Diyanet İşleri
Onlar güven içinde dağlardan evler yontuyorlardı.
Hicr suresi
Hicr suresi, 82. ayet. وَكَانُوا۟ يَنْحِتُونَ مِنَ ٱلْجِبَالِ بُيُوتًا ءَامِنِينَ
vekânû yenḥitûne mine-lcibâli büyûten âminîn.
Onlar güven içinde dağlardan evler yontuyorlardı.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Eyke halkı ve Hicr halkı Hicr 78–84 3
Onlardan da intikam aldık. İkisi de (Lut kavminin yaşadığı Sodom ile Şu'ayb kavminin yaşadığı Eyke) belirgin bir anayol üzerinde idiler.
Andolsun, Hicr halkı da peygamberleri yalanlamıştı.
Biz, onlara ayetlerimizi vermiştik de onlardan yüz çevirmişlerdi.
Onlar güven içinde dağlardan evler yontuyorlardı.
Onları da sabaha çıkarlarken o korkunç uğultulu ses yakalayıverdi.
Kazanmakta oldukları şeyler kendilerine bir fayda vermedi.
Biz, gökleri, yeri ve her ikisi arasında bulunanları ancak hakka ve hikmete uygun olarak yarattık. Kıyamet günü mutlaka gelecektir. Sen şimdi güzel bir şekilde hoşgörü ile muamele et.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
82-83. “Onlar” Allah’ın üzerlerindeki nimetlerinin çokluğundan dolayı yurtlarında korkudan yana rahat ve “güven içinde dağlardan evler yontuyorlardı.” Eğer Allah’ın nimetine şükretmiş ve peygamberleri Salih aleyhisselam’ı tasdik etmiş olsalardı Allah da onlara bol bol rızık ihsan eder, dünyevi ve uhrevi çeşitli mükâfatlarla onları ikramlara gark ederdi. Fakat onların peygamberleri yalanlamaları ve dişi deveyi de kesip Rablerinin emrine de karşı gelerek: “Ey Salih! Eğer sen gönderilmiş peygamberlerden isen bizi tehdit edip durduğun (azabı) getir” (el-Araf, 7/77) demeleri üzerine “onları o çığlık yakalayıverdi.” Bunun etkisi ile göğüslerindeki kalpleri parçalandı ve helâk olup yurtlarında diz üstü çökmüş halde kalakaldılar. Bununla birlikte bir de rezillik ve kesintisiz bir lânete de uğradılar.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Onlar kendilerine, korktukları şeylerden güven içinde yaşayacakları evler yapmak için dağları kesip oyuyorlardı.
Aynı kök: نحت (4 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: جبل (41 geçiş)
"Hatırlayın ki Allah Ad kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup…
Aynı kök: نحت (4 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: جبل (41 geçiş)
"Bir de dağlardan ustalıkla evler yontuyorsunuz."
Aynı kök: نحت (4 geçiş)
İbrahim, şöyle dedi: "Yonttuğunuz putlara mı tapıyorsunuz?"
Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: بيت (73 geçiş)
Aralarında Allah adına and içerek şöyle dediler: "Mutlaka onu ve ailesini geceleyin öldüreceğiz, sonra da velisine; 'Biz onun ailesinin öldürülüşüne…
Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: بيت (73 geçiş)
İşte zulümleri yüzünden harabeye dönmüş evleri! Şüphesiz bunda bilen bir kavim için bir ibret vardır.
Aynı kök: جبل (41 geçiş) · Aynı kök: بيت (73 geçiş)
Rabbin, bal arısına şöyle ilham etti: "Dağlardan, ağaçlardan ve insanların yaptıkları çardaklardan (kovanlardan) kendine evler edin."
Aynı kıssa: Hz. Sâlih
Semud kavmine de kardeşleri Salih'i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka bir ilah yoktur.…
Aynı kök: جبل (41 geçiş)
Hani İbrahim, "Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster" demişti. (Allah ona) "İnanmıyor musun?" deyince, "Hayır (inandım) ancak kalbimin…
Tamamı: yazma kataloğu
Arkeoloji
Hegra'daki tek blok kayaya oyulmuş anıtsal mezar.
Hegra'daki mezarlar Nabatî dönemine (MÖ 1 – MS 1. yy) aittir; Semûd kavmine ait oldukları arkeolojik olarak gösterilmiş değildir. Ayetlerdeki 'dağları yontarak ev yapanlar' tasviriyle coğrafi bir yakınlık kurulur, kimlik özdeşliği değil.
Ayet: A'râf 73-79 · Hicr 80-84 · Şuarâ 141-159
Ahmad AlHasanat · Own work · CC BY-SA 4.0
Arkeoloji
Nabatî dönemi yapılarıdır; Semûd ile özdeşliği kanıtlanmamıştır.
Ayet: Hicr 80-84 · Kamer 23-31
Ahmad AlHasanat · Own work · CC BY-SA 4.0
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onlar, dağlardan güven içinde kalacakları evler oyarlardı.
Hesapta onlar dağları oyarak kendilerine güvenli evler inşa ediyorlardı;
güya, dağları yontarak kendilerine güvenli konutlar yapıyorlardı:
Dağlardan güvenli evler yontuyorlardı.
Dağlardan güvenli evler yontuyorlardı.
Onlar, dağlardan emniyet içinde kalacakları evler oyarlardı.
Dağları yontarak, güvenli evler yapıyorlardı.
Onlar, dağlardan emniyet içinde kalacakları evler oyarlardı.
Dağlardan güvenli evler yontuyorlardı.
Dağlardan güvenli evler yontuyorlardı.
Dağlardan emniyetli emniyetli evler yontuyorlardı.
Dağlardan emniyetli emniyetli evler yontuyorlardı
Güya dağlardan güvenli evler yontuyorlardı.
Güya dağlardan güvenli evler yontuyorlardı.
Güya dağlardan güvenli evler yontuyorlardı.
Dağlardan güvenli (aminiyn) evler yontuyorlardı.
Onlar dağlardan emin, emin evler yontub oyarlardı.
Onlar, dağlardan emin evler yontup oyarlardı.
(80-84) Hicr halkı da elçileri yalanladı. Ayetlerimizi onlara verdik, onlardan yüz çevirenler oldular , d ağlarda güvenilir evler kayalara yontuyorlardı, Ses onları da alarak sabahladılar, kazandıklarının onlara hiçbir faydası olmadı.
Onlar, dağları oyarak evler yapıyorlardı. Güven içindeydiler.
Dağlardan güvenli evler yontuyorlardı.
Güvende olsunlar diye dağlardan evler oyuyorlardı dipnot 1 .
Dağları yontar, güven duydukları evler haline getirirlerdi.
Onlar, dağları oyarak evler yapıyorlardı. Güven içindeydiler.
Onlar, dağları oyarak güvenli evler yapıyorlardı.
Dağlardan güvenli güvenli evler yontuyorlardı.
And they were carving the mountains into homes wherein they made abode and enjoyed safety and security.
They carved out dwellings in the mountains, and lived in security-
Out of the mountains did they hew (their) edifices, (feeling themselves) secure.
They used to hew out houses from the mountains dipnot 1 and lived in security.
They carved out houses from the mountains, feeling safe,
And they used to hew out dwellings from the mountains (feeling themselves) secure.
They used to hew out dwellings from mountains feeling secure.
And they (in search of a life of peace and security, ) used to hew some parts of the mountains into houses feeling secure (therein).
They were hewing the mountains into houses, therein dwelling securely;
They used to carve secure houses inside the mountains.
And they did hew them in the mountain houses to dwell in in safety.
They used to sculpt from the mountains dwellings that were secure.
And they hewed houses out of mountains, to secure themselves.
And they used to hew out dwellings from the mountain to dwell in safety.
And they used to hew the mountains into homes, (therein dwelling) securely.
And they used to hew out dwellings from the hills, (wherein they dwelt) secure.
They used to hew dwellings in the mountains to live in security.
notwithstanding that they had been wont [to enjoy Our blessings and] to hew out dwellings from the mountains, [wherein they could live] in security
They carved their homes in the mountains, feeling secure.
And they used to sculpt from the mountains dwellings that were secure.
They used to carve secure homes out of the mountains.
And they used to carve from the mountains, houses, feeling secure.
And they hewed houses from the mountains, feeling secure.
Even as they (with power given by Us) used to carve homes in the mountains for security.
And they cut out large houses out of the mountains, (trying to become safe and) secure.
They used to hew out houses from the hills peacefully.
Andthey used to carve from the mountains homes, to be secure.