Mü'min suresi

Mü'min suresi, 67. ayet

Mü'min suresi, 67. ayet. هُوَ ٱلَّذِى خَلَقَكُم مِّن تُرَابٍ ثُمَّ مِن نُّطْفَةٍ ثُمَّ مِنْ عَلَقَةٍ ثُمَّ يُخْرِجُكُمْ طِفْلًا ثُمَّ لِتَبْلُغُوٓا۟ أَشُدَّكُمْ ثُمَّ لِتَكُونُوا۟ شُيُوخًا وَمِنكُم مَّن يُتَوَفَّىٰ مِن قَبْلُ وَلِتَبْلُغُوٓا۟ أَجَلًا مُّسَمًّى وَلَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ

hüve-lleẕî ḫaleḳaküm min türâbin ŝümme min nuṭfetin ŝümme min `aleḳatin ŝümme yuḫricüküm ṭiflen ŝümme liteblügû eşüddeküm ŝümme litekûnû şüyûḫâ. veminküm mey yüteveffâ min ḳablü veliteblügû ecelem müsemmev vele`alleküm ta`ḳilûn.

Diyanet İşleri

O, sizi (önce) topraktan, sonra az bir sudan (meniden), sonra "alaka"dan yaratan, sonra sizi (ana rahminden) çocuk olarak çıkaran, sonra olgunluk çağına ulaşmanız, sonra da ihtiyarlamanız için sizi yaşatandır. İçinizden önceden ölenler de vardır. Allah bunları, belli bir zamana erişmeniz ve düşünüp akıl erdirmeniz için yapar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mü'min 64–70 · surenin 67. ayeti / 85

Konu "Bana dua edin"; yaratılıştaki deliller Mü'min 60–68 3

  1. Mü'min 64

    Allah, yeryüzünü sizin için karar kılma yeri, göğü de bina yapan; size şekil verip de şekillerinizi güzel kılan ve sizi temiz şeylerle rızıklandırandır. İşte Rabbiniz Allah! Alemlerin Rabbi Allah ne yücedir!

  2. Mü'min 65

    O, diridir. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. O halde sadece Allah'a itaat ederek (samimi olarak) O'na ibadet edin. Hamd, alemlerin Rabbine mahsustur.

  3. Mü'min 66

    De ki: "Rabbimden bana apaçık deliller gelince, Allah'ı bırakıp da taptıklarınıza tapmam bana yasaklandı ve bana, alemlerin Rabbine teslim olmam emredildi."

  4. 67

    O, sizi (önce) topraktan, sonra az bir sudan (meniden), sonra "alaka"dan yaratan, sonra sizi (ana rahminden) çocuk olarak çıkaran, sonra olgunluk çağına ulaşmanız, sonra da ihtiyarlamanız için sizi yaşatandır. İçinizden önceden ölenler de vardır. Allah bunları, belli bir zamana erişmeniz ve düşünüp akıl erdirmeniz için yapar.

  5. Mü'min 68

    O, yaşatan ve öldürendir. Bir şeye karar verdiğinde, ona sadece "ol" der, o da oluverir.

  6. Mü'min 69

    Allah'ın ayetleri hakkında tartışanları görmedin mi? Nasıl da döndürülüyorlar?

  7. Mü'min 70

    Onlar, kitabı (Kur'an'ı) ve elçilerimize gönderdiklerimizi yalanlayanlardır. Onlar bilecekler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

67. Daha sonra Allah, yegane yaratıcı olduğunu, insanların yaratılışını tekâmül ettirenin kendisi olduğunu belirterek uluhiyet tevhidini özellikle vurgulamakta: Sizi tek başına yaratan O olduğu için yalnızca O’na ibadet etmelisiniz, demektedir:

“Sizi topraktan” bu sizin aslınız ve atanız olan Adem aleyhisselam’ı yaratması ile olmuştur. “sonra nutfeden” bu da diğer tüm insanların annesinin karnındaki yaratılışının başlangıcını anlatmaktadır.

Yüce Allah, yaratılışın başına dikkat çekmekle geri kalan aşamalar olan alaka, bir çiğnemlik et, kemikler, ondan sonra da ruhun üfürülmesine dikkat çekmektedir.

“Sonra sizi bebek olarak çıkaran.” İşte sizler, bu şekilde ilâhî yaratma dahilinde aşamadan aşamaya geçip durursunuz.

“Sonra rüşt” akıl, beden, gizli ve açık bütün kuvvetler itibari ile güçlü “çağınıza ermeniz, daha sonra da ihtiyar olmanız için (sizi yaşatan) O’dur. Kiminiz ise bundan” güçlü çağa erişmeden “önce ölür.”

Bu takdir edilen aşamalardan geçmeniz, ömürlerinizin sona ereceği “belirli bir ecele ulaşmanız ve aklınızı kullanıp” şu hallerinizi “düşünmeniz” ve sizi bu aşamalardan geçirenin mutlak kudret sahibi olduğunu ve yalnızca Ona ibadet edilmesi gerektiğini bilmeniz, sizin ise her açıdan eksik ve kusurlu olduğunuzu anlamanız “içindir.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

O; babanız Âdem'i topraktan yaratan, sonra onun ardından sizin yaratılışınızı meniden, meniden sonra kan pıhtısından sonra da annelerinizin karınlarından küçük bebekler olarak çıkarandır. Sonra bedenin güçlü kuvvetli olduğu bir yaşa ulaşırsınız. Sonra ihtiyarlayana kadar yaşayıp büyürsünüz. Aranızdan bazıları bundan önce de vefat eder. Allah'ın ilminde belirli bir zamana ulaşırsınız, bundan bir şey eksiltip artıramazsınız. Umulur ki, Allah'ın kudretine ve birliğine delalet eden bu apaçık delil ve hüccetlerden istifade edersiniz.

Kelimeler

30 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. هُوَ huve O'dur
  2. ٱلَّذِى llezi ki
  3. خَلَقَكُم halekakum sizi yarattı kök: خلق
  4. مِّن min -tan
  5. تُرَابٍۢ turabin toprak- kök: ترب
  6. ثُمَّ summe sonra
  7. مِن min -den
  8. نُّطْفَةٍۢ nutfetin nutfe(sperm)- kök: نطف
  9. ثُمَّ summe sonra
  10. مِنْ min -dan
  11. عَلَقَةٍۢ alekatin alaka(embriyo)- kök: علق
  12. ثُمَّ summe sonra
  13. يُخْرِجُكُمْ yuhricukum sizi çıkarıyor kök: خرج
  14. طِفْلًۭا tiflen çocuk olarak kök: طفل
  15. ثُمَّ summe sonra
  16. لِتَبْلُغُوٓا۟ liteblugu ermeniz için kök: بلغ
  17. أَشُدَّكُمْ eşuddekum güçlü çağınıza kök: شدد
  18. ثُمَّ summe sonra
  19. لِتَكُونُوا۟ litekunu olmanız için kök: كون
  20. شُيُوخًۭا ۚ şuyuhen ihtiyarlar kök: شيخ
  21. وَمِنكُم ve minkum ve içinizden
  22. مَّن men kimi
  23. يُتَوَفَّىٰ yuteveffa öldürülüyor kök: وفي
  24. مِن min
  25. قَبْلُ ۖ kablu daha önce kök: قبل
  26. وَلِتَبْلُغُوٓا۟ veliteblugu ve erişmeniz için kök: بلغ
  27. أَجَلًۭا ecelen süreye kök: اجل
  28. مُّسَمًّۭى musemmen belli kök: سمو
  29. وَلَعَلَّكُمْ veleallekum ve umulur ki
  30. تَعْقِلُونَ tea'kilune aklınızı kullanırsınız kök: عقل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: طفل (4 geçiş) · Aynı kök: علق (7 geçiş) · Aynı kök: نطف (12 geçiş)

    Ey insanlar! Ölümden sonra diriliş konusunda herhangi bir şüphe içindeyseniz (düşünün ki) hiç şüphesiz biz sizi topraktan, sonra az bir sudan…

  • Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Aynı kök: بلغ (77 geçiş)

    İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi kendilerine dört ay on gün (iddet) beklerler. Sürelerini bitirince artık kendileri için meşru…

  • Aynı kök: علق (7 geçiş) · Aynı kök: نطف (12 geçiş)

    Sonra bu az suyu "alaka" haline getirdik. Alakayı da "mudga" yaptık. Bu "mudga"yı da kemiklere dönüştürdük ve bu kemiklere de et giydirdik. Nihayet…

  • Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Ortak kavram: Ecel

    O, geceleyin sizi ölü gibi kendinizden geçirip alan (uyutan) ve gündüzün kazandıklarınızı bilen, sonra da belirlenmiş eceliniz tamamlanıncaya kadar…

  • Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Ortak kavram: Ecel

    Allah, (ölen) insanların ruhlarını öldüklerinde, ölmeyenlerinkini de uykularında alır. Ölümüne hükmettiklerinin ruhlarını tutar, diğerlerini belli…

  • Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Aynı kök: بلغ (77 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)

    Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın. Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. Biz herkesi ancak gücünün yettiği…

  • Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Aynı kök: بلغ (77 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)

    Rüştüne erişinceye kadar, yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın, verdiğiniz sözü de yerine getirin. Çünkü söz (veren sözünden) sorumludur.

  • Aynı kök: طفل (4 geçiş) · Aynı kök: بلغ (77 geçiş)

    Çocuklarınız erginlik çağına geldiklerinde, kendilerinden öncekilerin izin istedikleri gibi izin istesinler. İşte Allah ayetlerini size böyle…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

69 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sizi (önce) topraktan, sonra nutfeden (zigottan), dipnot 1 sonra ‘alakadan (embriyodan) yaratan, sonra sizi bebek olarak (ana rahminden) çıkaran, sonra sizi yetişkinlik çağınıza ulaşmanız, ardından da ihtiyarlamanız için (yaşatan) O'dur. İçinizden daha önce vefat ettirilenler de vardır ve belirli bir vakte ulaşmanız için (sizi yaşatan da O'dur). dipnot 2 Umulur ki akıl edersiniz. dipnot 3

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Fâtır 35:11.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: En‘âm 6:60; Hacc 22:5.
  3. metne dön, dipnot 3
    Bu ayette insanın yaratılışıyla ilgili elementer aşama olan toprak, ardından biyolojik aşama olan ana rahminde yaşananların bir kısmı, sonrasında insan hayatı hakkında farklı yönlere dikkat çekilmektedir.

Mustafa İslamoğlu

Sizi önce toprak türünden, sonra bir damlacık hayat suyundan, sonra da döllenmiş yumurta hücresinden yaratan O'dur; sonra bebek olarak meydana gelmenizi (dilemiştir); sonra olgunluk çağına erişmeniz ve ardından da yaşlanmanız için (yasa koymuştur): Ne ki kiminize ölüm daha erken tattırılır, (kiminize) de sonu yasayla belirlenmiş bir süreye ulaşmanız için (zaman tanınır) ki, belki aklınızı başınıza alırsınız.

Muhammed Esed

Sizi topraktan, sonra bir sperm damlasından ve sonra bir döllenmiş hücreden yaratan O'dur ve sonra O, sizi çocuklar olarak hayata getirir ve sonra olgunluk çağına erişmenizi ve ardından yaşlanmanız(ı emreder) -ama bir kısmınız için daha erken ölüm (verir)- ve (bütün bunları takdir eder ki O'nun) belirl(ediğ)i vadeye erişesiniz ve aklınızı kullan(mayı öğren)esiniz.

Ahmed Hulusi

"HU", odur ki; sizi bir topraktan, sonra bir spermden, sonra bir alakadan (embriyo) yarattı. . . Sonra sizi bir çocuk olarak çıkardı; sonra olgunluğa ulaşmanız, sonra yaşlılığı yaşamanız için ömür verdi. . . Sizden kimi de daha önce vefat ettiriliyor. . . (Bunların oluşu) takdir edilen süreye ulaşmanız ve aklınızı kullanmanız içindir.

Ali Bulaç

O'dur ki, sizi topraktan, sonra bir damla sudan, sonra bir alak'tan (embriyo) yarattı; sonra sizi bir bebek olarak çıkarmakta, sonra güçlü (erginlik) çağınıza erişmeniz, sonra da yaşlanmanız için size (belli bir ömür vermektedir). Sizden kiminin daha önce hayatına son verilmektedir; adı konulmuş bir ecele erişmeniz ve belki aklınızı kullanmanız için (Allah sizi böyle yaşatır).

Ali Özek ve heyeti

Sizi topraktan, sonra meniden, sonra alakadan (aşılanmış yumurtadan) yaratan sonra bebek olarak çıkaran, sonra sizi güçlü kuvvetli bir çağa erişmeniz, sonra da ihtiyarlamanız ki içinizden daha önce vefat edenler de vardır ve belli bir vakte ulaşmanız için sizi yaşatan O’dur. Umulur ki düşünürsünüz.

Ali Rıza Safa

O, sizi topraktan, sonra bir damlacıktan, sonra asılarak tutunandan yarattı. Sonra, sizi çocuk olarak çıkarır; olgunluk çağına ulaşmanız ve ardından yaşlanmanız için. Ve aranızdan bir bölümüne, daha erken ölüm verir; belirlenmiş bir süreye ulaşmanız için. Böylece, belki aklınızı kullanırsınız.

Bayraktar Bayraklı

Sizi topraktan, sonra meniden, sonra alakadan/yapışkan-döllenmiş yumurtadanyaratan O'dur. Sonra dünyaya sizi bir bebek olarak çıkarıyor. Sonra ergenlik çağına eresiniz, sonra da hayatınızı sürdürüp yaşlanasınız diye sizi yaşatıyor. İçinizden bir kısmı daha önce vefat ettiriliyor. Bütün bunlar, belirlenen bir süreye ulaşmanız ve aklınızı kullanasınız diyedir.

Edip Yüksel

O ki sizi topraktan, sonra bir damladan, sonra asılı duran bir embriyodan yaratmıştır. Olgunlaşmanız ve ihtiyarlamanız için daha sonra sizi çocuk olarak dışarı çıkarır. Sizden bazılarının canı daha erken alınır. Daha önce belirlenmiş yaşa ulaşırsınız ki kavrayasınız.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

O ki sizi topraktan, sonra bir damladan, sonra asılı duran bir embriyodan yaratmıştır. Olgunlaşmanız ve ihtiyarlamanız için daha sonra sizi çocuk olarak dışarı çıkarır. Sizden bazılarının canı daha erken alınır. Daha önce belirlenmiş yaşa ulaşırsınızki kavrayasınız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O'dur sizi (önce) bir topraktan yaratan sonra bir nutfeden (bir damla sudan), sonra bir yapışkan maddeden; sonra da sizi bir bebek olarak çıkarıyor, sonra olgunluk çağına eresiniz diye büyütüyor, sonra da yaşlanasınız diye, içinizden kimi de daha önce vefat ettirilir. Belirli bir süreye eresiniz ve gerek ki aklınızı kullanasınız diye.

Elmalılı Hamdi Yazır

O odur ki sizi bir topraktan yarattı, sonra bir nufteden, sonra bir alekadan, sonra sizi bir bebek olarak çıkarıyor, sonra kuvvetiniz çağına iresiniz diye büyütüyor, sonra da ihtiyar olasınız diye, içinizden kimi de daha evvel vefat ettirilir, hem de müsemma bir ecele iresiniz diye, bir de gerek ki akıl edesiniz

Erhan Aktaş

O, sizi topraktan yaratandır. Sonra bir nutfeden, dipnot 1 sonra bir alakadan. dipnot 2 Sonra sizi bir bebek olarak dünyaya getiriyor. Nihayet olgunluk çağına ulaşır, derken yaşlanırsınız. Kiminiz bu süreci tamamlamadan vefat ettirilir. Kiminiz de belirlenen süreye kadar yaşarsınız. Umulur ki aklınızı kullanırsınız.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bir damla sıvı; sperm.
  2. metne dön, dipnot 2
    Rahim duvarına asılı olan yumurtadan.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O, sizi topraktan yaratandır. Sonra bir nutfeden dipnot 1 , sonra bir alakadan. dipnot 2 Sonra sizi bir bebek olarak dünyaya getiriyor. Nihayet olgunluk çağına ulaşır, derken yaşlanırsınız. Kiminiz bu süreci tamamlamadan vefat ettirilir. Kiminiz de belirlenen süreye kadar yaşarsınız. Umulur ki aklınızı kullanırsınız.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bir damla sıvı; sperm.
  2. metne dön, dipnot 2
    Rahim duvarına asılı olan yumurtadan.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O, sizi topraktan yaratandır. Sonra bir nutfeden dipnot 1 , sonra bir alakadan. dipnot 2 Sonra sizi bir bebek olarak dünyaya getiriyor. Nihayet olgunluk çağına ulaşır, derken yaşlanırsınız. Kiminiz bu süreci tamamlamadan vefat ettirilir. Kiminiz de belirlenen süreye kadar yaşarsınız. Umulur ki aklınızı kullanırsınız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bir damla sıvı; sperm.
  2. metne dön, dipnot 2
    Rahim duvarına asılı olan yumurtadan.

Gültekin Onan

O'dur ki sizi topraktan, sonra bir damla sudan, sonra bir alaktan yarattı; sonra sizi bir bebek olarak çıkarmakta, sonra güçlü (erginlik) çağınıza erişmeniz, sonra da yaşlanmanız için size (belli bir ömür vermekteyiz). Sizden kiminin daha önce hayatına son verilmektedir; adı konulmuş bir ecele erişmeniz ve belki akletmeniz için (Tanrı sizi böyle yaşatır).

Hasan Basri Çantay

Ki, O sizi bir toprakdan, sonra bir meniden, sonra bir kan pıhtısından yaratıb sonra bebek olarak çıkaran, sonra sizi güdü kuvvetli bir çağa erişmeniz için, sonra da ihtiyarlar olmanız için yaşatan dır. İçinizde kimi de daha evvel öldürülmekdedir. (Allah, yaşatmayı) muayyen bir vakta (ecele) ulaşmanız ve, olur ki, aklınızı kullanmanız için (yapar).

İbni Kesir

Sizi; topraktan, sonra bir nutfeden, sonra bir kan pıhtısından yaratan, sonra erginlik çağına ulaşmanız, sonra da yaşlanmanız için sizi bebek olarak dünyaya çıkaran O'dur. Kiminiz daha önce öldürülürsünüz. Kiminiz de adı konulmuş bir ecele erişirsiniz. Olur ki böylece aklınızı kullanırsınız.

Mehmet Alagaş

(66-77) Deki; ben Allah’ın dışında dua ettiklerinize ibadet etmekten yasaklandım / men edildim, zira bana Rabbimden açıklamalar / beyanatlar geldi ve bana alemlerin rabbine teslim olmam emredildi. O ki sizi topraktan sorasında da nutfeden sonra da alakadan yarattı, sonra sizleri çocuk olarak / tıfıl olarak çıkardı, ardından ergenlik çağına eriyorsunuz sonra da olgun / yaşlı hale geliyorsunuz, sizden birileri bunun öncesinde vefat ediyor / mevta oluyor, belli bir süreye / ecele ulaşıyorsunuz, böylelikle belki akledersiniz. O sizi diriltir ve öldürür O’nun işi gerçekleştirmesi ona ol demesidir o da (iş te) oluverir. Allah’ın ayetleri hakkında mücadele edenleri görmez misiniz? Nasıl da değişiyorsunuz / sarraf (değiştirici) Kitabı ve Resullerimize onda (kitapta) gönderdiklerimizi yalanlayanları görmedin mi? İleri de bileceksiniz! Boyunlarında halkalar / tasmalar ve zincirler olarak sürüklenecekler. Kaynayan sıcaklıkta sonrasında da ateşte kavrulacaklar. Sonra onlara Allah’ın dışında ortak koştuklarınız nerede denilecek, onlarda diyecekler ki bizlerden saptılar / ayrıldılar. Bilakis biz bundan önce herhangi bir şeye dua etmez idik. Allah işte böylece kafirleri saptırır. İşte bu, arzda haksız yere şımarmanız (ferah) ve böbürlenmenizden dolayıdır. Cehennemin kapılarından orada sürekli kalıcı olarak girin, büyüklenenler için / kibirlenenler için ne kötü bir yerdir. Sabret! Allah’ın verdiği sözü / vaadi gerçektir / haktır, artık sana onlara vadettiklerimizden bazıla rını göstereceğiz , ya da seni vefat ettireceğiz , Onların gerisin geri dönüşleri de bizedir. 78,79,80,81,82,83,84,85 ÖNCEKİ RESULLER DE SABRETTİLER Kesin olan şu ki, senden önce de onların kendi içlerinden Resuller gönderdik, onlardan kimilerini sana anlattık kimilerini anlatmadık, Resuller, Allah’ın izni dışında ayet getiremezler , Allah’ın emri geldiğinde de hükmü gerçekleştirilir, işte burada geçersizler / batıllar hasara uğradılar. Allah ki sizin için üzerlerine binesiniz diye hayvanlar yaptı, o nlardan yiyorsunuz da. Onlarda sizler için faydalar /menfaatler vardır, göğsünüzdeki bir ihtiyacınıza / hacetinize onlarla ulaşırsınız / erişirsiniz , onlarla / hayvanlarla ve gemilerle taşınırsınız. O ayetlerini size gösteriyor hangi ayete artık belli değil diyebilirsiniz / inkâr edebilirsiniz. Yeryüzünde gezmediler mi? Ve bakmadılar mı? Onlardan öncekilerinin sonuçları / akıbetleri nasıl olmuş? Onlardan daha çoğunlukta, arzda kuvvetçe ve eserce daha şiddetli idiler, öyle iken kazandıkları onlara bir fayda sağlamadı. Onlara resullerimiz açıklamalarla / beyanatlarla geldiklerinde ilimden kendilerinin yanında olanı sebebiyle şımardılar / ferahladılar, alay ettikleri şeyler de kendilerini kuşatıverdi. Sertelmemizi / be’simizi görünce dediler ki Allah’a ve onun birliğine iman ettik ve ona ortak koştuklarımızı yok saydık. Artık sertelmemizi / be’simizi gördükten sonraki imanları onlara fayda sağlayıcı değildir , Allah’ın kulları hakkındaki iş yapış şekli / sünneti budur , işte burada kafirler hasara uğradılar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sizi topraktan, sonra meniden, sonra kan pıhtısından yaratan, sonra sizi analarınızın karnından bebek olarak çıkaran, sonra sizi güçlü kuvvetli bir çağa eriştiren, derken ihtiyarlığa varacak kadar yaşatan da O'dur. Kiminiz daha önce vefat ettirilir, kiminiz de belirtilmiş bir süreye ulaşırsınız. Belki artık akledersiniz.

Süleyman Ateş

O'dur ki (önce) sizi topraktan, sonra nutfe (sperm)den, sonra alaka (embriyo)dan yarattı. Sonra sizi çocuk olarak (annelerinizin karnından) çıkarıyor. Sonra güçlü çağınıza eresiniz, sonra da ihtiyarlar olasınız diye sizi yaşatıyor. İçinizden kimi de daha önce öldürülüyor. Belli süreye erişmeniz ve aklınızı kullan(ıp Allah'ın bundaki hikmetlerini anla)manız için (böyle yapıyor).

Süleymaniye Vakfı

O, sizi topraktan, sonra döllenmiş yumurtadan, sonra rahim duvarına asılı embriyodan yaratandır. Sonra sizi bir bebek olarak çıkarır. Sonra güçlü kuvvetli hale gelesiniz daha sonra da ihtiyarlayasınız (diye sizi yaşatır). Fakat kiminiz daha önce vefat ettirilir. Bunlar belirlenmiş ecelinizi tamamlamanız dipnot 1 içindir. Belki aklınızı kullanırsınız dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sizi yaratan O'dur. O, önce topraktan, sonra nutfeden dipnot 1 , sonra da alakadan dipnot 2 yaratır; sonra sizi bir bebek olarak dışarı çıkarır ki güçlü kuvvetli hale gelebilesiniz ve nihayet ihtiyar kişilere dönüşesiniz. Kiminiz daha önce ölür. Bunlar, belirlenmiş ecelinizi (ecel-i müsemmanızı) tamamlamanız içindir. Belki aklınızı kullanırsınız.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Döllenmiş yumurtadan
  2. metne dön, dipnot 2
    Ana rahmi cidarından asılı duran canlı

Şaban Britch

Sizi topraktan, sonra meniden, sonra kan pıhtısından yaratan; sonra sizi analarınızın karnından bebek olarak çıkaran, sonra sizi güçlü kuvvetli bir çağa eriştiren, derken ihtiyarlığa varacak kadar yaşatan da O'dur. Kiminiz daha önce vefat ettirilir, kiminiz de belirtilmiş bir süreye ulaşırsınız. Belki artık akledersiniz!

Şaban Piriş

Sizi, önce topraktan, sonra spermden, sonra embriyodan yaratan, sonra da sizi güçlenmeniz, daha sonra da yaşlanmanız için çocuk olarak çıkaran O'dur. İçinizden daha önce öldürülenler de vardır. Bu, aklınızı kullanasınız diye adı konmuş bir süreye erişmeniz içindir.

Yaşar Nuri Öztürk

O, O'dur ki; sizi önce topraktan, sonra bir spermden, sonra bir embriyodan yarattı. Sonra sizi bebek olarak annelerinizin karnından çıkarıyor, sonra güçlü çağınıza ulaşasınız ve nihayet ihtiyarlar olasınız diye sizi yaşatıyor. İçinizden bir kısmı daha önce vefat ettiriliyor. Tüm bunlar, belirlenen bir süreye ulaşasınız ve aklınızı işletesiniz diyedir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

He is it Who raised you, by special creation from dust, then He made you evolve from a constituent part of emitted fluid, then from a clinging organism, then He disburdens the wombs of you as a new born babe. You grow to maturity, then you are carried through the stealing steps of age to advanced life. And among you is he who encounters death earlier, and you are destined to live on to a predetermined age that you may hopefully reflect.

Abdul Haleem

It is He who created you from dust, then from a drop of fluid, then from a tiny, clinging form, then He brought you forth as infants, then He allowed you to reach maturity, then He let you grow old- though some of you die sooner- and reach your appointed term so that you may reflect.

Abdullah Yusuf Ali

It is He Who has created you from dust then from a sperm-drop, then from a leech-like clot; then does he get you out (into the light) as a child: then lets you (grow and) reach your age of full strength; then lets you become old,- though of you there are some who die before;- and lets you reach a Term appointed; in order that ye may learn wisdom.

Abul A'la Maududi

He it is Who created you from dust, then from a sperm-drop, then from a clot; then He brings you out as an infant, then causes you to grow into full maturity, and then causes you to grow further so that you may reach old age, while some of you He recalls earlier. dipnot 1 All this is in order that you may reach an appointed term dipnot 2 and that you may understand (the Truth). dipnot 3

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, someone dies before birth, and someone before attaining youth, and someone before reaching old age.
  2. metne dön, dipnot 2
    "An appointed term" may either imply the time of death, or the time when all human beings will be resurrected and presented before their Lord. In the first case, the meaning would be: Allah passes every man through different stages of life and takes him to the specific time which He has appointed for everyone’s return. Before that time even if the whole world joins to kill him, it cannot kill him; and when that time has arrived, none can keep him alive even if all the powers of the world join together to do so. In the second case, it would mean: This gamut of life has not been brought about so that man may end up in the dust and be completely annihilated, but Allah passes him through different stages of life so that all human beings may present themselves before Him at the time which He has appointed for the purpose.
  3. metne dön, dipnot 3
    That is, you are not being passed through these different stages of lift so that you may live as the animals live and die as they die, but for the purpose that you may use your common sense which Allah has granted you and then understand the system in which you are living. The creation of a wonderful thing like life from the lifeless substances of the earth, then the coming into being of a marvelous creation like man from the microscopic germ of the sperm, then its developing inside the mother’s womb, from the time of conception till delivery, in such a manner that its sex, its form and appearance, its bodily structure, its mental qualifications and characteristics, and its faculties and capabilities should be determined therein, uninfluenced by any external factor or agency. Then the one who is to be eliminated by abortion does fall a prey to abortion. The one who is to die in infancy, does die in infancy, whether he be the child of a king. And the one who is to reach maturity or old age, does reach that age, even through highly dangerous conditions, in which death should be certain. And the one who is to die in a particular stage of life, does die in that stage even if he is given the best medical attention and treatment in the best hospitals by the best doctors. Are not all these things pointing to the truth that the ultimate control of life and death is in the hand of an all-Mighty Sovereign? And when the reality is this that an All-Powerful Being is controlling the life and death, then how did a prophet or a saint or an angel or a star or planet become worthy of worship and service? When did a creature attain the rank that we should pray to it, and accept it as the maker and un-maker of our destiny? And how did a human power have the status that we should obey its commands and prohibitions and its self-made law about the lawful and the unlawful, without question? (For further explanation, see(Surah Al-Hajj, Ayats 5-7) and the E.Ns on it).

Aisha Bewley

It is He who created you from earth, then from a drop of sperm, then from a clot of blood, then He brings you out as infants, then so you may achieve full strength, then so you may become old men – though some of you may die before that time – so that you may reach a predetermined age and so that hopefully you will use your intellect.

Al-Hilali & Khan

It is He, Who has created you (Adam) from dust, then from a Nutfah [mixed semen drops of male and female sexual discharge (i.e. Adam’s offspring)] then from a clot (a piece of coagulated blood), then brings you forth as an infant, then (makes you grow) to reach the age of full strength, and afterwards to be old (men and women)- though some among you die before,- and that you reach an appointed term in order that you may understand.[1]

Ali Quli Qarai

It is He who created you from dust, then from a drop of [seminal] fluid, then from a clinging mass, then He brings you forth as infants, then [He nourishes you] so that you may come of age, then that you may become aged —though there are some of you who die earlier— and that you may complete a specified term, and so that you may apply reason.

Amatul Rahman Omar

It is He Who created you from dust then from a sperm drop, then from a blood clot, then He brings you forth as an infant, (then He lets you live and grow,) with the result, that you attain to your young age of full strength. Afterwards it so happens that you become old. Though there are some of you who are called to death earlier. Indeed, He lets you live that you may reach (and complete your) appointed term and that you may refrain (from evil).

Arthur John Arberry

It is He who created you of dust then of a sperm-drop, then of a blood-clot, then He delivers you as infants, then that you may come of age, then that you may be old men -- though some of you there are who die before it -- and that you may reach a stated term; haply you will understand.

Bijan Moeinian

God is the one who created you originally from the earthly materials. He made the sperm change into a clot of blood and eventually turned it into a child. God then makes you to grow up to attain the full strength. He then lets you attain the old age and some are summoned before completing the whole cycle. Your whole life is a gift from God so that you discover and understand the reality.

E. Henry Palmer

He it is who created you from the earth, then from a clot, then from congealed blood, then He brings you forth a child; then ye reach to puberty; then do ye become old men,- though of you there are some who are taken away before,- that ye may reach an appointed time, and haply ye may have some sense.

Edip-Layth

He is the One who created you from dust, then from a seed, then from an embryo, then He brings you out as a child, then He lets you reach your maturity, then you become old, and some of you may pass away before this, and so that you may reach an appointed term, in order that you may understand.

George Sale

It is He who first created you of dust, and afterwards of seed, and afterwards of coagulated blood; and afterwards brought you forth infants out of your mothers wombs: Then He permitteth you to attain your age of full strength, and afterwards to grow old men, -- but some of you die before that age, -- and to arrive at the determined period of your life; that peradventure ye may understand.

Hamid S. Aziz

He it is Who created you from dust, then from a small germ-cell, then from a clot, then He brings you forth as a child, then that you may attain your maturity, then that you may be old - though some of you are caused to die before - and that you may reach an appointed term, and that you may understand.

Mahmoud Ghali

He is The (One) Who created you of dust, thereafter of a sperm-drop, thereafter of a clot; thereafter He brings you out as a young child, thereafter that you (may) reach full age; (Literally: reach your strongest "age") thereafter you (may) be aged. And (some) of you are taken (i.e., die) up earlier, and that you (may) reach a stated term, and that possibly you would consider.

Marmaduke Pickthall

He it is Who created you from dust, then from a drop (of seed) then from a clot, then bringeth you forth as a child, then (ordaineth) that ye attain full strength and afterward that ye become old men - though some among you die before - and that ye reach an appointed term, that haply ye may understand.

Mohamed Ahmed - Samira

It is He who created you from dust, then a drop of semen, then the embryo; afterwards He brings you forth as a child; then you attain the age of manhood, and then reach old age. But some of you die before you reach the appointed term that you may haply understand.

Muhammad Asad

It is He who creates you out of dust, and then out of a drop of sperm, and then out of a germ-cell; and then He brings you forth as children; and then [He ordains] that you reach maturity, and then, that you grow old - though some of you [He causes to] die earlier -: and [all this He ordains] so that you might reach a term set [by Him], and that you might [learn to] use your reason.

Mustafa Khattab

He is the One Who created you[1] from dust, then from a sperm-drop,[2] then ˹developed you into˺ a clinging clot,[3] then He brings you forth as infants, so that you may reach your prime, and become old—though some of you ˹may˺ die sooner—reaching an appointed time, so perhaps you may understand ˹Allah’s power˺.

Progressive Muslims

He is the One who created you from dust, then from a seed, then from an embryo, then He brings you out as a child, then He lets you reach your maturity, then you become old, and some of you may pass away before this, and so that you may reach an appointed term, in order that you may understand.

Rashad Khalifa

He is the One who created you from dust, and subsequently from a tiny drop, then from a hanging embryo, then He brings you out as a child, then He lets you reach maturity, then you become old - some of you die earlier. You attain a predetermined age, that you may understand.

Sahih International

It is He who created you from dust, then from a sperm-drop, then from a clinging clot; then He brings you out as a child; then [He develops you] that you reach your [time of] maturity, then [further] that you become elders. And among you is he who is taken in death before [that], so that you reach a specified term; and perhaps you will use reason.

Sam Gerrans

He it is that created you from dust; then from a sperm-drop; then from a clinging thing; then He brings you forth as a child; then that you reach your maturity; then that you become old — and among you is he who is caused to die before — and that you reach a stated term, and that you might use reason.

Shabbir Ahmed

He it is Who created you from dust, then from the gametes, then from an embryo, and then He brings you forth as an infant. And then you attain full strength and afterward you grow old - though some of you die earlier. All this He ordains so that you reach a term appointed, and along the way, develop your insight. (22:5).

Syed Vickar Ahamed

It is He Who has created you from dust, then from a sperm-ovary drop, then from a leach like clot, then He does get you out (into the light) as a child, then lets you (grow and) reach your age of full strength, then lets you become old, though there are some of you who die before, and lets some of you reach a term appointed; In order that you may understand (and learn wisdom).

Taqi Usmani

He is the One who created you from dust, then from a drop of semen, then from a clot. After that, He takes you out as an infant. Then, (He makes you grow) so that you reach your full maturity, and, thereafter, become old - and some of you die earlier - and so that you reach the appointed term, and so that you understand.

The Monotheist Group

He is the One who has created you from dust, then from a seed, then from an embryo, then He brings you out as a child, then He lets you reach your maturity, then you become old; and some of you will have their lives terminated before this; and that you may reach an appointed term, and perhaps so you may comprehend.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mü'min suresi, 67. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mü'min suresi, 67. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mü'min suresi, 67. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩