Kamer suresi

Kamer suresi, 20. ayet

Kamer suresi, 20. ayet. تَنزِعُ ٱلنَّاسَ كَأَنَّهُمْ أَعْجَازُ نَخْلٍ مُّنقَعِرٍ

tenzi`u-nnâse keennehüm a`câzü naḫlim münḳa`ir.

Diyanet İşleri

İnsanları köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kamer 17–23 · surenin 20. ayeti / 55

Konu Âd kavmi Kamer 18–22 3

  1. Kamer 17

    Andolsun biz, Kur'an'ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?

  2. Kamer 18

    Ad kavmi de (Hud'u) yalanladı. Azabım ve uyarılarım nasılmış!

  3. Kamer 19

    Biz onların üstüne, uğursuzluğu sürekli bir günde gürültülü ve dondurucu bir rüzgar gönderdik.

  4. 20

    İnsanları köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.

  5. Kamer 21

    Azabım ve uyarılarım nasılmış, (gördüler)!

  6. Kamer 22

    Andolsun biz, Kur'an'ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?

  7. Kamer 23

    (23-24) Semud kavmi de uyarıcıları yalanlamış ve şöyle demişlerdi: "İçimizden bir insana mı uyacağız? (Asıl) o takdirde biz apaçık bir sapıklık ve delilik içine düşmüş oluruz."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

20. “O (kasırga)” oldukça şiddetli estiğinden dolayı “insanları kaldırıp tıpkı kökünden sökülüp devrilmiş hurma kütükleri gibi yere seriyordu.” Havaya kaldırıyor sonra da onları yere fırlatıp helâk ediyordu. Helâk edilmelerinden sonra onların cesetleri, adeta rüzgarın kökünden koparıp yere serdiği hurma kütüğünü andırıyordu.

Emrine karşı gelmeleri halinde insanlar, Allah nezdinde ne kadar da değersiz oluyorlar!

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İnsanları yerden söküp, onları başları üzerine atıyordu. Sanki onlar yerinden sökülmüş hurma kütükleri gibiydiler.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. تَنزِعُ tenziu koparıp deviriyordu kök: نزع
  2. ٱلنَّاسَ n-nase insanları kök: نوس
  3. كَأَنَّهُمْ keennehum sanki gibi
  4. أَعْجَازُ ea'cazu kütükleri kök: عجز
  5. نَخْلٍۢ nehlin hurma kök: نخل
  6. مُّنقَعِرٍۢ munkairin köklerinden sökülmüş kök: قعر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نخل (20 geçiş) · Aynı kök: عجز (26 geçiş)

    Allah, onu kesintisiz olarak yedi gece, sekiz gün onların üzerine musallat etti. Öyle ki (eğer orada olsaydın), o kavmi, içi boş hurma kütükleri gibi…

  • Aynı kök: نخل (20 geçiş)

    Herhangi biriniz ister mi ki, içerisinde her türlü meyveye sahip bulunduğu, içinden ırmaklar akan, hurma ve üzüm ağaçlarından oluşan bir bahçesi…

  • Aynı kök: نزع (20 geçiş)

    De ki: "Ey mülkün sahibi olan Allah'ım! Sen mülkü dilediğine verirsin. Dilediğinden de mülkü çeker alırsın. Dilediğini aziz edersin, dilediğini zelil…

  • Aynı kök: نزع (20 geçiş)

    Andolsun, Allah, izniyle, onları (müşrikleri) kırıp geçirdiğiniz sırada size olan va'dini gerçekleştirdi. Nihayet sevdiğiniz şeyi (zaferi) size…

  • Aynı kök: نزع (20 geçiş)

    Ey iman edenler! Allah'a itaat edin. Peygamber'e itaat edin ve sizden olan ulu'l-emre (idarecilere) de. Herhangi bir hususta anlaşmazlığa düştüğünüz…

  • Aynı kök: نخل (20 geçiş)

    O, gökten su indirendir. İşte biz onunla her türlü bitkiyi çıkarıp onlardan yeşillik meydana getirir ve o yeşil bitkilerden, üst üste binmiş taneler,…

  • Aynı kıssa: Hz. Hûd

    Ad kavmine de kardeşleri Hud'u peygamber olarak gönderdik. Onlara, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur.…

  • Aynı kıssa: Hz. Hûd

    Kavminin ileri gelenlerinden inkar edenler dediler ki: "Şüphesiz, biz seni akıl kıtlığı içinde görüyoruz. Biz senin mutlaka yalancılardan biri…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

58 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(19, 20) Sürekliliği olan kara bir günde onların üzerine, insanları sökülmüş hurma kütükleri gibi yere seren bir kasırga göndermiştik.[1]

Mustafa İslamoğlu

insanları öyle savuruyordu ki, sanki onlar kökünden sökülmüş hurma kütükleri gibi (yere serildiler).

Muhammed Esed

(bu kasırga,) insanları köklerinden koparılmış hurma kütükleri gibi savurup attı.

Ahmed Hulusi

İnsanları, sanki sökülmüş hurma kütükleri gibi koparıp atıyordu.

Ali Bulaç

İnsanları söküp atıyordu; sanki onlar, kökünden sökülüp kopmuş hurma kütükleriymiş gibi.

Ali Özek ve heyeti

O rüzgâr, insanları, sökülmüş hurma kütükleri gibi yere seriyordu.

Ali Rıza Safa

Köklerinden koparılmış hurma kütükleri gibi insanları savurup attı.

Bayraktar Bayraklı

O rüzgar, insanları, sanki köklerinden koparılmış, hurma kütükleri gibi yere seriyordu.

Edip Yüksel

İnsanları, sanki köklerinden koparılmış hurma kütükleriymiş gibi yıkıyordu.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnsanları, sanki köklerinden koparılmış hurma kötükleriymiş gibi yıkıyordu.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İnsanları, kökünden devrilen hurma kütükleri gibi yoluyordu.

Elmalılı Hamdi Yazır

İnsanları kökünden devrilen hurma kütükleri gibi yolar

Erhan Aktaş

İnsanları, kökünden sökülmüş hurma kütükleri gibi savurup atıyordu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İnsanları, kökünden sökülmüş hurma kütükleri gibi savurup atıyordu.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İnsanları, kökünden sökülmüş hurma kütükleri gibi savurup atıyordu.

Gültekin Onan

İnsanları söküp atıyordu; sanki onlar, kökünden sökülüp kopmuş hurma kütükleriymiş gibi.

Hasan Basri Çantay

(Öyle bir fırtına ki) insanları, sanki onlar köklerinden sökülmüş hurma kütükleri imiş gibi, ta temelinden kopar (ıb helake uğrat) ıyordu.

İbni Kesir

İnsanları, sökülmüş hurma kütükleri gibi koparıp yere seriyordu.

Mehmet Alagaş

(18-22) Âd kavmi de yalanladı , azabım ve uyarım nasıl oldu? Onların üzerine, uğursuzluğu kesilmeyen bir günde uğultulu / gürültülü bir rüzg âr gönderdik. İnsanları söküp savuruyordu. Sanki onlar kökünden sökük hurma kütükleri gibiydiler. Azabım ve uyarılarım nasıl oldu? Kesin olan şu ki biz, Kuranı hatıra gelebilmesi için kolaylaştırdık, ders alabilen var mı?

Rowwad Tercüme Merkezi

İnsanları koparıp atıyordu. Sanki onlar kökünden kopmuş hurma kütükleri idiler.

Süleyman Ateş

İnsanları sanki köklerinden sökülmüş hurma kütükleri imişler gibi koparıp deviriyordu.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İnsanları, sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.

Şaban Britch

Sanki kökünden sökülmüş hurma ağacının kökleri gibi insanları yerlerinden koparıp atıyordu.

Şaban Piriş

Sanki kökünden sökülmüş hurma ağacının kökleri gibi insanları yerlerinden koparıp atıyordu.

Yaşar Nuri Öztürk

İnsanları, köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Setting people flying and springing upon the ground with violence, plucking towns out and leaving nothing standing as if they were palm- trees torn up by the roots.

Abdul Haleem

it swept people away like uprooted palm trunks.

Abdullah Yusuf Ali

Plucking out men as if they were roots of palm-trees torn up (from the ground).

Abul A'la Maududi

which tore people away and hurled them as though they were trunks of uprooted palm-trees.

Aisha Bewley

It plucked up men like uprooted stumps.

Al-Hilali & Khan

Plucking out men as if they were uprooted stems of date-palms.

Ali Quli Qarai

knocking down people as if they were trunks of uprooted palm trees.

Amatul Rahman Omar

It (- the howling wind) tore the people away as though they were the hollowed stumps of uprooted palm-trees.

Arthur John Arberry

plucking up men as if they were stumps of uprooted palm-trees.

Bijan Moeinian

The storm was tossing people around as though they were decayed palm tree trunks.

E. Henry Palmer

It reft men away as though they had been palm stumps torn up!

Edip-Layth

It snatched people away as if they were palm tree trunks; uprooted.

George Sale

It carried men away, as though they had been roots of palm-trees forcibly torn up.

Hamid S. Aziz

Tearing men away as if they were the trunks of palm-trees uprooted.

Mahmoud Ghali

Plucking up mankind as if they were the stumps of uprooted palm-trees.

Marmaduke Pickthall

Sweeping men away as though they were uprooted trunks of palm-trees.

Mohamed Ahmed - Samira

Which snatched away men as though they were palm trees pulled out by the roots.

Muhammad Asad

it swept the people away as though they were palm-trunks uprooted:

Mustafa Khattab

that snatched people up, leaving them like trunks of uprooted palm trees.

Progressive Muslims

It uprooted the people as if they were decayed palm tree trunks.

Rashad Khalifa

It tossed the people around as if they were decayed palm tree trunks.

Sahih International

Extracting the people as if they were trunks of palm trees uprooted.

Sam Gerrans

Removing men as if they were stumps of uprooted date-palms.

Shabbir Ahmed

Tossing people around like empty, uprooted palm-trunks.

Syed Vickar Ahamed

Plucking out men as if they were roots of palm-trees torn up (from the ground).

Taqi Usmani

plucking people away, as if they were trunks of uprooted palm-trees.

The Monotheist Group

It uprooted the people as if they were decayed palm tree trunks.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kamer suresi, 20. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kamer suresi, 20. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kamer suresi, 20. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩