Bakara suresi

Bakara suresi, 66. ayet

Bakara suresi, 66. ayet. فَجَعَلْنَٰهَا نَكَٰلًا لِّمَا بَيْنَ يَدَيْهَا وَمَا خَلْفَهَا وَمَوْعِظَةً لِّلْمُتَّقِينَ

fece`alnâhâ nekâlel limâ beyne yedeyhâ vemâ ḫalfehâ vemev`iżatel lilmütteḳîn.

Diyanet İşleri

Biz bunu, hem onu görenlere, hem de sonra geleceklere bir ibret ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlara da bir öğüt kıldık.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 63–69 · surenin 66. ayeti / 286

Konu Tûr'un kaldırılması ve Cumartesi yasağı Bakara 63–66 3

  1. Bakara 63

    Hani, (Tevrat ile amel edeceğinize dair) sizden sağlam bir söz almış, Tur dağını da tepenize dikmiş ve "Sakınasınız diye, size verdiğimiz Kitab'ı sıkı tutun, onun içindekileri düşünün (gafil olmayın)" demiştik.

  2. Bakara 64

    Bundan sonra yine yüz çevirdiniz. Allah'ın bol nimeti ve merhameti olmasaydı, herhalde ziyana uğrayanlardan olurdunuz.

  3. Bakara 65

    Şüphesiz siz, içinizden Cumartesi yasağını çiğneyenleri bilirsiniz. Biz onlara, "Aşağılık maymunlar olun" demiştik.

  4. 66

    Biz bunu, hem onu görenlere, hem de sonra geleceklere bir ibret ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlara da bir öğüt kıldık.

  5. Bakara 67

    Hani Musa kavmine, "Allah, size bir sığır kesmenizi emrediyor" demişti. Onlar da, "Sen bizimle eğleniyor musun?" demişlerdi. Musa, "Kendini bilmez cahillerden olmaktan Allah'a sığınırım" demişti.

  6. Bakara 68

    "Bizim için Rabbine dua et de onun nasıl bir sığır olduğunu bize açıklasın." dediler. Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki: O, ne yaşlı, ne körpe, ikisi arası bir sığırdır. Haydi, emrolunduğunuz işi yapın."

  7. Bakara 69

    Onlar, "Bizim için Rabbine dua et de, rengi neymiş? açıklasın" dediler. Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki, o, sapsarı; rengi, bakanların içini açan bir sığırdır" dedi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

66. “Bunu orada bulunup görenler için de” yani orada hazır bulunan ümmetler, onların döneminde yaşayan ve onların haberlerini alan kimseler için “sonradan gelenler için de” onlardan sonra gelecek nesiller için de “ibretlik bir ceza” kıldık ki, böylelikle kullara karşı Allah’ın delili ortaya konulmuş olsun ve O’na isyandan vazgeçsinler. Fakat bu, ancak takva sahipleri için faydalı bir öğüt olabilir. Onların dışında kalanlar ise bu âyetlerden, mucize ve belgelerden gereği gibi faydalanamazlar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Biz bu köyü etrafındaki köylere ve onlardan sonra geleceklere ibret olarak kıldık. Öyle ki; o köy halkının yaptıklarını yapıp aynı cezayı hak etmesinler. Allah’ın azabından ve koyduğu sınırları aşmaktan korkan takva sahipleri için de bir öğüt vesilesi kıldık.

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَجَعَلْنَـٰهَا fecealnaha ve bunu yaptık kök: جعل
  2. نَكَـٰلًۭا nekalen ibretlik bir ceza kök: نكل
  3. لِّمَا lima şey için
  4. بَيْنَ beyne arasındaki (önündeki) kök: بين
  5. يَدَيْهَا yedeyha onların iki eli kök: يدي
  6. وَمَا ve ma ve şey (için)
  7. خَلْفَهَا halfeha ardından gelen kök: خلف
  8. وَمَوْعِظَةًۭ ve mev'izeten ve bir öğüt kök: وعظ
  9. لِّلْمُتَّقِينَ lilmuttekine müttakiler için kök: وقي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Ashâb-ı Sebt (Cumartesi Ehli) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    Cumartesi gününe saygı, ancak onda görüş ayrılığına düşenlere farz kılındı. Şüphesiz Rabbin, ayrılığa düşmekte oldukları şeyler konusunda kıyamet…

  • Aynı kıssa: Ashâb-ı Sebt (Cumartesi Ehli) · Aynı kök: وعظ (25 geçiş)

    Hani onlardan bir topluluk demişti ki: "Siz, Allah'ın helak edeceği veya şiddetli bir azaba uğratacağı bir kavme ne diye (boş yere) öğüt…

  • Aynı kök: نكل (5 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş)

    Yaptıklarına bir karşılık ve Allah'tan caydırıcı bir müeyyide olmak üzere hırsız erkek ile hırsız kadının ellerini kesin. Allah, mutlak güç…

  • Aynı kıssa: Ashâb-ı Sebt (Cumartesi Ehli)

    Şüphesiz siz, içinizden Cumartesi yasağını çiğneyenleri bilirsiniz. Biz onlara, "Aşağılık maymunlar olun" demiştik.

  • Aynı kök: يدي (120 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur. O'nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her…

  • Aynı kök: يدي (120 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    Allah'a ve Resulüne savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri, yahut asılmaları veya ellerinin ve…

  • Aynı kök: يدي (120 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    (Ey Muhammed!) Sana da o Kitab'ı (Kur'an'ı) hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik. Artık, Allah'ın indirdiği ile…

  • Aynı kök: نكل (5 geçiş)

    (Ey Muhammed!) Artık Allah yolunda savaş! Sen ancak kendinden sorumlusun! Mü'minleri de savaşa teşvik et. Umulur ki Allah inkar edenlerin gücünü…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

63 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Bunu öndekilere (onları görenlere) ve arkalarındakilere (ibretlik) bir ceza, muttakîler (duyarlı olanlar) için de bir öğüt kılmıştık.

Mustafa İslamoğlu

Ve onları, hem ilk kuşaklar hem de sonraki nesiller için bir ibret vesikası, (taklitten) sakınanlar içinde uyarıcı bir örnek kıldık.

Muhammed Esed

Ve onları hem kendi zamanları, hem de bütün gelecek zamanlar için uyarıcı bir örnek kıldık, Allah'a karşı sorumluluklarının bilincinde olanlara da ibret alınacak bir ders.

Ahmed Hulusi

Bu; olayı yaşayanlara ve onlardan sonra gelenlere ibret bir ceza olsun; korunmak isteyenler de bundan öğüt alsınlar, diyedir.

Ali Bulaç

Bunu, hem çağdaşlarına, hem sonra gelecek olanlara 'ibret verici bir ceza', takva sahipleri için de bir öğüt kıldık.

Ali Özek ve heyeti

Biz bu (maymunlaşmış insanları) hadiseyi bizzat görenler ve sonradan gelenler için bir ibret dersi, müttakîler için de bir öğüt vesilesi kıldık.

Ali Rıza Safa

Böylece, bunu, aynı dönemde yaşayanlara ve sonra gelecek olanlara uyarıcı bir örnek; sorumluluk bilinci taşıyanlara da bir öğüt yaptık.

Bayraktar Bayraklı

Biz bu cezayı, bizzat görenlere ve sonradan gelenlere bir ders, sakınanlar için de bir öğüt vesilesi kıldık.

Edip Yüksel

Bu cezayı çağdaşlarına ve sonraki kuşaklara bir ibret ve erdemli insanlar için de bir öğüt yaptık.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Bu cezayı çağdaşlarına ve sonraki kuşaklara bir ibret ve erdemli insanlar için de bir öğüt yaptık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve bu cezayı önündekilere ve sonrakilere bir ibret dersi ve korunacaklara da bir öğüt ve nasihat yaptık.

Elmalılı Hamdi Yazır

ve bu ukubeti önündekilere ve arkasındakilere bir dersi ibret ve korunacaklara bir va'z-u nasıhat olmak üzere yaptık.

Erhan Aktaş

Biz bunu, onlara ve onlardan sonra gelecek kuşaklara ibret; muttakilere dipnot 1 de bir öğüt olarak yaptık.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. 2:63. Ayetin dipnotu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Biz bunu, yanında onlara ve onlardan sonra gelecek kuşaklara ibret; muttakilere dipnot 1 de bir öğüt olarak yaptık.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Takva sahipleri. Takva, kişinin vahye içtenlikle uyarak kendisini kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı koruması ve güvene almasıdır. Takva, sözcük olarak zarar verecek şey ile zarardan korunacak şey arasına konan engel demektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Biz bunu, onlara ve onlardan sonra gelecek kuşaklara ibret; muttakilere dipnot 1 de öğüt olarak yaptık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Korunanlara; Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak; o buyruklarla, kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye alanlara.

Gültekin Onan

Bunu çağdaşlarına / yanında olanlara (lima beyne yedeyha) ve sonraki kuşaklara / gelecek olanlara (halfeha) bir ceza / azab / ibret verici ceza (nekalen) ve muttakiler için de bir öğüt / nasihat (mevızaten) yaptık.

Hasan Basri Çantay

Binaen'aleyh onu hem önündekilere (o zaman hazır olanlara), hem ardındakilere (sonradan geleceklere) ibret verici ceza ve (mü'minlerden) takvaaye erenler de bir öğüd yaptık.

İbni Kesir

Artık bunu hem önündekilere, hem de ardındakilere ibret verici bir ceza, hem de müttakilere bir öğüt kıldık.

Mehmet Alagaş

(6, 63, 65, 66) Bir vakit sizden söz almıştık ve Tur dağını üzerinize kaldırmıştık , size verdiklerimizi kuvvetlice tutun ve içindekileri de zikredin böylelikle belki sakınırsınız demiştik. Bunun ardından yüz çevirdiniz, Allah’ın üzerinizdeki fazileti ve rahmeti olmasaydı, hasara uğrayanlardan olurdunuz. Kesin olan şu ki, siz, cumartesine sizden kimlerin taciz de bulunduğunu bildiniz. Bizde onlara , “aşağılık maymunlar olun ” dedik. Bunu, mevcut olanlara ve artlarından gelenlere ibretlik ceza olarak verdik ve sakınanlara öğüt yaptık.

Rowwad Tercüme Merkezi

Böylece onların (maymunlara çevrilmiş insanların) akıbetini hem onu görenlere, hem de kendilerinden sonra geleceklere bir ibret ve Allah’tan korkanlar için de bir öğüt vesilesi kıldık.

Süleyman Ateş

Ve bunu, önündekilere ve ardından geleceklere ibret bir ceza, (Allah'ın azabından) korunanlara da bir öğüt yaptık.

Süleymaniye Vakfı

Bunu, o gün yaşayanlara ve arkadan gelenlere caydırıcı bir ders dipnot 1 ve yanlışlardan sakınanlara öğüt olsun diye yapmıştık.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Caydırıcı ders" anlamındaki (نَكَٰلًا) kelimesi, Naziat 79/25. ayette de geçmekte ve Firavun'un, kendi zamanında yaşayan ve sonradan gelenler için caydırıcı bir ders olduğu bildirilmektedir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunu, o gün yaşayanlara ve arkadan gelenlere ders ve müttakilere dipnot 1 öğüt olsun diye yapmıştık.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Müttaki, kendi yapısını bozmayan kişidir.

Şaban Britch

Böylece onların akıbetini hem önlerinde bulunanlar için, hem de kendilerinden sonra gelecekler için bir ibret ve Allah’tan korkanlar için de bir öğüt vesilesi yaptık.

Şaban Piriş

Böylece onların akıbetini hem önlerinde bulunanlar için, hem de kendilerinden sonra gelecekler için bir ibret ve Allah'tan korkanlar için de bir öğüt vesilesi yaptık.

Yaşar Nuri Öztürk

Bu durumu, o zamankilere ve onların ardından geleceklere ibret dolu bir ceza, takva sahiplerine de bir öğüt yaptık.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Such fateful attribute We ascribed to them was intended to serve as an example to their contemporaries and to those who would follow, as well as a caution to those who entertain the profound reverence dutiful to Allah.

Abdul Haleem

We made this an example to those people who were there at the time and to those who came after them, and a lesson to all who are mindful of God.

Abdullah Yusuf Ali

So We made it an example to their own time and to their posterity, and a lesson to those who fear Allah.

Abul A'la Maududi

And thus We made their end a warning for the people of their own time and for the succeeding generations, and an admonition to the God-fearing.

Aisha Bewley

We made it an exemplary punishment for those there then, and those coming afterwards, and a warning to those who have taqwa.

Al-Hilali & Khan

So We made this punishment an example to their own and to succeeding generations and a lesson to those who are Al-Muttaqûn (the pious - See V.2:2).

Ali Quli Qarai

So We made it an exemplary punishment for the present and the succeeding [generations], and an advice to the Godwary.

Amatul Rahman Omar

Thus We made this (incident) an example to learn a lesson from, for those present at the time (of its occurrence) and (also) for those who came after it and an admonition to all those who guard against evil.

Arthur John Arberry

And We made it a punishment exemplary for all the former times and for the latter, and an admonition to such as are godfearing.

Bijan Moeinian

In this manner, I made them an example for God respecting people of their time, as well as for the generations to come

E. Henry Palmer

Thus we made them an example unto those who stood before them, and those who should come after them, and a warning unto those who fear.

Edip-Layth

We did this as a punishment for what they had done on it and afterwards, and a reminder to the righteous.

George Sale

And we made them an example unto those who were contemporary with them, and unto those who came after them, and a warning to the pious.

Hamid S. Aziz

Thus We made them an example unto those who stood before them, and those who should come after them, and a warning unto those who fear Allah.

Mahmoud Ghali

So We made it (i. e. the city "and its population") an (exemplary) torture for their own (Literally: between its two hands) and what is behind it (i.e. succeeding "generations") and an admonition for the pious.

Marmaduke Pickthall

And We made it an example to their own and to succeeding generations, and an admonition to the Allah-fearing.

Mohamed Ahmed - Samira

And whom We made an example for the people (of the day) and those after them, and warning for those who fear God.

Muhammad Asad

and set them up as a warning example for their time and for all times to come, as well as an admonition to all who are conscious of God.

Mustafa Khattab

So We made their fate an example to present and future generations, and a lesson to the God-fearing.

Progressive Muslims

And We did this as a punishment for what they had done in it and also afterwards, and a reminder to the righteous.

Rashad Khalifa

We set them up as an example for their generation, as well as subsequent generations, and an enlightenment for the righteous.

Sahih International

And We made it a deterrent punishment for those who were present and those who succeeded [them] and a lesson for those who fear Allah.

Sam Gerrans

And We made it an exemplary lesson for their time, and that following it, and an admonition to those of prudent fear.

Shabbir Ahmed

And We made it a lesson to their times and for the future generations who would (learn from history and) choose to walk aright.

Syed Vickar Ahamed

So We made it an example to (others in) their own time and to their generations, and a lesson to those who fear Allah.

Taqi Usmani

Thus, We made it a deterrent for those around and (those who came) after them - and a lesson for the God-fearing.

The Monotheist Group

So it was that We made it into an example for what had happened in it and also what had passed, and a reminder to the righteous.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 66. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 66. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 66. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩