence to you, O Mankind!).

Syed Vickar Ahamed

And elevated your fame (in the eyes of the people?)

Taqi Usmani

and We raised high your name.

The Monotheist Group

And We have raised your remembrance,

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — İnşirâh suresi, 4. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — İnşirâh suresi, 4. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — İnşirâh suresi, 4. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩