Diyanet İşleri
İnkar edenler var ya, muhakkak onlara: "Allah'ın (size) gazabı, sizin kendinize olan gazabınızdan daha büyüktür. Çünkü siz imana çağırılırdınız da inkar ederdiniz" diye seslenilir.
Mü'min suresi
Mü'min suresi, 10. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ يُنَادَوْنَ لَمَقْتُ ٱللَّهِ أَكْبَرُ مِن مَّقْتِكُمْ أَنفُسَكُمْ إِذْ تُدْعَوْنَ إِلَى ٱلْإِيمَٰنِ فَتَكْفُرُونَ
inne-lleẕîne keferû yünâdevne lemaḳtü-llâhi ekberu mim maḳtiküm enfüseküm iẕ tüd`avne ile-l'îmâni fetekfürûn.
İnkar edenler var ya, muhakkak onlara: "Allah'ın (size) gazabı, sizin kendinize olan gazabınızdan daha büyüktür. Çünkü siz imana çağırılırdınız da inkar ederdiniz" diye seslenilir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İnkâr edenlere nida ve buluşma günü Mü'min 10–20 3
Arş'ı taşıyanlar ve onun çevresinde bulunanlar (melekler) Rablerini hamd ederek tespih ederler, O'na inanırlar ve inananlar için (şöyle diyerek) bağışlanma dilerler: "Ey Rabbimiz! Senin rahmetin ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. O halde tövbe eden ve senin yoluna uyanları bağışla ve onları cehennem azabından koru."
"Ey Rabbimiz! Onları da, onların babalarından, eşlerinden ve soylarından iyi olanları da, kendilerine vaad ettiğin Adn cennetlerine koy. Şüphesiz sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin."
"Onları kötülüklerden koru. Sen o gün kimi kötülüklerden korursan, ona rahmet etmiş olursun. İşte bu büyük başarıdır."
İnkar edenler var ya, muhakkak onlara: "Allah'ın (size) gazabı, sizin kendinize olan gazabınızdan daha büyüktür. Çünkü siz imana çağırılırdınız da inkar ederdiniz" diye seslenilir.
Onlar da şöyle derler: "Ey Rabbimiz! Bizi iki defa öldürdün, iki defa da dirilttin. Günahlarımızı kabulleniyoruz. Şimdi (bu ateşten) bir çıkış yolu var mı?"
"Bu, sizin tevhid çerçevesinde Allah'a çağrıldığında inkar etmeniz, O'na ortak koşulduğunda ise inanmanız sebebiyledir. Artık hüküm yüce ve büyük Allah'a aittir."
O, size ayetlerini gösteren, sizin için gökten bir rızık indirendir. Ancak O'na yönelen, düşünüp ibret alır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
10. Yüce Allah, kâfirlerin karşı karşıya kalacağı rezillik ve rüsvaylığı, dünyaya geri dönmeyi ve ateşten çıkmayı isteyeceklerini, buna karşılık bu işin kendileri için imkânsız olduğu belirtilerek azarlanacaklarını haber vermekte ve şöyle buyurmaktadır:
“Kâfirlere” buyruğunun lafzının mutlak (kayıtsız-şartsız) olarak kullanılması, Allah’ı yahut kitaplarını yahut peygamberlerini yahut da âhiret gününü inkâr etmek şeklindeki bütün küfür türlerini kapsaması içindir.
Onlar, cehenneme girdiklerinde işledikleri günah ve veballer dolayısı ile bu azabı hak ettiklerini itiraf edecekler ve bundan dolayı da kendi kendilerinden nefret edecekler, kendilerine alabildiğine öfkelenip kızacaklar. İşte o vakit onlara şöylece seslenilecektir:
“Allah’ın” size olan “öfkesi, sizin kendinize olan öfkenizden elbette daha büyüktür. Çünkü siz, imana çağrıldığınız halde küfre sapıyordunuz.” Yani peygamberler ve onlara uyanlar, sizleri imana davet edip de size karşı hakkı apaçık gösteren delilleri ortaya koyduklarında siz inkâr ettiniz. Allah’ın sizi yaratma sebebi olan imana yanaşmadınız. O’nun geniş ve engin rahmetinin dışına çıktınız. Bu yüzden O da size gazap etti, sizden nefret etti.
İşte bu, “sizin kendinize olan öfkenizden elbette daha büyüktür.” Size olan bu öfke ve gazap, üzerinizde süreklidir. O, pek kerim olanın size olan gazabı, artık sizi bulmuş ve siz de nihâyet bu hale varmış bulunuyorsunuz. Bugün mü’minler, Allah’ın rızasına ve mükâfatlarına nail olmuşken, sizler Allah’ın gazabına ve cezasına maruz kaldınız.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Şüphesiz ki, kıyamet günü cehenneme girdikleri ve kendilerine öfkelenip lanet ettikleri zaman Yüce Allah'ı ve resullerini küfredenlere şöyle seslenilir: "Allah'ın size olan gazabı, sizin kendinize olan gazabınızdan daha şiddetlidir. Sizler dünyada Allah'a iman etmeye davet edilirdiniz de, O'nu küfrederdiniz ve O'nunla birlikte ilahlar edinirdiniz."
Aynı kök: مقت (6 geçiş) · Ortak kavram: Kibir
Onlar kendilerine gelmiş hiçbir delil olmaksızın, Allah'ın ayetleri hakkında tartışan kimselerdir. Bu ise Allah katında ve iman edenler katında büyük…
Aynı kök: مقت (6 geçiş) · Ortak kavram: Kibir
Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük gazap gerektiren bir iştir.
Aynı kök: مقت (6 geçiş)
Geçmişte olanlar hariç, artık babalarınızın evlendiği kadınlarla evlenmeyin. Çünkü bu bir hayasızlık, öfke ve nefret gerektiren bir iştir. Bu, ne…
Aynı kök: ندو (53 geçiş) · Ortak kavram: Kibir
A'raftakiler, simalarından tanıdıkları birtakım adamlara da seslenir ve şöyle derler: "Ne çokluğunuz, ne de taslamakta olduğunuz kibir size bir yarar…
Aynı kök: ندو (53 geçiş) · Ortak kavram: Dua
İnkar edenleri imana çağıran (peygamber) ile inkar edenlerin durumu, bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan hayvanlara seslenen (çoban) ile…
Aynı kök: ندو (53 geçiş) · Ortak kavram: Dua
(Ey Muhammed!) Allah'ın, "Ortağım olduklarını iddia ettiklerinizi çağırın" diyeceği, onların da çağıracakları, fakat kendilerine (çağırdıklarının)…
Ortak kavram: Kibir · Ortak kavram: Dua
Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine…
Ortak kavram: Kibir · Ortak kavram: Dua
"Hamd, iyice yaşlanmış iken bana İsmail'i ve İshak'ı veren Allah'a mahsustur. Şüphesiz Rabbim duayı işitendir."
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Kâfir olanlara (mahşerde) şöyle seslenilecektir: "Allah'ın gazabı, sizin kendinize olan öfkenizden elbette daha büyüktür. Zira imana davet ediliyorken inkâr ediyordunuz."
İnkarda ısrar edenlere (o gün) şöyle nida edilecektir: "İman etmeye çağırıldığınız halde inkar etmeyi sürdürdüğünüz zaman Allah'ın size olan kahır ve sitemi, sizin (şu an) kendi kendinize olan kahır ve siteminizden daha büyüktür!"
Hakikati inkara şartlanmış olanlara gelince, (o Gün) bir ses onlara şöyle diyecektir: "İmana çağrıldığınız halde hakikati inkara devam ettiğiniz (zaman) Allah'ın size karşı öfkesi, sizin kendinize karşı duyduğunuz (şu anki) öfkenizden daha büyüktür!"
Muhakkak ki hakikat bilgisini inkar edenlere: "Allah'ın şiddetli öfkesi, sizin kendinize kızgınlığınızdan daha büyüktür. . . Hani siz imana çağrılıyordunuz da, inkar ile reddediyordunuz!" diye nida olunur.
Şüphesiz küfredenlere de (şöyle) seslenilir: "Allah'ın gazablanması, elbette sizin kendi nefislerinize gazablanmanızdan daha büyüktür. Çünkü siz, imana çağrıldığınız zaman inkar ediyordunuz."
İnkâr edenlere şöyle seslenilir: Allah'ın gazabı, sizin kendinize olan kötülüğünüzden elbette daha büyüktür. Zira siz imana davet ediliyorsunuz, fakat inkâr ediyorsunuz.
Nankörlük edenlere, şöyle seslenilir: "Allah'ın öfkesi, birbirinize duyduğunuz öfkeden kesinlikle daha büyüktür. Çünkü inanca çağırıldığınızda nankörlük ettiniz!"
İnkar edenlere şöyle seslenilir: "Allah'ın buğzu, sizin kendinize olan öfkenizden daha büyüktür. Çünkü imana çağırıldığınızda inkar ederdiniz."
İnkar etmiş olanlara, "ALLAH'ın hoşnutsuzluğu, sizin kendi kendinize olan hoşnutsuzluğunuzdan daha büyüktür. Gerçeği onaylamaya çağrıldığınızda inkar ederdiniz" diye seslenilir.
İnkar etmiş olanlara, 'ALLAH'ın hoşnutsuzluğu, sizin kendi kendinize olan hoşnutsuzluğunuzdan daha büyüktür. İmana çağrıldığınızda inkar ederdiniz,' diye seslenilir.
O küfredenlere muhakkak şöyle bağırılacaktır: "Kesinlikle Allah'ın gazabı, sizin kendinize karşı olan gazabınızdan daha büyüktür. Çünkü siz imana davet ediliyordunuz da küfrediyordunuz."
O küfredenlere muhakkak şöyle bağırılacaktır: elbette Allahın buğzu sizin nefislerinize buğzunuzdan daha büyük, zira siz iymana da'vet olunuyordunuz da küfrediyordunuz
Kafirlere seslenilir: "Elbette ki Allah'ın kızgınlığı, kendinize duymuş olduğunuz kızgınlıktan daha büyüktür. Zira siz inanmaya çağrıldığınız zaman, kafirlik dipnot 1 ediyordunuz."
Kafirlere seslenilir: "Elbette ki Allah'ın kızgınlığı, kendinize duymuş olduğunuz kızgınlıktan daha büyüktür. Zira siz inanmaya çağrıldığınız zaman, Kafirlik ediyordunuz."
Gerçeği yalanlayan nankörlere seslenilir: "Elbette ki Allah'ın kızgınlığı, kendinize duymuş olduğunuz kızgınlıktan daha büyüktür. Zira siz inanmaya çağrıldığınız zaman, gerçeği yalanlayarak nankörlük ediyordunuz."
Şüphesiz küfredenlere de (şöyle) seslenilir: "Tanrı'nın gazablanması elbette sizin kendi nefslerinize gazablanmanızdan daha büyüktür. Çünkü siz inanca çağrıldığınız zaman küfrediyordunuz."
Küfredenlere (melekler tarafından) nida edilir: "Allahın buğzu, sizin kendinize olan buğzunuzdan elbet daha büyükdür. Çünkü siz (dünyada) imana da'vet olunuyordunuz da küfür (de ısraar) ediyordunuz".
Muhakkak küfredenlere seslenilir ki: Allah'ın gazabı sizin birbirinize öfkenizden daha büyüktür. Çünkü siz, imana davet olunuyordunuz da küfrediyordunuz.
(10-22) Kafirlere seslenilir / nida edilir, Allah’ın nefreti sizin kendinizden duyduğunuz nefretten daha büyüktür, siz imana çağrılıyordunuz da o vakit yok sayıyordunuz / küfrediyordunuz . Derler ki Rabbimiz bizi iki defa öldürdün iki kere de dirilttin günahlarımızı da itiraf ettik, bize, çıkmak için bir yol var mıdır? (Yaratılmadan önceki ölü hâl, dünya diriliği dünyada ölüm ahiret dirilişi) Siz tek olan Allah’a çağrıldınız ve ona ortak koşmaya iman ettiniz, artık hüküm vermek yüce ve büyük olan Allaha aittir, size ayetlerini gösteren, semadan erzak / rızık indiren O’ dur, işte bunu ancak gönülden yönelen hatırlayıp anar. Kafirler hoşlanmasa dahi siz, dini O’na has kılanlar olarak Allah’a dua edin. Tahtın / arşın sahibi dereceleri yükseltir, Onun emrinden olan Ruhla, kullarından istediğini , buluşma günü ile uyarmak için buluşturur. O gün onlar ortaya çıkar / bariz hale gelirler, onlara ait hiçbir şey Allah’a gizli kalmaz, O gün mülk kimindir? Tek ve ezici otorite sahibi / kahhar olan Allah’ındır. O gün her birey kazandığı ile karşılıklan dırılacaktır, o gün zulüm yoktur , muhakkak ki Allah hesabı seri görür / çabuk bitirir. Yaklaşan günden onları uyar, o vakit kalpler konuşamaz haldeki gırtlaklara / boğazlara dayanmıştır, zalimler için samimiyet / içtenlik ve tabi olunacak bir aracı da yoktur. O, bakışların hainliğini ve kalplerin gizlediğini bilir. Allah hak ile / hakikatle hükmünü gerçekleştirir, O’nun dışında çağrıda / duada bulundukları ise herhangi bir şey gerçekleştiremezler, Allah kesinlikle işitendir, görendir. Arzda gezinmediler mi? Onlardan öncekilerin sonucu / akıbeti nasıl olmuş bakmadılar mı? Onlar arzda kuvvetçe, eserlerce onlardan daha şiddetli idiler, Allah onları günahları nedeniyle onları yakaladı , Allah’tan onları koruyan da olmadı. İşte bunun nedeni , onlara Resullerimiz açıklamalarla / beyanatlarla geldi, onlar da yok saydılar / küfrettiler. Allah ta onları yakaladı ve muhakkak ki O sağlamdır şiddetli sonuçlandırır.
Şüphesiz kâfirlere şöyle seslenilir: "Allah’ın (size) buğzu, sizin kendinize olan buğzunuzdan daha büyüktür, çünkü siz imana çağrılıyordunuz da küfürde direniyordunuz."
İnkar edenlere de bağırılır: "Allah'ın (size) kızması, sizin kendi kendinize kızmanızdan daha büyüktür. Zira siz imana çağrılırdınız da inkar ederdiniz!"
Kafirlik edenlere de şöyle seslenilecektir: "Allah'ın kızgınlığı, sizin kendinize olan kızgınlığınızdan fazladır; çünkü (dünyada) imana çağrıldığınızda kafirlik ediyordunuz dipnot 1 ."
Ayetleri görmezlik edenlere, şöyle seslenilir: "İmana çağrılıp da görmezlik ettiğiniz günkü Allah'ın kızgınlığı, şimdi sizin kendinize olan kızgınlığınızdan büyüktü."
Küfredenlere şöyle seslenilir: Allah’ın size gazabı, sizin kendinize karşı gazabınızdan daha büyüktür. Zira imana çağrılıyordunuz, ama siz küfrediyordunuz.
Küfredenlere şöyle seslenilir: Allah'ın size kızgınlığı, sizin kendinize karşı kızgınlığınızdan daha büyüktür. Zira imana çağrılıyordunuz, ama siz inkar ediyordunuz.
Küfre batmış olanlara şöyle haykırılır: "Allah'ın öfkesi, sizin kendi benliklerinize öfkenizden elbette ki daha büyüktür. Hani, siz imana çağrılıyordunuz da inkar ediyordunuz!"
Those who denied Allah and refused to acknowledge His Authority shall be called upon Hereafter to listen to the proclamation: "Allah hatred to you is far greater than your present natural aversions and antipathies among yourselves; aversions actuated now by the status quo which you face resolutely, you brought upon yourselves by the evil incitation in life to counsel deaf to Allah's message. "
But those who disbelieved will be told, ‘When you were called to the faith and rejected it, God’s disgust with you was even greater then than the self-disgust you feel [today].’
The Unbelievers will be addressed: "Greater was the aversion of Allah to you than (is) your aversion to yourselves, seeing that ye were called to the Faith and ye used to refuse."
It will be announced to the unbelievers (on the Day of Resurrection): "Surely Allah's abhorrence of you when you were called to believe but you disbelieved was greater than is your abhorrence of yourselves today." dipnot 1
Those who were kafir will be addressed: ‘Allah’s hatred of you, when you were called to iman but then chose kufr, is even greater than your hatred of yourselves. ’
Those who disbelieve will be addressed (at the time of entering the Fire): "Allâh’s aversion was greater towards you (in the worldly life when you used to reject the Faith) than your aversion towards one another (now in the Fire of Hell, as you are now enemies to one another), when you were called to the Faith but you used to refuse."
Indeed it will be proclaimed to the faithless: ‘Surely Allah’s outrage [towards you] is greater than your outrage towards yourselves, as you were invited to faith, but you disbelieved. ’
Those who disbelieve will be called and told (on the Day of Requital), `Of course, Allâh's abhorrence (of you because of your persisting in disbelief) is greater than your own abhorrence of yourselves (this day). (Recall) when you were called to the faith but you refused (to come to it).'
It shall be proclaimed to the unbelievers, 'Surely God's hatred is greater than your hatred one of another, when you were called unto belief, and disbelieved. '
On the Day of Judgment, the disbelievers will be told: "You are angry at yourself now but God is more angry in account of your refusal of His inviting you to the right path. "
Verily, those who misbelieve shall be cried out to, 'Surely, God's hatred is greater than your hatred of each other when ye were called unto the faith and misbelieved!'
Those who had rejected will be told: "God's abhorrence towards you is greater than your abhorrence towards yourselves, for you were invited to acknowledge, but you chose to reject."
But the infidels, at the day of judgment, shall hear a voice crying unto them, verily the hatred of God towards you is more grievous than your hatred towards yourselves: Since ye were called unto the faith, and would not believe.
Surely those who disbelieve shall be addressed, "Verily, Allah's abhorrence is more terrible than your abhorrence one to another, when you were called unto the faith and you refused. "
Surely (the ones) who have disbelieved will be called out (to), "Indeed the detesting of Allah is greater than your detesting yourselves, as you were called to belief, yet you disbelieved. "
Lo! (on that day) those who disbelieve are informed by proclamation: Verily Allah's abhorrence is more terrible than your abhorrence one of another, when ye were called unto the faith but did refuse.
Those who disbelieve will certainly be told: "God's displeasure was greater than your disgust of your selves when you were called to belief and refused to believe. "
[But, ] behold, as for those who are bent on denying the truth - [on that same Day] a voice will call out unto them: "Indeed, greater than your [present] loathing of yourselves was God’s loathing of you [at the time] when you were called unto faith but went on denying the truth!"
Indeed, it will be announced to the disbelievers, "Allah’s contempt for you—as you disbelieved when invited to belief—was far worse than your contempt for one another ˹Today˺."
Those who had rejected will be told: "God's abhorrence towards you is greater than your abhorrence towards yourselves, for you were invited to believe, but you chose to reject. "
Those who disbelieve will be told, "GOD's abhorrence towards you is even worse than your own abhorrence towards yourselves. For you were invited to believe, but you chose to disbelieve.",
Indeed, those who disbelieve will be addressed, "The hatred of Allah for you was [even] greater than your hatred of yourselves [this Day in Hell] when you were invited to faith, but you refused. "
Those who ignore warning will be called: “The hatred of God is greater than your hatred of yourselves — when you were invited to faith, but denied.”
But, behold, as for those who adamantly deny the Truth, they will be so addressed, "Indeed, greater than your disapproval of yourselves this Day was Allah's disapproval when you were invited to the Faith but you went on denying and screened yourselves off from the Light. " (Kufr = Denying the Truth = Ingratitude for guidance = Choosing to live in darkness).
The unbelievers will be told: "Indeed, to you the dislike of Allah was greater than the dislike of yourselves, (by) seeing that you were called to the Faith and you used to refuse. "
Those who disbelieve will be addressed (by a voice saying): "Allah’s hatred (for you), when you were invited to the true faith and you refused, was greater than your hatred for yourselves (today when you are hating your own selves out of remorse).
Those who had rejected will be told: "The abhorrence of God towards you is greater than your abhorrence of yourselves, for you were invited to believe, but you chose to reject."