Diyanet İşleri
Fakat insan önünü (geleceğini, kıyameti) yalanlamak ister.
Kıyâmet suresi
Kıyâmet suresi, 5. ayet. بَلْ يُرِيدُ ٱلْإِنسَٰنُ لِيَفْجُرَ أَمَامَهُۥ
bel yürîdü-l'insânü liyefcüra emâmeh.
Fakat insan önünü (geleceğini, kıyameti) yalanlamak ister.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Yemin: kemiklerin toplanması ve o günün sahnesi Kıyâmet 1–15 3
(Kusurlarından dolayı kendini) kınayan nefse de yemin ederim (ki diriltilip hesaba çekileceksiniz).
İnsan, kendisinin kemiklerini bir araya getiremeyeceğimizi mi sanır?
Evet bizim, onun parmak uçlarını bile düzenlemeye gücümüz yeter.
Fakat insan önünü (geleceğini, kıyameti) yalanlamak ister.
"O kıyamet günü ne zaman?" diye sorar.
(7-10) Gözler kamaştığı, ay karanlığa gömüldüğü, güneş ve ay bir araya getirildiği zaman, o gün insan "kaçış nereye?" diyecektir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 5–6. ayetler için yazılmıştır.
5-6. Onun Yüce Allah’ın kudretini inkâr edişi, bu kudrete delil teşkil eden hususların azlığından değildir. Onun bu hale düşmesi, ileride karşı karşıya kalacağı öldükten sonra dirilişi yalanlama irade ve maksadına sahip oluşundan dolayıdır. Âyet-i kerimede geçen fücur; bile bile ve kastî olarak yalanlamak demektir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Bilakis insan, yeniden dirilişi inkâr ederek içinde bulunduğu hatalara hiç ara vermeden gelecekte de devam etmek ister.
Aynı kök: انس (97 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet
Allah, şöyle der: "Sizden önce gelip geçmiş cin ve insan toplulukları ile birlikte ateşe girin." Her topluluk (arkasından gidip sapıklığa düştüğü)…
Aynı kök: انس (97 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet
Biz onları on iki kabile halinde topluluklara ayırdık. (Tih sahrasında susuzluktan sıkılan) kavmi Musa'dan su istediğinde biz ona, "Asanı taşa vur"…
Aynı kök: انس (97 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet
Bütün insanları kendi önderleriyle birlikte çağıracağımız günü hatırla. (O gün) her kime kitabı sağından verilirse, işte onlar kitaplarını okurlar ve…
Aynı kök: امم (118 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet
Andolsun, "Allah, Meryem oğlu Mesih'tir", diyenler kesinlikle kafir oldular. De ki: "Şayet Allah, Meryem oğlu Mesih'i, onun anasını ve yeryüzünde…
Aynı kök: امم (118 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet
Biz ise, istiyorduk ki yeryüzünde ezilmekte olanlara lütufta bulunalım, onları önderler yapalım ve onları varisler kılalım.
Aynı kök: فجر (24 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş)
Hani, Musa kavmi için su dilemişti. Biz de, "Asanı kayaya vur" demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı…
Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet
Bunların bir de ümmi takımı vardır; Kitab'ı (Tevrat'ı) bilmezler. Onların bütün bildikleri bir sürü kuruntulardır. Onlar sadece zanda bulunurlar.
Aynı kök: فجر (24 geçiş)
Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(5, 6) Aslında (inkârcı) insan, "Kıyamet günü de ne zamanmış!" diye sorarak, önündekini (ahireti) yalanlamak ister.
Ne var ki genellikle (inkarcı) insan, önündeki (hakikati) yalanlamaya bayılır;
Ama yine de insan, önüne serilmiş olan şeyi inkara kalkışır,
Hayır! İnsan, önündekini (ölümle başlayan yaşamı) yalanlarcasına azgınlaşıyor!
Ancak insan, önündeki (sonsuz geleceği)ni de 'fücurla sürdürmek ister.'
Fakat insan önündekini (kıyameti) yalanlamak ister.
Hayır! İnsan, suç işlemeyi sürdürmek ister.
- Doğrusu insan, önündeki kıyameti inkar etmek ister: "Kıyamet günü ne zamanmış?" diye sorar.
Doğrusu, insan her şeyin önüne sergilenmesini ister.
Doğrusu, insan her şeyin önüne sergilenmesini ister.
Fakat insan önünde (ileride) günah işlemek ister,
Fakat insan ister önünde fücur etmesini
Aslında o insan, dipnot 1 ömrünü dipnot 2 mücrim dipnot 3 olarak geçirmeyi ister.
Aslında o insan dipnot 1 , ömrünü dipnot 2 mücrim dipnot 3 olarak geçirmeyi ister.
Aslında o insan dipnot 1 , ömrünü dipnot 2 suç işleyerek dipnot 3 geçirmeyi ister.
Ancak insan, gelecekte de suç işlemek/fücura devam etsin ister'.
Fakat insan, önündeki (o kıyameti) yalanlamak diler.
Fakat insan, önündekini yalanlamak ister de;
(1-15) Hayır! yemin ederim / kasem ederim kıyamet gününe. Hayır! yemin ederim pişmanca / kendini kınayan nefse / nefesliye / nefsi levvameye. İnsan kemiklerinin toparlanamayacağını mı hesap ediyor ? / var sayıyor ? Bilakis onun parmak uçlarını da derlemeye / önceki haline getirmeye gücümüz yeter ayarlarız / kâdiriz. Bilakis insan önündekinde de / gelecek olanda da (kıyametle önünde kalan zamanın da) ahlaksızlık / edepsizlik etmeyi / fücur etmeyi diler / murad eder. Sorar ki kıyamet \ kalkış günü ne zaman? O zaman göz şimşek gibi çakar. Ay tutulur / sönüp gider. Güneş ile ay bir araya toplanır. O gün insan, kaçış / firar nereye? der. Hayır! Hayır sığın ılacak yer yoktur. O gün karar kılınan / varılacak yer Rabbine doğrudur. O gün insana öteledikleri ve sundukları / tehir ettikleri ve takdim ettikleri haber verilir. Her ne kadar mazeretler ileri sürse de / ortaya atsa da Bilakis insan da nefsini görücüdür / görendir.
Ancak insan, önündeki (ahireti inkâr ederek) fücurla (günah işlemek) ister.
Fakat insan, devamlı suç işleyerek ilerisini berbad etmek ister.
Aslında insan, önündeki günlerde de günaha devam etmek ister dipnot 1 .
Ama, günahkar kişi, ilerisi ile ilişiğini kesmek ister dipnot 1 .
Oysa, insan önündekini yalanlamak ister de.
Oysa, insan önündekini yalanlamak ister de..
Fakat insan kendi önünde rezillik sergilemeyi ister.
Indeed, impudent is he who has no shame of his sins,
Yet man wants to deny what is ahead of him:
But man wishes to do wrong (even) in the time in front of him.
But man desires to persist in his evil ways. dipnot 1
Yet man still wants to deny what is ahead of him,
Nay! Man (denies Resurrection and Reckoning. So he) desires to continue committing sins.
Rather man desires to go on living viciously.
(His denial of Resurrection is because) a human being likes to continue in his evil ways in (the life) that is before him (without fearing the consequences of his deeds).
Nay, but man desires to continue on as a libertine,
The reason for which man is denying Resurrection is because he wants to continue living in sin and does not like the idea of being held accountable for his actions.
Nay, but man wishes to be wicked henceforward!
No, the human being desires to exceed the limits.
But man chooseth to be wicked, for the time which is before him.
Nay! Man desires to give the lie to what is before him.
No indeed, but man would (like) to act impiously in the (life) before him.
But man would fain deny what is before him.
Yet man is sceptical of what is right before him.
None the less man chooses to deny what lies ahead of him,
Still people want to deny what is yet to come,
No, man desires that he continue committing sins.
But the human being tends to believe only what he sees in front of him.
But man desires to continue in sin.
The truth is, man intends to continue unrestrained;
But man is after subverting his own future.
But man wishes to do wrong (even) in the time (now) for the time that is to come.
But man wishes to go on violating Allah’s injunctions (even in future) ahead of him.
No, man desires that he continues committing sins.