Diyanet İşleri
Andolsun, biz Lokman'a "Allah'a şükret" diye hikmet verdik. Kim şükrederse, ancak kendisi için şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse, bilsin ki Allah her bakımdan sınırsız zengindir, övülmeye layıktır.
Lokmân suresi
Lokmân suresi, 12. ayet. وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا لُقْمَٰنَ ٱلْحِكْمَةَ أَنِ ٱشْكُرْ لِلَّهِ وَمَن يَشْكُرْ فَإِنَّمَا يَشْكُرُ لِنَفْسِهِۦ وَمَن كَفَرَ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَنِىٌّ حَمِيدٌ
veleḳad âteynâ luḳmâne-lḥikmete eni-şkür lillâh. vemey yeşkür feinnemâ yeşküru linefsih. vemen kefera feinne-llâhe ganiyyün ḥamîd.
Andolsun, biz Lokman'a "Allah'a şükret" diye hikmet verdik. Kim şükrederse, ancak kendisi için şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse, bilsin ki Allah her bakımdan sınırsız zengindir, övülmeye layıktır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Lokmân'ın oğluna öğütleri Lokmân 12–19 3
(8-9) Şüphesiz, iman edip salih amel işleyenler için içlerinde ebedi kalacakları Naim cennetleri vardır. Allah, (bu konuda) gerçek bir vaadde bulunmuştur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Allah, gökleri görebileceğiniz direkler olmaksızın yarattı. Yeryüzüne de, sizi sarsmasın diye sabit dağlar yerleştirdi ve orada her türlü canlıyı yaydı. Gökten de yağmur indirip orada her türden güzel ve faydalı bitki bitirdik.
İşte Allah'ın yarattıkları! Haydi, Allah'ı bırakıp da taptıklarınızın yarattığını bana gösterin! Hayır, zalimler açık bir sapıklık içindedirler.
Andolsun, biz Lokman'a "Allah'a şükret" diye hikmet verdik. Kim şükrederse, ancak kendisi için şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse, bilsin ki Allah her bakımdan sınırsız zengindir, övülmeye layıktır.
Hani Lokman, oğluna öğüt vererek şöyle demişti: "Yavrum! Allah'a ortak koşma! Çünkü ortak koşmak elbette büyük bir zulümdür."
İnsana da, anne babasına iyi davranmasını emrettik. Annesi, onu her gün biraz daha güçsüz düşerek karnında taşımıştır. Onun sütten kesilmesi de iki yıl içinde olur. (İşte onun için) insana şöyle emrettik: "Bana ve anne babana şükret. Dönüş banadır."
"Eğer, hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadığın bir şeyi bana ortak koşman için seninle uğraşırlarsa, onlara itaat etme. Fakat dünyada onlarla iyi geçin. Bana yönelenlerin yoluna uy. Sonra dönüşünüz ancak banadır. Ben de size yapmakta olduğunuz şeyleri haber vereceğim."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
12. Yüce Allah faziletli kulu Lokmân’a hikmeti lütfettiğini haber vermektedir. Hikmet, hakkı olduğu şekli ile ve gerekçesiyle bilmektir. Hükümleri, bu hükümlerdeki sırları ve gerekçeleri bilmektir. İnsan alim olmakla birlikte hikmet sahibi olmayabilir. Ama hikmet, mutlaka ilmi gerektirir. Hatta ameli de gerektirir. Bundan dolayı hikmet, faydalı ilim ve salih amel diye de açıklanmıştır.
Yüce Allah, ona böyle büyük bir lütufta bulunduğundan dolayı kendisine ihsan ettiği bu nimete karşılık şükretmesini de emretmiştir ki ona ihsan etmiş olduğu bu nimeti daha bir bereketlendirsin, lütfunu daha çok artırsın. Ayrıca Yüce Allah, şükredenlerin şükründen kendilerinin yararlanacaklarını, küfre/nankörlüğe saparak Allah’a şükretmeyenlerin bu şükürsüzlüklerinin veballerinin de kendilerine döneceğini haber vermektedir. Zira Allah, ona muhtaç değildir. Emrine muhalefet eden kimseler hakkındaki takdiri, kaza ve hükmü dolayısı ile de hamde lâyık olandır.
Allah’ın muhtaç olmayışı, zatının ayrılmaz bir sıfatıdır. Kemal sıfatlarında da yaptıklarını güzel yapmasında da hamde/övgüye layık oluşu da zatının ayrılmaz bir sıfatıdır. Bu iki sıfatın her birisi de birer kemâl sıfatıdır. Birinin diğeri ile birlikte bulunması ise kemâl üstüne kemâldir.
Müfessirler, Lokman’ın peygamber mi salih bir kul mu olduğu hususunda farklı görüşlere sahiptirler. Ancak Yüce Allah sadece ona hikmet verdiğinden söz etmekte ve oğluna verdiği öğütlerinden de hikmet sahibi bir kimse olduğuna delil teşkil edecek bazı hususları zikretmektedir. Hikmetin esaslarını ve temel kaidelerini dile getirerek şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ant olsun biz, Lokman'ı dinde fıkıh sahibi ve işlerde doğru karar veren birisi kıldık. Ona şöyle buyurduk: -Ey Lokman!- İtaatine seni muvaffak kılma nimetinden dolayı Rabbine şükret. Kim Rabbine şükrederse, bu şükrü kendisine fayda sağlar. Allah, kulunun şükretmesinden müstağnidir. Kim Allah'ın kendisine bahşettiği nimetine nankörlük edip, Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'yı inkâr ederse, bu küfrünün zararı kendisinedir. Allah'a hiçbir şekilde zarar veremez. O, bütün mahlukatından müstağnidir, her halükârda övülmeye layıktır.
Aynı kıssa: Lokmân · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Ortak kavram: Şükür
İnsana da, anne babasına iyi davranmasını emrettik. Annesi, onu her gün biraz daha güçsüz düşerek karnında taşımıştır. Onun sütten kesilmesi de iki…
Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Ortak kavram: Hamd
Muhammed, ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Şimdi o ölür veya öldürülürse gerisin geriye (eski dininize) mi…
Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Ortak kavram: Hamd
Şöyle derler: "Hamd, bizden hüznü gideren Allah'a mahsustur. Şüphesiz Rabbimiz çok bağışlayandır, şükrün karşılığını verendir."
Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: غني (73 geçiş) · Ortak kavram: Hamd
Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve yerden sizin için çıkardıklarımızdan Allah yolunda harcayın. Kendinizin göz yummadan alıcısı…
Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: غني (73 geçiş) · Ortak kavram: Şükür
Kitaptan bilgisi olan biri, "Ben onu, gözünü kapayıp açmadan önce sana getiririm" dedi. Süleyman, tahtı yanında yerleşmiş halde görünce şöyle dedi:…
Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: غني (73 geçiş) · Ortak kavram: Şükür
Eğer inkar ederseniz, şüphesiz ki Allah sizin iman etmenize muhtaç değildir. Ama kullarının inkar etmesine razı olmaz. Eğer şükrederseniz sizin için…
Aynı kıssa: Lokmân
Hani Lokman, oğluna öğüt vererek şöyle demişti: "Yavrum! Allah'a ortak koşma! Çünkü ortak koşmak elbette büyük bir zulümdür."
Aynı kıssa: Lokmân
"Eğer, hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadığın bir şeyi bana ortak koşman için seninle uğraşırlarsa, onlara itaat etme. Fakat dünyada onlarla iyi…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yemin olsun ki biz Lokman'a "Allah'a şükret!" diyerek hikmet (doğru hüküm verme yeteneği) vermiştik. Şükreden ancak kendisi için şükretmiş olur. Nankörlük eden de (bilsin ki) şüphesiz ki Allah (gerçek) zengindir, övgüye layıktır. dipnot 1
Doğrusu Biz Lokman'a da (şu) hikmeti bahşetmiştik: "Allah'a şükret! Çünkü (O'na) şükreden kendi lehine şükretmiş olur. Fakat kim de nankörlük ederse, iyi bilsin ki Allah kendi kendine yeterli olandır, her tür övgüye layık olandır.
Biz, Lokman'a şu hikmeti bağışladık: "Allah'a şükret; çünkü (O'na) şükreden kendi iyiliği için şükretmiş olur; nankörlük etmeyi tercih eden ise (bilsin ki), Allah, kesinlikle hiçbir şeye muhtaç değildir ve her zaman hamde layıktır".
Andolsun ki biz Lukman'a, Allah'a şükretmesi için Hikmet (sistemli düşünme aklı) verdik. . . Kim şükrederse, sadece kendi benliğine şükreder. . . Kim de inkar ederse (hakikatindeki nimeti), şüphesiz ki Allah Ğaniyy'dir, Hamiyd'dir.
Andolsun, Lukman'a "Allah'a şükret" diye hikmet verdik. Kim şükrederse, artık o, kendi lehine şükreder. Kim inkar ederse, artık şüphesiz, (Allah,) Gani (hiç kimseye ve hiç bir şeye muhtaç olmayan)dır, Hamiddir (hamd yalnızca O'na aittir).
Andolsun biz Lokman’a: Allah'a şükret! diyerek hikmet verdik. Şükreden ancak kendisi için şükretmiş olur. Nankörlük eden de bilsin ki, Allah hiçbir şeye muhtaç değildir, her türlü övgüye lâyıktır.
Ve gerçek şu ki, Lokman'a; "Allah'a şükret!" diyerek bilgelik verdik. Kim şükrederse, kendisi için şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse, kuşkusuz, Allah, Sınırsız Varlıklıdır; Övgülere Yaraşandır. dipnot 344
Andolsun biz, Lokman'a "Allah'a şükret" diye hikmet verdik. Şükreden ancak kendisi için şükretmiş olur. Nankörlük eden de bilsin ki Allah, hiçbir şeye muhtaç değildir; her türlü övgüye layıktır.
Lokman'a bilgelik verdik: "ALLAH'a şükretmelisin." Kim şükrederse kendisi için şükreder; kim nankörlük ederse, elbette ALLAH muhtaç değildir, Çok Övülendir.
Lokman'a bilgelik verdik: 'ALLAH'a şükretmelisin.' Kim şükrederse kendisi için şükreder; kim nankörlük ederse, elbette ALLAH muhtaç değildir, Çok Övülendir.
Andolsun ki, Lokman'a "Allah'a şükret!" diye hikmet verdik; kim şükrederse kendi iyiliğine eder; kim de nankörlük ederse, muhakkak Allah herşeyden müstağnidir, övülmeye layıktır.
Şanım hakkı için Lokmana hikmet verdik ki şükret Allaha diye ve her kim şükrederse kendi lehine eder, her kim de nankörlük ederse her halde Allah ganiydir, hamiddir
Ant olsun ki, "Allah'a şükret." diye, Lokman'a hikmet dipnot 1 verdik. Kim şükrederse[2] kendisi için şükreder. Kim de nankörlük ederse bilsin ki Allah kimsenin şükrüne muhtaç değildir. Bütün övgüler O'nadır.
Ant olsun ki, "Allah'a şükret." diye, Lokman'a hikmet dipnot 1 verdik. Kim şükrederse dipnot 2 kendisi için şükreder. Kim de nankörlük ederse bilsin ki Allah kimsenin şükrüne muhtaç değildir. Bütün övgüler O'nadır.
Ant olsun ki, "Allah'a şükret." diye, Lokman'a hikmet dipnot 1 verdik. Kim şükrederse dipnot 2 kendisi için şükreder. Kim de nankörlük ederse bilsin ki Allah kimsenin şükrüne muhtaç değildir. Bütün övgüler, O'nadır.
Andolsun, Lokman'a "Tanrı'ya şükret" diye hikmet verdik. Kim şükrederse, artık o kendi lehine şükreder. Kim küfrederse, doğrusu Tanrı ganidir, hamiddir.
Andolsun ki biz Lukman'a, Allaha şükret diye (rek), hikmet verdik. Kim şükrederse ancak kendi faidesi için şükreder. Kim de nankörlük ederse hiç şüphe yok ki Allah ganidir (müstağnidir), her hamde o layıkdır.
Andolsun ki; Biz, Allah'a şükret diye Lokman'a hikmeti verdik. Kim şükrederse; ancak kendisi için şükretmiş olur. Kim de küfrederse; muhakkak ki Allah; Gani'dir, Hamid'dir.
(1, 12, 13, 14, 15, 17, 18, 19) Lokman’a Allaha teşekkür etmesi için Hikmeti verdik , kim ki şükrederse, kendi faydasına şükreder , kim yok sayarsa / küfrederse, Allah zengindir ve övülendir. (Onun yok sayması Allaha bir şey yapmaz.) Lokman oğluna vaaz şeklinde dedi ki Ey oğlum Allaha ortak koşma! Ortak koşmak çok büyük bir zulümdür. İnsana ana babasını vasiyet ettik / tavsiyede bulunduk, onu, annesi bir zorluk üzere taşıdı / hamileliğini yaptı, onun annesinden ayrılması (emzirmesi dahil) iki yıldır, bana da ebeveynine de teşekkür et , tekrar gelişiniz banadır , eğer ki bana hakkında iliminin olmadığı bir şeyi ortak koşman için bir gayret içindelerse, o ikisine de uyma / tabi olma , onlara normal olarak /örfe uygun olarak sahip çık , bana yönelenin yoluna uy / tabi ol , sonra tekrar dönüşünüz banadır , size yapıyor olduklarınızı haber veriyorum , ey oğlum, kesinlikle o şey, taş içinde olan hardal tohumu dahi olsa veya göklerde yahut yerde dahi olsa Allah onu sana verir, Allah nazik davranandır / latiftir, haberdardır, ey oğlum , namazını kıl, bilineni / tanınanı e mret, belirsizden / tanınmayandan sakındır / yasak et, sana isabet edene sabret, işte bu, işlerin en büyüğündendir , yanağını insanlara kırıştırma / buruşturma, yer de şen şakrak yürüme , muhakkak ki Allah her bir kendini belirginleştireni, böğüreni sevmez, yürüyüşünü kısıtla, sesini alçalt, muhakkak ki kabul edilemeyen seslerden biri eşek sesidir.
Andolsun, biz Lokman’a “Allah’a şükret!” diye hikmet verdik. Kim şükrederse, ancak kendisi için şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse, bilsin ki Allah her bakımdan zengindir, övülmeye layıktır.
Andolsun biz Lokman'a, "Allah'a şükret!" diye hikmet verdik, kim şükrederse kendisi için şükreder; kim nankörlük ederse Allah zengindir, (onun şükrüne muhtaç değildir), övülmüştür (hamde layıktır).
Lokman'a hikmet /doğru karar alma yeteneği dipnot 1 verdik; "Allah'a şükret /ona karşı görevlerini yerine getir dipnot 2 !" dedik. Kim şükrederse sadece kendisi için şükreder. Kim de nankörlük ederse bilsin ki Allah'ın hiçbir şeye ihtiyacı yoktur, yaptığını da mükemmel yapar dipnot 3 .
Lokman'a, Allah'a şükret diyerek hikmeti verdik. Şükreden, sadece kendisi için şükreder. Nankörlük eden de bilsin ki, Allah'ın kimseye ihtiyacı olmaz, yaptığını da güzel yapar.
Allah’a şükretsin diye Lokman’a hikmet vermiştik. Kim şükrederse, ancak kendisi için şükreder. Kim de nankörlük ederse, şüphesiz Allah müstağnidir, her türlü hamde layıktır.
Allah'a şükretsin diye Lokman'a hikmet vermiştik. Kim şükrederse, ancak kendisi için şükreder; Kim de nankörlük ederse, şüphesiz Allah'ın ihtiyacı yoktur, hamde layıktır.
Yemin olsun, biz Lukman'a şu yolda hikmet verdik: "Allah'a şükret." Şükreden kendisi lehine şükreder. Nankörlük edense şunu bilmeli: Allah Gani'dir, Hamid'dir.
We imparted to Loqman* wisdom and the capacity of judging rightly in matters relating to life and conduct and to the soundness of judgement in the choice of means and ends. And We exhorted him to impel himself to the feeling of gratitude and gratefulness, for he whose bosom surge forth and answers thanks, serves his own soul. He who denies Allah's favours must realize that Allah is Ghaniyun (Absolute and Independent) and Hamidun (worthy of all praise).
We endowed Luqman with wisdom: ‘Be thankful to God: whoever gives thanks benefits his own soul, and as for those who are thankless––God is self-sufficient, worthy of all praise.’
we bestowed (in the past) Wisdom on Luqman: "Show (thy) gratitude to Allah." Any who is (so) grateful does so to the profit of his own soul: but if any is ungrateful, verily Allah is free of all wants, Worthy of all praise.
We dipnot 1 bestowed wisdom upon Luqman, (enjoining): "Give thanks to Allah." dipnot 2 Whoso gives thanks to Allah, does so to his own good. And whoso disbelieves (let him know that) Allah is All-Sufficient, Immensely Praiseworthy. dipnot 3
We gave Luqman wisdom: ‘Give thanks to Allah. Whoever gives thanks only does so to his own good. Whoever is ungrateful, Allah is Rich Beyond Need, Praiseworthy.’
And indeed We bestowed upon Luqmân Al-Hikmah (wisdom and religious understanding) saying: "Give thanks to Allâh." And whoever gives thanks, he gives thanks for (the good of) his ownself. And whoever is unthankful, then verily, Allâh is All-Rich (Free of all needs), Worthy of all praise.
Certainly We gave Luqman wisdom, saying, ‘Give thanks to Allah; and whoever gives thanks, gives thanks only for his own sake. And whoever is ungrateful, [let him know that] Allah is indeed all-sufficient, all-laudable.’
Behold! We bestowed wisdom on Luqmân and said, `Give thanks to Allâh, for he who gives thanks does it only for his own good; and he who shows ingratitude (should know that) Allâh (needs no gratitude, He) is Self- Sufficient, Praiseworthy (in His own right).
Indeed, We gave Lokman wisdom: 'Give thanks to God. Whosoever gives thanks gives thanks only for his own soul's good, and whosoever is ungrateful -- surely God is All-sufficient, All-laudable.'
As to LoghmanI enjoined wisdom upon him so that he may thank God. Whoever is thankful to God, he is kind to his own soul; whoever chooses to be ungrateful, [he has chosen to hurt his own soul and] should know that God is not in need of anyone’s gratefulness as He is Self-Sufficient and is being praised [more than enough by His angels.]
We did give unto Loqman wisdom, saying, 'Thank God; for he who thanks God is only thankful for his own soul; and he who is ungrateful - verily, God is independent, worthy of praise!'
We had given Luqman the wisdom: "You shall be thankful to God, and whoever is thankful is being thankful for his own good. As for whosoever rejects, then God is Rich, Praiseworthy."
We heretofore bestowed wisdom on Lokman, and commanded him, saying, be thou thankful unto God: For whoever is thankful, shall be thankful to the advantage of his own soul; and if any shall be unthankful, verily God is self-sufficient, and worthy to be praised.
This is the Creation of Allah; show me that which others beside Him have created. Nay, the unjust are in obvious error.
And indeed We already brought Luqman (the) wisdom, saying, "Give thanks to Allah. And whoever gives thanks (to Allah), then surely he gives thanks only for himself; (i.e., for his own benefit) and whoever disbelieves, then surely Allah is Ever-Affluent, Ever-Praiseworthy."
And verily We gave Luqman wisdom, saying: Give thanks unto Allah; and whosoever giveth thanks, he giveth thanks for (the good of) his soul. And whosoever refuseth - Lo! Allah is Absolute, Owner of Praise.
We bestowed wisdom on Luqman that he may be grateful to God. Whosoever is grateful is so for his own good, and whoever is ungrateful (should remember) that God is above all concern, worthy of praise.
and, indeed, we granted this wisdom unto Luqman: "Be grateful unto God - for he who is grateful [unto Him] is but grateful for the good of his own self; whereas he who chooses to be ungrateful [ought to know that], verily, God is self-sufficient, ever to be praised!"
Indeed, We blessed Luqmân with wisdom, ˹saying˺, "Be grateful to Allah, for whoever is grateful, it is only for their own good. And whoever is ungrateful, then surely Allah is Self-Sufficient, Praiseworthy."[1]
And We had given Luqmaan the wisdom: "You shall be thankful to God, and whoever is thankful is being thankful for his own good. As for whosoever rejects, then God is Rich, Praiseworthy."
We have endowed Luqmaan with wisdom: "You shall be appreciative of GOD." Whoever is appreciative is appreciative for his own good. As for those who turn unappreciative, GOD is in no need, Praiseworthy.
And We had certainly given Luqman wisdom [and said], "Be grateful to Allah. " And whoever is grateful is grateful for [the benefit of] himself. And whoever denies [His favor] - then indeed, Allah is Free of need and Praiseworthy.
And We gave Luqmān wisdom: “Be thou grateful to God.” And whoso is grateful, he is but grateful for his soul; and whoso denies — God is free from need and praiseworthy.
And indeed, We granted this Wisdom to Luqman, "Be practically grateful to Allah, for whoever is grateful is but grateful for the good of his own "Self". And whoever chooses to be ungrateful, must know that Allah is Self-Sufficient, Owner of all Praise."
And indeed, We gave Wisdom to Luqman saying: "Give (your) thanks to Allah. " And anyone who is grateful does this to benefit his own soul: And if anyone is ungrateful, surely, Allah is free of all wants (Ghani), Worthy of all Praise (Hameed).
We gave wisdom to Luqmān, and said, "Be grateful to Allah;" and whoever is grateful is, in fact, grateful for his own benefit, and whoever is ungrateful, then Allah is free of all needs, worthy of all praise.
And We had given Luqmaan the wisdom: "You shall be thankful to God, and whoever is thankful is being thankful for his own good. As for whoever rejects, then God is Rich, Praiseworthy."