Diyanet İşleri
(Ey Muhammed!) De ki: "Pis ile temiz bir olmaz. Pisin çokluğu hoşuna gitse bile." Ey akıl sahipleri! Allah'a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.
Mâide suresi
Mâide suresi, 100. ayet. قُل لَّا يَسْتَوِى ٱلْخَبِيثُ وَٱلطَّيِّبُ وَلَوْ أَعْجَبَكَ كَثْرَةُ ٱلْخَبِيثِ فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ يَٰٓأُو۟لِى ٱلْأَلْبَٰبِ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ
ḳul lâ yestevi-lḫabîŝü veṭṭayyibü velev a`cebeke keŝratü-lḫabîŝ. fetteḳu-llâhe yâ ûli-l'elbâbi le`alleküm tüfliḥûn.
(Ey Muhammed!) De ki: "Pis ile temiz bir olmaz. Pisin çokluğu hoşuna gitse bile." Ey akıl sahipleri! Allah'a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İhramda av yasağı ve Kâbe Mâide 94–100 3
Allah; Ka'be'yi, o saygıdeğer evi, haram ayı, hac kurbanını ve (bu kurbanlara takılı) gerdanlıkları insanlar(ın din ve dünyaları) için ayakta kalma (ve canlanma) sebebi kıldı. Bunlar, göklerde ve yerde ne varsa hepsini Allah'ın bildiğini ve Allah'ın (zaten) her şeyi hakkıyla bilmekte olduğunu bilmeniz içindir.
Bilin ki, Allah'ın cezası çetindir ve Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Peygamberin üzerine düşen ancak tebliğdir. Allah, sizin açıkladığınızı da, gizlediğinizi de bilir.
(Ey Muhammed!) De ki: "Pis ile temiz bir olmaz. Pisin çokluğu hoşuna gitse bile." Ey akıl sahipleri! Allah'a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.
Ey iman edenler! Size açıklandığı takdirde, sizi üzecek olan şeylere dair soru sormayın. Eğer Kur'an indirilirken bunlara dair soru sorarsanız size açıklanır. (Halbuki) Allah onları bağışlamıştır. Allah, çok bağışlayandır, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)
Sizden önceki bir millet o tür şeyleri sordu da sonra o yüzden kafir oldu.
Allah, ne "Bahire", ne "Saibe", ne "Vasile", ne de "Ham" diye bir şey meşru kılmamıştır. Fakat, inkar edenler Allah'a karşı yalan uyduruyorlar. Zaten çoklarının aklı da ermez.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
100. Kötülüklerden sakındırmak ve hayra teşvik etmek üzere insanlara: “De ki:” hiçbir konuda “Pis ile temiz (hiçbir zaman) bir olmaz.” İmân ile küfür, itaat ile isyan, cennetliklerle cehennemlikler, kötü ameller ile iyi ameller, hiçbir zaman bir olmayacağı gibi, haram olan mal da hiçbir zaman helâl olan mal ile aynı değildir. “pisin çok oluşu hoşuna gitse bile…” Çünkü onun sahibine hiçbir faydası olmaz. Aksine dininde de dünyasında da ona zarar verir.
“Ey olgun akıl sahipleri, Allah’tan korkup sakının ki kurtuluşa eresiniz.” Yüce Allah üstün ve olgun akıl sahiplerine, mükemmel görüş sahiplerine emir vermekte ve bu hususta ilâhi hitabı onlara yöneltmektedir. Çünkü kendilerine önem verilen ve kendilerinde hayır olması umulan kimseler yalnızca özlü akıl sahipleridir. Daha sonra Yüce Allah kurtuluşun O’ndan korkup sakınmaya, yani takvaya bağlı olduğunu haber vermektedir. O’ndan korkup sakınmak ise emir ve yasakları hususunda Allah’ın isteğine uygun hareket etmektir. O’ndan korkan, tam bir kurtuluşa erer. O’ndan sakınmayı terk eden kimse ise hüsrana uğrar ve her türlü kazanç ve kârı elden kaçırıp kaybeder.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Resul!- De ki: Kötülüğün çokluğu seni şaşırtsa bile bir şeyde bulunan kötülük ile bir şeyde bulunan iyilik asla eşit olmaz. Kesinlikle kötünün çok olması onun daha üstün olduğuna delil değildir. -Ey akıl sahipleri!- Kötü olanı terk etmekle ve iyi olanı işlemekle Allah'tan sakının, umulur ki bununla cenneti kazanırsınız.
Aynı kök: خبث (16 geçiş) · Aynı kök: فلح (40 geçiş) · Aynı kök: طيب (50 geçiş)
Onlar, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de yazılı buldukları Resule, o ümmi peygambere uyan kimselerdir. O, onlara iyiliği emreder, onları kötülükten…
Aynı kök: خبث (16 geçiş) · Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram
Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve yerden sizin için çıkardıklarımızdan Allah yolunda harcayın. Kendinizin göz yummadan alıcısı…
Aynı kök: خبث (16 geçiş) · Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram
Allah, pisi temizden ayırıncaya kadar mü'minleri içinde bulunduğunuz şu durumda bırakacak değildir. Allah, size gaybı bildirecek de değildir. Fakat…
Aynı kök: لبب (16 geçiş) · Aynı kök: سوي (83 geçiş)
(Böyle bir kimse mi Allah katında makbuldür,) yoksa gece vakitlerinde, secde halinde ve ayakta, ahiretten korkarak ve Rabbinin rahmetini umarak itaat…
Aynı kök: عجب (27 geçiş) · Aynı kök: فلح (40 geçiş)
"Sizi uyarması için içinizden bir adam aracılığıyla Rabbinizden size bir zikir (vahy ve öğüt) gelmesine şaştınız mı? Hatırlayın ki, Allah sizi Nuh…
Aynı kök: عجب (27 geçiş) · Aynı kök: سوي (83 geçiş)
Muhammed, Allah'ın Resulüdür. Onunla beraber olanlar, inkarcılara karşı çetin, birbirlerine karşı da merhametlidirler. Onların, rüku ve secde…
Aynı kök: عجب (27 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram
Bundan sonra, güzellikleri hoşuna gitse bile başka kadınlarla evlenmek, eşlerini boşayıp başka eşler almak sana helal değildir. Ancak sahip olduğun…
Aynı kök: فلح (40 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram
Dilleriniz yalana alışageldiğinden dolayı, Allah'a karşı yalan uydurmak için, "Şu helaldir", "Şu haramdır" demeyin. Şüphesiz, Allah'a karşı yalan…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
De ki: "Pisliğin çokluğu sana cazip gelse de pis ile temiz bir olmaz. Ey öz akıl sahipleri! Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun ki kurtulasınız."
De ki: Kötü ve çirkin olan şeylerle iyi ve güzel olan şeyler eşdeğerde olamaz; kötünün çokluğu hoşuna gitse bile. O halde ey derin kavrayış sahipleri: Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ki kalıcı mutluluğa erebilesiniz!
De ki: "Kötü ve çirkin olan şeyler ile iyi ve güzel şeyler mukayese edilemez, kötü şeylerin bir çoğu sana büyük zevk verse bile. O halde, siz ey derin kavrayış sahipleri, Allaha karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ki mutluluğa eresiniz!"
De ki: "Habis (pis), tayyib (temiz) ile eş değerde olmaz. . . Habisin çoğunluğu hoşuna gitse bile". . . O halde ey öze ermiş derin düşünür akıl sahipleri (Ulül Elbab), Allah'tan korunun ki kurtuluşa eresiniz.
De ki: "Murdar ile temiz -murdar'ın çokluğu hoşuna gitse de- bir olmaz. Ey temiz akıl sahipleri, Allah'tan korkup sakının. Umulur ki kurtuluşa erersiniz.
De ki: Pis ve kötü ile temiz ve iyi bir değildir; pis ve kötünün çokluğu tuhafına gitse (yahut hoşuna gitse) de (bu böyledir). Öyleyse ey akıl sahipleri! Allah'tan korkunuz ki kurtuluşa eresiniz.
De ki: "Pis şeylerin çok olması seni şaşırtıyor olsa da pis ile temiz bir değildir. Artık, Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın; ey sağduyulu olanlar! Böylece, belki kurtuluşa erişirsiniz!"
De ki: "Pisliğin çokluğu seni hayrete düşürse bile, pisle temiz bir olmaz. Öyle ise ey akıl sahipleri! Allah'tan sakınınız ki, kurtuluşa eresiniz."
De: "Kötü ile iyi bir olmaz; kötünün çokluğu ilgini çekse bile... Akıl sahipleri, başarmak istiyorsanız ALLAH'ı dinleyin."
De 'Kötü ile iyi bir olmaz; kötünün çokluğu ilgini çekse bile... Akıl sahipleri, başarmak istiyorsanız (azınlığa düşme pahasına da olsa) ALLAH'ı dinleyin.'
De ki: "Pis ile temiz bir olmaz, pis olanın çokluğu tuhafına gitse bile. O halde ey temiz özü, düşünür beyni olanlar, Allah'a sığının ki, kurtuluşa eresiniz!
De ki: Murdarla temiz bir olmaz: Murdarın çokluğu tuhafına da gitse o halde ey temiz özü, düşünür beyni olanlar, Allaha korunun ki felaha iresiniz
"De ki:" Habis dipnot 1 olanla tayyib dipnot 2 olan bir değildir. Velev ki habis olanın çokluğu dipnot 3 hoşuna gitse de. Ey selim akıl dipnot 4 sahipleri! Allah'a karşı takvalı olun ki kurtuluşa eresiniz.
"De ki:" Habis dipnot 1 olanla tayyib dipnot 2 olan bir değildir. Velev ki habis olanın çokluğu dipnot 3 hoşuna gitse de. Ey selim akıl dipnot 4 sahipleri! Allah'a karşı takvalı olun ki kurtuluşa eresiniz.
De ki: Pis olanla temiz olan aynı değildir. Velev ki pis olanın birçoğu/çokluğu dipnot 1 hoşuna gitse de. Ey selim akıl dipnot 2 sahipleri! Allah'a karşı takvalı olun.
De ki: "Murdar ile temiz -murdarın çokluğu hoşuna gitse de- bir olmaz. Ey temiz akıl sahipleri, Tanrı'dan korkup sakının. Umulur ki kurtuluşa erersiniz.
De ki: "Murdarla temiz — murdarın çokluğu hoşunuza gitse de — (hiç bir zaman) bir olmaz. Onun için, ey selim akıl saahibleri, (murdarı ihtiyar etmek hususunda) Allahdan korkun (temizi alın). Olur ki kurtuluşa erersiniz.
De ki: Murdarı çokluğu hoşunuza gitse de; murdarla temiz bir olmaz. Öyleyse ey akıl sahibleri; Allah'tan korkun ki kurtıuluşa eresiniz.
(92-100) Allah’a ve Resulüne itaat edin, hazırlıklı olun, eğer yüz çevirirseniz, bilin ki Resulümüze düşen sadece apaçık bilgilendirmektir. İman eden ve salih amel işleyenlerin, o şeylerden sakındıkları iman ettikleri ve salih amel işledikleri sürece ve sonra yine sakınmaları iman etmeleri ve sonrasında tekrar sakınmaları ve güzel davranmaları şartlarıyla onlardan yemiş olmaları günah değildir , Allah güzel davrananları sever. Ey iman edenler, Allah sizi ellerinizin ve mızraklarınızın erişebileceği avlanma konusunda ki bir şeylerle dener, bundan amaç Allah’tan gıyabında korkanları bilinir hale getirmesi içindir, her kim bununun ardından önemsizleştirirse işte ona acıtıcı bir azap vardır. Ey iman edenler ihramlı iken (hac yahut umredeyken) av hayvanı öldürmeyin, her kim onu bile isteye / taammüden öldürürse, cezası öldürdüğü hayvanın aynısından aranızda denkleştirmeyi / adaleti bilen birinin kararı gereği Kâbe’ye hediye edilmek üzere ulaştırılmasıdır yahut kefaret gerekir, miskinleri doyurmaktır yahut buna denk oruç tutmaktır ki yaptığı işin vebalini tatsın, Allah geçmişte kalanları affetti, her kim tekrar dönerse, Allah ondan öc alır / intikam alı r, Allah saygıdeğerdir, intikam sahibidir. Deniz avlanması ve onların yenilmesi size de yolculuk halinde orada olanlara da helal edildi, kara avlanması ise ihramlı olduğunuz sürece size haram edildi, kendisiyle bir araya geleceğiniz Allah’tan sakının. Allah, Beyt-i Haram Kâbe’yi, Şehr-i Haramı, hediyelik kurbanları ve gerdanlıkları işaretli hayvanları insanlar için kalkış / kıyam vesilesi yaptı, bu, Allah’ın semalarda ve arzda ne varsa bildiğini bilmeniz amacıyladır, muhakkak ki Allah, her şeyi bilendir. Şunu bilin ki Allah’ın misillemesi şiddetlidir ve de Allah , kesinlikle bağışlayandır, esirgeyendir. Resule düşen görev sadece bil gilendirmektir, Allah, neyi açık ettiğinizi neyi ağzınızda sakladığınızı bilir, deki pis olanla hoş olan bir değildir velev ki habis olanın çokluğuna kapılsanız bile / çokluğu ilginizi çekse bile, Allah’tan sakının, ey akıl uluları, böylelikle belki kurtuluşa erersiniz.
De ki: “Pis ile temiz bir olmaz. Pisin çokluğu hoşuna gitse bile.” Ey akıl sahipleri! Allah’a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.
De ki:"Murdarla temiz bir olmaz. Murdarın çokluğu hoşuna gitse de. O halde ey sağduyu sahipleri, Allah'tan korkun ki kurtuluşa eresiniz!"
De ki: "Pis şeyler ile temiz şeyler bir olmaz dipnot 1 ; isterse pis şeylerin çokluğu seni etkilemiş olsun". Ey aklıselim sahibi olanlar dipnot 2 , Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının ki umduğunuza kavuşasınız.
De ki "Pis ile temiz bir olmaz" İsterse pis olanların çokluğu seni etkilemiş olsun. Ey sağlam duruşlu olanlar, siz Allah'tan çekinerek kendinizi koruyun ki umduğunuza kavuşasınız.
De ki: (Ey İnsan) Kötü şeylerin çokluğu hoşuna gitse bile. Pis ile temiz bir değildir. Ey akıl sahipleri kurtuluşa erebilmeniz için Allah’tan sakının/takvalı olun.
De ki: - Kötü şeylerin çokluğu seni şaşırtsa da. Pis ile temiz bir değildir. Ey akıl sahipleri kurtuluşa erebilmeniz için Allah'tan korkun.
De ki: "Pisin çokluğu seni hayrete düşürse de pisle temiz bir olmaz. O halde, ey akıl ve gönül sahipleri! Allah'tan korkun ki kurtuluşa erebilesiniz."
Say to them O Muhammad: "It is quite evident that bad and good do not together accord, nor can you compare an object with evil savour with an object emblematic of goodness, albeit the abundance of the former may excite your admiration. Therefore, entertain the profound reverence dutiful to Allah you people who reflect; you may hopefully prosper".
Say [Prophet], ‘Bad cannot be likened to good, though you may be dazzled by how abundant the bad is. Be mindful of God, people of understanding, so that you may prosper.’
Say: "Not equal are things that are bad and things that are good, even though the abundance of the bad may dazzle thee; so fear Allah, O ye that understand; that (so) ye may prosper."
(O Messenger!) Say to them: "The bad things and the good things are not equal, even though the abundance of the bad things might make you pleased with them. dipnot 1 Men of understanding, beware of disobeying Allah; then maybe you will attain true success.'
Say: ‘Bad things and good things are not the same, even though the abundance of the bad things may seem attractive to you. ’ Have taqwa of Allah, people of intelligence, so that hopefully you will be successful.
Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): "Not equal are Al-Khabîth (all that is evil and bad as regards things, deeds, beliefs, persons and foods) and At-Taiyyib (all that is good as regards things, deeds, beliefs, persons, foods), even though the abundance of Al-Khabîth may please you." So fear Allâh[1], O men of understanding in order that you may be successful.
Say, ‘The good and the bad are not equal, though the abundance of the bad should amaze you. ’ So be wary of Allah, O you who possess intellect, so that you may be felicitous!
Say, `The bad and impure, and the good and pure are not alike even though the abundance of the bad and impure may charm you. ' Take Allâh, therefore, as a shield (seeking refuge in Him), O you people of pure and clear understanding! so that you may attain the goal.
Say: 'The corrupt and the good are not equal, though the abundance of the corrupt please thee. ' So fear God, O men possessed of minds; haply so you will prosper.
Let them know that good and bad are not the same. Even if the prevalence of evil (such as pornography, rampant divorce, adultery, etc.) impress you, you (who are given the brain to think) have to respect [the law of] the Lord, so that you may succeed.
Say, 'The vile shall not be deemed equal with the good, although the abundance of the vile please thee. ' Fear God then, O ye who have minds! haply ye may prosper.
Say, "The bad and the good are not equal, even if the abundance of the bad pleases you." So be aware of God, O you who have intelligence, that you may succeed.
Say, 'The bad and the good are not alike,' even though the abundance of bad may please thee. So be mindful of your duty to Allah, O men of understanding, that you may prosper.
Say, "The evil shall not be deemed equal with the good, although much of evil attracts you. " Fear (do your duty to) Allah then, O you who have understanding that you may succeed (or prosper).
Say, "The wicked and the good are not equal, even if you may admire the multiplicity of the wicked. " So be you (all) pious to Allah, you who are endowed with intellects, that possibly you would prosper.
Say: The evil and the good are not alike even though the plenty of the evil attract thee. So be mindful of your duty to Allah, O men of understanding, that ye may succeed.
Tell them: "The unclean and the pure are not equal, even though the abundance of the unclean may be pleasing to you. " So fear God, O men of wisdom; you may haply find success.
Say: "There is no comparison between the bad things and the good things, even though very many of the bad things may please thee greatly. Be, then, conscious of God, O you who are endowed with insight, so that you might attain to a happy state!"
Say, ˹O Prophet,˺ "Good and evil are not equal, though you may be dazzled by the abundance of evil. So be mindful of Allah, O people of reason, so you may be successful."
Say: "The bad and the good are not equal, even if the abundance of the bad pleases you. " So be aware of God, O you who have understanding, that you may succeed.
Proclaim: "The bad and the good are not the same, even if the abundance of the bad may impress you. You shall reverence GOD, (even if you are in the minority) O you who possess intelligence, that you may succeed."
Say, "Not equal are the evil and the good, although the abundance of evil might impress you. " So fear Allah, O you of understanding, that you may be successful.
Say thou: “Not the same are the bad and the good, although there impress thee the abundance of the bad.” So be in prudent fear of God, O you men of understanding, that you might be successful.
Say, "The bad and the good are not same. Let not the popularity of the evil dazzle you. O People of understanding! Be mindful of Allah's Laws if you wish to reap a rich harvest. (The bad or evil is that which harms the collective good of humanity and drags your "Self" down (14:24-27)). The right is right, and the wrong is wrong regardless of what the majority think (2:243), (6:116-119), (11:17).
Say: "Things that are bad and things that are good, are not equal, even though the plenty (and extent) of the bad may surprise (and even attract) you; So fear Allah, O you who understand; So that you may prosper. "
Say, "The evil and the good are not equal, even though the abundance of (what is) evil may attract you. So, fear Allah, O people of understanding, so that you may be successful."
Say: "The bad and the good are not equal, even if the abundance of the bad impresses you." So be aware of God, O you who possess intelligence, that you may succeed.