Diyanet İşleri
Herhangi birinize ölüm gelip de, "Ey Rabbim! Beni yakın bir zamana kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam!" demeden önce, size rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda harcayın.
Münâfikûn suresi
Münâfikûn suresi, 10. ayet. وَأَنفِقُوا۟ مِن مَّا رَزَقْنَٰكُم مِّن قَبْلِ أَن يَأْتِىَ أَحَدَكُمُ ٱلْمَوْتُ فَيَقُولَ رَبِّ لَوْلَآ أَخَّرْتَنِىٓ إِلَىٰٓ أَجَلٍ قَرِيبٍ فَأَصَّدَّقَ وَأَكُن مِّنَ ٱلصَّٰلِحِينَ
veenfiḳû mimmâ razaḳnâküm min ḳabli ey ye'tiye eḥadekümü-lmevtü feyeḳûle rabbi levlâ eḫḫartenî ilâ ecelin ḳarîbin feeṣṣaddeḳa veeküm mine-ṣṣâliḥîn.
Herhangi birinize ölüm gelip de, "Ey Rabbim! Beni yakın bir zamana kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam!" demeden önce, size rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda harcayın.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mal ve evlat sizi Allah'ı anmaktan alıkoymasın Münâfikûn 9–11 3
Onlar, "Allah Resulü'nün yanında bulunanlara (muhacirlere) bir şey vermeyin ki dağılıp gitsinler" diyenlerdir. Halbuki göklerin ve yerin hazineleri Allah'ındır. Fakat münafıklar (bunu) anlamazlar.
Onlar, "Andolsun, eğer Medine'ye dönersek, üstün olan, zayıf olanı oradan mutlaka çıkaracaktır" diyorlardı. Halbuki asıl üstünlük, ancak Allah'ın, Peygamberinin ve mü'minlerindir. Fakat münafıklar (bunu) bilmezler.
Ey iman edenler! Mallarınız ve evlatlarınız sizi, Allah'ı zikretmekten alıkoymasın. Her kim bunu yaparsa, işte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.
Herhangi birinize ölüm gelip de, "Ey Rabbim! Beni yakın bir zamana kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam!" demeden önce, size rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda harcayın.
Allah, eceli geldiğinde hiçbir kimseyi asla ertelemez. Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
10. Yüce Allah’ın: “Size verdiğimiz rızıktan infâk edin” buyruğunun kapsamına, zekât, keffâretler, hanımların, kölelerin ve benzerlerinin nafakaları gibi farz olan infâk da, bütün hayırlı alanlarda malı cömertçe harcamak şeklindeki müstehap nafakalar da girmektedir.
Yüce Allah’ın: “Size verdiğimiz rızıklardan” buyurması, kullarını kendileri için zor ve ağır gelecek şekilde infakta bulunmakla mükellef tutmadığını göstermektedir. O, kendilerine vermiş olduğu ve elde etme sebeplerini de onlara kolaylaştırdığı rızıkların hepsini değil sadece bir bölümünü infâk etmelerini emretmiştir.
O bakımdan muhtaç kardeşlerini gözetmek sureti ile O’nun, kendilerine verdiklerinin şükrünü yerine getirsinler ve böylelikle ölümden önce bu işi yapmaya çalışsınlar. Çünkü ölüm geldikten sonra kulun zerre ağırlığı kadar dahi olsa bir hayır yapabilme imkânı kalmaz. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
"Herhangi birinize ölüm gelip de” imkân ollduğu vakitlerde işlediği kusurlara pişman olup imkânsız olan geri dönüşü isteyerek: “Rabbim! Beni(m ölümü) yakın bir zamana kadar ertelesen de” yaptığım kusurları telafi etsem; azaptan kurtuluşuma vesile olacak ve pek çok mükâfata hak kazandıracak şekilde malımdan “çokça sadaka versem” emrolunduğum bütün hususları yerine getirmek ve yasaklardan sakınmak sureti ile de “salihlerden olsam.” Bunun kapsamına da hac ve diğer (ertelenen) ameller girmektedir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Herhangi birinize ölüm gelip de Rabbine şöyle demeden önce sizi rızıklandırdığımız mallardan infak edin: "Rabbim! Beni az bir süreye kadar geciktirsen de malımdan Allah yolunda sadaka verip de Yüce Allah'ın, amelleri düzgün olan salih kullarından olsaydım.''
Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: İnfak
Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.
Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: İnfak
Ey iman edenler! Hiçbir alışverişin, hiçbir dostluğun ve hiçbir şefaatin olmadığı kıyamet günü gelmeden önce, size rızık olarak verdiklerimizden…
Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: İnfak
Bunlar, Allah'a ve ahiret gününe iman etselerdi ve Allah'ın verdiği rızıktan (gösterişsiz olarak) harcasalardı, kendilerine ne zarar gelirdi? Allah,…
Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Aynı kök: احد (85 geçiş) · Ortak kavram: Ecel
Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine…
Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş) · Ortak kavram: Ecel
Daha önce kendilerine, "(savaşmaktan) ellerinizi çekin, namazı kılın, zekatı verin" denilenleri görmedin mi? Üzerlerine savaş yazılınca, hemen…
Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş) · Ortak kavram: Ecel
Onlar göklerdeki ve yerdeki sınırsız hükümranlık ve nizama, Allah'ın yarattığı her şeye, ecellerinin yaklaşmış olabileceğine hiç bakmadılar mı? Peki,…
Aynı kök: احد (85 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak
Derken bütün serveti helak edildi. (Yıkılmış) çardakları üzerine çökmüş haldeki bağına yaptığı harcamalar karşısında ellerini oğuşturuyor ve şöyle…
Aynı kök: احد (85 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak
Kitap ehlinden o inkar eden kardeşlerine, "Yemin ederiz ki, siz (Medine'den) çıkarılırsanız, muhakkak biz de sizinle beraber çıkarız. Sizin…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
"Rabbim! Beni yakın bir süreye kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam!" dipnot 1 diyecek şekilde herhangi birinize ölüm gelmesinden önce size verdiğimiz rızıktan dağıtın! dipnot 2
Sizden birine ölüm gelip de, "Rabbim! Bana bir miktar daha süre tanısaydın da ben de hayır hasenat yapıp iyilerden olsaydım!" diyeceği (o gün) gelip çatmadan önce, size rızık olarak verdiklerimizden bir kısmını infak edin!
Birinize ölüm yaklaştığı ve "Ey Rabbim! Bana bir mühlet tanısan da karşılıksız yardımda bulunup iyiler arasına girsem!" diye (yalvara)cağı zaman gelip çatmadan önce size rızık olarak verdiğimizden harcayın.
Sizden birine ölüm gelip çattığında (hakikati gördüğünüzde): "Rabbim beni yakın bir sona kadar erteleseydin de mallarımı bağışlasaydım ve imanın gereğini uygulayanlardan olsaydım" demesinden önce; size verdiğimiz yaşam gıdalarından bağışlayın!
Sizden birinize ölüm gelip de: "Rabbim, beni yakın bir süreye (ecele) kadar geciktirsen ben de böylece sadaka versem ve salihlerden olsam" demezden önce, size rızık olarak verdiklerimizden infak edin.
Herhangi birinize ölüm gelip de: Rabbim! Beni yakın bir süreye kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam! demesinden önce, size verdiğimiz rızıktan harcayın.
Birinize ölüm gelip, "Efendim! Yakın bir süreye dek beni ertele; karşılıksız yardımda bulunarak, erdemli bir kişi olayım!" demeden önce, size geçimlik olarak verdiklerimizden yardımlaşmak amacıyla paylaşın.
Herhangi birinize ölüm gelip de, "Rabbim! Beni yakın bir süreye kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam!" demesinden önce, size verdiğimiz rızıktan infak edin!
Size ölüm gelip de, "Efendim keşke beni kısa bir süre için ertelesen de, yoksullara yardım ederek erdemlilerden olsam" demeden önce verdiğimiz rızıklardan yardım için veriniz.
Size ölüm gelip de, 'Rabbim keşke beni kısa bir süre için ertelesen de, yoksullara yardım ederek erdemlilerden olsam,' demeden önce verdiğimiz rızıklardan yardım için veriniz
Her birinize ölüm gelip de: "Rabbim beni kısa bir süre için tehir etsen de sadaka versem ve iyilerden olsam!" demesinden önce size verdiğimiz rızıklardan (Allah için) harcayın!
Ve sizlere merzuk kıldığımız şeylerden infak yapın, her birinize ölüm gelmezden evvel ki sonra: "Yarabbi! Beni yakın bir ecele kadar te'hır eylesen de sadeka versem ve salihinden olsam" der
Herhangi birinize ölüm gelip çatıp da "Rabb'im! Ölümümü yakın bir zamana kadar ertelesen de böylece ben de sadaka dipnot 1 versem ve iyilerden olsam." demezden önce, size rızık olarak verdiklerimizden karşılıksız yardımda bulunun.
Herhangi birinize ölüm gelip çatıp da "Rabb'im! Ölümümü yakın bir zamana kadar ertelesen de böylece ben de sadaka versem ve iyilerden olsam." demezden önce, size rızık olarak verdiklerimizden karşılıksız yardımda bulunun.
Herhangi birinize ölüm gelip çatıp da, Rabb'im! Ölümümü yakın bir zamana kadar ertelesen de böylece ben de sadaka versem ve iyilerden olsam." demezden önce, size rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda karşılıksız yardımda bulunun.
Sizden birinize ölüm gelip de: "Rabbim, beni yakın bir ecele kadar geciktirsen, ben de böylece sadaka versem ve salihlerden olsam" demezden önce size rızık olarak verdiklerimizden infak edin.
Herhangi birinize ölüm gelib de "Ey Rabbim, beni yakın bir müddete kadar gecikdirseydin de sadaka verib dursaydım, iyi adamlardan olsaydım" diyeceğinden evvel size rızk olarak verdiğimizden (Allah yolunda) harcayın.
Birinize ölüm gelip de; Rabbım, beni yakın bir süreye kadar geciktirsen de sadaka versem ve salihlerden olsam, diyeceği zaman gelmezden evvel, size rızık olarak verdiğimizden infak edin.
(9-11) Ey İman edenler, mallarınız, evlatlarınız sizi Allah’ı hatırlayıp düşünmekten alıkoymasın. Kim böyle yaparsa işte onlar hasara uğrayanlardır / hüsrana uğrayanlardır , sizi rızıklandırdığımız şeylerden ölüm sizden birine gelmeden önce başkalarında da harcayın / infak edin , Rabbim beni yakın bir zamana kadar ertelesen de sadaka versem / tasadduk etsen ve salihlerden olsaydım demeden önce infak edin. Allah hiçbir kimseyi süresi geldiğinde ertelemez / tehir etmez. Allah yaptığınız şeylerden haberi olandır.
Herhangi birinize ölüm gelip de: "Rabbim! Beni yakın bir süreye kadar geciktirsen de sadaka verip salih kimselerden olsaydım." demeden önce size verdiğimiz rızıktan infak edin.
Biriniz kendisine ölüm gelip de: "Rabbim beni yakın bir süreye kadar erteleseydin de sadaka verip iyilerden olsaydım!" demeden önce, size verdiğimiz rızıktan sadaka verin.
Size rızık olarak verdiğimiz şeylerden hayra harcayın; yoksa ölüm gelip çatar da şöyle dersiniz dipnot 1 : "Rabbim (Sahibim)! Ne olur; beni kısa bir süre daha yaşat da sadaka verip iyilerden olayım."
Herhangi birinize ölüm gelip de:"Rabbim! Beni yakın bir süreye kadar geciktirsen de sadaka verip salih kimselerden olsaydım" demeden önce size verdiğimiz rızıktan infak edin.
-Rabbim, beni yakın bir süreye kadar erteleseydin de sadaka verip, iyi kimselerden olsaydım, demeden önce size verdiğimiz rızıktan infak edin.
Sizden birine ölüm gelip de, "Ey Rabbim, yakın bir süreye kadar beni geciktirseydin de içtenliğimi belgelemek için birşeyler vererek iyilik ve barış sevenler olsaydım!" demesinden önce, size rızık olarak verdiklerimizden dağıtın.
And spend in benefaction and in benevolence of what We have given you, before the encounter with death occasions anyone of you and then he says "My Creator, if only you would delay my death for a while, I will seize my opportunity to be liberal in my benefactions and engage in deeds imprinted with wisdom and piety.
Give out of what We have provided for you, before death comes to one of you and he says, ‘My Lord, if You would only reprieve me for a little while, I would give in charity and become one of the righteous.’
and spend something (in charity) out of the substance which We have bestowed on you, before Death should come to any of you and he should say, "O my Lord! why didst Thou not give me respite for a little while? I should then have given (largely) in charity, and I should have been one of the doers of good".
And spend of what Allah has granted you by way of sustenance before death should come to any of you and he should say: "Lord, why did You not defer my return for a while so that I might give alms and be among the righteous?"
Give from what We have provided for you before death comes to one of you and he says, ‘My Lord, if only you would give me a little more time so that I can give sadaqa and be one of the righteous!’
And spend (in charity) of that with which We have provided you before death comes to one of you, and he says: "My Lord! If only You would give me respite for a little while (i.e. return to the worldly life), then I should giveSadaqah (i.e. Zakât ) of my wealth,[1] and be among the righteous [i.e. perform Hajj (pilgrimage to Makkah) and other good deeds].
Spend from what We have provided you before death comes to any of you, whereat he will say, ‘My Lord, why did You not respite me for a short time so that I might have given charity and become one of the righteous!’
And spend out of that with which We have provided you, before death visits one of you and he says, `My Lord! would that you had granted me reprieve for a short while, (for if you had,) I would have given alms and would have become of the righteous. '
Expend of what We have provided you before that death comes upon one of you and he says, 'O my Lord, if only Thou wouldst defer me unto a near term, so that I may make freewill offering, and so I may become one of the righteous. '
Devote a part of your wealth to the charity. Do not be among those who refrain from charity up to the moment of their death when they beg God to give them a little bit more time so that they devote it to God pleasing purposes.
But expend in alms of what we have bestowed upon you before death come on any one of you, and he says, 'My Lord! wouldst thou but have respited me till an appointed time nigh at hand, then would I surely give in charity and be among the righteous!'
Give from what We have provided to you, before death comes to one of you, then he says: "My Lord, if only You could delay this for a short while, I would then be charitable and join the righteous!"
And give alms out of that which We have bestowed on you; before death come unto one of you, and he say, O Lord, wilt thou not grant me respite for a short term; that I may give alms, and become one of the righteous?
And spend out of what We have given you before death comes to any of you, lest he should say, "My Lord! Why did you not respite me for a little while longer, so that I could have given alms and been of the doers of good deeds?"
And expend of what We have provided you even before the death comes up to one of you; then he says, "Lord! Had You deferred me to a near term, (i. e., go back to life for a while) so that I may donate (alms), and so I may become one of the righteous."
And spend of that wherewith We have provided you before death cometh unto one of you and he saith: My Lord! If only thou wouldst reprieve me for a little while, then I would give alms and be among the righteous.
Spend of what We have given you before death comes to one of you, when he will say: "O Lord, why did you not defer my term for a while that I could give alms and be among the doers of good?"
And spend on others out of what We have provided for you as sustenance, ere there come a time when death approaches any of you, and he then says, "O my Sustainer! If only Thou wouldst grant me a delay for a short while, so that I could give in charity and be among the righteous!"
And donate from what We have provided for you before death comes to one of you, and you cry, "My Lord! If only You delayed me for a short while, I would give in charity and be one of the righteous."
And give from that which We have provided to you, before death comes to one of you, then he says: "My Lord, if only You could delay this for a short while, I would then be charitable and join the righteous!"
You shall give from our provisions to you before death comes to you, then you say, "My Lord, if only You could delay this for a short while! I would then be charitable and join the righteous!"
And spend [in the way of Allah ] from what We have provided you before death approaches one of you and he says, "My Lord, if only You would delay me for a brief term so I would give charity and be among the righteous. "
And spend of what We have provided you before death comes to one among you and he says: “My Lord: hadst Thou but delayed me to a near term, that I might give charity and be among the righteous!”
And spend on others of what We have provided you with, before death comes to one of you. And he then says, "My Lord! If only You would delay this for a short while, so that I could give in charity and be among the righteous."
And spend something (in charity) out of the sustenance that We have bestowed on you, before death should come to any of you and he should say, "My Lord! Why did You not give me relief for a little while? I should then have given (largely) in charity, and I should have been one of those who do good (deeds). "
And spend out of what We have given to you before death overtakes one of you and he says, "My Lord, would you not give me respite to a near term, so that I should pay Sadaqah (alms) and become one of the righteous?"
And give from that which We have provided to you, before death comes to one of you, then he says: "My Lord, if only You could delay this for a short while, I would then be charitable and join the righteous!"