Diyanet İşleri
Biz suçlulara işte böyle yaparız.
Mürselât suresi
Mürselât suresi, 18. ayet. كَذَٰلِكَ نَفْعَلُ بِٱلْمُجْرِمِينَ
keẕâlike nef`alü bilmücrimîn.
Biz suçlulara işte böyle yaparız.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Yaratılıştaki deliller Mürselât 16–28 3
O gün vay yalanlayanların haline!
Biz öncekileri helak etmedik mi?
Sonra arkadan gelenleri de onların peşine takacağız.
Biz suçlulara işte böyle yaparız.
O gün vay yalanlayanların haline!
Biz sizi bayağı bir sudan (meniden) yaratmadık mı?
(21-22) Sonra onu belli bir süreye kadar sağlam bir yerde (ana rahminde) tuttuk.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 16–19. ayetler için yazılmıştır.
16-18. Yani biz öncekilerden yalanlayanları helâk etmedik mi? Daha sonra gelenler arasından yine yalanlayanları helâk ederek bunları öncekilerin peşine katıyoruz. İşte Allah'ın her bir günahkâr hakkında önceden de sonradan da uygulayageldiği sünneti/kanunu budur. Günahkârların cezalandırılması kaçınılmaz bir şeydir. Niçin görüp duyduğunuz şeylerden gereği gibi ibret almıyorsunuz?
19. “O gün” gördükleri bunca âyet ve belgelere, ibretlik ceza örneklerine rağmen “yalanlayanların vay haline!”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdiklerini yalanlayan mücrim kimseleri, o ümmetlerin helak edildiği gibi helak edeceğiz.
Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Aynı kök: فعل (109 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)
İşte biz suçlulara böyle yaparız.
Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)
Ey iman edenler! Allah'ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve de Rab'lerinden bol nimet…
Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)
Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz, sakın ha sizi…
Aynı kök: فعل (109 geçiş)
Eğer, yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- o halde yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten sakının. O ateş kafirler için hazırlanmıştır.
Aynı kök: فعل (109 geçiş)
"Bizim için Rabbine dua et de onun nasıl bir sığır olduğunu bize açıklasın." dediler. Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki: O, ne yaşlı, ne körpe, ikisi…
Aynı kök: فعل (109 geçiş)
Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki; o, çift sürmek, ekin sulamak için boyunduruğa vurulmamış, kusursuz, hiç alacası olmayan bir sığırdır." Onlar,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
İşte biz, suçlulara böyle yaparız!
İşte günahı hayat tarzı haline getirenlere böyle davranırız.
(çünkü) Biz, günaha batmış olanlarla böyle uğraşırız.
İşte suçluları böyle yaparız!
İşte biz, suçlu günahkarlara böyle yapıyoruz.
İşte biz suçlulara böyle yaparız!
Suçlulara, işte böyle yaparız.
İşte biz, suçlulara böyle yaparız.
Suçlulara işte böyle davranırız.
Suçlulara işte böyle davranırız.
Biz suçluları öyle yaparız!
Biz öyle yaparız mücrimleri
İşte suçlulara böyle yaparız.
İşte suçlulara böyle yaparız.
İşte suçlulara böyle yaparız.
İşte biz, suçlu günahkarlara böyle yapıyoruz.
Biz günahkarlara böyle yaparız.
İşte Biz; böylr yaparız suçluları.
(1-19) Birbiri ardınca/ üst üste gönderilenlere ve estikçe esenlere (rüzgarlar), y ayıldıkça yayılanlara (bulutlar) ayırdıkça ayıranlara, u yarı ya da özür amaçlı zikri bırakılanlara / ilga edilenlere , s ize söz verilen / vaad edilen, kesinlikle gerçekleşecektir / vuku bulacaktır. Yıldızlar söndüğü / silindiği vakit , g ök/sema yarıldığı/açıldığı/ ferç olduğu vakit , Dağlar savrulduğu vakit, Elçiler / Resuller toplandığı vakit, hangi güne kadar süre almışlardı / ertelenmişlerdi? Ayrışım gününe kadar (ertelenmişlerdi) Ayrışım günü nedir? Sana ne idrak ettirdi? O gün, yalanlayanların vay haline! Evvelkileri helak etmedik mi? Sonra onları, diğer arkadan gelenler i onların peşlerine taktırırız. Suçlulara / mücrimlere böyle yaparız. O gün yalanlayanların vay haline!
Biz, günahkârlara işte böyle yaparız.
Suçlulara böyle yaparız.
İşte bütün suçlulara böyle yapacağız dipnot 1 .
Bunu, bütün suçlulara yapacağız.
İşte suçlulara böyle yaparız!
İşte suçlulara böyle yaparız!
Biz, suçlulara işte böyle yaparız.
Thus do We requite people given to sin.
this is how We deal with the guilty.
Thus do We deal with men of sin.
Thus do We deal with the guilty.
That is how We deal with evildoers.
Thus do We deal with the Mujrimûn (polytheists, disbelievers, sinners, criminals).
That is how We deal with the guilty.
That is how We deal with the guilty.
So We serve the sinners.
This is the way that I (God) deal with the guilty ones.
Thus do we with the sinners.
It is such that We do to the criminals.
Thus do We deal with the wicked.
Even thus shall We deal with the guilty.
Thus We perform against the criminals.
Thus deal We ever with the guilty.
That is what We shall do to those who are guilty of crime.
[for] thus do We deal with such as are lost in sin.
This is how We deal with the wicked.
It is such that We do to the criminals.
This is what we do to the criminals.
Thus do We deal with the criminals.
Thus do We with the lawbreakers.
Thus do We always deal with the guilty.
We deal with men of sin in this way.
Thus We deal with the guilty people.
It is such that We do to the criminals.