Diyanet İşleri
Kendilerine verdiğimiz nimetlere karşı nankörlük etmek için böyle yaparlar. Bir süre daha faydalanın bakalım! Yakında bileceksiniz!
Nahl suresi
Nahl suresi, 55. ayet. لِيَكْفُرُوا۟ بِمَآ ءَاتَيْنَٰهُمْ فَتَمَتَّعُوا۟ فَسَوْفَ تَعْلَمُونَ
liyekfürû bimâ âteynâhüm. fetemette`û. fesevfe ta`lemûn.
Kendilerine verdiğimiz nimetlere karşı nankörlük etmek için böyle yaparlar. Bir süre daha faydalanın bakalım! Yakında bileceksiniz!
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İki ilah edinmeyin; kız çocuğu müjdesine öfkelenmek Nahl 51–60 3
Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O'nundur. İtaat de daima O'na olmalıdır. Öyle iken siz Allah'tan başkasından mı korkuyorsunuz?
Size ulaşan her nimet Allah'tandır. Sonra size bir sıkıntı ve zarar dokunduğu zaman yalnız O'na yalvarır yakarırsınız.
Sonra sizden o sıkıntıyı giderince, bir de bakarsınız, içinizden bir kısmı Rablerine ortak koşar.
Kendilerine verdiğimiz nimetlere karşı nankörlük etmek için böyle yaparlar. Bir süre daha faydalanın bakalım! Yakında bileceksiniz!
Bir de kendilerine rızık olarak verdiklerimizden (mahiyetini) bilmedikleri şeylere (putlara) pay ayırıyorlar. Allah'a andolsun ki, uydurmakta olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz.
Onlar, kızları Allah'a nispet ediyorlar -ki O, bundan uzaktır- kendilerine ise, canlarının istediğini.
Onlardan biri, kız ile müjdelendiği zaman içi öfke ile dolarak yüzü simsiyah kesilir!
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 54–55. ayetler için yazılmıştır.
54-55. Ama insanların pek çoğu kendilerine zulmeder. Darlık ve sıkıntıdan kurtardığı zaman Yüce Allah’ın, üzerlerindeki nimetini inkar ederler. Bolluk ve rahatlığa kavuştukları vakit fakir ve ihtiyaç sahibi yaratılmışları O’na ortak koşarlar. Bundan dolayı Yüce Allah: “Böylece kendilerine verdiğimize nankörlük ederler” buyurmaktadır. Yani onları darlıktan kurtarıp zorluktan esenliğe kavuşturmak şeklinde kendilerine verdiklerimize karşı nankörlük ederler. “Öyle ise” dünyanızda azıcık “faydalanın bakalım. Yakında” küfür ve inkârınızın âkıbetini “bileceksiniz.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Allah’a ortak koşmaları, Yüce Allah’ın onlar üzerine olan nimetlerini inkâr etmelerine sebep oldu. Bu nimetlerden biri de sıkıntıların giderilmesi idi. Bu yüzden onlara şöyle denildi: "Allah’ın ileride göndereceği azaba veya şimdi hemen indireceği azap gelene kadar içinde bulunduğunuz nimetlerin tadını çıkarın bakalım!''
Aynı kök: متع (70 geçiş)
Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin…
Aynı kök: متع (70 geçiş)
Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…
Aynı kök: متع (70 geçiş)
Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Kendilerine verdiklerimize karşılık nankörlük etmeleri için (öyle yaparlar). Bir süre (daha) yararlanın! İleride bileceksiniz! dipnot 1
adeta kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük edercesine... Haydi, tadımlık lezzetlerle oyalanın bakalım: gün gelecek nasıl olsa (gerçeği) öğreneceksiniz.
(adeta) kendilerine bahşettiğimiz nimetler için nankörlüklerini gösterircesine! (Bu geçici) dünya hayatıyla böylece avunun bakalım: nasıl olsa (gerçeği) er geç öğreneceksiniz!
Kendilerine verdiğimize nankörlük etmek için (böyle yaparlar). . . O halde zevklenin. . . Yakında bileceksiniz.
Kendilerine verdiklerimize karşı nankörlük etmek için. Öyleyse yararlanın, ilerde bileceksiniz.
Kendilerine verdiklerimize karşılık nankörlük etmeleri için (öyle yaparlar). O halde bir süre daha faydalanın; fakat yakında hakikati bileceksiniz!
Kendilerine verdiklerimize nankörlük etsinler bakalım. Şimdi yararlanın; artık yakında öğreneceksiniz.
Kendilerine verdiklerimize karşılık nankörlük etmeleri için böyle yaptılar. O halde bir süre daha faydalanınız, fakat yakında hakikati bileceksiniz.
Kendilerine verilene nankörlük ederek... Keyfinize bakın; yakında mutlaka bileceksiniz!
Kendilerine verilene nankörlük ederek... Keyfinize bakın; yakında mutlaka bileceksiniz!
Kendilerine verdiğimiz nimeti nankörlük ile karşılamak için yaparlar bunu. Şimdi zevk sürün bakalım, yarın bileceksiniz!
Kendilerine verdiğimiz ni'meti küfran ile karşılamak için şimdi zevk edin bakalım fakat yarın bileceksiniz
Kendilerine verdiklerimize nankörlük ediyorlar. Şimdilik faydalanın bakalım! Yakında göreceksiniz!
Kendilerine verdiklerimize nankörlük ediyorlar. Şimdilik faydalanın bakalım! Yakında göreceksiniz!
Kendilerine verdiklerimize nankörlük ediyorlar. Şimdilik faydalanın bakalım! Yakında göreceksiniz!
Kendilerine verdiklerimize küfretmek için. Öyleyse yararlanın, ilerde bileceksiniz.
(Bunu) kendilerine verdiğimiz (nimetler) e karşı nankörlük etmeleri için (yaparlar). Öyle ise eğlenedurun! Yakında (akıbetinizi) bileceksiniz.
Kendilerine verdiğimize nankörlük etmeleri için. Geçinin bakalım, yakında bileceksiniz.
(48-59) Allah’ın yarattığı şeyi görmüyorlar mı? Gölgesi sağa ve sola düşer vaziyette boyun eğerek, onlar Allah için secde ederler, göklerde ve yerde, yaratıklardan ve meleklerden her ne varsa, kibirlenmeden Allah için secde ederler, üstlerinde olan Allah’tan dolayı korkarlar ve ne yi emrediyorsa onu da yaparlar. Allah dedi ki “iki ilah edinmeyin” Muhakkak ki O tek ilahtır, sadece ve sadece benden korkun. (Rahip; korkan) semalarda ve arzda ne varsa onundur, daima din onun içindir, Allah dışında birinden mi sakınıyorsunuz? Sizde olan nimetler de Allah’tandır, sonra size zarar dokunduğunda yine ona yalvarırsınız, sonrasında sizden zararı kaldırdığında sizden bir fırka / bir bölüm onlara verdiğimizi yok saymak için / görmezden gelmek için rabbine ortak koşar / şirk koşar , geçinin / metalan ın ilerde bileceksiniz. Verdiğimiz rızıktan herhangi bir şey bilmeyen ilahlarına nasip / hisse ayırıyorlar Allah’a yemin olsun ki iftara ettikleri bu şeyden dolayı sorgulanacaklar, kızları Allah’a yaptılar, onu üstün tutarız, iştah ettikleri şey ise onlarınmış! Herhangi birisine bir kız çocuk müjdelendiğinde yüzü simsiyah kesilir ve öfkelidir , müjdelenen şeyin hissettirdiği kötülükten dolayı kavminden saklanır, hor ve hakir olarak onu elinde mi tutsun yahut toprağa mı gömsün? (Desse yedüssü gizlice gömmek) Dikkat edin ne kötü hüküm veriyorlar.
Kendilerine verdiğimiz nimetlere karşı nankörlük etmek için böyle yaparlar. Bir süre daha faydalanın bakalım! Yakında bileceksiniz!
Ki kendilerine verdiğimiz (ni'metlere ve yaptığımız iyiliğ)e karşı nankörlük etsinler. Öyleyse eğlenin, yakında bileceksiniz!
Bunu, onlara verdiklerimizi görmezden gelmek /nankörlük etmek için yaparlar. Keyfini sürün bakalım; ileride öğrenirsiniz! dipnot 1
Bunu, bizim verdiğimizi gizlemek için yaparlar. Keyfini sürün bakalım; yakında öğrenirsiniz.
Onlara verdiğimize nankörlük etsinler bakalım, şimdilik yaşayın, yakında bileceksiniz.
Onlara verdiğimize nankörlük etsinler bakalım, şimdilik yaşayın, nasıl olsa anlayacaksınız.
Kendilerine verdiklerimize nankörlük etsinler diye. Hadi, zevklenin/nimetlenin, yakında bileceksiniz.
A way of showing ingratitude and the indisposition to acknowledge the benefits received. But you just keep serving the Devil and lust after your sinful system of faith and worship and before long you shall come to know the consequence of denying the truth.
Let them show ingratitude for the favours We have shown them; ‘Enjoy your brief time- soon you will know.’
(As if) to show their ingratitude for the favours we have bestowed on them! then enjoy (your brief day): but soon will ye know (your folly)!
that they may show ingratitude for the bounties We bestowed upon them. So enjoy yourselves for a while, soon you will come to know (the truth).
ungrateful for what We have given them. Enjoy yourselves. You will soon know!
So (as a result of that) they deny (with ungratefulness) that (Allâh’s Favours) which We have bestowed on them! Then enjoy yourselves (your short stay), but you will come to know (with regrets).
being unthankful for what We have given them. So let them enjoy. Soon they shall know!
With the result that they show ingratitude for the favours which We have bestowed upon them. Well, enjoy yourselves a little, for soon you will know (the evil consequences of your ingratitude).
that they may show unthankfulness for that We have given them. So take your joy; certainly you will soon know!
This kind of behavior is nothing but ingratitude to the Lord’s favor. That is fine! Enjoy your [short] life on earth as you will finally find out.
That they may disbelieve in what we have brought them and may enjoy, - but at length they shall know!
So they reject what We have given them. Enjoy, for you will come to know.
to shew their ingratitude for the favours We have bestowed on them. Delight your selves in the enjoyments of this life: But hereafter shall ye know that ye cannot escape the divine vengeance.
That they may deny that which We have given them. Then enjoy life while you may, for at length you shall come to know the truth.
That they may disbelieve in what We have brought them. So enjoy (this life); then eventually you will know.
So as to deny that which We have given them. Then enjoy life (while ye may), for ye will come to know.
So as to deny what We have bestowed on them. Well, enjoy yourselves, you will come to know soon.
[as if] to prove their ingratitude for all that We have granted them! Enjoy, then, your [brief] life: but in time you will come to know [the truth]!
only returning Our favours with ingratitude. So enjoy yourselves, for you will soon know.
So they reject what We have given them. Enjoy, for you will come to know.
Let them disbelieve in what we have given them. Go ahead and enjoy temporarily; you will surely find out.
So they will deny what We have given them. Then enjoy yourselves, for you are going to know.
That they might deny what We have given them. So enjoy yourselves — and you will come to know.
As if to show their ingratitude to what We have given them. Enjoy yourselves while you may. Soon the reality will dawn upon you.
So as show their thanklessness for the favors We have blessed on them! Then enjoy (for a little while); But you will know (your mistake) soon!
Thus, they deny what We have given to them. Well, enjoy yourself (for some time), and soon you will come to know (the fate of your misdeeds).
So they reject what We have given them. Enjoy, for you will come to know.