Kâf suresi

Kâf suresi, 7. ayet

Kâf suresi, 7. ayet. وَٱلْأَرْضَ مَدَدْنَٰهَا وَأَلْقَيْنَا فِيهَا رَوَٰسِىَ وَأَنۢبَتْنَا فِيهَا مِن كُلِّ زَوْجٍۭ بَهِيجٍ

vel'arḍa medednâhâ veelḳaynâ fîhâ ravâsiye veembetnâ fîhâ min külli zevcim behîc.

Diyanet İşleri

Yeryüzünü de yaydık ve orada sabit dağlar yerleştirdik. Orada her türden iç açıcı çift bitkiler bitirdik.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kâf 4–10 · surenin 7. ayeti / 45

Konu Dirilişe itiraz; gök, yer ve bitkilerdeki deliller Kâf 1–11 3

  1. Kâf 4

    Şüphesiz biz, toprağın; onlardan neleri eksilttiğini bilmekteyiz. Yanımızda (o bilgileri) koruyan bir kitap vardır.

  2. Kâf 5

    Hatta gerçek kendilerine gelince onu yalanladılar. Artık onlar kararsız bir haldedirler.

  3. Kâf 6

    Üstlerindeki göğe bakmazlar mı? Onu nasıl bina ettik, nasıl donattık! Onda hiçbir düzensizlik ve eksiklik yoktur.

  4. 7

    Yeryüzünü de yaydık ve orada sabit dağlar yerleştirdik. Orada her türden iç açıcı çift bitkiler bitirdik.

  5. Kâf 8

    Bütün bunlar, içtenlikle Allah'a yönelen her kulun gönül gözünü açmak ve ona öğüt ve ibret vermek içindir.

  6. Kâf 9–10

    (9-11) Gökten de bereketli bir su indirip onunla kullar için rızık olarak bahçeler ve biçilecek taneler (ekinler), birbirine girmiş kat kat tomurcukları olan yüksek hurma ağaçları bitirdik ve böylece onunla ölü bir beldeye hayat verdik. İşte (dirilip kabirlerden) çıkış da böyledir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

7. Yeryüzüne de bakmazlar mı? Biz “yeri de yayıp döşedik.” Onu alabildiğine genişlettik. Orada canlılar yerleşebilmekte, istikrar bulmaktadırlar. Orası, canlıların bütün maslahatlarına cevap verecek haldedir. “oraya sabit dağlar yerleştirdik” Yeri sarsıntılardan ve çalkalanmalardan koruması ve sabit kalması için köklü dağlarla sağlamlaştırdık.

“Orada göz alıcı her çeşitten bitkiler bitirdik.” Bakanlara neşe veren, basiret gözü ile görenleri hayrette bırakan ve beğenilerini kazanan, gözlere aydınlık veren, Âdemoğullarının ve hayvanlarının yemeleri ve menfaatleri için her türlü bitkiden bitirmiştir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yeryüzünü yaydık ve yerleşmeye uygun kıldık. Kargaşanın olmaması için oraya sabit dağlar yerleştirdik ve orada güzel görünümlü her sınıf bitkiden ve ağaçtan bitirdik.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱلْأَرْضَ vel'erde ve arzı kök: ارض
  2. مَدَدْنَـٰهَا medednaha yaydık onu kök: مدد
  3. وَأَلْقَيْنَا ve elkayna ve attık kök: لقي
  4. فِيهَا fiha ona
  5. رَوَٰسِىَ ravasiye sağlam dağlar kök: رسو
  6. وَأَنۢبَتْنَا ve enbetna ve bitirdik kök: نبت
  7. فِيهَا fiha onda
  8. مِن min -ten
  9. كُلِّ kulli her kök: كلل
  10. زَوْجٍۭ zevcin çift- kök: زوج
  11. بَهِيجٍۢ behicin güzel kök: بهج

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بهج (3 geçiş) · Aynı kök: نبت (26 geçiş) · Aynı kök: زوج (81 geçiş)

    Ey insanlar! Ölümden sonra diriliş konusunda herhangi bir şüphe içindeyseniz (düşünün ki) hiç şüphesiz biz sizi topraktan, sonra az bir sudan…

  • Aynı kök: بهج (3 geçiş) · Aynı kök: نبت (26 geçiş)

    Yahut gökleri ve yeri yaratan ve size gökten yağmur indirip, onunla, ağaçlarını sizin yetiştiremeyeceğiniz gönül alıcı güzel bahçeler meydana getiren…

  • Aynı kök: رسو (14 geçiş) · Aynı kök: نبت (26 geçiş) · Aynı kök: مدد (32 geçiş)

    Yeri de yaydık, ona sabit dağlar yerleştirdik ve orada ölçülü (bir biçimde) her şeyi bitirdik.

  • Aynı kök: رسو (14 geçiş) · Aynı kök: نبت (26 geçiş) · Aynı kök: زوج (81 geçiş)

    Allah, gökleri görebileceğiniz direkler olmaksızın yarattı. Yeryüzüne de, sizi sarsmasın diye sabit dağlar yerleştirdi ve orada her türlü canlıyı…

  • Aynı kök: رسو (14 geçiş) · Aynı kök: مدد (32 geçiş) · Aynı kök: زوج (81 geçiş)

    O, yeri yayıp döşeyen, orada dağlar, nehirler meydana getiren, orada her türlü meyveden (erkekli-dişili) iki eş yaratandır. O, geceyi gündüze…

  • Aynı kök: نبت (26 geçiş) · Aynı kök: زوج (81 geçiş)

    "Rabbim, yeryüzünü size beşik yapan, orada size yollar açan ve size gökten yağmur indirendir." Böylece onunla sizin için yerden türlü türlü bitkileri…

  • Aynı kök: نبت (26 geçiş) · Aynı kök: زوج (81 geçiş)

    Yeryüzüne bakmazlar mı, orada her türden nice güzel ve yararlı bitkiler bitirdik.

  • Aynı kök: نبت (26 geçiş) · Aynı kök: زوج (81 geçiş)

    Yerin bitirdiği şeylerden, insanların kendilerinden ve (daha) bilemedikleri (nice) şeylerden, bütün çiftleri yaratanın şanı yücedir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

64 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yeri de genişlettik ve içine ağırlıklar yerleştirdik. dipnot 1 Orada her tür güzel çiftten (bitkiler) yetiştirdik.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yerin içine ağırlıklar yerleştirilmesiyle ilgili bkz. Nahl 16:15, dipnot 1.

Mustafa İslamoğlu

Yeryüzünü ise (engebeli arazi yapısıyla) uzatıp genişlettik; zira oraya kalkmaz kımıldamaz dağlar yerleştirdik; üstelik orada her tür çiftten güzel bitkiler yeşerttik ki,

Muhammed Esed

Ve yeryüzü ki; Biz onu genişletip yaydık, üzerine sağlam dağlar yerleştirdik ve üstünde her cins güzel bitki yeşerttik,

Ahmed Hulusi

Arzı (bedeni) geliştirdik; onda sabit dağlar (organlar) oluşturduk! Onda her güzel çiftten (çift DNA sarmalından) bedenin nebati özelliklerini meydana getirdik.

Ali Bulaç

Yeri de (nasıl) döşeyip yaydık? Onda sarsılmaz dağlar bıraktık ve onda 'göz alıcı ve iç açıcı' her çiftten (nice bitkiler) bitirdik.

Ali Özek ve heyeti

Yeryüzünü de döşedik ve ona sabit dağlar koyduk. Orada gönül açan her türden (bitkiler) yetiştirdik.

Ali Rıza Safa

Yeryüzünü genişletip yaydık ve sarsılmaz dağlar yerleştirdik. Ve her göz alıcı bitkiden çift yetiştirdik.

Bayraktar Bayraklı

Yine, yeryüzünü nasıl döşediğimize, oraya sabit dağlar yerleştirdiğimize ve orada her çeşit bitkileri bitirdiğimize bakmazlar mı?

Edip Yüksel

Yeri ise yaydık, içine dağlar yerleştirdik ve içinde her çeşit güzel bitkiler yetiştirdik.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Yeri ise yaydık, içine dağlar yerleştirdik ve içinde her çeşit güzel bitkiler yetiştirdik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yeryüzünü de (nasıl) uzatmışız, ona ağır baskılar oturtmuşuz ve seyrine doyulmaz her türden çiftler bitirmişiz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Arza da: bir imtidad vermişiz ve ağır baskılar oturtmuşuz ve her çeşidden çiftler bitirmişiz ki temaşasına doyulmaz

Erhan Aktaş

Ve yine yeryüzünü döşedik, oraya ağır baskılar yerleştirdik. Ve orada her çeşitten göz alıcı çiftler yetiştirdik.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve yine yeryüzünü döşedik, oraya ağır baskılar yerleştirdik. Ve orada her çeşitten göz alıcı çiftler yetiştirdik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve yine yeryüzünü döşedik, oraya sağlam dağlar yerleştirdik. Ve orada her çeşitten göz alıcı çiftler yetiştirdik.

Gültekin Onan

Yeri de (nasıl) döşeyip yaydık? Onda sarsılmaz dağlar bıraktık ve onda 'göz alıcı ve iç açıcı' her çiftten (nice bitkiler) bitirdik.

Hasan Basri Çantay

Yere de (bakmadılar mı?) Onu (nasıl) döşedik. Ona (nasıl) sabit dağlar koyduk. Onda her sınırdan içe ferah verici (ne) çiftler bitirdik!

İbni Kesir

Yeryüzünü de döşedik ve ona sabit dağlar koyduk. Orada her türden güzel çiftler yetiştirdik.

Mehmet Alagaş

(5-11) Bilakis gerçeği/gerçekleşeni tamda geldiği vakit yalanladılar. Karmakarışık bir iş içindeler. Hiç bakmadılar mı / nazar etmediler mi üzerlerindeki göğe ki onu nasıl kubbeleştirmişiz / bina etmişiz. Onu nasıl süslemişiz / ziynetlendirmişiz. Onda bir çatlaklık ta / gedik te yok. Yeri / Arzı yaygın uzatıp döşemişiz. Oraya Sabiteler yerleştirmişiz /ilga etmişiz. Onda/yerde, görünüşü güzel her türden bitki yetiştirmişiz. Allah’a yönelen her bir kul için basiret ve zikir olsun. (Nazar bakmak basiret görmek râe ise iradeli, tercihli görmek, sonradan görmek) Semadan bereketli su indirdik ve onu nla bahçeler, hasat edilen ekinler yetiştirdik. Onunla (suyla) baş aşağı uza dıkça uzamış salkım salkım tomurcuklanm ış hurmalar, kullar için rızık yetiştirdik ve onunla ölü beldelerl /memleketleri dirilttik, işte çıkışta böyledir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ve yeryüzünü nasıl yayıp, üzerinde sabit dağlar yerleştirdik. Orada her çeşit iç açıcı güzel bitkiler yetiştirdik.

Süleyman Ateş

Arzı nasıl yaydık, ona sağlam dağlar attık, onda her güzel çifti bitirdik!

Süleymaniye Vakfı

Yeryüzüne sabit dağlar yerleştirip yerin alanını artırdık dipnot 1 . Orada, erkekli dişili her güzel bitkiyi bitirdik dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ra'd 13/3, Hicr 15/19. Dağlar yer kabuğunun savrulmasını önler (Nahl 16/15, Enbiya 21/31, Lokman 31/10). Dağlar olmasaydı, depremler daha fazla zarar verirdi. Dağların üzerindeki alan tabanlarının kapsadığı alandan fazla olduğu için de yeryüzünü genişletir.
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yeryüzünü de yayıp uzattık, oturaklı dağları içine kazık gibi çaktık. Orayı güzelleştiren her bitkinin erkeğini de dişisini de bitirdik.

Şaban Britch

Ve yeryüzünü nasıl yayıp, üzerinde sabit dağlar yerleştirdik. Orada her çeşit iç açıcı güzel bitkiler yetiştirdik.

Şaban Piriş

Ve yeryüzünü nasıl yayıp, üzerinde sabit dağlar yerleştirdik. Orada her çeşit güzel bitkiler yetiştirdik.

Yaşar Nuri Öztürk

Yeryüzünü de biz uzatıp yaydık; denge noktaları yerleştirdik ona ve bitirdik onda, bakanları hayran bırakan her türlü çifti.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And the earth* how We spread and stretch out and furnished with mountains placed in a certain setting, fixed as with an anchor, and therein did We produce and cause to grow a set of every kind of variegated vegetation,

Abdul Haleem

how We spread out the earth and put solid mountains on it, and caused every kind of joyous plant to grow in it,

Abdullah Yusuf Ali

And the earth- We have spread it out, and set thereon mountains standing firm, and produced therein every kind of beautiful growth (in pairs)-

Abul A'la Maududi

and We have spread out the earth, and have set upon it firm mountains, and have caused it to bring out plants of all beauteous kinds? dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    For explanation, see (E.Ns 12-14 of Surah An-Nahl); (E.Ns 73-74 of Surah An-Naml); and (E.N. 7 of Surah Az-Zukhruf).

Aisha Bewley

And the earth: how We stretched it out and cast firmly embedded mountains onto it and caused luxuriant plants of every kind to grow in it,

Al-Hilali & Khan

And the earth! We have spread it out, and set thereon mountains standing firm, and have produced therein every kind of lovely growth (plants).

Ali Quli Qarai

And We spread out the earth, and cast in it firm mountains, and caused every delightful kind to grow in it.

Amatul Rahman Omar

(Do they not look at) the earth how We have spread it out and stretched it forth, and set firm mountains in it, and caused to grow in it every beautiful species (of growth).

Arthur John Arberry

And the earth -- We stretched it forth, and cast on it firm mountains, and We caused to grow therein of every joyous kind

Bijan Moeinian

Can not they look around and see the earth that God has spread out with mountains and marvelous…

E. Henry Palmer

And the earth, we have stretched it out and thrown thereon firm mountains, and caused to grow thereon every beautiful kind.

Edip-Layth

The land We extended it, and placed in it stabilizers, and We gave growth in it to every kind of healthy pair.

George Sale

We have also spread forth the earth, and thrown thereon mountains firmly rooted: And We cause every beautiful kind of vegetables to spring up therein;

Hamid S. Aziz

And the earth, We have made it plain and cast in it mountains and We have made to grow therein of all beautiful kinds,

Mahmoud Ghali

And the earth, We have extended and cast therein anchorages, (i. e., mountains) and We caused to grow in it of every delightful pair.

Marmaduke Pickthall

And the earth have We spread out, and have flung firm hills therein, and have caused of every lovely kind to grow thereon,

Mohamed Ahmed - Samira

We stretched the earth and placed upon it firm stabilisers and We made every kind of splendid thing to grow upon it

Muhammad Asad

And the earth - We have spread it wide, and set upon it mountains firm, and caused it to bring forth plants of all beauteous kinds,

Mustafa Khattab

As for the earth, We spread it out and placed upon it firm mountains, and produced in it every type of pleasant plant—

Progressive Muslims

And the land We extended it, and placed in it stabilizers, and We gave growth in it to every kind of healthy pair.

Rashad Khalifa

And we created the earth, and scattered on it mountains, and grew in it all kinds of beautiful plants.

Sahih International

And the earth - We spread it out and cast therein firmly set mountains and made grow therein [something] of every beautiful kind,

Sam Gerrans

And the earth: — We spread it out, and cast therein firm mountains; and We caused to grow therein every delightsome kind

Shabbir Ahmed

And the earth. We have spread it out, and scattered mountains firm on it, and caused it to bring forth plants on it of all beauteous kind. (This gives us a scenario of a huge ball with carpets spread out on it held in place with weights. And the mountains serve as great water reservoirs that help grow the vegetation (13:3), (15:19), (31:10), (39:5), (79:28-30), (88:20)).

Syed Vickar Ahamed

And the earth! We have spread it out, and set on it mountains standing firm, and produced in there every kind of beautiful growth (in pairs)—

Taqi Usmani

As for the earth, We have spread it out, and cast on it firm hills, and caused to grow therein every kind of delightful things,

The Monotheist Group

And the land We extended it, and placed in it stabilizers, and We gave growth in it to every kind of healthy pair.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kâf suresi, 7. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kâf suresi, 7. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kâf suresi, 7. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩