17. sure

İsrâ Suresi الإسراء

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 11 konu
  1. İsrâ ve İsrâiloğullarının iki bozgunculuğu 1–8 karşılaştır — İsrâ ve İsrâiloğullarının iki bozgunculuğu
  2. Kur'an en doğru yola iletir; herkesin ameli boynundadır 9–22 karşılaştır — Kur'an en doğru yola iletir; herkesin ameli boynundadır
  3. Ana babaya iyilik ve sayılan ahlâk ilkeleri 23–39 karşılaştır — Ana babaya iyilik ve sayılan ahlâk ilkeleri
  4. Meleklere kız isnadı ve dirilişe itiraz 40–52 karşılaştır — Meleklere kız isnadı ve dirilişe itiraz
  5. "En güzel sözü söyleyin"; mucize göndermemenin sebebi 53–60 karşılaştır — "En güzel sözü söyleyin"; mucize göndermemenin sebebi
  6. İblîs ve Âdemoğulları 61–65 karşılaştır — İblîs ve Âdemoğulları
  7. Denizdeki kurtuluş; insanoğlunun şerefli kılınışı 66–72 karşılaştır — Denizdeki kurtuluş; insanoğlunun şerefli kılınışı
  8. Sebat verilmesi, namaz vakitleri ve "hak geldi" 73–81 karşılaştır — Sebat verilmesi, namaz vakitleri ve "hak geldi"
  9. Kur'an şifadır; ruh sorusu ve meydan okuma 82–89 karşılaştır — Kur'an şifadır; ruh sorusu ve meydan okuma
  10. İstenen mucizeler ve verilen cevap 90–100 karşılaştır — İstenen mucizeler ve verilen cevap
  11. Mûsâ'ya verilen dokuz mucize ve kapanış 101–111 karşılaştır — Mûsâ'ya verilen dokuz mucize ve kapanış

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

İsrâ ve İsrâiloğullarının iki bozgunculuğu 1–8

  1. İsrâ suresi, 1. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 1. ayet. سُبْحَٰنَ ٱلَّذِىٓ أَسْرَىٰ بِعَبْدِهِۦ لَيْلًا مِّنَ ٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ إِلَى ٱلْمَسْجِدِ ٱلْأَقْصَا ٱلَّذِى بَٰرَكْنَا حَوْلَهُۥ لِنُرِيَهُۥ مِنْ ءَايَٰتِنَآ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْبَصِيرُ

    sübḥâne-lleẕî esrâ bi`abdihî leylem mine-lmescidi-lḥarâmi ile-lmescidi-l'aḳṣe-lleẕî bâraknâ ḥavlehû linüriyehû min âyâtinâ. innehû hüve-ssemî`u-lbeṣîr.

    Süleymaniye Vakfı

    Bir kısım ayetlerini göstermek için kulunu bir gece Mescid-i Haram'dan çevresini bereketli kıldığı el-mescidü'l-aksaya dipnot 1 /en uzak mescide çıkaran dipnot 2 Allah, bütün eksikliklerden uzaktır dipnot 3 . O, daima dinleyen ve görendir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İsra 17/60, Necm 53/13-18. el-mescidü'l-aksa /en uzak mescid, yedinci kat semada olan ve sürekli ibadete açık olan el-Beyt'ül-Ma'mur'dur (Tur 52/4-5). Gelenekte Mescid-i Aksa'nın Kudüs'te olduğu kabul edilir. Halbuki Ömer (r.a) Kudüs'ü fethettiğinde orada böyle bir mescit yoktu. Bu sebeple Süleyman Mabedi'nin molozlar altında kalan yerini temizleyip orada namaz kıldırmıştı (Nebi Bozkurt, Mescid-i Aksa, DİA). Allah Teala, bazı ayetlerini göstermek için bir gece, Mescid-i Haram'dan el-Mescid'ül-Aksa'ya çıkardığı Muhammed aleyhisselama o ayetleri, yedinci kat göğün son noktasında, Sidret'ül-Münteha'nın yanında gösterdi. Oranın yakınında da Cennet vardır (Necm 53/18). Ona, el-Mescidü'l-Aksa / en uzak mescit denmesinin sebebi bu olmalıdır. Orası ancak meleklerin ibadet yeri olabilir. Çünkü onlar da ibadetle yükümlüdürler (A'raf 7/206, Nahl 16/49-50, Zariyat 51/56).
    2. metne dön, dipnot 2
      İsra (إسراء) kelimesi, "seriy (سرِي)" kökünden türemiş sayılarak ona "gece yürüyüşü" anlamı verilmiştir. İsra kökünden fiillerin geçtiği ayetlerde "gece (ليل)" kelimesi de olduğu için bu kelimeye "gece yürüyüşü" anlamı vermek yanlıştır. (Taha 20/77, Şuara 26/52). ayetlerde "gece (ليل)" ifadesi açıkça geçmese de ilgili ayetlerden dolayı onlarda da onun varlığı takdir edilir. Kelime, "her şeyin en yükseği" anlamına gelen "serah (سَرَاة)"dan türemiştir (Müfredat, (سرى) mad). Kur'an'da isra kökünden gelen fiillerin tamamı, "en yükseğe çıkarma" anlamındadır. Necm suresindeki ayetler (Necm 53/13-18) "isra"nın, yukarıya çıkarma anlamında olduğunun en açık delilleridir. Kelimenin geçtiği diğer beş ayetten ikisi, Lut aleyhisselama verilen şu emri içerir: "Gecenin bir bölümünde aileni isra et/ en yukarıya çıkar!" (Hud 11/81, Hicr 15/65). Tevrat'ta da yer alan "yukarıya çıkar!" emri, gelecek azaptan kurtulmaları için Lut aleyhisselamın, ailesini dağa çıkarması emridir (
      Tekvin 19/17 — Eski Ahit, Yaratılış; alıntıyı aç

      Eski Ahit · Yaratılış 19:17

      Kent dışına çıkınca, adamlardan biri Luta, “Kaç, canını kurtar, arkana bakma” dedi, “Bu ovanın hiçbir yerinde durma. Dağa kaç, yoksa ölür gidersin.”

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      ). Diğer üç ayette ise Musa aleyhisselama, "kullarımı en yukarıya (dağa) çıkar!" (Taha 20/77, Şuara 26/52, Duhan 44/23) emri içerir. O dağ, İsrailoğullarını götürdüğü Kızıldeniz'in kenarı ile Kahire arasında olan ve yüksekliği yer yer 2.000 metreyi geçen sıra dağlar olmalıdır (Suna Doğaner, Mısır, DİA). Çünkü o dağlar aşılmadan Kızıldeniz'e ulaşılamaz.
    3. metne dön, dipnot 3
      Sözlükte eğmek /bükmek /çevirmek anlamındaki left ( لفت ) kökünden türeyen iltifat, bir şeyi yöneldiği taraftan başka bir tarafa çevirmek anlamına gelir. Terim olarak iltifat, üslupla ilgili edebi bir sanattır. Kullanıldığı yerlerde ifadeye tehdit ve korkutma, tenbih, kınama, silkeleme, uyarma ve hatırlatma, sebep gösterme, talebin önemini ifade etme gibi anlamlar katar. Dinleyicinin ilgi ve dikkatini canlı tutmayı sağlar. İltifat; kişide, tekillik-çoğullukta ve zamanda yapılabilir. Türkçede de benzer amaçlarla, konuşurken kişi değiştirme, tekil kişiyi çoğul zamirle ifade etme ve kipte değişiklik yapma vardır: ancak her dilin dinamikleri kendine özgü olduğu için bir dilden başka bir dile çeviri yapılırken aynı anlam inceliklerini yansıtmak her zaman mümkün olmaz. Bu yüzden mealimizde Kur'an'da geçen iltifat sanatlı söyleyişler, Türkçede daha iyi anlaşılması amacıyla yer yer lafzen değil, manen aktarılmıştır.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 1. ayet

  2. İsrâ suresi, 2. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 2. ayet. وَءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَٰبَ وَجَعَلْنَٰهُ هُدًى لِّبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ أَلَّا تَتَّخِذُوا۟ مِن دُونِى وَكِيلًا

    veâteynâ mûse-lkitâbe vece`alnâhü hüdel libenî isrâîle ellâ tetteḫiẕû min dûnî vekîlâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Musa'ya kitabı verdik ve o kitabı "Benimle aranıza bir vekil koymayın!" diyerek İsrailoğullarına rehber kıldık. dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Pek çok ayette Musa'ya Kitab'ın verildiği vurgulanmasına karşın hiçbir yerde Tevrat ile Musa (a.s) doğrudan ilişkilendirilmez (Bakara 2/53, 87, En'am 6/91, 154, Hud 11/17, 110, Enbiya 21/48, Mü'minun 23/49, Furkan 25/35, Kasas 28/43, Secde 32/23, Saffat 37/117, Mü'min 40/53, Fussilet 41/45, Ahkaf 46/12, Necm 53/36, A'la 87/19). Ayetlerden Musa'ya Tevrat'ın verildiğine dair bir bilgi bulmak mümkün değildir. Bununla beraber Tevrat, belli bir nebinin ismiyle anılmayıp İsrailoğullarına gelen tüm nebilere verilen kitapların ortak bir ismi olarak zikredilmektedir. İsrailoğullarına gönderilen nebiler Tevrat ile hüküm vermişlerdir (Maide 5/44). Her nebiye kitap verildiğine göre (Bakara 2/136) İsrailoğullarının nebilerine indirilen kitapların toplamına Tevrat ismi verildiği anlaşılmaktadır. Kur'an'da bunun tek istisnası İsa (a.s)'dır. İncil, İsa'ya verilen kitap olduğuna göre (Maide 5/46) Tevrat, İncil'den önceki Musa'ya kadar olan tüm vahiyleri kapsar.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 2. ayet

  3. İsrâ suresi, 3. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 3. ayet. ذُرِّيَّةَ مَنْ حَمَلْنَا مَعَ نُوحٍ إِنَّهُۥ كَانَ عَبْدًا شَكُورًا

    ẕürriyyete men ḥamelnâ me`a nûḥ. innehû kâne `abden şekûrâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Ey Nuh ile birlikte (gemide) taşıdıklarımızın soyundan gelenler! dipnot 1 Nuh, görevini tam olarak yerine getiren dipnot 2 bir kuldu.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Meryem 19/58. Bu husus Tevrat'ta şöyle yer almaktadır: Nuh'un oğullarının aileleri, halklarındaki nesillerine göre bu şekildeydi. Ve Tufan'dan sonra (tüm) halklar yeryüzüne bunlardan (türeyerek) yayılmışlardır (Yaratılış 10:32)
    2. metne dön, dipnot 2
      Ayette "görevini tam olarak yerine getiren" anlamı verilen (شكور) şekur kelimesi şükür kökündendir. Şükür, yapılan iyiliğin değerini bilmek, yapanı övmek ve hak edilen karşılığı vermektir (Müfredat).

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 3. ayet

  4. İsrâ suresi, 4. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 4. ayet. وَقَضَيْنَآ إِلَىٰ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ فِى ٱلْكِتَٰبِ لَتُفْسِدُنَّ فِى ٱلْأَرْضِ مَرَّتَيْنِ وَلَتَعْلُنَّ عُلُوًّا كَبِيرًا

    veḳaḍaynâ ilâ benî isrâîle fi-lkitâbi letüfsidünne fi-l'arḍi merrateyni veleta`lünne `ulüvven kebîrâ.

    Süleymaniye Vakfı

    O kitaba dipnot 1 İsrailoğulları için şu kararımızı koyduk: "Kesinlikle yeryüzünde iki kere fesat çıkaracak ve büyüklendikçe büyükleneceksiniz."

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Tevrat'ta Tesniye (28:15-68 ve 33:4), Yeşaya (5:24-30), Yeremya (2:28; 18:6-19) bölümlerinde İsrailoğulları'nın yaptıkları nedeniyle başlarına gelecek olaylar hakkında kehanetler bildirilmiştir. Ayetin bunlarla ilgili olduğu anlaşılmaktadır.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 4. ayet

  5. İsrâ suresi, 5. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 5. ayet. فَإِذَا جَآءَ وَعْدُ أُولَىٰهُمَا بَعَثْنَا عَلَيْكُمْ عِبَادًا لَّنَآ أُو۟لِى بَأْسٍ شَدِيدٍ فَجَاسُوا۟ خِلَٰلَ ٱلدِّيَارِ وَكَانَ وَعْدًا مَّفْعُولًا

    feiẕâ câe va`dü ûlâhümâ be`aŝnâ `aleyküm `ibâdel lenâ ülî be'sin şedîdin fecâsû ḫilâle-ddiyâr. vekâne va`dem mef`ûlâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Birincisinin vakti gelince savaş gücü yüksek kullarımızı üzerinize saldık, onlar da yurtlarınızı didik didik ettiler. Bu, gerçekleşmiş bir sözdür. dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kral Yehoyakim zamanında Babil Kralı Nebukadnezzar (Buhtunnasr) Kudüs'e girerek kralı emri altına almış, pek çok insanla birlikte mabedin değerli eşyalarını da götürmüştür. Üç yıl sonra kralın isyan etmesi üzerine M.Ö. 597'de Kudüs'e ikinci defa giren Nebukadnezzar, bu defa mabedin kalan eşyalarıyla birlikte yeni kral Yehoyakin'i Babil'e götürmüş, onun yerine Tsedekiya'yı kral yapmıştır. On yıl sonra Tsedekiya'nın saltanatında Nebukadnezzar'ın üçüncü defa Kudüs'e yürüyerek şehri kuşatması üzerine korkunç bir açlık baş göstermiş. Nihayet şehir düşmüş, mabed, saray ve genel olarak Kudüs ateşe verilmiş, duvarlar yıkılmış ve halkın bir kısmı sürgün edilmiştir. (DİA, Kudüs md.) Bakara 2/259. Ayette bu olaya işaret vardır.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 5. ayet

  6. İsrâ suresi, 6. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 6. ayet. ثُمَّ رَدَدْنَا لَكُمُ ٱلْكَرَّةَ عَلَيْهِمْ وَأَمْدَدْنَٰكُم بِأَمْوَٰلٍ وَبَنِينَ وَجَعَلْنَٰكُمْ أَكْثَرَ نَفِيرًا

    ŝümme radednâ lekümü-lkerrate `aleyhim veemdednâküm biemvâliv vebenîne vece`alnâküm ekŝera nefîrâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Sonra sizi tekrar diğerlerine üstün hale getirecek, mallar ve evlatlar verecek ve askeri açıdan en güçlü hale getireceğiz.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 6. ayet

  7. İsrâ suresi, 7. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 7. ayet. إِنْ أَحْسَنتُمْ أَحْسَنتُمْ لِأَنفُسِكُمْ وَإِنْ أَسَأْتُمْ فَلَهَا فَإِذَا جَآءَ وَعْدُ ٱلْـَٔاخِرَةِ لِيَسُـۥٓـُٔوا۟ وُجُوهَكُمْ وَلِيَدْخُلُوا۟ ٱلْمَسْجِدَ كَمَا دَخَلُوهُ أَوَّلَ مَرَّةٍ وَلِيُتَبِّرُوا۟ مَا عَلَوْا۟ تَتْبِيرًا

    in aḥsentüm aḥsentüm lienfüsiküm vein ese'tüm felehâ. feiẕâ câe va`dü-l'âḫirati liyesûû vucûheküm veliyedḫulü-lmescide kemâ deḫalûhü evvele merrativ veliyütebbirû mâ `alev tetbîrâ.

    Süleymaniye Vakfı

    İyi davranırsanız iyiliği kendinize yapmış olursunuz. Kötü davranırsanız o da kendinize olur. Ama (yeryüzünde fesat çıkarmanızdan dolayı) son tehdidin zamanı gelince sizi üzüntüye boğsunlar, o Mescid'e (Beyt-i Makdis'e) ilk girenler gibi girsinler ve hakimiyet kurdukları her şeyi yakıp yıksınlar diye (tekrar kullarımızı üzerinize salacağız.) dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      MS. 70 yılında Romalı kumandan Titus Kudüs'ü kuşatmış, Beyt-i Makdis başta olmak üzere neredeyse bütün şehri yakmıştı. Bu sırada İsrailoğulları, Roma hakimiyeti altında oldukları için onlara karşı koyacak bir askeri güçleri yoktu (DİA, Kudüs). Bu sebeple o yenilgi, bu ayette anlatılan yenilgi değildir. Zaten öyle olsaydı Allah, onun da gerçekleştiğini söylerdi. Kendilerine haram kılınmasına rağmen faizli kredi vermeyi bırakmayan İsrailoğulları (Nisa 4/161), 18. asırdan itibaren dünyaya hakim olan bankacılık ve kaydi para sistemini iyi kullanarak paraya, silah sanayisine ve ekonominin her sahasına hakim oldular. Bu hakimiyet öyle bir noktaya ulaştı ki Gazze'yi ele geçirmek için 7 Ekim 2023'te başlatılan savaşta, hak ve hukuk tanımamalarına rağmen dünyanın en büyük devleti olan Amerika'nın başkanı Joe Biden, İsrail'i kayıtsız şartsız desteklediğini açıkladı ve bir çok büyük devlet de Amerika gibi davrandı. Böylece, askeri açıdan en üstün konuma geldiklerini bütün dünya gördü. Hak hukuk tanımamaları sebebiyle artık ikinci tehdidin zamanı geldi. Allah'ın görevlendireceği kulları, en yakın zamanda, onlara hakim olacak ve her şeylerini, yerle bir edeceklerdir.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 7. ayet

  8. İsrâ suresi, 8. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 8. ayet. عَسَىٰ رَبُّكُمْ أَن يَرْحَمَكُمْ وَإِنْ عُدتُّمْ عُدْنَا وَجَعَلْنَا جَهَنَّمَ لِلْكَٰفِرِينَ حَصِيرًا

    `asâ rabbüküm ey yerḥameküm. vein `uttüm `udnâ. vece`alnâ cehenneme lilkâfirîne ḥaṣîrâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Belki Rabbiniz size merhamet eder. Ama siz dönerseniz biz de döneriz (sizi yine cezalandırırız) dipnot 1 . Biz Cehennemi kafirler için tıkılıp kalma yeri yaptık.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu konu Tevrat'ta şöyle ifade edilir: "Bir ulusun ya da krallığın kökünden söküleceğini, yıkılıp yok edileceğini duyururum da uyardığım ulus kötülüğünden dönerse başına felaket getirme kararımdan vazgeçerim. Öte yandan, bir ulusun ya da krallığın kurulup dikileceğini duyururum da o ulus sözümü dinlemeyip gözümde kötü olanı yaparsa ona söz verdiğim iyiliği yapmaktan vazgeçerim." (
      Yeremya 18:7-10 — Eski Ahit, Yeremya; alıntıyı aç

      Eski Ahit · Yeremya 18:7

      Bir ulusun ya da krallığın kökünden söküleceğini, yıkılıp yok edileceğini duyururum da,

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      )

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 8. ayet

Kur'an en doğru yola iletir; herkesin ameli boynundadır 9–22

  1. İsrâ suresi, 9. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 9. ayet. إِنَّ هَٰذَا ٱلْقُرْءَانَ يَهْدِى لِلَّتِى هِىَ أَقْوَمُ وَيُبَشِّرُ ٱلْمُؤْمِنِينَ ٱلَّذِينَ يَعْمَلُونَ ٱلصَّٰلِحَٰتِ أَنَّ لَهُمْ أَجْرًا كَبِيرًا

    inne hâẕe-lḳur'âne yehdî lilletî hiye aḳvemü veyübeşşiru-lmü'minîne-lleẕîne ya`melûne-ṣṣâliḥâti enne lehüm ecran kebîrâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 9. ayet

  2. İsrâ suresi, 10. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 10. ayet. وَأَنَّ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ أَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَابًا أَلِيمًا

    veenne-lleẕîne lâ yü'minûne bil'âḫirati a`tednâ lehüm `aẕâben elîmâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 10. ayet

  3. İsrâ suresi, 11. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 11. ayet. وَيَدْعُ ٱلْإِنسَٰنُ بِٱلشَّرِّ دُعَآءَهُۥ بِٱلْخَيْرِ وَكَانَ ٱلْإِنسَٰنُ عَجُولًا

    veyed`u-l'insânü bişşerri dü`âehû bilḫayr. vekâne-l'insânü `acûlâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 11. ayet

  4. İsrâ suresi, 12. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 12. ayet. وَجَعَلْنَا ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ ءَايَتَيْنِ فَمَحَوْنَآ ءَايَةَ ٱلَّيْلِ وَجَعَلْنَآ ءَايَةَ ٱلنَّهَارِ مُبْصِرَةً لِّتَبْتَغُوا۟ فَضْلًا مِّن رَّبِّكُمْ وَلِتَعْلَمُوا۟ عَدَدَ ٱلسِّنِينَ وَٱلْحِسَابَ وَكُلَّ شَىْءٍ فَصَّلْنَٰهُ تَفْصِيلًا

    vece`alne-lleyle vennehâra âyeteyni femeḥavnâ âyete-lleyli vece`alnâ âyete-nnehâri mübṣiratel litebtegû faḍlem mir rabbiküm velita`lemû `adede-ssinîne velḥisâb. vekülle şey'in feṣṣalnâhü tefṣîlâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Geceyi ve gündüzü iki ayet /gösterge yaptık dipnot 1 , sonra gecenin göstergesini (karanlık olma şartını) kaldırdık dipnot 2 . Hem Rabbinizin lütfunu arayasınız hem de yılların sayısını ve hesabı bilesiniz diye dipnot 3 gündüzün göstergesini aydınlatıcı kıldık dipnot 4 . Biz her şeyi ayrıntılı olarak açıkladık dipnot 5 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      "Kaldırdık" diye tercüme edilen kelime mahv (المحو)'dır. Ayette gecenin göstergesinin kaldırıldığı söylenmektedir; ancak herkesin gecenin göstergesi saydığı karanlık, yaşadığımız bölgelerde her gece görülmeye devam eder. Yalnızca kutup bölgelerinde geceler kısmen karanlık ya da tamamen aydınlıktır. Öyleyse, 'mahv'a "kısmen ya da tamamen kaldırmak" demek uygun düşer. Bu bilgi önemlidir; çünkü yaygın olarak gecenin göstergesi sayılan karanlık, belli bir enlemde birdenbire yok olmaz. 45 derece enlemden kutuplara doğru gittikçe, gecenin karanlık vakti kısalır. Yani gecenin göstergesi olan karanlık, 45 derece enlemden kutuplara doğru azar azar silinmiştir. Bu tedriciliğin dikkate alınması, Allah'ın kurduğu mizana uygun şekilde gece-gündüz dengesinin sağlanması ve doğru bir takvim yapılması için şarttır (Naziat 79/29, Şems 91/1, Duha 93/1-2).
    3. metne dön, dipnot 3
      Gün içindeki vakitler ve Güneş takvimi Güneş'e göre, kameri ay içindeki vakitler ve kameri yıllar da Ay'a göre hesaplanır (Bakara 2/189, Yunus 10/5, Yasin 36/38-40, Rahman 55/5).
    4. metne dön, dipnot 4
    5. metne dön, dipnot 5

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 12. ayet

  5. İsrâ suresi, 13. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 13. ayet. وَكُلَّ إِنسَٰنٍ أَلْزَمْنَٰهُ طَٰٓئِرَهُۥ فِى عُنُقِهِۦ وَنُخْرِجُ لَهُۥ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ كِتَٰبًا يَلْقَىٰهُ مَنشُورًا

    vekülle insânin elzemnâhü ṭâirahû fî `unüḳih. venuḫricü lehû yevme-lḳiyâmeti kitâbey yelḳâhü menşûrâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 13. ayet

  6. İsrâ suresi, 14. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 14. ayet. ٱقْرَأْ كِتَٰبَكَ كَفَىٰ بِنَفْسِكَ ٱلْيَوْمَ عَلَيْكَ حَسِيبًا

    iḳra' kitâbek. kefâ binefsike-lyevme `aleyke ḥasîbâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 14. ayet

  7. İsrâ suresi, 15. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 15. ayet. مَّنِ ٱهْتَدَىٰ فَإِنَّمَا يَهْتَدِى لِنَفْسِهِۦ وَمَن ضَلَّ فَإِنَّمَا يَضِلُّ عَلَيْهَا وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَىٰ وَمَا كُنَّا مُعَذِّبِينَ حَتَّىٰ نَبْعَثَ رَسُولًا

    meni-htedâ feinnemâ yehtedî linefsih. vemen ḍalle feinnemâ yeḍillü `aleyhâ. velâ teziru vâziratüv vizra uḫrâ. vemâ künnâ mü`aẕẕibîne ḥattâ neb`aŝe rasûlâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Kim yola gelirse kendisi için gelir, kim de yoldan çıkarsa kendi aleyhine çıkar dipnot 1 . Hiçbir günahkar başkasının günahını yüklenmez dipnot 2 . Biz bir resul /kitap dipnot 3 göndermeden azap edecek değiliz dipnot 4 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
    3. metne dön, dipnot 3
      Resul (رسول), "birine gönderilen söz" anlamına geldiği gibi "o sözü iletmek için gönderilen elçi" anlamına da gelir. (Müfredat). Allah'ın elçilerinin görevi, onun sözlerini insanlara ulaştırmaktır. Bu sebeple Kur'an'da geçen Allah'ın resulü (رسول اللّه) ifadelerinde asıl vurgu ayetleredir. Muhammed aleyhisselam öldüğü için bizim muhatabımız olan resul, sadece Kur'an'dır (Al-i İmran 3/144). Resul kelimesi yerine "resul /kitap" ifadesi bunun için yazılmıştır (Maide 5/67, Nahl 16/35).
    4. metne dön, dipnot 4

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 15. ayet

  8. İsrâ suresi, 16. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 16. ayet. وَإِذَآ أَرَدْنَآ أَن نُّهْلِكَ قَرْيَةً أَمَرْنَا مُتْرَفِيهَا فَفَسَقُوا۟ فِيهَا فَحَقَّ عَلَيْهَا ٱلْقَوْلُ فَدَمَّرْنَٰهَا تَدْمِيرًا

    veiẕâ eradnâ en nühlike ḳaryeten emernâ mütrafîhâ fefeseḳû fîhâ feḥaḳḳa `aleyhe-lḳavlü fedemmernâhâ tedmîrâ.

    Süleymaniye Vakfı

    (Günaha dalmış) Bir kenti helak etmek istediğimizde oranın, verilen nimetlerle şımarmışlarına (elçilerimizi göndererek) emirlerimizi ulaştırırız. Bunun üzerine onlar orada yoldan çıkarlar dipnot 1 . Artık helakin şartları oluşur dipnot 2 , sonra da orayı yerle bir ederiz.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 16. ayet

  9. İsrâ suresi, 17. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 17. ayet. وَكَمْ أَهْلَكْنَا مِنَ ٱلْقُرُونِ مِنۢ بَعْدِ نُوحٍ وَكَفَىٰ بِرَبِّكَ بِذُنُوبِ عِبَادِهِۦ خَبِيرًۢا بَصِيرًا

    vekem ehleknâ mine-lḳurûni mim ba`di nûḥ. vekefâ birabbike biẕünûbi `ibâdihî ḫabîram beṣîrâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Nuh'tan sonra nice nesilleri helak ettik dipnot 1 . Kullarının günahlarını ayrıntılarıyla bilen ve gören olarak Rabbin yeter.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 17. ayet

  10. İsrâ suresi, 18. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 18. ayet. مَّن كَانَ يُرِيدُ ٱلْعَاجِلَةَ عَجَّلْنَا لَهُۥ فِيهَا مَا نَشَآءُ لِمَن نُّرِيدُ ثُمَّ جَعَلْنَا لَهُۥ جَهَنَّمَ يَصْلَىٰهَا مَذْمُومًا مَّدْحُورًا

    men kâne yürîdü-l`âcilete `accelnâ lehû fîhâ mâ neşâü limen nürîdü ŝümme ce`alnâ lehû cehennem. yaṣlâhâ meẕmûmem medḥûrâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Kim (sadece) bir an önce eline geçecek olanı /dünyayı isterse istediğimiz kişiye gerek gördüğümüz kadarını dipnot 1 bu dünyada çabucak verir, sonra ona cehennemi yerilmiş ve kovulmuş olarak kalacağı bir yurt yaparız dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şae (شاء ) fiili, "bir şey yapmak" anlamındaki şey (شيء) mastarından türemiştir. Allah'ın yapması o şeyi var etmesi, insanın yapması da o şey için gereken çabayı göstermesidir (Müfredat). Allah, her şeyi bir ölçüye göre var eder (Kamer 54/49, Ra'd 13/8). İmtihanla ilgili şeyleri iyi ve kötü diye ikiye ayırmıştır (Enbiya 21/35). Allah, herkesin doğru yolda olmasını ister (Nisa 4/26) ama sadece doğru şeyler yapanı doğru yolda sayar (Nur 24/46). Yaptığının doğru veya yanlış olduğunu da kişiye ilham eder. Onun için doğru davrananın içi rahat, yanlış davrananın içi de sıkıntılı olur (Şems 91/7-10). Buna göre şae (شاء) fiilinin öznesi Allah olursa "gerekeni yaptı veya yarattı", insan olursa "gerekeni yaptı" anlamında olur. Allah insanlara, tercihlerine göre davranma hürriyeti vermeseydi hiç kimse yanlış bir şey yapamaz ve imtihan diye bir şey de olmazdı (Nahl 16/93). Yanlış kader anlayışını imanın bir esası gibi İslam'a yerleştirmek isteyenler, büyük bir çarpıtma yaparak şae (شاء) fiiline irade yani isteme ve dileme anlamı vermiş; bunu, tefsirlere hatta sözlüklere bile yerleştirerek birçok ayetin mealini bozmuşlardır. Bkz: https://www.suleymaniyevakfi.org/akaid-arastirmalari/kuranda-sey-mesiet-irade-ve-fitrat.html
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 18. ayet

  11. İsrâ suresi, 19. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 19. ayet. وَمَنْ أَرَادَ ٱلْـَٔاخِرَةَ وَسَعَىٰ لَهَا سَعْيَهَا وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَأُو۟لَٰٓئِكَ كَانَ سَعْيُهُم مَّشْكُورًا

    vemen erâde-l'âḫirate vese`â lehâ sa`yehâ vehüve mü'minün feülâike kâne sa`yühüm meşkûrâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 19. ayet

  12. İsrâ suresi, 20. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 20. ayet. كُلًّا نُّمِدُّ هَٰٓؤُلَآءِ وَهَٰٓؤُلَآءِ مِنْ عَطَآءِ رَبِّكَ وَمَا كَانَ عَطَآءُ رَبِّكَ مَحْظُورًا

    küllen nümiddü hâülâi vehâülâi min `aṭâi rabbik. vemâ kâne `aṭâü rabbike maḥżûrâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 20. ayet

  13. İsrâ suresi, 21. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 21. ayet. ٱنظُرْ كَيْفَ فَضَّلْنَا بَعْضَهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ وَلَلْـَٔاخِرَةُ أَكْبَرُ دَرَجَٰتٍ وَأَكْبَرُ تَفْضِيلًا

    ünżur keyfe feḍḍalnâ ba`ḍahüm `alâ ba`ḍ. velel'âḫiratü ekberu deracâtiv veekberu tefḍîlâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 21. ayet

  14. İsrâ suresi, 22. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 22. ayet. لَّا تَجْعَلْ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَ فَتَقْعُدَ مَذْمُومًا مَّخْذُولًا

    lâ tec`al me`a-llâhi ilâhen âḫara fetaḳ`ude meẕmûmem maḫẕûlâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 22. ayet

Ana babaya iyilik ve sayılan ahlâk ilkeleri 23–39

  1. İsrâ suresi, 23. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 23. ayet. وَقَضَىٰ رَبُّكَ أَلَّا تَعْبُدُوٓا۟ إِلَّآ إِيَّاهُ وَبِٱلْوَٰلِدَيْنِ إِحْسَٰنًا إِمَّا يَبْلُغَنَّ عِندَكَ ٱلْكِبَرَ أَحَدُهُمَآ أَوْ كِلَاهُمَا فَلَا تَقُل لَّهُمَآ أُفٍّ وَلَا تَنْهَرْهُمَا وَقُل لَّهُمَا قَوْلًا كَرِيمًا

    veḳaḍâ rabbüke ellâ ta`büdû illâ iyyâhü vebilvâlideyni iḥsânâ. immâ yeblüganne `indeke-lkibera eḥadühümâ ev kilâhümâ felâ teḳul lehümâ üffiv velâ tenherhümâ veḳul lehümâ ḳavlen kerîmâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Rabbin şöyle hükmetmiştir: Ondan başkasına kulluk etmeyin, ana-babaya da iyi davranın dipnot 1 ! Onlardan biri ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşacak olurlarsa onlara "Bıktım!" deme ve ilgisiz davranma dipnot 2 ! Onlara gönül alıcı sözler söyle!

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      "İlgisiz davranma!" anlamını verdiğimiz vela tenherhuma (وَلَا تَنْهَرْهُمَا) ifadesindeki fiilin kökü olan nehr (نهر), bir şeyin açılması veya onu açma anlamına gelir (Mekayis). İki kıyı arasından akıp giden suyun yerine nehir (نهر), güneşin doğuşu ile batışı arasına giren aydınlığa da nehar (نهار) yani gündüz denir.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 23. ayet

  2. İsrâ suresi, 24. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 24. ayet. وَٱخْفِضْ لَهُمَا جَنَاحَ ٱلذُّلِّ مِنَ ٱلرَّحْمَةِ وَقُل رَّبِّ ٱرْحَمْهُمَا كَمَا رَبَّيَانِى صَغِيرًا

    vaḫfiḍ lehümâ cenâḥa-ẕẕülli mine-rraḥmeti veḳur rabbi-rḥamhümâ kemâ rabbeyânî ṣagîrâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Onlara olan merhametinden dolayı kol kanat ger. De ki: "Rabbim! Küçükken onlar beni nasıl büyütüp yetiştirdilerse sen de onlara o şekilde iyilik ve ikramda bulun dipnot 1 ."

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 24. ayet

  3. İsrâ suresi, 25. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 25. ayet. رَّبُّكُمْ أَعْلَمُ بِمَا فِى نُفُوسِكُمْ إِن تَكُونُوا۟ صَٰلِحِينَ فَإِنَّهُۥ كَانَ لِلْأَوَّٰبِينَ غَفُورًا

    rabbüküm a`lemü bimâ fî nüfûsiküm. in tekûnû ṣâliḥîne feinnehû kâne lil'evvâbîne gafûrâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Rabbiniz, içlerinizde olanı en iyi bilendir. Eğer siz iyi kimseler olursanız (bilin ki) o, kendisine yönelenleri daima bağışlar dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 25. ayet

  4. İsrâ suresi, 26. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 26. ayet. وَءَاتِ ذَا ٱلْقُرْبَىٰ حَقَّهُۥ وَٱلْمِسْكِينَ وَٱبْنَ ٱلسَّبِيلِ وَلَا تُبَذِّرْ تَبْذِيرًا

    veâti ẕe-lḳurbâ ḥaḳḳahû velmiskîne vebne-ssebîli velâ tübeẕẕir tebẕîrâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 26. ayet

  5. İsrâ suresi, 27. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 27. ayet. إِنَّ ٱلْمُبَذِّرِينَ كَانُوٓا۟ إِخْوَٰنَ ٱلشَّيَٰطِينِ وَكَانَ ٱلشَّيْطَٰنُ لِرَبِّهِۦ كَفُورًا

    inne-lmübeẕẕirîne kânû iḫvâne-şşeyâṭîn. vekâne-şşeyṭânü lirabbihî kefûrâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 27. ayet

  6. İsrâ suresi, 28. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 28. ayet. وَإِمَّا تُعْرِضَنَّ عَنْهُمُ ٱبْتِغَآءَ رَحْمَةٍ مِّن رَّبِّكَ تَرْجُوهَا فَقُل لَّهُمْ قَوْلًا مَّيْسُورًا

    veimmâ tü`riḍanne `anhümü-btigâe raḥmetim mir rabbike tercûhâ feḳul lehüm ḳavlem meysûrâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 28. ayet

  7. İsrâ suresi, 29. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 29. ayet. وَلَا تَجْعَلْ يَدَكَ مَغْلُولَةً إِلَىٰ عُنُقِكَ وَلَا تَبْسُطْهَا كُلَّ ٱلْبَسْطِ فَتَقْعُدَ مَلُومًا مَّحْسُورًا

    velâ tec`al yedeke maglûleten ilâ `unüḳike velâ tebsuṭhâ külle-lbesṭi fetaḳ`ude melûmem maḥsûrâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 29. ayet

  8. İsrâ suresi, 30. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 30. ayet. إِنَّ رَبَّكَ يَبْسُطُ ٱلرِّزْقَ لِمَن يَشَآءُ وَيَقْدِرُ إِنَّهُۥ كَانَ بِعِبَادِهِۦ خَبِيرًۢا بَصِيرًا

    inne rabbeke yebsüṭu-rrizḳa limey yeşâü veyaḳdir. innehû kâne bi`ibâdihî ḫabîram beṣîrâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 30. ayet

  9. İsrâ suresi, 31. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 31. ayet. وَلَا تَقْتُلُوٓا۟ أَوْلَٰدَكُمْ خَشْيَةَ إِمْلَٰقٍ نَّحْنُ نَرْزُقُهُمْ وَإِيَّاكُمْ إِنَّ قَتْلَهُمْ كَانَ خِطْـًٔا كَبِيرًا

    velâ taḳtülû evlâdeküm ḫaşyete imlâḳ. naḥnü nerzüḳuhüm veiyyâküm. inne ḳatlehüm kâne ḫiṭ'en kebîrâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 31. ayet

  10. İsrâ suresi, 32. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 32. ayet. وَلَا تَقْرَبُوا۟ ٱلزِّنَىٰٓ إِنَّهُۥ كَانَ فَٰحِشَةً وَسَآءَ سَبِيلًا

    velâ taḳrabü-zzinâ innehû kâne fâḥişeten. vesâe sebîlâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Zinaya yaklaşmayın! Çünkü o, çok çirkin bir iş ve ne kötü bir yoldur! dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette, "Zina etmeyin" yerine, "Zinaya yaklaşmayın" denilmiş olması, sadece zina fiilinin değil; kişiyi zinaya götürecek davranışların da yasak kapsamına girdiğini gösterir (Nur 24/30-31). Zina fiili ile ilgili diğer ayetler için bkz: Nur 24/2-3, Furkan 25/68, Mümtahine 60/12.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 32. ayet

  11. İsrâ suresi, 33. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 33. ayet. وَلَا تَقْتُلُوا۟ ٱلنَّفْسَ ٱلَّتِى حَرَّمَ ٱللَّهُ إِلَّا بِٱلْحَقِّ وَمَن قُتِلَ مَظْلُومًا فَقَدْ جَعَلْنَا لِوَلِيِّهِۦ سُلْطَٰنًا فَلَا يُسْرِف فِّى ٱلْقَتْلِ إِنَّهُۥ كَانَ مَنصُورًا

    velâ taḳtülü-nnefse-lletî ḥarrame-llâhü illâ bilḥaḳḳ. vemen ḳutile mażlûmen feḳad ce`alnâ liveliyyihî sülṭânen felâ yüsrif fi-lḳatl. innehû kâne menṣûrâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Haklı bir sebeple olması dışında dipnot 1 Allah'ın dokunulmaz kıldığı cana kıymayın! Kim haksız yere öldürülürse (bilin ki) biz onun en yakınına bir yetki dipnot 2 verdik. O da (katili) öldürme işinde aşırıya kaçmasın. dipnot 3 Çünkü o (verilen bu yetkiyle) gerekli yardımı görmüştür.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Adam öldürmenin meşru olduğu durumlar, savaş (Bakara 2/190), kısas (Bakara 2/178-179) ve terör suçu işleyenlerden bir kısmına verilen ceza (Maide 5/33) ile sınırlıdır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Buradaki yetki, kısas yetkisidir. Kısas, işlenen suç ile verilen ceza arasındaki denkliği ifade eder. Mahkemede suçu sabit olduktan sonra katil, öldürülen kişinin velisi tarafından öldürülür. Veli isterse katili affetme hakkına da sahiptir. Affetmesi Allah tarafından teşvik edilmiştir (Bakara 2/178-179, Nisa 4/92).
    3. metne dön, dipnot 3
      İnfazı mahkeme kararıyla bizzat maktulün velisi (en yakınlarından biri) yapar. Eziyet ederek öldürmek ya da katilden başkasını da öldürmeye çalışmak öldürme işinde aşırı gitmek olur.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 33. ayet

  12. İsrâ suresi, 34. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 34. ayet. وَلَا تَقْرَبُوا۟ مَالَ ٱلْيَتِيمِ إِلَّا بِٱلَّتِى هِىَ أَحْسَنُ حَتَّىٰ يَبْلُغَ أَشُدَّهُۥ وَأَوْفُوا۟ بِٱلْعَهْدِ إِنَّ ٱلْعَهْدَ كَانَ مَسْـُٔولًا

    velâ taḳrabû mâle-lyetîmi illâ billetî hiye aḥsenü ḥattâ yeblüga eşüddeh. veevfû bil`ahd. inne-l`ahde kâne mes'ûlâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 34. ayet

  13. İsrâ suresi, 35. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 35. ayet. وَأَوْفُوا۟ ٱلْكَيْلَ إِذَا كِلْتُمْ وَزِنُوا۟ بِٱلْقِسْطَاسِ ٱلْمُسْتَقِيمِ ذَٰلِكَ خَيْرٌ وَأَحْسَنُ تَأْوِيلًا

    veevfü-lkeyle iẕâ kiltüm vezinû bilḳisṭâsi-lmüsteḳîm. ẕâlike ḫayruv veaḥsenü te'vîlâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 35. ayet

  14. İsrâ suresi, 36. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 36. ayet. وَلَا تَقْفُ مَا لَيْسَ لَكَ بِهِۦ عِلْمٌ إِنَّ ٱلسَّمْعَ وَٱلْبَصَرَ وَٱلْفُؤَادَ كُلُّ أُو۟لَٰٓئِكَ كَانَ عَنْهُ مَسْـُٔولًا

    velâ taḳfü mâ leyse leke bihî `ilm. inne-ssem`a velbeṣara velfüâde küllü ülâike kâne `anhü mes'ûlâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Hakkında bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine körü körüne takılma! dipnot 1 Çünkü sen dinleme, görme (basiret) ve gönül özelliklerinden dipnot 2 dolayı sorumlu tutulacaksın. dipnot 3

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette geçen la takfu (لا تقف) ibaresi, "Öndekinin ense köküne bakarak gitme!" anlamında olduğu için "Peşine körü körüne takılma!" anlamı verilmiştir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bunlar insana ruh üflenmesi ile kazanılan ve onu diğer canlılardan farklı yapan özelliklerdir (Secde 32/9).
    3. metne dön, dipnot 3

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 36. ayet

  15. İsrâ suresi, 37. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 37. ayet. وَلَا تَمْشِ فِى ٱلْأَرْضِ مَرَحًا إِنَّكَ لَن تَخْرِقَ ٱلْأَرْضَ وَلَن تَبْلُغَ ٱلْجِبَالَ طُولًا

    velâ temşi fi-l'arḍi meraḥâ. inneke len taḫriḳa-l'arḍa velen teblüga-lcibâle ṭûlâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 37. ayet

  16. İsrâ suresi, 38. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 38. ayet. كُلُّ ذَٰلِكَ كَانَ سَيِّئُهُۥ عِندَ رَبِّكَ مَكْرُوهًا

    küllü ẕâlike kâne seyyiühû `inde rabbike mekrûhâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 38. ayet

  17. İsrâ suresi, 39. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 39. ayet. ذَٰلِكَ مِمَّآ أَوْحَىٰٓ إِلَيْكَ رَبُّكَ مِنَ ٱلْحِكْمَةِ وَلَا تَجْعَلْ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَ فَتُلْقَىٰ فِى جَهَنَّمَ مَلُومًا مَّدْحُورًا

    ẕâlike mimmâ evḥâ ileyke rabbüke mine-lḥikmeh. velâ tec`al me`a-llâhi ilâhen âḫara fetülḳâ fî cehenneme melûmem medḥûrâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Bütün bunlar, Rabbinin sana vahyettiği hikmetlerden /doğru hükümlerdendir. Allah'ın yanı sıra başka bir ilah oluşturma! dipnot 1 Yoksa kınanmış ve kovulmuş olarak cehenneme atılırsın.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ın yanında başka bir ilah oluşturmak, hikmet metodu dışında bir yol ile Kur'an'dan hüküm çıkarmaya çalışmaktır (Hud 11/1-2) Bunu yapan, Muhammed aleyhisselam bile olsa hem dünyada (İsra 17/22) hem de Ahirette kaybedenlerden olur (A'raf 7/44-45)

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 39. ayet

Meleklere kız isnadı ve dirilişe itiraz 40–52

  1. İsrâ suresi, 40. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 40. ayet. أَفَأَصْفَىٰكُمْ رَبُّكُم بِٱلْبَنِينَ وَٱتَّخَذَ مِنَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةِ إِنَٰثًا إِنَّكُمْ لَتَقُولُونَ قَوْلًا عَظِيمًا

    efeaṣfâküm rabbüküm bilbenîne vetteḫaẕe mine-lmelâiketi inâŝâ. inneküm leteḳûlûne ḳavlen `ażîmâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 40. ayet

  2. İsrâ suresi, 41. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 41. ayet. وَلَقَدْ صَرَّفْنَا فِى هَٰذَا ٱلْقُرْءَانِ لِيَذَّكَّرُوا۟ وَمَا يَزِيدُهُمْ إِلَّا نُفُورًا

    veleḳad ṣarrafnâ fî hâẕe-lḳur'âni liyeẕẕekkerû. vemâ yezîdühüm illâ nüfûrâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Biz bu Kur'an'da anlatımı değişik biçimlerde yaptık dipnot 1 ki (insanlar) akıllarında tutmaları gereken doğru bir bilgi dipnot 2 edinsinler. Ama bu, onların sadece uzaklaşmalarını artırıyor. dipnot 3

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Zikir, bağlantılarıyla birlikte düşünülüp öğrenilen doğru bilgi, o bilgiyi kullanıma hazır tutmak, akla veya dile getirmektir (Müfredat). Doğru bilginin kaynağı Allah'ın ayetleridir. Bunlar, yaratılan ayetler ve indirilen ayetler olmak üzere iki türlüdür. Her birinden elde edilen doğru bilgi zikirdir (Enbiya 21/24, En'am 6/80). İnsanı, sadece bu bilgi tatmin eder (Ra'd 13/28). Allah'ı zikretmek; onu, kitabını ve yarattığı ayetleri dikkate almak, akıldan çıkarmamak ve onların üzerinde düşünmektir. İnsan bunlardan bildiği kadarıyla sorumludur (Bakara 2/286).
    3. metne dön, dipnot 3

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 41. ayet

  3. İsrâ suresi, 42. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 42. ayet. قُل لَّوْ كَانَ مَعَهُۥٓ ءَالِهَةٌ كَمَا يَقُولُونَ إِذًا لَّٱبْتَغَوْا۟ إِلَىٰ ذِى ٱلْعَرْشِ سَبِيلًا

    ḳul lev kâne me`ahû âlihetün kemâ yeḳûlûne iẕel lebtegav ilâ ẕi-l`arşi sebîlâ.

    Süleymaniye Vakfı

    De ki: "Söyledikleri gibi Allah'ın yanı sıra başka ilahlar olsaydı onlar, Arş'ın sahibine dipnot 1 (galip gelmek için) bir yolunu ararlardı."

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Arş'ın sahibi, kainatın yönetimini elinde tutan Allah'tır (Tevbe 9/129, Enbiya 21/22).

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 42. ayet

  4. İsrâ suresi, 43. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 43. ayet. سُبْحَٰنَهُۥ وَتَعَٰلَىٰ عَمَّا يَقُولُونَ عُلُوًّا كَبِيرًا

    sübḥânehû vete`âlâ `ammâ yeḳûlûne `ulüvven kebîrâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 43. ayet

  5. İsrâ suresi, 44. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 44. ayet. تُسَبِّحُ لَهُ ٱلسَّمَٰوَٰتُ ٱلسَّبْعُ وَٱلْأَرْضُ وَمَن فِيهِنَّ وَإِن مِّن شَىْءٍ إِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِۦ وَلَٰكِن لَّا تَفْقَهُونَ تَسْبِيحَهُمْ إِنَّهُۥ كَانَ حَلِيمًا غَفُورًا

    tüsebbiḥu lehü-ssemâvâtü-sseb`u vel'arḍu vemen fîhinn. veim min şey'in illâ yüsebbiḥu biḥamdihî velâkil lâ tefḳahûne tesbîḥahüm. innehû kâne ḥalîmen gafûrâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Yedi gök, yeryüzü ve bunların içindeki her şey Allah'ı tesbih eder /ona boyun eğer. Her şeyi mükemmel yapması sebebiyle ona boyun eğmeyen tek bir şey dahi yoktur; ama siz onların boyun eğişlerini kavrayamazsınız. dipnot 1 Allah pek yumuşak davranan ve çok bağışlayandır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Gökler, yer ve onlarda bulunan her şey Allah'ın koyduğu kurallara gönüllü olarak boyun eğer (Nur 24/41, Fussilet 41/11, Haşr 59/1, Saf 61/1). İmtihan için yaratılan insanlar ve cinler (Hud 11/7, Kehf 18/7, Zariyat 51/56, Mülk 67/2) ise imtihan konusu olan işlerde serbest bırakılmışlardır. Bunun dışındaki alanlarda; nefes alıp verme, yeme, içme, giyinme, barınma, dinlenme ve benzeri konularda; Allah'ın doğada koyduğu kanunlara boyun eğmeden yaşayamazlar.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 44. ayet

  6. İsrâ suresi, 45. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 45. ayet. وَإِذَا قَرَأْتَ ٱلْقُرْءَانَ جَعَلْنَا بَيْنَكَ وَبَيْنَ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ حِجَابًا مَّسْتُورًا

    veiẕâ ḳara'te-lḳur'âne ce`alnâ beyneke vebeyne-lleẕîne lâ yü'minûne bil'âḫirati ḥicâbem mestûrâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Kur'an okuduğunda seninle ahirete inanmayanlar arasına (sanki) dipnot 1 görünmez bir perde çekmiş oluruz!

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kafirlerin ön yargıları, istiare-i temsiliyye /alegori ile canlandırılmıştır (Keşşaf). İstiarede benzetme edatı gizlenir. Buradaki mecaz gerçek sanıldığı için benzetme edatı, tarafımızdan "sanki" sözüyle açığa çıkarılmıştır (Yasin 36/8-10, Lokman 31/6-7, Casiye 45/6-7). "Sanki" edatı yazılmazsa bazı insanlar, Allah'ın kafirlere, tövbe kapısını kapattığını ve özgürce karar almalarını engellediğini sanacaklardır (Nisa 4/18). Oysa tövbe edildiği yani yanlıştan dönüldüğü takdirde (Bakara 2/160) affedilmeyecek bir günah yoktur (Zümer 39/53). Ayetleri görmezlikte direnenler, kalplerini, kulaklarını ve gözlerini gereği gibi kullanmaz; gerçekleri görmek, duymak ve anlamak istemezler (Fussilet 41/5). Sanki Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiş, gözlerine de perde çekmiş gibi davranırlar. Ayrıca Allah, kafirleri, en'ama yani koyun, keçi, sığır ve deveye benzetmiştir. Bunun sebebi de kalplerini, kulaklarını ve gözlerini bir insan gibi kullanmamalarıdır (A'raf 7/179, Furkan 25/43-44). Ayrıca bakınız: Nisa 4/155, Maide 5/13, En'am 6/46, Araf 7/100-101, Tevbe 9/87-93, Yunus 10/74, Nahl 16/106-108, Rum 30/58-59, Mümin 40/35, Casiye 45/23, Muhammed 47/16, Saf 61/5, Münafikun 63/3, Mutaffifin 83/14.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 45. ayet

  7. İsrâ suresi, 46. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 46. ayet. وَجَعَلْنَا عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ أَكِنَّةً أَن يَفْقَهُوهُ وَفِىٓ ءَاذَانِهِمْ وَقْرًا وَإِذَا ذَكَرْتَ رَبَّكَ فِى ٱلْقُرْءَانِ وَحْدَهُۥ وَلَّوْا۟ عَلَىٰٓ أَدْبَٰرِهِمْ نُفُورًا

    vece`alnâ `alâ ḳulûbihim ekinneten ey yefḳahûhü vefî âẕânihim vaḳrâ. veiẕâ ẕekerte rabbeke fi-lḳur'âni vaḥdehû vellev `alâ edbârihim nüfûrâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 46. ayet

  8. İsrâ suresi, 47. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 47. ayet. نَّحْنُ أَعْلَمُ بِمَا يَسْتَمِعُونَ بِهِۦٓ إِذْ يَسْتَمِعُونَ إِلَيْكَ وَإِذْ هُمْ نَجْوَىٰٓ إِذْ يَقُولُ ٱلظَّٰلِمُونَ إِن تَتَّبِعُونَ إِلَّا رَجُلًا مَّسْحُورًا

    naḥnü a`lemü bimâ yestemi`ûne bihî iẕ yestemi`ûne ileyke veiẕ hüm necvâ iẕ yeḳûlu-żżâlimûne in tettebi`ûne illâ racülem mesḥûrâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 47. ayet

  9. İsrâ suresi, 48. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 48. ayet. ٱنظُرْ كَيْفَ ضَرَبُوا۟ لَكَ ٱلْأَمْثَالَ فَضَلُّوا۟ فَلَا يَسْتَطِيعُونَ سَبِيلًا

    ünżur keyfe ḍarabû leke-l'emŝâle feḍallû felâ yesteṭî`ûne sebîlâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 48. ayet

  10. İsrâ suresi, 49. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 49. ayet. وَقَالُوٓا۟ أَءِذَا كُنَّا عِظَٰمًا وَرُفَٰتًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ خَلْقًا جَدِيدًا

    veḳâlû eiẕâ künnâ `iżâmev verufâten einnâ lemeb`ûŝûne ḫalḳan cedîdâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 49. ayet

  11. İsrâ suresi, 50. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 50. ayet. قُلْ كُونُوا۟ حِجَارَةً أَوْ حَدِيدًا

    ḳul kûnû ḥicâraten ev ḥadîdâ.

    Süleymaniye Vakfı

    De ki: "İster taş olun, ister demir

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 50. ayet

  12. İsrâ suresi, 51. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 51. ayet. أَوْ خَلْقًا مِّمَّا يَكْبُرُ فِى صُدُورِكُمْ فَسَيَقُولُونَ مَن يُعِيدُنَا قُلِ ٱلَّذِى فَطَرَكُمْ أَوَّلَ مَرَّةٍ فَسَيُنْغِضُونَ إِلَيْكَ رُءُوسَهُمْ وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هُوَ قُلْ عَسَىٰٓ أَن يَكُونَ قَرِيبًا

    ev ḫalḳam mimmâ yekbüru fî ṣudûriküm. feseyeḳûlûne mey yü`îdünâ. ḳuli-lleẕî feṭaraküm evvele merrah. feseyüngiḍûne ileyke ruûsehüm veyeḳûlûne metâ hû. ḳul `asâ ey yekûne ḳarîbâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 51. ayet

  13. İsrâ suresi, 52. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 52. ayet. يَوْمَ يَدْعُوكُمْ فَتَسْتَجِيبُونَ بِحَمْدِهِۦ وَتَظُنُّونَ إِن لَّبِثْتُمْ إِلَّا قَلِيلًا

    yevme yed`ûküm fetestecîbûne biḥamdihî veteżunnûne il lebiŝtüm illâ ḳalîlâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 52. ayet

"En güzel sözü söyleyin"; mucize göndermemenin sebebi 53–60

  1. İsrâ suresi, 53. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 53. ayet. وَقُل لِّعِبَادِى يَقُولُوا۟ ٱلَّتِى هِىَ أَحْسَنُ إِنَّ ٱلشَّيْطَٰنَ يَنزَغُ بَيْنَهُمْ إِنَّ ٱلشَّيْطَٰنَ كَانَ لِلْإِنسَٰنِ عَدُوًّا مُّبِينًا

    veḳul li`ibâdî yeḳûlü-lletî hiye aḥsen. inne-şşeyṭâne yenzegu beynehüm. inne-şşeyṭâne kâne lil'insâni `adüvvem mübînâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 53. ayet

  2. İsrâ suresi, 54. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 54. ayet. رَّبُّكُمْ أَعْلَمُ بِكُمْ إِن يَشَأْ يَرْحَمْكُمْ أَوْ إِن يَشَأْ يُعَذِّبْكُمْ وَمَآ أَرْسَلْنَٰكَ عَلَيْهِمْ وَكِيلًا

    rabbüküm a`lemü biküm. iy yeşe' yerḥamküm ev iy yeşe' yü`aẕẕibküm. vemâ erselnâke `aleyhim vekîlâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Sizi en iyi Rabbiniz bilir. dipnot 1 İkramına uygun görürse size ikram eder, azabını hak etmiş görürse sizi azaba uğratır. dipnot 2 (Ey Muhammed!) Biz seni onlara vekil olasın diye göndermedik. dipnot 3

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Şae (شاء) fiili ile ilgili olarak bkz. İsra 17/18. ayetin dipnotu. Burada yaratılacak olan, o kişilerin hak ettikleri şartlardır.
    3. metne dön, dipnot 3

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 54. ayet

  3. İsrâ suresi, 55. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 55. ayet. وَرَبُّكَ أَعْلَمُ بِمَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَلَقَدْ فَضَّلْنَا بَعْضَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ عَلَىٰ بَعْضٍ وَءَاتَيْنَا دَاوُۥدَ زَبُورًا

    verabbüke a`lemü bimen fi-ssemâvâti vel'arḍ. veleḳad feḍḍalnâ ba`ḍa-nnebiyyîne `alâ ba`ḍiv veâteynâ dâvûde zebûrâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Göklerde ve yerde kimlerin dipnot 1 olduğunu da en iyi Rabbin bilir. Biz, nebilerden kimini kimine üstün kıldık; dipnot 2 Davud'a da bir zebur /kitap dipnot 3 verdik.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Göklerde ve yerde insanların göremediği akıllı varlıklar olarak cinler ve onların içinden Allah'ın görevlendirdiği melekler vardır (Nahl 16/49, Meryem 19/93, Saffat 37/6-10, Cin 72/8).
    2. metne dön, dipnot 2
    3. metne dön, dipnot 3
      Hem bu ayette hem de Nisa 4/163. Ayette kitap yerine zebur kelimesi geçer. Zebur (زَبُور), hikmet dolu kitap anlamındadır. (ez-Zeccac, Meani'l-Kur'an ve İ'rabuhu) Al-i İmran 3/81'de bütün nebilere kitap ve hikmet verildiği açıklandığı için bu ayette elif lamsız olarak geçmesi, bunun Davut aleyhisselama özel bir kitap olmadığını, diğer nebilere de verilen kitaplardan bir kitap olduğunu gösterir (Al-i İmran 3/184, Nahl 16/43-44, Şuara 26/196, Fatır 35/25, Kamer 54/43). Kelime, ez-Zebur şeklinde elif lamlı olarak sadece Enbiya 21/105'te geçer ve Davut aleyhisselam da dahil bütün nebilere verilen kitapları ifade eder.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 55. ayet

  4. İsrâ suresi, 56. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 56. ayet. قُلِ ٱدْعُوا۟ ٱلَّذِينَ زَعَمْتُم مِّن دُونِهِۦ فَلَا يَمْلِكُونَ كَشْفَ ٱلضُّرِّ عَنكُمْ وَلَا تَحْوِيلًا

    ḳuli-d`ü-lleẕîne za`amtüm min dûnihî felâ yemlikûne keşfe-ḍḍurri `anküm velâ taḥvîlâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 56. ayet

  5. İsrâ suresi, 57. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 57. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ يَدْعُونَ يَبْتَغُونَ إِلَىٰ رَبِّهِمُ ٱلْوَسِيلَةَ أَيُّهُمْ أَقْرَبُ وَيَرْجُونَ رَحْمَتَهُۥ وَيَخَافُونَ عَذَابَهُۥٓ إِنَّ عَذَابَ رَبِّكَ كَانَ مَحْذُورًا

    ülâike-lleẕîne yed`ûne yebtegûne ilâ rabbihimü-lvesîlete eyyühüm aḳrabü veyercûne raḥmetehû veyeḫâfûne `aẕâbeh. inne `aẕâbe rabbike kâne maḥẕûrâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Kaldı ki yardıma çağırdıklarının her biri -hangisi Rablerine daha yakın olacak diye- bir vesilenin dipnot 1 peşindedirler. dipnot 2 O'nun rahmetini umar, azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı, sakınılması gereken bir şeydir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayette geçen vesile, kulu Allah'a yaklaştıran şeydir. Bunlar iman ve salih amellerdir (Maide 5/35, Sebe 34/37, Alak 96/19). Allah, kendisine yaklaşmak için nebileri, melekleri, salih kulları veya başka varlıkları vesile kılmayı yasaklamıştır. Çünkü bu, Allah'a yaklaşmak değil, onu ikinci sıraya koyup ondan uzaklaşmaktır (A'raf 7/3, Zümer 39/3). Bu da Allah'ın asla affetmeyeceği şirk günahı olur (Nisa 4/48, 116).
    2. metne dön, dipnot 2
      Müşriklerin Allah ile aralarına koyarak yardıma çağırdıkları arasında İsa aleyhisselam, salih insanlar ve melekler de vardır. Onlar aracı yapılmalarını asla kabul etmez, sırf Allah'ın rızası peşinde olurlar (Nisa 4/172, Maide 5/116-117, Enbiya 21/26-29, Sebe 34/40-41).

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 57. ayet

  6. İsrâ suresi, 58. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 58. ayet. وَإِن مِّن قَرْيَةٍ إِلَّا نَحْنُ مُهْلِكُوهَا قَبْلَ يَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ أَوْ مُعَذِّبُوهَا عَذَابًا شَدِيدًا كَانَ ذَٰلِكَ فِى ٱلْكِتَٰبِ مَسْطُورًا

    veim min ḳaryetin illâ naḥnü mühlikûhâ ḳable yevmi-lḳiyâmeti ev mü`aẕẕibûhâ `aẕâben şedîdâ. kâne ẕâlike fi-lkitâbi mesṭûrâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 58. ayet

  7. İsrâ suresi, 59. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 59. ayet. وَمَا مَنَعَنَآ أَن نُّرْسِلَ بِٱلْـَٔايَٰتِ إِلَّآ أَن كَذَّبَ بِهَا ٱلْأَوَّلُونَ وَءَاتَيْنَا ثَمُودَ ٱلنَّاقَةَ مُبْصِرَةً فَظَلَمُوا۟ بِهَا وَمَا نُرْسِلُ بِٱلْـَٔايَٰتِ إِلَّا تَخْوِيفًا

    vemâ mene`anâ en nürsile bil'âyâti illâ en keẕẕebe bihe-l'evvelûn. veâteynâ ŝemûde-nnâḳate mübṣiraten feżalemû bihâ. vemâ nürsilü bil'âyâti illâ taḫvîfâ.

    Süleymaniye Vakfı

    (Sana) mucizeler göndermekten bizi alıkoyan tek şey, dipnot 1 öncekilerin onlar karşısında yalana sarılmış olmalarıdır. dipnot 2 (Salih'in kavmi) Semud'a gerçeği gösterir şekilde bir dişi deve vermiştik; ama onlar ona karşı yanlış yapmışlardı. dipnot 3 Bizim mucizeler göndermemiz, sadece korkutmak içindir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Önceki kavimlerin helak edilmesine sebep olan günah, onların kendilerine gönderilen mucizelere rağmen nebilerine iman etmemeleridir; çünkü mucizeler, nebiliğin kesin delili olarak verilmiştir. Allah, bu sebeple son nebi olan Muhammed aleyhisselama diğerlerine verilenler gibi bir mucize vermemiştir. Verseydi o mucizeyi gördüğü halde inanmayanların da toplu olarak yok edilmesi gerekirdi. Böyle bir mucize yerine Allah, kendisi ve insanlar üzerindeki etkisi hem kalıcı hem de mucizevi olan Kur'an-ı Kerim'i göndermiştir (İsra 17/90-95, Taha 20/133, Ankebut 29/50-51).
    2. metne dön, dipnot 2
    3. metne dön, dipnot 3

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 59. ayet

  8. İsrâ suresi, 60. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 60. ayet. وَإِذْ قُلْنَا لَكَ إِنَّ رَبَّكَ أَحَاطَ بِٱلنَّاسِ وَمَا جَعَلْنَا ٱلرُّءْيَا ٱلَّتِىٓ أَرَيْنَٰكَ إِلَّا فِتْنَةً لِّلنَّاسِ وَٱلشَّجَرَةَ ٱلْمَلْعُونَةَ فِى ٱلْقُرْءَانِ وَنُخَوِّفُهُمْ فَمَا يَزِيدُهُمْ إِلَّا طُغْيَٰنًا كَبِيرًا

    veiẕ ḳulnâ leke inne rabbeke eḥâṭa binnâs. vemâ ce`alne-rru'ye-lletî eraynâke illâ fitnetel linnâsi veşşecerate-lmel`ûnete fi-lḳur'ân. venüḫavvifühüm femâ yezîdühüm illâ ṭugyânen kebîrâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Bir gün sana: "Rabbin insanları çepeçevre kuşatmıştır." demiştik. dipnot 1 Sana gösterdiğimiz o şeyi insanlar için sadece fitne / imtihan sebebi kıldık. dipnot 2 Kur'an'daki lanetli ağacı da öyle. dipnot 3 Biz onları korkutuyoruz; ama bu, onlardaki büyük taşkınlığı artırmaktan başka bir işe yaramıyor.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu ayet, İsra olayının yani Nebimizin bir gece, Mescid-i Haram'dan alınıp Sidret'ül-Münteha'nın yanındaki en büyük ayetleri göstermek için en uzak mescit olan el-Mescid'ul- aksa'ya götürülmesinin (İsra 17/1, Necm 53/13-18) bir mucize değil, insanlar için bir fitne sebebi olduğunu bildirmektedir. "Fitne", altını içindeki yabancı maddelerden ayırmak için ateşe sokmaktır (Müfredat). Kur'an'da bu kelime imtihan (A'raf 7/155), aldatma (A'raf 7/27), cehennem azabı (Zariyat 51/10-14) ve savaş (Bakara 2/216) anlamlarında kullanılmıştır
    3. metne dön, dipnot 3
      Bu ağaç, Zakkum ağacıdır (Saffat 37/62-70, Duhan 44/43-46, Vakıa 56/51-52).

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 60. ayet

İblîs ve Âdemoğulları 61–65

  1. İsrâ suresi, 61. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 61. ayet. وَإِذْ قُلْنَا لِلْمَلَٰٓئِكَةِ ٱسْجُدُوا۟ لِـَٔادَمَ فَسَجَدُوٓا۟ إِلَّآ إِبْلِيسَ قَالَ ءَأَسْجُدُ لِمَنْ خَلَقْتَ طِينًا

    veiẕ ḳulnâ lilmelâiketi-scüdû liâdeme fesecedû illâ iblîs. ḳâle eescüdü limen ḫalaḳte ṭînâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Bir gün meleklere: "Adem'e secde edin /karşısında saygıyla eğilin!" dipnot 1 dedik; İblis hariç hemen secde ettiler. İblis "Ben senin çamurdan yarattığın kişiye secde eder miyim hiç!" dedi. dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Secdenin kök anlamı eğilmedir (Müfredat). Bu sebeple Güneş, Ay, gezegenler, dünya ve yıldızlar arasında oluşan eğimler /deklinasyon ve ona bağlı olarak gölgenin uzayıp kısalması, "secde" kelimesiyle ifade edilmiştir (Nahl 16/48, Ra'd 13/15). Bazı ayetlerde sadece itaat anlamında (Hac 22/18, İnşikak 84/21), bazılarında da itaat ile birlikte fiziki eğilme anlamında kullanılır (Bakara 2/34, 58, Nisa 4/154, A'raf 7/161, Yusuf 12/4 ve 100). Nitekim namazda, vücudumuz ayaklar, eller ve dizler üzerinde yere paralelken alnı yere koymak da Allah'a itaat ederek eğilme anlamındaki secdedir (Nisa 4/102-103).
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 61. ayet

  2. İsrâ suresi, 62. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 62. ayet. قَالَ أَرَءَيْتَكَ هَٰذَا ٱلَّذِى كَرَّمْتَ عَلَىَّ لَئِنْ أَخَّرْتَنِ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ لَأَحْتَنِكَنَّ ذُرِّيَّتَهُۥٓ إِلَّا قَلِيلًا

    ḳâle era'eyteke hâẕe-lleẕî kerramte `aleyy. lein eḫḫarteni ilâ yevmi-lḳiyâmeti leaḥtenikenne ẕürriyyetehû illâ ḳalîlâ.

    Süleymaniye Vakfı

    (Sonra) Şöyle dedi: "Sen hiç kendine baktın mı! Bu mu benden değerli kıldığın! Kıyamet /mezardan kalkış gününe kadar beni / ölümümü geciktirecek olursan az bir kısmı dışında onun bütün soyunu, kesinlikle parmağımda oynatacağım!" dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 62. ayet

  3. İsrâ suresi, 63. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 63. ayet. قَالَ ٱذْهَبْ فَمَن تَبِعَكَ مِنْهُمْ فَإِنَّ جَهَنَّمَ جَزَآؤُكُمْ جَزَآءً مَّوْفُورًا

    ḳâle-ẕheb femen tebi`ake minhüm feinne cehenneme cezâüküm cezâem mevfûrâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 63. ayet

  4. İsrâ suresi, 64. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 64. ayet. وَٱسْتَفْزِزْ مَنِ ٱسْتَطَعْتَ مِنْهُم بِصَوْتِكَ وَأَجْلِبْ عَلَيْهِم بِخَيْلِكَ وَرَجِلِكَ وَشَارِكْهُمْ فِى ٱلْأَمْوَٰلِ وَٱلْأَوْلَٰدِ وَعِدْهُمْ وَمَا يَعِدُهُمُ ٱلشَّيْطَٰنُ إِلَّا غُرُورًا

    vestefziz meni-steṭa`te minhüm biṣavtike veeclib `aleyhim biḫaylike veraclike veşârikhüm fi-l'emvâli vel'evlâdi ve`idhüm. vemâ ye`idühümü-şşeyṭânü illâ gurûrâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Onlardan gücünün yettiğini sesinle dipnot 1 yerinden oynat, süvarilerinle ve piyadelerinle onların üzerine yürü, dipnot 2 mallarına ve çocuklarına ortak ol! dipnot 3 Onlara vaatlerde bulun!" Şeytan onlara, sadece aldatmak için vaadde bulunur. dipnot 4

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki ses, Şeytan'ın fısıldaması yani vesvesesidir (Nas 114/1-6).
    2. metne dön, dipnot 2
      Nisa 4/118, Şuara 26/95. Bunlar İblis'e uyan insanlar ve cinlerdir. En'am 6/112 ve Nas suresinde insan ve cin şeytanlarından ve insanları yoldan çıkarmak için yaptıkları davranışlardan söz edilir. Burada da İblis'in, insanları saptırmak için bütün yolları deneyeceği ifade edilmektedir (A'raf 7/17).
    3. metne dön, dipnot 3
      Şeytan insanı haram yoldan mal edinmeye, nikahla meşru aile kurma dışında çocuk sahibi olmaya teşvik eder. Bu şekilde mallara ve evlatlara ortak olur. Onları birlikte yönetir.
    4. metne dön, dipnot 4

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 64. ayet

  5. İsrâ suresi, 65. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 65. ayet. إِنَّ عِبَادِى لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَٰنٌ وَكَفَىٰ بِرَبِّكَ وَكِيلًا

    inne `ibâdî leyse leke `aleyhim sülṭân. vekefâ birabbike vekîlâ.

    Süleymaniye Vakfı

    "Şu da kesin ki senin kullarıma boyun eğdirecek bir gücün yoktur." dipnot 1 Vekil /dayanak olarak Rabbin yeter. dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İster Müslüman, ister kafir olsun, şeytan hiç kimseye boyun eğdirecek güce sahip değildir. O, sadece kendisine uyanları etki altına alabilir. Bu da şeytanın üstünlüğünden değil, ona uyanların kendi tercihinden kaynaklanır (Nisa 4/118-120, İbrahim 14/22, Hicr 15/40-42, Nahl 16/99-100 Hadid 57/14).
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 65. ayet

Denizdeki kurtuluş; insanoğlunun şerefli kılınışı 66–72

  1. İsrâ suresi, 66. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 66. ayet. رَّبُّكُمُ ٱلَّذِى يُزْجِى لَكُمُ ٱلْفُلْكَ فِى ٱلْبَحْرِ لِتَبْتَغُوا۟ مِن فَضْلِهِۦٓ إِنَّهُۥ كَانَ بِكُمْ رَحِيمًا

    rabbükümü-lleẕî yüzcî lekümü-lfülke fi-lbaḥri litebtegû min faḍlih. innehû kâne biküm raḥîmâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 66. ayet

  2. İsrâ suresi, 67. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 67. ayet. وَإِذَا مَسَّكُمُ ٱلضُّرُّ فِى ٱلْبَحْرِ ضَلَّ مَن تَدْعُونَ إِلَّآ إِيَّاهُ فَلَمَّا نَجَّىٰكُمْ إِلَى ٱلْبَرِّ أَعْرَضْتُمْ وَكَانَ ٱلْإِنسَٰنُ كَفُورًا

    veiẕâ messekümu-ḍḍurru fi-lbaḥri ḍalle men ted`ûne illâ iyyâh. felemmâ neccâküm ile-lberri a`raḍtüm. vekâne-l'insânü kefûrâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 67. ayet

  3. İsrâ suresi, 68. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 68. ayet. أَفَأَمِنتُمْ أَن يَخْسِفَ بِكُمْ جَانِبَ ٱلْبَرِّ أَوْ يُرْسِلَ عَلَيْكُمْ حَاصِبًا ثُمَّ لَا تَجِدُوا۟ لَكُمْ وَكِيلًا

    efeemintüm ey yaḫsife biküm cânibe-lberri ev yürsile `aleyküm ḥâṣiben ŝümme lâ tecidû leküm vekîlâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Peki, karada bir yerdeyken Allah'ın sizi yere batırmasına ya da üzerinize taş toprak savuran bir kasırga göndermesine karşı güvende misiniz? dipnot 1 Sonra kendinize bir vekil /dayanak bulamazsınız.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 68. ayet

  4. İsrâ suresi, 69. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 69. ayet. أَمْ أَمِنتُمْ أَن يُعِيدَكُمْ فِيهِ تَارَةً أُخْرَىٰ فَيُرْسِلَ عَلَيْكُمْ قَاصِفًا مِّنَ ٱلرِّيحِ فَيُغْرِقَكُم بِمَا كَفَرْتُمْ ثُمَّ لَا تَجِدُوا۟ لَكُمْ عَلَيْنَا بِهِۦ تَبِيعًا

    em emintüm ey yü`îdeküm fîhi târaten uḫrâ feyürsile `aleyküm ḳâṣifem mine-rrîḥi feyugriḳaküm bimâ kefertüm ŝümme lâ tecidû leküm `aleynâ bihî tebî`â.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 69. ayet

  5. İsrâ suresi, 70. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 70. ayet. وَلَقَدْ كَرَّمْنَا بَنِىٓ ءَادَمَ وَحَمَلْنَٰهُمْ فِى ٱلْبَرِّ وَٱلْبَحْرِ وَرَزَقْنَٰهُم مِّنَ ٱلطَّيِّبَٰتِ وَفَضَّلْنَٰهُمْ عَلَىٰ كَثِيرٍ مِّمَّنْ خَلَقْنَا تَفْضِيلًا

    veleḳad kerramnâ benî âdeme veḥamelnâhüm fi-lberri velbaḥri verazaḳnâhüm mine-ṭṭayyibâti vefeḍḍalnâhüm `alâ keŝîrim mimmen ḫalaḳnâ tefḍîlâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 70. ayet

  6. İsrâ suresi, 71. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 71. ayet. يَوْمَ نَدْعُوا۟ كُلَّ أُنَاسٍۭ بِإِمَٰمِهِمْ فَمَنْ أُوتِىَ كِتَٰبَهُۥ بِيَمِينِهِۦ فَأُو۟لَٰٓئِكَ يَقْرَءُونَ كِتَٰبَهُمْ وَلَا يُظْلَمُونَ فَتِيلًا

    yevme ned`û külle ünâsim biimâmihim. femen ûtiye kitâbehû biyemînihî feülâike yaḳraûne kitâbehüm velâ yużlemûne fetîlâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Her insan topluluğunu önderiyle dipnot 1 birlikte çağıracağımız gün, kime amel defteri sağından verilirse onlar defterlerini okurlar, kıl kadar haksızlık görmezler. dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Amel defteri sağından verilenlerin hepsi cennete gider ve oranın nimetlerinden yararlanırlar (Vakıa 56/27, 90-91, Hakka 69/19-24, Müddessir 74/39-40, İnşikak 84/7-9). Ancak hepsi aynı konumda olmazlar. Allah, kendi yolunda malı ve canıyla elinden geleni yapanları, özürsüz olarak oturup kalanlarla bir tutmayacak, vereceği büyük bir ödülle diğerlerinden üstün kılacaktır (Nisa 4/95-96, İsra 17/21).

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 71. ayet

  7. İsrâ suresi, 72. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 72. ayet. وَمَن كَانَ فِى هَٰذِهِۦٓ أَعْمَىٰ فَهُوَ فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ أَعْمَىٰ وَأَضَلُّ سَبِيلًا

    vemen kâne fî hâẕihî a`mâ fehüve fi-l'âḫirati a`mâ veeḍallü sebîlâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 72. ayet

Sebat verilmesi, namaz vakitleri ve "hak geldi" 73–81

  1. İsrâ suresi, 73. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 73. ayet. وَإِن كَادُوا۟ لَيَفْتِنُونَكَ عَنِ ٱلَّذِىٓ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ لِتَفْتَرِىَ عَلَيْنَا غَيْرَهُۥ وَإِذًا لَّٱتَّخَذُوكَ خَلِيلًا

    vein kâdû leyeftinûneke `ani-lleẕî evḥaynâ ileyke litefteriye `aleynâ gayrah. veiẕel letteḫaẕûke ḫalîlâ.

    Süleymaniye Vakfı

    (Ey Muhammed!) Az kalsın, sana vahyettiğimizden başkasını bize mal etmen için, seni ondan uzaklaştırıp dipnot 1 başını yakacaklardı. dipnot 2 O zaman seni kesinlikle dost edinirlerdi.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet nebilerde "ismet" sıfatının olmadığının delillerindendir. Yani nebiler günahlardan korunmuş değildirler. İlgili diğer ayetler için bkz: (Nisa 4/105-107, En'am 6/88, Enfal 8/67-68, Tevbe 9/43, Hud 11/12, Neml 27/10-11, Zümer 39/65-66, Tahrim 66/1-2).
    2. metne dön, dipnot 2
      Fitne için bkz.İsra 17/60. ayetin dipnotu.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 73. ayet

  2. İsrâ suresi, 74. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 74. ayet. وَلَوْلَآ أَن ثَبَّتْنَٰكَ لَقَدْ كِدتَّ تَرْكَنُ إِلَيْهِمْ شَيْـًٔا قَلِيلًا

    velevlâ en ŝebbetnâke leḳad kitte terkenü ileyhim şey'en ḳalîlâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Eğer biz senin duruşunu sağlamlaştırmasaydık dipnot 1 sen neredeyse onlara azıcık da olsa meyledecektin!

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah, herkese davranışlarının iyi mi kötü mü olduğunu ilham eder. Kötü bir işe niyetlenen yahut bunu yapan kişinin içinde hissettiği sıkıntı ve vicdan azabı da iyi iş yapanın hissettiği iç huzuru da Allah'ın ona olan ilhamıdır (Yusuf 12/24, İbrahim 14/27, Şems 91/7-10).

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 74. ayet

  3. İsrâ suresi, 75. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 75. ayet. إِذًا لَّأَذَقْنَٰكَ ضِعْفَ ٱلْحَيَوٰةِ وَضِعْفَ ٱلْمَمَاتِ ثُمَّ لَا تَجِدُ لَكَ عَلَيْنَا نَصِيرًا

    iẕel leeẕaḳnâke ḍi`fe-lḥayâti veḍi`fe-lmemâti ŝümme lâ tecidü leke `aleynâ neṣîrâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 75. ayet

  4. İsrâ suresi, 76. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 76. ayet. وَإِن كَادُوا۟ لَيَسْتَفِزُّونَكَ مِنَ ٱلْأَرْضِ لِيُخْرِجُوكَ مِنْهَا وَإِذًا لَّا يَلْبَثُونَ خِلَٰفَكَ إِلَّا قَلِيلًا

    vein kâdû leyestefizzûneke mine-l'arḍi liyuḫricûke minhâ veiẕel lâ yelbeŝûne ḫilâfeke illâ ḳalîlâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 76. ayet

  5. İsrâ suresi, 77. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 77. ayet. سُنَّةَ مَن قَدْ أَرْسَلْنَا قَبْلَكَ مِن رُّسُلِنَا وَلَا تَجِدُ لِسُنَّتِنَا تَحْوِيلًا

    sünnete men ḳad erselnâ ḳableke mir rusülinâ velâ tecidü lisünnetinâ taḥvîlâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Senden önce gönderdiğimiz elçilere uyguladığımız sünnet /yasa budur. dipnot 1 Bizim sünnetimizde dipnot 2 bir değişme bulamazsın.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      "Sünnetullah" kavramına "tabiat kanunları" diye yanlış bir anlam verilerek mucizelerin olamayacağı iddia edilmektedir. Mucize; Allah'ın, nebilerine, elçilik belgesi olarak verdiği şeylerdir. Muhammed aleyhisselam dışındaki bazı nebilerin, kitaplarından başka kendi toplumlarına gösterdikleri ve Allah'ın elçisi olduklarını ispat eden mucizeler de vardır. Salih'in (as) devesi (A'raf 7/73, Hud 11/64, Şuara 26/155), Musa'nın (as) dokuz mucizesi (İsra 17/101, Neml 27/12), İsa'nın (as) beşikteyken konuşması, körleri ve alaca hastalarını iyileştirmesi, ölüleri diriltmesi (Al-i İmran 3/49, Maide 5/110) bu tür mucizelerdir. Nebiler dahil hiçbir insan kendi başına mucize gösteremez (Ra'd 13/38). Mesela, insanlar bir araya gelseler Kur'an'ın bir suresinin bile dengini oluşturamazlar (Bakara 2/23-24). Muhammed aleyhisselam son elçi olduğu için, onun mucizesi olan Kur'an kıyamete kadar varlığını devam ettirecektir (Ankebut 29/51 ve dipnotu).

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 77. ayet

  6. İsrâ suresi, 78. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 78. ayet. أَقِمِ ٱلصَّلَوٰةَ لِدُلُوكِ ٱلشَّمْسِ إِلَىٰ غَسَقِ ٱلَّيْلِ وَقُرْءَانَ ٱلْفَجْرِ إِنَّ قُرْءَانَ ٱلْفَجْرِ كَانَ مَشْهُودًا

    eḳimi-ṣṣalâte lidülûki-şşemsi ilâ gaseḳi-lleyli veḳur'âne-lfecr. inne ḳur'âne-lfecri kâne meşhûdâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Namazı, güneşin tepe noktasını geçmesinden dipnot 1 gecenin karanlığının /soğuğunun bastırmasına dipnot 2 kadar düzgün ve sürekli kıl! Bir de doğu ufku boyunca dağılmış ışıkların bir araya toplandığı vakitte dipnot 3 kıl! Doğu ufku boyunca dağılmış ışıkların bir araya toplanması gözle görülür. dipnot 4

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Düluk, "kayma" demektir. Hud 11/114. ayete göre gündüz kılınan sadece iki farz namaz, öğle ve ikindi namazları vardır. Bu ayette ise "güneşin dülukundan gecenin ğasakına kadar namaz kıl" emri verildiği için güneşin düluku, "öğlen gökyüzünde en tepeye çıktığı noktadan batıya kayması" anlamına gelir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Gecenin ğasakı, "gecenin karanlığı" anlamına geldiği gibi "gecenin soğuk vakti" anlamına da gelir (Lisan'ul-Arab). Bulunduğumuz yerden Güneş ışınlarının tamamen çekilmesi, günün en serin vaktinin başlaması demektir. Bu sırada Güneşin ufka uzaklığı en az 18 derece olur ve zayıf ışıklı yıldızlar da gözükmeye başlar. Güneşin batmadığı yerlerde ğasaku'l-leyl, gece serinliğinin iyice hissedildiği vakittir. Abdullah b. Ömer'e Şafak sorulunca "beyazlığın gitmesi"; ğasak yani karanlığın bastırması sorulunca da, "kızıllığın gitmesi"dir, demiş (Ebu Davud,Salat 6). Bu, yerinde bir tespittir. Çünkü batı ufkunda oluşan kızıl ve beyaz ışık kuşaklarından beyaz kuşak kızıla karışınca yatsı vakti girer. Bu ince tabaka, başlangıçta bir kubbe gibi olur sonra tamamen kaybolur. Ufuktan Güneş ışınları çekilip en zayıf yıldızlar ortaya çıkınca yatsı vakti çıkmış, gecenin ortası diye de tanımlanan ğasak başlamış olur.
    3. metne dön, dipnot 3
      Kur'an, karae (قرأ) fiilinin mastarı olan kur' (القُرْء) veya kar' (القَرْء)'dan türetilmiştir; anlamı, toplama ve birleştirmedir. Mastar olarak kullanıldığı gibi bütünlük ve küme anlamında isim olarak da kullanılır. Allah'ın kitabına Kur'an demesi, bütün sureleri toplayıp bir araya getirmesi sebebiyledir (Lisanu'l-Arab). Kur'an el-fecr (قُرْاٰنَ الْفَجْر) doğuda, seher vakti aydınlığı ile Güneş'in doğması arasında, ufkun üst tarafında oluşan beyaz kuşağın, ufkun alt tarafındaki siyah kuşağın ve bu ikisini -ışınların atmosferde kat ettiği yola göre değişen bir gökkuşağı rengiyle- ayıran ince çizginin bir araya gelmesidir (Bakara 2/187). Bu ayete göre namaz vakitlerinin üç değişmez özelliği vardır: 1) Güneşin düluku yani tepe noktasından batıya kayması: Bu, dünyanın her yerinde ve her mevsimde kolaylıkla tespit edilebilir. Bu sırada öğlen namazının vakti girer. 2) Gecenin ğasakı: Güneş ışınları tamamen çekilince hem hava kararır hem de günün en soğuk vakti başlar. Beyaz gecelerin yaşandığı yerlerde karanlık olmaz ama havadaki soğuma kendini iyice hissettirir. 3) Yukarıda açıklanan Kur'an el-fecr. Bu üç değişmez özellik, her mevsimde ve dünyanın her yerinde gözlemlenebildiği için Svalbard'da, Güneş ufkun bir hayli üstünde iken bile gözlenebilmiştir. Ayette Güneş'in sadece meridyen geçişinden söz edilmiştir. Eğer Güneş'in doğuşu, batışı ve gecenin karanlığı ifadeleri kullanılsaydı kutup bölgesinde namaz ve oruç vakitlerini tespit imkansızlaşırdı.
    4. metne dön, dipnot 4
      Bu vaktin çıplak gözle görüldüğü, Bakara 2/187. ayette ifade edilmiştir.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 78. ayet

  7. İsrâ suresi, 79. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 79. ayet. وَمِنَ ٱلَّيْلِ فَتَهَجَّدْ بِهِۦ نَافِلَةً لَّكَ عَسَىٰٓ أَن يَبْعَثَكَ رَبُّكَ مَقَامًا مَّحْمُودًا

    vemine-lleyli fetehecced bihî nâfiletel lek. `asâ ey yeb`aŝeke rabbüke meḳâmem maḥmûdâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Sana özel ek görev olarak gecenin bir kısmında namaz kılmak için uykudan kalk. dipnot 1 Belki Rabbin seni çok övülen bir yere dipnot 2 gönderir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yatsı namazından sonra uyuyup sabah namazı vaktinin girmesinden önceki bir vakitte kalkarak kılınan gece namazına "teheccüd namazı" denir. Bu ayete göre teheccüd namazı, Muhammed aleyhisselama farzdır. Diğer mü'minler de bu namazı kılmaya teşvik edilmişlerdir (Furkan 25/64, Secde 32/15-16, Zümer 39/9, Zariyat 51/17-18). Nebimizin şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Gece namazını kılın; çünkü bu sizden önceki salih kulların devam ettiği, Allah'a yaklaşmaya vesile olan, günahları örten ve engelleyen bir ibadettir" (Tirmizi, "Daavat", 115).
    2. metne dön, dipnot 2
      Medine'ye ve daha nice güzel yerlere.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 79. ayet

  8. İsrâ suresi, 80. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 80. ayet. وَقُل رَّبِّ أَدْخِلْنِى مُدْخَلَ صِدْقٍ وَأَخْرِجْنِى مُخْرَجَ صِدْقٍ وَٱجْعَل لِّى مِن لَّدُنكَ سُلْطَٰنًا نَّصِيرًا

    veḳur rabbi edḫilnî müdḫale ṣidḳiv veaḫricnî muḫrace ṣidḳiv vec`al lî mil ledünke sülṭânen neṣîrâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 80. ayet

  9. İsrâ suresi, 81. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 81. ayet. وَقُلْ جَآءَ ٱلْحَقُّ وَزَهَقَ ٱلْبَٰطِلُ إِنَّ ٱلْبَٰطِلَ كَانَ زَهُوقًا

    veḳul câe-lḥaḳḳu vezeheḳa-lbâṭil. inne-lbâṭile kâne zehûḳâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 81. ayet

Kur'an şifadır; ruh sorusu ve meydan okuma 82–89

  1. İsrâ suresi, 82. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 82. ayet. وَنُنَزِّلُ مِنَ ٱلْقُرْءَانِ مَا هُوَ شِفَآءٌ وَرَحْمَةٌ لِّلْمُؤْمِنِينَ وَلَا يَزِيدُ ٱلظَّٰلِمِينَ إِلَّا خَسَارًا

    venünezzilü mine-lḳur'âni mâ hüve şifâüv veraḥmetül lilmü'minîne velâ yezîdu-żżâlimîne illâ ḫasârâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 82. ayet

  2. İsrâ suresi, 83. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 83. ayet. وَإِذَآ أَنْعَمْنَا عَلَى ٱلْإِنسَٰنِ أَعْرَضَ وَنَـَٔا بِجَانِبِهِۦ وَإِذَا مَسَّهُ ٱلشَّرُّ كَانَ يَـُٔوسًا

    veiẕâ en`amnâ `ale-l'insâni a`raḍa veneâ bicânibih. veiẕâ messehü-şşerru kâne yeûsâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 83. ayet

  3. İsrâ suresi, 84. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 84. ayet. قُلْ كُلٌّ يَعْمَلُ عَلَىٰ شَاكِلَتِهِۦ فَرَبُّكُمْ أَعْلَمُ بِمَنْ هُوَ أَهْدَىٰ سَبِيلًا

    ḳul küllüy ya`melü `alâ şâkiletih. ferabbüküm a`lemü bimen hüve ehdâ sebîlâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 84. ayet

  4. İsrâ suresi, 85. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 85. ayet. وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلرُّوحِ قُلِ ٱلرُّوحُ مِنْ أَمْرِ رَبِّى وَمَآ أُوتِيتُم مِّنَ ٱلْعِلْمِ إِلَّا قَلِيلًا

    veyes'elûneke `ani-rrûḥ. ḳuli-rrûḥu min emri rabbî vemâ ûtîtüm mine-l`ilmi illâ ḳalîlâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Sana bu ruhu (Kur'an'ı) dipnot 1 soruyorlar. De ki: "Ruh, Rabbimin işidir. O bilgiden size ancak az bir şey verilmiştir." dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayetteki Ruh, Allah'ın emirlerini içeren ayetler kümesi yani Kur'an'dır (Şura 42/52).
    2. metne dön, dipnot 2
      Kur'an'da ruh kelimesi, iki anlamda kullanılır. Birincisi Allah'tan gelen bilgidir (Nahl 16/2, Mü'min 40/15), Allah'ın bilgisi, hayallerin ötesinde bir büyüklüğe sahiptir. (Kehf 18/109, Lokman 31/27) O bilgiden insanlara verilen çok azdır. Allah'tan aldığı bilgileri, onun nebilerine ulaştırmakla görevli olan Cebrail için de Allah, "Ruh'ul-emin" (Şuara/192-193), "Ruh'ül-kudüs" (Nahl 16/102), "ruhumuz" (Meryem 19/16-17) ifadelerini kullanmıştır. Allah Teala'nın Adem aleyhisselama öğrettiği varlıklar alemine dair bilgiler, ona özel olarak üflediği ruhtur (Hicr 15/29, Sad 38/72). Bu bilgiler İblis'i kıskandırıp isyan ettirmiştir (Bakara 2/30-34). İsa aleyhisselamı beşikte iken konuşturan, kendisine kitap ve nebilik verildiğini, namaz ve zekat görevi yüklendiğini, iyi bir evlat olacağını (Meryem 19/30-33) söyleten de ona, ana rahminde iken yüklenen ruh, yani bilgilerdir (Enbiya 21/91, Tahrim 66/12). Allah'ın, gayretli ve dürüst kişilere verdiği ilhama da ruh denir (Mücadele 58/22). İkincisi ise Allah'ın insanlara ve cinlere yüklediği yetenektir. O ruh, vücut yapısının tamamlanmasından sonra, bilgisayara işletim sisteminin yüklenmesi gibi yüklenir (A'raf 7/179, Mü'minun 23/14, Secde 32/7-9). Bu ruh kişiye, işitmenin yanında dinleme, bakmanın yanında basiret, kan pompalayan kalbin yanında gönül sahibi olma /karar verme yeteneği kazandırır. Böylece o, imtihan edilebilir bir varlık haline gelir. Bilgileri saklama görevi de yapan bu ruh, uyku ve ölüm sırasında vücuttan çıkar, uyanma (Zümer 39/42) ve yeniden dirilme sırasında gelip tekrar vücuda girer (Tekvir 91/7).

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 85. ayet

  5. İsrâ suresi, 86. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 86. ayet. وَلَئِن شِئْنَا لَنَذْهَبَنَّ بِٱلَّذِىٓ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ ثُمَّ لَا تَجِدُ لَكَ بِهِۦ عَلَيْنَا وَكِيلًا

    velein şi'nâ leneẕhebenne billeẕî evḥaynâ ileyke ŝümme lâ tecidü leke bihî `aleynâ vekîlâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Farklı bir tercihte bulunsak dipnot 1 sana vahyettiğimizi (bu Ruh'u), kesinlikle geri alırız, sen de bize karşı kendine bir vekil bulamazsın.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şae (شاء) fiili ile ilgili olarak bkz. İsra 17/18. ayetin dipnotu.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 86. ayet

  6. İsrâ suresi, 87. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 87. ayet. إِلَّا رَحْمَةً مِّن رَّبِّكَ إِنَّ فَضْلَهُۥ كَانَ عَلَيْكَ كَبِيرًا

    illâ raḥmetem mir rabbik. inne faḍlehû kâne `aleyke kebîrâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 87. ayet

  7. İsrâ suresi, 88. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 88. ayet. قُل لَّئِنِ ٱجْتَمَعَتِ ٱلْإِنسُ وَٱلْجِنُّ عَلَىٰٓ أَن يَأْتُوا۟ بِمِثْلِ هَٰذَا ٱلْقُرْءَانِ لَا يَأْتُونَ بِمِثْلِهِۦ وَلَوْ كَانَ بَعْضُهُمْ لِبَعْضٍ ظَهِيرًا

    ḳul leini-cteme`ati-l'insü velcinnü `alâ ey ye'tû bimiŝli hâẕe-lḳur'âni lâ ye'tûne bimiŝlihî velev kâne ba`ḍuhüm liba`ḍin żahîrâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 88. ayet

  8. İsrâ suresi, 89. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 89. ayet. وَلَقَدْ صَرَّفْنَا لِلنَّاسِ فِى هَٰذَا ٱلْقُرْءَانِ مِن كُلِّ مَثَلٍ فَأَبَىٰٓ أَكْثَرُ ٱلنَّاسِ إِلَّا كُفُورًا

    veleḳad ṣarrafnâ linnâsi fî hâẕe-lḳur'âni min külli meŝel. feebâ ekŝeru-nnâsi illâ küfûrâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Biz bu Kur'an'da insanlar için her örneği değişik biçimlerde verdik. dipnot 1 Ama insanların çoğu, kafirlik dışında her şeye direnç gösterir! dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Kur'an'a ve Elçiye direnir, her türlü uydurmaya (batıl) ve Allah'a ortak oluşturmalara (şirk) gelince hemen ona uyarlar (İsra 17/99, Furkan 25/50, Zümer 39/45).

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 89. ayet

İstenen mucizeler ve verilen cevap 90–100

  1. İsrâ suresi, 90. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 90. ayet. وَقَالُوا۟ لَن نُّؤْمِنَ لَكَ حَتَّىٰ تَفْجُرَ لَنَا مِنَ ٱلْأَرْضِ يَنۢبُوعًا

    veḳâlû len nü'mine leke ḥattâ tefcüra lenâ mine-l'arḍi yembû`â.

    Süleymaniye Vakfı

    (Mekkeli müşrikler) Dediler ki: "Bize yerden bir pınar fışkırtıncaya kadar sana asla inanmayacağız! dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yunus 10/20, Hud 11/12, Ra'd 13/7, 27, Ankebut 29/50. İsrailoğulları Musa aleyhisselamdan benzer istekte bulunmuş (Tevrat /Çıkış 17:1-6; Çölde
      Sayım 20:1-11 — Eski Ahit, Çölde Sayım; alıntıyı aç

      Eski Ahit · Çölde Sayım 20:1

      İsrail topluluğu birinci ay Zin Çölüne vardı, halk Kadeşte konakladı. Miryam orada öldü ve gömüldü.

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      ) ve onun asasıyla vurduğu kayadan pınarlar fışkırmıştır (Bakara 2/60, A'raf 7/160). Mekke müşrikleri de benzer bir istekte bulunmuş oluyorlardı.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 90. ayet

  2. İsrâ suresi, 91. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 91. ayet. أَوْ تَكُونَ لَكَ جَنَّةٌ مِّن نَّخِيلٍ وَعِنَبٍ فَتُفَجِّرَ ٱلْأَنْهَٰرَ خِلَٰلَهَا تَفْجِيرًا

    ev tekûne leke cennetüm min neḫîliv ve`inebin fetüfeccira-l'enhâra ḫilâlehâ tefcîrâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 91. ayet

  3. İsrâ suresi, 92. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 92. ayet. أَوْ تُسْقِطَ ٱلسَّمَآءَ كَمَا زَعَمْتَ عَلَيْنَا كِسَفًا أَوْ تَأْتِىَ بِٱللَّهِ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةِ قَبِيلًا

    ev tüsḳiṭa-ssemâe kemâ za`amte `aleynâ kisefen ev te'tiye billâhi velmelâiketi ḳabîlâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Ya da iddia ettiğin gibi gökyüzünü üstümüze parça parça düşürmelisin dipnot 1 veya Allah'ı ve melekleri karşımıza getirmelisin! dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sebe 34/9, Tur 52/43. Zamanında Şuayb aleyhisselamdan da benzer istekte bulunulmuştur (Şuara 26/187).
    2. metne dön, dipnot 2
      Furkan 25/21. İsrailoğulları Musa aleyhisselamdan benzer istekte bulunmuşlardır (Bakara 2/55, Nisa 4/153). Tevrat'ta, Rabbin görkeminin İsrailoğullarına bir bulut şeklinde göründüğü (Çıkış 16:10) ve yine Rabbin çölde onlara gece ve gündüz bir ateş ve bir bulut vasıtasıyla yol gösterdiği (Çıkış 40:38) şeklinde ifadeler vardır. Mekke müşrikleri de Muhammed aleyhisselamdan benzer isteklerde bulunmuş oluyorlardı.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 92. ayet

  4. İsrâ suresi, 93. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 93. ayet. أَوْ يَكُونَ لَكَ بَيْتٌ مِّن زُخْرُفٍ أَوْ تَرْقَىٰ فِى ٱلسَّمَآءِ وَلَن نُّؤْمِنَ لِرُقِيِّكَ حَتَّىٰ تُنَزِّلَ عَلَيْنَا كِتَٰبًا نَّقْرَؤُهُۥ قُلْ سُبْحَانَ رَبِّى هَلْ كُنتُ إِلَّا بَشَرًا رَّسُولًا

    ev yekûne leke beytüm min zuḫrufin ev terḳâ fi-ssemâ'. velen nü'mine liruḳiyyike ḥattâ tünezzile `aleynâ kitâben naḳraüh. ḳul sübḥâne rabbî hel küntü illâ beşerar rasûlâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Yahut altınlarla bezenmiş bir evin olmalı veyahut gökyüzüne çıkmalısın. Oradan bize okuyacağımız bir belge dipnot 1 indirmedikçe çıktığına da asla inanmayız!" Sen de de ki: "Fesübhanallah! Ben elçi olarak gönderilmiş beşerden başka bir şey değilim dipnot 2 (bu dediklerinizi nasıl yapabilirim!)" dipnot 3

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Muhammed aleyhisselamın Allah'ın elçisi olduğunu gösteren birer belge talep etmektedirler (En'am 6/7, Müddessir 74/52).
    2. metne dön, dipnot 2
    3. metne dön, dipnot 3

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 93. ayet

  5. İsrâ suresi, 94. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 94. ayet. وَمَا مَنَعَ ٱلنَّاسَ أَن يُؤْمِنُوٓا۟ إِذْ جَآءَهُمُ ٱلْهُدَىٰٓ إِلَّآ أَن قَالُوٓا۟ أَبَعَثَ ٱللَّهُ بَشَرًا رَّسُولًا

    vemâ mene`a-nnâse ey yü'minû iẕ câehümü-lhüdâ illâ en ḳâlû ebe`aŝe-llâhü beşerar rasûlâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 94. ayet

  6. İsrâ suresi, 95. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 95. ayet. قُل لَّوْ كَانَ فِى ٱلْأَرْضِ مَلَٰٓئِكَةٌ يَمْشُونَ مُطْمَئِنِّينَ لَنَزَّلْنَا عَلَيْهِم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ مَلَكًا رَّسُولًا

    ḳul lev kâne fi-l'arḍi melâiketüy yemşûne muṭmeinnîne lenezzelnâ `aleyhim mine-ssemâi meleker rasûlâ.

    Süleymaniye Vakfı

    De ki: "Yeryüzünde yerleşip dolaşanlar melekler olsaydı biz de gökten onlara elçi olarak bir melek indirirdik." dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İnsanlara elçi olarak melek gönderilecek olsa "o bir melek, biz nasıl onun yaptıklarını yapabiliriz! O kim, biz kimiz!"denilecek ve örnek alınması mümkün olmayacaktı. Bu da örneksiz, pratiği olmayan bir din ve hayatın dışında kalacak bir resul / elçi ortaya çıkaracaktı. Halbuki yaptığı her şeyi güzel yapan Allah, böyle bir şeye imkan vermemiş, beşer cinsine yine kendi cinsinden ve yemek yiyen, çarşıda pazarda dolaşan beşer elçiler göndermiştir (Maide 5/75, İbrahim 14/11, Enbiya 21/8, Mü'minun 23/33, Furkan 25/20, Zuhruf 43/59-60).

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 95. ayet

  7. İsrâ suresi, 96. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 96. ayet. قُلْ كَفَىٰ بِٱللَّهِ شَهِيدًۢا بَيْنِى وَبَيْنَكُمْ إِنَّهُۥ كَانَ بِعِبَادِهِۦ خَبِيرًۢا بَصِيرًا

    ḳul kefâ billâhi şehîdem beynî vebeyneküm. innehû kâne bi`ibâdihî ḫabîram beṣîrâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 96. ayet

  8. İsrâ suresi, 97. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 97. ayet. وَمَن يَهْدِ ٱللَّهُ فَهُوَ ٱلْمُهْتَدِ وَمَن يُضْلِلْ فَلَن تَجِدَ لَهُمْ أَوْلِيَآءَ مِن دُونِهِۦ وَنَحْشُرُهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ عَلَىٰ وُجُوهِهِمْ عُمْيًا وَبُكْمًا وَصُمًّا مَّأْوَىٰهُمْ جَهَنَّمُ كُلَّمَا خَبَتْ زِدْنَٰهُمْ سَعِيرًا

    vemey yehdi-llâhü fehüve-lmühted. vemey yuḍlil felen tecide lehüm evliyâe min dûnih. venaḥşüruhüm yevme-lḳiyâmeti `alâ vucûhihim `umyev vebükmev veṣummâ. me'vâhüm cehennem. küllemâ ḫabet zidnâhüm se`îrâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah kimin doğru yolda olduğunu onaylarsa o, hidayete ermiş olur. Kimin de yoldan saptığını onaylarsa sen artık onlar için Allah ile aralarına girecek hiçbir veli / yakın dost bulamazsın. dipnot 1 Onları kıyamet /mezardan kalkış günü yüzleri yere bakar bir şekilde, kör, dilsiz ve sağırlar olarak toplarız. dipnot 2 Onların varıp kalacakları yer cehennemdir; ateşi her ne zaman sakinleşse onlar için alevi daha da artırırız.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 97. ayet

  9. İsrâ suresi, 98. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 98. ayet. ذَٰلِكَ جَزَآؤُهُم بِأَنَّهُمْ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا وَقَالُوٓا۟ أَءِذَا كُنَّا عِظَٰمًا وَرُفَٰتًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ خَلْقًا جَدِيدًا

    ẕâlike cezâühüm biennehüm keferû biâyâtinâ veḳâlû eiẕâ künnâ `iżâmev verufâten einnâ lemeb`ûŝûne ḫalḳan cedîdâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Bu, onların ayetlerimiz karşısında kafirlik etmelerinin ve "Kemikler haline gelmiş, un ufak olmuşken mi? Biz gerçekten yeni bir yaratılışla diriltilecek miyiz!" dipnot 1 demelerinin karşılığıdır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 98. ayet

  10. İsrâ suresi, 99. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 99. ayet. أَوَلَمْ يَرَوْا۟ أَنَّ ٱللَّهَ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ قَادِرٌ عَلَىٰٓ أَن يَخْلُقَ مِثْلَهُمْ وَجَعَلَ لَهُمْ أَجَلًا لَّا رَيْبَ فِيهِ فَأَبَى ٱلظَّٰلِمُونَ إِلَّا كُفُورًا

    evelem yerav enne-llâhe-lleẕî ḫaleḳa-ssemâvâti vel'arḍa ḳâdirun `alâ ey yaḫlüḳa miŝlehüm vece`ale lehüm ecelel lâ raybe fîh. feebe-żżâlimûne illâ küfûrâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 99. ayet

  11. İsrâ suresi, 100. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 100. ayet. قُل لَّوْ أَنتُمْ تَمْلِكُونَ خَزَآئِنَ رَحْمَةِ رَبِّىٓ إِذًا لَّأَمْسَكْتُمْ خَشْيَةَ ٱلْإِنفَاقِ وَكَانَ ٱلْإِنسَٰنُ قَتُورًا

    ḳul lev entüm temlikûne ḫazâine raḥmeti rabbî iẕel leemsektüm ḫaşyete-l'infâḳ. vekâne-l'insânü ḳatûrâ.

    Süleymaniye Vakfı

    De ki: "Rabbimin iyilik ve ikram hazinelerine siz sahip olsaydınız harcanır biter korkusuyla elinizde tutardınız." dipnot 1 İnsan son derece cimridir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 100. ayet

Mûsâ'ya verilen dokuz mucize ve kapanış 101–111

  1. İsrâ suresi, 101. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 101. ayet. وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَىٰ تِسْعَ ءَايَٰتٍۭ بَيِّنَٰتٍ فَسْـَٔلْ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ إِذْ جَآءَهُمْ فَقَالَ لَهُۥ فِرْعَوْنُ إِنِّى لَأَظُنُّكَ يَٰمُوسَىٰ مَسْحُورًا

    veleḳad âteynâ mûsâ tis`a âyâtim beyyinâtin fes'el benî isrâîle iẕ câehüm feḳâle lehû fir`avnü innî leeżunnüke yâ mûsâ mesḥûrâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Musa'ya apaçık dokuz ayet / mucize verdik. dipnot 1 İsrailoğullarına sor: dipnot 2 Musa onlara (elçi olarak) geldiğinde Firavun ona: "Ey Musa! Ben gerçekten senin büyülenmiş biri olduğunu düşünüyorum!" demişti. dipnot 3

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Kur'an birkaç ayette daha Resulullah'ın bazı konularda ehlikitaba sormasını emretmiştir. Bu ayetler için bkz: Bakara 2/211, A'raf 7/163, Yunus 10/94, Zuhruf 43/45.
    3. metne dön, dipnot 3

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 101. ayet

  2. İsrâ suresi, 102. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 102. ayet. قَالَ لَقَدْ عَلِمْتَ مَآ أَنزَلَ هَٰٓؤُلَآءِ إِلَّا رَبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ بَصَآئِرَ وَإِنِّى لَأَظُنُّكَ يَٰفِرْعَوْنُ مَثْبُورًا

    ḳâle leḳad `alimte mâ enzele hâülâi illâ rabbü-ssemâvâti vel'arḍi beṣâir. veinnî leeżunnüke yâ fir`avnü meŝbûrâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Musa dedi ki: "Artık sen de gayet iyi biliyorsun ki bunları birer gösterge olarak indirmiş olan, göklerin ve yerin Rabbinden başkası değildir. dipnot 1 Ey Firavun! Ben de gerçekten senin sonunun geldiğini düşünüyorum."

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 102. ayet

  3. İsrâ suresi, 103. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 103. ayet. فَأَرَادَ أَن يَسْتَفِزَّهُم مِّنَ ٱلْأَرْضِ فَأَغْرَقْنَٰهُ وَمَن مَّعَهُۥ جَمِيعًا

    feerâde ey yestefizzehüm mine-l'arḍi feagraḳnâhü vemem me`ahû cemî`â.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 103. ayet

  4. İsrâ suresi, 104. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 104. ayet. وَقُلْنَا مِنۢ بَعْدِهِۦ لِبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ ٱسْكُنُوا۟ ٱلْأَرْضَ فَإِذَا جَآءَ وَعْدُ ٱلْـَٔاخِرَةِ جِئْنَا بِكُمْ لَفِيفًا

    veḳulnâ mim ba`dihî libenî isrâîle-skünü-l'arḍa feiẕâ câe va`dü-l'âḫirati ci'nâ biküm lefîfâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 104. ayet

  5. İsrâ suresi, 105. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 105. ayet. وَبِٱلْحَقِّ أَنزَلْنَٰهُ وَبِٱلْحَقِّ نَزَلَ وَمَآ أَرْسَلْنَٰكَ إِلَّا مُبَشِّرًا وَنَذِيرًا

    vebilḥaḳḳi enzelnâhü vebilḥaḳḳi nezel. vemâ erselnâke illâ mübeşşirav veneẕîrâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 105. ayet

  6. İsrâ suresi, 106. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 106. ayet. وَقُرْءَانًا فَرَقْنَٰهُ لِتَقْرَأَهُۥ عَلَى ٱلنَّاسِ عَلَىٰ مُكْثٍ وَنَزَّلْنَٰهُ تَنزِيلًا

    veḳur'ânen feraḳnâhü litaḳraehû `ale-nnâsi `alâ mükŝiv venezzelnâhü tenzîlâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Biz onu, kur'anlar dipnot 1 /anlam kümeleri şeklinde ayırdık ki onu (anlam kümesinin tamamlanmasını) bekleyerek dipnot 1 insanlara öğretesin. Onu parça parça indirdik.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kur'an, karaa (قرأ) fiilinin mastarı olan kur' (القُرْء) veya kar' (القَرْء)'dan türetilmiştir; anlamı, toplama ve birleştirmedir. Mastar olarak kullanıldığı gibi bütünlük ve küme anlamında isim olarak da kullanılır. Allah'ın kitabına Kur'an denmesi, bütün sureleri toplayıp bir araya getirmesi sebebiyledir (Lisanu'l-Arab). Arapçada kur'an (قُرْآنً)'ın çoğulu olmadığından tekil için de çoğul için de kullanılır. Bu sebeple kur'an (قُرْآن) kelimesine kur'anlar diye de anlam verilebilir.
    2. metne dön, dipnot 2
      "Bekleyerek" diye meal verdiğimiz müks (مُكْث), "durup bekleme" anlamındadır (Müfredat). Demek ki Resulullah zamanında, bir ayet inince onu açıklayan ayetin inmesi bekleniyordu. Bu da kümeleri oluşturan ayetlerin aynı anda indirilmediğini gösterir. Buna göre, bir konu ile ilgili ayetlerin tamamı aynı anda inmeyebilir. Bundan dolayı Nebimiz, kendisine sorulan bazı sorulara hemen cevap vermemiş, ilgili ayet kümesinin tamamlanmasını beklemiştir (Taha 20/113-114).

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 106. ayet

  7. İsrâ suresi, 107. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 107. ayet. قُلْ ءَامِنُوا۟ بِهِۦٓ أَوْ لَا تُؤْمِنُوٓا۟ إِنَّ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ مِن قَبْلِهِۦٓ إِذَا يُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ يَخِرُّونَ لِلْأَذْقَانِ سُجَّدًا

    ḳul âminû bihî ev lâ tü'minû. inne-lleẕîne ûtü-l`ilme min ḳablihî iẕâ yütlâ `aleyhim yeḫirrûne lil'eẕḳâni süccedâ.

    Süleymaniye Vakfı

    De ki: "Ona (Kur'an'a) ister inanın, ister inanmayın. Ondan önce kendilerine bilgi verilmiş olanlar, Kur'an onlara bağlantılarıyla birlikte okunduğu zaman, yüzüstü secdeye kapanırlar. dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 107. ayet

  8. İsrâ suresi, 108. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 108. ayet. وَيَقُولُونَ سُبْحَٰنَ رَبِّنَآ إِن كَانَ وَعْدُ رَبِّنَا لَمَفْعُولًا

    veyeḳûlûne sübḥâne rabbinâ in kâne va`dü rabbinâ lemef`ûlâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Derler ki: "Rabbimiz bütün eksikliklerden uzaktır. dipnot 1 Rabbimizin verdiği söz yerine gelmiştir." dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İltifat, bkz. İsra 17/1. ayetin dipnotu.
    2. metne dön, dipnot 2
      Allah'ın İsrailoğullarına verdiği bu söz, kendi kitaplarını tasdik eden yeni bir resulün geleceği sözüdür. Onlar da gelecek resule inanma sözü verdikleri için, geldiğini anlayınca saygıyla boyun eğerler (Al-i İmran 3/81,84; A'raf 7/157). Onlardan bazıları, bunu anlayıp iyice kavradıktan sonra yüz çevirerek kafir olur (Bakara 2/75-76, 89-91, Al-i İmran 3/86-89).

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 108. ayet

  9. İsrâ suresi, 109. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 109. ayet. وَيَخِرُّونَ لِلْأَذْقَانِ يَبْكُونَ وَيَزِيدُهُمْ خُشُوعًا secde ayeti

    veyeḫirrûne lil'eẕḳâni yebkûne veyezîdühüm ḫuşû`â.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 109. ayet

  10. İsrâ suresi, 110. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 110. ayet. قُلِ ٱدْعُوا۟ ٱللَّهَ أَوِ ٱدْعُوا۟ ٱلرَّحْمَٰنَ أَيًّا مَّا تَدْعُوا۟ فَلَهُ ٱلْأَسْمَآءُ ٱلْحُسْنَىٰ وَلَا تَجْهَرْ بِصَلَاتِكَ وَلَا تُخَافِتْ بِهَا وَٱبْتَغِ بَيْنَ ذَٰلِكَ سَبِيلًا

    ḳuli-d`ü-llâhe evi-d`ü-rraḥmân. eyyem mâ ted`û felehü-l'esmâü-lḥusnâ. velâ techer biṣalâtike velâ tüḫâfit bihâ vebtegi beyne ẕâlike sebîlâ.

    Süleymaniye Vakfı

    De ki: "İster Allah diye dua edin, ister Rahman diye, hangisiyle dua ederseniz edin, (bilin ki) en güzel isimler /özellikler Allah'a aittir." dipnot 1 Namazında sesini ne çok yükselt ne de iyice kıs; ikisinin arasında bir yol tut. dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Gündüz namazları ile gece namazları kılınırken, hangi ses seviyesinde olunacağı, bu ayette ve Araf 7/205'te bildirilmiştir.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 110. ayet

  11. İsrâ suresi, 111. ayet — tek başına aç

    İsrâ suresi, 111. ayet. وَقُلِ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ ٱلَّذِى لَمْ يَتَّخِذْ وَلَدًا وَلَمْ يَكُن لَّهُۥ شَرِيكٌ فِى ٱلْمُلْكِ وَلَمْ يَكُن لَّهُۥ وَلِىٌّ مِّنَ ٱلذُّلِّ وَكَبِّرْهُ تَكْبِيرًۢا

    veḳuli-lḥamdü lillâhi-lleẕî lem yetteḫiẕ veledev velem yekül lehû şerîkün fi-lmülki velem yekül lehû veliyyüm mine-ẕẕülli vekebbirhü tekbîrâ.

    Ayet detayı — İsrâ suresi, 111. ayet