Mâide suresi

Mâide suresi, 39. ayet

Mâide suresi, 39. ayet. فَمَن تَابَ مِنۢ بَعْدِ ظُلْمِهِۦ وَأَصْلَحَ فَإِنَّ ٱللَّهَ يَتُوبُ عَلَيْهِ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

femen tâbe mim ba`di żulmihî veaṣleḥa feinne-llâhe yetûbü `aleyh. inne-llâhe gafûrur raḥîm.

Diyanet İşleri

Her kim de işlediği zulmünün arkasından tövbe edip durumunu düzeltirse kuşkusuz, Allah onun tövbesini kabul eder. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mâide 36–42 · surenin 39. ayeti / 120

Konu Vesile aramak; hırsızlık cezası ve tövbe Mâide 35–40 3

  1. Mâide 36

    Şüphesiz yeryüzünde olanların hepsi ve yanında bir o kadarı daha kendilerinin (kafirlerin) olsa da onu kıyamet gününün azabından kurtulmak için fidye verecek olsalar, onlardan yine kabul edilmez. Onlara elem dolu bir azap vardır.

  2. Mâide 37

    Ateşten çıkmak isterler ama ondan çıkabilecek değillerdir. Onlara sürekli bir azap vardır.

  3. Mâide 38

    Yaptıklarına bir karşılık ve Allah'tan caydırıcı bir müeyyide olmak üzere hırsız erkek ile hırsız kadının ellerini kesin. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  4. 39

    Her kim de işlediği zulmünün arkasından tövbe edip durumunu düzeltirse kuşkusuz, Allah onun tövbesini kabul eder. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  5. Mâide 40

    Bilmez misin ki, göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'a aittir. O, dilediğine azap eder, dilediğini de bağışlar. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

  6. Mâide 41

    Ey Peygamber! Kalpten inanmadıkları halde, ağızlarıyla "İnandık" diyenler (münafıklar) ile Yahudilerden küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar (Yahudiler) yalan uydurmak için (seni) dinlerler, sana gelmeyen bir topluluk hesabına dinlerler. Kelimelerin (ifade içindeki) yerlerini bildikten sonra yerlerini değiştirir ve şöyle derler: "Eğer size şu hüküm verilirse, onu tutun. O verilmezse sakının." Allah, kimin azaba uğramasını istemişse artık sen onun için asla Allah'a karşı hiçbir şey yapamazsın. Onlar, Allah'ın kalplerini temizlemeyi istemediği kimselerdir. Onlara dünyada bir rüsvaylık, ahirette ise yine onlara büyük bir azap vardır.

  7. Mâide 42

    Onlar, yalanı çok dinleyen, haramı çok yiyenlerdir. Eğer sana gelirlerse, ister aralarında hüküm ver, ister onlardan yüz çevir. Onlardan yüz çevirecek olursan, sana asla hiçbir zarar veremezler. Eğer hükmedecek olursan, aralarında adaletle hükmet. Çünkü Allah, adil davrananları sever.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

39. “(Bununla birlikte) her kim zulmettikten sonra tevbe edip (halini) ıslah ederse Allah elbette tevbesini kabul eder. Çünkü Allah Ğafûrdur, Rahîmdir.” Tevbe edip de günahları terk eden, amellerini ve kusurlarını ıslah edip düzelten kimseye mağfiret eder.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kim yapmış olduğu hırsızlıktan sonra Allah'a tövbe eder ve salih amel işlerse, şüphesiz Allah o kula kendi katından lütfeder ve tövbesini kabul eder. Şüphesiz yüce Allah, kullarından tövbe edenlerin günahlarını bağışlar. Onlara karşı merhametlidir. Ceza davası yöneticiye ulaştıktan sonra tövbe ederlerse onların üzerinden had cezası düşmez.

Kelimeler

14 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَمَن femen kim
  2. تَابَ tabe tevbe eder kök: توب
  3. مِنۢ min
  4. بَعْدِ bea'di sonra kök: بعد
  5. ظُلْمِهِۦ zulmihi yaptığı haksızlıktan kök: ظلم
  6. وَأَصْلَحَ ve esleha ve uslanırsa kök: صلح
  7. فَإِنَّ feinne şüphesiz
  8. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  9. يَتُوبُ yetubu tevbesini kabul eder kök: توب
  10. عَلَيْهِ ۗ aleyhi onun
  11. إِنَّ inne şüphesiz
  12. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  13. غَفُورٌۭ gafurun bağışlayan kök: غفر
  14. رَّحِيمٌ rahimun acıyandır kök: رحم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe

    Derken, Adem (vahy yoluyla) Rabbinden birtakım kelimeler aldı, (onlarla amel edip Rabb'ine yalvardı. O da) bunun üzerine tövbesini kabul etti.…

  • Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe

    Musa, kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün…

  • Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe

    "Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet kıl. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster. Tövbemizi…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

80 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kim (bu) haksız davranışından sonra tevbe eder ve kendini düzeltirse elbette Allah onun tevbesini kabul eder. dipnot 1 Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Tevbe ve ıslahın cezaları düşürmesiyle ilgili bkz. Al-i İmrân 3:89, dipnot 8.
  2. metne dön, dipnot 2
    Ayetten de görüldüğü gibi hırsızlık zulümdür. Hırsızlık yapan ama ardından pişmanlık ile tevbe eden kişinin Allah tarafından affedilmesi için bu zulmü ortadan kaldırması ve durumu telafi etmesi gerekir. Bunun için, çaldığı malları yakalanmadan önce iade etmesi ve hırsızlığı terk ederek düzgün davranması yani ıslah edici bir tavır ortaya koyması gerekir. Dolayısıyla sadece kendisini düzeltmesi yeterli değildir. Aynı zamanda malını çaldığı kişinin malını tazmin etmesi, malını çaldığı kişinin zarara uğrayan ekonomik durumunu düzeltmesi yani çaldığı miktarı hak sahibine vermesi gerekir. Allah tarafından kabul edilecek tevbe ancak böylesi bir tevbedir.

Mustafa İslamoğlu

Bu zulmü işledikten sonra kim tevbe eder ve kendini düzeltirse, elbet Allah da onun tevbesini kabul eder; zira Allah tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.

Muhammed Esed

Bu suçu işledikten sonra tevbe edip kendisini ıslah edene gelince, kuşkusuz Allah onun tevbesini kabul eder: Allah çok bağışlayıcıdır, rahmet kaynağıdır.

Ahmed Hulusi

Fakat kim zulmünden sonra tövbe eder ve (halini) ıslah ederse, muhakkak ki Allah onun tövbesini kabul eder. . . Kesinlikle Allah Ğafur'dur, Rahıym'dir.

Ali Bulaç

Ancak kim işlediği zulümden sonra tevbe eder ve (davranışlarını) düzeltirse, şüphesiz Allah onun tevbesini kabul eder. Muhakkak Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

Ali Özek ve heyeti

Kim (bu) haksız davranışından sonra tevbe eder ve durumunu düzeltirse şüphesiz Allah onun tevbesini kabul eder. Allah çok bağışlayıcı ve çok merhametlidir.

Ali Rıza Safa

Kim yaptığı haksızlıktan sonra, artık pişmanlık gösterir ve kendisini düzeltirse; kuşkusuz, Allah, onun pişmanlığını kabul edecektir. Kuşkusuz, Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.

Bayraktar Bayraklı

Bu suçu işledikten sonra tövbe edip kendisini ıslah edene gelince, şüphesiz Allah onun tövbesini kabul eder. Allah, çok bağışlayıcıdır; merhamet sahibidir.

Edip Yüksel

Kim yaptığı bu haksızlıktan sonra tövbe ederek düzelirse, ALLAH yönelişini kabul eder. ALLAH kuşkusuz Bağışlayandır, Rahimdir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kim yaptığı bu haksızlıktan sonra tevbe ederek düzelirse, ALLAH yönelişini kabul eder. ALLAH kuşkusuz Bağışlayandır, Rahimdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Böyle iken her kim de yaptığı zulmün ardından tevbe edip dürüstlüğe dönerse, Allah elbette tevbesini kabul eder, çünkü gerçekten Allah, bağışlayan ve merhamet edendir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Böyle iken her kim de işlediği zulmün arkasından tevbe edib salaha dönerse Allah elbette tevbesini kabul buyuruyor. Çünkü Allah gafurdur, rahimdir

Erhan Aktaş

Kim yaptığı haksızlıktan dipnot 1 sonra tevbe dipnot 2 eder ve uslanırsa, kuşkusuz Allah onun tevbesini kabul eder. Kuşkusuz Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hırsızlıktan.
  2. metne dön, dipnot 2
    Yaptığı hırsızlıktan pişman olup hırsızlık yapmaktan vazgeçerse eli kesilmez. Tevbe kelimesinin esas anlamı vazgeçmektir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kim yaptığı haksızlıktan dipnot 1 sonra tevbe eder ve uslanırsa, kuşkusuz Allah onun tevbesini kabul eder. Kuşkusuz Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hırsızlıktan. Yaptığı hırsızlıktan pişman olup hırsızlık yapmaktan vazgeçerse elinin kesilmesinden kurtulur.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kim yaptığı haksızlıktan dipnot 1 sonra tövbe eder ve kendisini düzeltirse, kuşkusuz Allah onun tövbesini kabul eder. Kuşkusuz Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir. dipnot 2

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hırsızlıktan.
  2. metne dön, dipnot 2
    Yaptığı hırsızlıktan pişman olup hırsızlık yapmaktan vazgeçerse elinin kesilmesinden kurtulur.

Gültekin Onan

Ancak kim işlediği zulümden sonra tevbe eder ve (davranışlarını) düzeltirse, kuşkusuz Tanrı onun tevbesini kabul eder. Muhakkak Tanrı bağışlayandır, esirgeyendir.

Hasan Basri Çantay

Fakat yapdığı o haksız hareketinden sonra tevbe (ve rücu) eder, kendisini düzeltirse şübhesiz ki Allah onun tevbesini kabul eder. Çünkü Allah çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.

İbni Kesir

Kim de zulmettikten sonra tevbe eder, düzelirse; muhakkak ki Allah, onun tevbesini kabul eder. Gerçekten Allah; Gafur'dur, Rahim'dir.

Mehmet Alagaş

(38-40) Erkek hırsızın ve kadın hırsızın her ikisinin de Allah’tan bir gözdağı, kazandıklarının bir cezası olarak ellerini kesin, Allah saygıdeğerdir, hikmetli karar verir , k im de bu zulmünün ardından tövbe ederse ve düzelirse, muhakkak ki Allah’ta ondan vazgeçer / tövbesini kabul eder, muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Bilmez misiniz ki muhakkak ki Allah, semaların ve arzın egemenliği O’nundur, (mülküne istediği gibi davranabilme özgürlüğü) istediğine azap eder, istediği kimseyi de bağışlar, Allah her şeyi gücü yetip ayarlayandır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Kim de zulüm işledikten sonra tevbe eder ve halini düzeltirse, Allah tevbesini kabul eder. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Süleyman Ateş

Kim yaptığı haksızlıktan sonra tevbe eder, uslanırsa, şüphesiz Allah, onun tevbesini kabul eder. Çünkü Allah bağışlayan, acıyandır.

Süleymaniye Vakfı

Kim, yaptığı bu yanlıştan sonra tövbe eder /dönüş yapar ve kendini düzeltirse, Allah, onun tövbesini /dönüşünü kabul eder dipnot 1 . Allah, çok bağışlayan ve ikramı bol olandır.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bir malı çalan kişi; biri mal sahibine, ikincisi topluma, üçüncüsü Allah'a karşı olmak üzere üç suç işlemiş olur. Bunların cezası, suçlunun elini kesmektir. Bu ceza hem ona hem de çevresine, iyi bir ders olur. Bu, el kesme cezasının caydırıcı özelliğidir. Suçlu, yakalanmadan teslim olur ve iyi hal gösterirse el kesme cezasından kurtulur. Artık onun cezası, çaldığı mal ile birlikte onun dengi bir mal daha vermektir. Kur'an'ın sarik /hırsız dediği kişinin nasıl bir suç işlediğini, Kur'an'dan tespit etmek mümkündür. Yusuf Suresi 70-72. ayetlerde Yusuf aleyhisselam, bir plan yaparak kralın su tasını öz kardeşinin yükünün içine koymuş ve bundan dolayı üvey kardeşlerinin hırsız (sarik) sanılmalarını sağlamıştır. Kendilerine ait olmayan bir eşyayı gizlice almış olan kişilere ayette sarikun denmiştir. Ayetteki "neyi kaybettiniz" ifadesi bir malın sahibinden gizlice alındığını göstermektedir. Yine "kralın su kabı" ifadesi malın başkasının mülkiyeti altında ve korunan bir mal olduğunun yanısıra belli bir ekonomik değere sahip olduğunu da belirtmektedir. Yusuf Suresinin 76. ayetinde kralın su kabının Yusuf aleyhisselamın öz kardeşinin yükünden çıkmış olması, eyleme konu olan malın bulunduğu yerden izinsiz ve gizlice alınarak başka bir yere nakledildiğini ortaya koymaktadır. Dolayısıyla bir suçun el kesme cezasını gerektirecek şekilde nitelikli hırsızlık (serika) olarak değerlendirilebilmesi için şu şartları taşıması gerektiği anlaşılmaktadır: Koruma altında olan başkasının mülkiyetindeki belli bir ekonomik değer taşıyan bir malın, sahibinin izni olmaksızın gizlice bulunduğu yerden alınması ve başka bir yere intikal ettirilmesi. Malın korunuyor olması, suçun gizli yapılıyor olması, malın ekonomik bir değer taşıması, serika türündeki hırsızlığın mülkiyet hakkına yönelik bir saldırı olduğunu ortaya koymaktadır. Malın bir başka yere nakledilmiş olması da suçun tasarıdan tatbikata dönüştüğünün göstergesidir. Kelimenin mecaz olarak kullanıldığı Hicr 15/17-18. ayetlerde bile çalınan şeyin korunuyor, çalanın da eylemi gizlice yapıyor olduğu görülebilmektedir. Yukarıda sayılan şartlardan birini dahi barındırmayan bir hırsızlık suçu, serika olarak adlandırılamayacağı için bu suçu işleyene de sarik denmez ve el kesme cezası uygulanmaz. Nebimizin de çeyrek dinar veya bir kalkan ya da zırh değerinde olmayan malların çalınması durumunda el kesme cezasını uygulamadığı hadis rivayetlerinde yer almaktadır (Bkz: Buhari, Hudud 13; Ebu Davud, Hudud).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kim, yaptığı bu yanlıştan sonra dönüş yapar ve kendini düzeltirse, Allah onun dönüşünü(tevbesini) kabul eder. Çünkü Allah bağışlar, ikramı boldur.

Şaban Britch

Kim de zulüm işledikten sonra tevbe eder ve halini düzeltirse, Allah tevbesini kabul eder. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Şaban Piriş

Kim de zulüm işledikten sonra tevbe eder ve halini düzeltirse şüphesiz Allah, bağışlayandır, merhamet edendir.

Yaşar Nuri Öztürk

Kim zulmünden sonra tövbe eder, halini düzeltirse kuşkusuz Allah onun tövbesini kabul eder. Allah çok affedici, çok merhametlidir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

But he or she who feels contrition following iniquity and regrets the wrongful action and in lowliest plight repentant stands and remorse begets reform, and their thoughts be governed by divine principles, shall Allah pardon them for their offence and give up resentment against them Hereafter.

Abdul Haleem

But if anyone repents after his wrongdoing and makes amends, God will accept his repentance: God is most forgiving, most merciful.

Abdullah Yusuf Ali

But if the thief repents after his crime, and amends his conduct, Allah turneth to him in forgiveness; for Allah is Oft-forgiving, Most Merciful.

Abul A'la Maududi

But he who repents after he has committed wrong, and makes amends, Allah will graciously turn to him. dipnot 1 Truly Allah is All-Forgiving, All-Compassionate.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Forgiveness on the part of Allah does not mean that the hand of the thief should not be cut off. It means rather that one who repents and becomes righteous by purging his soul of the sin of stealing will be spared the wrath of God, Who will remove the stain of that sin from him. But if after his hand has been cut off the person concerned does not purge himself of evil intent and continues to nurture the same impure feelings which led to his stealing and thus to the cutting off of his hand, it is evident that even though his hand has been severed from his body, stealing remains ingrained in his soul. The result will be that he will continue to merit God's wrath as he did before his hand was cut off. The Qur'an therefore directs the thief to seek pardon from God and to try to reform himself. For the hand of that thief was cut off for the sake of the judicious administration of human society and the cutting off of a hand did not automatically purify the soul of the person on whom the punishment was carried out. Purity of soul can be achieved only by repentance and turning oneself to God. Traditions mention that after the hand of a thief had been cut off in compliance with the Prophet's order, he was summoned by the Prophet (peace be on him) himself who said to him: 'Say: "I seek pardon from God, and to Him do I turn in repentance.'" The thief uttered these words as directed by the Prophet (peace be on him) who then prayed for the thief, saying: 'O God, accept his repentance.' (Abu Da'ud, 'Hudud', 8 - Ed.)

Aisha Bewley

But if anyone makes tawba after his wrongdoing and puts things right, Allah will turn towards him. Allah is Ever-Forgiving, Most Merciful.

Al-Hilali & Khan

But whosoever repents after his crime and does righteous good deeds (by obeying Allâh), then verily, Allâh will pardon him (accept his repentance). Verily, Allâh is Oft-Forgiving, Most Merciful.

Ali Quli Qarai

But whoever repents after his wrongdoing, and reforms, then Allah shall accept his repentance. Indeed Allah is all-forgiving, all-merciful.

Amatul Rahman Omar

But whoso turns in repentance after his committing an unjust deed and reforms (himself) then surely Allâh will turn to him with mercy. Verily, Allâh is Great Protector, Ever Merciful.

Arthur John Arberry

But whoso repents, after his evildoing, and makes amends, God will turn towards him; God is All-forgiving, All-compassionate.

Bijan Moeinian

Now if the thief repents [after this punishment] and turns into righteousness, God may accept his repentance (as punishment does not redeem the soul. ) God is Forgiving and Compassionate.

E. Henry Palmer

But whoso turns again after his injustice and acts aright, verily, God will turn to him, for, verily, God is forgiving, merciful.

Edip-Layth

Whoever repents after his wrongdoing and makes reparations, then God will accept his repentance. God is Forgiving, Compassionate.

George Sale

But whoever shall repent after his iniquity, and amend, verily God will be turned unto him, for God is inclined to forgive, and merciful.

Hamid S. Aziz

But whoever repents after his wrongdoing (injustice) and makes amends, verily, Allah will relent towards him, for, verily, Allah is Forgiving, Merciful.

Mahmoud Ghali

Yet whoever repents, even after his injustice, and acts righteously, then surely Allah relents towards (i. e. accepts his repentance) him; surely Allah is Ever-Forgiving, Ever-Merciful.

Marmaduke Pickthall

But whoso repenteth after his wrongdoing and amendeth, lo! Allah will relent toward him. Lo! Allah is Forgiving, Merciful.

Mohamed Ahmed - Samira

But those who repent after a crime and reform, shall be forgiven by God, for God is forgiving and kind.

Muhammad Asad

But as for him who repents after having thus done wrong, and makes amends, behold, God will accept his repentance: verily, God is much-forgiving, a dispenser of grace.

Mustafa Khattab

But whoever repents after their wrongdoing and mends their ways, Allah will surely turn to them in forgiveness. Indeed, Allah is All-Forgiving, Most Merciful.

Progressive Muslims

Whoever repents after his wrongdoing and makes reparations, then God will accept his repentance. God is Forgiving, Merciful.

Rashad Khalifa

If one repents after committing this crime, and reforms, GOD redeems him. GOD is Forgiver, Most Merciful.

Sahih International

But whoever repents after his wrongdoing and reforms, indeed, Allah will turn to him in forgiveness. Indeed, Allah is Forgiving and Merciful.

Sam Gerrans

Then whoso repents after his injustice and makes right, God will relent towards him; God is forgiving and merciful.

Shabbir Ahmed

Whoever repents after the crime and makes amends, surely, Allah grants him pardon. Verily, Allah is Forgiving, Merciful. (If the hands are cut off, where are the making amends, pardon and mercy?)

Syed Vickar Ahamed

But if the thief repents after his crime, and changes his attitude by doing righteous deeds, Allah turns to him in forgiveness; Because Allah is Often Forgiving (Ghafoor), Most Merciful (Raheem).

Taqi Usmani

Whoever repents after his transgression and corrects himself, then Allah shall relent towards him. Surely, Allah is Most-Forgiving, Very-Merciful.

The Monotheist Group

Whoever repents after his wrongdoing and amends, then God will accept his repentance. God is Forgiving, Merciful.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 39. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 39. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 39. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩