Diyanet İşleri
O zalimler, azabı gördükleri zaman artık onlardan azap hafifletilmez ve kendilerine mühlet de verilmez.
Nahl suresi
Nahl suresi, 85. ayet. وَإِذَا رَءَا ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ ٱلْعَذَابَ فَلَا يُخَفَّفُ عَنْهُمْ وَلَا هُمْ يُنظَرُونَ
veiẕâ rae-lleẕîne żalemü-l`aẕâbe felâ yüḫaffefü `anhüm velâ hüm yünżarûn.
O zalimler, azabı gördükleri zaman artık onlardan azap hafifletilmez ve kendilerine mühlet de verilmez.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Her ümmetten bir şahit Nahl 84–89 3
Ey Muhammed! Eğer yüz çevirirlerse, artık sana düşen açık bir tebliğden ibarettir.
Onlar, Allah'ın nimetini bilirler, sonra da inkar ederler. Onların çoğu kafirlerdir.
Kıyamet günü her ümmetten bir şahit göndereceğiz; sonra inkar edenlere ne (özür dilemeleri için) izin verilecek, ne de Allah'ın rızasını kazandıracak amelleri işleme istekleri kabul edilecek.
O zalimler, azabı gördükleri zaman artık onlardan azap hafifletilmez ve kendilerine mühlet de verilmez.
Allah'a ortak koşanlar, ortaklarını gördüklerinde diyecekler ki: "Rabbimiz! Bunlar, seni bırakıp kendilerine tapmış olduğumuz ortaklarımızdır." Koştukları ortaklar da onlara: "Siz elbette yalancılarsınız" diye laf atacaklar.
Onlar o gün Allah'a teslim olurlar ve uydurdukları şeyler de onları yüzüstü bırakıp kaybolur.
İnkar eden ve insanları Allah'ın yolundan alıkoyanların, yapmakta oldukları bozgunculuklarına karşılık azaplarının üstüne azap ekleriz.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 84–85. ayetler için yazılmıştır.
84. Yüce Allah, kâfirlerin kıyamet günündeki hallerini haber vermekte, onların mazeretlerini kabul etmeyeceğini, cezalarını kaldırmayacağını, Allah’a koştukları ortakların onlardan uzak olduklarını belirteceklerini haber vermektedir. O gün onlar, kendilerinin kâfir olduklarını ve Yüce Allah’a iftirada bulunduklarını da itiraf edeceklerdir. “O (kıyamet) günü geldiğinde her ümmetten” amellerine ve hidâyete çağıran davetçiye nasıl karşılık verdiklerine dair şahitlik edecek “bir şahit çıkaracağız.” Yüce Allah’ın çıkaracağı bu şahitler, şahitlerin en temizi ve en adilleri olacaktır. Bunlar peygamberlerdir ve peygamberler onların aleyhlerine şahitlik etti mi artık onlar hakkındak hüküm tamamdır. “Sonra o kafirlere ne” özür beyan etmek için “izin verilecek” Çünkü izledikleri yolun kesin olarak batıl olduğunu bilmelerinden sonra ileri sürecekleri mazeret, yalan bir mazeret olacaktır ve bu, kendilerine hiçbir fayda sağlamayacaktır. Aynı şekilde kusurlarını telafi etmek için dünyaya döndürülmeyi isteyecekleri vakit bu istekleri de kabul edilmeyecek, Rablerini razı etme istekleri de reddedilecektir.
85. Aksine o azabı görecekleri andan itibaren kendilerine herhangi bir mühlet verilmeyecek ve ertelenmeyecekler; derhal hiçbir şekilde hafifletilmeyecek olan çetin azaba uğrayacaklardır. Çünkü onların hiçbir iyilikleri yoktur. Amelleri sayılıp tespit edilmiş olacak, onlar bu amellerden haberdar edilecek, bu amellerini kendileri de ikrar edip kabul edecek ve rezil rüsvay olacaklardır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
O zalim müşrikler, kendi gözleriyle azabı gördükleri zaman, artık azap onlara hafifletilmeyecek ve de ertelenmesi için onlara vakit verilmeyecektir. Bilakis oraya kalıcı olarak ebediyen çıkmamak üzere gireceklerdir.
Aynı kök: خفف (17 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)
Onlar ebedi olarak lanet içinde kalırlar. Artık ne kendilerinden azap hafifletilir, ne de yüzlerine bakılır.
Aynı kök: خفف (17 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)
Onun (lanetin) içinde ebedi kalacaklardır. Onların azabı hafifletilmez, onlara göz açtırılmaz.
Aynı kök: خفف (17 geçiş)
Onlar, ahireti verip dünya hayatını satın alan kimselerdir. Artık bunlardan azap hiç hafifletilmez. Onlara yardım da edilmez.
Aynı kök: نظر (129 geçiş)
Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.
Aynı kök: نظر (129 geçiş)
Hani siz, "Ey Musa! Biz Allah'ı açıktan açığa görmedikçe sana asla inanmayız" demiştiniz. Bunun üzerine siz bakıp dururken sizi yıldırım çarpmıştı.
Aynı kök: نظر (129 geçiş)
Onlar, "Bizim için Rabbine dua et de, rengi neymiş? açıklasın" dediler. Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki, o, sapsarı; rengi, bakanların içini açan…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Haksızlık edenler azabı gördüklerinde, artık onlardan azap hafifletilmez, dipnot 1 onlara bakılmaz da. dipnot 2
Ve o zulmedenler azabı görünce, artık onun kendilerine hafifletilmeyeceğini de fırsat tanınmayacağını da anlayacaklar.
Ve kötülüğe, haksızlığa şartlanmış olanlar (o gün kendilerini bekleyen) azabı karşılarında bulduklarında, o azabın kendileri için (hiçbir mazeretle) hafifletilmeye(ceğini) ve kendilerine artık zaman da verilmeyeceğini (hemen anlayacaklar).
Zulmedenler azapla karşılaştıklarında, kendilerine hafifletilmez ve onlara bakılmaz.
O zulmedenler, azabı gördüklerinde, onlara ne (azab) hafifletilecek, ne süre tanınacak.
O zulmedenler azabı gördüklerinde, artık onlardan azap hafifletilmez, onlara mühlet de verilmez.
Haksızlık yapanlar, cezayı gördüklerinde, artık, onlardan ne azaltılır ne de süre verilir.
Haksızlık edenler azabı gördüklerinde, ne azapları hafifletilir ne de onlara bir süre verilir.
Zulmedenler azabı gördükleri zaman artık onlar için hafifletilmez, ertelenmez.
Zulmedenler azabı gördükleri zaman artık onlar için hafifletilmez, ertelenmez.
O zulmedenler, azabı gördükleri zaman, artık ne azaptan hafifletilecek, ne de kendilerine mühlet verilecek
Ve o zalimler azabı gördükleri vakıt artık o onlardan ne tahfif olunacak ne de kendilerine mühlet verilecek
Zulmeden kimseler, azapla karşı karşıya kaldıklarında, artık onlardan azap hafifletilmez. Ve onlara fırsat da verilmez.
Zulmeden kimseler, azapla karşı karşıya kaldıklarında, artık onlardan azap hafifletilmez. Ve onlara fırsat da verilmez.
Zulmeden kimseler, azapla karşı karşıya kaldıklarında, artık onlardan azap hafifletilmez. Ve onlara fırsat da verilmez.
O zulmedenler, azabı gördüklerinde, onlara ne (azab) hafifletilecek, ne süre tanınacak.
O zaalimler (cehennem) azabı (nı) görünce (yalvarıb yakaracaklar. Fakat) o (azab) kendilerinden hafifletilmeyeceği gibi onlara mühlet de verilmeyecekdir.
O zalimler azabı görünce; onlardan ne hafifletilir, ne de mühlet verilir.
(84-89) O gün her topluluktan / her ümmetten bir şahit var ederiz , sonra kafirlere izin de verilmez, özür beyanı sunma hakkı da verilmez, zalimler azabı gördüklerinde, o azap, onlardan hafifletilmeyecek ve de onlar bekletilmeyecekler. Müşrikler de ortak koştuklarını gördükleri zaman Rabbimiz işte bunlar bizim sana ortak koştuklarımız , senin dışında çağrı da bulunduklarımız / dua ettiklerimiz işte bunlar , diyecekler. Onlara ortak koştukları da şu lafı söyleyecekler “siz yalancısınız” Allah’a teslim ol dular, iftira edip durdukları da onlardan saptı , k afirler öyleleridir ki Al lah yolundan alıkoyarlar, yaptıkları bu bozgunculuktan dolayı / bu fesatlıktan dolayı onlara azabımızı kat kat ilave ederiz / ziyadeleştiririz. O gün her topluluktan / her ümmetten kendilerinden olan / insan şahit var ederiz. Seni de işte bunların üzerine şahit olarak getiririz, biz bu kitabı sana her şeyi açıklaması, teslim olanları yola sokması, esirgeyici olması ve müjde olması için indirdik.
O zalimler, azabı gördükleri zaman artık onlardan azap hafifletilmez ve kendilerine mühlet de verilmez.
Zulmedenler azabı gördükleri zaman artık azab onlardan ne hafifletilir, ne de onlara fırsat verilir.
Yanlışlara dalmış olanlar o azabı gördükleri zaman artık azapları hafifletilmeyecek ve onlara / yüzlerine bakılmayacaktır. dipnot 1
Yanlışlar içinde yaşamış olanlar, azabı görünce o azap artık ne hafifletilecek, ne de onlara göz açtırılacaktır.
Zulmedenler azabı gördükleri zaman, artık onlardan bu azap, hafifletilmeyecek ve onlara mühlet de verilmeyecektir.
Zulmedenler azabı gördükleri zaman, artık onlardan bu azap hafifletilmeyecek ve onlara mühlet de verilmeyecektir.
Zulme sapanlar azapla yüzyüze geldiklerinde, ne azapları hafifletilir ne de yüzlerine bakılır.
And on the Day the wrongful of actions are confronted with the torment laid on the damned, never shall it be mitigated nor be put in respite.
When the evildoers face punishment it will not be lightened for them nor will they be given any respite.
When the wrong-doers (actually) see the Penalty, then will it in no way be mitigated, nor will they then receive respite.
Once the wrong-doers have beheld the chastisement, dipnot 1 neither will it be lightened for them nor will they be granted any respite.
When those who did wrong see the punishment, it will not be lightened for them. They will be granted no reprieve.
And when those who did wrong (the disbelievers) will see the torment, then it will not be lightened unto them, nor will they be given respite.
And when the wrongdoers sight the punishment, it shall not be lightened for them, nor will they be granted any respite.
And when those who behaved unjustly actually face the punishment (in the Hereafter), it shall neither be reduced for them (after that) nor shall they be given respite.
And when the evildoers behold the chastisement, it shall not be lightened for them, and no respite shall be given them.
When the disbelievers come face to face with their punishment, their begging for a lighter sentence or a second chance will be denied.
???missing???
Then those who were wicked will see the retribution; it will not be lightened for them, nor will they be given respite.
And when they who shall have acted unjustly shall see the torment prepared for them; -- it shall not be mitigated unto them, neither shall they be respited; --
And when those who did wrong see the Penalty, it will not be mitigated, nor will they receive respite.
And when the ones who did injustice see the torment, then it will not be lightened for them, and they will not be respited.
And when those who did wrong behold the doom, it will not be made light for them, nor will they be reprieved.
And when the wicked shall face the torment it will not be decreased, nor will they be reprieved.
And when they who were bent on evildoing behold the suffering [that awaits them, they will realize that] it will not be lightened for them [by virtue of their pleading]; and neither will they be granted respite.
And when the wrongdoers face the punishment, it will not be lightened for them, nor will they be delayed ˹from it˺.
And then those who were wicked will see the retribution; it will not be lightened for them, nor will they be given respite.
Once those who transgressed see the retribution, it will be too late; it will not be commuted for them, nor will they be respited.
And when those who wronged see the punishment, it will not be lightened for them, nor will they be reprieved.
And when those who do wrong see the punishment, it will not be lightened for them, nor will they be granted respite.
And when the wrongdoers will see the Requital coming, it will be too late. Neither will it be made light for them, nor will they be given further respite.
And when the wrongdoers see the penalty, then it will not be lightened in any way and then they will not have any delay.
And when the unjust will see the punishment, it will not be lightened for them, nor will they be given respite.
And then those who were wicked will see the retribution; it will not be lightened for them, nor will they be given respite.