Lokmân suresi

Lokmân suresi, 9. ayet

Lokmân suresi, 9. ayet. خَٰلِدِينَ فِيهَا وَعْدَ ٱللَّهِ حَقًّا وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

ḫâlidîne fîhâ. va`de-llâhi ḥaḳḳâ. vehüve-l`azîzü-lḥakîm.

Diyanet İşleri

(8-9) Şüphesiz, iman edip salih amel işleyenler için içlerinde ebedi kalacakları Naim cennetleri vardır. Allah, (bu konuda) gerçek bir vaadde bulunmuştur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Lokmân 6–12 · surenin 9. ayeti / 34

Konu Hikmetli kitap; boş sözle saptıranlar ve yaratılış Lokmân 1–11 3

  1. Lokmân 6

    İnsanlardan öylesi vardır ki, bilgisizce Allah yolundan saptırmak ve o yolu eğlenceye almak için, eğlencelik asılsız ve faydasız sözleri satın alır. İşte onlar için aşağılayıcı bir azap vardır.

  2. Lokmân 7

    Ona ayetlerimiz okunduğu zaman; onları hiç işitmemiş gibi, kulağında bir ağırlık var da büyüklenerek arkasını döner. Ona, elem dolu bir azabı müjdele.

  3. 8–9

    (8-9) Şüphesiz, iman edip salih amel işleyenler için içlerinde ebedi kalacakları Naim cennetleri vardır. Allah, (bu konuda) gerçek bir vaadde bulunmuştur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  4. Lokmân 10

    Allah, gökleri görebileceğiniz direkler olmaksızın yarattı. Yeryüzüne de, sizi sarsmasın diye sabit dağlar yerleştirdi ve orada her türlü canlıyı yaydı. Gökten de yağmur indirip orada her türden güzel ve faydalı bitki bitirdik.

  5. Lokmân 11

    İşte Allah'ın yarattıkları! Haydi, Allah'ı bırakıp da taptıklarınızın yarattığını bana gösterin! Hayır, zalimler açık bir sapıklık içindedirler.

  6. Lokmân 12

    Andolsun, biz Lokman'a "Allah'a şükret" diye hikmet verdik. Kim şükrederse, ancak kendisi için şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse, bilsin ki Allah her bakımdan sınırsız zengindir, övülmeye layıktır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 8–9. ayetler için yazılmıştır.

8. “İman edip salih ameller işleyenler” iman ederek batınî ibadeti, İslâm’ın gereklerini yerine getirerek ve salih amel işleyerek de zahiri ibadeti bir araya getiren kimseler için “Naîm cennetleri vardır.” Dünyada iken işlediklerine karşılık, onların müjdesi ve onlara sunulacak olan ikram bu olacaktır.

9. “Onlar orada” yani ruh ve bedenin, nimetlere gark olacağı Naim cennetlerinde “ebedî kalacaklardır.”

“Bu, Allah’ın hak bir vaadidir.” Bunun yerine getirilmemesi, değiştirilmesi veya değişikliğe uğratılması imkânsızdır.

“O, Azîzdir, Hakîmdir.” İzzeti de hikmeti de kâmildir. İzzet ve hikmetinin bir tecellisi de insanlar hakkındaki bilgisi, ilmi ve hikmeti gereğince; kimisini imana muvaffak kılması, kimisini de böyle bir muvaffakiyetten mahrum bırakması ve bu hususta ona yardım etmemesidir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Orada (ebedî) kalacaklardır. Bu, üzerinde şüphe olmayan hak bir vaattir. Allah -Subhanehu ve Teâlâ- hiç kimsenin kendisiyle mücadele edemeyeceği mutlak galiptir. Yaratmasında, takdir etmesinde ve din olarak hüküm koymasında hikmet sahibidir.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. خَـٰلِدِينَ halidine ebedi kalacaklardır kök: خلد
  2. فِيهَا ۖ fiha orada
  3. وَعْدَ vea'de va'didir kök: وعد
  4. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  5. حَقًّۭا ۚ hakkan gerçek kök: حقق
  6. وَهُوَ ve huve ve O
  7. ٱلْعَزِيزُ l-azizu üstündür kök: عزز
  8. ٱلْحَكِيمُ l-hakimu hüküm ve hikmet sahibidir kök: حكم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet · Ortak kavram: Vaad

    "Ey Rabbimiz! Onları da, onların babalarından, eşlerinden ve soylarından iyi olanları da, kendilerine vaad ettiğin Adn cennetlerine koy. Şüphesiz sen…

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld) · Ortak kavram: Vaad

    İman edip salih ameller işleyenleri de ebedi olarak kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacağız. Allah, gerçek bir vaadde bulunmuştur.…

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld) · Ortak kavram: Vaad

    Allah, erkek münafıklara, kadın münafıklara ve kafirlere, içinde ebedi kalmak üzere cehennem ateşini va'detti. O, onlara yeter. Allah, onlara lanet…

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld) · Ortak kavram: Vaad

    Allah, mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara, ebedi olarak kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde çok güzel köşkler…

  • Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet · Ortak kavram: Vaad

    Sakın Allah'ın, peygamberlerine verdiği sözden cayacağını sanma! Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir.

  • Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet · Ortak kavram: Hikmet

    "Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara ayetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın.…

  • Hûd 45 olası

    Ortak kavram: Vaad · Ortak kavram: Hikmet

    Nuh, Rabbine seslenip şöyle dedi: "Rabbim! Şüphesiz oğlum da ailemdendir. Senin va'din elbette gerçektir. Sen de hükmedenlerin en iyi hükmedenisin."

  • Ortak kavram: Vaad

    Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah'ın vaadi olarak orada ebedî kalacaklardır. O güçlüdür, doğru hüküm verendir.

Mustafa İslamoğlu

Onlar orada Allah'ın mutlaka gerçekleşecek olan vaadi uyarınca ebedi kalacak. Zira O her işinde mükemmel olandır, her hükmünde tam isabet edendir.

Muhammed Esed

Orada Allah'ın şaşmaz vaadine uygun olarak temelli kalacaklar; çünkü O, kudret ve hikmet sahibidir.

Ahmed Hulusi

Orada sonsuza dek yaşarlar. . . Allah'ın Hak vaadidir! "HU"; Aziyz'dir, Hakiym'dir.

Ali Bulaç

Orada ebedi olarak kalıcıdırlar. Allah'ın va'di haktır. O, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.

Ali Özek ve heyeti

İçinde devamlı kalacaklardır ve bu, Allah'ın verdiği gerçek sözdür. O, mutlak güç ve hikmet sahibidir.

Ali Rıza Safa

Sürekli orada kalacaklardır. Allah'ın sözünü verdiği gerçektir. Çünkü O, Üstündür; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir.

Bayraktar Bayraklı

- İnanıp yararlı iş yapanları ise nimetlerle dolu,süreli olarak kalacakları cennetler bekliyor. Bu, Allah'ın gerçek bir vaadidir. O'nun gücü her şeye yeter; her işinde hikmet vardır.

Edip Yüksel

Orada ebedi kalırlar. ALLAH'ın sözü gerçektir. O Üstündür, Bilgedir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Orada ebedi kalırlar. ALLAH'ın sözü gerçektir. O Üstündür, Bilgedir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'ın hak sözü olarak içlerinde ebedi kalmak üzere! O, pek güçlü ve hakimdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

İçlerinde muhalled olmak üzere onlar, hakka Allahın va'di bu ve aziz odur hakim o

Erhan Aktaş

Orada sürekli kalırlar. Allah'ın vaadi gerçektir. O, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Orada sürekli kalırlar. Allah'ın vaadi gerçektir. O, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Orada sürekli kalırlar. Allah'ın vaadi gerçektir. O, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

Gültekin Onan

Orada ebedi olarak kalıcıdırlar. Tanrı'nın vaadi haktır. O, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.

Hasan Basri Çantay

(8-9) Hakıykat, iman edib de güzel güzel amel (ve hareket) lerde bulunanlar (yok mu?) Naıym cennetleri — kendileri içlerinde ebedi kalıcı olmak üzere — onlarındır. Bu, Allahın gerçek va'didir. O, yegane gaalib, yegane hüküm ve hikmet saahibidir.

İbni Kesir

Orada devamlı kalırlar. Bu, Allah'ın hak vaadidir. Ve O; Aziz'dir, Hakim'dir.

Mehmet Alagaş

(1-11) Elif Lâm Mim. Bu ayetler gerekçeli / hikmetli kitabın ayetleridir, güzel davrananlar için yola ileten ve esirgeyendir. Öyledirler ki namazı kalkıp kılarlar, zekâtı verirler, diğer hayata /ahirete de yakinen inanırlar, işte bunlar, Rablerinden bir yol üzeredirler / hidayet üzeredirler, işte bunlar kurtuluşa / felaha erenlerdir. İnsanlardan öyleleri var ki, İlim dışı olarak Allah’ın yolundan saptırmak amaçlı kof sözün müşterisi olurlar / satın alırlar , onu eğlence yaparlar. İşte bu kimselere onur kırıcı / mühin bir azap vardır. Ayetlerimiz onlara sıralı okunduğunda adeta / sanki onu işitmemiş gibi sanki kulaklarında bir ağılık varmış gibi, kibirlenerek yüzlerini çevirirler, onlara acıtıcı / elim azabı müjdele. İman edenler ve ıslah edici şeyler yapanlar öyleleridirler ki; onlara naîm cennetleri vardır , orada kalıcıdırlar, Allah’ın verdiği söz / Allah’ın vaadi haktır / gerçektir, O saygıdeğerdir, / azizdir, yargıçtır / hâkimdir. (Gerekçeli /hikmetli kararlar verir). Semaları direksiz yarattı, onu görüyorsunuz, sarsılmayın / sallanmayın diye de yere / arza sabiteler eklemiş / koymuştur, her türlü yaratığı orada yaymıştır, gökten su indirdik, onda her bir türden ikram olarak bitki yetiştirdik. İşte bu Allah’ın yaratmasıdır, Onun dışındakiler ne yaratmıştır gösterin bana! Bilakis zalimler, apaçık sapma içindedirler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar oralarda ebedi kalıcıdırlar. Bu Allah’ın hak vaadidir. O, Azîzdir, Hakîmdir.

Süleyman Ateş

Orada ebedi kalacaklardır. (Bu,) Allah'ın gerçek va'didir. O üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir.

Süleymaniye Vakfı

Orada ölümsüz olarak kalacaklardır. Bu, Allah'ın vaadidir, mutlaka gerçekleşecektir dipnot 1 . Daima üstün ve kararları doğru olan odur.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'ın gerçekleşecek sözü gereği orada ölümsüzleşirler. O; güçlüdür ,doğru karar verir.

Şaban Britch

Orada ebedi kalacaklardır. Bu, Allah’ın gerçek vaadidir. O, çok güçlüdür, Hakim'dir.

Şaban Piriş

Orada ebedi kalacaklardır. Bu, Allah'ın gerçek vaadidir. O, güçlüdür, hakimdir.

Yaşar Nuri Öztürk

Sürekli kalacaklardır orada. Allah'ın hak vaadidir bu. Aziz'dir, Hakim'dir O.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

wherein they will have passed through nature to Eternity as promised by Allah Whose promise is the truth personified. He is AL-Aziz (the Almighty) and AL- Hakim (the Source of Wisdom and wise mysterious dispensations).

Abdul Haleem

where they will stay: that is God’s true promise, and He is the Almighty, the All Wise.

Abdullah Yusuf Ali

To dwell therein. The promise of Allah is true: and He is Exalted in Power, Wise.

Abul A'la Maududi

They shall abide in them forever. This is Allah's promise that shall come true. He is the Most Powerful, the Most Wise. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, "Nothing can withhold Him from fulfilling His promise, and whatever He does is strictly according to the demands of wisdom and justice. The object of mentioning these two attributes of Allah after saying: “This is a true promise of Allah", is to stress that Allah neither violates His promise willfully nor is there in this universe any such power as can prevent Him from fulfilling His promise. Therefore, there can be no chance that one may not receive what Allah has promised to give as a reward for faith and righteous deeds. Moreover, Allah’s open promise to bestow this reward is entirely based on His wisdom and His justice. He does not misjudge: it cannot be that He may deprive a deserving person of his reward, and reward a nondeserving one instead. The people characterized by true faith and righteous deeds indeed deserve this reward and Allah will bestow this on them only.”

Aisha Bewley

to remain in them timelessly, for ever. Allah’s promise is true. He is the Almighty, the All-Wise.

Al-Hilali & Khan

To abide therein. It is a Promise of Allâh in truth. And He is the All-Mighty, the All-Wise.

Ali Quli Qarai

to remain in them [forever] —a true promise of Allah, and He is the All-mighty, the All-wise.

Amatul Rahman Omar

There in they shall live for ever. (This is) a true promise of Allâh. And He is the All-Mighty, the All-Wise.

Arthur John Arberry

therein to dwell forever -- God's promise in truth; and He is the All-mighty, the All-wise.

Bijan Moeinian

They will live in Paradise forever; this is a true promise of God. God is Almighty, the Most Wise.

E. Henry Palmer

to dwell therein for aye;- God's promise in truth, and He is mighty, wise.

Edip-Layth

Abiding eternally therein with certainty, as promised by God. He is the Noble, the Wise.

George Sale

they shall continue therein for ever: This is the certain promise of God; and he is the mighty, the wise.

Hamid S. Aziz

Verily, those who believe and do right, for them are Gardens of Bliss,

Mahmoud Ghali

Eternally (abiding) therein, a promise of Allah truly (binding), and He is The Ever-Mighty, The Ever-Wise.

Marmaduke Pickthall

Wherein they will abide. It is a promise of Allah in truth. He is the Mighty, the Wise.

Mohamed Ahmed - Samira

They will abide in them for ever. The promise of God is true; and He is all-mighty and all-wise.

Muhammad Asad

to abide therein in accordance with God’s true promise: for He alone is almighty, truly wise.

Mustafa Khattab

staying there forever. Allah’s promise is true. And He is the Almighty, All-Wise.

Progressive Muslims

Abiding eternally therein with certainty, as promised by God. He is the Noble, the Wise.

Rashad Khalifa

Eternally they abide therein. This is the truthful promise of GOD. He is the Almighty, Most Wise.

Sahih International

Wherein they abide eternally; [it is] the promise of Allah [which is] truth. And He is the Exalted in Might, the Wise.

Sam Gerrans

They abiding eternally therein — the promise of God in truth; and He is the Exalted in Might, the Wise.

Shabbir Ahmed

To abide therein according to Allah's true promise. For, He is the Mighty, the Wise.

Syed Vickar Ahamed

To live therein. His, the promise of Allah is true: And He is the Almighty (Al-Aziz) and All Wise (Al-Hakeem).

Taqi Usmani

in which they will live forever - an absolute promise of Allah. He is the Mighty, the Wise.

The Monotheist Group

Abiding therein, the promise of God is true. And He is the Noble, the Wise.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Lokmân suresi, 9. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Lokmân suresi, 9. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Lokmân suresi, 9. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩