Mâide suresi

Mâide suresi, 38. ayet

Mâide suresi, 38. ayet. وَٱلسَّارِقُ وَٱلسَّارِقَةُ فَٱقْطَعُوٓا۟ أَيْدِيَهُمَا جَزَآءًۢ بِمَا كَسَبَا نَكَٰلًا مِّنَ ٱللَّهِ وَٱللَّهُ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

vessâriḳu vessâriḳatü faḳṭa`û eydiyehümâ cezâem bimâ kesebâ nekâlem mine-llâh. vellâhü `azîzün ḥakîm.

Diyanet İşleri

Yaptıklarına bir karşılık ve Allah'tan caydırıcı bir müeyyide olmak üzere hırsız erkek ile hırsız kadının ellerini kesin. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mâide 35–41 · surenin 38. ayeti / 120

Konu Vesile aramak; hırsızlık cezası ve tövbe Mâide 35–40 3

  1. Mâide 35

    Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının, O'na yaklaşmaya vesile arayın ve O'nun yolunda cihad edin ki kurtuluşa eresiniz.

  2. Mâide 36

    Şüphesiz yeryüzünde olanların hepsi ve yanında bir o kadarı daha kendilerinin (kafirlerin) olsa da onu kıyamet gününün azabından kurtulmak için fidye verecek olsalar, onlardan yine kabul edilmez. Onlara elem dolu bir azap vardır.

  3. Mâide 37

    Ateşten çıkmak isterler ama ondan çıkabilecek değillerdir. Onlara sürekli bir azap vardır.

  4. 38

    Yaptıklarına bir karşılık ve Allah'tan caydırıcı bir müeyyide olmak üzere hırsız erkek ile hırsız kadının ellerini kesin. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  5. Mâide 39

    Her kim de işlediği zulmünün arkasından tövbe edip durumunu düzeltirse kuşkusuz, Allah onun tövbesini kabul eder. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  6. Mâide 40

    Bilmez misin ki, göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'a aittir. O, dilediğine azap eder, dilediğini de bağışlar. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

  7. Mâide 41

    Ey Peygamber! Kalpten inanmadıkları halde, ağızlarıyla "İnandık" diyenler (münafıklar) ile Yahudilerden küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar (Yahudiler) yalan uydurmak için (seni) dinlerler, sana gelmeyen bir topluluk hesabına dinlerler. Kelimelerin (ifade içindeki) yerlerini bildikten sonra yerlerini değiştirir ve şöyle derler: "Eğer size şu hüküm verilirse, onu tutun. O verilmezse sakının." Allah, kimin azaba uğramasını istemişse artık sen onun için asla Allah'a karşı hiçbir şey yapamazsın. Onlar, Allah'ın kalplerini temizlemeyi istemediği kimselerdir. Onlara dünyada bir rüsvaylık, ahirette ise yine onlara büyük bir azap vardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

38. Hırsız (السارق); başkasının el sürülmemesi gereken malını, onun rızası olmaksızın gizlice alan kimseye denir. Hırsızlık böyle ağır bir cezayı gerektirdiği için büyük günahlardandır. Söz konusu ağır ceza ise -sahabeden bazılarının kıraatinde de olduğu gibi- sağ elinin kesilmesidir. Mutlak olarak “el” zikredildiği vakit onun sınırı bilekten başlar. Buna göre hırsızlık yapan bir kimsenin eli bilekten kesilir ve damarların tıkanıp kanın durması için zeytinyağında dağlanır. Ancak sünnet, bu âyetin umumi ifadesini bir kaç yönden kayıtlamış bulunmaktadır. Bu kayıtlardan birisi hırz; yani malın muhafaza altında olmasıdır. Hırsızlığın cezayı gerektirmesi için malın, mutlaka muhafaza edilen bir yerden alınması gerekir. Her malın muhafazası da âdeten kendisine uygun olan korunma şeklidir. Koruma altında olmayan bir yerden çalan kimsenin eli kesilmez. Diğer bir kayıt ise çalınan malın nisab miktarını bulması gerekir ki bu da ya çeyrek dinar yahut üç dirhem veya bunlardan herhangi birisine eşit olan bir kıymettir. Bundan daha aşağı değerde bir şey çalacak olursa elin kesilmesi söz konusu değildir.

Bu hususlar, “hırsızlık (السرقة)” kelimesinden ve onun anlamından da çıkartılabilir. Çünkü bu kelime, kendisine karşı korunulması mümkün olmayan bir şekilde herhangi bir şeyi almak demektir. Bu da malın koruma altında olması anlamına gelir. Eğer mal koruma altında değilse bu, şer’an bir hırsızlık olmaz. Yine hikmetin bir gereği olarak elin, oldukça basit ve değersiz birşey dolayısı ile kesilmemesi gerekir. Belli bir miktarın tesbiti kaçınılmaz bir şey olduğuna göre şer’î olarak sünnette varid olan mikar, Kitabın umumi hükmünü tahsis edici olmaktadır.

Hırsızlıkta elin kesilmesinin hikmeti; bu yolla malların korunması, bu konuda gereken ihtiyati tedbirlerin alınması ve bizzat cinâyeti işleyen organın kesilmesidir. Eğer tekrar aynı fiili işleyecek olursa bu sefer sol ayağı kesilir. Bir daha hırsızlık yaparsa; sol elinin bir daha yaparsa sağ ayağının kesileceği söylendiği gibi ölünceye kadar hapsedileceği de söylenmiştir.

Yüce Allah’ın “hem işlediklerine bir karşılık” buyruğu şu demektir: Bu şekildeki el kesme, hırsızın başkalarına ait olan malı çalmasının bir cezasıdır; “hem de Allah tarafından ibret verici bir ceza” yani hırsızlar, hırsızlık yaptıkları vakit ellerinin kesileceğini bilecek olurlarsa bu işten vazgeçerler; böylelikle bu, hem hırsız için hem başkası için ibretlik ve caydırıcı bir ceza olmuş olur. “Allah Azîzdir, Hakimdir” Yani O izzeti ve hikmeti ile hırsızın elinin kesilmesine hükmetmiştir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Yöneticiler!- Hırsızlık yapan erkek ve kadının haksız yere almış oldukları mallara karşılık cezası sağ ellerinin kesilmesidir. Bu ceza onları ve başkalarını korkutmak içindir. Allah çok güçlüdür, O'na hiçbir şey galip gelemez. Takdirinde ve koyduğu kanunlarında hikmet sahibidir.

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱلسَّارِقُ ve ssariku ve hırsızlık eden erkeğin kök: سرق
  2. وَٱلسَّارِقَةُ ve ssarikatu ve hırsızlık eden kadının kök: سرق
  3. فَٱقْطَعُوٓا۟ fektau kesin kök: قطع
  4. أَيْدِيَهُمَا eydiyehuma ellerini kök: يدي
  5. جَزَآءًۢ ceza'en bir ceza olarak kök: جزي
  6. بِمَا bima karşılık
  7. كَسَبَا keseba yaptıklarına kök: كسب
  8. نَكَـٰلًۭا nekalen ibret verici kök: نكل
  9. مِّنَ mine -tan
  10. ٱللَّهِ ۗ llahi Allah- kök: اله
  11. وَٱللَّهُ vallahu ve Allah kök: اله
  12. عَزِيزٌ azizun daima üstündür kök: عزز
  13. حَكِيمٌۭ hakimun hüküm ve hikmet sahibidir kök: حكم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قطع (36 geçiş) · Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş)

    Kötü işler yapmış olanlara gelince, bir kötülüğün cezası misliyledir ve onları bir zillet kaplayacaktır. Onları Allah'(ın azabın)dan koruyacak hiçbir…

  • Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza),…

  • Aynı kök: قطع (36 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş)

    Allah'a ve Resulüne savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri, yahut asılmaları veya ellerinin ve…

  • Aynı kök: نكل (5 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş)

    Biz bunu, hem onu görenlere, hem de sonra geleceklere bir ibret ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlara da bir öğüt kıldık.

  • Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Bunun üzerine (Mısır'a dönüp) Yusuf'un yanına girdiklerinde, "Ey güçlü vezir! Bize ve ailemize darlık ve sıkıntı dokundu. Değersiz bir sermaye ile…

  • Aynı kök: سرق (9 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş)

    Ey Peygamber! Mü'min kadınlar, Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleriyle ayakları…

  • Aynı kök: قطع (36 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Allah yolunda küçük, büyük bir harcama yapmazlar ve bir vadiyi katetmezler ki (bunlar), Allah'ın, yaptıklarının daha güzeliyle kendilerini…

  • Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Günahın açığını da bırakın, gizlisini de. Çünkü günah kazananlar yaptıkları karşılığında cezalandırılacaklardır.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

82 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Hırsızlık yapan erkek ve kadının, elde ettiklerine karşılık ve Allah'tan ibretlik bir ceza olmak üzere ellerini kesin! Allah güçlüdür, doğru hüküm verendir.

Mustafa İslamoğlu

İmdi, işledikleri suça karşılık Allah'tan ibret-i alem bir müeyyide olarak hırsızlık yapan erkek ve hırsızlık yapan kadının ellerini kesin. Zira Allah her işinde mükemmeldir, her hükmünde tam isabet sahibidir.

Muhammed Esed

Hırsızlık eden erkeğe ve hırsızlık eden kadına gelince, işlemiş oldukları fiillere karşılık, Allahtan (gelen) caydırıcı bir müeyyide olarak her ikisinin ellerini kesin: zira Allah kudretlidir, hikmet sahibidir.

Ahmed Hulusi

Hırsızlık yapan erkek ve hırsızlık yapan kadının ellerini kesin; yaptıklarına karşılık ve Allah'tan ibret verici bir azap olarak! Allah Aziyz'dir, Hakiym'dir.

Ali Bulaç

Hırsız erkek ve hırsız kadının, (çalıp) kazandıklarına bir karşılık, Allah'tan, 'tekrarı önleyen kesin bir ceza' olmak üzere ellerini kesin. Allah üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.

Ali Özek ve heyeti

Hırsızlık eden erkek ve kadının, yaptıklarına karşılık bir ceza ve Allah'tan bir ibret olmak üzere ellerini kesin. Allah, Azîz'dir, Hakîm'dir.

Ali Rıza Safa

Hırsızlık yapan erkek ve hırsızlık yapan kadının yaptıklarına karşılık, Allah'tan caydırıcı bir ceza olarak ellerini kesin. Allah, Üstündür; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir. dipnot 103

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 103
    Bu ayet, hırsızlık yapan erkek ve kadınların nesnel olarak ellerinin kesilmesi biçiminde anlaşılarak, İslam ülkelerinin bir bölümünde uygulanmaktadır. Fakat bu ayetten sonra gelen 5:39 ayetinde, yaptığı haksızlıktan sonra pişmanlık göstererek kendisini düzeltenlerin Allah tarafından bağışlanacağı bildirilmiştir. Pişmanlık göstermiş olmanın, kesilmiş elleri yerine getiremeyeceği gerçeği, buyruğun, hırsızlık eylemlerinin önünün kesilmesi olarak anlaşılmasının daha gerçekçi olduğunu göstermektedir. 12:31 ayetindeki Yusuf peygamberin öyküsünde, kadınların ellerini kesmesi eyleminin aynı sözcükle bildirilmesi, buyruğun, ellere kesik atılması anlamında olduğu biçiminde de yorumlanabilir.

Bayraktar Bayraklı

Hırsızlık eden erkek ve kadının, yaptıklarına karşılık bir ceza ve Allah'tan bir ders olmak üzere güçlerini kesiniz. Allah, izzet ve hikmet sahibidir.

Edip Yüksel

Erkek hırsızın ve kadın hırsızın güçlerini/ellerini, yaptıklarına karşılık kesin/işaretleyin. Bu ALLAH'ın öngördüğü bir caydırma yöntemidir. ALLAH Güçlüdür, Bilgedir. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Ayette "kesin" diye çevirdiğimiz kelimenin benzer formu olan "QaTaA'" Kuran'da 19 ayette geçer. 5:38 ayetinin dışındaki yerlerin hemen hepsinde "ilişkiyi kesme" veya "son verme" gibi fiziksel olmayan veya mecazi anlamlarda kullanılır (2:27; 3:127; 6:45; 7:72; 8:7; 9:121; 10:27; 11:81; 13:4; 15:65; 15:66; 13:25; 22:15; 27:32; 29:29; 56:33; 59:5; 69:46). * Bunlardan sadece 13:4'teki kullanımı fiziksel anlamda olup 69:46 ise tartışmalıdır. Söz konusu kelimenin bir başka formu olan QaTTaA' ise Kuran'da 17 kez geçer. Bu şeddeli form, hem fiziksel olarak kesip atmak (5:33; 7:124; 20:71; 26:49; 13:31) hem mecazen ilişkiyi kesmek (2:166; 6:94; 7:160; 7:167; 9:110; 47:15; 47:22; 21:93; 22:19; 23:53) ve hem de fiziksel olarak kesip yarma/çizme anlamında kullanılır (12:31; 12:50). 12:31 ayetinde Yusuf peygamberin yakışıklılığına hayran kalarak heyecanlanan kadınların meyve bıçağıyla "ellerini kestiği" anlatılır. Kuşkusuz, kadınlar ellerini kesip koparmadılar. * 5:38 ayeti ile 12:31 ayeti arasındaki anlam ilişkisi, matematiksel ilişkiyle de destekleniyor gibi. "El kesme" ifadesinin geçtiği her iki ayetin sure ve ayet numaralarını topladığımızda her ikisinden de 43 rakamını elde ederiz. Bu matematiksel ilişki, 19 koduyla da desteklenir. 12:31 ayetinden tam 19 ayet sonra "el kesme" ifadesine bir kez daha rastlıyoruz. * Bu matematiksel ilişkileri bir delil olarak değil, sadece ilginç bir gözlem olarak sunuyoruz. Böylece, hırsızların ellerinin kesilmesini emreden ayeti, (1) ellerinin kesilip koparılması, veya (2) ellerinin çizilerek ve yarılarak kesilmesi, veya (3) mecazi anlamda, yani hırsızlıkla ilişkilerini kesecek önlemlerin alınması gibi üç değişik biçimde anlamak mümkün. Bu seçeneklerden birini veya suçun ağırlık derecesine göre kombinasyonunu tercih etmek topluma kalmıştır. * (Bak: 7:52). Hırsızlık olayını sadece bireysel bir suç olarak kabul etmek doğru olmaz. Aile yapısı, toplum normları, sosyal kurum ve değerleri de bu suçun işlenmesinden sorumludur. * Aile bağlarının güçlü, sosyal yardımlaşmanın yaygın, gösteriş ve savurganlığın az olduğu bir toplum hırsızlık olayını minimuma indirebilir. Kuran'ın öngördüğü cezalar böyle bir toplumda caydırıcı olur. Peygamberin şari' (yasa koyucu) olduğunu ileri sürenler için, bu ayet tek basına bir cevaptır. Muhammed Peygamber hayattayken bile yasa kaynağı olarak ona danışmak isteyen Yahudiler kınanıyor ve Tanrının hükümlerini içeren Tevrat ellerinde bulunurken nasıl olur da Muhammed Peygambere danıştıkları eleştiriliyor. Muhammed Peygamber döneminde yasayan Müslümanlar, ellerinde Tanrının hükümlerini içeren Kuran dururken böyle bir inkarcılık ve cehalet örneği göstermediler. * Nitekim 6:114; 98:5 ve daha nice ayetler dinin kaynağının sadece Tanrıya ait olduğunu bildirir. * Ancak, konu dini hüküm ve kural ortaya koymak değil de, Müslümanların günlük işlerindeki anlaşmazlıkları olunca o zaman Müslümanlar seçtikleri kişilere ve kurumlara danışmak zorundadır. * Muhammed Peygamber hayattayken Medine Site devletinin seçilmiş lideri olduğu için önemli anlaşmazlıklarda kendisinin hakem yapılması gerekirdi. * Bak: 4:60. Kısacası, dini konularda yasama yetkisi sadece Tanrıya ait olup, yargı ve yürütme yetkileri ise Müslümanların seçtikleri kişilere bırakılmıştır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Erkek hırsızın ve kadın hırsızın ellerini, yaptıklarına karşılık kesin. Bu ALLAH'ın öngördüğü bir caydırma yöntemidir. ALLAH Güçlüdür, Bilgedir

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hırsızlık eden erkek ve hırsızlık eden kadın, suçları sabitleşince, yaptıklarının karşılığı ve Allah tarafından kelepçek (caydırıcı bir ceza olmak üzere) ellerini kesin. Allah, güçlüdür, hikmet sahibidir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hırsızlık eden erkek ve hırsızlık eden kadın sabit oldu mu ellerini kesin, kazandıklarına cezaen Allahdan kelepçek, çünkü Allah azizdir, hakimdir

Erhan Aktaş

Hırsızlık yapan erkeğin ve kadının, her ikisinin de ellerini, Allah'tan caydırıcı bir karşılık olarak kesin. dipnot 1 Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayette, Allah'ın hükmüne göre hırsızlık yapanın eli kesilmelidir. Ancak bunun "el kesmek" anlamında değil de hırsızlık yapanların "güçlerini yok edin, güçlerini ellerinden alın" anlamına geldiği görüşü de bulunmaktadır. Bu görüşe göre, "el" anlamına gelen "yed(ye-de-ye)" kelimesinin diğer anlamlarından biri de "güçtür/kuvvettir." Kelimesin bu anlamından hareketle; "fektau eydiyehuma" kelimeleri "ellerini kesin" anlamında değil "güçlerini yok edin, güçlerini ellerinden alın" anlamındadır. Oysaki şu ayetlerde de ifade edildiği gibi, doğru olanın, gücün yok edilmesi değil, ellerin kesilmesidir: 7:124; 20:71; 26:49; 59:5. Ayetin açık anlamı ve "kesme" kelimesinin çoğul formda olması dikkate alındığında yargı bizatihi ellerin kesilmesi yönündedir. Ellerin nereden kesileceğinin belirtilmemiş olmasını itiraza konu etmenin bir anlamı yoktur. Zira el, kola birleştiği yer olan bileklere kadar olan kısma denmektedir. Ayette yer alan "ibret verici bir ceza olarak" deyimi de elin bizatihi kesilmesine işarettir. Zira gücün elinden alınması ibretlik bir ceza olmaz. Diğer bir husus da elin kesilmesi için hırsızlığın illa elle yapılmış olması da gerekmez. Hangi yol ve araçla olursa olsun, nasıl yapılırsa yapılsın hırsızlık, hırsızlıktır. Ancak şu gerçek göz ardı edilmemelidir: Allah'ın en temel ve genel hükmü -ki bütün hükümler geçerliliğini bu hükümden almaktadır- şudur: Zorunluluklar/mecburiyetler bütün haramları mübah, yasakları geçersiz kılar. Dolayısıyla yapılan şeyin neden yapıldığı çok önemlidir. Belirleyici olan şey sebeptir. Örneğin aç kalmış bir kimsenin açlığını gidermek için yiyecek çalması hırsızlık değildir ve eli de kesilmez. Zira suçlu o değil, onu aç bırakandır. Örneğin, birisini öldürenin cezası öldürülmek olduğu halde; eğer nefsi- müdafaa veya meşru bir nedenle öldürmüşse, öldürülme cezasının uygulanmaması gibi. Ancak, tıpkı can gibi mal/emek te çok önemlidir ve her türlü güveni hak etmektedir. Birilerinin emek harcamadan, haksız yoldan ve zorunlu bir ihtiyaç da değilken başkasının malını çalması hırsızlıktır ve eli kesilir. İslam'da can da emek (mal) da çok büyük öneme sahiptir. El kesme olayı ile ilgili en önemli konu bir sonraki ayette açıkça ifade edildiği gibi, bir kimse yaptığı hırsızlıktan pişman olup, çaldığı malı sahibine iade eder ve kendisini düzeltirse, yani tevbe ederse tevbesi geçerlidir ve eli kesilmez.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hırsızlık yapan erkeğin ve kadının, her ikisinin de ellerini, Allah'tan caydırıcı bir karşılık olarak kesin. dipnot 1 Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayette, Allah'ın hükmüne göre hırsızlık yapanın eli kesilmelidir. Ancak bunun "el kesmek" anlamında değil de hırsızlık yapanların "güçlerini yok edin, güçlerini ellerinden alın" anlamına geldiği görüşü de bulunmaktadır. Bu görüşe göre, "el" anlamına gelen "yed(ye-de-ye)" sözcüğünün diğer anlamlarından biri de "güçtür/kuvvettir." Sözcüğün bu anlamından hareketle; "fektau eydiyehuma" sözcükleri "ellerini kesin" anlamında değil "güçlerini yok edin, güçlerini ellerinden alın" anlamındadır. Oysaki şu ayetlerde de ifade edildiği gibi doğru olanın gücün yok edilmesi değil, ellerin kesilmesidir: 7:124; 20:71; 26:49; 59:5.Ayetin açık anlamı ve "kesme" sözcüğünün çoğul formda olması dikkate alındığında yargı bizatihi ellerin kesilmesi yönündedir. Ellerin nereden kesileceğinin belirtilmemiş olmasını itiraza konu etmenin bir anlamı yoktur. Zira el, kola birleştiği yer olan bileklere kadar olan kısma denmektedir. Ayette yer alan "ibret verici bir ceza olarak" deyimi de elin bizatihi kesilmesine işarettir. Zira gücün elinden alınması ibretlik bir ceza olmaz. Diğer bir husus da elin kesilmesi için hırsızlığın illa elle yapılmış olması da gerekmez. Hangi yol ve araçla olursa olsun, nasıl yapılırsa yapılsın hırsızlık, hırsızlıktır. Ancak şu gerçek göz ardı edilmemelidir: Allah'ın en temel ve genel hükmü -ki bütün hükümler geçerliliğini bu hükümden almaktadır- şudur: Zorunluluklar/mecburiyetler bütün haramları mubah, yasakları geçersiz kılar. Dolayısıyla yapılan şeyin neden yapıldığı çok önemlidir. Belirleyici olan şey sebeptir. Örneğin aç kalmış bir kimsenin açlığını gidermek için yiyecek çalması hırsızlık değildir ve eli de kesilmez. Zira suçlu o değil, onu aç bırakandır. Örneğin, birisini öldürenin cezası öldürülmek olduğu halde; eğer nefsi- müdafaa veya meşru bir nedenle öldürmüşse, öldürülme cezasının uygulanmaması gibi. Ancak, tıpkı can gibi mal/emek te çok önemlidir ve her türlü güveni hak etmektedir. Birilerinin emek harcamadan, haksız yoldan ve zorunlu bir ihtiyaç da değilken başkasının malını çalması hırsızlıktır ve eli kesilir. İslam'da can da emek (mal) da çok büyük öneme sahiptir. El kesme olayı ile ilgili en önemli konu bir sonraki ayette açıkça ifade edildiği gibi, bir kimse yaptığı hırsızlıktan pişman olup, çaldığı malı sahibine iade eder ve kendisini düzeltirse, yani tevbe ederse tevbesi geçerlidir ve eli kesilmez.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hırsızlık yapan erkeğin ve kadının, her ikisinin de ellerini, Allah'tan caydırıcı bir ceza olarak kesin. dipnot 1 Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayette, Allah'ın hükmüne göre hırsızlık yapanın eli kesilmelidir. Ancak bunun "el kesmek olmadığını iddia edenler de bulunmaktadır. Bunlara göre, "el" anlamına gelen "yed(ye-de-ye)" sözcüğünün diğer anlamlarından biri de "güç/kuvvet"tir. sözcüğün bu anlamından hareketle; "fektau eydiyehuma" sözcükleri "ellerini kesin" anlamında değil "güçlerini yok edin, güçlerini ellerinden alın" anlamındadır. Bizce, doğru anlam bizatihi ellerin kesilmesidir. Ellerin nereden kesileceği sorusu anlamsızdır. Zira el, kola birleştiği yer olan bileklere kadar olan kısma denmektedir. Ayette yer alan "ibret verici bir ceza olarak" deyimi de elin bizatihi kesilmesine işarettir. Zira gücün elinden alınması – bu nasıl olacaksa- ibretlik bir ceza olmaz. Keza elin kesilmesi için hırsızlığın illa elle yapılmış olması gerekmez. Hangi yol ve araçla olursa olsun, nasıl yapılırsa yapılsın hırsızlık hırsızlıktır. Diğer bir husus da el kesilmesinin nasıllığıdır; tamamen mi yoksa kısmen mi olacağı konusu tartışmaya açıktır. Ancak ve ancak, şu gerçek göz ardı edilmemelidir. Allah'ın en temel ve genel hükmü, ki bütün hükümler meşruiyetini bu hükümden almaktadır; o da şudur: zorunluluklar/mecburiyetler bütün haramları mubah, yasakları geçersiz kılar. Dolayısıyla önemli olan, yapılan şey değil, onun neden yapıldığıdır. Örneğin aç kalmış bir kimsenin açlığını gidermesi içi yiyecek çalması hırsızlık değildir ve eli de kesilmez. Zira suçlu o değil, onu aç bırakandır. Örneğin, birsini öldürenin cezası öldürülmek olduğu halde; "eğer nefsi- müdafaa ve ya meşru bir nedenle öldürmüşse, öldürülme cezasının uygulanmaması gibi. Ancak, tıpkı can gibi mal da kutsanmıştır ve her türlü güveni hak etmektedir. Birilerinin emek harcamadan, haksız yoldan ve zorunlu bir ihtiyaç da değilken başkasının malını çalması hırsızlıktır ve eli kesilir. Ancak çok önemli olan diğer bir husus da bir sonraki ayette de ifade edildiği gibi, bir kimse yaptığı hırsızlıktan pişman olup, tövbe ederse; çaldığı malı sahibine iade eder ve kendisini düzeltirse, tövbesi geçerlidir ve eli kesilmez.

Gültekin Onan

Hırsız erkek ve hırsız kadının, (çalıp) kazandıklarına bir karşılık, Tanrı'dan 'tekrarı önleyen kesin bir ceza' olmak üzere ellerini kesin. Tanrı üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.

Hasan Basri Çantay

Erkek hırsızla kadın hırsızın — o irtikab etdiklerine bir karşılık ve ceza ve Allahdan (insanlara) ibret verici bir ukubet olmak üzere — ellerini kesin. Allah mutlak gaalibdir, yegane hüküm ve hikmet saahibidir.

İbni Kesir

Hırsız erkek ve hırsız kadının yaptıklarına karşılık Allah tarafından bir ceza olarak; ellerini kesin. Ve Allah; Aziz'dir, Hakim'dir.

Mehmet Alagaş

(38-40) Erkek hırsızın ve kadın hırsızın her ikisinin de Allah’tan bir gözdağı, kazandıklarının bir cezası olarak ellerini kesin, Allah saygıdeğerdir, hikmetli karar verir , k im de bu zulmünün ardından tövbe ederse ve düzelirse, muhakkak ki Allah’ta ondan vazgeçer / tövbesini kabul eder, muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Bilmez misiniz ki muhakkak ki Allah, semaların ve arzın egemenliği O’nundur, (mülküne istediği gibi davranabilme özgürlüğü) istediğine azap eder, istediği kimseyi de bağışlar, Allah her şeyi gücü yetip ayarlayandır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Erkek hırsız ve kadın hırsızın yaptıklarına karşılık, Allah tarafından bir ceza olarak ellerini (bileklerden) kesin. Allah çok güçlüdür, Hakim'dir.

Süleyman Ateş

Hırsızlık eden erkek ve kadının, yaptıklarına karşılık Allah'tan bir ceza olarak ellerini kesin! Allah daima üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir.

Süleymaniye Vakfı

Erkek hırsız ile kadın hırsızın ellerini kesin ki bu hem onların yaptıklarının karşılığı hem de Allah tarafından (herkese) verilen caydırıcı bir ders olsun. Daima üstün olan ve doğru kararlar veren Allah'tır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Erkek hırsız ile kadın hırsızın ellerini kesin ki kazandıklarına karşılık bir ceza, Allah tarafından bir caydırma olsun. Üstün olan ve doğru kararlar veren Allah'tır.

Şaban Britch

Erkek hırsız ve kadın hırsızın yaptıklarına karşılık Allah tarafından bir ceza olarak ellerini (bileklerden) kesin. Allah çok güçlüdür, Hakim'dir.

Şaban Piriş

Erkek hırsız ve kadın hırsızın yaptıklarına karşılık Allah tarafından ibret verici bir ceza olması için ellerini kesin. Allah güçlüdür, hakimdir.

Yaşar Nuri Öztürk

Hırsızlık yapan erkek ve kadının, yaptıklarına karşılık Allah'tan bir ceza olarak ellerini kesin. Allah Aziz'dir, Hakim'dir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

As to the thief, man or woman, who criminally and inexcusably commits a theft - whether by violence or by stealth, - you must make them suffer the amputation of their hands in requital of their iniquity; a punishment justified by Allah to set an example to others who are tempted to rob people of their property or plunder a person feloniously of something belonging, and Allah is Azizun (Almighty) and Hakimun (Wise).

Abdul Haleem

Cut off the hands of thieves, whether they are man or woman, as punishment for what they have done- a deterrent from God: God is almighty and wise.

Abdullah Yusuf Ali

As to the thief, Male or female, cut off his or her hands: a punishment by way of example, from Allah, for their crime: and Allah is Exalted in power.

Abul A'la Maududi

As for the thief -male or female - cut off the hands of both. dipnot 1 This is a recompense for what they have done, and an exemplary punishment from Allah. Allah is All-Mighty, All-Wise.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The injunction is to cut off one not both hands. There is consensus among jurists that in the event of the first theft the right hand should be cut off. This punishment has been laid down for theft alone. The Prophet (peace be on him) declared: "There is no cutting off of a hand for he who embezzles.' (Abu Da'ud, 'Hudud', 14; Tirmidhi, 'Hudud', 18; Ibn Majah, 'Hudud', 36; Nasa'i, 'Qat' al-Sariq', 13 - Ed.) This shows that the punishment prescribed for theft does not cover acts involving embezzlement and other dishonest practices. It is applicable only to acts involving the seizure, by stealth, of someone else's property.The Prophet (peace be on him) also instructed that the punishment of cutting off a hand should not be applied in cases where the value of the article stolen is less than that of a shield. In the time of the Prophet (peace be on him) according to a tradition from Ibn 'Abbas, this was ten dirhams; according to a tradition from Ibn 'Umar, it was three dirhams; according to a tradition from Anas b. Malik, it was five dirhams; and according to another tradition from 'A'ishah, it was a quarter of a dinar. Owing to this discrepancy, there is disagreement among jurists regarding the minimum value of the goods stolen which merits the punishment of cutting off a hand. This value, according to Abu Hanifah, is ten dirhams whereas according to Malik, Shafi'i and Ahmad b. Hanbal, it is one quarter of a dinar (three dirhams). (For traditions on objects and amounts of things on which the hand of the thief is to be cut off, see Bukhari, 'Hudud', 13; Muslim, 'Hudud', 1-7; Abu Da'ud, 'Hudud', 12, 13; Tirmidhi, 'Hudud', 16; Nasa'i, 'Qat' al-Sariq', 5, 8-10 - Ed.)Moreover, there are several things the theft of which would not necessitate cutting off a hand. The Prophet (peace be on him) directed, for instance, that no hand should be cut off if the stolen article was food. According to a tradition from 'A'ishah: '(The hand of) the thief was not cut off during the time of the Messenger of Allah for the theft of trivial things.' (Ahmad b. Hanbal, Musnad, vol. 3, p. 464; Darimi, 'Hudud', 4, 7 - Ed.) Furthermore, 'Ali and 'Uthman gave the judgement - and none of the Companions disagreed with it - that a person's hand should not be cut off for stealing birds. 'Umar and 'Ali did not cut off the hands of those who had stolen from the public treasury, and on this question no disagreement on the part of any Companion has been reported. On these grounds the founders of the schools of Islamic Law exempted certain things from the application of this penal injunction. According to Abu Hanifah a man's hand should not be cut off for stealing vegetables, fruit, meat, cooked food, grain which is not stored in a barn, and instruments of music and play. Likewise, he is of the opinion that a hand should not be cut off for either stealing animals grazing in the forest or for stealing from the public treasury. The founders of the other schools of Islamic Law have also exempted the stealing of certain things from the punishment of cutting off a hand. But this exemption does not mean that the guilty parties should receive no punishment at all. (See the commentaries of Ibn Kathir, Ibn al-'Arabi, Qurtubi and Jassas on this verse. See also Ibn Rushd, Bidayat al-Mujtahid, vol. 2, pp. 441 ff. - Ed.)

Aisha Bewley

As for thieves, both male and female, cut off their hands in reprisal for what they have done: an object lesson from Allah. Allah is Almighty, All-Wise.

Al-Hilali & Khan

And (as for) the male thief and the female thief, cut off (from the wrist joint) their (right) hands as a recompense for that which they committed, a punishment by way of example from Allâh. And Allâh is All-Powerful, All-Wise.

Ali Quli Qarai

As for the thief, man or woman, cut off their hands as a requital for what they have earned. [That is] an exemplary punishment from Allah, and Allah is all-mighty, all-wise.

Amatul Rahman Omar

And as for the man addicted to theft and the woman addicted to theft, cut off their hands in retribution of (the crime) that they have committed - an exemplary punishment from Allâh. And Allâh is All-Mighty, All-Wise.

Arthur John Arberry

And the thief, male and female: cut off the hands of both, as a recompense for what they have earned, and a punishment exemplary from God; God is All-mighty, All-wise.

Bijan Moeinian

The punishment for the theft (committed by male or female) is cutting their hand off. This is a punishment that they have earned and is decreed upon by the Lord. Know that God is Almighty and the Most Wise [do not challenge it by adopting alternative punishments such as imprisonment.]

E. Henry Palmer

The man thief and the woman thief, cut off the hands of both as a punishment, for that they have erred; - an example from God, for God is mighty, wise.

Edip-Layth

The male thief, and the female thief, you shall mark, cut, or cut-off their hands/means as a punishment for their crime, and to serve as a deterrent from God. God is Noble, Wise.

George Sale

If a man or a woman steal, cut off their hands, in retribution for that which they have committed; this is an exemplary punishment appointed by God; and God is mighty and wise.

Hamid S. Aziz

The thief, man or woman, cut off their hands (or ability to do evil or means of livelihood). It is the reward of their own deeds, an exemplary punishment from Allah (or one making an example). Allah is Mighty, Wise.

Mahmoud Ghali

And the male thief and the female thief: then cut (off) the hands of both, as a recompense for what they (both) have earned, as a torture from Allah; and Allah is Ever-Mighty, Ever-Wise.

Marmaduke Pickthall

As for the thief, both male and female, cut off their hands. It is the reward of their own deeds, an exemplary punishment from Allah. Allah is Mighty, Wise.

Mohamed Ahmed - Samira

As for the thief, whether man or woman, cut his hand as punishment from God for what he had done; and God is all mighty and all wise.

Muhammad Asad

NOW AS FOR the man who steals and the woman who steals, cut off the hand of either of them in requital for what they have wrought, as a deterrent ordained by God: for God is almighty, wise.

Mustafa Khattab

As for male and female thieves, cut off their hands for what they have done—a deterrent from Allah. And Allah is Almighty, All-Wise.[1]

Progressive Muslims

The male thief, and the female thief, you shall cut from their resources as a punishment for their crime, and to serve as a deterrent from God. God is Almighty, Wise.

Rashad Khalifa

The thief, male or female, you shall mark their hands as a punishment for their crime, and to serve as an example from GOD. GOD is Almighty, Most Wise.

Sahih International

[As for] the thief, the male and the female, amputate their hands in recompense for what they committed as a deterrent [punishment] from Allah. And Allah is Exalted in Might and Wise.

Sam Gerrans

And the male thief and the female thief: cut off their hand as a reward for what they have earned, as an exemplary punishment from God; and God is exalted in might and wise.

Shabbir Ahmed

(Theft is a crime that steals away the sense of security from a society). A habitual thief, male or female, must have their ability (to steal) cut off. This is the reward for their doings, and a deterrent from Allah. Allah is Almighty, Wise.

Syed Vickar Ahamed

And for the thief, male or female, cut off his or her hands: As a repayment or what they committed a punishment from Allah to be seen for their crime: And Allah is Highest in Power (Aziz), All Wise (Hakeem).

Taqi Usmani

As for a man or a woman who commits theft, cut off the hands of both to punish them for what they earned,-a deterrent punishment from Allah. Allah is Mighty, Wise.

The Monotheist Group

As for the thief, both male and female, you shall cut from their resources - as a penalty for what they have earned - to be made an example of from God. God is Noble, Wise.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 38. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 38. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 38. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩