Mürselât suresi

Mürselât suresi, 15. ayet

Mürselât suresi, 15. ayet. وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ

veylüy yevmeiẕil lilmükeẕẕibîn.

Diyanet İşleri

O gün vay yalanlayanların haline!

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mürselât 12–18 · surenin 15. ayeti / 50

Konu Gönderilenlere yemin ve hüküm günü Mürselât 1–15 3

  1. Mürselât 12

    (Bu) hangi güne ertelenmiştir?

  2. Mürselât 13

    Hüküm ve ayırım gününe.

  3. Mürselât 14

    Hüküm ve ayırım gününü sen ne bileceksin.

  4. 15

    O gün vay yalanlayanların haline!

  5. Mürselât 16

    Biz öncekileri helak etmedik mi?

  6. Mürselât 17

    Sonra arkadan gelenleri de onların peşine takacağız.

  7. Mürselât 18

    Biz suçlulara işte böyle yaparız.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

15. Daha sonra Yüce Allah, bu günü yalanlayanları tehdit ederek: “O gün yalanlayanların vay haline!” buyurmaktadır. Yani onlar, o günde geçmişlerine ne kadar çok pişman olup yanacaklar, ne kadar çetin azap görecekler ve ne kadar kötü bir âkıbet ile karşılaşacaklardır!

Yüce Allah, onlara haber verdiği ve bu hususta onlara yemin de ettiği halde onlar onu tasdik etmediler. İşte bundan dolayı en ileri derecede cezayı hak ettiler.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

O gün; helak, azap ve hüsran peygamberlerinin Allah’ın katından getirdiklerini yalanlayan o inkârcıların üzerine olsun!

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَيْلٌۭ veylun vay haline
  2. يَوْمَئِذٍۢ yevmeizin o gün kök: يوم
  3. لِّلْمُكَذِّبِينَ lilmukezzibine yalanlayanların kök: كذب

Keşif

Bu ayet neyle ilişkili

Bu ayeti taşıyan yazmalar 7

55 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler8

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(O günü) yalanlayanların, o gün vay hâline!

Mustafa İslamoğlu

O gün vay haline (bu) hakikati yalanlayanların!

Muhammed Esed

O Gün vay haline hakikati yalanlayanların!

Ahmed Hulusi

O süreçte (ölümle birlikte başlayacak ikinci yaşam sürecini) yalanlayanların vay haline!

Ali Bulaç

O gün, yalanlayanların vay haline.

Ali Özek ve heyeti

O gün (Peygamber'i ve ahireti) yalan sayanların vay haline!

Ali Rıza Safa

Yalanlayanların; o gün, vay başlarına gelene! dipnot 560

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 560
    77:15 ve 77:49 arasındaki on ayetle birlikte, 52:11 ve 83:10 ayetlerinde de "Yalanlayanların; o gün, vay başlarına gelene!" uyarısı, tıpkısı sözcüklerle tekrarlanır.

Bayraktar Bayraklı

- Yıldızlar silindiği zaman, gök yarıldığı zaman, dağlar ufalanıp savrulduğu zaman, peygamberlere vakit bildirildiği zaman; ertelendikleri gün için; yani hüküm günü için, -ki hüküm gününün ne olduğunu sen nereden bileceksin?- Yalanlayanların vay haline o gün!

Edip Yüksel

Yalanlayanların vay haline o gün!

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Yalanlayanların vay haline o gün!

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O gün yalan diyenlerin vay haline!

Elmalılı Hamdi Yazır

Vay haline o gün yalan diyenlerin

Erhan Aktaş

O Gün dipnot 1 , yalanlayanların vay haline!

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hesap sorma günü, yalnızca Allah'ın belirlediği ilke ve kuralların geçerli olduğu gün.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İzin Günü, yalanlayanların vay haline!

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Yevme izin", terkibi, "Sadece Allah'ın belirlediği ilke ve kuralların geçerli olduğu gün."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İzin Günü, yalanlayanların vay haline!

Gültekin Onan

O gün, yalanlayanların vay haline.

Hasan Basri Çantay

(Bunu) yalan sayanların o gün vay haline!

İbni Kesir

O gün; yalanlayanların vay haline.

Mehmet Alagaş

(1-19) Birbiri ardınca/ üst üste gönderilenlere ve estikçe esenlere (rüzgarlar), y ayıldıkça yayılanlara (bulutlar) ayırdıkça ayıranlara, u yarı ya da özür amaçlı zikri bırakılanlara / ilga edilenlere , s ize söz verilen / vaad edilen, kesinlikle gerçekleşecektir / vuku bulacaktır. Yıldızlar söndüğü / silindiği vakit , g ök/sema yarıldığı/açıldığı/ ferç olduğu vakit , Dağlar savrulduğu vakit, Elçiler / Resuller toplandığı vakit, hangi güne kadar süre almışlardı / ertelenmişlerdi? Ayrışım gününe kadar (ertelenmişlerdi) Ayrışım günü nedir? Sana ne idrak ettirdi? O gün, yalanlayanların vay haline! Evvelkileri helak etmedik mi? Sonra onları, diğer arkadan gelenler i onların peşlerine taktırırız. Suçlulara / mücrimlere böyle yaparız. O gün yalanlayanların vay haline!

Rowwad Tercüme Merkezi

O gün vay yalanlayanların haline!

Süleyman Ateş

Yalanlayanların vay haline o gün!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O gün yalancılar çok çekecekler.

Şaban Britch

Vay haline o gün, yalanlayanların!

Şaban Piriş

-Vay haline o gün, yalanlayanların!

Yaşar Nuri Öztürk

Yalanlayanların vay haline o gün!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Woe then, to those who looked upon the truth as manifest falsification.

Abdul Haleem

Woe, on that Day, to those who denied the truth!

Abdullah Yusuf Ali

Ah woe, that Day, to the Rejecters of Truth!

Abul A'la Maududi

Woe on that Day to those that give the lie to the Truth! dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Deniers: those people who took the news of the coming of Resurrection as a lie, and spent their lives in the world under the delusion that the time would never come when they would have to present themselves before their God and render an account of their deeds.

Aisha Bewley

On that Day, woe to the deniers!

Al-Hilali & Khan

Woe that Day to the deniers (of the Day of Resurrection)!

Ali Quli Qarai

Woe to the deniers on that day!

Amatul Rahman Omar

On that day woe shall befall those who belie (the truth).

Arthur John Arberry

Woe that day unto those who cry it lies!

Bijan Moeinian

Pity on that day to the rejecters of the truth.

E. Henry Palmer

Woe on that day for those who say it is a lie!

Edip-Layth

Woes on that day to the deniers!

George Sale

On that day, woe be unto them who accused the prophets of imposture!

Hamid S. Aziz

Woe on that day to the rejecters.

Mahmoud Ghali

Upon that Day woe to the beliers!

Marmaduke Pickthall

Woe unto the repudiators on that day!

Mohamed Ahmed - Samira

Alas the woe that day for those who deny!

Muhammad Asad

Woe on that Day unto those who give the lie to the truth!

Mustafa Khattab

Woe on that Day to the deniers!

Progressive Muslims

Woe on that Day to the disbelievers!

Rashad Khalifa

Woe on that day to the rejectors.

Sahih International

Woe, that Day, to the deniers.

Sam Gerrans

Woe, that day, to the deniers!

Shabbir Ahmed

Anguish on that Day for those who deny the Truth in practice! ('Kizb' = Lie = Belie = Deny the Truth in practical dealings = Deny by action. 'Kufr' = Frank denial in word and action).

Syed Vickar Ahamed

And, woe (sorrow and suffering), that Day for those (people) who reject the Truth.

Taqi Usmani

Woe that Day to the deniers!

The Monotheist Group

Woe on that Day to the disbelievers!

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mürselât suresi, 15. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mürselât suresi, 15. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mürselât suresi, 15. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  8. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩