Diyanet İşleri
(Diriltecek ki) ayrılığa düştükleri şeyi onlara anlatsın ve kafir olanlar da kendilerinin yalancı olduklarını bilsinler!
Nahl suresi
Nahl suresi, 39. ayet. لِيُبَيِّنَ لَهُمُ ٱلَّذِى يَخْتَلِفُونَ فِيهِ وَلِيَعْلَمَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ أَنَّهُمْ كَانُوا۟ كَٰذِبِينَ
liyübeyyine lehümü-lleẕî yaḫtelifûne fîhi veliya`leme-lleẕîne keferû ennehüm kânû kâẕibîn.
(Diriltecek ki) ayrılığa düştükleri şeyi onlara anlatsın ve kafir olanlar da kendilerinin yalancı olduklarını bilsinler!
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu "Allah dileseydi" bahanesi; her ümmete elçi; hicret Nahl 35–42 3
Andolsun biz, her ümmete, "Allah'a kulluk edin, tağuttan kaçının" diye peygamber gönderdik. Allah, onlardan kimini doğru yola iletti; onlardan kimine de (kendi iradeleri sebebiyle) sapıklık hak oldu. Şimdi yeryüzünde dolaşın da peygamberleri yalanlayanların sonunun ne olduğunu görün.
Sen onların doğru yola erişmelerine aşırı istek göstersen de şüphesiz Allah saptırdığı kimseyi doğru yola iletmez. Onların yardımcıları da yoktur.
Onlar, "Allah, ölen bir kimseyi diriltmez" diye var güçleriyle Allah'a yemin ettiler. Hayır, diriltecek! Bu, yerine getirilmesini Allah'ın üzerine aldığı bir vaaddir. Fakat insanların çoğu bilmezler.
(Diriltecek ki) ayrılığa düştükleri şeyi onlara anlatsın ve kafir olanlar da kendilerinin yalancı olduklarını bilsinler!
Biz bir şeyin olmasını istediğimiz zaman sözümüz sadece, ona, "ol" dememizdir. O da hemen oluverir.
Zulme uğradıktan sonra Allah yolunda hicret edenlere gelince, elbette onları dünyada güzel bir şekilde yerleştiririz. Ahiret mükafatı ise daha büyüktür. Keşke bilselerdi..
Onlar, sabreden ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimselerdir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 39–40. ayetler için yazılmıştır.
39. Daha sonra Allah, amellerin karşılığının verilişinin ve öldükten sonra dirilişin hikmetini söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: “(Böylece) hakkında ayrılığa düştükleri şeyleri” büyük küçük tüm meseleleri “onlara açıklayacak” bunların gerçek mahiyetlerini onlara beyan edecek “ve kafirler de kendilerinin gerçekten yalancı kimseler olduklarını bileceklerdir” Amellerini görünce pişmanlıklara boğulacaklardır. O vakit Allah ile birlikte tapındıkları tanrılarının kendilerine hiçbir faydaları olmayacaktır. Rabbinin emri gelince tapındıkları varlıkların cehennem odunu olduklarını göreceklerdir. Güneş ve ay tortop edilip ışıkları söndürülecek, yıldızlar etrafa savrulacak, bunlara tapınan kimseler de onların, Allah’ın emrine amade kullar olduklarını, bütün hallerinde Allah’a muhtaç olduklarını anlayacaklardır.
40. Bütün bu işlerin hiçbirisi, Allah için zor ve güç değildir, O’na ağır gelmez. Çünkü O, bir şeyi diledi mi ona: “Ol” der, o da herhangi bir karşı koyma ve herhangi bir direniş söz konusu olmaksızın derhal ve O’nun dilediği şekilde ve murad ettiği gibi oluverir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yüce Allah onlara tevhit, yeniden diriliş ve peygamberliğe dair ayrılığa düştükleri konuların hakikatini açıklamak, kâfirlerin, Allah'ın ortakları olduğuna ve yeniden dirilişi inkâr etmelerine dair ileri sürdükleri iddialarında yalan söylediklerini anlamaları için onların hepsini kıyamet günü yeniden diriltecektir.
Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik
Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…
Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik
Biz bunu, hem onu görenlere, hem de sonra geleceklere bir ibret ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlara da bir öğüt kıldık.
Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik
Bir de dediler ki: "Bize ateş, sayılı birkaç günden başka asla dokunmayacaktır." Sen onlara de ki: "Siz bunun için Allah'tan söz mü aldınız? -Eğer…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Hakkında anlaşmazlığa düştükleri şeyi onlara açıklaması ve kâfir olanların da kendilerinin yalancılar olduklarını bilmeleri için (Allah onları diriltecektir). dipnot 1
(Oysa ki), hakkında görüş ayrılığına düştükleri hakikati onlara ayan açık göstersin; (onu) inkarda ısrar edenler ise, kendilerinin yalancı olduklarını anlasınlar diye (Allah ölüleri diriltecektir).
(Oysa, Allah ölüleri diriltecektir) ki, üzerinde ayrılığa düştükleri gerçeği onlara bütün açıklığıyla göstersin ve o hakkı inkara kalkışanlar da kendilerinin yalancı olduklarını görüp de anlayabilsinler.
Hakkında ihtilaf ettikleri şeyi kendilerine açıklasın ve hakikat bilgisini inkar edenler kendilerinin yalancılar olduklarını bilsin diye (her ölümü tadanı ba'sedecektir).
Hakkında ihtilafa düştükleri şeyi onlara açıklaması ve inkar edenlerin kendilerinin yalancı olduklarını bilmesi için (diriltecektir).
Hakkında ihtilaf ettikleri şeyi onlara açıklaması ve kâfir olanların da kendilerinin yalancılar olduklarını bilmeleri için (Allah onları diriltecek).
Hakkında uyuşmazlığa düştükleri şeyi onlara açıklaması ve nankörlük edenlerin kendilerinin yalancı olduklarını bilmeleri için.
Çünkü, hakkında ayrılığa düştükleri şeyi onlara Allah anlatacak ve inkarcılar da yalancı olduklarını bileceklerdir.
Anlaşmazlığa düştükleri konuları onlara açıklasın ve kafirler de kendilerinin yalancı olduğunu öğrensin.
Anlaşmazlığa düştükleri konuları onlara açıklasın ve kafirler de kendilerinin yalancı olduğunu öğrensin.
Allah, hakkında görüş ayrılığına düştükleri gerçeği kendilerine anlatması ve inkar edenlerin de kendilerinin yalancı olduklarını bilmeleri için, onları dirilecektir.
Ba'sedecek ki onlara ıhtilaf ettikleri hakkı anlatsın ve onu inkar edenler kendilerinin yalancı olduklarını bilsinler
Karşı çıktıkları şeyin dipnot 1 onlara açıklanması ve Kafirlerin yalancılar olduklarını bilmeleri için diriltileceklerdir.
Karşı çıktıkları şeyin dipnot 1 onlara açıklanması ve Kafirlerin yalancılar olduklarını bilmeleri için diriltileceklerdir.
Karşı çıktıkları şeyin dipnot 1 onlara açıklanması ve gerçeği yalanlayan nankörlerin, yalancılar olduklarını bilmeleri için diriltileceklerdir.
Hakkında ihtilafa düştükleri şeyi onlara açıklaması ve küfredenlerin kendilerinin yalancı olduklarını bilmesi için (diriltecektir).
(Allah diriltecek) onlara hakkında ihtilaf edegeldiklerini açıklasın, küfr (ve inkar) edenler de kendilerinin ne yalancı kimseler idiklerini bilsin (ler) diye.
Üzerinde ihtilafa düştükleri şeyi onlara açıklasın ve küfredenler gerçekten yalancı olduklarını bilsinler diye, diriltecektir.
(35-40) Ortak koşanlar dediler ki Allah eğer isteseydi, biz de babalarımız da onun dışında birine ibadet etmezdik ve de onun dışında hiçbir şeyi de haram etmezdik. (Demek ki o istemiş biz de yapmışız diyorlar Allah istediğini yaratıyor biz istediğimizi seçiyoruz dikkat !! yaratamıyoruz yaratılmışı seçiyoruz yahut yaratım sürecine katkı vermeyi seçiyoruz bizsiz de yaratabilir.) Aynen kendilerinden öncekiler gibi yaptılar , Resullerimize düşen sadece apaçık şekilde bilgilendirmekten / tebliğden başka nedir? Kesin olan şu ki, biz her ümmete / her topluluğa Allaha ibadet etmeleri ve taşkınlık edenden / tağuttan kaçınmaları için bir Resul var ettik, Allah kimine hidayet ediyor kiminin üzerine ise sapmış olarak kalmak gerçekleşiyor. Arzda şimdi gezin, bakın bakalım yalancıların akıbeti nasıl olmuş? Eğer ki onların hidayeti bulmalarına ne kadar çok hırslanmış olsan da Allah sapmış kimseyi kesinlikle hidayete erdirmez / yola yönlendirmez , onların herhangi bir yardımcıları da yoktur. Allah’a bütün güçleri ile “Allah ölen birini asla diriltmez” diye yemin ettiler, Bilakis onlara olan vaadi haktır / hakikattir ve fakat insanların çoğu bilmiyorlar , İhtilaf edip durdukları şeylerin açıklanması ve de kafirlerin yalancı olduklarını bilmeleri için (tekrar yaratacağız) bir şeyin olmasını murat ettiğimizde bizim sözümüz şudur, ona deriz ki ol ve o olur.
(Bu diriliş,) Hakkında ayrılığa düştükleri şeyleri onlara açıklasın, inkâr edenler de kendilerinin gerçekten yalancı kimseler olduklarını bilsinler diyedir.
(Diriltecektir ki) Hakkında ihtilaf ettikleri gerçeği onlara açıklasın ve inkar edenler de yalancı olduklarını bilsinler.
Diriltecek ki hakkında anlaşmazlığa düştükleri şeyleri onlara açıklasın ve kafirlik edenler yalancı olduklarını öğrensinler dipnot 1 .
Tekrar diriltecek ki anlaşmazlığa düştükleri konuları onlara açıklasın ve ayetleri görmezlikten gelenler (kafirler), yalancı olduklarını öğrensinler.
(Bu diriliş,) Hakkında ayrılığa düştükleri şeyi açıklamak ve kâfirlerin bizatihi kendilerinin yalancı olduklarını bilmesi içindir.
(Bu diriliş,) Hakkında ayrılığa düştükleri şeyi açıklamak ve kafirlerin yalancı olduklarını ortaya çıkarmak içindir.
Diriltecek ki, onlara, ihtilafa düştükleri şeyi açık seçik göstersin ve küfre sapanlar kendilerinin yalancılar olduğunu bilsinler.
It is an act of mercy to both the guilty and the innocent- that Allah resurrects the dead and restores them to life to illucidate to them the strained points upon which the whole unreasoning turned and the points which were once in the heat of. dispute so that the infidels who denied Him and/or His statutes realize how unjust they were to themselves and to others to justify their falsehood and assert it as true.
in order to make clear for them what they have differed about and so that the disbelievers may realize that what they said was false.
(They must be raised up), in order that He may manifest to them the truth of that wherein they differ, and that the rejecters of Truth may realise that they had indeed (surrendered to) Falsehood.
(That is bound to happen in order that) He may make clear to them the reality regarding the matters on which they differ and that the unbelievers may realize that they were liars. dipnot 1
It is so that He can make clear to them the things they differed about and so that those who were kafir will know that they were liars.
In order that He may make manifest to them the truth of that wherein they differ, and that those who disbelieved (in Resurrection, and in the Oneness of Allâh) may know that they were liars.
That He may clarify for them what they differ about, and that the faithless may know that they were liars.
(It is a fact that He will raise the dead to life) so that He may make plain to them the things over which they were at variance (in the present life), and so that the disbelievers may know that they were truly liars.
so that He may make clear to them that whereon they were at variance, and that the unbelievers may know that they were truly liars.
After having resurrecting everyone, God will point out what everyone has been doing (in his worldly life. ) Thus it will be revealed what kind of the liars the disbelievers were.
To explain to them that which they disputed about, and that those who misbelieved may know that they are liars.
So that He will make clear for them that in which they have disputed, and so that those who have rejected will know that they were liars.
He will raise them that He may clearly shew them the truth concerning which they now disagree, and that the unbelievers may know that they are liars.
(It is) To explain to them that which they disputed about, and that those who disbelieved may know that they are liars.
So that He may make evident to them wherein they differ, and that the ones who disbelieved may know that they were liars.
That He may explain unto them that wherein they differ, and that those who disbelieved may know that they were liars.
For (they fear) He might make what they differed about plain to them, and that the infidels may realise that they were liars.
[He will resurrect them] to the end that He might make clear unto them all whereon they [now] hold divergent views, and that they who are bent on denying the truth [of resurrection] might come to know that they were liars.
˹He will do that˺ to make clear to them what they disagreed on, and for the disbelievers to know that they were liars.
So that He will make clear for them that in which they have disputed, and so that those who have rejected will know that they were liars.
He will then point out to everyone all the things they had disputed, and will let those who disbelieved know that they were liars.
[It is] so He will make clear to them [the truth of] that wherein they differ and so those who have disbelieved may know that they were liars.
That He might make plain to them that wherein they differ, and that those who ignore warning might know that they were liars.
He will then make them understand wherein they differ, and the rejecters will realize that they were liars.
(They must be raised up) so that He may clarify to them the Truth where they differed, and that the rejecters of Truth may realize that they had really (given in to) falsehood.
(He will resurrect all of them,) so that He discloses for them what they have been disputing about, and so that those who disbelieve may know that they were liars.
So that He will clarify for them that in which they have disputed, and so that those who have rejected will know that they were liars.