Mâide suresi

Mâide suresi, 103. ayet

Mâide suresi, 103. ayet. مَا جَعَلَ ٱللَّهُ مِنۢ بَحِيرَةٍ وَلَا سَآئِبَةٍ وَلَا وَصِيلَةٍ وَلَا حَامٍ وَلَٰكِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ يَفْتَرُونَ عَلَى ٱللَّهِ ٱلْكَذِبَ وَأَكْثَرُهُمْ لَا يَعْقِلُونَ

mâ ce`ale-llâhü mim beḥîrativ velâ sâibetiv velâ veṣîletiv velâ ḥâmiv velâkinne-lleẕîne keferû yefterûne `ale-llâhi-lkeẕib. veekŝeruhüm lâ ya`ḳilûn.

Diyanet İşleri

Allah, ne "Bahire", ne "Saibe", ne "Vasile", ne de "Ham" diye bir şey meşru kılmamıştır. Fakat, inkar edenler Allah'a karşı yalan uyduruyorlar. Zaten çoklarının aklı da ermez.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mâide 100–106 · surenin 103. ayeti / 120

Konu Gereksiz soru sormamak; uydurulan adaklar; vasiyette şahitlik Mâide 101–108 3

  1. Mâide 100

    (Ey Muhammed!) De ki: "Pis ile temiz bir olmaz. Pisin çokluğu hoşuna gitse bile." Ey akıl sahipleri! Allah'a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.

  2. Mâide 101

    Ey iman edenler! Size açıklandığı takdirde, sizi üzecek olan şeylere dair soru sormayın. Eğer Kur'an indirilirken bunlara dair soru sorarsanız size açıklanır. (Halbuki) Allah onları bağışlamıştır. Allah, çok bağışlayandır, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)

  3. Mâide 102

    Sizden önceki bir millet o tür şeyleri sordu da sonra o yüzden kafir oldu.

  4. 103

    Allah, ne "Bahire", ne "Saibe", ne "Vasile", ne de "Ham" diye bir şey meşru kılmamıştır. Fakat, inkar edenler Allah'a karşı yalan uyduruyorlar. Zaten çoklarının aklı da ermez.

  5. Mâide 104

    Onlara, "Allah'ın indirdiğine (Kur'an'a) ve Peygamber'e gelin" denildiğinde onlar, "Babalarımızı üzerinde bulduğumuz din bize yeter" derler. Peki ya babaları bir şey bilmiyor ve doğru yolu bulamamış olsalar da mı?

  6. Mâide 105

    Ey iman edenler! Siz kendinizi düzeltin. Siz doğru yolda olursanız, yoldan sapan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah'adır. O zaman Allah, size yaptıklarınızı haber verecektir.

  7. Mâide 106

    Ey iman edenler! Birinizin ölümü yaklaştığı zaman, vasiyet sırasında aranızda şahitlik (edecek olanlar) sizden adaletli iki kişidir. Yahut; seferde olup da başınıza ölüm musibeti gelirse, sizin dışınızdan başka iki kişi şahitlik eder. Eğer şüphe ederseniz, onları namazdan sonra alıkorsunuz da Allah adına, "Akraba da olsa, şahitliğimizi hiçbir karşılığa değişmeyiz. Allah için yaptığımız şahitliği gizlemeyiz. Gizlediğimiz takdirde, şüphesiz günahkarlardan oluruz" diye yemin ederler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

103. Bu buyruk, Allah’ın izin vermediği bir din icat ederek O’nun helâl kıldığı şeyleri haram kılan müşrikleri yermektedir. Bu müşrikler, kendi bozuk görüşlerine dayanarak Allah’ın indirdiklerine aykırı birtakım isimler uydurup sahip oldukları bazı hayvanları haram kıldılar. İşte bu konuda Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Allah ne bahîre” yani kulağını yarıp da sırtına binmeyi haram kıldıkları ve saygıdeğer gördükleri dişi deve, “ne sâibe” yani üzerinde anlaştıkları belli bir yaşa ulaşınca serbest bırakıp sırtına binmedikleri, yük vurmadıkları ve etini yemedikleri dişi deve, inek veya koyun. Bazıları da malından belli bir şeyi adar ve onu saibe yapardı. “ne de hâm” yani aralarında bilinen belli bir duruma ulaşan, sırtına binilmesi ve yük vurulması yasak olan deve “(diye bir şey meşru) kılmamıştır.”

Bütün bunlar müşriklerin herhangi bir delil ve belgeye dayalı olmaksızın haram kıldıkları şeyler arasındadır. Bu haram kılmaları ancak Allah’a bir iftiradır. Bunları kendi bilgisizliklerinden ve akılsızlıklarından uydurmuşlardır. Bundan dolayı Yüce Allah: “Fakat kâfirler Allah üzerine yalan uydurup iftira ediyorlar. Onlarının pek çoğunun aklı ermez.” buyurmaktadır. Bu hususta ne bir nakli delilleri vardır ne de akli bir delilleri vardır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah, deve, sığır ve küçükbaş hayvanları helal kılmıştır. Yoksa müşriklerin putlarına adayarak kendilerine haram kıldığı gibi haram kılmamıştır. (Müşriklerin haram kıldıkları) hayvanlardan bir tanesi de, bahîredir. Bahîre; belli sayıda yavru doğurduktan sonra kulağı kesilen deveye, sâibe; belli bir yaşa ulaştıktan sonra putlara bırakılan deveye, vasîle; peş peşe dişi doğuran deveye, hâm; erkek deve olup soyundan bir kaç erkek doğan deveye denir. Fakat kâfirler, Allah adına yalan söyleyerek ve iftirada bulunarak Yüce Allah'ın bu zikredilenleri haram kıldığını iddia etmişlerdir. Kâfirlerin çoğu hak ile batılın, helal ile haramın arasını ayırt edemezler.

Kelimeler

21 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. مَا ma
  2. جَعَلَ ceale yapmamıştır kök: جعل
  3. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  4. مِنۢ min ne
  5. بَحِيرَةٍۢ behiratin "bahîre" kök: بحر
  6. وَلَا ve la ve ne
  7. سَآئِبَةٍۢ saibetin "sâibe" kök: سيب
  8. وَلَا ve la ve ne
  9. وَصِيلَةٍۢ vesiletin "vasîle" kök: وصل
  10. وَلَا ve la ve ne
  11. حَامٍۢ ۙ hamin "ham" kök: حمي
  12. وَلَـٰكِنَّ velakinne fakat
  13. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  14. كَفَرُوا۟ keferu inkar eden(ler) kök: كفر
  15. يَفْتَرُونَ yefterune uyduruyorlar kök: فري
  16. عَلَى ala karşı
  17. ٱللَّهِ llahi Allah'a kök: اله
  18. ٱلْكَذِبَ ۖ l-kezibe yalan kök: كذب
  19. وَأَكْثَرُهُمْ ve ekseruhum ve çokları da kök: كثر
  20. لَا la
  21. يَعْقِلُونَ yea'kilune akıl erdiremiyorlar kök: عقل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حمي (6 geçiş)

    O gün bunlar cehennem ateşinde kızdırılacak da onların alınları, böğürleri ve sırtları bunlarla dağlanacak ve, "İşte bu, kendiniz için biriktirip…

  • Aynı kök: حمي (6 geçiş)

    Hani inkar edenler kalplerine taassubu, cahiliye taassubunu yerleştirmişlerdi. Allah ise, Peygamberine ve inananlara huzur ve güvenini indirmiş ve…

  • Aynı kök: حمي (6 geçiş)

    Kızgın ateşe girerler.

  • Aynı kök: بحر (42 geçiş) · Aynı kök: عقل (49 geçiş)

    Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden…

  • Aynı kök: وصل (12 geçiş)

    Onlar, Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah'ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlaki bütün…

  • Aynı kök: وصل (12 geçiş)

    Ancak sizinle aralarında anlaşma olan bir topluma sığınmış bulunanlar, yahut ne sizinle ne de kendi kavimleriyle savaşmayı içlerine sığdıramayıp…

  • Aynı kök: وصل (12 geçiş)

    Allah'ın yarattığı ekinlerden ve hayvanlardan O'na bir pay ayırdılar ve akıllarınca, "Şu, Allah için, şu da bizim ortaklarımız (putlarımız) için"…

  • Aynı kök: بحر (42 geçiş)

    Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

78 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah bahîrah, sâibeh, vasîleh ve hâm dipnot 1 diye bir şey (haram) kılmamıştır. Fakat kâfir olanlar, Allah'a yalan uydurur. Onların çoğu akıl etmez.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Arap geleneğinde [bahîrah], "Deve beş kez yavrulayıp, en sonuncu yavrusu erkek olunca, o devenin kulağını dilip delerler, ona binmeyi ve onu kesmeyi kendilerine yasaklarlardı. Onu putları için azat ederlerdi." [Sâibeh], "putlar adına azat edilip salıverilen hayvan demektir. Arap geleneğinde, kişi malından istediği kadar hayvanı azat eder ve onları putların hizmetçilerine verirdi. O hizmetçiler de bu hayvanların sütünü yolculara verirdi." [Vasîleh], Arap geleneğinde "koyun, dişi doğurursa sahibinin, erkek doğurursa putların olurdu. Erkek ve dişi iki tane doğurursa onlar, "Bu kardeşine ulaştı, der ve erkek yavruyu putlarına kurban etmezlerdi. Buna göre [vasîleh], başkasına ulaştırılmış ve bitiştirilmiş anlamında [mevsûleh] kelimesinin karşılığıdır." [Hâm], Arap geleneğinde "on sene tohumluk için kullanılan ve on seneden sonra salıverilen deve" demektir. Bu da sırtına binilmesi haram olan develerdendir.

Mustafa İslamoğlu

Ne bahira ve saibe, ne de vasile ve ham (adı altında, hayvanların batıl inançlarla yaratılış amacı dışına çıkarılmaları) Allah'ın emri değildir. Fakat hakikati inkarda ısrar edenler, kendi uydurdukları yalanları Allah'a yakıştırıyorlar. Zira onların çoğu kafalarını kullanmıyorlar.

Muhammed Esed

Bazı hayvan cinslerinin batıl inançlarla işaretlenmesi ve insanların kullanımından alıkonulması, Allahın emri değildir: Ama hakikati inkara şartlanmış olanlar, kendi uydurdukları yalanları Allaha yakıştırırlar. Ve onların bir çoğu akıllarını asla kullanmaz:

Ahmed Hulusi

Allah Bahire, Saibe, Vasıyle ve Ham (isimleriyle tanımlanan bir kısım kurbanlıklar) diye bir şey hükmetmemiştir (bu bir kısım insanların uydurmacılık geleneğidir). Ne var ki, hakikat bilgisini inkar edenler, Allah üzerine yalan uyduruyorlar! Onların çoğunluğu aklını kullanmaz!

Ali Bulaç

Allah Bahiyre'den Saibe'den Vasiyle'den ve Ham'dan hiç birini (meşru) kılmamıştır. Ancak inkar edenler, Allah'a karşı yalan düzüp uyduruyorlar. Onların çoğu akıl erdirmez.

Ali Özek ve heyeti

Allah bahîra, sâibe, vasîle ve hâm diye bir şey (meşru) kılmamıştır. Fakat kâfirler, yalan yere Allah'a iftira etmektedirler ve onların çoğunun da kafaları çalışmaz.

Ali Rıza Safa

Uydurma inanışlar yüzünden, kimi hayvanlardan yararlanılmasının yasaklanması; doğurduklarının eşeylerine, sırasına ve sayısına göre bırakılması veya kurban edilmesi, Allah'ın belirlediği bir şey değildir. Fakat nankörlük edenler, Allah hakkında yalanlar söyleyerek iftira ediyorlar. Çünkü onların çoğu aklını kullanmaz. dipnot 109

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 109
    Bu ayet, Kur'an çevirilerinin çoğunluğunda, "Bahire, Saibe, Vasile ve Ham diye bir şeyi, Allah bildirmemiştir." olarak, Arapça biçimiyle yazılmıştır. Bunlar, Kur'an'dan önceki Arap toplumunda, kutsallaştırılmış kişilere-simgelere adak olarak sunulduğu için kullanımı ve kesimi yasaklanan hayvanlara verilmiş isimlerdir.

Bayraktar Bayraklı

Allah bahire, saibe, vasile ve ham diye bir şey yapmamıştır. Fakat inkarcılar, kendi uydurdukları yalanları Allah'a yakıştırırlar ve onların birçoğu akıllarını asla kullanmazlar.

Edip Yüksel

Belli bir erkek ve dişi kombinasyonuyla yavrulayanların, yemin sonucu salıverilenlerin, arka arkaya iki erkek doğuranların ve on kez döl veren erkek develerin haram edilişini ALLAH onaylamıyor; inkarcılar ALLAH'a iftira ediyor. Çoğu akletmez onların.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Belli bir erkek ve dişi kombinezonuyla yavrulayanların, yemin sonucu salıverilenlerin, arka arkaya iki erkek doğuranların ve on kez döl veren erkek develerin haram edilişini ALLAH onaylamıyor; inkarcılar ALLAH'a iftira ediyor. Çoğu akletmez onların.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah, ne kulağı yarılan, ne salma bırakılan, ne erkek-dişi ikizler doğuran, ne de on defa doğurması yüzünden yük vurulamayan hayvanların (adanmasını) meşru kılmadı. Fakat küfreden kimseler, Allah adına yalan söyleyerek O'na iftira ediyorlar. Çoklarının da aklı ermez.

Elmalılı Hamdi Yazır

ne bahıyre, ne saibe, ne vasıyle, ne ham'dan hiç birini Allah meşru' kılmadı, lakin küfretmekte olan kimseler, Allah namına yalan söyliyerek ona iftira ediyorlar, çoklarının da aklı irmez

Erhan Aktaş

Allah, ne "Bahire" ne "Saibe" ne "Vasile" ne de "Ham dipnot 1 " diye bir şeyi meşru kıldı. Fakat Kafirler yalan söyleyerek Allah'a iftira ediyorlar. Ve onların çoğu akıllarını kullanmıyorlar dipnot 2 .

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu isimler; Arapların, putlara kurban ettikleri ya da onlar adına değerlendirdikleri hayvanlara verdikleri isimlerdir (Bkz. 4:119. ayetin dipnotu.
  2. metne dön, dipnot 2
    Körü körüne tabi oluyorlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah, ne "Bahire" ne "Saibe" ne "Vasile" ne de "Ham" dipnot 1 diye bir şeyi meşru kıldı. Fakat Kafirler yalan söyleyerek Allah'a iftira ediyorlar. Ve onların çoğu akıllarını kullanmıyorlar. dipnot 2

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu isimler; Arapların, putlara kurban ettikleri ya da onlar adına değerlendirdikleri hayvanlara verdikleri isimlerdir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Körü körüne tabi oluyorlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah, ne "Bahire" ne "Saibe" ne "Vasile" ne de "Ham" dipnot 1 diye bir şeyi meşru kılmadı. Fakat gerçeği yalanlayan nankörler, yalan söyleyerek Allah'a iftira ediyorlar. Ve onların çoğu akıllarını kullanmıyorlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu isimler; Arapların, putlara kurban ettikleri ya da onlar adına değerlendirdikleri hayvanlara verdikleri isimlerdir.

Gültekin Onan

Tanrı Bahriye'den Saibe'den, Vasiyle'den ve Ham'dan hiç birini (meşru) kılmamıştır. Ancak küfredenler, Tanrı'ya karşı yalan düzüp uyduruyorlar. Onların çoğu akletmez.

Hasan Basri Çantay

Allah ne "Bahıyre den, ne "Sabibe" den, ne "Vasiyle den, ne de "Ham" dan hiç birini (meşru) kılmamışdır. Fakat o küfredenler Allaha karşı ("Bize bunları o emretmişdir" diye) yalan düzerler. Onların çoğunun (avamının) ise akılları ermez.

İbni Kesir

Allah; ne Bahire'den, ne Saibe'den, ne Vasile'den, ne de Ham'dan hiç birini meşru kılmamıştır. Fakat küfredenler; Allah'a karşı yalan uydurdular. Onların çoğunun ise akılları ermez.

Mehmet Alagaş

(101-103) Ey iman edenler, açıklandığında sizi kötü edecek şeyler hakkında soru sormayın (hac her senemi gibi sorular) Eğer Kuran indirilirken onlardan sorarsanız size açıklanır, Allah sizi onlardan muaf tuttu, (Eğer bahsedilmiyorsa bilin ki Allah onlardan sizi muaf tutmuştur , sorarak bahse konu haline getirmeyin ) Allah bağışlayandır, uysal davranandır, sizden önceki topluluklar da sordular, sonrasında da kafir olarak sabahladılar / ortaya çıktılar. Allah beş kez doğum yaptıktan ve sonuncusu da erkek yavru olan deve artık sütü içilmeyen / sağılmayan artık putların olan deve / Bahira, üzerine yük yüklenmeyen ve de binilmeyen artık putların olan deve / Saibe, ikiz dişi erkek olarak doğan / vasile, onuncu nesli de dölleyen artık putların olan deve / Hâm diye şeyler yapma mıştır ve lakin kafirler yalanı Allah’a iftira ediyorlar , onların çoğu akletmiyor.

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah, ne “Bahîre”, ne “Sâibe”, ne “Vasîle”, ne de “Hâm” diye bir şey meşru kılmıştır. Fakat, o kâfirler Allah’a karşı yalan uyduruyorlar. Zaten çoklarının aklı da ermez.

Süleyman Ateş

Allah, bahire, saibe, vasile ve ham diye bir şey yapmamıştır. Fakat inkar edenler, Allah'a yalan uyduruyorlar ve çokları da akıl erdiremiyorlar.

Süleymaniye Vakfı

Allah ne Bahire'yi ne Saibe'yi ne Vasile'yi ve ne de Hami'yi dipnot 1 haram kılmıştır. Fakat kafirlik edenler kendi yalanlarını Allah'a mal ediyorlar. Onların çoğu aklını kullanmaz.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bahire; Cahiliye Arapları tarafından sütünün içilmesinin, sırtına binilmesinin ve yük yüklenmesinin haram olduğunu göstermek için kulakları yarılan dişi develer anlamına gelmektedir. Saibe; on batın yavrulayan ve yavrularının hepsi dişi olan ve bu yüzden sahipleri tarafından ölünceye kadar etinden, sütünden ve yününden yararlanılmayan deveye denildiği gibi, bir nimete şükür olarak adanan veya bir hastalıktan kurtulan birinin adak olarak serbest bıraktığı hayvana da denir. Cahiliye Arapları beş batında ikiz olarak toplam on dişi doğuran koyunu Vasile olarak adlandırırlardı. Eğer hayvan bundan sonra tekrar doğurursa doğan yavrular erkeklerin olur, kadınlar ondan yiyemezlerdi. Ancak bu yavru ölürse o zaman kadın-erkek herkes bunun etini yiyebilirdi. Hami ise Cahiliye Araplarının, sulbünden fazlaca döl alınan ve yaşlanmış olan erkek deveye verdikleri isimdir. Bu deveyi putlarına adayarak serbest bırakırlar ve ölünceye kadar hiçbir şekilde ondan yararlanmazlardı. Kaynaklarda, buraya kadar özellikleri anlatılan hayvanların tariflerinde karışıklıklar ve hatta çelişkiler görülmektedir. Mesela bir görüşe göre bahire için verilen tanım, başka bir görüşe göre saibe veya vasile için verilebilmektedir. Bu dört tür hayvanın özelliklerinden yola çıkarak -Muhammed Esed'in yaptığı gibi- dördüne birden "müşrik Araplar tarafından kutsanmış hayvanlar" tanımı yapılabilir. Zira dördünün de ortak özelliği kutsanmış olmalarıdır. (Bkz. En'am 6/138-139)

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah ne Bahire'yi ne Saibe'yi ne Vasile'yi ve ne de Hami'yi meşru kılmıştır. Fakat kafirlik edenler yalanlarını Allah'a mal ediyorlar. Onların çoğu aklını kullanmaz dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bahire; Cahiliye Arapları tarafından sütünün içilmesinin, sırtına binilmesinin ve yük yüklenmesinin haram olduğunu göstermek için kulakları yarılan dişi develer anlamına gelmektedir. Saibe; on batın yavrulayan ve yavrularının hepsi dişi olan ve bu yüzden sahipleri tarafından ölünceye kadar etinden, sütünden ve yününden yararlanılmayan deveye denildiği gibi, bir nimete şükür olarak adanan veya bir hastalıktan kurtulan birinin adak olarak serbest bıraktığı hayvana da aynı isim verilmiştir. Cahiliye Arapları beş batında ikiz olarak toplam on dişi doğuran koyunu Vasile olarak adlandırırlardı. Eğer hayvan bundan sonra tekrar doğurursa doğan yavrular erkeklerin olur, kadınlar ondan yiyemezlerdi. Ancak bu yavru ölürse o zaman kadın erkek herkes bunun etini yiyebilirdi. Hami ise Cahiliye Araplarının, sulbünden fazlaca döl alınan ve yaşlanmış olan erkek deveye verdikleri isimdir. Bu deveyi putlarına adayarak serbest bırakırlar ve ölünceye kadar hiçbir şekilde ondan yararlanmazlardı. Buraya kadar özellikleri anlatılan hayvanların tariflerinde karışıklıklar ve hatta çelişkiler görülmektedir. Mesela bir görüşe göre bahire için verilen tanım, başka bir görüşe göre saibe veya vasile için verilebilmektedir. Tanımlardaki bu ihtilaflara tefsirinde yer veren Taberi şu açıklamayı yapmaktadır: "Cahiliye Araplarının yaptıkları bu işlerle ilgili olarak varit olan haberler ihtilaflıdır. Karışıklıktan dolayı (hangi ismin hangi hayvana tekabül ettiğini) işin iç yüzünü/keyfiyetini bilemeyebiliriz Bunun bir zararı da olmaz. Burada önemli olan, o dönemde bazı insanların şeytana uyarak Allah'ın haram kılmadığı bir takım hayvanları kendi başlarına haram kılmış olmalarıdır. Bu yüzden Allah onları kınamış / azarlamış ve bu şeylerin hepsinin helal olduğunu bildirmiştir." (Taberi, Tefsir, c: 5, s. 93) Tanımlardaki bu karışıklık, muhtemelen söz konusu hayvanlarda ortak özelliklerin çok olmasından kaynaklanmaktadır. Zira yukarıda sayılan dört tür hayvanla ilgili olarak zikredilen rivayetlerde en çok tekrarlanan hususlar; bunların bir sebepten dolayı serbest bırakılmaları, etlerinden, sütlerinden ve yünlerinden ölünceye kadar yararlanılmamaları ve bazılarının sadece erkeklere helal, kadınlara haram sayılmasıdır. Bu dört tür hayvanın özelliklerinden yola çıkarak -Muhammed Esed'in yaptığı gibi- dördüne birden "müşrik Araplar tarafından kutsanmış hayvanlar" tanımı yapılabilir. Zira dördünün de ortak özelliği kutsanmış olmalarıdır.

Şaban Britch

Allah, bahîre (kulakları kesilen deve), sâibe (binilmeyen ve sırtına yük vurulmayan hayvan), vasîle (ard arda dişi yavrulayan) ve hâm (kendi sulbünden belli sayıda yavrular doğan erkek deve) diye (putlara adanan) bir şey (meşru) kılmamıştır. Fakat küfredenler Allah’a yalan yere iftira ediyorlar. Onların çoğu akletmezler.

Şaban Piriş

Allah, bahire, saibe, vesile ve ham (diye bir şeyler) belirlemedi. Fakat küfredenler Allah'a yalan yere iftira ediyorlar. Onların çoğu akletmezler.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah ne bahire yapmıştır ne saibe ne vasile ne de ham. Ne var ki küfre sapanlar yalan uydurarak Allah'a iftira ediyorlar ve çokları da akıl erdiremiyorlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Allah never authorized you to proclaim unlawful what He has rendered lawful. Never did Allah impose the dedication of certain animals under any form of superstitions. Thus, you profanely relieve from service, designate by a descriptive name and dedicate to idols:

Abdul Haleem

God did not institute the dedication of such things as bahira, saiba, wasila, or ham to idols; but the disbelievers invent lies about God. Most of them do not use reason:

Abdullah Yusuf Ali

It was not Allah who instituted (superstitions like those of) a slit-ear she-camel, or a she-camel let loose for free pasture, or idol sacrifices for twin-births in animals, or stallion-camels freed from work: It is blasphemers who invent a lie against Allah; but most of them lack wisdom.

Abul A'la Maududi

Allah has neither appointed (cattle devoted to idols such as) Bahirah, Sa'ibah, Wasilah nor Ham; dipnot 1 but those who disbelieve forge lies against Allah and of them most have no understanding (and therefore succumb to such superstitions).

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Just as, in the Indian subcontinent, cows, oxen and goats are set free after being consecrated either to God or to some idol or shrine or to some saintly person, and just as people consider it prohibited either to put them to work, to slaughter them or to derive any other kind of benefit from them, so the Arabs of the Jahiliyah period also let loose certain animals after consecrating them. Such animals were variously named. Bahirah was the name of a female camel which had already borne five young, the last of which was a male. The practice was to slit the ear of such a camel and then let her loose. Thereafter no one could ride her, use her milk, slaughter her or shear her hair. She was entitled to graze and drink water wherever she liked. Sa'ibah was the name of either a male or female camel which had been let loose after consecration as a mark of gratitude in fulfilment of a vow taken for either the recovery from some ailment or delivery from some danger. In the same way the female camel which had borne ten times, and each time a female, was also let loose. Wasilah. If the first kid born to a goat was a male, it was slaughtered in the name of the deities; but if it was a female, it was kept by the owners for themselves. If twins were born and one of them was a male and the other a female goat, the male was not slaughtered but rather let loose in the name of the deities. This male goat was called wasilah. Ham. If the young of camels in the second degree of descent had become worthy of riding they were let loose. Likewise, if ten offspring had been borne by a female camel she was also let loose, and called ham.

Aisha Bewley

Allah did not institute any such thing as bahira or sa’iba or wasila or hami. Those who were kafir invented lies against Allah. Most of them do not use their intellect.

Al-Hilali & Khan

Allâh has not instituted things like Bahîrah[1], or Sâ’ibah[2], or Wasîlah[3], or Hâm[4], (all these animals were liberated in honour of idols as practised by pagan Arabs in the pre-Islâmic period). But those who disbelieve invent lies against Allâh, and most of them have no understanding.

Ali Quli Qarai

Allah has not prescribed any such thing as Baḥīrah, Sā’ibah, Wa¥īlah, or Hām; but those who are faithless fabricate lies against Allah, and most of them do not apply reason.

Amatul Rahman Omar

Allâh has not instituted (superstition like those of) any Bahîrah (-an animal having her ear slit and let loose for free pasture, dedicated to some god, their milk was not used, nor their back, nor their meat); or Sâ'ibah (-an animal having given birth to ten females, liberated to pasture where she would, not be ridden, nor milk drunk except by her young); or Wasîlah (-an animal which gave birth to seven females consecutively and at the seventh birth she bore a pair male and female. Each of the latter was let loose and the milk of the animal drunk by men only and not by women;) or Hâmi (-an animal that is left at liberty without being made use of in any way whatsover). But those who disbelieve have fabricated a lie (by such superstitious dedications) in the name of Allâh. Most of them cannot refrain (from such polytheistic superstitions).

Arthur John Arberry

God has not appointed cattle dedicated to idols, such as Bahira, Sa'iba, Wasila, Hami; but the unbelievers forge against God falsehood, and most of them have no understanding.

Bijan Moeinian

God has never ordained your superstitious practices such as: splitting the ear of a camel whose fifth new born is a male, to let loose a camel as a fulfillment of a vow, not to use the first born twin camel or respect the he-camel as soon as his "grandson" grows up and fits for riding! These practices are falsely attributed to the Lord and most disbelievers follow it blind folded without thinking about them.

E. Henry Palmer

And God has not ordained any Ba'hirah or Saibah, nor Wazilah nor 'Hami, but those who misbelieve invent a lie against God, for most of them do not understand.

Edip-Layth

God did not prohibit livestock for begetting five or seven, for oaths, for begetting twins, for fathering ten; but the people who rejected invented lies to God, and most of them do not reason.

George Sale

Allah has not ordained any 'Bahira' or 'Sá'ibah' or Wasilah' or 'Hami' but those who disbelieve forge a lie against Allah, and most of them do not make use of their understanding.

Hamid S. Aziz

And Allah has not instituted (superstitions like those of) Bahirah or Saibah, nor Wazilah nor Hami, (classes of cattle revered and liberated in honour of idols) but those who disbelieve invent a lie against Allah, for most of them have no sense.

Mahmoud Ghali

In no way has Allah appointed (anything) as a Bahîrah or a SaÉibah, or a Wasilah or a Ham; (3) but the ones who have disbelieved fabricate against Allah lies, and most of them do not consider.

Marmaduke Pickthall

Allah hath not appointed anything in the nature of a Bahirah or a Sa'ibah or a Wasilah or a Hami, but those who disbelieve invent a lie against Allah. Most of them have no sense.

Mohamed Ahmed - Samira

God has not sanctioned Baheerah or Sa'ibah, Waseelah or Ham. The unbelievers fabricate lies of God, for many of them are devoid of sense.

Muhammad Asad

IT IS NOT of God's ordaining that certain kinds of cattle should be marked out by superstition and set aside from the use of man; yet those who are bent on denying the truth attribute their own lying inventions to God. And most of them never use their reason:

Mustafa Khattab

Allah has never ordained the ˹so-called˺ baḥîrah, sâ'ibah, waṣîlah, and ḥâm camels.[1] But the disbelievers[2] just fabricate lies about Allah, and most of them lack understanding.

Progressive Muslims

God did not institute any combination of livestock, nor livestock liberated for oaths, nor ones that give twin births, nor a stallion freed from work; but the people who rejected invented lies to God, and most of them do not understand.

Rashad Khalifa

GOD did not prohibit livestock that begets certain combinations of males and females, nor livestock liberated by an oath, nor the one that begets two males in a row, nor the bull that fathers ten. It is the disbelievers who invented such lies about GOD. Most of them do not understand.

Sahih International

Allah has not appointed [such innovations as] baúirah or sa'ibah or wa§ilah or úam. But those who disbelieve invent falsehood about Allah, and most of them do not reason.

Sam Gerrans

God appointed not any baḥīrah or sā’ibah or waṣīlah or ḥām — but those who ignore warning invent lies about God; and most of them do not reason.

Shabbir Ahmed

Allah did not ordain that certain kinds of cattle and other livestock be marked out, assigned names, and set aside from human use or consumption. Disbelievers invented such superstitions and attributed them to Allah. Most of them do not use their intellect.

Syed Vickar Ahamed

It was not Allah, who began (false beliefs like those of) a slit-ear female camel, and a female camel let loose for free grazing, and idol sacrifices for twin-births in animals, and stallion-camels freed from work: It is the blasphemers who invent a lie against Allah: But most of them (simply) lack wisdom.

Taqi Usmani

Allah has made no BaHīrah, no Sā’ibah, no WaSīlah and no Hāmī (names of animals dedicated to idols on different grounds). But those who disbelieve coin a lie against Allah, and most of them do not understand.

The Monotheist Group

God did not decree any restrictions for combining of livestock, or roaming livestock, or ones that give twin births, or a male camel freed from work; but the people who rejected invented lies to God, and most of them do not comprehend.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 103. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 103. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 103. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩