Hicr suresi

Hicr suresi, 82. ayet

Hicr suresi, 82. ayet. وَكَانُوا۟ يَنْحِتُونَ مِنَ ٱلْجِبَالِ بُيُوتًا ءَامِنِينَ

vekânû yenḥitûne mine-lcibâli büyûten âminîn.

Diyanet İşleri

Onlar güven içinde dağlardan evler yontuyorlardı.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hicr 79–85 · surenin 82. ayeti / 99

Konu Eyke halkı ve Hicr halkı Hicr 78–84 3

  1. Hicr 79

    Onlardan da intikam aldık. İkisi de (Lut kavminin yaşadığı Sodom ile Şu'ayb kavminin yaşadığı Eyke) belirgin bir anayol üzerinde idiler.

  2. Hicr 80

    Andolsun, Hicr halkı da peygamberleri yalanlamıştı.

  3. Hicr 81

    Biz, onlara ayetlerimizi vermiştik de onlardan yüz çevirmişlerdi.

  4. 82

    Onlar güven içinde dağlardan evler yontuyorlardı.

  5. Hicr 83

    Onları da sabaha çıkarlarken o korkunç uğultulu ses yakalayıverdi.

  6. Hicr 84

    Kazanmakta oldukları şeyler kendilerine bir fayda vermedi.

  7. Hicr 85

    Biz, gökleri, yeri ve her ikisi arasında bulunanları ancak hakka ve hikmete uygun olarak yarattık. Kıyamet günü mutlaka gelecektir. Sen şimdi güzel bir şekilde hoşgörü ile muamele et.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

82-83. “Onlar” Allah’ın üzerlerindeki nimetlerinin çokluğundan dolayı yurtlarında korkudan yana rahat ve “güven içinde dağlardan evler yontuyorlardı.” Eğer Allah’ın nimetine şükretmiş ve peygamberleri Salih aleyhisselam’ı tasdik etmiş olsalardı Allah da onlara bol bol rızık ihsan eder, dünyevi ve uhrevi çeşitli mükâfatlarla onları ikramlara gark ederdi. Fakat onların peygamberleri yalanlamaları ve dişi deveyi de kesip Rablerinin emrine de karşı gelerek: “Ey Salih! Eğer sen gönderilmiş peygamberlerden isen bizi tehdit edip durduğun (azabı) getir” (el-Araf, 7/77) demeleri üzerine “onları o çığlık yakalayıverdi.” Bunun etkisi ile göğüslerindeki kalpleri parçalandı ve helâk olup yurtlarında diz üstü çökmüş halde kalakaldılar. Bununla birlikte bir de rezillik ve kesintisiz bir lânete de uğradılar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlar kendilerine, korktukları şeylerden güven içinde yaşayacakları evler yapmak için dağları kesip oyuyorlardı.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَكَانُوا۟ ve kanu ve kök: كون
  2. يَنْحِتُونَ yenhitune yontuyorlardı kök: نحت
  3. مِنَ mine
  4. ٱلْجِبَالِ l-cibali dağlardan kök: جبل
  5. بُيُوتًا buyuten evler kök: بيت
  6. ءَامِنِينَ aminine güvenli kök: امن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نحت (4 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: جبل (41 geçiş)

    "Hatırlayın ki Allah Ad kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup…

  • Aynı kök: نحت (4 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: جبل (41 geçiş)

    "Bir de dağlardan ustalıkla evler yontuyorsunuz."

  • Aynı kök: نحت (4 geçiş)

    İbrahim, şöyle dedi: "Yonttuğunuz putlara mı tapıyorsunuz?"

  • Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: بيت (73 geçiş)

    Aralarında Allah adına and içerek şöyle dediler: "Mutlaka onu ve ailesini geceleyin öldüreceğiz, sonra da velisine; 'Biz onun ailesinin öldürülüşüne…

  • Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: بيت (73 geçiş)

    İşte zulümleri yüzünden harabeye dönmüş evleri! Şüphesiz bunda bilen bir kavim için bir ibret vardır.

  • Aynı kök: جبل (41 geçiş) · Aynı kök: بيت (73 geçiş)

    Rabbin, bal arısına şöyle ilham etti: "Dağlardan, ağaçlardan ve insanların yaptıkları çardaklardan (kovanlardan) kendine evler edin."

  • Aynı kıssa: Hz. Sâlih

    Semud kavmine de kardeşleri Salih'i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka bir ilah yoktur.…

  • Aynı kök: جبل (41 geçiş)

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster" demişti. (Allah ona) "İnanmıyor musun?" deyince, "Hayır (inandım) ancak kalbimin…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Keşfet — bu ayetin medyası

Gerçek belgeler2

Arkeoloji2
  • Hegra'daki tek blok kayaya oyulmuş anıtsal mezar.

    Arkeoloji

    Kasru'l-Ferîd kaya mezarı — Hegra

    Hegra'daki tek blok kayaya oyulmuş anıtsal mezar.

    Hegra'daki mezarlar Nabatî dönemine (MÖ 1 – MS 1. yy) aittir; Semûd kavmine ait oldukları arkeolojik olarak gösterilmiş değildir. Ayetlerdeki 'dağları yontarak ev yapanlar' tasviriyle coğrafi bir yakınlık kurulur, kimlik özdeşliği değil.

    Ayet: A'râf 73-79 · Hicr 80-84 · Şuarâ 141-159

    Kaynak
    Wikimedia Commons
    Yazar
    Ahmad AlHasanat
    Tarih
    2017-02-16 17:40:03
    Lisans
    CC BY-SA

    Ahmad AlHasanat · Own work · CC BY-SA 4.0

    Kaynağı görüntüle

  • Hegra kaya mezarları

    Arkeoloji

    Hegra kaya mezarları

    Nabatî dönemi yapılarıdır; Semûd ile özdeşliği kanıtlanmamıştır.

    Ayet: Hicr 80-84 · Kamer 23-31

    Kaynak
    Wikimedia Commons
    Yazar
    Ahmad AlHasanat
    Tarih
    2017-02-16 17:38:22
    Lisans
    CC BY-SA

    Ahmad AlHasanat · Own work · CC BY-SA 4.0

    Kaynağı görüntüle

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlar, dağlardan güven içinde kalacakları evler oyarlardı.

Mustafa İslamoğlu

Hesapta onlar dağları oyarak kendilerine güvenli evler inşa ediyorlardı;

Muhammed Esed

güya, dağları yontarak kendilerine güvenli konutlar yapıyorlardı:

Ahmed Hulusi

Dağlardan güvenli evler yontuyorlardı.

Ali Bulaç

Dağlardan güvenli evler yontuyorlardı.

Ali Özek ve heyeti

Onlar, dağlardan emniyet içinde kalacakları evler oyarlardı.

Ali Rıza Safa

Dağları yontarak, güvenli evler yapıyorlardı.

Bayraktar Bayraklı

Onlar, dağlardan emniyet içinde kalacakları evler oyarlardı.

Edip Yüksel

Dağlardan güvenli evler yontuyorlardı.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dağlardan güvenli evler yontuyorlardı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Dağlardan emniyetli emniyetli evler yontuyorlardı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Dağlardan emniyetli emniyetli evler yontuyorlardı

Erhan Aktaş

Güya dağlardan güvenli evler yontuyorlardı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Güya dağlardan güvenli evler yontuyorlardı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Güya dağlardan güvenli evler yontuyorlardı.

Gültekin Onan

Dağlardan güvenli (aminiyn) evler yontuyorlardı.

Hasan Basri Çantay

Onlar dağlardan emin, emin evler yontub oyarlardı.

İbni Kesir

Onlar, dağlardan emin evler yontup oyarlardı.

Mehmet Alagaş

(80-84) Hicr halkı da elçileri yalanladı. Ayetlerimizi onlara verdik, onlardan yüz çevirenler oldular , d ağlarda güvenilir evler kayalara yontuyorlardı, Ses onları da alarak sabahladılar, kazandıklarının onlara hiçbir faydası olmadı.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar, dağları oyarak evler yapıyorlardı. Güven içindeydiler.

Süleyman Ateş

Dağlardan güvenli evler yontuyorlardı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Dağları yontar, güven duydukları evler haline getirirlerdi.

Şaban Britch

Onlar, dağları oyarak evler yapıyorlardı. Güven içindeydiler.

Şaban Piriş

Onlar, dağları oyarak güvenli evler yapıyorlardı.

Yaşar Nuri Öztürk

Dağlardan güvenli güvenli evler yontuyorlardı.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And they were carving the mountains into homes wherein they made abode and enjoyed safety and security.

Abdul Haleem

They carved out dwellings in the mountains, and lived in security-

Abdullah Yusuf Ali

Out of the mountains did they hew (their) edifices, (feeling themselves) secure.

Abul A'la Maududi

They used to hew out houses from the mountains dipnot 1 and lived in security.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, their strong and secure buildings, which they had hewed into the mountains, could not protect them from the blast.

Aisha Bewley

They carved out houses from the mountains, feeling safe,

Al-Hilali & Khan

And they used to hew out dwellings from the mountains (feeling themselves) secure.

Ali Quli Qarai

They used to hew out dwellings from mountains feeling secure.

Amatul Rahman Omar

And they (in search of a life of peace and security, ) used to hew some parts of the mountains into houses feeling secure (therein).

Arthur John Arberry

They were hewing the mountains into houses, therein dwelling securely;

Bijan Moeinian

They used to carve secure houses inside the mountains.

E. Henry Palmer

And they did hew them in the mountain houses to dwell in in safety.

Edip-Layth

They used to sculpt from the mountains dwellings that were secure.

George Sale

And they hewed houses out of mountains, to secure themselves.

Hamid S. Aziz

And they used to hew out dwellings from the mountain to dwell in safety.

Mahmoud Ghali

And they used to hew the mountains into homes, (therein dwelling) securely.

Marmaduke Pickthall

And they used to hew out dwellings from the hills, (wherein they dwelt) secure.

Mohamed Ahmed - Samira

They used to hew dwellings in the mountains to live in security.

Muhammad Asad

notwithstanding that they had been wont [to enjoy Our blessings and] to hew out dwellings from the mountains, [wherein they could live] in security

Mustafa Khattab

They carved their homes in the mountains, feeling secure.

Progressive Muslims

And they used to sculpt from the mountains dwellings that were secure.

Rashad Khalifa

They used to carve secure homes out of the mountains.

Sahih International

And they used to carve from the mountains, houses, feeling secure.

Sam Gerrans

And they hewed houses from the mountains, feeling secure.

Shabbir Ahmed

Even as they (with power given by Us) used to carve homes in the mountains for security.

Syed Vickar Ahamed

And they cut out large houses out of the mountains, (trying to become safe and) secure.

Taqi Usmani

They used to hew out houses from the hills peacefully.

The Monotheist Group

Andthey used to carve from the mountains homes, to be secure.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 82. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 82. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 82. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩