Nisâ suresi

Nisâ suresi, 163. ayet

Nisâ suresi, 163. ayet. إِنَّآ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ كَمَآ أَوْحَيْنَآ إِلَىٰ نُوحٍ وَٱلنَّبِيِّـۧنَ مِنۢ بَعْدِهِۦ وَأَوْحَيْنَآ إِلَىٰٓ إِبْرَٰهِيمَ وَإِسْمَٰعِيلَ وَإِسْحَٰقَ وَيَعْقُوبَ وَٱلْأَسْبَاطِ وَعِيسَىٰ وَأَيُّوبَ وَيُونُسَ وَهَٰرُونَ وَسُلَيْمَٰنَ وَءَاتَيْنَا دَاوُۥدَ زَبُورًا

innâ evḥaynâ ileyke kemâ evḥaynâ ilâ nûḥiv vennebiyyîne mim ba`dih. veevḥaynâ ilâ ibrâhîme veismâ`île veisḥâḳa veya`ḳûbe vel'esbâṭi ve`îsâ veeyyûbe veyûnüse vehârûne vesüleymân. veâteynâ dâvûde zebûrâ.

Diyanet İşleri

Biz, Nuh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyüb'e, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a da vahyetmiştik. Davud'a da Zebur vermiştik.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nisâ 160–166 · surenin 163. ayeti / 176
  1. Nisâ 160–161

    (160-161) Yahudilerin yaptıkları zulüm ve birçok kimseyi Allah yolundan alıkoymaları, kendilerine yasaklanmış olduğu halde faiz almaları, insanların mallarını haksız yere yemeleri sebebiyle önceden kendilerine helal kılınmış temiz ve hoş şeyleri onlara haram kıldık. İçlerinden inkar edenlere de acı bir azap hazırladık.

  2. Nisâ 162

    Fakat onlardan ilimde derinleşmiş olanlar ve mü'minler, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler. O namazı kılanlar, zekatı verenler, Allah'a ve ahiret gününe inananlar var ya, işte onlara büyük bir mükafat vereceğiz.

  3. 163

    Biz, Nuh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyüb'e, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a da vahyetmiştik. Davud'a da Zebur vermiştik.

  4. Nisâ 164

    Daha önce kıssalarını sana anlattığımız peygamberler gönderdik. Anlatmadığımız (nice) peygamberler de gönderdik. Allah, Musa ile de doğrudan konuştu.

  5. Nisâ 165

    Müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdik ki, peygamberlerden sonra insanların Allah'a karşı bir bahaneleri olmasın. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  6. Nisâ 166

    Fakat Allah, sana indirdiğini kendi ilmiyle indirmiş olduğuna şahitlik eder. Melekler de buna şahitlik eder. Şahit olarak Allah yeter.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

163. Yüce Allah kulu ve Rasûlü Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e vahyettiği büyük şeriatın ve doğru haberlerin, diğer peygamberlere -hepsine salat ve selam olsun- vahyettiğinin aynısı olduğunu haber vermektedir. Bunun dile getirdiği birkaç gerçek vardır:

1. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem daha önce benzeri görülmedik yeni bir peygamber değildir. Aksine Allah ondan önce çok sayıda rasûller ve nebiler göndermiştir. O bakımdan onun peygamberliğini garip karşılamak ancak bilgisizlik ve inat ile açıklanabilir.

2. Yüce Allah önceki peygamberlere vahyettiği din esasları ile hepsinin ittifakla dile getirdikleri adaleti ona da vahyetmiştir. Ayrıca peygamberler birbirlerini tasdik ederler ve birinin tebliği diğerininkine uygundur.

3. Son peygamber de bu sözü edilen peygamberler gibidir. O bakımdan ibret alan kimse, onu diğer peygamber kardeşleri ile kıyaslayarak değerlendirmelidir. Zira onun daveti onların da davetiyle, ahlakı onların ahlâkı ile aynıdır. Hepsinin kaynağı birdir, amaçları birdir. Hiçbir peygamber gibi o da kim oldukları bilinmeyenlerle, yalancılarla, zalim yönetici ve hükümdarlarla birlikte olmamıştır.

4. Bu peygamberlerin söz konusu edilip onların sayılmaları, onlar için bir yüceltme ve haklı bir övgü olmasının yanı sıra durumlarının açıklanması, mü’minin onlara olan imanını ve onlara duyduğu sevgiyi artırır, onların gösterdikleri hidayet yoluna daha bir gayretle uymasını, onların sünnetlerini izlemeyi ve onların haklarını bilmeyi daha da ileri derecelere götürmesini sağlar. Ayrıca bu, şanı Yüce Allah’ın şu buyruklarının da bir tasdikidir: “Alemlerde Nuh’a selam olsun; İbrahim’e selam olsun; Mûsâ ve Hârûn’a selam olsun; İlyas’a selam olsun. Biz iyilik edenleri işte böyle mükâfatlandırırız.” (es-Saffat, 37/79, 109, 120, 130, 131). İyilikte bulunan kimselerin hepsi, iyilikleri oranında insanlar arasında övgüye sahip olurlar. Peygamberler ise -özellikle bu adı anılanlar- iyiliğin en üstün mertebesindedirler.

Yüce Allah onların vahiy alma şeklindeki ortak özelliklerini anınca aralarından bazılarının ayırıcı özelliğini de söz konusu etmiş ve Dâvûd’a Zebur’u verdiğini zikretmiştir. Zebur da bilinen kitaptır. O, Yüce Allah’ın fazilet ve şerefi dolayısıyla özel olarak Davud aleyhisselam’a verdiği bir kitaptır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Rasûl! Senden önceki peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. Sen rasûllerin ilki de değilsin. Kesinlikle Nuh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettik. İbrahim'e ve iki oğlu İsmail ve İshak'a, İshak'ın oğlu Yakub'a ve torunlara (onlar İsrailoğulları'nın on iki kabilelerinde bulunan ve Yakup -aleyhisselam-'ın oğullarından olan peygamberlerdir.) İsâ'ya, Eyyûb'a, Yûnus'a Hârûn'a ve Süleyman'a da vahyettik. Dâvud -aleyhisselam-'a kitap verdik, o da Zebûr'dur.

Kelimeler

25 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّآ inna elbette biz
  2. أَوْحَيْنَآ evhayna vahyettik kök: وحي
  3. إِلَيْكَ ileyke sana da
  4. كَمَآ kema gibi
  5. أَوْحَيْنَآ evhayna vahyettiğimiz kök: وحي
  6. إِلَىٰ ila
  7. نُوحٍۢ nuhin Nuh'a
  8. وَٱلنَّبِيِّـۧنَ ve nnebiyyine ve nebilere kök: نبا
  9. مِنۢ min
  10. بَعْدِهِۦ ۚ bea'dihi ondan sonraki kök: بعد
  11. وَأَوْحَيْنَآ ve evhayna nitekim vahyetmiştik kök: وحي
  12. إِلَىٰٓ ila
  13. إِبْرَٰهِيمَ ibrahime İbrahim'e
  14. وَإِسْمَـٰعِيلَ ve ismaiyle ve İsma'il'e
  15. وَإِسْحَـٰقَ ve ishaka ve İshak'a
  16. وَيَعْقُوبَ ve yea'kube ve Ya'kub'a
  17. وَٱلْأَسْبَاطِ vel'esbati ve sıbtlara kök: سبط
  18. وَعِيسَىٰ ve iysa ve Îsa'ya
  19. وَأَيُّوبَ ve eyyube ve Eyyub'a
  20. وَيُونُسَ ve yunuse ve Yunus'a
  21. وَهَـٰرُونَ ve harune ve Harun'a
  22. وَسُلَيْمَـٰنَ ۚ ve suleymane ve Süleyman'a
  23. وَءَاتَيْنَا ve ateyna ve vermiştik kök: اتي
  24. دَاوُۥدَ davude Davud'a da
  25. زَبُورًۭا zeburan Zebur'u kök: زبر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سبط (5 geçiş) · Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy

    Biz onları on iki kabile halinde topluluklara ayırdık. (Tih sahrasında susuzluktan sıkılan) kavmi Musa'dan su istediğinde biz ona, "Asanı taşa vur"…

  • Aynı kök: سبط (5 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet

    Deyin ki: "Biz Allah'a, bize indirilene (Kur'an'a), İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve Yakuboğullarına indirilene, Musa ve İsa'ya verilen (Tevrat ve…

  • Aynı kök: سبط (5 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet

    De ki: "Allah'a, bize indirilene (Kur'an'a), İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a ve Yakuboğullarına indirilene, Musa'ya, İsa'ya ve peygamberlere…

  • Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy · Ortak kavram: Nübüvvet

    (Ey Muhammed!) Bunlar sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Meryem'i kim himayesine alıp koruyacak diye kalemlerini (kur'a için) atarlarken sen…

  • Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy · Ortak kavram: Nübüvvet

    İşte böylece biz her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Bunlar aldatmak için birbirlerine yaldızlı laflar fısıldarlar. Rabbin…

  • Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy · Ortak kavram: Nübüvvet

    İşte bunlar, sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Bundan önce onları ne sen biliyordun, ne de kavmin. O halde sabret. Çünkü (iyi) sonuç, Allah'a…

  • Aynı kök: زبر (11 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet

    Hem Rabbin göklerde ve yerde kim varsa daha iyi bilir. Andolsun, peygamberlerin bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. Davud'a da Zebur'u verdik.

  • Aynı kök: زبر (11 geçiş)

    Eğer seni yalanladılarsa, senden önce açık delilleri, hikmetli sayfaları ve aydınlatıcı kitabı getiren peygamberler de yalanlanmıştı.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Biz Nuh'a ve ondan sonraki peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakup'a, (onların) torunlarına, İsa'ya, Eyüp'e, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a vahyetmiştik. Davud'a da Zebur'u vermiştik.

Mustafa İslamoğlu

Biz Nuh'a ve ondan sonraki tüm peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik; yine İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, (ondan türeyen israiloğlu) boylarına, İsa'ya, Eyyub'a, Yunus'a, Harun'a, Süleyman'a da vahyettik; üstelik Davud'a da Zebur'u verdik;

Muhammed Esed

Bak, (ey Peygamber,) Biz Nuha ve ondan sonraki bütün peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik: tıpkı İbrahime, İsmaile, İshaka, Yakuba ve İsa, Eyyub, Yunus, Harun ve Süleyman dahil onların torunlarına vahyettiğimiz gibi; ve Davuda bir ilahi hikmet kitabı bağışladığımız gibi;

Ahmed Hulusi

Nuh'a ve ondan sonraki Nebilere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. . . İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakup'a, Esbat'a (torunlara), İsa'ya, Eyyub'e, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a da vahyettik. . . Davud'a Zebur'u (hikmetler bilgisini) verdik.

Ali Bulaç

Nuh'a ve ondan sonraki peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyub'a, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a da vahyettik. Davud'a da Zebur verdik.

Ali Özek ve heyeti

Biz Nûh'a ve ondan sonraki peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik ve (nitekim) İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, esbâta (torunlara), Îsâ'ya, Eyyûb'a, Yunus’a, Harun'a ve Süleyman’a vahyettik. Davud’a da Zebûr'u verdik.

Ali Rıza Safa

Kuşkusuz, Nuh'a ve Ondan sonraki tüm peygamberlere bildirdiğimiz gibi, sana da bildirdik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakup'a ve torunlarına; İsa'ya, Eyüp'e, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a da bildirdik; Davut'a da Zebur'u verdik.

Bayraktar Bayraklı

Biz, Nuh'a ve ondan sonraki peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. Nitekim İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlara, İsa'ya, Eyyub'e, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a vahyettik. Davud'a da Zebur'u verdik.

Edip Yüksel

Nuh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahiy ettiğimiz gibi sana da vahiy ettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakup'a ve soyuna, İsa'ya, Eyyup'a, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a da vahiy etmiş, Davut'a da Zebur vermiştik.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Nuh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a ve soyuna, İsa'ya, Eyyub'a, Yunus'a, Harun'a, ve Süleyman'a da vahyetmiş, Davud'a da Zebur vermiştik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Gerçekten biz sana, Nuh'a ve ondan sonra gelen bütün peygamberlere vahyettiğimiz gibi vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyub'a, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a da vahyettiğimiz ve Davud'a Zebur'u verdiğimiz gibi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Filhakıka biz sana (ya Muhammed) öyle vahiy indirdik ki Nuha ve ondan sonra gelen bütün Peygamberlere vahy ettiğimiz gibi: hem İbrahime, İsmaile, İshaka, Ya'kuba, Esbata, Isaya, Eyyuba, Yunüse, Haruna. Süleymana vahy ettiğimiz hem Davuda Zeburu verdiğimiz gibi

Erhan Aktaş

Biz, Nuh'a ve ondan sonraki bütün Nebilere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. Ve biz İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Ya'kup'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyub'a, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a vahyettik. Ve Davud'a da Zebur'u verdik.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Biz, Nuh'a ve ondan sonraki bütün nebilere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. Ve biz İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakup'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyub'a, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a vahyettik. Ve Davud'a da Zebur'u verdik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Biz, Nuh'a ve ondan sonraki bütün nebilere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. Ve biz İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakup'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyub'a, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a vahyettik. Ve Davud'a da Zebur'u verdik.

Gültekin Onan

Nuh'a ve ondan sonraki peygamberlere vahyettiğmiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyub'a, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a da vahyettik. Davud'a da Zebur verdik.

Hasan Basri Çantay

Nuuha, ondan sonraki peygamberlere vahy etdiğimiz ve İbrahime, İsmaile, İshaaka, Ya'kuba, evladlarına, İsaya, Eyyuba, Yunusa, Haruna ve Süleymana vahy eylediğimiz ve Davuda Zebur verdiğimiz gibi (Habibim) şübhesiz sana da vahyetdik biz.

İbni Kesir

Nuh'a, ondan sonra gelen peygamberlere, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Ya'kub'a ve torunlarına, İsa'ya, Eyyüb'a, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a vahyettiğimiz gibi, şüphesiz sana da vahyettik. Davud'a da Zebur'u verdik.

Mehmet Alagaş

(163-166) Sana da Nuh’a ve ondan sonraki Nebilere vahyettiğmiz gibi vahyettik. İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a Yakup’a ve Torunlarına, İsa’ya, Eyyüb’e, Harun’a ve Süleyman’a da vahyettik. Davud’da Zebur’u verdik , önceki Resullerden sana anlattıklarımız da var, sana anlatmadığımız Resuller de var. Allah Musa ile kelimeleri ile kelam etti. Resuller ! Müjdeci ve uyarıcı, Resullerin ardından Allah’a karşı (insanların) bir delilleri kalmasın . Allah saygıdeğerdir, hâkimdir. Şimdi de Allah sana indirdiğine şahit oluyor, Onu da kendi ilmiyle indirdi , melekler de şahitlik ediyorlar. Allah ise şahit olarak yeterlidir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Nûh’a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Ya'kûb’a, torunlarına, İsâ’ya, Eyyûb’a, Yûnus’a, Hârûn’a ve Süleyman’a da vahyettik. Dâvud’a da Zebur’u verdik.

Süleyman Ateş

Biz, Nuh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. Nitekim İbrahim'e, İsma'il'e, İshak'a, Ya'kub'a, sıbtlara, İsa'ya, Eyyub'a, Yunus'a, Harun'a, Süleyman'a da vahyetmiş ve Davud'a da Zebur'u vermiştik.

Süleymaniye Vakfı

Biz, Nuh'a ve ondan sonra gelen nebilere nasıl vahyettiysek sana da öyle vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyub'a, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a vahyetmiş ve Davud'a da bir zebur /bir kitap dipnot 1 vermiştik.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Zebur", kelime olarak "kitap, mülk, fırka, parça" gibi anlamlara gelir. Kur'an'da kelimenin çoğul hali olan "zübür", "fırka, parça" anlamında kullanılır. (Mü'minun 23/53) İki ayette Davud aleyhisselama bir Zebur verildiği bildirilir (Nisa 4/163; İsra 17/55). Enbiya 21/105. ayette harf-i tarifli şekilde geçen Zebur kelimesi de yine Davud'a verilen kitapla ilişkilendirilir. Bu ayet ile Kitab-ı Mukaddes'in Davud aleyhisselama ait bölümünde geçen şu ifade arasında benzerlik vardır: "Salihler yeryüzünü miras alacak ve orada sonsuza kadaryaşayacak." (Tevrat,
    Mezmurlar 37/29 — Eski Ahit, Mezmurlar; alıntıyı aç

    Eski Ahit · Mezmurlar 37:29

    Doğrular ülkeyi miras alacak, 2 Orada sonsuza dek yaşayacak.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ). Beş ayette (Al-i İmran 3/184; Nahl 16/44; Şu'ara 26/196; Fatır 35/25; Kamer 54/43) de kelimenin çoğul hali olan "zübür" ile öncekilere indirilenlere atıfta bulunulması, Zebur ile kitap kelimesi arasındaki ilişkiyi göstermektedir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Biz, Nuh'a ve ondan sonra gelen nebilere nasıl vahyettiysek sana da öyle vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakup'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyub'a, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a da vahyetmiş, Davud'a ise Zebur[1] vermiştik.

Şaban Britch

Nuh’a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a, torunlarına, İsa’ya, Eyyub’a, Yunus’a, Harun’a ve Süleyman’a da vahyettik. Davud’a da Zebur’u verdik.

Şaban Piriş

Nuh'a ve ondan sonra gelen Peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyub'a, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a da vahyettik. Davud'a da Zebur'u verdik.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz, tıpkı Nuh'a ve ondan sonraki peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. Biz İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyub'e, Yunus'a, Harun'a, Süleyman'a da vahyettik. Davud'a da Zebur'u verdik.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We have inspired to you O Muhammad a Book and a divine message as We inspired to Nuh (Noah) and to the prophets who followed. And We inspired divine messages to Ibrahim and Ismail (Ishmael), to Ishaq (Isaac) and Ya'qub (Jacob) and to the tribes of his twelve sons, to Isa and Ayub (Job), to Yunus (Jonas) and Harun (Aaron) and to Sulayman. And to Dawud We imparted the Psalms.

Abdul Haleem

We have sent revelation to you [Prophet] as We did to Noah and the prophets after him, to Abraham, Ishmael, Isaac, Jacob, and the Tribes, to Jesus, Job, Jonah, Aaron, and Solomon- to David We gave the book [of Psalms]-

Abdullah Yusuf Ali

We have sent thee inspiration, as We sent it to Noah and the Messengers after him: we sent inspiration to Abraham, Isma'il, Isaac, Jacob and the Tribes, to Jesus, Job, Jonah, Aaron, and solomon, and to David We gave the Psalms.

Abul A'la Maududi

(O Muhammad!) We have revealed to you as We revealed to Noah and the Prophets after him, dipnot 1 and We revealed to Abraham, Ishmael, Isaac, Jacob and the offspring of Jacob, and Jesus and Job, and Jonah, and Aaron and Solomon, and We gave to David Psalms. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This emphasizes that Muhammad (peace be on him) did not introduce any innovations, and that his essential message was no different from the earlier revelations. What Muhammad (peace be on him) expounded was the same truth which had previously been expounded by the earlier Prophets in various parts of the world and at different periods of time. Wahy means 'to suggest; to put something into someone's heart; to communicate something in secrecy; to send a message'.
  2. metne dön, dipnot 2
    The 'Psalms' embodied in the Bible are not the Psalms of David. The Biblical version contains many 'psalms' by others and they are ascribed to their actual authors. The 'psalms' which the Bible does ascribe to David do indeed contain the characteristic lustre of truth. The book called 'Proverbs', attributed to Solomon, contains a good deal of accretion, and the last two chapters, in particular, are undoubtedly spurious. A great many of these proverbs, however, do have a ring of truth and authenticity. Another book of the Bible is ascribed to Job. Even though it contains many gems of wisdom, it is difficult to believe that the book attributed to Job could in fact be his. For the portrayal of Job's character in that book is quite contrary to the wonderful patience for which he is applauded in the Qur'an and for which he is praised in the beginning of the Book of Job itself. The Book of Job, quite contrary to the Qur'anic portrayal of him, presents him as one who was so full of grievance and annoyance" with God throughout the entire period of his tribulation that his companions had to try hard to persuade him that God was not unjust. In fact Job is shown in the Bible as one whom even his companions failed to convince that God was just.In addition to these, the Bible contains seventeen other books of the Israelite Prophets. The greater part of these seem to be authentic. In Jeremiah, Isaiah, Ezekiel, Amos and certain other books, in particular, one often encounters whole sections which stir and move one's soul. These sections without doubt have the lustre of Divine revelation. While going through them one is struck by the vehemence of moral admonition, the powerful opposition to polytheism, the forceful exposition of monotheism, and the strong denunciation of the moral corruption of the Israelites which characterize them. One inevitably senses that these books, the orations of Jesus embodied in the Gospels, and the glorious Qur'an are like springs which have arisen from one and the same Divine source.

Aisha Bewley

We have revealed to you as We revealed to Nuh and the Prophets who came after him. And We revealed to Ibrahim and Isma‘il and Ishaq and Ya‘qub and the Tribes, and ‘Isa and Ayyub and Yunus and Harun and Sulayman. And We gave Dawud the Zabur.

Al-Hilali & Khan

Verily, We have sent the revelation to you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم)[1] as We sent the revelation to Nûh (Noah) and the Prophets after him; We (also) sent the revelation to Ibrâhîm (Abraham), Ismâ‘îl (Ishmael), Ishâq (Isaac), Ya‘qûb (Jacob), and Al-Asbât [the offspring of the twelve sons of Ya‘qûb (Jacob)], ‘Îsâ (Jesus), Ayyûb (Job), Yûnus (Jonah), Hârûn (Aaron), and Sulaimân (Solomon); and to Dâwûd (David) We gave the Zabûr (Psalms).

Ali Quli Qarai

We have indeed revealed to you as We revealed to Noah and the prophets after him, and [as] We revealed to Abraham and Ishmael, Isaac, Jacob, and the Tribes, Jesus and Job, Jonah, Aaron, and Solomon, —and We gave David the Psalms—

Amatul Rahman Omar

Surely, We have sent down (Our) revelation to you as We sent it down to Noah and the Prophets (who came) after him, and We sent revelation to Abraham, Ismâîl, Isaac, Jacob and his children and to Jesus, Job, Jonah, Aaron and Solomon. And We gave David a Scripture.

Arthur John Arberry

We have revealed to thee as We revealed to Noah, and the Prophets after him, and We revealed to Abraham, Ishmael, Isaac, Jacob, and the Tribes, Jesus and Job, Jonah and Aaron and Solomon, and We gave to David Psalms,

Bijan Moeinian

There is no doubt that I have sent my revelations to you the same way that I revealed them to Noah and the prophets after him such as Abraham, Ishmael, Isaac, Jacob, the Patriarchs, Jesus, Job, Jonah, Aaron and Solomon. As to David, I gave him the Psalms.

E. Henry Palmer

Verily, we have inspired thee as we inspired Noah and the prophets after him, and as we inspired Abraham, and Ishmael, and Jacob, and the tribes, and Jesus, and Job, and Jonas, and Aaron, and Solomon; and to David did we give Psalms.

Edip-Layth

We have inspired you as We have inspired Noah and the prophets after him. We inspired Abraham, and Ishmael, and Isaac, and Jacob, and the Patriarchs, and Jesus, and Job, and Jonah, and Aaron, and Solomon; and We have given David the Psalms.

George Sale

Verily We have revealed our will unto thee, as We have revealed it unto Noah and the prophets who succeeded him; and as we revealed it unto Abraham, and Ismael, and Isaac, and Jacob, and the tribes, and unto Jesus, and Job, and Jonas, and Aaron, and Solomon; and We have given thee the Koran, as We gave the psalms unto David:

Hamid S. Aziz

Verily, We have inspired you (Muhammad) as We inspired Noah and the prophets after him, and as We inspired Abraham, and Ishmael, and Jacob, and the tribes, and Jesus, and Job, and Jonas, and Aaron, and Solomon; and to David did We give the Psalms.

Mahmoud Ghali

Surely We have revealed to you as We revealed to Nûh, (Noah) and the Prophets (even) after him, and We revealed to Ibrahîm, and É Shuaayb, and Ishaq, and Yaaqûb, and the Grandsons, and Isa, and Ayyûb, and Yûnus, and Harûn, and Sulayman, (Abraham, Ishmael, Isaac, Jacob, the Tribes, Jesus, Job, Jonah, Aaron, Solomon, respectively) and We brought Dawûd (David) a Scripture (Zabûr, said to be the psalms).

Marmaduke Pickthall

Lo! We inspire thee as We inspired Noah and the prophets after him, as We inspired Abraham and Ishmael and Isaac and Jacob and the tribes, and Jesus and Job and Jonah and Aaron and Solomon, and as We imparted unto David the Psalms;

Mohamed Ahmed - Samira

We have sent revelations to you as We sent revelations to Noah and the prophets (who came) after him; and We sent revelations to Abraham and Ishmael and Isaac and Jacob, and their offspring, and to Jesus and Job, and to Jonah and Aaron and Solomon, and to David We gave the Book of Psalms,

Muhammad Asad

BEHOLD, We have inspired thee [O Prophet] just as We inspired Noah and all the prophets after him - as We inspired Abraham, and Ishmael, and Isaac, and Jacob, and their descendants, including Jesus and Job, and Jonah, and Aaron, and Solomon; and as We vouchsafed unto David a book of divine wisdom;

Mustafa Khattab

Indeed, We have sent revelation to you ˹O Prophet˺ as We sent revelation to Noah and the prophets after him. We also sent revelation to Abraham, Ishmael, Isaac, Jacob, and his descendants, ˹as well as˺ Jesus, Job, Jonah, Aaron, and Solomon. And to David We gave the Psalms.

Progressive Muslims

We have inspired you as We have inspired Noah and the prophets after him. And We inspired Abraham, and Ishmael, and Isaac, and Jacob, and the Patriarchs, and Jesus, and Job, and Jonah, and Aaron, and Solomon; and We have given David the Psalms.

Rashad Khalifa

We have inspired you, as we inspired Noah and the prophets after him. And we inspired Abraham, Ismail, Isaac, Jacob, the Patriarchs, Jesus, Job, Jonah, Aaron, and Solomon. And we gave David the Psalms.

Sahih International

Indeed, We have revealed to you, [O Muúammad], as We revealed to Noah and the prophets after him. And we revealed to Abraham, Ishmael, Isaac, Jacob, the Descendants, Jesus, Job, Jonah, Aaron, and Solomon, and to David We gave the book [of Psalms].

Sam Gerrans

We have revealed to thee as We revealed to Noah and the prophets after him, and We revealed to Abraham and Ishmael and Isaac, and Jacob and the Grandsons, and Jesus and Job and Jonah and Aaron and Solomon, and We gave David writings,

Shabbir Ahmed

We have sent you the Revelation as We sent it to Noah and the Prophets after him. We sent Revelations to Abraham, Ishmael, Isaac, Jacob, and his progeny (the Tribes), Jesus, Job, Jonah, Aaron, and Solomon; and to David We gave the Psalms.

Syed Vickar Ahamed

Surely, We have sent to you the revelation, like We had sent it to Nuh (Noah) and the prophets after him: We sent revelation to Ibrahim (Abraham), Ismail (Ishmael), Isháq (Isaac), Yàqoub (Jacob) and the Tribes, (the generations of the twelve sons of Yàqoub), to Isa (Jesus), Ayub (Job), Yunus (Jonah), Haroon (Aaron), and Sulaiman (Solomon), and to Dawood (David), We gave the Zabur (Psalms).

Taqi Usmani

Surely, We have revealed to you as We have revealed to NūH and to the prophets after him; and We have revealed to Ibrāhīm, Ismā‘īl, IsHāq, Ya‘qūb and their children, and to ‘Īsā, Ayyūb, Yūnus, Hārūn and Sulaimān, and We have given Zabūr to Dawūd .

The Monotheist Group

We have inspired you as We had inspired Noah and the prophets after him. And We had inspired Abraham, and Ishmael, and Isaac, and Jacob, and the Patriarchs, and Jesus, and Job, and Jonah, and Aaron, and Solomon; and We gave David the Psalms.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 163. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 163. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 163. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩