Diyanet İşleri
(50-51) Onlar sanki arslandan kaçan yaban eşekleridirler.
Müddessir suresi
Müddessir suresi, 50. ayet. كَأَنَّهُمْ حُمُرٌ مُّسْتَنفِرَةٌ
keennehüm ḥumürum müstenfirah.
(50-51) Onlar sanki arslandan kaçan yaban eşekleridirler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Öğütten yüz çevirenler Müddessir 49–56 3
"Nihayet ölüm bize gelip çattı."
Artık şefaatçilerin şefaati onlara fayda vermez.
Böyle iken onlara ne oluyor da, öğütten yüz çeviriyorlar?
(50-51) Onlar sanki arslandan kaçan yaban eşekleridirler.
Hatta onlardan her bir kişi, kendisine açılmış sahifeler verilmesini istiyor.
Hayır, hayır! Onlar ahiretten korkmuyorlar.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 49–53. ayetler için yazılmıştır.
49-51. Yüce Allah, bu şekilde muhalefet edenlerin âkıbetini ve onlara neler yapılacağını açıkladıktan sonra, hayatta bulunanlara azarda bulunup kınayıcı ifadeler kullanarak şöyle buyurmaktadır: “Ne oluyor onlara ki öğütten yüz çeviriyorlar?” Ondan gafildirler ve uzak durmaktadırlar. Bu öğütten hızlıca kaçışları dolayısı ile tıpkı “aslandan ürküp kaçan yaban eşekleri.” gibidirler. Biri diğerini ürküttüğü için daha da hızlı koşan, bir avcının yahut kendisini öldürmek isteyen bir atıcının yahut bir aslan veya benzeri bir yırtıcı hayvanın şerrinden kurtulmak için kaçışan yaban eşeklerine benzerler. Bu da haktan uzaklaşıp kaçışın en ileri bir derecesidir. Bu şekilde kaçıp yüz çevirmekle birlikte onlar, pek büyük iddialarda da bulunmaktadırlar:
52. “Dahası onlardan her biri, kendisine” üzerine semâdan inmiş “açılıp okunan sahifeler verilmesini bekliyor.” ve ancak bu yolla hakka boyun eğeceğini ileri sürüyor. Halbuki onlar yalan söylüyorlar. Çünkü onlara her türlü mucize ve âyet gelecek olsa dahi, can yakıcı azabı görmedikçe iman etmeyeceklerdir. Çünkü onlara hakkı açıkça ortaya koyan, açık seçik âyet ve belgeler gelmiştir. Şâyet hayırlı bir özellikleri bulunsaydı mutlaka iman ederlerdi. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
53. “Asla!” Yani Biz, onlara istediklerini vermeyeceğiz. Onlar, bu sözleri ile sadece dmeogoji yapıp karşı tarafı bastırmak istiyorlar. “Doğrusu onlar, âhiretten korkmuyorlar.” Eğer âhiretten korksalardı bu yaptıklarını yapmazlardı.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Onlar, Kur’an’dan yüz çevirmelerinde ve ondan kaçmalarında sanki süratle kaçan vahşi eşekler gibidirler.
Aynı kök: حمر (6 geçiş)
Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti.…
Aynı kök: حمر (6 geçiş)
Hem binesiniz diye, hem de süs olarak atları, katırları ve merkepleri de yarattı. Bilemeyeceğiniz daha nice şeyleri de yaratır.
Aynı kök: حمر (6 geçiş)
"Yürüyüşünde tabii ol. Sesini alçalt. Çünkü seslerin en çirkini, şüphesiz eşeklerin sesidir!"
Aynı kök: نفر (18 geçiş)
Ey iman edenler! (Düşmana karşı) tedbirinizi alıp, küçük birlikler halinde, yahut topluca savaşa gidin.
Aynı kök: نفر (18 geçiş)
Ey iman edenler! Ne oldunuz ki, size "Allah yolunda sefere çıkın" denilince, yere çakılıp kaldınız. Yoksa ahiretten vazgeçip dünya hayatını mı…
Aynı kök: نفر (18 geçiş)
Eğer Allah, yolunda sefere çıkmazsanız, sizi elem dolu bir azap ile cezalandırır ve yerinize sizden başka bir toplum getirir. Siz ise O'na hiçbir…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(49, 50, 51) Onlara ne oluyor da aslandan kaçan ürkmüş yaban eşekleri gibi bu hatırlatmadan (Kur'an'dan) yüz çeviriyorlar? dipnot 1
Onlar ürkek yaban eşeklerine benziyorlar;
adeta korkuya kapılmış merkepler gibiler,
Onlar sanki ürküp kaçan yaban eşekleri gibidirler!
Sanki onlar, ürkmüş yaban eşekleri gibidirler;
Âdeta yaban eşekleri gibi (hâlâ) öğütten,
Ürkmüş yaban eşekleri gibi.
- Öyleyken, onlara ne oluyor kiadeta arslandan ürküp kaçan yaban eşekleri gibi, öğütten yüz çeviriyorlar? Daha doğrusu onların her biri, kendisine açılmış sahifeler verilmesini istiyor.
Ürkmüş zebralar gibi,
Ürkmüş zebralar gibi,
Sanki ürkmüş yaban eşekleri,
Sanki ürkmüş yaban eşekleri
Sanki ürkmüş yabani eşekler gibidirler;
Sanki ürkmüş yabani eşekler gibidirler;
Sanki ürkmüş yabani eşekler gibidirler;
Sanki onlar, ürkmüş yaban eşekleri gibidirler;
(50-51) Sanki onlar arslandan ürküb kaçan vahşi eşeklerdir!
Ürkek yaban eşekleri gibi;
(43-56) Bizler namazı / salahı kılmazdık, çalışma gücü olmayanları / miskini yedirmezdik, dalanlarla / kapılanlarla beraber bizler de dalar giderdik, bizler din gününü / hesaplaşma gününü yalanlardık. Ta ki yakın olan bizi alıncaya / ölüm bizi alıncaya değin yalanladık. Onlara şefaatçilerin şefaati de fayda vermez. Hatırlatmadan yüz çeviriyorlar. Aslandan kaçan ürkmüş eşek gibiler. Hatta her birine (kişiye özel) açıklama içeren / şerh edilmiş sayfalar verilm esini istiyorlar . ( Oysa k itap sıklıkla genele hitaplı) Hayır, hayır diğer hayattan / ahiretten korkmuyorlar. Yoo, hayır, hayır O, Onu hatırlamak isteyen kişiye bir hatırlatmadır. Allah ancak isterse , onlar hatırlarlar. O /Allah sakınma / takva ehlidir, bağışlama / mağfiret ehlidir.
Onlar adeta ürkütülmüş yaban eşekleri gibidir.
Yaban eşekleri gibi;
Onlar, ürküp kaçışan eşekler gibidir,
Ürkmüş eşekler gibi davranıyorlar,
Sanki onlar, yaban eşekleri gibidir.
(50-51) Sanki onlar, aslandan kaçan yaban eşekleri gibidir.
Sağa sola kaçışan yaban eşekleri gibidirler,
As if they were zebras,
like frightened asses
As if they were affrighted asses,
as though they were frightened wild asses,
like panicked donkeys
As if they were (frightened) wild donkeys.
as if they were terrified asses
(They behave) as if they were frightened donkeys (making others frightful too),
as if they were startled asses
… who are running away from our admonitions…
as though they were timid asses
Like fleeing zebras,
as though they were timorous asses
As if they were frightened asses
As if they were stampeding reddish asses,
As they were frightened asses
As though they were frightened asses
as though they were terrified asses
as if they were spooked zebras
They are like fleeing zebras.
Running like zebras.
As if they were alarmed donkeys
As if they were startled donkeys
As if they were frightened zebras.
As if they were frightened wild donkeys,
as if they were wild donkeys,
They are like fleeing zebras.