Diyanet İşleri
Yakında biz onun burnunu damgalayacağız.
Kalem suresi
Kalem suresi, 16. ayet. سَنَسِمُهُۥ عَلَى ٱلْخُرْطُومِ
senesimühû `ale-lḫurṭûm.
Yakında biz onun burnunu damgalayacağız.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Yalanlayanlara boyun eğme; kınanan kişi Kalem 8–16 3
(10-14) Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.
Ayetlerimiz kendisine okunduğu zaman, "Öncekilerin masalları!" der.
Yakında biz onun burnunu damgalayacağız.
Şüphesiz biz, vaktiyle "bahçe sahipleri"ne bela verdiğimiz gibi, onlara (Mekkeli inkarcılara) da bela verdik. Hani o bahçe sahipleri, sabah erkenden (fakirler gelmeden) bahçenin ürünlerini devşirmeye yemin etmişlerdi.
(Bunu tasarlarken) istisna da yapmıyorlardı. ("İnşaallah" demiyorlardı.)
Nihayet onlar uykuda iken Rabbinden bir afet (ateş) bahçeyi sardı.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
16. Daha sonra Yüce Allah, belirtilen işleri yapan ve belirtilen niteliklere sahip olan kimselerin burnundan damgalamakla tehdit etmektedir. Yani Yüce Allah, bir azap ile burnunu damgalayacak ve ona izleri açıkça belli olacak şekilde azap edecektir. Bu azabın alâmeti de kişinin yüzünde görülecektir ki bu, onun için en ağır alamettir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Biz onun burnuna, onu lekeleyen ve ona yapışıp kalan bir alamet koyacağız.
Aynı kök: وسم (2 geçiş)
Şüphesiz bunda düşünüp görebilen kimseler için ibretler vardır.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Buna karşılık), ileride onun burnunu sürteceğiz.
Onun burnuna (zillet) damgasını çıkmaz bir biçimde vuracağız.
(Bunun için) Biz onu, yakasını kurtaramayacağı bir zillet ile damgalayacağız!
Yakında burnundan damgalayacağız onu (görmezden gelemeyecek)!
Yakında biz onun hortumu (burnu) üzerine damga vuracağız.
Biz yakında onun burnuna damga vuracağız (kibirini kırıp rezil edeceğiz)
Yakında, burnunu sürteceğiz onun.
Yakında onun burnunu damgalayacağız.
Onun burnunu işaretleyeceğiz.
Onun burnunu işaretliyeceğiz.
Yakında Biz onu o hortumunun üzerinden damgalayacağız
Haberiniz olsun ki biz onlara bela vermişizdir.
Yakında hortumunun üzerine damga basacağız. dipnot 1
Yakında hortumunun üzerine damga basacağız. dipnot 1
Yakında hortumunun üzerine damga basacağız. dipnot 1
Yakında biz onun hortumu (burnu) üzerine damga vuracağız.
Biz yakında onun hortumunun üstüne damga basacağız!
Biz, onun burnunu yakında yere sürteceğiz.
(7-16) Mutlaka Rabbin, yolundan kim sapıyor en iyi bilendir ve O y ola girenleri /hidayete erenleri de en iyi bilendir. Yalanlayanlara uyma /tâbi olma. Onlar, sana yumuşak davranmak için senin onlara yumuşak davranmanı arzu ettiler . (Onlara yumuşak davranmaman kibir değil) Sürekli yemin eden adiye / değersize uyma. Gıybetçi / çekiştirici /arabozucu, kusur peşinde koşana da uyma. Hayrı engelleyene, saldırgan kötüye de uyma. Zorbaya da uyma, bunun dışında sırf mal ve oğullar sahibi diye zina çocuğuna da tabi olma. Ona ayetlerimiz sözlü okununca / tilavet edilince bu evvelkilerden masallar dedi. İlerde hortumuna / burnuna nişan /damga vuracağız.
Yakında biz onun burnu üzerine damga vuracağız.
Biz onu burnunun üzerine damga vurup işaretleyeceğiz.
Böylesinin burnunu sürteceğiz dipnot 1 .
Böylelerinin burnunu sürteceğiz.
Yakında biz onun burnu üzerine damga vuracağız.
Yakında onun burnunu yere sürteceğiz.
Yakında biz onun hortumu üzerine damga basacağız/burnunu sürteceğiz.
We shall impress on him a stigma of infamy and furnish him with a distorted, contemptuous and ugly disproportionate snout.
We shall brand him on the snout!
Soon shall We brand (the beast) on the snout!
Soon shall We brand him on his snout. dipnot 1
We will brand him on the snout!
We shall brand him on the snout (nose)!
Soon We shall brand him on the snout.
We will soon brand him on the snout (and stigmatize him with indelible disgrace).
We shall brand him upon the muzzle!
" Pretty soon I (God) will brand him with disgrace.
We will brand him on the snout!
We will mark him on the path.
We will stigmatize him on the nose.
We will brand him on the snout.
We will (brand) him markedly upon the snout!
We shall brand him on the nose.
We shall brand him on the muzzle.
[For this] We shall brand him with indelible disgrace!
We will soon mark his snout.[1]
We will mark him on the path.
We will mark his face.
We will brand him upon the snout.
We will brand him on the snout.
- We shall brand such a person with manifest disgrace! ('Branding the snout' alludes to bringing to visible disgrace a person who chooses to live at the subhuman level).
Soon shall We brand (the beast) on the nose!
We will soon brand him on the snout.
We will mark him on the path.