Münâfikûn suresi

Münâfikûn suresi, 8. ayet

Münâfikûn suresi, 8. ayet. يَقُولُونَ لَئِن رَّجَعْنَآ إِلَى ٱلْمَدِينَةِ لَيُخْرِجَنَّ ٱلْأَعَزُّ مِنْهَا ٱلْأَذَلَّ وَلِلَّهِ ٱلْعِزَّةُ وَلِرَسُولِهِۦ وَلِلْمُؤْمِنِينَ وَلَٰكِنَّ ٱلْمُنَٰفِقِينَ لَا يَعْلَمُونَ

yeḳûlûne leir raca`nâ ile-lmedîneti leyuḫricenne-l'e`azzü minhe-l'eẕell. velillâhi-l`izzetü velirasûlihî velilmü'minîne velâkinne-lmünâfiḳîne lâ ya`lemûn.

Diyanet İşleri

Onlar, "Andolsun, eğer Medine'ye dönersek, üstün olan, zayıf olanı oradan mutlaka çıkaracaktır" diyorlardı. Halbuki asıl üstünlük, ancak Allah'ın, Peygamberinin ve mü'minlerindir. Fakat münafıklar (bunu) bilmezler.

25 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Münâfikûn 5–11 · surenin 8. ayeti / 11

Konu Münafıkların yeminleri ve sözleri Münâfikûn 1–8 3

  1. Münâfikûn 5

    O münafıklara, "Gelin, Allah'ın Resulü sizin için bağışlama dilesin" denildiği zaman başlarını çevirirler ve sen onların büyüklük taslayarak uzaklaştıklarını görürsün.

  2. Münâfikûn 6

    Onlara bağışlama dilesen de, dilemesen de onlar için birdir. Allah, onları asla bağışlamayacaktır. Çünkü Allah, fasıklar topluluğunu doğru yola iletmez.

  3. Münâfikûn 7

    Onlar, "Allah Resulü'nün yanında bulunanlara (muhacirlere) bir şey vermeyin ki dağılıp gitsinler" diyenlerdir. Halbuki göklerin ve yerin hazineleri Allah'ındır. Fakat münafıklar (bunu) anlamazlar.

  4. 8

    Onlar, "Andolsun, eğer Medine'ye dönersek, üstün olan, zayıf olanı oradan mutlaka çıkaracaktır" diyorlardı. Halbuki asıl üstünlük, ancak Allah'ın, Peygamberinin ve mü'minlerindir. Fakat münafıklar (bunu) bilmezler.

  5. Münâfikûn 9

    Ey iman edenler! Mallarınız ve evlatlarınız sizi, Allah'ı zikretmekten alıkoymasın. Her kim bunu yaparsa, işte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.

  6. Münâfikûn 10

    Herhangi birinize ölüm gelip de, "Ey Rabbim! Beni yakın bir zamana kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam!" demeden önce, size rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda harcayın.

  7. Münâfikûn 11

    Allah, eceli geldiğinde hiçbir kimseyi asla ertelemez. Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

8. “Derler ki: “Eğer Medine’ye dönersek en aziz olan, en zelil olanı mutlaka oradan çıkartacaktır.” Bu sözleri Mureysi’ gazvesi sırasında söylemişlerdi. O sırada bazı Ensar ve Muhacirler arasında üzücü birtakım söz alışverişinde bulunulmuştu. O vakit münâfıkların münâfıklığı aşikar olmuş ve kalplerinde gizledikleri de açığa çıkmıştı. Başları olan Abdullah b. Ubey b. Selûl şöyle demişti: “Bizlerle bunların -Muhacirleri kastediyor- misali tıpkı: “Besle köpeğini yesin seni/Besle kargayı oysun gözünü” misalinde dile getirilen gerçeği anlatmaktadır.”

Sonra da şunu söyledi: “Eğer Medine’ye dönersek en aziz olan, en zelil olanı mutlaka oradan çıkartacaktır.” Kendi kanaatine göre o ve diğer münâfık kardeşleri en aziz olanlar, Allah Rasûlü ve ona uyanlar ise en zelil olanlardı. Halbuki durum bu münâfıkın söylediğinin tam aksine idi.

Bundan dolayı Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “Halbuki izzet yalnız Allah’ındır, Rasûlünündür ve müminlerindir.” Asıl aziz olanlar bunlardır, münâfıklar ile diğer kâfir kardeşleri ise zelil ve hakir olanlardır.

"Fakat münâfıklar” bunu “bilmezler.” Bundan dolayı üzerinde bulundukları batıla aldanarak kendilerinin aziz olduğu iddiasında bulunabilmişlerdir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Münafıkların başı Abdullah b. Ubey şöyle demektedir: Eğer Medine'ye dönersek üstün/izzetli olan ben ve kavmim, izzetli olmayan Muhammed ve ashabını oradan çıkaracaktır. Hâlbuki asıl izzet ancak Allah'ın, Allah'ın Peygamberinin ve Müminlerindir. Abdullah b. Ubey'in ve ashabının değildir. Fakat münafıklar; izzetin ancak Allah'ın, Allah'ın Peygamberinin ve Müminlerin olduğunu bilmezler.

Kelimeler

17 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَقُولُونَ yekulune diyorlar ki kök: قول
  2. لَئِن lein andolsun eğer
  3. رَّجَعْنَآ racea'na dönersek kök: رجع
  4. إِلَى ila
  5. ٱلْمَدِينَةِ l-medineti şehre kök: مدن
  6. لَيُخْرِجَنَّ leyuhricenne mutlaka çıkaracaktır kök: خرج
  7. ٱلْأَعَزُّ l-eazzu üstün olan kök: عزز
  8. مِنْهَا minha oradan
  9. ٱلْأَذَلَّ ۚ l-ezelle alçak olanı kök: ذلل
  10. وَلِلَّهِ velillahi Allah'a mahsustur kök: اله
  11. ٱلْعِزَّةُ l-izzetu üstünlük kök: عزز
  12. وَلِرَسُولِهِۦ velirasulihi ve Elçisine kök: رسل
  13. وَلِلْمُؤْمِنِينَ velilmu'minine ve mü'minlere kök: امن
  14. وَلَـٰكِنَّ velakinne fakat
  15. ٱلْمُنَـٰفِقِينَ l-munafikine münafıklar kök: نفق
  16. لَا la
  17. يَعْلَمُونَ yea'lemune bilmezler kök: علم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İnfak

    Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunan kimseler, "Bunları dinleri aldatmış" diyorlardı. Halbuki kim Allah'a tevekkül ederse, hiç şüphesiz…

  • Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İnfak

    (62-63) Eğer seni aldatmak isterlerse bilmiş ol ki sana yetecek Allah'tır. O, seni bizzat kendi yardımıyla ve mü'minlerle destekleyen ve onların…

  • Aynı kök: مدن (27 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak

    Çevrenizdeki bedevilerden birtakım münafıklar vardır. Medine halkından da münafıklıkta direnenler var ki sen onları bilmezsin. Biz onları biliriz.…

  • Aynı kök: مدن (27 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak

    (60-61) Andolsun, eğer münafıklar, kalplerinde bir hastalık bulunanlar ve Medine'de kötü haberler yayıp ortalığı karıştıranlar (tuttukları yoldan)…

  • Aynı kök: ذلل (24 geçiş) · Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet

    De ki: "Ey mülkün sahibi olan Allah'ım! Sen mülkü dilediğine verirsin. Dilediğinden de mülkü çeker alırsın. Dilediğini aziz edersin, dilediğini zelil…

  • Aynı kök: ذلل (24 geçiş) · Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet

    Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah'ı…

  • Aynı kök: ذلل (24 geçiş) · Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet

    (Kraliçe Belkıs) şöyle dedi: "Krallar bir memlekete girdi mi, orayı harap ederler ve halkının ileri gelenlerini zelil hale getirirler. İşte onlar…

  • Aynı kök: مدن (27 geçiş) · Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet

    Şehirde birtakım kadınlar, "Aziz'in karısı, (hizmetçisi olan) delikanlısından murad almak istemiş. Ona olan aşkı yüreğine işlemiş. Şüphesiz biz onu…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

62 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

25 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlar "Şüphesiz ki Medine'ye dönersek, üstün olan (taraf), zayıf olanı mutlaka oradan çıkaracaktır!" diyorlardı. (Oysa) itibar yalnızca Allah'a, Elçisine ve müminlere aittir fakat münafıklar (bunu) bilmezler.

Mustafa İslamoğlu

Onlar "Şehre döndüğümüzde şerefli olan (biz)ler şerefsiz olanları oradan elbet sürüp çıkaracaktır" diyorlar. Ama şeref Allah'a, O'nun Rasulüne ve mü'minlere aittir: gel gör ki, ikiyüzlüler (bunu bile) bilmiyorlar.

Muhammed Esed

(Ve) onlar: "Kente döndüğümüzde şan şeref sahibi olan (biz)ler, zavallı biçareleri oradan sürüp atacaktır!" derler. Ama asıl şeref, Allah'a, O'nun Elçisi'ne ve inananlara aittir ama ikiyüzlüler bunun farkında değiller.

Ahmed Hulusi

(O ikiyüzlü) dedi ki: "Andolsun ki eğer Medine'ye geri dönersek, en Aziyz olan, en zelil olanı oradan mutlaka çıkaracaktır!" Oysa izzet Allah'ındır, Rasulünündür ve iman edenlerindir. Ne var ki ikiyüzlüler bilemezler!

Ali Bulaç

Derler ki, "Andolsun, Medine'ye bir dönecek olursak, gücü ve onuru çok olan, düşkün ve zayıf olanı elbette oradan sürüp çıkaracaktır." Oysa izzet (güç, onur ve üstünlük) Allah'ın, O'nun Resulü'nün ve mü'minlerindir. Ancak münafıklar bilmiyorlar.

Ali Özek ve heyeti

Onlar: Andolsun, eğer Medine'ye dönersek, üstün olan, zayıf olanı oradan mutlaka çıkaracaktır, diyorlardı. Halbuki asıl üstünlük, ancak Allah'ın, Peygamberinin ve müminlerindir. Fakat münafıklar bunu bilmezler.

Ali Rıza Safa

Onlar, "Kente döndüğümüzde, güçlü olanlar, güçsüz olanları oradan çıkaracak!" diyenlerdir. dipnot 516 Oysa onur ve güç, Allah'ın, O'nun elçisinin ve inananlarındır; fakat ikiyüzlüler bilmezler.

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 516
    Kent anlamına gelen Medine sözcüğü, kimi çevirilerde Medine kenti olarak yazılmıştır. Kur'an'da, Medine kenti, yalnızca 33:13 ayetinde ve "Yesrib" ismiyle bildirilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Onlar, "Andolsun, eğer Medine'ye dönersek, üstün olan, zayıf olanı oradan mutlaka çıkaracaktır" diyorlardı. Halbuki, asıl üstünlük ancak Allah, Peygamber'i ve müminlerindir. Fakat münafıklar bunu bilmezler.

Edip Yüksel

"Kente dönersek, üstün olanlar alçakları çıkaracaktır" diyorlar. Oysa üstünlük ALLAH'a, elçisine ve iman edenlere aittir. Ne var ki ikiyüzlüler bilmezler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Kente dönersek, üstün olanlar alçakları çıkaracaktır,' diyorlar. Oysa üstünlük ALLAH'a, elçisine ve inananlara aittir. Ne var ki ikiyüzlüler bilmezler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Diyorlar ki: "Eğer Medine'ye dönersek, herhalde en güçlü, en şerefli olan en zayıf olan alçağı oradan çıkaracaktır." Oysa güç, haysiyet Allah'ın, Resulünün ve müminlerindir, fakat münafıklar bilmezler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Diyorlar ki: eğer Medineye dönersek herhalde eazz olan oradan ezell olanı çıkaracaktır, halbuki izzet, Allahın ve Resulünün ve mü'minlerindir ve lakin Münafıklar bilmezler.

Erhan Aktaş

"Eğer Medine'ye dönecek olursak, mutlaka daha güçlü olan, güçsüz olanı, oradan sürüp çıkarır." diyorlar. Oysa izzet; dipnot 1 Allah'ın, O'nun Resul'ünün ve inananlarındır. Fakat münafıklar bu gerçeği bilmiyorlar.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yüksek onur, şeref, büyük itibar, yücelik, saygınlık, üstünlük, güç.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Eğer Medine'ye dönecek olursak, mutlaka daha güçlü olan, güçsüz olanı, oradan sürüp çıkarır." diyorlar. Oysa izzet; Allah'ın, O'nun Resul'ünün ve inananlarındır. Fakat münafıklar bu gerçeği bilmiyorlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Eğer Medine'ye dönecek olursak, mutlaka daha güçlü olan, güçsüz olanı, oradan sürüp çıkarır." diyorlar. Oysa güç, üstünlük ve onur; Allah'ın, O'nun Rasul'ünün ve inananlarındır. Fakat münafıklar bu gerçeği bilmiyorlar.

Gültekin Onan

Derler ki: "Andolsun, Medine'ye bir dönecek olursak, gücü ve onuru çok olan, düşkün ve zayıf olanı elbette oradan sürüp çıkaracaktır. Oysa izzet (güç, onur ve üstünlük) Tanrı'nın, O'nun Resulü'nün ve inançlılarındır. Ancak münafıklar bilmiyorlar.

Hasan Basri Çantay

Onlar "Eğer Medineye dönersek, andolsun, en şerefli ve kuvvetli olan (ımız) oradan en hakıyr (ve zaif) olanı muhakkak çıkaracakdır" diyorlardı. Halbuki şeref, kuvvet ve gaalibiyyet Allahındır, peyğamberinindir, müminlerindir. Fakat münafıklar (bunu) bilmezler.

İbni Kesir

Onlar; şayet Medine'ye dönersen, andolsun ki; şerefli ve kuvvetli olanlar, zayıf olanları oradan muhakkak çıkaracaktır, diyorlardı. Oysa izzet Allah' ın, Peygamberinin ve mü'minlerindir. Fakat münafıklar, bunu bilmezler.

Mehmet Alagaş

(1-8) Münafıklar sana geldiklerinde dediler ki; şahitlik ediyoruz ki sen, kesinlikle Allah’ın Resulüsün, Allah ta biliyor ki sen O’nun kesinlikle Resulüsün, yine Allah da şahitlik eder ki, münafıklar kesinlikle yalancıdır, yemin etmiş olmayı kalkan yaptılar ve A llah’ın yolundan saptılar, muhakkak ki yapıyor oldukları ne kötü bir şey. Bu, onların iman ettik dedikten sonra kafir olmaları nedeniyledir, onların kalpleri mühürlendi, artık kavrayamazlar / fevkinde olamazlar. Gördüğünde kalıpları / cüsseleri seni cezbed ebilir / hoşuna gidebilir, eğer konuşurlarsa da dediklerini dinleyebilirsin, dayanılan / isnat edilen keresteler / ahşaplar gibidirler, her sesin kendi aleyhlerine olduğunu değerlendirirler / hesap ederler, onlar düşmandırlar, korun onlardan, Allah onları gebertsin / katletsin nasıl da hakikatten yalana kapılıyorlar. Onlara, gelin Allah’ın Resulü sizin için bağışlanma dilesin denildiğinde, kafalarını çevirirler ve büyüklenerek / kibirlenerek (bağışlanma duası yapmasını) engellediklerini / vazgeçirdiklerini görürsün. (Ey Resul, bizim için herhangi bir şey dilemekten vazgeç) Onlar için bağışlanma dilesen de yahut bağışlanma dilemesen de eşittir / aynıdır, Allah onları asla bağışlamaz, Allah yoldan çıkan boyları / kavimleri kesinlikle yola iletmez. Onlar şunu da diyorlar, Allah’ın Resulünün yanındakilere dağılıp gitmedikleri sürece harcama yapmayın / infak etmeyin, semaların ve yerin hazineleri Allah’ındır ve lakin münafıklar kavrayamazlar. Yine diyorlar ki eğer şehre / medineye dönersek saygın olanlarımız / izzetli olanlarımız düşük seviyede olanları / zelil olanları oradan çıkaracak, saygın olan Allah’tır, Resulüdür ve Müminlerdir ve lakin münafıklar bilmezler.

Rowwad Tercüme Merkezi

"Medine’ye dönersek güçlü olan, zayıf olanı oradan çıkaracaktır." diyorlar. Oysa izzet Allah'ın, O'nun Rasûlünün ve Müminlerindir. Ancak münafıklar bilmezler.

Süleyman Ateş

Diyorlar ki: "Andolsun, eğer Medine'ye dönersek üstün olan, alçak olanı oradan mutlaka çıkaracaktır." Üstünlük, ancak Allah'a, Elçisine ve mü'minlere mahsustur. Fakat münafıklar bilmezler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Beni Mustalik savaşında) Şunu bile demişlerdi: "Hele Medine'ye dönelim; biz üstünler, o alçakları elbette sürüp çıkaracağız." Oysa üstünlük Allah'tadır, elçisindedir ve inanıp güvenenlerdedir. Ama münafıklar bunu bilmezler dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer inanıp güveniyorsanız en üstün olan, sizlersiniz. "(Al-i İmran 3/139)

Şaban Britch

"Medine’ye dönersek, güçlü olan, zayıf olanı oradan çıkaracaktır" diyorlar. Oysa izzet Allah'ın, O'nun rasûlünün ve müminlerindir. Ancak münafıklar bilmezler.

Şaban Piriş

-Medine'ye dönersek, güçlü olan, zayıf olanı oradan çıkaracaktır, diyorlar. Oysa güç Allah'a, Resulü'ne ve müminlere aittir. Fakat münafıklar bilmezler.

Yaşar Nuri Öztürk

Şöyle derler: "Eğer Medine'ye dönersek, yemin olsun ki, itibarlı ve baskın olan, ezik ve zayıf olanı oradan çıkaracaktır!" Güç ve itibar Allah'a, onun resulüne ve iman sahiplerine özgüdür. Ama münafıklar bunu bilmezler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

They say: "If we should return to Madina, the one with nobility in his nature and nobility is native to him, shall displace and oust the base who is nobody".

Abdul Haleem

They say, ‘Once we return to Medina the powerful will drive out the weak,’ but power belongs to God, to His Messenger, and to the believers, though the hypocrites do not know this.

Abdullah Yusuf Ali

They say, "If we return to Medina, surely the more honourable (element) will expel therefrom the meaner." But honour belongs to Allah and His Messenger, and to the Believers; but the Hypocrites know not.

Abul A'la Maududi

They say: "When we return to Madinah, the honourable ones will drive out from it those that are abject." dipnot 1 In truth, all honour belongs to Allah, and to His Messenger, and to the believers. dipnot 2 But the hypocrites do not know.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Zaid bin Arqam says: When I reported these words of Abdullah bin Ubayy to the Prophet (peace be upon him), and Abdullah bin Ubayy came and disowned them on oath, the elderly people of the Ansar, and even my own uncle, reproved me for this; so much so that I felt that the Prophet (peace be upon him) had also mistaken me for a liar and Abdullah bin Ubayy for a truthful person. This caused me great anguish and grief. Then, when these verses were revealed, the Prophet (peace be upon him) called me, and taking hold of my ear, said: The boy’s ear was truthful Allah has himself testified to what it had heard. (Ibn Jarir. In Tirmidhi also there is a tradition on the same subject).
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, all honor belongs to Allah in virtue of His essence, to the Prophet (peace be upon him) in virtue of his prophethood, and to the believers in virtue of their faith. As for the disbelievers, the wicked people and the hypocrites, they have no share whatsoever in the real true honor.

Aisha Bewley

They say, ‘If we return to Madina, the mightier will drive out the inferior. ’ But all might belongs to Allah and to His Messenger and the muminun. But the hypocrites do not know this.

Al-Hilali & Khan

They (hyprocrites) say: "If we return to Al-Madinah, indeed the more honourable (‘Abdullâh bin Ubai bin Salûl, the chief of hyprocrites at Al-Madinah) will expel therefrom the meaner (i.e. Allâh’s Messenger صلى الله عليه وسلم)." But honour, power and glory belong to Allâh, and to His Messenger (Muhammad صلى الله عليه وسلم), and to the believers, but the hypocrites know not.

Ali Quli Qarai

They say, ‘When we return to the city, the mighty will surely expel the abased from it. ’ Yet all might belongs to Allah and His Apostle, and the faithful, but the hypocrites do not know.

Amatul Rahman Omar

They say, `If we return to Madînah, the most honourable and mightier will drive out the most mean from there. ' But (true) power and honour belongs to Allâh and His Messenger and to the believers. Yet the hypocrites do not know (it).

Arthur John Arberry

They say, 'If we return to the City, the mightier ones of it will expel the more abased'; yet glory belongs unto God, and unto His Messenger and the believers, but the hypocrites do not know it.

Bijan Moeinian

The (among them Ibn Ubayy) say : "As soon as we return back to Medina, the “honorable" ones should evict the “weak” ones from the city. They do not realize that all honor belongs to God, his messenger and the believers.

E. Henry Palmer

They say, 'If we return to el Medinah, the mightier will surely drive out the meaner therefrom;' but to God belongs the might, and to His Apostle and to the believers; but the hypocrites do not know!

Edip-Layth

They say, "When we go back to the city, the noble therein will evict the lowly." But all nobility belongs to God and His messenger, and those who acknowledge. However, the hypocrites do not know.

George Sale

They say, verily, if we return to Medina, the worthier shall expel thence the meaner. Whereas superior worth belongeth unto God, and his apostle, and the true believers: But the hypocrites know it not.

Hamid S. Aziz

They say, "If we return to Medina, the mighty will surely drive out the weaker there from; but Might belongs to Allah, and to His Messenger and to the believers, but the hypocrites know not.

Mahmoud Ghali

They say, "Indeed in case we return to Al-Madînah, indeed the mightier ones will definitely drive the humbler ones out of it. " And might belongs to Allah, and to His Messenger, and to the believers, but the hypocrites do not know.

Marmaduke Pickthall

They say: Surely, if we return to Al-Madinah the mightier will soon drive out the weaker; when might belongeth to Allah and to His messenger and to the believers; but the hypocrites know not.

Mohamed Ahmed - Samira

They say: "If we now go back to Madina, the stronger will turn the weaker out. " But power belongs to God, His Apostle and the faithful, though the hypocrites do not know.

Muhammad Asad

[And] they say, "Indeed, when we return to the City [we,] the ones most worthy of honour will surely drive out therefrom those most contemptible ones!" However, all honour belongs to God, and [thus] to His Apostle and those who believe [in God]: but of this the hypocrites are not aware.

Mustafa Khattab

They say, "If we return to Medina, the honourable will definitely expel the inferior." But all honour and power belongs to Allah, His Messenger, and the believers, yet the hypocrites do not know.

Progressive Muslims

They Say: "When we go back to the city, the noble therein will evict the lowly. " But all nobility belongs to God and His messenger, and the believers. However, the hypocrites do not know.

Rashad Khalifa

They say, "If we go back to the city, the powerful therein will evict the weak (and we will be victimized)." (They should know that) all dignity belongs to GOD and His messenger, and the believers. However, the hypocrites do not know.

Sahih International

They say, "If we return to al-Madinah, the more honored [for power] will surely expel therefrom the more humble. " And to Allah belongs [all] honor, and to His Messenger, and to the believers, but the hypocrites do not know.

Sam Gerrans

They say: “If we return to the city, the more honoured will drive therefrom the meaner.” But to God belong power and glory, and to His messenger, and to the believers; but the waverers know not.

Shabbir Ahmed

And they say (upon returning from Banu Mustaliq in 5 A. H.), "Indeed, when we return to

Syed Vickar Ahamed

They say: "If we return to Medinah, surely, the more honorable (element) will expel from there the weaker. " But honor belongs to Allah and to His Messenger, and to the believers; But the hypocrites do not know.

Taqi Usmani

They say, "If we return to Madīnah, the more honorable ones will drive out the meaner ones from there." And to Allah belongs the honour, and to His Messenger, and to the believers, but the hypocrites do not know.

The Monotheist Group

They say: "When we go back to the city, the noble therein will evict the lowly." But all nobility belongs to God and His messenger, and the believers. However, the hypocrites do not know.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Münâfikûn suresi, 8. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Münâfikûn suresi, 8. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Münâfikûn suresi, 8. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩