Mürselât suresi

Mürselât suresi, 18. ayet

Mürselât suresi, 18. ayet. كَذَٰلِكَ نَفْعَلُ بِٱلْمُجْرِمِينَ

keẕâlike nef`alü bilmücrimîn.

Diyanet İşleri

Biz suçlulara işte böyle yaparız.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mürselât 15–21 · surenin 18. ayeti / 50

Konu Yaratılıştaki deliller Mürselât 16–28 3

  1. Mürselât 15

    O gün vay yalanlayanların haline!

  2. Mürselât 16

    Biz öncekileri helak etmedik mi?

  3. Mürselât 17

    Sonra arkadan gelenleri de onların peşine takacağız.

  4. 18

    Biz suçlulara işte böyle yaparız.

  5. Mürselât 19

    O gün vay yalanlayanların haline!

  6. Mürselât 20

    Biz sizi bayağı bir sudan (meniden) yaratmadık mı?

  7. Mürselât 21

    (21-22) Sonra onu belli bir süreye kadar sağlam bir yerde (ana rahminde) tuttuk.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 16–19. ayetler için yazılmıştır.

16-18. Yani biz öncekilerden yalanlayanları helâk etmedik mi? Daha sonra gelenler arasından yine yalanlayanları helâk ederek bunları öncekilerin peşine katıyoruz. İşte Allah'ın her bir günahkâr hakkında önceden de sonradan da uygulayageldiği sünneti/kanunu budur. Günahkârların cezalandırılması kaçınılmaz bir şeydir. Niçin görüp duyduğunuz şeylerden gereği gibi ibret almıyorsunuz?

19. “O gün” gördükleri bunca âyet ve belgelere, ibretlik ceza örneklerine rağmen “yalanlayanların vay haline!”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdiklerini yalanlayan mücrim kimseleri, o ümmetlerin helak edildiği gibi helak edeceğiz.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. كَذَٰلِكَ kezalike böyle
  2. نَفْعَلُ nef'alu yaparız kök: فعل
  3. بِٱلْمُجْرِمِينَ bil-mucrimine suçlulara kök: جرم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Aynı kök: فعل (109 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)

    İşte biz suçlulara böyle yaparız.

  • Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)

    Ey iman edenler! Allah'ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve de Rab'lerinden bol nimet…

  • Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)

    Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz, sakın ha sizi…

  • Aynı kök: فعل (109 geçiş)

    Eğer, yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- o halde yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten sakının. O ateş kafirler için hazırlanmıştır.

  • Aynı kök: فعل (109 geçiş)

    "Bizim için Rabbine dua et de onun nasıl bir sığır olduğunu bize açıklasın." dediler. Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki: O, ne yaşlı, ne körpe, ikisi…

  • Aynı kök: فعل (109 geçiş)

    Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki; o, çift sürmek, ekin sulamak için boyunduruğa vurulmamış, kusursuz, hiç alacası olmayan bir sığırdır." Onlar,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

55 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İşte biz, suçlulara böyle yaparız!

Mustafa İslamoğlu

İşte günahı hayat tarzı haline getirenlere böyle davranırız.

Muhammed Esed

(çünkü) Biz, günaha batmış olanlarla böyle uğraşırız.

Ahmed Hulusi

İşte suçluları böyle yaparız!

Ali Bulaç

İşte biz, suçlu günahkarlara böyle yapıyoruz.

Ali Özek ve heyeti

İşte biz suçlulara böyle yaparız!

Ali Rıza Safa

Suçlulara, işte böyle yaparız.

Bayraktar Bayraklı

İşte biz, suçlulara böyle yaparız.

Edip Yüksel

Suçlulara işte böyle davranırız.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Suçlulara işte böyle davranırız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Biz suçluları öyle yaparız!

Elmalılı Hamdi Yazır

Biz öyle yaparız mücrimleri

Erhan Aktaş

İşte suçlulara böyle yaparız.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İşte suçlulara böyle yaparız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İşte suçlulara böyle yaparız.

Gültekin Onan

İşte biz, suçlu günahkarlara böyle yapıyoruz.

Hasan Basri Çantay

Biz günahkarlara böyle yaparız.

İbni Kesir

İşte Biz; böylr yaparız suçluları.

Mehmet Alagaş

(1-19) Birbiri ardınca/ üst üste gönderilenlere ve estikçe esenlere (rüzgarlar), y ayıldıkça yayılanlara (bulutlar) ayırdıkça ayıranlara, u yarı ya da özür amaçlı zikri bırakılanlara / ilga edilenlere , s ize söz verilen / vaad edilen, kesinlikle gerçekleşecektir / vuku bulacaktır. Yıldızlar söndüğü / silindiği vakit , g ök/sema yarıldığı/açıldığı/ ferç olduğu vakit , Dağlar savrulduğu vakit, Elçiler / Resuller toplandığı vakit, hangi güne kadar süre almışlardı / ertelenmişlerdi? Ayrışım gününe kadar (ertelenmişlerdi) Ayrışım günü nedir? Sana ne idrak ettirdi? O gün, yalanlayanların vay haline! Evvelkileri helak etmedik mi? Sonra onları, diğer arkadan gelenler i onların peşlerine taktırırız. Suçlulara / mücrimlere böyle yaparız. O gün yalanlayanların vay haline!

Rowwad Tercüme Merkezi

Biz, günahkârlara işte böyle yaparız.

Süleyman Ateş

Suçlulara böyle yaparız.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunu, bütün suçlulara yapacağız.

Şaban Britch

İşte suçlulara böyle yaparız!

Şaban Piriş

İşte suçlulara böyle yaparız!

Yaşar Nuri Öztürk

Biz, suçlulara işte böyle yaparız.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Thus do We requite people given to sin.

Abdul Haleem

this is how We deal with the guilty.

Abdullah Yusuf Ali

Thus do We deal with men of sin.

Abul A'la Maududi

Thus do We deal with the guilty.

Aisha Bewley

That is how We deal with evildoers.

Al-Hilali & Khan

Thus do We deal with the Mujrimûn (polytheists, disbelievers, sinners, criminals).

Ali Quli Qarai

That is how We deal with the guilty.

Amatul Rahman Omar

That is how We deal with the guilty.

Arthur John Arberry

So We serve the sinners.

Bijan Moeinian

This is the way that I (God) deal with the guilty ones.

E. Henry Palmer

Thus do we with the sinners.

Edip-Layth

It is such that We do to the criminals.

George Sale

Thus do We deal with the wicked.

Hamid S. Aziz

Even thus shall We deal with the guilty.

Mahmoud Ghali

Thus We perform against the criminals.

Marmaduke Pickthall

Thus deal We ever with the guilty.

Mohamed Ahmed - Samira

That is what We shall do to those who are guilty of crime.

Muhammad Asad

[for] thus do We deal with such as are lost in sin.

Mustafa Khattab

This is how We deal with the wicked.

Progressive Muslims

It is such that We do to the criminals.

Rashad Khalifa

This is what we do to the criminals.

Sahih International

Thus do We deal with the criminals.

Sam Gerrans

Thus do We with the lawbreakers.

Shabbir Ahmed

Thus do We always deal with the guilty.

Syed Vickar Ahamed

We deal with men of sin in this way.

Taqi Usmani

Thus We deal with the guilty people.

The Monotheist Group

It is such that We do to the criminals.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mürselât suresi, 18. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mürselât suresi, 18. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mürselât suresi, 18. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩