Müddessir suresi

Müddessir suresi, 47. ayet

Müddessir suresi, 47. ayet. حَتَّىٰٓ أَتَىٰنَا ٱلْيَقِينُ

ḥattâ etâne-lyeḳîn.

Diyanet İşleri

"Nihayet ölüm bize gelip çattı."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Müddessir 44–50 · surenin 47. ayeti / 56

Konu Herkes kazandığına rehindir; suçlulara sorulanlar Müddessir 38–48 3

  1. Müddessir 44

    "Yoksula yedirmezdik."

  2. Müddessir 45

    "Batıla dalanlarla birlikte biz de dalardık."

  3. Müddessir 46

    "Ceza gününü de yalanlıyorduk."

  4. 47

    "Nihayet ölüm bize gelip çattı."

  5. Müddessir 48

    Artık şefaatçilerin şefaati onlara fayda vermez.

  6. Müddessir 49

    Böyle iken onlara ne oluyor da, öğütten yüz çeviriyorlar?

  7. Müddessir 50

    (50-51) Onlar sanki arslandan kaçan yaban eşekleridirler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 38–48. ayetler için yazılmıştır.

38. “Her nefis işledikleri” yaptığı şer ve kötü amelleri “karşılığında rehin alınmıştır.” Yaptıkları karşılığında sapasağlam zincire vurulmuştur. Bu zincirler, boyunlarına geçirilmiş olacaktır ve bu yaptıkları sebebi ile de azaba uğratılmaları hak olmuştur.

39. “Ancak amel defterleri sağdan verilenler hariç.” Onlar rehin olarak alınmayacak, aksine onlar zincire vurulmaksızın serbest bırakılacak ve sevineceklerdir.

40. “Onlar, cennetlerdedirler; birbirlerine soru sorarlar.” Yani cennetlerde bütün istediklerini elde etmiş olacaklar. Tam bir rahat ve huzura kavuşacaklardır. Nihâyet birbirlerine soru sormaya koyulacaklar.

41-42. Bu karşılıklı konuşmaları, nihayet günahkarlara dair bazı sorular sormaya kadar gidecek: Acaba onlar nasıl bir durumla karşı karşıyadırlar? Acaba Allah’ın kendilerine vaat ettiklerini bulmuşlar mıdır? Bunun üzerine birbirlerine: Ne dersiniz, onlara yukarıdan bir bakalım mı? diyecek ve onların cehennemin ortasında, azap görmekte olduklarını görecekler ve şöyle diyecekler: “Sizi Sekar’a ne sürükledi?” Yani bu cehenneme sokan sebep nedir? Hangi günahlarınız dolayısı ile siz bu cehennem azabını hak ettiniz?

43-44. “Derler ki: Biz namaz kılanlardan değildik, yoksula da yedirmezdik.” Ne mabuda karşı ihlâs ve ihsan makamındaydık, ne de yarattılmışlarından muhtaç olanlara faydamız vardı.

45. “(Batıla) dalanlarla birlikte biz de dalardık.” Bâtıla dalar ve onunla hakka karşı mücadele verirdik.

46. “Hesap gününü de yalanlardık.” İşte batıla dalmanın sonuçları budur: Hakkı hakikati yalanlamak. En büyük hakikatlerden biri de hesap günüdür.

Hesap günü, amellerin karşılığının verileceği, Yüce Allah’ın mutlak egemenliğinin ve diğer mahlukat hakkındaki adaletli hükmünün ortaya çıkacağı gündür.

47. İşte biz bu batıl yol üzere amelimizi sürdürüp gittik. “Nihâyet ölüm bize (bu haldeyken) gelip çattı.” Kâfir olarak öldükleri için artık hiçbir çareleri kalmadı ve karşılarında umut kapıları büsbütün kapanmış oldu.

48. “Artık şefaatçilerin şefaati onlara fayda vermez” Çünkü şefaatçiler, ancak Allah’ın şefaate mazhar olmasına razı olduğu kimselere şefaat edebilirler. Bunların amellerinden ise Allah asla razı olmamıştır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

“Ölüm bize gelip çatıncaya dek yalanlamaya devam ettik.''

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. حَتَّىٰٓ hatta nihayet
  2. أَتَىٰنَا etana bize gelip çattı kök: اتي
  3. ٱلْيَقِينُ l-yekinu ölüm kök: يقن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: يقن (28 geçiş)

    Onlar sana indirilene de, senden önce indirilenlere de inanırlar. Ahirete de kesin olarak inanırlar.

  • Aynı kök: يقن (28 geçiş)

    Bilmeyenler, "Allah bizimle konuşsa, ya da bize bir mucize gelse ya!" derler. Bunlardan öncekiler de tıpkı böyle, bunların dedikleri gibi demişti.…

  • Aynı kök: يقن (28 geçiş)

    (156-157) Bir de inkarlarından ve Meryem'e büyük bir iftira atmalarından ve "Biz Allah'ın peygamberi Meryem oğlu İsa Mesih'i öldürdük" demelerinden…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

57 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sonunda kesin bir gerçek (olan ölüm) bize gelip çattı."

Mustafa İslamoğlu

ta ki ölüm hakikati bizi gelip buluncaya kadar..."

Muhammed Esed

(ölüm ile) her şey açık seçik ortaya çıkıncaya kadar."

Ahmed Hulusi

"Sonunda yakin (hakikatle yüzleşmek) oluştu!"

Ali Bulaç

"Sonunda yakin (kesin bir gerçek olan ölüm) gelip bize çattı."

Ali Özek ve heyeti

sonunda bize ölüm geldi çattı.

Ali Rıza Safa

"Gerçekler önümüze gelinceye dek!"

Bayraktar Bayraklı

- Onlar da şöyle cevap vereceklerdir: "İnanıp kulluk edenlerden değildik. Yoksulları doyurmuyorduk. Batıla dalanlarla birlikte dalardık. Ceza gününü yalanlardık. Sonunda ölüm bize geldi çattı."

Edip Yüksel

"Nihayet (şimdi) kesin gerçeğe ulaştık."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Nihayet (şimdi) kesin gerçeğe ulaştık.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

bize o ölüm gelinceye kadar!"

Elmalılı Hamdi Yazır

Ta gelinciye kadar bize o yakin

Gültekin Onan

"Sonunda yakin (kesin bir gerçek olan ölüm) gelip bize çattı."

Hasan Basri Çantay

"Nihayet bize ölüm gelib çatdı".

İbni Kesir

Nihayet ölüm bize gelip çattı.

Mehmet Alagaş

(43-56) Bizler namazı / salahı kılmazdık, çalışma gücü olmayanları / miskini yedirmezdik, dalanlarla / kapılanlarla beraber bizler de dalar giderdik, bizler din gününü / hesaplaşma gününü yalanlardık. Ta ki yakın olan bizi alıncaya / ölüm bizi alıncaya değin yalanladık. Onlara şefaatçilerin şefaati de fayda vermez. Hatırlatmadan yüz çeviriyorlar. Aslandan kaçan ürkmüş eşek gibiler. Hatta her birine (kişiye özel) açıklama içeren / şerh edilmiş sayfalar verilm esini istiyorlar . ( Oysa k itap sıklıkla genele hitaplı) Hayır, hayır diğer hayattan / ahiretten korkmuyorlar. Yoo, hayır, hayır O, Onu hatırlamak isteyen kişiye bir hatırlatmadır. Allah ancak isterse , onlar hatırlarlar. O /Allah sakınma / takva ehlidir, bağışlama / mağfiret ehlidir.

Rowwad Tercüme Merkezi

“Nihayet ölüm bize gelip çatıncaya dek.''

Süleyman Ateş

"İşte böyle iken ölüm bize gelip çattı."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sonunda ölüm geldi çattı." derler.

Şaban Britch

Ölüm bize gelene dek.

Şaban Piriş

Ölüm bize gelene dek..

Yaşar Nuri Öztürk

"Nihayet, tartışılmaz ve karşı çıkılmaz bilgi önümüze dikildi."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

" Until we were caught in the jaws of death and were affronted with reality".

Abdul Haleem

until the Certain End came upon us.’

Abdullah Yusuf Ali

"Until there came to us (the Hour) that is certain."

Abul A'la Maududi

until the inevitable event overtook us." dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Until the inevitable certainty overtakes: Until death came upon us. Here, the inevitable implies death as well as the Hereafter.

Aisha Bewley

until the Certain came to us. ’

Al-Hilali & Khan

"Until there came to us (the death) that is certain."

Ali Quli Qarai

until death came to us. ’

Amatul Rahman Omar

`Till death overtook us. '

Arthur John Arberry

till the Certain came to us. ' --

Bijan Moeinian

"Till we faced the Day of Judgment. "

E. Henry Palmer

until the certainty did come to us!'

Edip-Layth

"Until the certainty came to us."

George Sale

until death overtook us:

Hamid S. Aziz

"Till the inevitable event (death) overtook us. "

Mahmoud Ghali

Until the Certitude came up to us. "

Marmaduke Pickthall

Till the Inevitable came unto us.

Mohamed Ahmed - Samira

Until the certainty (of death) had come upon us.

Muhammad Asad

until certainty came upon us [in death]. "

Mustafa Khattab

until the inevitable came to us."

Progressive Muslims

"Until the certainty came to us. "

Rashad Khalifa

"Until certainty came to us now."

Sahih International

Until there came to us the certainty. "

Sam Gerrans

“Until the Certainty came to us.”

Shabbir Ahmed

"Till the inevitable Truth came unto us. "

Syed Vickar Ahamed

"Until there came upon us (the Hour) that is certain. "

Taqi Usmani

until when we were overtaken by that which is certain."

The Monotheist Group

"Until the certainty came to us."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Müddessir suresi, 47. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Müddessir suresi, 47. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Müddessir suresi, 47. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩