Nahl suresi

Nahl suresi, 82. ayet

Nahl suresi, 82. ayet. فَإِن تَوَلَّوْا۟ فَإِنَّمَا عَلَيْكَ ٱلْبَلَٰغُ ٱلْمُبِينُ

fein tevellev feinnemâ `aleyke-lbelâgu-lmübîn.

Diyanet İşleri

Ey Muhammed! Eğer yüz çevirirlerse, artık sana düşen açık bir tebliğden ibarettir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nahl 79–85 · surenin 82. ayeti / 128

Konu Meseller; işitme, görme ve gönül; evler ve gölgeler Nahl 73–83 3

  1. Nahl 79

    Gökyüzünde Allah'ın emrine boyun eğerek uçan kuşları görmüyorlar mı? Onları gökte ancak Allah tutar. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için ibretler vardır.

  2. Nahl 80

    Allah, size evlerinizi huzur ve dinlenme yeri yaptı. Hayvanların derilerinden gerek göç gününüzde, gerek ikamet gününüzde kolayca taşıyacağınız evler; onların yünlerinden, yapağılarından ve kıllarından bir süreye kadar yararlanacağınız ev eşyası ve geçimlikler meydana getirdi.

  3. Nahl 81

    Allah, yarattıklarından sizin için gölgeler yaptı ve dağlarda da sizin için barınaklar var etti. Sizi sıcaktan koruyacak elbiseler ve savaşta sizi koruyacak zırhlar verdi. Böylece Allah, müslüman olasınız diye üzerinizde olan nimetini tamamlıyor.

  4. 82

    Ey Muhammed! Eğer yüz çevirirlerse, artık sana düşen açık bir tebliğden ibarettir.

  5. Nahl 83

    Onlar, Allah'ın nimetini bilirler, sonra da inkar ederler. Onların çoğu kafirlerdir.

  6. Nahl 84

    Kıyamet günü her ümmetten bir şahit göndereceğiz; sonra inkar edenlere ne (özür dilemeleri için) izin verilecek, ne de Allah'ın rızasını kazandıracak amelleri işleme istekleri kabul edilecek.

  7. Nahl 85

    O zalimler, azabı gördükleri zaman artık onlardan azap hafifletilmez ve kendilerine mühlet de verilmez.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

82-83. “Eğer” kendilerine Allah’ın nimetleri ve âyetleri hatırlatıldıktan sonra Allah’tan ve O’na itaatten “yüz çevirirlerse sana düşen, ancak açıkça bir tebliğden ibarettir.” Onların hidâyet bulmaları yahut hidâyete muvaffak kılınmaları konusunda senin hiçbir sorumluluğun yoktur. Senden istenen, öğüt vermek, hatırlatmak, uyarmak ve sakındırmaktır. Sen görevini yerine getirdiğin takdirde onların hesabını görmek Allah’a aittir. Çünkü onlar, Allah’ın lütuf ve ihsanlarını görmekte, Allah’ın nimetlerini bilmektedirler. Fakat buna rağmen bunları bile bile inkâr ediyorlar. “Zaten bir çoğu kâfirdir.” Onlarda bir hayır yoktur. Kavrayışlarının bozukluğu, maksatlarının kötülüğü dolayısıyla ardı arkasına gelen âyetlerin ve delillerin onlara bir faydası olmaz. Onlar Allah’ın nimetlerine nankörlük eden, Allah’a ve peygamberlerine karşı başkaldıran, inatçı her bir zorbayı Allah’ın nasıl cezalandırdığını ilerde görecekler.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Peygamber!- Eğer iman etmekten ve senin getirdiğini doğrulamaktan yüz çevirirlerse, senin sorumluluğun tebliğ etmekle emrolunduğun şeyi apaçık bir şekilde tebliğ etmekten başka bir şey değildir. Onlara hidayeti benimsetmek/inandırmak senin görevin değildir.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَإِن fein eğer yine
  2. تَوَلَّوْا۟ tevellev yüz çevirirlerse kök: ولي
  3. فَإِنَّمَا feinnema artık
  4. عَلَيْكَ aleyke senin üzerine düşen
  5. ٱلْبَلَـٰغُ l-belagu duyurmaktır kök: بلغ
  6. ٱلْمُبِينُ l-mubinu açık bir şekilde kök: بين

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بلغ (77 geçiş)

    Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…

  • Aynı kök: بلغ (77 geçiş)

    Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman, ya onları iyilikle tutun yahut iyilikle bırakın. Haklarına tecavüz edip…

  • Aynı kök: بلغ (77 geçiş)

    Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman kendi aralarında aklın ve dinin gereklerine uygun olarak güzellikle…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yine de yüz çevirirlerse, artık sana düşen (görev) ancak apaçık tebliğdir.

Mustafa İslamoğlu

Buna rağmen yüz çevirirlerse unutma ki sana düşen açık ve net olarak (mesajı) tebliğ etmektir.

Muhammed Esed

Fakat, (ey Peygamber, eğer senden) yüz çevirirlerse, unutma ki, senin görevin sadece, (sana vahyolunan) mesajı açıkça duyurmaktan ibarettir.

Ahmed Hulusi

(Rasulüm) eğer yüz çevirirlerse senden, sana düşen sadece apaçık tebliğdir!

Ali Bulaç

Fakat onlar yüz çevirirlerse, sana düşen yalnızca apaçık bir tebliğdir.

Ali Özek ve heyeti

(Ey Rasûlüm!) Yine de yüz çevirirlerse, artık sana düşen ancak açık bir tebliğden ibarettir.

Ali Rıza Safa

Yine de yüz çevirirlerse, artık senin görevin, yalnızca apaçık bildirmektir.

Bayraktar Bayraklı

Eğer yüz çevirirlerse, sana, "ancak açıkça bildirmek" düşer.

Edip Yüksel

Yüz çevirirlerse, sana düşen, yalnızca açık bir biçimde iletmektir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Yüz çevirirlerse, sana düşen, yalnızca (mesajı) açık bir biçimde iletmektir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Buna karşı eğer yüz çevirirlerse, artık senin üzerine düşen ancak açık tebliğdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Buna karşı eğer yüz çevirirlerse artık senin üzerine düşen ancak tebliğ-i beliğdir

Erhan Aktaş

Eğer yüz çevirirlerse, sana düşen sadece açık bir şekilde tebliğ dipnot 1 etmektir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Vahyi iletmek, duyurmak, anlatmak vahye davet etmek.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer yüz çevirirlerse, sana düşen sadece açık bir şekilde tebliğ dipnot 1 etmektir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Vahyi iletmek, duyurmak, anlatmak vahye davet etmek.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer yüz çevirirlerse, sana düşen sadece açık bir şekilde tebliğ dipnot 1 etmektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Davet etmek, bildirmek, duyurmak, anlatmak.

Gültekin Onan

Fakat onlar yüz çevirirlerse, sana düşen yalnızca apaçık bir tebliğdir.

Hasan Basri Çantay

Eğer yine yüz çevirirlerse artık senin üzerine düşen ancak apaçık bir tebliğden ibaretdir.

İbni Kesir

Eğer yüz çevirirlerse; sana düşen, ancak açıkça tebliğdir.

Mehmet Alagaş

(70-83) Allah sizi yaratır sonra sizi vefat ettirir sizden birilerini ömrün en zelil kısmına ulaştırır , ilim sonrasında bir şey bilmez olursunuz. Allah bilendir ayarlayandır / kader edendir . Allah bazınızı bazılarınıza rızık olarak zengin kılar / fazlalı kılar , Zengin olanlar ellerinde ki rızıklardan çalıştırdıkları kişilere vererek durumlarını eşitlemiyorlar , Allah’ın nimeti konusunda nankörlük ediyorlar / haklarını vermiyorlar. Allah sizleri kendinizden dişi türdeşlerinizi / eşlerinizi yaptı , zevcelerinizden de oğullar ve torunlar yaptı. Sizleri hoş şeylerle rızıklandırdı. Şimdi Geçersiz olana mı / iptal edilene mi iman ediyorlar (gerçek olanı bırakıp ) Allah’ın nimetini yok mu sayıyorlar / örtbas edip görmezden mi geliyorlar ve Allah’tan başkasına mı ibadet ediyorlar? Ki onlar semalarda ve arzda rızık olarak herhangi bir şeyin egemenliğine / mülkiyetine haiz değiller, buna güçleri de yetmez. Allah hakkında misaller / örnekler vermeyin, Allah biliyor ve siz bilmiyorsunuz. Allah şu misali / örneği verdi; h erhangi bir iktidarı / kudreti olmayan mülk edinmiş bir köle . (Mal var lakin kullanacak kudret yok) bir de güzel bir rızıkla rızıklandırdığımız rızkından gizli açık harcayan kişiyi örnek verdi , hiç bu ikisi aynı seviyede olur mu? Allah’a hamdolsun (eşit / aynı değildirler) bilakis çoklarınız bilmiyorsunuz. Allah şu iki adamı örnek olarak verdi. Onlardan biri dilsiz / Ebkem , herhangi bir gücü iktidarı kudreti yok , işte o , dostuna bir yorgunluktur / bitkinliktir, nereye yönlendirilse o bir hayır elde edemez , bu kişi adaletle emreden / iş yapan ve doğru yol üzere olan kişiyle aynı seviyede olur mu? Semaların ve arzın yitik şeyleri / gaybı Allah’a aittir. Saat işi bir göz açıp kapamak yahut daha yakın bir iş gibidir. Muhakkak ki Allah her şeye muktedirdir. Allah sizi annelerinizin karnından / batınından hiçbir şey bilmez halde çıkarıyor, size işitme görme ve gönüller yapıyor, böylelikle belki teşekkür edersiniz. Kuşları görmez misiniz? Semanın havası emirlerine amade kılınmıştır , onları Allah’tan başkası tutmuyor , işte bunda iman eden kavim için gösterge / belirti / ayet vardır. Allah sizin için sakinlik sağlasın diye evler yaptı , h ayvanların derilerinden / ciltlerinden göç günlerinde , mukim (kalıcı) olduğunuz günlerde, hafifçe taşınsın diye evler yaptı , belirli süre için yününden yapağından kılından kullanım malzemeleri / eseesen ve geçimlik tüketim malzemesi / meteean yaptı. Allah sizin için yarattıklarından gölgelikler yaptı , dağlardan sizin için korunaklar / koruganlar yaptı , sıcaktan sizi koruyacak elbiseler yaptı, sizi sertliğe karşı savaşta koruyacak elbiseler de yaptı (Zırh vb.) Böylece üzerinizde ki nimetini tamamlar, böylelikle belki teslim olursunuz. Eğer ki yüz çevirirlerse sana düşen sadece ve sadece apaçık bilgilendirmektir, onlar Allah’ın nimetini tanırlar sonra tanımazlar / nankörlük ederler, onların çoğu da / ekserisi de yok sayar / örtbas eder görmezden gelir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ey Muhammed! Eğer yüz çevirirlerse, artık sana düşen açık bir tebliğden ibarettir.

Süleyman Ateş

Eğer yine yüz çevirirlerse, artık senin üzerine düşen sadece açık bir şekilde duyurmaktır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yüz çevirirlerse sana düşen sadece her şeyi açıklayan bir tebliğdir.

Şaban Britch

Buna rağmen yine de yüz çevirirlerse, o zaman sana düşen açıkça tebliğdir.

Şaban Piriş

Buna rağmen yine de yüz çevirirlerse, O zaman sana düşen açıkça tebliğdir.

Yaşar Nuri Öztürk

Yine de yüz çevirirlerse artık sana düşen, açık bir tebliğden başka şey değildir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Should they yet O Muhammad turn a deaf ear, you incur no blame, for you are responsible only for relating the divine message and the illucidation of its text.

Abdul Haleem

But if they turn away [Prophet], your only duty is to deliver the message clearly.

Abdullah Yusuf Ali

But if they turn away, thy duty is only to preach the clear Message.

Abul A'la Maududi

But if they turn away, your only duty is to clearly deliver the message of the truth.

Aisha Bewley

But if they turn their backs, you are only responsible for clear transmission.

Al-Hilali & Khan

Then, if they turn away, your duty (O Muhammad صلى الله عليه و سلم) is only to convey (the Message) in a clear way.

Ali Quli Qarai

But if they turn their backs [on you], your duty is only to communicate in clear terms.

Amatul Rahman Omar

But if still these (opponents) turn away, you should know that upon you is (only the responsibility of) delivery (of the divine Message) in plain terms.

Arthur John Arberry

So, if they turn their backs, thine it is only to deliver the manifest Message.

Bijan Moeinian

Now, if they still disregard the Message, no problem. Your only mission is to deliver this Message clearly.

E. Henry Palmer

But if they turn their backs, - thine is only to preach thy plain message.

Edip-Layth

So if they turn away, then you are only required to deliver clearly.

George Sale

But if they turn back; verily thy duty is public preaching only.

Hamid S. Aziz

But if they turn their backs, your duty is only to convey the Clear Message.

Mahmoud Ghali

So, in case they turn away, then surely you have only (to deliver) the evident proclamation.

Marmaduke Pickthall

Then, if they turn away, thy duty (O Muhammad) is but plain conveyance (of the message).

Mohamed Ahmed - Samira

If they still turn away, your duty is to warn them in clear terms.

Muhammad Asad

BUT IF they turn away [from thee, O Prophet, remember that] thy only duty is a clear delivery of the message [entrusted to thee].

Mustafa Khattab

But if they turn away, then your duty ˹O Prophet˺ is only to deliver ˹the message˺ clearly.

Progressive Muslims

So if they turn away, then you are only required to deliver clearly.

Rashad Khalifa

If they still turn away, then your sole mission is the clear delivery (of the message).

Sahih International

But if they turn away, [O Muúammad] - then only upon you is [responsibility for] clear notification.

Sam Gerrans

And if they turn away, upon thee is only the clear notification.

Shabbir Ahmed

If they still turn away, then your only duty to them (O Prophet) is the clear delivery of the Message. (16:84).

Syed Vickar Ahamed

Then, if they (still) turn away, your duty is only to give the Message in a clear way.

Taqi Usmani

If they still turn away, then, your responsibility is only to convey the message clearly.

The Monotheist Group

So if they turn away, then you are only required to deliver clearly.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 82. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 82. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 82. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩