Diyanet İşleri
Rabbin, bal arısına şöyle ilham etti: "Dağlardan, ağaçlardan ve insanların yaptıkları çardaklardan (kovanlardan) kendine evler edin."
Nahl suresi
Nahl suresi, 68. ayet. وَأَوْحَىٰ رَبُّكَ إِلَى ٱلنَّحْلِ أَنِ ٱتَّخِذِى مِنَ ٱلْجِبَالِ بُيُوتًا وَمِنَ ٱلشَّجَرِ وَمِمَّا يَعْرِشُونَ
veevḥâ rabbüke ile-nnaḥli eni-tteḫiẕî mine-lcibâli büyûtev vemine-şşeceri vemimmâ ya`rişûn.
Rabbin, bal arısına şöyle ilham etti: "Dağlardan, ağaçlardan ve insanların yaptıkları çardaklardan (kovanlardan) kendine evler edin."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sağmal hayvanlar, bal arısı, eşler ve torunlar Nahl 66–72 3
Allah, gökten su indirdi de onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltti. Şüphesiz bunda dinleyecek bir toplum için bir ibret vardır.
Şüphesiz (sağmal) hayvanlarda da sizin için bir ibret vardır. Onların karınlarındaki fışkı ile kan arasından (süzülen) içenlere halis ve içimi kolay süt içiriyoruz.
Hurma ağaçlarının meyvelerinden ve üzümlerden hem içki, hem de güzel bir rızık edinirsiniz. Elbette bunda aklını kullanan bir toplum için bir ibret vardır.
Rabbin, bal arısına şöyle ilham etti: "Dağlardan, ağaçlardan ve insanların yaptıkları çardaklardan (kovanlardan) kendine evler edin."
"Sonra meyvelerin hepsinden ye de Rabbinin sana kolaylaştırdığı (yaylım) yollarına gir." Onların karınlarından çeşitli renklerde bal çıkar. Onda insanlar için şifa vardır. Şüphesiz bunda düşünen bir (toplum) için bir ibret vardır.
Allah, sizi yarattı. Sonra sizi öldürecek. İçinizden kimileri de, bilgili olduktan sonra hiçbir şeyi bilmesin diye ömrünün en düşkün çağına ulaştırılır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, (her şeye) hakkıyla gücü yetendir.
Allah, rızık konusunda kiminizi kiminizden üstün kıldı. Üstün kılınanlar, rızıklarını ellerinin altındakilere vermezler ki rızıkta hep eşit olsunlar. Şimdi Allah'ın nimetini mi inkar ediyorlar?
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 68–69. ayetler için yazılmıştır.
68-69. Yüce Allah’ın akıllara hayret verecek şekilde yol gösterdiği, önce çeşitli meralardan yararlanmayı, daha sonra da kendisine ihsan etmiş olduğu bilgi ve hidâyet ile yaptıkları yuvalarına geri dönmeyi kolaylaştırdığı; karınlarından da bulunduğu arazi ve beslendiği yerlerin farklılığına göre çeşitli renklerde, lezzetli ve insanlardaki pek çok hastalığa şifa olan balın çıktığı bu küçücük arının yaratılışında hem Yüce Allah’ın inâyetinin kemaline, kullarına lütuf ve ihsanının eksiksizliğine hem de yalnız O’nu sevmek, O’na dua ve ibadet etmek gerektiğine açık bir delil vardır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Peygamber!- Rabbin bal arısına ilham edip onu şöyle yönlendirdi: "Sen dağlarda, ağaçlarda ve insanların bina ettiği evler ve onların çatılarında kendine yuva edin!''
Aynı kök: نحل (2 geçiş)
Kadınlara mehirlerini (bir görev olarak) gönül hoşluğuyla verin. Eğer kendi istekleriyle o mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa, onu da afiyetle…
Aynı kök: بيت (73 geçiş) · Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy
Musa'ya ve kardeşine, "Kavminiz için Mısır'da (sığınak olarak) evler hazırlayın ve evlerinizi namaz kılınacak yerler yapın. Namazı dosdoğru kılın.…
Aynı kök: شجر (27 geçiş) · Aynı kök: جبل (41 geçiş)
Görmedin mi ki şüphesiz, göklerde ve yerde olanlar, güneş, ay, yıldızlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanların birçoğu Allah'a secde etmektedir.…
Aynı kök: جبل (41 geçiş) · Aynı kök: بيت (73 geçiş)
"Hatırlayın ki Allah Ad kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup…
Aynı kök: جبل (41 geçiş) · Aynı kök: بيت (73 geçiş)
Onlar güven içinde dağlardan evler yontuyorlardı.
Aynı kök: جبل (41 geçiş) · Aynı kök: بيت (73 geçiş)
"Bir de dağlardan ustalıkla evler yontuyorsunuz."
Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy
(Ey Muhammed!) Bunlar sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Meryem'i kim himayesine alıp koruyacak diye kalemlerini (kur'a için) atarlarken sen…
Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy
Biz, Nuh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Rabbin bal arısına şöyle vahyetmişti (bildirmişti): "Dağlardan, ağaçlardan ve (insanların) yaptıkları çardaklardan kendine yuvalar edin!
Yine Rabbinin arıya vahyetti(ğini de düşün): "Dağlardan, ağaçlardan ve imal edilmiş kovanlardan kendine yuva edin!
Ve bir de, Rabbinin arıya: "Dağlarda, ağaçlarda ve (insanların) hazırladıkları kovanlarda kendine yuva edin" diye vahyetti(ğini)
Rabbin bal arısına vahyetti: "Dağlardan, ağaçlardan ve yaptıkları kovanlardan evler edin!" (Düşünen beyinlere, arının {ve diğer mahlukatın} nasıl vahiy aldığı, bunun nasıl ve ne anlama geldiği konusu, çok şeyler açar. A. H. )
Rabbin bal arısına vahyetti: Dağlarda, ağaçlarda ve onların kurdukları çardaklarda kendine evler edin.
Rabbin bal arısına: Dağlardan, ağaçlardan ve insanların yaptıkları çardaklardan kendine evler (kovanlar) edin.
Ve Efendin, Dişi Balarısına, şöyle bildirdi: "Dağlarda, ağaçlarda ve kurdukları çardaklarda evler edin!"
- Rabbin bal arısına, "Dağlardan, ağaçlardan ve kurulmuş kovanlardan yuvalar edin, sonra da her türlü üründen ye de,Rabbinin işlek olan yollarından yürü!" diye vahyetti. Karınlarından, insanlara şifa olan türlü türlü renkte içecek çıkar. Düşünen topluma bunda bir ders vardır.
Ve Efendin dişi arıya vahiy etti: "Dağlardan, ağaçlardan ve kovanlardan evler edin"
Ve Rabbin arıya vahyetti: 'Dağlardan, ağaçlardan ve kurdukların (kovanlar) dan evler edin,'
Rabbin bal arısına da şöyle vahyetti: "Dağlardan, ağaçlardan ve insanların kuracakları kovanlardan göz göz evler edin!
Rabbın bal arısına da şöyle vahyetti: dağlardan ve ağaçlardan ve kuracakları köşklerden göz göz evler edin
Rabb'in, bal arısına; dağlarda, ağaçlarda ve hazırladıkları şeylerde dipnot 1 yuva edinmesini vahyetti. dipnot 2
Rabbin, bal arısına; dağlarda, ağaçlarda ve hazırladıkları şeylerde dipnot 1 yuva edinmesini vahyetti. dipnot 2
Rabbin, bal arısına; dağlarda, ağaçlarda ve hazırladıkları şeylerde dipnot 1 yuva edinmesini vahyetti. dipnot 2
Rabbin bal arısına vahyetti: Dağlarda, ağaçlarda ve onların kurdukları çardaklarda kendine evler edin.
(68-69) Rabbin bal arısına: "Dağlardan, ağaçlardan ve (insanların senin için yapacakları) çardaklardan evler (kovanlar) edin, sonra meyve (ve çiçek) lerin her birinden ye de Rabbinin (bal imalinde öğretdiği ve) kolaylıklar gösterdiği yaylım yollarına git" diye ilham etdi. Onların karınlarından (ağızlarından) renkleri çeşidli şerbet (bal) çıkar ki onda insanlar için şifa vardır. İşte bunda da tefekkür edecek bir zümre için elbette bir ayet var.
Ve Rabbın bal arısına vahyetti ki: Dağlarda, ağaçlarda ve hazırlanmış kovanlarda yuva edin.
(64-69) Biz sana kitabı ancak onlara, üzerinde karşıtlaştıkları / ihtilaf ettikleri konuların açıklaman için ve İman eden bir kavmi yola iletmesi için ve rahmet olsun diye indirdik. Allah gökten su indirir, onunla yeri öldükten sonra diriltir, işte bunda işiten bir kavim için ayetler vardır. Sizin için hayvanlarda dikkate alınması gereken önemli şey vardır / ibret vardır , onların karınlarında kan ve pislik arasından çıkanı içiyorsunuz (seka içen saki içiren) içenlerin kolaylıkla içtikleri katışıksız / saf / halis süt, hurma ve üzüm ürünlerinden, sarhoş edici içecek / sekeran ve güzel rızık elde ediyorsunuz, işte bunda akleden kavim için gösterge / ayet vardır. Rabbin Bal Arısına dağları ağaçları ve inşa edilmiş çardakları / arşları ev olarak edin sonra tüm ürünlerden ye, uysal bir halde Rabbinin yollarına git diye vahyetti, O, karnından renkleri çeşitli bir içecek çıkarır. O insanlar için bir şifadır / düzelticidir. İşte bunda düşünen kavim için delil / ayet vardır.
Rabbin, bal arısına şunu vahyetti: ''Dağlardan, ağaçlardan ve insanların yaptıkları çardaklardan (kovanlardan) kendine evler edin.''
Rabbin, bal arısına şöyle vahyetti: "Dağlardan, ağaçlardan ve kurdukları çardaklardan evler edin!"
Rabbin bal arısına şunu vahyetmiştir: dipnot 1 "Dağlardan, ağaçlardan ve insanların yaptığı kovanlardan kendine evler edin!
Rabbin bal arısına şöyle bildirdi: "Dağlarda, ağaçlarda ve insanların yaptıkları çardaklarda kendine evler edin.
Rabbin bal arısına şöyle ilham etti: Dağlardan, ağaçlardan ve (insanların yaptığı) yapılardan kendine evler edin.
Rabbin bal arısına şöyle vahyetti: "Dağlardan, ağaçlardan ve kovanlardan kendine evler yap.
Rabbin, balarısına şöyle vahyetti: "Dağlardan evler edin, ağaçlardan ve insanların kurdukları çardaklardan da..."
And Allah has inspired the bees with the instinct of building their homes or hives in the mountains, on the trees and in the trellis (constructed for the climbing trees amid their habitations),
And your Lord inspired the bee, saying, ‘Build yourselves houses in the mountains and trees and what people construct.
And thy Lord taught the Bee to build its cells in hills, on trees, and in (men's) habitations;
Your Lord inspired the bee, dipnot 1 saying: "Set up hives in the mountains and in the trees and in the trellises that people put up,
Your Lord revealed to the bees: ‘Build dwellings in the mountains and the trees, and also in the structures which men erect.
And your Lord inspired the bees, saying: "Take you habitations in the mountains and in the trees and in what they erect.
And your Lord inspired the bee [saying]: ‘Make your home in the mountains, and on the trees and the trellises that they erect.
And your Lord inspired the bees (saying), `Make your hives in the hills and in the trees and in the trellises which the people erect,
And thy Lord revealed unto the bees, saying: 'Take unto yourselves, of the mountains, houses, and of the trees, and of what they are building.
Your Lord has revealed the bee: "build your hive in the mountains, the trees or wherever else you are inspired. Then drink the nectar of every kind of fruit and follow the design of your Lord"
And thy Lord inspired the bee, 'Take to houses in the mountains, and in the trees, and in the hives they build.
Your Lord inspired to the bee: "You shall take homes of the mountains and of the trees and of what they erect."
Thy Lord spake by inspiration unto the bee, saying, provide thee houses in the mountains, and in the trees, and of those materials wherewith men build hives for thee:
And your Lord inspired the bee, "Take to habitations in the mountains and in the trees, and in the habitations of men.
And your Lord revealed to the bees, (saying), "Take to yourselves, of the mountains, homes, and of the trees, and of whatever they trellis.
And thy Lord inspired the bee, saying: Choose thou habitations in the hills and in the trees and in that which they thatch;
Your Lord predisposed the bees to make their hives in mountains, trees and trellices,
And [consider how] thy Sustainer has inspired the bee: "Prepare for thyself dwellings in mountains and in trees, and in what [men] may build [for thee by way of hives];
And your Lord inspired the bees: "Make ˹your˺ homes in the mountains, the trees, and in what people construct,
And your Lord inspired to the bees: "You shall take homes of the mountains and of the trees and of what they erect. "
And your Lord inspired the bee: build homes in mountains and trees, and in (the hives) they build for you.
And your Lord inspired to the bee, "Take for yourself among the mountains, houses, and among the trees and [in] that which they construct.
And thy Lord instructed the bee: “Take thou houses of the mountains, and of the trees, and of what they construct.
And consider how your Lord inspired the bee, "Build for yourself dwellings in hills and in trees, and in what people may build. "
And your Lord taught the bee "Make your (beehive) cells in the mountains, in the trees, and in the houses;
Your Lord revealed to the honeybee: "Make homes in the mountains, in the trees and in the structures they raise.
And your Lord inspired to the bees: "You shall take homes of the mountains and of the trees and of what they erect."