Diyanet İşleri
Biz onların üstüne, uğursuzluğu sürekli bir günde gürültülü ve dondurucu bir rüzgar gönderdik.
Kamer suresi
Kamer suresi, 19. ayet. إِنَّآ أَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ رِيحًا صَرْصَرًا فِى يَوْمِ نَحْسٍ مُّسْتَمِرٍّ
innâ erselnâ `aleyhim rîḥan ṣarṣaran fî yevmi naḥsim müstemirr.
Biz onların üstüne, uğursuzluğu sürekli bir günde gürültülü ve dondurucu bir rüzgar gönderdik.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Âd kavmi Kamer 18–22 3
Benim azabım ve uyarılarım nasılmış (gördüler)!
Andolsun biz, Kur'an'ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?
Ad kavmi de (Hud'u) yalanladı. Azabım ve uyarılarım nasılmış!
Biz onların üstüne, uğursuzluğu sürekli bir günde gürültülü ve dondurucu bir rüzgar gönderdik.
İnsanları köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.
Azabım ve uyarılarım nasılmış, (gördüler)!
Andolsun biz, Kur'an'ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 18–19. ayetler için yazılmıştır.
18-19. Âd, Yemen’de bilinen bir kabilenin adıdır. Yüce Allah onlara Hûd aleyhisselam’ı Allah’ı tevhid etmeye ve yalnız O’na ibadet etmeye davet etmek üzere peygamber olarak göndermişti. Kavmi onu yalanladı. Bunun üzerine Yüce Allah üzerlerine “uğursuz sürekli olan” yani azabı çok çetin ve onları bedbaht edecek özellikte “bir günde (uğultusu ve soğuğu) şiddetli olan bir kasırga” gönderdi. Bu kasırga üzerlerinde kesintisiz olarak yedi gece sekiz gün devam etti.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Biz, onların üzerine soğuk, şiddetli olan bir rüzgârı kesintisiz bir şekilde kötü ve uğursuz gördükleri günde cehenneme ulaşana kadar gönderdik.
Aynı kök: صرصر (3 geçiş) · Aynı kök: نحس (3 geçiş) · Aynı kök: روح (57 geçiş)
Biz de onlara dünya hayatında zillet azabını tattırmak için o mutsuz kara günlerde üzerlerine dondurucu bir rüzgar gönderdik. Ahiret azabı elbette…
Aynı kök: صرصر (3 geçiş) · Aynı kök: روح (57 geçiş)
Ad kavmine gelince, onlar da uğultulu ve dondurucu şiddetli bir rüzgarla helak edildi.
Aynı kök: نحس (3 geçiş)
Üstünüze ateşten yalın bir alevle kıpkızıl bir duman gönderilir de kendinizi koruyamazsınız.
Aynı kıssa: Hz. Hûd · Aynı kök: روح (57 geçiş)
O azabı vadilerine doğru yayılan bir bulut olarak gördüklerinde, "Bu, bize yağmur getiren bir buluttur" dediler. Hud, "Hayır, o sizin acele gelmesini…
Aynı kıssa: Hz. Hûd
Ad kavmine de kardeşleri Hud'u peygamber olarak gönderdik. Onlara, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur.…
Aynı kıssa: Hz. Hûd
Kavminin ileri gelenlerinden inkar edenler dediler ki: "Şüphesiz, biz seni akıl kıtlığı içinde görüyoruz. Biz senin mutlaka yalancılardan biri…
Aynı kök: مرر (35 geçiş)
(Dönüş yapılabilecek) boşama iki defadır. Sonrası, ya iyilikle geçinmek, ya da güzellikle bırakmaktır. (Evlilikte) tarafların Allah'ın belirlediği…
Aynı kök: مرر (35 geçiş)
Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti.…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(19, 20) Sürekliliği olan kara bir günde onların üzerine, insanları sökülmüş hurma kütükleri gibi yere seren bir kasırga göndermiştik.[1]
Elbet Biz de onların üzerine kapkara bir günde gürültülü bir kasırga gönderdik:
Biz onların üstüne müthiş uğursuz bir günde şiddetli bir kasırga gönderdik,
Muhakkak ki biz onların üzerine, uğursuz bir gün içinde sürekli helak edici bir kasırga irsal ettik.
Biz, o uğursuz (felaket yüklü ve) sürekli bir günde üzerlerine 'kulakları patlatan bir kasırga' gönderdik.
Biz onların üstüne, uğursuzluğu devamlı bir günde dondurucu bir rüzgâr gönderdik.
Uğursuzluğu gün boyunca süren, uğultulu bir kasırgayı, onların üzerine gönderdik.
Biz onların üzerine, uğursuzluğu devamlı bir günde, dondurucu bir rüzgar gönderdik.
Uğursuzluk üstüne uğursuzluğa sahip bir günde üzerlerine vahşi bir rüzgar gönderdik.
Uğursuzluk üstüne uğursuzluğa sahip bir günde üzerlerine vahşi bir rüzgar gönderdik.
Çünkü üzerlerine uğursuzluğu devam eden bir günde dondurucu bir rüzgar salıverdik.
çünkü salıverdik üzerlerine müstemirr, nühusetli bir günde bir soğuk rüzgar ki sarsar
Biz, onların üzerine felaketleri gün boyu süren çok sarsıcı rüzgarı gönderdik.
Biz, onların üzerine felaketleri gün boyu süren çok sarsıcı rüzgarı gönderdik.
Biz, onların üzerine felaketleri gün boyu süren çok sarsıcı rüzgarı gönderdik.
Biz, o uğursuz (felaket yüklü ve) sürekli bir günde üzerlerine 'kulakları patlatan bir kasırga' gönderdik.
Çünkü biz (haklarında) uğursuz (ve uğursuzluğu) sürekli bir günde onların üstüne çok gürültülü fırtına gönderdik.
Nitekim uğursuz günde üzerlerine şiddetli bir rüzgarı devamlı olarak gönderdik.
(18-22) Âd kavmi de yalanladı , azabım ve uyarım nasıl oldu? Onların üzerine, uğursuzluğu kesilmeyen bir günde uğultulu / gürültülü bir rüzg âr gönderdik. İnsanları söküp savuruyordu. Sanki onlar kökünden sökük hurma kütükleri gibiydiler. Azabım ve uyarılarım nasıl oldu? Kesin olan şu ki biz, Kuranı hatıra gelebilmesi için kolaylaştırdık, ders alabilen var mı?
Biz onların üstüne, uğursuzluğu devamlı bir günde dondurucu bir rüzgâr gönderdik.
Biz onların üstüne uğursuz mu uğursuz bir günde uğultulu bir kasırga saldık.
Kötülüğü sürüp giden kara günde üstlerine soğuk ve şiddetli bir rüzgar gönderdik dipnot 1 ;
Her şeyin ters gittiği bir günde üstlerine çok sert bir fırtına göndermiştik.
Biz onların üstüne, uğursuzluğu devamlı bir günde dondurucu sert bir rüzgar gönderdik.
Onların üzerine zor ve meşakkatli baskın süren bir günde kavuran rüzgarları göndermiştik.
Biz onların üzerine uğursuzluğu kesiksiz bir günde, dondurucu/uğultulu bir kasırga gönderdik.
We drove against them, on an unlucky and a miserable day, a fierce cold wind swallowing the ground with fierceness and rage, vehement and merciless, roaring for punishing crime,
We released a howling wind against them on a day of terrible disaster;
For We sent against them a furious wind, on a Day of violent Disaster,
We sent a tumultuous wind against them on a day of unremitting misfortune, dipnot 1
We unleashed a howling wind against them on a day of unremitting horror.
Verily, We sent against them a furious wind of harsh voice on a day of evil omen and continuous calamity.
Indeed We unleashed upon them an icy gale on an incessantly ill-fated day,
We let loose upon them a clamorous and alarmingly furious wind on a day (when) the sky remained red like copper till long.
We loosed against them a wind clamorous in a day of ill fortune continuous,
Then one day I sent them a strong storm; a nasty storm that brought them nothing but misery.
Verily, we sent on them a cold storm wind on a day of continuous ill-luck!
We sent upon them a violent wind, on a day of continuous misery.
Verily We sent against them a roaring wind, on a day of continued ill-luck:
Surely We sent on them a tornado in a day of violent disaster,
Surely We sent against them a most clamorous wind in a day of ill-luck, continuous,
Lo! We let loose on them a raging wind on a day of constant calamity,
We let loose against them a violent roaring wind on a day of ill omen, continuous,
Behold, We let loose upon them a raging storm wind on a day of bitter misfortune:
Indeed, We sent against them a furious wind,[1] on a day of unrelenting misery,
We sent upon them a violent wind, on a day of continuous misery.
We sent upon them violent winds, on a day of continuous misery.
Indeed, We sent upon them a screaming wind on a day of continuous misfortune,
We sent against them a howling wind in a day of enduring calamity,
Behold, We sent raging winds upon them on a day of relentless misery. (69:6-8).
Verily, We sent against them a furious wind, on a Day of violent disaster,
We did send to them a furious wind in a day of continuous misfortune,
We sent upon them a violent wind, on a day of continuous misery.