Diyanet İşleri
Onlar, "Allah Resulü'nün yanında bulunanlara (muhacirlere) bir şey vermeyin ki dağılıp gitsinler" diyenlerdir. Halbuki göklerin ve yerin hazineleri Allah'ındır. Fakat münafıklar (bunu) anlamazlar.
Münâfikûn suresi
Münâfikûn suresi, 7. ayet. هُمُ ٱلَّذِينَ يَقُولُونَ لَا تُنفِقُوا۟ عَلَىٰ مَنْ عِندَ رَسُولِ ٱللَّهِ حَتَّىٰ يَنفَضُّوا۟ وَلِلَّهِ خَزَآئِنُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَلَٰكِنَّ ٱلْمُنَٰفِقِينَ لَا يَفْقَهُونَ
hümü-lleẕîne yeḳûlûne lâ tünfiḳû `alâ men `inde rasûli-llâhi ḥattâ yenfeḍḍû. velillâhi ḫazâinü-ssemâvâti vel'arḍi velâkinne-lmünâfiḳîne lâ yefḳahûn.
Onlar, "Allah Resulü'nün yanında bulunanlara (muhacirlere) bir şey vermeyin ki dağılıp gitsinler" diyenlerdir. Halbuki göklerin ve yerin hazineleri Allah'ındır. Fakat münafıklar (bunu) anlamazlar.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Münafıkların yeminleri ve sözleri Münâfikûn 1–8 3
Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider. Konuşurlarsa sözlerine kulak verirsin. Onlar sanki elbise giydirilmiş kereste gibidirler. Her kuvvetli sesi kendi aleyhlerine sanırlar. Onlar düşmandır, onlardan sakın! Allah onları kahretsin! Nasıl da (haktan) çevriliyorlar!
O münafıklara, "Gelin, Allah'ın Resulü sizin için bağışlama dilesin" denildiği zaman başlarını çevirirler ve sen onların büyüklük taslayarak uzaklaştıklarını görürsün.
Onlara bağışlama dilesen de, dilemesen de onlar için birdir. Allah, onları asla bağışlamayacaktır. Çünkü Allah, fasıklar topluluğunu doğru yola iletmez.
Onlar, "Allah Resulü'nün yanında bulunanlara (muhacirlere) bir şey vermeyin ki dağılıp gitsinler" diyenlerdir. Halbuki göklerin ve yerin hazineleri Allah'ındır. Fakat münafıklar (bunu) anlamazlar.
Onlar, "Andolsun, eğer Medine'ye dönersek, üstün olan, zayıf olanı oradan mutlaka çıkaracaktır" diyorlardı. Halbuki asıl üstünlük, ancak Allah'ın, Peygamberinin ve mü'minlerindir. Fakat münafıklar (bunu) bilmezler.
Ey iman edenler! Mallarınız ve evlatlarınız sizi, Allah'ı zikretmekten alıkoymasın. Her kim bunu yaparsa, işte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.
Herhangi birinize ölüm gelip de, "Ey Rabbim! Beni yakın bir zamana kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam!" demeden önce, size rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda harcayın.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
7. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e ve müslümanlara aşırı düşmanlıklarından ötürü ashab-ı kiramın bir araya gelmiş ve birbirleri ile kaynaşmış olduklarını, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i hoşnut etmek için birbirleri ile yarıştıklarını görünce kendi bozuk kanâatleri uyarınca şöyle dediler: “Rasûlullah’ın yanındakilere hiçbirşey vermeyin ki dağılıp gitsinler.” Çünkü kendi kanaatlerine göre eğer münâfıkların malları ve onlara yönelik harcamaları olmasaydı, Allah’ın dinine yardımcı olmak için bir araya gelemezlerdi. Ama insanlar arasında dinin yardımsız kalmasını ve müslümanların eziyet görmesini en çok arzu eden bu münâfıkların, ancak gerçekleri bilmeyen kimseler tarafından kabul edilebilecek şekildeki bu basit iddiaları çok hayret edilecek hususlardan birisidir.
Bundan dolayı Yüce Allah, onların bu sözlerini reddetmek üzere şöyle buyurmaktadır: “Halbuki göklerin ve yerin hazineleri yalnız Allah’ındır.” O, rızkı dilediğine verir, dilediğine vermez. Dilediği kimselere sebepleri kolaylaştırır, dilediği kimselere de zorlaştırır.
"Fakat münâfıklar anlamazlar.” Bundan dolayı rızık hazinelerinin kendi ellerinde ve iradeleri altında bulunduğu anlamına gelecek bu tür sözleri söyleyebilmişlerdir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Onlar şöyle derler: "Bedevilerden ve fakirlerden Allah’ın resulünün yanında bulunan kimselere infakta bulunmayın ki dağılıp gitsinler." Oysa göklerin ve yerin hazineleri sadece Allah’ındır. O; kullarından dilediğine bunu rızık olarak verir. Fakat münafıklar, rızkın hazinelerinin Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın elinde olduğunu bilmezler.
Aynı kök: فضض (9 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak
Ey iman edenler! Hahamlardan ve rahiplerden birçoğu, insanların mallarını haksız yollarla yiyorlar ve Allah'ın yolundan alıkoyuyorlar. Altın ve…
Aynı kök: خزن (13 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak
De ki: "Eğer siz Rabbimin rahmet hazinelerine sahip olsaydınız, o zaman da tükenir korkusuyla cimrilik ederdiniz. Zaten insan çok cimridir."
Aynı kök: فضض (9 geçiş)
Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi. Bunlar…
Aynı kök: فضض (9 geçiş)
Allah'ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi. Artık sen…
Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak
Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.
Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak
(Mallarınızı) Allah yolunda harcayın. Kendi kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.
Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak
Sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: "Hayır olarak ne harcarsanız o, ana-baba, akraba, yetimler, fakirler ve yolda kalmışlar…
Aynı kök: خزن (13 geçiş)
De ki: "Ben size, 'Allah'ın hazineleri benim yanımdadır' demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Size 'Ben bir meleğim' de demiyorum. Ben sadece, bana…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onlar "Allah'ın Elçisi'nin yanında bulunanlara infak etmeyin (vermeyin) ki dağılıp gitsinler!" diyenlerdir. dipnot 1 Oysa göklerin ve yerin hazineleri yalnızca Allah'a aittir. Fakat münafıklar bunu anlamazlar.
Onlar, "Rasulullah'ın yanındakilere yardımda bulunmayın ki (etrafından) dağılıp gitsinler" diyen kimselerdir. Bakın, göklerin ve yerin hazineleri Allah'a aittir; fakat münafıklar (bu gerçeği bile) kavramıyorlar.
Onlar, (hemşehrilerine): "Allah'ın Elçisi ile birlikte olanlara hiçbir şey vermeyin ki belki o'nu terk et(mek zorunda kal)ırlar" derler. Göklerin ve yerin hazineleri Allah'ındır ama bu gerçeği ikiyüzlüler kavrayamaz.
Onlar: "Rasulullah'ın yanında olanlara bağışta bulunmayın, böylece dağılıp gitsinler" diyen kimselerdir! Semaların ve arzın hazineleri Allah içindir! Fakat ikiyüzlüler anlayıp kavrayamazlar.
Onlar ki: "Allah'ın Resulü yanında bulunanlara hiçbir infak (harcama)da bulunmayın, sonunda dağılıp gitsinler," derler. Oysa göklerin ve yerin hazineleri Allah'ındır. Ancak münafıklar kavramıyorlar.
Onlar: Allah'ın elçisinin yanında bulunanlar için hiçbir şey harcamayın ki dağılıp gitsinler, diyenlerdir. Oysa göklerin ve yerin hâzineleri Allah'ındır. Fakat münafıklar bunu anlamazlar.
Onlar, "Allah'ın elçisi ile birlikte olanlara hiçbir şey vermeyin ki, dağılıp gitsinler!" diyenlerdir. Oysa göklerin ve yeryüzünün kaynakları, Allah'ın malıdır; fakat ikiyüzlüler anlamazlar.
Onlar, "Allah'ın peygamberinin yanında bulunanlara yardım etmeyiniz ki etrafından dağılıp gitsinler" diyenlerdir. Göklerin ve yerin bütün hazineleri yalnız Allah'ındır. Fakat münafıklar bu gerçeği anlamazlar.
Onlar, "ALLAH''ın elçisinin yanında bulunanlara yardım etmeyin ki dağılıp gitsinler" diyenlerdir. Oysa göklerin ve yerin hazineleri ALLAH'a aittir; ama ikiyüzlüler kavrayamazlar.
Onlar, 'ALLAH''ın elçisinin yanında bulunanlara yardım etmeyin ki dağılıp gitsinler,' diyenlerdir. Oysa göklerin ve yerin hazineleri ALLAH'a aittir; ama ikiyüzlüler kavrayamazlar.
Onlar: "Allah'ın Resulünün yanındakilere nafaka vermeyin ki, dağılsınlar!" diyorlar. Oysa göklerin ve yerin hazineleri Allah'ındır, fakat münafıklar anlamazlar.
Onlardır ki "Resulullahın yanındakilere nafaka vermeyin taki dağılsınlar" diyorlar. Halbuki Göklerin ve Yerin hazineleri Allahındır ve lakin Münafıklar anlamazlar
Onlar, Allah'ın Resul'ünün yanında bulunanlara, "Yardım etmeyin ki, dağılıp gitsinler." diyenlerdir. Oysa göklerin ve yeryüzünün bütün hazineleri Allah'ındır. Ancak, münafıklar, bu gerçeği kavrayamıyorlar.
Onlar, Allah'ın Resul'ünün yanında bulunanlara, "Yardım etmeyin ki, dağılıp gitsinler." diyenlerdir. Oysa göklerin ve yeryüzünün bütün hazineleri Allah'ındır. Ancak, münafıklar, bu gerçeği kavrayamıyorlar.
Onlar, Allah'ın Rasul'ünün yanında bulunanlara, "Yardım etmeyin ki, dağılıp gitsinler." diyenlerdir. Oysa göklerin ve yeryüzünün bütün hazineleri Allah'ındır. Ancak, münafıklar, bu gerçeği kavrayamıyorlar.
Onlar ki: "Tanrı'nın Resulü yanında bulunanlara hiçbir infak (harcama)da bulunmayın, sonunda dağılıp gitsinler" derler. Oysa göklerin ve yerin hazineleri Tanrı'nındır. Ancak münafıklar kavramazlar (la yefkahun).
Onlar öyle kimselerdir ki "Allahın peygamberi nezdinde bulunan kimseleri beslemeyin. Taki dağılıb gitsinler" diyorlardı. Halbuki göklerin ve yerin hazineleri Allahındır. Fakat o münafıklar ince anlamazlar.
Onlar öyle kimselerdir ki; Allah'ın peygamberinin yanında bulunanlar için hiç bir şey infak etmeyin de dağılıp gitsinler, derler. Halbuki göklerin ve yerin hazineleri Allah'ındır. Ama o münafıklar, bunu anlamazlar.
(1-8) Münafıklar sana geldiklerinde dediler ki; şahitlik ediyoruz ki sen, kesinlikle Allah’ın Resulüsün, Allah ta biliyor ki sen O’nun kesinlikle Resulüsün, yine Allah da şahitlik eder ki, münafıklar kesinlikle yalancıdır, yemin etmiş olmayı kalkan yaptılar ve A llah’ın yolundan saptılar, muhakkak ki yapıyor oldukları ne kötü bir şey. Bu, onların iman ettik dedikten sonra kafir olmaları nedeniyledir, onların kalpleri mühürlendi, artık kavrayamazlar / fevkinde olamazlar. Gördüğünde kalıpları / cüsseleri seni cezbed ebilir / hoşuna gidebilir, eğer konuşurlarsa da dediklerini dinleyebilirsin, dayanılan / isnat edilen keresteler / ahşaplar gibidirler, her sesin kendi aleyhlerine olduğunu değerlendirirler / hesap ederler, onlar düşmandırlar, korun onlardan, Allah onları gebertsin / katletsin nasıl da hakikatten yalana kapılıyorlar. Onlara, gelin Allah’ın Resulü sizin için bağışlanma dilesin denildiğinde, kafalarını çevirirler ve büyüklenerek / kibirlenerek (bağışlanma duası yapmasını) engellediklerini / vazgeçirdiklerini görürsün. (Ey Resul, bizim için herhangi bir şey dilemekten vazgeç) Onlar için bağışlanma dilesen de yahut bağışlanma dilemesen de eşittir / aynıdır, Allah onları asla bağışlamaz, Allah yoldan çıkan boyları / kavimleri kesinlikle yola iletmez. Onlar şunu da diyorlar, Allah’ın Resulünün yanındakilere dağılıp gitmedikleri sürece harcama yapmayın / infak etmeyin, semaların ve yerin hazineleri Allah’ındır ve lakin münafıklar kavrayamazlar. Yine diyorlar ki eğer şehre / medineye dönersek saygın olanlarımız / izzetli olanlarımız düşük seviyede olanları / zelil olanları oradan çıkaracak, saygın olan Allah’tır, Resulüdür ve Müminlerdir ve lakin münafıklar bilmezler.
Onlar; "Allah’ın Rasûlünün yanındaki kimselere infakta bulunmayın ki dağılıp gitsinler." diyenlerdir. Oysa göklerin ve yerin hazineleri Allah’ındır. Fakat münafıklar anlayamazlar.
Onlar öyle kimselerdir ki: "Allah'ın Elçisinin yanında bulunanları beslemeyin ki dağılıp gitsinler" diyorlar. Oysa göklerin ve yerin hazineleri Allah'ındır, fakat münafıklar anlamazlar.
Onlar, şu sözü söyleyebilen kimselerdir: "Allah'ın elçisinin yanında yer alanlara bir şey vermeyin ki dağılsınlar!" Oysa göklerin ve yerin hazineleri Allah'ındır, ama münafıklar bunu anlamazlar.
Onlar; "Allah’ın Rasûlünün yanındaki kimselere infakta bulunmayın ki dağılıp gitsinler" diyenlerdir. Oysa göklerin ve yerin hazineleri Allah’ındır ama münafıklar anlayamazlar.
Onlar; -Allah'ın Resulünün yanındaki kimselere infakta bulunmayın ki dağılıp gitsinler, diyenlerdir. Oysa göklerin ve yerin hazineleri Allah'ındır; ama münafıklar anlayamazlar.
Onlar: "Allah resulünün yanındakilere infak edip bir şey vermeyin ki dağılıp gitsinler!" diyen kişilerdir. Oysaki göklerin ve yerin hazineleri, Allah'ın tekelindedir. Ama münafıklar bunu anlamazlar.
It was they who said to the people: "Wherefore do you spend money on those accompanied by Allah's Messenger -who emigrated with him to Madina- and spend yourselves in their cause?" "Put a stop, " they said, "and refrain from spending on them until they have forsaken him and quitted Madina". But to Allah, be it known, belongs the rightful possession of treasuries of the heavens and the earth; but the hypocrites do nod comprehend this as a fact.
They are the ones who say, ‘Give nothing to those who follow God’s Messenger, until they abandon him’, but to God belong the treasures of the heavens and earth, though the hypocrites do not understand this.
They are the ones who say, "Spend nothing on those who are with Allah's Messenger, to the end that they may disperse (and quit Medina)." But to Allah belong the treasures of the heavens and the earth; but the Hypocrites understand not.
It is they who say: "Give nothing to those who are with the Messenger of Allah so that they may disperse." (They say so although) the treasures of the heavens and the earth belong to Allah. But the hypocrites do not understand.
They are the people who say, ‘Do not spend on those who are with the Messenger of Allah, so that they may go away. ’ The treasuries of the heavens and earth belong to Allah. But the hypocrites do not understand this.
They are the ones who say: "Spend not on those who are with Allâh’s Messenger, until they desert him." And to Allâh belong the treasures of the heavens and the earth, but the hypocrites comprehend not.
They are the ones who say, ‘Do not spend on those who are with the Apostle of Allah until they scatter off. ’ Yet to Allah belong the treasuries of the heavens and the earth, but the hypocrites do not understand.
They are a people who say, `Do not spend on those who are with the Messenger of Allâh until they (are obliged to) disperse (and desert him). Yet the treasures of the heavens and the earth belong to Allâh, but the hypocrites do not understand (it).
Those are they that say, 'Do not expend on them that are with God's Messenger until they scatter off'; yet unto God belong the treasuries of the heavens and of the earth, but the hypocrites do not understand.
The hypocrites say: "Do not help the Muslims with your economic resources so that they abandon him. " Do not these hypocrites understand that the whole wealth in the universe belongs to Almighty?
They it is who say, 'Expend not in alms upon those who are with the Apostle of God, in order that they may desert him!' - but God's are the treasures of the heavens and the earth; but the hypocrites have no sense!
They are the ones who say, "Do not spend on those who are with the messenger of God, unless they abandon him!" To God belongs the treasures of the heavens and the earth, but the hypocrites do not reason.
These are the men who say to the inhabitants of Medina, do not bestow any thing on the refugees who are with the apostle of God, that they may be obliged to separate from him. Whereas unto God belong the stores of heaven and earth: But the hypocrites do not understand.
They it is who say, "Do not spend upon those who are with the Messenger of Allah. " hoping that they will disperse (or break up). But to Allah belong the treasures of the heavens and the earth, and the hypocrites understand not.
They are the ones who say, "Do not expend on the ones who are in the presence of the Messenger of Allah until they break away. " And to Allah belong the treasuries of the heavens and the earth, but the hypocrites do not comprehend.
They it is who say: Spend not on behalf of those (who dwell) with Allah's messenger that they may disperse (and go away from you); when Allah's are the treasures of the heavens and the earth; but the hypocrites comprehend not.
They are the ones who say: "Do not spend on those who are with the Apostle of God till they break away (from him). " To God belong the treasures of the heavens and the earth; but the hypocrites do not understand.
It is they who say [to their compatriots], "Do not spend anything on those who are with God's Apostle, so that they [may be forced to] leave. " However, unto God belong the treasures of the heavens and the earth: but this truth the hypocrites cannot grasp.
They are the ones who say ˹to one another˺, "Do not spend ˹anything˺ on those ˹emigrants˺ with the Messenger of Allah so that they will break away ˹from him˺." But to Allah ˹alone˺ belong the treasuries of the heavens and the earth, yet the hypocrites do not comprehend.
They are the ones who Say: "Do not spend on those who are with the messenger of God, unless they abandon him!" And to God belongs the treasures of the heavens and the Earth, but the hypocrites do not comprehend.
They are the ones who say, "Do not give any money to those who followed the messenger of GOD, perhaps they abandon him!" However, GOD possesses the treasures of the heavens and the earth, but the hypocrites do not comprehend.
They are the ones who say, "Do not spend on those who are with the Messenger of Allah until they disband. " And to Allah belongs the depositories of the heavens and the earth, but the hypocrites do not understand.
Those are they who say: “Spend not on those with the messenger of God until they disband.” And to God belong the treasuries of the heavens and the earth; but the waverers understand not.
They it is who say, "Spend nothing on those with Allah's Messenger, so that they disperse (and leave the city). " However, to Allah belong the Treasures of the heavens and the earth, but the hypocrites comprehend not. ('Ansar' the Muslim residents of Madinah were supporting the needy 'Muhajirin' or immigrants from Makkah).
They are the ones who say: "Spend nothing on those who are with Allah’s Messenger, until they may disperse (and quit Medinah). " And to Allah belong the treasures of the heavens and the earth; But the hypocrites do not understand.
They are those who say, "Do not spend on those who are with Allah’s Messenger until they disperse. And to Allah belong the treasures of the heavens and the earth, but the hypocrites do not understand.
They are the ones who say: "Do not spend on those who are with the messenger of God, unless they abandon him!" And to God belong the treasures of the heavens and the earth, but the hypocrites do not understand.