13. sure

Ra'd Suresi الرعد

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 6 konu
  1. Direksiz yükselen gökler ve dirilişe itiraz 1–6 karşılaştır — Direksiz yükselen gökler ve dirilişe itiraz
  2. Her kavme bir yol gösterici; sel ve köpük meseli 7–18 karşılaştır — Her kavme bir yol gösterici; sel ve köpük meseli
  3. Akıl sahiplerinin vasıfları ve Adn cennetleri 19–26 karşılaştır — Akıl sahiplerinin vasıfları ve Adn cennetleri
  4. Kalpler Allah'ı anmakla huzur bulur; mucize isteği 27–31 karşılaştır — Kalpler Allah'ı anmakla huzur bulur; mucize isteği
  5. Alaya alınan peygamberler ve Arapça hüküm 32–37 karşılaştır — Alaya alınan peygamberler ve Arapça hüküm
  6. "Her ecelin bir kitabı vardır"; şahitlik 38–43 karşılaştır — "Her ecelin bir kitabı vardır"; şahitlik

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Direksiz yükselen gökler ve dirilişe itiraz 1–6

  1. Ra'd suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 1. ayet. الٓمٓر تِلْكَ ءَايَٰتُ ٱلْكِتَٰبِ وَٱلَّذِىٓ أُنزِلَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ ٱلْحَقُّ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يُؤْمِنُونَ

    elif-lâm-mîm-râ. tilke âyâtü-lkitâb. velleẕî ünzile ileyke mir rabbike-lḥaḳḳu velâkinne ekŝera-nnâsi lâ yü'minûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Elif-Lam-Mim-Ra dipnot 1 ! Bunlar, Kitab'ın ayetleridir dipnot 2 . Rabbinden sana indirilen (Kur'an), gerçeğin ta kendisidir dipnot 3 . Ama insanların çoğu inanmazlar dipnot 4 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu harflere huruf-u mukattaa /birbiri ile bağlantısı kesilmiş harfler denir. Bunların Nebimize sorulmamış olması, bilinen bir anlamının olduğunu gösterir. Yoksa müşrikler bunu dillerine dolar, Nebimizi sürekli rahatsız ederlerdi. Bununla ilgili sorular, İslam'ın Arap yarımadası dışına yayılmasından sonra başlamıştır. Bu harflerle başlayan yirmi dokuz sureden yirmi beşinde Kur'an'a, dördünde de önemli bir konuya vurgu yapılıyor olmasından onların dikkatleri toplama görevi yaptığı anlaşılır. Türkçede böyle bir kullanım yoktur.
    2. metne dön, dipnot 2
    3. metne dön, dipnot 3
    4. metne dön, dipnot 4

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 1. ayet

  2. Ra'd suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 2. ayet. ٱللَّهُ ٱلَّذِى رَفَعَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ بِغَيْرِ عَمَدٍ تَرَوْنَهَا ثُمَّ ٱسْتَوَىٰ عَلَى ٱلْعَرْشِ وَسَخَّرَ ٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ كُلٌّ يَجْرِى لِأَجَلٍ مُّسَمًّى يُدَبِّرُ ٱلْأَمْرَ يُفَصِّلُ ٱلْـَٔايَٰتِ لَعَلَّكُم بِلِقَآءِ رَبِّكُمْ تُوقِنُونَ

    allâhü-lleẕî rafe`a-ssemâvâti bigayri `amedin teravnehâ ŝümme-stevâ `ale-l`arşi veseḫḫara-şşemse velḳamer. küllüy yecrî liecelim müsemmâ. yüdebbiru-l'emra yüfeṣṣilü-l'âyâti le`alleküm biliḳâi rabbiküm tûḳinûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah gökleri, görebileceğiniz direkler olmadan yükseltmiş olan dipnot 1 , sonra arşa dipnot 2 /yönetimin başına geçen ve Güneş ile Ay'ı hizmete koyandır. Her biri, (kendi yörüngesinde) belli bir süre için akar gider dipnot 3 . Bütün işleri o düzenler dipnot 4 . Rabbinizin huzuruna varacağınızı kesin olarak anlayasınız diye de ayetleri ayrıntılı olarak açıklar dipnot 5 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Kur'an, halkın diliyle inmiştir (İbrahim 14/4). Halk dilinde arş, "saltanat koltuğu"dur (Yusuf 12/100, Neml 27/23). Arşa istiva ise "yönetimin başına geçme" anlamındadır. Türkçede de bu anlamda, "padişah tahta çıktı", "falan kişi cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturdu" gibi ifadeler kullanılır. Dolayısıyla "Allah arşa istiva etti." sözü de kainatın yönetiminin Allah'ın elinde olduğunu ifade eder (A'raf 7/54, Yunus 10/3, Taha 20/5, Furkan 25/59, Secde 32/4, Hadid 57/4).
    3. metne dön, dipnot 3
    4. metne dön, dipnot 4
    5. metne dön, dipnot 5
      Ayetleri yalnızca Allah'ın açıklaması konusu ile ilgili olarak bkz: Hud 11/1-2, Al-i İmran 3/7, Fussilet 41/3.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 2. ayet

  3. Ra'd suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 3. ayet. وَهُوَ ٱلَّذِى مَدَّ ٱلْأَرْضَ وَجَعَلَ فِيهَا رَوَٰسِىَ وَأَنْهَٰرًا وَمِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ جَعَلَ فِيهَا زَوْجَيْنِ ٱثْنَيْنِ يُغْشِى ٱلَّيْلَ ٱلنَّهَارَ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

    vehüve-lleẕî medde-l'arḍa vece`ale fîhâ ravâsiye veenhârâ. vemin külli-ŝŝemerâti ce`ale fîhâ zevceyni-ŝneyni yugşi-lleyle-nnehâr. inne fî ẕâlike leâyâtil liḳavmiy yetefekkerûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Ve yine Allah yerin alanını artıran dipnot 1 , içine sabit dağlar dipnot 2 ve ırmaklar yerleştiren, orada (yeryüzünde) her üründen iki eşi oluşturandır dipnot 3 . Geceyi gündüzün üzerine örter dipnot 4 . Bunda, düşünen bir topluluk için gerçekten ayetler /göstergeler vardır dipnot 5 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Yerin uzatılması", yeryüzünün, yaratılışının başlangıcı olan "patlama"dan (Enbiya 21/30) son halini almasına (Bakara 2/22) kadar geçirdiği sürecin aşamalarından birini ifade eder.
    2. metne dön, dipnot 2
      Arapçada "sabit olma" anlamındaki "rasv (رسو)" kökünden türeyen "revasi (رواسي)" kelimesi, "rasiye"nin (راسية) çoğuludur. Kelimenin "yerinden kaldırılamayan kazanlar (قُدُورٍ رَّاسِيَاتٍ)" şeklinde Sebe 34/13'te ve "geminin demir atması (مُرْسَاهَا)" anlamında Hud 11/41'deki kullanımları, "sabit olma" anlamını pekiştirmektedir. Bu kelimenin Kur'an'da, dağların yerde sabit olması özelliğine vurgu ile dağ anlamında kullanıldığı, Fussilet 41/10, Mürselat 77/27 ve Naziat 79/32. ayetlerden anlaşılmaktadır. Kur'an'da dağ anlamında başka kelimeler de vardır: İnsanların çevrelerinde gördükleri ağaç, nehir gibi coğrafi unsurlardan biri anlamında "cebel (جبل)", yüceliğine vurguyla "tavd (طود)", sağlamlığı ve şekline vurguyla "veted (وتد)", sabitliğine vurguyla "rasiye (راسية)" kelimeleri kullanılmaktadır. "Revasi (رواسي)" kelimesi 9 kez geçmektedir. Kelime Nahl 16/15, Enbiya 21/31, Lokman 31/10. ayetlerinde "gidip gelme, sallanma, sarsılma" anlamlarına gelen "meyd (ميد)" kökünden bir fiille birlikte kullanılmıştır. Bu ayetlerde insanları sarsacak olan, yeryüzüdür. Dağların varlığı insanları bu sarsıntı esnasında korumak, daha güvenli bir yerleşim yeri oluşturmak içindir. Ayetlerde dağların yeri sabitlemesinden bahsedilmemekte, dağların kendilerinin yeryüzündeki sabitliğine vurgu yapılmaktadır. Nitekim toprak, kum ve alüvyonlu kıyı kesimlerin depremlerde en uzun süreli sarsıntı yaratan, sarsıntının şiddetinin en büyük, hızının en fazla hissedildiği bölgeler olduğu, dağlık ve kayalık alanlarda ise bu sarsıntıların çok daha kısa ve yavaş gerçekleştiği yerbilimleri tarafından da tespit edilmiş gerçeklerdir. Bu ayetler bu gerçeği dile getirmekte, bu özelliğinden dolayı dağlar için "sabit olma" kök anlamından türetilmiş "revasi (رواسي)" kelimesi kullanılmaktadır.
    3. metne dön, dipnot 3
    4. metne dön, dipnot 4
    5. metne dön, dipnot 5

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 3. ayet

  4. Ra'd suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 4. ayet. وَفِى ٱلْأَرْضِ قِطَعٌ مُّتَجَٰوِرَٰتٌ وَجَنَّٰتٌ مِّنْ أَعْنَٰبٍ وَزَرْعٌ وَنَخِيلٌ صِنْوَانٌ وَغَيْرُ صِنْوَانٍ يُسْقَىٰ بِمَآءٍ وَٰحِدٍ وَنُفَضِّلُ بَعْضَهَا عَلَىٰ بَعْضٍ فِى ٱلْأُكُلِ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَعْقِلُونَ

    vefi-l'arḍi ḳiṭa`um mütecâvirâtüv vecennâtüm min a`nâbiv vezer`uv veneḫîlün ṣinvânüv vegayru ṣinvâniy yüsḳâ bimâiv vâḥid. venüfeḍḍilü ba`ḍahâ `alâ ba`ḍin fi-l'ükül. inne fî ẕâlike leâyâtil liḳavmiy ya`ḳilûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Yeryüzünde birbirine komşu toprak parçaları dipnot 1 , üzüm bağları, ekinler ve çatallı - çatalsız hurma ağaçları vardır. Hepsi aynı su ile sulanır; ama biz tad açısından her birini diğerinden farklı kılarız. Bunda, aklını kullanan bir topluluk için gerçekten ayetler /göstergeler vardır dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Toprak parçaları" anlamı verdiğimiz kelimenin Arapçası kıtadır. "Birbirine komşu kıtalar" şeklinde de çevrilebilir.
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 4. ayet

  5. Ra'd suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 5. ayet. وَإِن تَعْجَبْ فَعَجَبٌ قَوْلُهُمْ أَءِذَا كُنَّا تُرَٰبًا أَءِنَّا لَفِى خَلْقٍ جَدِيدٍ أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِرَبِّهِمْ وَأُو۟لَٰٓئِكَ ٱلْأَغْلَٰلُ فِىٓ أَعْنَاقِهِمْ وَأُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ

    vein ta`ceb fe`acebün ḳavlühüm eiẕâ künnâ türâben einnâ lefî ḫalḳin cedîd. ülâike-lleẕîne keferû birabbihim. veülâike-l'aglâlü fî a`nâḳihim. veülâike aṣḥâbü-nnâr. hüm fîhâ ḫâlidûn.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 5. ayet

  6. Ra'd suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 6. ayet. وَيَسْتَعْجِلُونَكَ بِٱلسَّيِّئَةِ قَبْلَ ٱلْحَسَنَةِ وَقَدْ خَلَتْ مِن قَبْلِهِمُ ٱلْمَثُلَٰتُ وَإِنَّ رَبَّكَ لَذُو مَغْفِرَةٍ لِّلنَّاسِ عَلَىٰ ظُلْمِهِمْ وَإِنَّ رَبَّكَ لَشَدِيدُ ٱلْعِقَابِ

    veyesta`cilûneke bisseyyieti ḳable-lḥaseneti veḳad ḫalet min ḳablihimü-lmeŝülât. veinne rabbeke leẕû magfiratil linnâsi `alâ żulmihim. veinne rabbeke leşedîdü-l`iḳâb.

    Süleymaniye Vakfı

    Senden, iyilikten önce kötülüğün çarçabuk gelmesini istiyorlar dipnot 1 . Oysa bunlardan önce (ibret olacak) nice cezalandırma örnekleri gelip geçti dipnot 2 . Hiç şüphe yok ki senin Rabbin, yanlışlarına rağmen dipnot 3 insanlara mağfiret dipnot 4 edendir. Ve yine senin Rabbin, cezalandırması pek çetin olandır dipnot 5 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Onların şaşılacak bir başka yönü de Muhammed aleyhisselama inanıp iyiliğe kavuşmayı istemek yerine azabın başlarına gelmesini istemeleridir (En'am 6/57-58, Hac 22/47, Ankebut 29/53-54).
    2. metne dön, dipnot 2
    3. metne dön, dipnot 3
    4. metne dön, dipnot 4
      Mağfiret Allah'ın, kulunu azaptan korumasıdır (Müfredat). "Başı koruyan zırhlı başlık" anlamındaki "miğfer" kelimesi de aynı köktendir.
    5. metne dön, dipnot 5
      Çetin, ayetteki (شديد) şedid'in karşılığıdır. Şedid, 'güçlü bağla bağlı' anlamındadır. Allah, vereceği cezayı, kulunun suçuna bağlamıştır (En'am 6/160).

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 6. ayet

Her kavme bir yol gösterici; sel ve köpük meseli 7–18

  1. Ra'd suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 7. ayet. وَيَقُولُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَوْلَآ أُنزِلَ عَلَيْهِ ءَايَةٌ مِّن رَّبِّهِۦٓ إِنَّمَآ أَنتَ مُنذِرٌ وَلِكُلِّ قَوْمٍ هَادٍ

    veyeḳûlü-lleẕîne keferû levlâ ünzile `aleyhi âyetüm mir rabbih. innemâ ente münẕiruv velikülli ḳavmin hâd.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 7. ayet

  2. Ra'd suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 8. ayet. ٱللَّهُ يَعْلَمُ مَا تَحْمِلُ كُلُّ أُنثَىٰ وَمَا تَغِيضُ ٱلْأَرْحَامُ وَمَا تَزْدَادُ وَكُلُّ شَىْءٍ عِندَهُۥ بِمِقْدَارٍ

    allâhü ya`lemü mâ taḥmilü küllü ünŝâ vemâ tegîḍu-l'erḥâmü vemâ tezdâd. veküllü şey'in `indehû bimiḳdâr.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 8. ayet

  3. Ra'd suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 9. ayet. عَٰلِمُ ٱلْغَيْبِ وَٱلشَّهَٰدَةِ ٱلْكَبِيرُ ٱلْمُتَعَالِ

    `âlimü-lgaybi veşşehâdeti-lkebîru-lmüte`âl.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 9. ayet

  4. Ra'd suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 10. ayet. سَوَآءٌ مِّنكُم مَّنْ أَسَرَّ ٱلْقَوْلَ وَمَن جَهَرَ بِهِۦ وَمَنْ هُوَ مُسْتَخْفٍۭ بِٱلَّيْلِ وَسَارِبٌۢ بِٱلنَّهَارِ

    sevâüm minküm men eserra-lḳavle vemen cehera bihî vemen hüve müstaḫfim billeyli vesâribüm binnehâr.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 10. ayet

  5. Ra'd suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 11. ayet. لَهُۥ مُعَقِّبَٰتٌ مِّنۢ بَيْنِ يَدَيْهِ وَمِنْ خَلْفِهِۦ يَحْفَظُونَهُۥ مِنْ أَمْرِ ٱللَّهِ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُغَيِّرُ مَا بِقَوْمٍ حَتَّىٰ يُغَيِّرُوا۟ مَا بِأَنفُسِهِمْ وَإِذَآ أَرَادَ ٱللَّهُ بِقَوْمٍ سُوٓءًا فَلَا مَرَدَّ لَهُۥ وَمَا لَهُم مِّن دُونِهِۦ مِن وَالٍ

    lehû mü`aḳḳibâtüm mim beyni yedeyhi vemin ḫalfihî yaḥfeżûnehû min emri-llâh. inne-llâhe lâ yügayyiru mâ biḳavmin ḥattâ yügayyirû mâ bienfüsihim. veiẕâ erâde-llâhü biḳavmin sûen felâ meradde leh. vemâ lehüm min dûnihî miv vâl.

    Süleymaniye Vakfı

    Kişiyi önünden ve arkasından takip edenler (melekler) vardır, Allah'ın emriyle onu koruyup gözetirler dipnot 1 . Bir toplum kendinde olanı değiştirmedikçe Allah da o toplumda olanı değiştirmez. Allah bir toplumun başına bir kötülük getirmek isterse dipnot 2 ona engel olacak bir çare bulunmaz dipnot 3 . Onların Allah ile aralarına girecek bir yakınları da yoktur.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Allah'ın bir topluma sıkıntı vermesi, ancak o toplumun onu hak etmesinin sonucunda olur (Enfal 8/53, Nahl 16/112, Sebe 34/15-17).
    3. metne dön, dipnot 3

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 11. ayet

  6. Ra'd suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 12. ayet. هُوَ ٱلَّذِى يُرِيكُمُ ٱلْبَرْقَ خَوْفًا وَطَمَعًا وَيُنشِئُ ٱلسَّحَابَ ٱلثِّقَالَ

    hüve-lleẕî yürîkümü-lberḳa ḫavfev veṭame`av veyünşiü-sseḥâbe-ŝŝiḳâl.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 12. ayet

  7. Ra'd suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 13. ayet. وَيُسَبِّحُ ٱلرَّعْدُ بِحَمْدِهِۦ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةُ مِنْ خِيفَتِهِۦ وَيُرْسِلُ ٱلصَّوَٰعِقَ فَيُصِيبُ بِهَا مَن يَشَآءُ وَهُمْ يُجَٰدِلُونَ فِى ٱللَّهِ وَهُوَ شَدِيدُ ٱلْمِحَالِ

    veyüsebbiḥu-rra`dü biḥamdihî velmelâiketü min ḫîfetih. veyürsilu-ṣṣavâ`iḳa feyüṣîbü bihâ mey yeşâü vehüm yücâdilûne fi-llâh. vehüve şedîdü-lmiḥâl.

    Süleymaniye Vakfı

    Gök gürültüsü, her şeyi mükemmel yapmasından dolayı ona boyun eğer; melekler de ona olan korkularından dipnot 1 . O, yıldırımları gönderip onlarla tercih ettiğini dipnot 2 çarpar. Durum böyleyken o kafirler Allah hakkında tartışıp duruyorlar. Halbuki o, tuzakları bertaraf etme konusunda çok güçlüdür.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Şae (شاء) fiili, "bir şey yapmak" anlamındaki şey (شيء) mastarından türemiştir. Allah'ın yapması o şeyi var etmesi, insanın yapması da o şey için gereken çabayı göstermesidir (Müfredat). Allah, her şeyi bir ölçüye göre var eder (Kamer 54/49, Ra'd 13/8). İmtihanla ilgili şeyleri iyi ve kötü diye ikiye ayırmıştır (Enbiya 21/35). Allah, herkesin doğru yolda olmasını ister (Nisa 4/26) ama sadece doğru şeyler yapanı doğru yolda sayar (Nur 24/46). Yaptığının doğru veya yanlış olduğunu da kişiye ilham eder. Onun için doğru davrananın içi rahat, yanlış davrananın içi de sıkıntılı olur (Şems 91/7-10). Buna göre şae (شاء) fiilinin öznesi Allah olursa "gerekeni yaptı veya yarattı", insan olursa "gerekeni yaptı" anlamında olur. Allah insanlara, tercihlerine göre davranma hürriyeti vermeseydi hiç kimse yanlış bir şey yapamaz ve imtihan diye bir şey de olmazdı (Nahl 16/93). Yanlış kader anlayışını imanın bir esası gibi İslam'a yerleştirmek isteyenler, büyük bir çarpıtma yaparak şae (شاء) fiiline irade yani isteme ve dileme anlamı vermiş; bunu, tefsirlere hatta sözlüklere bile yerleştirerek birçok ayetin mealini bozmuşlardır. Bkz: https://www.suleymaniyevakfi.org/akaid-arastirmalari/kuranda-sey-mesiet-irade-ve-fitrat.html. Burada beklenen, yıldırımın çarpacağı kişiyi belirlemesidir.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 13. ayet

  8. Ra'd suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 14. ayet. لَهُۥ دَعْوَةُ ٱلْحَقِّ وَٱلَّذِينَ يَدْعُونَ مِن دُونِهِۦ لَا يَسْتَجِيبُونَ لَهُم بِشَىْءٍ إِلَّا كَبَٰسِطِ كَفَّيْهِ إِلَى ٱلْمَآءِ لِيَبْلُغَ فَاهُ وَمَا هُوَ بِبَٰلِغِهِۦ وَمَا دُعَآءُ ٱلْكَٰفِرِينَ إِلَّا فِى ضَلَٰلٍ

    lehû da`vetü-lḥaḳḳ. velleẕîne yed`ûne min dûnihî lâ yestecîbûne lehüm bişey'in illâ kebâsiṭi keffeyhi ile-lmâi liyeblüga fâhü vemâ hüve bibâligih. vemâ dü`âü-lkâfirîne illâ fî ḍalâl.

    Süleymaniye Vakfı

    Doğru dua, yalnızca Allah'a yapılandır dipnot 1 . Müşriklerin Allah'ın dışında dua ettikleri, onlara hiçbir şekilde karşılık veremezler dipnot 2 . Müşriklerin durumu, ağzına su gitsin diye iki avucunu suya uzatıp durandan farklı değildir; halbuki su, bu şekilde ağza ulaşmaz. Kafirlerin dipnot 3 duası da (bunun gibi) sadece boşa giden bir duadır dipnot 4 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
    3. metne dön, dipnot 3
      Bu ayetten de anlaşıldığı üzere her müşrik aynı zamanda kafir, her kafir aynı zamanda müşriktir. Ayrıca bkz: Al-i İmran 3/151, Tevbe 9/17.
    4. metne dön, dipnot 4
      Bu kişilerin cehennemdeki durumlarını anlatan ayetler için bkz: Mü'min 40/48-50.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 14. ayet

  9. Ra'd suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 15. ayet. وَلِلَّهِ يَسْجُدُ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ طَوْعًا وَكَرْهًا وَظِلَٰلُهُم بِٱلْغُدُوِّ وَٱلْـَٔاصَالِ secde ayeti

    velillâhi yescüdü men fi-ssemâvâti vel'arḍi ṭav`av vekerhev veżilâlühüm bilgudüvvi vel'eṣâl.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 15. ayet

  10. Ra'd suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 16. ayet. قُلْ مَن رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ قُلِ ٱللَّهُ قُلْ أَفَٱتَّخَذْتُم مِّن دُونِهِۦٓ أَوْلِيَآءَ لَا يَمْلِكُونَ لِأَنفُسِهِمْ نَفْعًا وَلَا ضَرًّا قُلْ هَلْ يَسْتَوِى ٱلْأَعْمَىٰ وَٱلْبَصِيرُ أَمْ هَلْ تَسْتَوِى ٱلظُّلُمَٰتُ وَٱلنُّورُ أَمْ جَعَلُوا۟ لِلَّهِ شُرَكَآءَ خَلَقُوا۟ كَخَلْقِهِۦ فَتَشَٰبَهَ ٱلْخَلْقُ عَلَيْهِمْ قُلِ ٱللَّهُ خَٰلِقُ كُلِّ شَىْءٍ وَهُوَ ٱلْوَٰحِدُ ٱلْقَهَّٰرُ

    ḳul mer rabbü-ssemâvâti vel'arḍ. ḳuli-llâh. ḳul efetteḫaẕtüm min dûnihî evliyâe lâ yemlikûne lienfüsihim nef`av velâ ḍarrâ. ḳul hel yestevi-l'a`mâ velbeṣîru em hel testevi-żżulümâtü vennûr. em ce`alû lillâhi şürakâe ḫaleḳû keḫalḳihî feteşâbehe-lḫalḳu `aleyhim. ḳuli-llâhü ḫâliḳu külli şey'iv vehüve-lvâḥidü-lḳahhâr.

    Süleymaniye Vakfı

    Onlara: "Göklerin ve yerin Rabbi /Sahibi kimdir?" diye sor ve de ki: "Allah'tır dipnot 1 ." Bir de şunu sor: "Allah ile aranıza, kendilerine bile bir fayda sağlamaya ve bir zararı gidermeye gücü yetmeyen veliler /yakınlar mı koydunuz dipnot 2 ?" De ki: "Hiç kör ile gören bir olur mu dipnot 3 ? Ya da karanlıklarla aydınlık bir olur mu?" Yoksa onlar, Allah'ın yaratması gibi yaratan ve yarattıkları, onlara göre, Allah'ın yarattıkları ile benzeşen birilerini bulup da onları mı Allah'a ortak koştular dipnot 4 ? Onlara de ki: "Allah her şeyin yaratıcısıdır. O, tektir, her şeyi emri altına almış olandır dipnot 5 ."

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 16. ayet

  11. Ra'd suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 17. ayet. أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَسَالَتْ أَوْدِيَةٌۢ بِقَدَرِهَا فَٱحْتَمَلَ ٱلسَّيْلُ زَبَدًا رَّابِيًا وَمِمَّا يُوقِدُونَ عَلَيْهِ فِى ٱلنَّارِ ٱبْتِغَآءَ حِلْيَةٍ أَوْ مَتَٰعٍ زَبَدٌ مِّثْلُهُۥ كَذَٰلِكَ يَضْرِبُ ٱللَّهُ ٱلْحَقَّ وَٱلْبَٰطِلَ فَأَمَّا ٱلزَّبَدُ فَيَذْهَبُ جُفَآءً وَأَمَّا مَا يَنفَعُ ٱلنَّاسَ فَيَمْكُثُ فِى ٱلْأَرْضِ كَذَٰلِكَ يَضْرِبُ ٱللَّهُ ٱلْأَمْثَالَ

    enzele mine-ssemâi mâen fesâlet evdiyetüm biḳaderihâ faḥtemele-sseylü zebeder râbiyâ. vemimmâ yûḳidûne `aleyhi fi-nnâri-btigâe ḥilyetin ev metâ`in zebedüm miŝlüh. keẕâlike yaḍribü-llâhü-lḥaḳḳa velbâṭil. feemme-zzebedü feyeẕhebü cüfââ. veemmâ mâ yenfe`u-nnâse feyemküŝü fi-l'arḍ. keẕâlike yaḍribü-llâhü-l'emŝâl.

    Süleymaniye Vakfı

    (Düşünün ki:) Allah gökten su indirmiş de vadiler alabildiklerince sel olup akmıştır. Sel de üzerindeki köpüğü taşımıştır. İnsanların süs veya eşya yapmak için ateşte erittiklerinin üzerinde de benzer bir köpük oluşur. Allah, hak ile batılı işte böyle örneklerle anlatır. Köpüğe gelince: O, atılır gider. İnsanlara yararı olan şeyler ise yerde kalır dipnot 1 . Allah örnekleri işte böyle verir dipnot 2 .

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 17. ayet

  12. Ra'd suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 18. ayet. لِلَّذِينَ ٱسْتَجَابُوا۟ لِرَبِّهِمُ ٱلْحُسْنَىٰ وَٱلَّذِينَ لَمْ يَسْتَجِيبُوا۟ لَهُۥ لَوْ أَنَّ لَهُم مَّا فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًا وَمِثْلَهُۥ مَعَهُۥ لَٱفْتَدَوْا۟ بِهِۦٓ أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ سُوٓءُ ٱلْحِسَابِ وَمَأْوَىٰهُمْ جَهَنَّمُ وَبِئْسَ ٱلْمِهَادُ

    lilleẕîne-stecâbû lirabbihimü-lḥusnâ. velleẕîne lem yestecîbû lehû lev enne lehüm mâ fi-l'arḍi cemî`av vemiŝlehû me`ahû leftedev bih. ülâike lehüm sûü-lḥisâbi veme'vâhüm cehennem. vebi'se-lmihâd.

    Süleymaniye Vakfı

    Rablerinin çağrısına uyanlar için en güzel karşılık vardır dipnot 1 . Onun çağrısına uymayanlar ise yeryüzündeki her şey ve onunla birlikte bir o kadarı daha onların olsa kesinlikle onu fidye olarak verip kurtulmak isterler dipnot 2 . İşte onların verecekleri hesap kötü olacaktır. Varıp kalacakları yer cehennemdir. Orası ne kötü bir yerleşim yeridir!

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 18. ayet

Akıl sahiplerinin vasıfları ve Adn cennetleri 19–26

  1. Ra'd suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 19. ayet. أَفَمَن يَعْلَمُ أَنَّمَآ أُنزِلَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ ٱلْحَقُّ كَمَنْ هُوَ أَعْمَىٰٓ إِنَّمَا يَتَذَكَّرُ أُو۟لُوا۟ ٱلْأَلْبَٰبِ

    efemey ya`lemü ennemâ ünzile ileyke mir rabbike-lḥaḳḳu kemen hüve a`mâ. innemâ yeteẕekkeru ülü-l'elbâb.

    Süleymaniye Vakfı

    Rabbinden sana indirilenin gerçek olduğunu bilen biri, ona karşı körlük eden kişi gibi olur mu dipnot 1 ? Sadece aklıselim sahibi olanlar dipnot 2 doğru bilgiden yararlanırlar dipnot 3 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      "Aklıselim sahibi olanlar" anlamı verdiğimiz ifade "ulü'l-elbab"dır. Bkz. Bakara 2/179'un dipnotu.
    3. metne dön, dipnot 3
      Zikir; doğru bilgi, o bilgiyi kullanıma hazır tutmak, akla veya dile getirmektir (Müfredat). Doğru bilginin kaynağı Allah'ın ayetleridir. Bunlar, yaratılan ayetler ve indirilen ayetler olmak üzere iki türlüdür. Her birinden elde edilen doğru bilgi zikirdir (En'am 6/80, Enbiya 21/24). İnsanı, sadece bu bilgi tatmin eder (Ra'd 13/28). Allah'ı zikretmek; onu, kitabını ve yarattığı ayetleri dikkate almak, akıldan çıkarmamak ve onların üzerinde düşünmektir. İnsan bunlardan bildiği kadarıyla sorumludur (Bakara 2/286). Tezkir, zikri karşı tarafa ulaştırmak (Ğaşiye 88/21); tezekkür ise o zikri kullanmaktır (Kasas 28/51-52, Zümer 39/9).

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 19. ayet

  2. Ra'd suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 20. ayet. ٱلَّذِينَ يُوفُونَ بِعَهْدِ ٱللَّهِ وَلَا يَنقُضُونَ ٱلْمِيثَٰقَ

    elleẕîne yûfûne bi`ahdi-llâhi velâ yenḳuḍûne-lmîŝâḳa.

    Süleymaniye Vakfı

    Onlar, Allah'a karşı taahhütlerini yerine getiren ve verdikleri sözden dipnot 1 caymayan kimselerdir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Her insan ergenlik çağına girerken Allah'ın kendisinin Rabbi olduğuna şahit olur ve Allah'tan başkasına kulluk etmeyeceğine söz verir (Maide 5/7, A'raf 7/172).

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 20. ayet

  3. Ra'd suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 21. ayet. وَٱلَّذِينَ يَصِلُونَ مَآ أَمَرَ ٱللَّهُ بِهِۦٓ أَن يُوصَلَ وَيَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ وَيَخَافُونَ سُوٓءَ ٱلْحِسَابِ

    velleẕîne yeṣilûne mâ emera-llâhü bihî ey yûṣale veyaḫşevne rabbehüm veyeḫâfûne sûe-lḥisâb.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 21. ayet

  4. Ra'd suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 22. ayet. وَٱلَّذِينَ صَبَرُوا۟ ٱبْتِغَآءَ وَجْهِ رَبِّهِمْ وَأَقَامُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَأَنفَقُوا۟ مِمَّا رَزَقْنَٰهُمْ سِرًّا وَعَلَانِيَةً وَيَدْرَءُونَ بِٱلْحَسَنَةِ ٱلسَّيِّئَةَ أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ عُقْبَى ٱلدَّارِ

    velleẕîne ṣaberü-btigâe vechi rabbihim veeḳâmu-ṣṣalâte veenfeḳû mimmâ razaḳnâhüm sirrav ve`alâniyetev veyedraûne bilḥaseneti-sseyyiete ülâike lehüm `uḳbe-ddâr.

    Süleymaniye Vakfı

    Yine onlar; Rablerinin rızasını kazanmak için sabreden /duruşunu bozmayan dipnot 1 , namazı özenle ve sürekli kılan, kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli-açık infak eden /hayra harcayan ve kötülüğü iyilikle savan kimselerdir dipnot 2 . İşte onlar, dünya yurdunun güzel sonucunu elde edecek olanlardır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sabır, aklın ve dinin gerektirdiği şekilde kendine hakim olmaktır (Müfredat). Bu şekilde davranan kişi, önüne çıkan engelleri aşarak yoluna devam eder. Dilimizde bunu en iyi ifade eden söz 'duruşunu bozmamak'tır.
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 22. ayet

  5. Ra'd suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 23. ayet. جَنَّٰتُ عَدْنٍ يَدْخُلُونَهَا وَمَن صَلَحَ مِنْ ءَابَآئِهِمْ وَأَزْوَٰجِهِمْ وَذُرِّيَّٰتِهِمْ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةُ يَدْخُلُونَ عَلَيْهِم مِّن كُلِّ بَابٍ

    cennâtü `adniy yedḫulûnehâ vemen ṣaleḥa min âbâihim veezvâcihim veẕürriyyâtihim velmelâiketü yedḫulûne `aleyhim min külli bâb.

    Süleymaniye Vakfı

    O güzel sonuç Adn cennetleridir dipnot 1 . Onlar o cennetlere ana-babalarından, eşlerinden ve soylarından uygun durumda olanlarla dipnot 2 birlikte gireceklerdir. Melekler de her kapıdan yanlarına girecek (ve şöyle diyeceklerdir):

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ahiretteki Cennet, "Adn cennetleri" olarak nitelenir (Meryem 19/60-63). Bir diğer niteleme biçimi de "Firdevs"tir (Kehf 18/107-108, Müminun 23/1-11). Bunlar, Cennet'in ortak özelliklerini ifade eden nitelemelerdir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bunlar, şirk günahından uzak kalmış olanlardır (Mü'min 40/8, Tur 52/21).

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 23. ayet

  6. Ra'd suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 24. ayet. سَلَٰمٌ عَلَيْكُم بِمَا صَبَرْتُمْ فَنِعْمَ عُقْبَى ٱلدَّارِ

    selâmün `aleyküm bimâ ṣabertüm feni`me `uḳbe-ddâr.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 24. ayet

  7. Ra'd suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 25. ayet. وَٱلَّذِينَ يَنقُضُونَ عَهْدَ ٱللَّهِ مِنۢ بَعْدِ مِيثَٰقِهِۦ وَيَقْطَعُونَ مَآ أَمَرَ ٱللَّهُ بِهِۦٓ أَن يُوصَلَ وَيُفْسِدُونَ فِى ٱلْأَرْضِ أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمُ ٱللَّعْنَةُ وَلَهُمْ سُوٓءُ ٱلدَّارِ

    velleẕîne yenḳuḍûne `ahde-llâhi mim ba`di mîŝâḳihî veyaḳṭa`ûne mâ emera-llâhü bihî ey yûṣale veyüfsidûne fi-l'arḍi ülâike lehümü-lla`netü velehüm sûü-ddâr.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah'a verdikleri sözden sonra taahhütlerini bozanlar, Allah'ın kurulmasını emrettiği bağı koparan ve yeryüzünde bozgunculuk yapanlar var ya; işte onların hak ettikleri lanetlenmedir /dışlanmadır. Kötü yurt onlarındır dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bunlar fasıklardır (Bakara 2/26-27), Fasık, Allah'a içinden söz verdikten sonra onunla bağını koparıp yoldan çıkan kişidir. O, Allah'ın emirlerini anlar, uymaya karar verir, daha sonra vazgeçer (Al-i İmran 3/81-82, Maide 5/47, Nur 24/55) ve onları unutmuş gibi davranır (Tevbe 9/67, Haşr 59/19). İşte cezayı hak edenler onlardır (Ahkaf 46/35).

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 25. ayet

  8. Ra'd suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 26. ayet. ٱللَّهُ يَبْسُطُ ٱلرِّزْقَ لِمَن يَشَآءُ وَيَقْدِرُ وَفَرِحُوا۟ بِٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَمَا ٱلْحَيَوٰةُ ٱلدُّنْيَا فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ إِلَّا مَتَٰعٌ

    allâhü yebsüṭu-rrizḳa limey yeşâü veyaḳdir. veferiḥû bilḥayâti-ddünyâ. veme-lḥayâtü-ddünyâ fi-l'âḫirati illâ metâ`.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah, tercih ettiği kişi için dipnot 1 rızkı genişletir de daraltır da dipnot 2 . Onlar ise dünya hayatıyla şımardılar dipnot 3 . Oysa dünya hayatı ahirete göre geçici bir yararlanmadan başka bir şey değildir dipnot 4 .

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 26. ayet

Kalpler Allah'ı anmakla huzur bulur; mucize isteği 27–31

  1. Ra'd suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 27. ayet. وَيَقُولُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَوْلَآ أُنزِلَ عَلَيْهِ ءَايَةٌ مِّن رَّبِّهِۦ قُلْ إِنَّ ٱللَّهَ يُضِلُّ مَن يَشَآءُ وَيَهْدِىٓ إِلَيْهِ مَنْ أَنَابَ

    veyeḳûlü-lleẕîne keferû levlâ ünzile `aleyhi âyetüm mir rabbih. ḳul inne-llâhe yüḍillü mey yeşâü veyehdî ileyhi men enâb.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 27. ayet

  2. Ra'd suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 28. ayet. ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَتَطْمَئِنُّ قُلُوبُهُم بِذِكْرِ ٱللَّهِ أَلَا بِذِكْرِ ٱللَّهِ تَطْمَئِنُّ ٱلْقُلُوبُ

    elleẕîne âmenû vetaṭmeinnü ḳulûbühüm biẕikri-llâh. elâ biẕikri-llâhi taṭmeinnü-lḳulûb.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 28. ayet

  3. Ra'd suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 29. ayet. ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ طُوبَىٰ لَهُمْ وَحُسْنُ مَـَٔابٍ

    elleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti ṭûbâ lehüm veḥusnü meâb.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 29. ayet

  4. Ra'd suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 30. ayet. كَذَٰلِكَ أَرْسَلْنَٰكَ فِىٓ أُمَّةٍ قَدْ خَلَتْ مِن قَبْلِهَآ أُمَمٌ لِّتَتْلُوَا۟ عَلَيْهِمُ ٱلَّذِىٓ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ وَهُمْ يَكْفُرُونَ بِٱلرَّحْمَٰنِ قُلْ هُوَ رَبِّى لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَإِلَيْهِ مَتَابِ

    keẕâlike erselnâke fî ümmetin ḳad ḫalet min ḳablihâ ümemül litetlüve `aleyhimü-lleẕî evḥaynâ ileyke vehüm yekfürûne birraḥmân. ḳul hüve rabbî lâ ilâhe illâ hû. `aleyhi tevekkeltü veileyhi metâb.

    Süleymaniye Vakfı

    Seni de kendilerinden önce nice toplumlar geçmiş olan bir topluma elçi gönderdik dipnot 1 ki sana vahyettiğimizi onlara bağlantılarıyla birlikte okuyasın dipnot 2 . Oysa onlar Rahman'a /iyiliği sonsuz olana dipnot 3 karşı nankörlük etmektedirler dipnot 4 . De ki: "O, benim Rabbimdir. Ondan başka ilah yoktur dipnot 5 . Ben yalnızca ona güvenip dayandım. Dönüşüm de yalnız onadır dipnot 6 ."

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
    3. metne dön, dipnot 3
      Rahman, "rahmeti yani iyilik ve ikramı her şeyi kuşatan" demektir. Allah, Rahman olması yönüyle hiçbir ayrım yapmadan tüm varlıkların ihtiyaçlarını karşılar (Fatiha 1/1). Bu yüzden "Rahman" sözcüğü Allah'tan başkası için kullanılmaz.
    4. metne dön, dipnot 4
    5. metne dön, dipnot 5
    6. metne dön, dipnot 6

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 30. ayet

  5. Ra'd suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 31. ayet. وَلَوْ أَنَّ قُرْءَانًا سُيِّرَتْ بِهِ ٱلْجِبَالُ أَوْ قُطِّعَتْ بِهِ ٱلْأَرْضُ أَوْ كُلِّمَ بِهِ ٱلْمَوْتَىٰ بَل لِّلَّهِ ٱلْأَمْرُ جَمِيعًا أَفَلَمْ يَا۟يْـَٔسِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَن لَّوْ يَشَآءُ ٱللَّهُ لَهَدَى ٱلنَّاسَ جَمِيعًا وَلَا يَزَالُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ تُصِيبُهُم بِمَا صَنَعُوا۟ قَارِعَةٌ أَوْ تَحُلُّ قَرِيبًا مِّن دَارِهِمْ حَتَّىٰ يَأْتِىَ وَعْدُ ٱللَّهِ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُخْلِفُ ٱلْمِيعَادَ

    velev enne ḳur'ânen süyyirat bihi-lcibâlü ev ḳuṭṭi`at bihi-l'arḍu ev küllime bihi-lmevtâ. bel lillâhi-l'emru cemî`â. efelem yey'esi-lleẕîne âmenû el lev yeşâü-llâhü lehede-nnâse cemî`â. velâ yezâlü-lleẕîne keferû tüṣîbühüm bimâ ṣane`û ḳâri`atün ev teḥullü ḳarîbem min dârihim ḥattâ ye'tiye va`dü-llâh. inne-llâhe lâ yuḫlifü-lmî`âd.

    Süleymaniye Vakfı

    Eğer kendisiyle dağlar yürütülecek veya yeryüzü parça parça edilecek ya da ölüler konuşturulacak bir Kur'an / okunan bir kitap olsaydı (o, yine bu Kur'an olurdu fakat onlar yine de inanmazdı). dipnot 1 Hayır! Bütün işler Allah'a aittir (her şeye o karar verir). dipnot 2 İnanıp güvenenler, tercihi Allah yaptığı takdirde tüm insanları yola getireceğini dipnot 3 bilip (herkesin inanacağından) hala ümitlerini kesmediler mi? Kafirlik edenlerin başlarına, yaptıkları şeyler sebebiyle felaket gelmeye devam eder veya felaket, yurtlarının yakınına iner. dipnot 4 Bu, Allah'ın vaadi gelinceye kadar devam eder. Allah vaadinden asla dönmez.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 31. ayet

Alaya alınan peygamberler ve Arapça hüküm 32–37

  1. Ra'd suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 32. ayet. وَلَقَدِ ٱسْتُهْزِئَ بِرُسُلٍ مِّن قَبْلِكَ فَأَمْلَيْتُ لِلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ثُمَّ أَخَذْتُهُمْ فَكَيْفَ كَانَ عِقَابِ

    veleḳadi-stühzie birusülim min ḳablike feemleytü lilleẕîne keferû ŝümme eḫaẕtühüm. fekeyfe kâne `iḳâb.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 32. ayet

  2. Ra'd suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 33. ayet. أَفَمَنْ هُوَ قَآئِمٌ عَلَىٰ كُلِّ نَفْسٍۭ بِمَا كَسَبَتْ وَجَعَلُوا۟ لِلَّهِ شُرَكَآءَ قُلْ سَمُّوهُمْ أَمْ تُنَبِّـُٔونَهُۥ بِمَا لَا يَعْلَمُ فِى ٱلْأَرْضِ أَم بِظَٰهِرٍ مِّنَ ٱلْقَوْلِ بَلْ زُيِّنَ لِلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مَكْرُهُمْ وَصُدُّوا۟ عَنِ ٱلسَّبِيلِ وَمَن يُضْلِلِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِنْ هَادٍ

    efemen hüve ḳâimün `alâ külli nefsim bimâ kesebet. vece`alû lillâhi şürakâ'. ḳul semmûhüm. em tünebbiûnehû bimâ lâ ya`lemü fi-l'arḍi em biżâhirim mine-lḳavl. bel züyyine lilleẕîne keferû mekruhüm veṣuddû `ani-ssebîl. vemey yuḍlili-llâhü femâ lehû min hâd.

    Süleymaniye Vakfı

    Herkesin üzerinde gözetici olan ve yaptıklarını tek tek kaydeden Allah (görmezlikten gelinir mi?) Ama onlar Allah'a ortaklar oluşturdular dipnot 1 . De ki: "Söyleyin bakalım onların özelliklerini dipnot 2 !" Siz Allah'a, yeryüzünde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz dipnot 3 yoksa içi boş sözler mi söylüyorsunuz? Aslında kafirlik edenlerin oyunları kendilerine süslü gösterildi ve onun yolundan geri çevrildiler. Allah'ın sapkın saydığını yola getirebilecek hiç kimse yoktur dipnot 4 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Arapçada isim, bir şeyi tanımlayan, neye yaradığını gösteren ve akılda tutmaya yarayan sözdür (Müfredat).
    3. metne dön, dipnot 3
    4. metne dön, dipnot 4

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 33. ayet

  3. Ra'd suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 34. ayet. لَّهُمْ عَذَابٌ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَلَعَذَابُ ٱلْـَٔاخِرَةِ أَشَقُّ وَمَا لَهُم مِّنَ ٱللَّهِ مِن وَاقٍ

    lehüm `aẕâbün fi-lḥayâti-ddünyâ vele`aẕâbü-l'âḫirati eşeḳḳ. vemâ lehüm mine-llâhi miv vâḳ.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 34. ayet

  4. Ra'd suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 35. ayet. مَّثَلُ ٱلْجَنَّةِ ٱلَّتِى وُعِدَ ٱلْمُتَّقُونَ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ أُكُلُهَا دَآئِمٌ وَظِلُّهَا تِلْكَ عُقْبَى ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوا۟ وَّعُقْبَى ٱلْكَٰفِرِينَ ٱلنَّارُ

    meŝelü-lcenneti-lletî vu`ide-lmütteḳûn. tecrî min taḥtihe-l'enhâr. ükülühâ dâimüv veżillühâ. tilke `uḳbe-lleẕîne-tteḳav. ve`uḳbe-lkâfirîne-nnâr.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 35. ayet

  5. Ra'd suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 36. ayet. وَٱلَّذِينَ ءَاتَيْنَٰهُمُ ٱلْكِتَٰبَ يَفْرَحُونَ بِمَآ أُنزِلَ إِلَيْكَ وَمِنَ ٱلْأَحْزَابِ مَن يُنكِرُ بَعْضَهُۥ قُلْ إِنَّمَآ أُمِرْتُ أَنْ أَعْبُدَ ٱللَّهَ وَلَآ أُشْرِكَ بِهِۦٓ إِلَيْهِ أَدْعُوا۟ وَإِلَيْهِ مَـَٔابِ

    velleẕîne âteynâhümü-lkitâbe yefraḥûne bimâ ünzile ileyke vemine-l'aḥzâbi mey yünkiru ba`ḍah. ḳul innemâ ümirtü en a`büde-llâhe velâ üşrike bih. ileyhi ed`û veileyhi meâb.

    Süleymaniye Vakfı

    Kendilerine kitap verdiklerimiz sana indirilenle sevinirler. Onun bir kısmını inkar eden kesimler de vardır dipnot 1 . De ki: "Ben sadece, Allah'a kulluk etme ve ona ortak koşmama emri aldım dipnot 2 . Ben ancak ona çağırıyorum; varacağım yer de ancak onun huzurudur dipnot 3 ."

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 36. ayet

  6. Ra'd suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 37. ayet. وَكَذَٰلِكَ أَنزَلْنَٰهُ حُكْمًا عَرَبِيًّا وَلَئِنِ ٱتَّبَعْتَ أَهْوَآءَهُم بَعْدَ مَا جَآءَكَ مِنَ ٱلْعِلْمِ مَا لَكَ مِنَ ٱللَّهِ مِن وَلِىٍّ وَلَا وَاقٍ

    vekeẕâlike enzelnâhü ḥukmen `arabiyyâ. veleini-tteba`te ehvâehüm ba`de mâ câeke mine-l`ilmi mâ leke mine-llâhi miv veliyyiv velâ vâḳ.

    Süleymaniye Vakfı

    Böylece (önceki ümmetlere kendi dilleriyle indirdiğimiz gibi sana da) dipnot 1 Kur'an'ı Arapça dipnot 2 hükümler şeklinde indirdik. Bu bilgi sana geldikten sonra onların arzularına uyarsan Allah senin velin/yakının da olmaz koruyucun da. dipnot 3 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Her elçiye verilen kitap, kendi toplumunun diliyle olur (Bkz: İbrahim 14/4).
    2. metne dön, dipnot 2
      Yusuf 12/2, Taha 20/113-114, Zümer 39/28, Fussilet 41/3, Şura 42/7, Zuhruf 43/3. Kur'an'ın önceki kitapları Arap dili ile tasdik ediyor olması bir zorunluluktur (Ahkaf 46/12). Çünkü o kitaplar son nebinin İsmail aleyhisselamın soyundan olacağını (Tevrat /
      Tesniye 18:18-19 — Eski Ahit, Yasa'nın Tekrarı; alıntıyı aç

      Eski Ahit · Yasa'nın Tekrarı 18:18

      ‹Onlara kardeşleri arasından senin gibi bir peygamber çıkaracağım. Sözlerimi onun ağzından işiteceksiniz. Kendisine buyurduklarımın tümünü onlara bildirecek.

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      , İncil /Elçilerin İşleri 3:21-23) ve Mekke'den çıkacağını bildirir (Tevrat /
      Tesniye 18:18-19 — Eski Ahit, Yasa'nın Tekrarı; alıntıyı aç

      Eski Ahit · Yasa'nın Tekrarı 18:18

      ‹Onlara kardeşleri arasından senin gibi bir peygamber çıkaracağım. Sözlerimi onun ağzından işiteceksiniz. Kendisine buyurduklarımın tümünü onlara bildirecek.

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      ,
      Mezmurlar 84:5-6 — Eski Ahit, Mezmurlar; alıntıyı aç

      Eski Ahit · Mezmurlar 84:5

      Ne mutlu gücünü senden alan insana! 2 Aklı hep Siyonu ziyaret etmekte.

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      , 118:22-26; İncil /
      Matta 21:42-44 — Yeni Ahit, Matta; alıntıyı aç

      Yeni Ahit · Matta 21:42

      İsa onlara şunu sordu: “Kutsal Yazılarda şu sözleri hiç okumadınız mı? ‹Yapıcıların reddettiği taş, İşte köşenin baş taşı oldu. Rabbin işidir bu, Gözümüzde harika bir iş!›

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      ).
    3. metne dön, dipnot 3

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 37. ayet

"Her ecelin bir kitabı vardır"; şahitlik 38–43

  1. Ra'd suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 38. ayet. وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا رُسُلًا مِّن قَبْلِكَ وَجَعَلْنَا لَهُمْ أَزْوَٰجًا وَذُرِّيَّةً وَمَا كَانَ لِرَسُولٍ أَن يَأْتِىَ بِـَٔايَةٍ إِلَّا بِإِذْنِ ٱللَّهِ لِكُلِّ أَجَلٍ كِتَابٌ

    veleḳad erselnâ rusülem min ḳablike vece`alnâ lehüm ezvâcev veẕürriyyeh. vemâ kâne lirasûlin ey ye'tiye biâyetin illâ biiẕni-llâh. likülli ecelin kitâb.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 38. ayet

  2. Ra'd suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 39. ayet. يَمْحُوا۟ ٱللَّهُ مَا يَشَآءُ وَيُثْبِتُ وَعِندَهُۥٓ أُمُّ ٱلْكِتَٰبِ

    yemḥü-llâhü mâ yeşâü veyüŝbit. ve`indehû ümmü-lkitâb.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah, koyduğu kurala göre eceli kısaltır veya sabitler dipnot 1 . Ana Kitap onun yanındadır dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ecel bir şey için belirlenen süredir. Kur'an'da gökler ve yerler için bir ecelden bahsedilirken (Ahkaf 46/3) insanlar için iki ecelden bahsedilir (En'am 6/2). Bunlardan birincisi kişinin vücudunun dayanma süresidir (ecel-i tabii). Doktorlar hastalarına buna göre ömür biçebilirler. İkincisi ise ecel-i müsemma yani Allah tarafından belirlenmiş yaşama süresidir. Bunu ondan başkası bilemez. Bu süre, kişinin vücut sağlığına bakmaz, çok sağlıklı birisi dahi ecel-i müsemması geldiği için ölebilir (Mü'min 40/67). İnsanın ömrü ecel-i müsemmasını geçemez ama bunun altına inebilir (Fatır 35/11). Bu, kişinin kendini Allah yolunda feda etmesi, bir başkası tarafından öldürülmesi veya yaptığı yanlışlarla kendi ömrünü kısaltmasıyla gerçekleşir. Ecelin kısalmasıyla yeni ecel Allah katında yazılır ve kişi buna göre ölür (Al-i İmran 3/145).Yanlış yapan kişi yanlışlarından dönerse ömrünün tekrar uzamasını sağlayabilir. Örneğin, tabii eceli 90 sene olan birinin ecel-i müsemması 80 sene ise, bu kişi en fazla 80 yaşına kadar yaşayabilir. Aynı kişi sağlığını bozarsa Allah da onun ömrünü kısaltır. Eğer bu kişi sağlığına dikkat eder, tedavi görürse zamanla hastalıklardan arınacağı için ömrü ecel-i müsemmasına kadar uzayabilir ama ecel-i müsemmasını geçemez.Toplumların da eceli vardır (A'raf 7/34, Yunus 10/49). Bu ecel de kısalabilir. Kur'an'da bunun örneği Yunus'un (a.s.) kavmidir. Allah, herhangi bir konudaki cezalandırmayı bu sürenin dolmasına kadar ertelediğini bildirir (Ankebut 29/53, Nahl 16/61). Yunus (a.s.), tövbe ederek /dönüş yaparak kendisini düzeltmesiyle hem kendinin hem de kavminin kısalmış olan ecelini geri uzatabilmiş (Enbiya 21/87-88), böylece cezadan kurtulmuştur. Eğer bu süre dolduğu zaman tövbe etseydi tövbesinin bir faydası olmazdı ve cezayı çekerdi (Hud 11/3, İbrahim 14/10, Nahl 16/61).
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 39. ayet

  3. Ra'd suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 40. ayet. وَإِن مَّا نُرِيَنَّكَ بَعْضَ ٱلَّذِى نَعِدُهُمْ أَوْ نَتَوَفَّيَنَّكَ فَإِنَّمَا عَلَيْكَ ٱلْبَلَٰغُ وَعَلَيْنَا ٱلْحِسَابُ

    veim mâ nüriyenneke ba`ḍa-lleẕî ne`idühüm ev neteveffeyenneke feinnemâ `aleyke-lbelâgu ve`aleyne-lḥisâb.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 40. ayet

  4. Ra'd suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 41. ayet. أَوَلَمْ يَرَوْا۟ أَنَّا نَأْتِى ٱلْأَرْضَ نَنقُصُهَا مِنْ أَطْرَافِهَا وَٱللَّهُ يَحْكُمُ لَا مُعَقِّبَ لِحُكْمِهِۦ وَهُوَ سَرِيعُ ٱلْحِسَابِ

    evelem yerav ennâ ne'ti-l'arḍa nenḳuṣuhâ min aṭrâfihâ. vellâhü yaḥkümü lâ mü`aḳḳibe liḥukmih. vehüve serî`u-lḥisâb.

    Süleymaniye Vakfı

    Onlar görmüyorlar mı ki yurtlarına geliyor, onu parça parça ellerinden alıyoruz dipnot 1 . Hükmü Allah verir. Onun hükmünü bozacak yoktur dipnot 2 . O, hesabı çabuk görendir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ın gelmesi, Allah'ın dininin gelmesidir. Bir yere Allah'ın dini gelince onun etki alanı genişlerken diğerlerininki daralır (Enbiya 21/44). Nebimizin Mekke'de dini tebliğ etmeye başlamasından sonra İslam'ın etkisi sürekli artarken kafirlerin etkisi azalıyordu.
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 41. ayet

  5. Ra'd suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 42. ayet. وَقَدْ مَكَرَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَلِلَّهِ ٱلْمَكْرُ جَمِيعًا يَعْلَمُ مَا تَكْسِبُ كُلُّ نَفْسٍ وَسَيَعْلَمُ ٱلْكُفَّٰرُ لِمَنْ عُقْبَى ٱلدَّارِ

    veḳad mekera-lleẕîne min ḳablihim felillâhi-lmekru cemî`â. ya`lemü mâ teksibü küllü nefs. veseya`lemü-lküffâru limen `uḳbe-ddâr.

    Süleymaniye Vakfı

    Bunlardan öncekiler de planlar kurdular. Oysa bütün planlar Allah'ın gözetimi altındadır dipnot 1 . O, kimin ne kazandığını bilir dipnot 2 . Kafirler, son yurdun kimin olacağını yakında öğreneceklerdir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ın izni olmadan kimseye zarar veremezler. Allah onların tüm kötü planlarını boşa çıkarır, başlarına geçirir (Al-i İmran 3/54, Enfal 8/30, İbrahim 14/46, Nahl 16/26, 45-47, Fatır 35/10, 43).
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 42. ayet

  6. Ra'd suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 43. ayet. وَيَقُولُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَسْتَ مُرْسَلًا قُلْ كَفَىٰ بِٱللَّهِ شَهِيدًۢا بَيْنِى وَبَيْنَكُمْ وَمَنْ عِندَهُۥ عِلْمُ ٱلْكِتَٰبِ

    veyeḳûlü-lleẕîne keferû leste mürselâ. ḳul kefâ billâhi şehîdem beynî vebeyneküm vemen `indehû `ilmü-lkitâb.

    Süleymaniye Vakfı

    Kafirlik edenler: "Sen (Allah tarafından) gönderilmiş bir elçi değilsin!" derler. Sen de de ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah da yeter dipnot 1 , Kitab'ın bilgisine sahip olanlar da dipnot 2 ."

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Kur'an'ın veya daha önce indirilmiş kitapların içeriğini bilenler, Muhammed aleyhisselamın, Allah'ın elçisi olduğuna şahit olurlar(A'raf 7/157). Yaygın kanaate göre Kur'an'ın Allah'ın Kitabı olması, onu güvenilir bir elçi olan Muhammed aleyhisselamın getirmesine dayandırılır. Oysa çağdaşlarından bile Muhammed aleyhisselamı görüp onun güvenilirliğine şahit olacak kadar birlikte vakit geçirenlerin sayısı çok azdır. Ayrıca, onun güvenilirliğinden hiç şüphesi olmayan Mekkelilerin çoğu onu yalanlamıştır. Ayete göre ise Muhammed Aleyhisselamın elçiliğinin delili Allah'ın Kitabıdır. Yani böyle bir şahitlik, ancak Allah'ın sözüne bakılarak yapılabilir. O halde doğru olan, Muhammed Aleyhisselamın elçiliğinin, Kitaba dayandırılmasıdır. Bu durum başka ayetlerden de görülebilir. Mesela nebinin kendi sözünü değil, ona indirileni dinleyen kişiler şahitler arasına yazılmayı talep etmekte (Maide 5/83), yine kendilerine açık belgeler gelen kişiler elçinin hak olduğuna şahitlik etmektedirler (Al-i İmran 3/86, Ahkaf 4610).

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 43. ayet