Diyanet İşleri
"Allah'ındır" diyecekler. "Öyle ise O'na karşı gelmekten sakınmaz mısınız?" de.
Mü'minûn suresi
Mü'minûn suresi, 87. ayet. سَيَقُولُونَ لِلَّهِ قُلْ أَفَلَا تَتَّقُونَ
seyeḳûlûne lillâh. ḳul efelâ tetteḳûn.
"Allah'ındır" diyecekler. "Öyle ise O'na karşı gelmekten sakınmaz mısınız?" de.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kulak, göz ve gönül; "Allah'ındır diyecekler" Mü'minûn 78–92 3
De ki: "Eğer biliyorsanız söyleyin: Yer ve yerde bulunanlar kime aittir?"
"Allah'ındır" diyecekler. "Öyle ise siz hiç düşünüp öğüt almaz mısınız?" de.
De ki: "Yedi kat göklerin Rabbi, büyük Arş'ın Rabbi kimdir?"
"Allah'ındır" diyecekler. "Öyle ise O'na karşı gelmekten sakınmaz mısınız?" de.
De ki: "Eğer biliyorsanız söyleyin: Her şeyin hükümranlığı elinde olan, kendisi koruyan, kendisine karşı korunulamaz olan kimdir?"
"Allah'ındır" diyecekler. "Öyle ise nasıl aldanıyorsunuz?" de.
Hayır, biz onlara gerçeği getirdik, fakat onlar kesinlikle yalancıdırlar.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 86–87. ayetler için yazılmıştır.
86. Daha sonra Allah Teala, bundan da büyük bir gerçeğe dikkatleri çekerek şöyle buyurmaktadır: “De ki: Yedi göğün Rabbi” ve onlarda bulunan aydınlık saçan cisimlerin, gezegenlerin ve yerleri değişmeyen yıldızların “ve azametli” yani mahlukatın en yükseği, en genişi ve en büyüğü olan “Arş’ın Rabbi kim?” Bütün bunları yaratan, işlerini düzenleyen ve çeşitli şekilleri ile çekip çeviren kim?
87. “Allah’ındır, diyecekler.” Yani bütün bunların Rabbinin Allah olduğunu ikrar ve itiraf edecekler. Onlar bu ikrar ve itirafta bulununca de ki: “O halde” aciz yaratıklara ibadet etmekten “korkup sakınmaz mısınız?” O azametli, kudreti kâmil, egemenliği pek büyük olan Rabden korkmaz mısınız? Yüce Allah’ın: “O halde düşünüp ibret almaz mısınız?” ve “O halde korkup sakınmaz mısınız?” buyruklarında oldukça nazik bir hitap, kalpleri kendisine doğru çeken güzel bir öğüt vardır. Soru edatı ile gelmesinde de bu, açıkça görülmektedir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Şöyle diyeceklerdir: "Yedi gök ve yüce arş, Allah'ın mülküdür." O halde onlara de ki; "Azabından selamete ermek için emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınarak Allah'tan korkmaz mısınız?"
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
"Allah'a aittir." diyecekler. De ki: "(O'na karşı) takvâlı (duyarlı) olmaz mısınız?"
"Allah'tır" diyecekler. De ki: "O halde, hala sorumluluğunuzun bilincine varmayacak mısınız?"
Diyeceklerdir ki: "Allah!" De ki: "Peki, artık O'na karşı sorumluluk bilinci taşımayacak mısınız?"
"Allah içindir", diyecekler! De ki: "O halde korkup korunmaz mısınız?"
"Allah'ındır" diyecekler. De ki: "Yine de sakınmayacak mısınız?"
Onlar da diyeceklerdir ki: "Allah'tır." De ki: "O halde hiç korkmuyor musunuz?"
"Allah!" diyecekler. De ki: "Yine de sorumluluk bilincine erişmeyecek misiniz?"
"Allah'tır" diyecekler. "Öyleyse sakınmıyor musunuz?" de!
"ALLAH" diyecekler. De ki: "Öyleyse neden erdemli davranmıyorsunuz?"
'ALLAH.,' diyecekler. De ki, 'Öyleyse neden erdemli davranmıyorsunuz?'
Allah'a aittir, diyecekler. De ki: "O halde korkmaz mısınız?"
"Allah'ın" diyecekler, "o halde korkmaz mısınız?" de!
"Allah'tır." diyecekler. De ki: "O halde takva sahibi olmayacak mısınız?"
"Allah'tır." diyecekler. De ki: "O halde takva sahibi olmayacak mısınız?"
"Allah'tır." diyecekler. De ki: "O halde takva sahibi olmayacak mısınız?
"Tanrı'dır" diyecekler. De ki: "Yine de sakınmayacak mısınız?"
(Yine bunlar) "Allahındır" diyecekler. Sen de (şöyle) de: "Öyledir de (Allahdan başkasına tapmakdan) sakınmaz mısınız"?
Allah'tır, diyecekler. Öyleyse sakınmaz mısınız? de.
(79-89) O / Allah sizin için kulaklar gözler ve gönüller yarattı , az şükrediyorsunuz , O sizi yer yüzünde yetiştirendir , O’nda toplanacaksınız, O yaşatır ve öldürür, gece ve gündüzün birbiri ardından gelmesi O’ndandır, akletmiyor musunuz? Evet onlarda evvelkilerin söylediklerini söylediler. “Öldüğümüzde toprak ve kemik olunca biz tekrar mı diriltileceğiz? Bu bize de vaat oldu önceki babalarımıza da vaat oldu (ama herhangi bir şey olduğu yok) öyleyse bu da evvelkilerin efsaneleri / masalları derler. D e ki: Eğer biliy orsanız, arz ve içindekiler kimindir? (Herkes ölüp gittiğine göre buralar kimin?) Diyecekler ki Allah’ındır. (Bir tek O gitmiyor) Peki düşünmüyor musunuz? de. De ki: Yedi semanın ve büyük tahtın Rabbi kimdir? Diyecekler ki Allah! Peki sakınmaz mısınız? De ki; Her şeyin egemenliği / mülkiyeti (elinde olanı istediği gibi kullanabilme özgürlüğü) kimin elinde? Eğer biliyorsanız, niyazda bulunulan, kimseye niyazda bulunmayan “O” kimdir? Diyecekler ki Allah! Peki ne biçim etkileniyorsunuz? / büyüleniyorsunuz? (Yine Allah dediler, her şey Allah’ın, Yönetici de Allah, bunu da biliyorsunuz peki bu haliniz ne?)
"Allah’ındır." diyecekler. (Onlara:) Hâlâ düşünüp öğüt almaz mısınız? de!
"Bunlar Allah'ındır" diyecekler. "O halde korunmuyor musunuz?" de.
"Onlar da Allah'ındır!" diyeceklerdir. De ki: "Öyleyse yanlışlardan sakınmayacak mısınız?"
"Onlar Allah'ındır" diyeceklerdir. De ki: "Hiç çekinmeyecek misiniz?"
“Allah’tır!” diyecekler. Sakınmıyor musunuz? de.
"Allah'tır!" diyecekler. -Ee, O'ndan korkmuyor musunuz? de!
"Allah'tır!" diyecekler. De ki: "Hala benden sakınmıyor musunuz?"
Again they will say: "Allah", then say to them; "Will you not then entertain the profound reverence dutiful to Him!"
and they will reply, ‘God.’ Say, ‘Will you not be mindful?’
They will say, "(They belong) to Allah." Say: "Will ye not then be filled with awe?"
They will surely say: "Allah." dipnot 1 Say: "Will you not, then, fear (Allah)?" dipnot 2
They will say: ‘Allah. ’ Say: ‘So will you not have taqwa?’
They will say: "Allâh." Say: "Will you not then fear Allâh (believe in His Oneness, obey Him, believe in the Resurrection and Recompense for every good or bad deed)?"
They will say, ‘[They belong] to Allah. ’ Say, ‘Will you not then be wary [of Him]?’
They will surely say, `(They all belong) to Allâh. ' Say, `Will you not then guard against (refusal and evil deeds).'
They will say, 'God's. ' Say: 'Will you not then be godfearing?'
They will say: "God. " Say: “Why then you do not fear Him?
They will say, 'God. ' Say, 'Do ye not then fear?'
They will say, "To God." Say, "Will you then not take heed?"
They will answer, they are God's. Say, will ye not therefore fear Him?
Say, "Who is Lord of the seven heavens, and Lord of the Mighty Throne?"
They will say, "To Allah (all that belongs). " Say, "Will you not then be pious?"
They will say: Unto Allah (all that belongeth). Say: Will ye not then keep duty (unto Him)?
They will say: "God. " Say: "Then why do you not obey and fear Him?"
[And] they will reply: "[All this power belongs] to God. " Say: “Will you not, then, remain conscious of Him?”
They will reply, "Allah." Say, “Will you not then fear ˹Him˺?”
They will Say: "To God. " Say: "Will you then not take heed"
They will say, "GOD." Say, "Why then do you not turn righteous?"
They will say, "[They belong] to Allah. " Say, "Then will you not fear Him?"
They will say: “God.” Say thou: “Will you then not be in prudent fear!”
They will answer, "Unto Allah (all this belongs). " Say, "Will you not then be mindful of Him?"
They will say: "(They belong) to Allah. " Say: "Then will you not be filled with fear (and respect)?"
They will say, "(All this belongs) to Allah". Say, “Would you still not fear Allah?”
They will say: "To God." Say: "Will you then not take heed?"