Kevser suresi

Kevser suresi, 1. ayet

Kevser suresi, 1. ayet. إِنَّآ أَعْطَيْنَٰكَ ٱلْكَوْثَرَ

innâ a`ṭaynâke-lkevŝer.

Diyanet İşleri

Şüphesiz biz sana Kevser'i verdik.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kevser 1–3 · surenin 1. ayeti / 3

Konu Kevser'in verilmesi ve karşılığı: namaz ve kurban Kevser 1–2 3

  1. 1

    Şüphesiz biz sana Kevser'i verdik.

  2. Kevser 2

    O halde, Rabbin için namaz kıl, kurban kes.

  3. Kevser 3

    Doğrusu sana buğzeden, soyu kesik olanın ta kendisidir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

1. Yüce Allah peygamberi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e olan nimetini dile getirerek şöyle hitap etmektedir: “Şüphe yok ki Biz sana Kevser’i verdik.” Kevser, pek çok hayır, uçsuz bucaksız lütuf demektir. Yüce Allah’ın Peygamberi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e kıyamet günü vereceği “Kevser” adındaki nehir ile eni bir aylık, boyu bir aylık mesafe olan ve suyu sütten daha beyaz, baldan daha tatlı olan Havz da bu pek büyük hayra dahildir. Bu Havzın kapları semadaki yıldızlar kadar çok ve onlar gibi parlaktır. Ondan bir defa içen artık ebediyen bir daha susamayacaktır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Peygamber!- Muhakkak biz sana birçok hayırlar verdik. Onlardan biri de cennetteki Kevser ırmağıdır.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّآ inna elbette biz
  2. أَعْطَيْنَـٰكَ ea'taynake sana verdik kök: عطو
  3. ٱلْكَوْثَرَ l-kevsera Kevser'i kök: كثر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عطو (14 geçiş)

    Kendilerine kitap verilenlerden Allah'a ve ahiret gününe iman etmeyen, Allah'ın ve Resulünün haram kıldığını haram saymayan ve hak din İslam'ı din…

  • Aynı kök: عطو (14 geçiş)

    İçlerinden sadakalar konusunda sana dil uzatanlar da var. Kendilerine ondan bir pay verilirse, hoşnut olurlar; eğer kendilerine ondan bir pay…

  • Aynı kök: عطو (14 geçiş)

    Mutlu olanlara gelince, gökler ve yerler durdukça içinde ebedi kalmak üzere cennettedirler. Ancak Rabbinin dilemesi başka. Bu, onlara ardı kesilmez…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

36 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki sana Kevser'i (bol nimet) verdik.

Mustafa İslamoğlu

Gerçek şu ki, Biziz sana her hayrı cömertçe bahşeden:

Muhammed Esed

Bak, Biz sana bol nimet verdik:

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki biz verdik sana O Kevser'i!

Ali Bulaç

Şüphesiz, biz sana Kevser'i verdik.

Ali Özek ve heyeti

(Rasûlüm!) Kuşkusuz biz sana Kevser'i verdik.

Ali Rıza Safa

Kuşkusuz, sana, Sayısız Nimetler verdik. dipnot 622

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 622
    Sureye ismini veren ve "Sayısız nimetler" olarak yazdığımız "Kevser" terimi, Kur'an çevirilerinde, "İyilikler" veya "Bilgi ve onur" veya "Mutluluk ve güzellik" veya "Bolluk ve bereket" biçiminde çevrilmiş; Kur'an çevirilerinin çoğunluğunda ise "Kevser" olarak bırakılmıştır.

Bayraktar Bayraklı

Biz sana çok hayır/Kevser'i verdik.

Edip Yüksel

Biz sana bolca nimetler verdik.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Biz sana bolca nimetler verdik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Muhakkak Biz, sana Kevseri'i verdik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Biz verdik sana hakikatte kevser

Erhan Aktaş

Kuşkusuz Biz dipnot 1 sana kevseri dipnot 2 verdik.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Birçok ayette; Allah'a atfen "Biz", "Biziz" çoğul zamirleri kullanılmaktadır. Kur'an'daki "Biz/Biziz" zamirleri çokluğu değil, "yüceliği, gücü, büyüklüğü" ifade etmektedir. "Biz" çoğul zamirinin kullanıldığı hiçbir ayette Allah'ın zatı/kendisi söz konusu edilmemektedir. Allah'ın zatından söz eden ayetlerin tamamında "ene", "inni" (ben, beni/bana) zamirleri gibi tekil şahıs zamirleri kullanılmaktadır. "Biz" zamiri ise, Allah'ın yaptıklarını veya yapacaklarını bildiren ayetlerde, Allah'ın gücünün, üstünlüğün ve büyüklüğün ifadesi olarak yer almaktadır. Bütün dillerde gücü ve yönetimi elinde bulunduran erk, otorite, yönetici kendi gücünden ve üstünlüğünden söz eden ifadelerde, açıklama ve buyruklarda "biz" zamirini kullanmaktadır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Pek çok hayırlı ve güzel nimetleri, Kur'an'ı. Kevser, kelime anlamı olarak çokluk demektir. Bu çokluk, "sayısal" şeyler için olabileceği gibi; değerli olma, önemli olma gibi şeyler için de olabilir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kuşkusuz Biz dipnot 1 sana kevseri dipnot 2 verdik.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Birçok ayette; Allah'a atfen "Biz", "Biziz" çoğul zamirleri kullanılmaktadır. Kur'an'daki "Biz/Biziz" zamirleri çokluğu değil, "yüceliği", "gücü", "büyüklüğü" ifade etmektedir. Biz çoğul zamirinin kullanıldığı hiçbir ayette Allah'ın zatı söz konusu edilmemektedir. Allah'ın zatından söz eden ayetlerin tamamında "ene", "inni" (ben, beni/bana) zamirleri gibi tekil şahıs zamirleri kullanılmaktadır. "Biz" zamiri ise, Allah'ın yaptıklarına veya yapacaklarına yönelik ayetlerde, Allah'ın gücünün, üstünlüğün ve büyüklüğün ifadesi olarak yer almaktadır. Bütün dillerinde, gücü ve yönetimi elinde bulunduran erk, otorite kendi gücünden ve üstünlüğünden söz eden ifadelerde, açıklama ve buyruklarda "biz" zamirini kullanmaktadır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Pek çok hayırlı ve güzel nimetleri, Kur'an'ı. Kevser, sözcük olarak çokluk demektir. Bu çokluk, "sayısal" şeyler için olabileceği gibi; değerli olma, önemli olma gibi şeyler için de olabilir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kuşkusuz Biz dipnot 1 sana kevseri dipnot 2 verdik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kur'an'daki "Biz" sözcükleri çokluğu değil, "yüceliği", "gücü", "büyüklüğü" ifade etmektedir. Bütün dillerde gücü elinde bulunduran kimseler, kendi "güç ve üstünlüklerinden" söz ederken, açıklamalarında ve buyruklarında "biz" zamirini kullanmaktadırlar. Allah'ın, kendisini ve ilahlık niteliklerini konu edinen ayetlerin tamamında "ene/ben", "inni/beni, bana" zamirleri gibi tekil şahıs zamirleri kullanılmaktadır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Pek çok hayırlı ve güzel nimetleri, Kur'an'ı. Kevser, sözcük olarak çokluk demektir. Bu çokluk, "sayısal" şeyler için olabileceği gibi; değerli olma, önemli olma gibi şeyler için de olabilir.

Gültekin Onan

Süphesiz, biz sana Kevser'i verdik.

Hasan Basri Çantay

(Habibim) hakikat, biz sana, Kevseri verdik.

İbni Kesir

Gerçekten Biz; sana, Kevser'i verdik.

Mehmet Alagaş

(1-3) Kesinlikle Kevser’i sana verdik. Rabbin için namazı kıl ve kurban kes. Sana buğz / nefret edeninin, asıl onun, soyu kesik.

Rowwad Tercüme Merkezi

Şüphesiz biz sana Kevser'i verdik.

Süleyman Ateş

Biz sana Kevser'i (bol ni'met, ilim ve büyük şeref) verdik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sana çok şey verdik dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah size istediğiniz her şeyden vermiştir. Allah'ın nimetlerini saymaya kalksanız bitiremezsiniz. Ama kimi insanlar yanlışı çok yapar, çok da nankördür. (İbrahim 14/34)

Şaban Britch

Biz sana Kevser'i verdik.

Şaban Piriş

Biz sana sayısız nimetler verdik.

Yaşar Nuri Öztürk

Hiç kuşkusuz, biz verdik sana Kevser'i/iyilik, bereket, mutluluk, güzellik, soy ve aydınlığın tükenmezini.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We have bestowed on you O Muhammad AL-Kawther which is the abundance of good things. We favoured you with a good many blessings of magnificence and imposing magnitude here and Hereafter including knowledge, wisdom, distinction, followers, immunity, fame and insight.

Abdul Haleem

We have truly given abundance to you [Prophet]––

Abdullah Yusuf Ali

To thee have We granted the Fount (of Abundance).

Abul A'la Maududi

(O Prophet), We have surely bestowed upon you good in abundance. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The full meaning of the word kauthar, as used here, cannot perhaps be expressed in one word in any language of the world. This is an intensive form of the noun kathrat which literally means abundance, but the context in which it has been used does not give the meaning of mere abundance but abundance of good, of spiritual benefits and blessings, and of such abundance which is unbounded and limitless, and it does not imply any one good or benefit or blessing but abundance of countless benefits and blessings.

Aisha Bewley

Truly We have given you the Great Abundance.

Al-Hilali & Khan

Verily, We have granted you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) Al-Kauthar (a river in Paradise).[1]

Ali Quli Qarai

Indeed We have given you abundance.

Amatul Rahman Omar

Verily, We have bestowed upon you (O Muhammad!) abundance of good (both of this life and of the Hereafter).

Arthur John Arberry

Surely We have given thee abundance;

Bijan Moeinian

Indeed you are destined to have the pleasure of enjoying the river named kusar in Paradise.

E. Henry Palmer

Verily, we have given thee El Kauthar;

Edip-Layth

We have given you plenty.

George Sale

Verily we have given thee al Cawthar.

Hamid S. Aziz

Verily, We have given you (Muhammad) El Kauthar (The Fountain of Abundance);

Mahmoud Ghali

Surely We have given you the Abundance;

Marmaduke Pickthall

Lo! We have given thee Abundance;

Mohamed Ahmed - Samira

HAVE SURELY given you pre-eminence (in numbers and following);

Muhammad Asad

BEHOLD, We have bestowed upon thee good in abundance:

Mustafa Khattab

Indeed, We have granted you ˹O Prophet˺ abundant goodness.[1]

Progressive Muslims

We have given you plenty.

Rashad Khalifa

We have blessed you with many a bounty.

Sahih International

Indeed, We have granted you, [O Muúammad], al-Kawthar.

Sam Gerrans

We have given thee abundance,

Shabbir Ahmed

Behold, We have bestowed upon you Abundant Good. (The ever flowing stream of Wisdom and Knowledge in this Qur'an (13:35), (14:24-25)).

Syed Vickar Ahamed

To you (O Prophet!) We have granted the Fountain (of Abundance),

Taqi Usmani

(O Prophet,) surely We have given to you Al-Kauthar.

The Monotheist Group

We have given you plenty.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kevser suresi, 1. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kevser suresi, 1. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kevser suresi, 1. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩