Nahl suresi

Nahl suresi, 84. ayet

Nahl suresi, 84. ayet. وَيَوْمَ نَبْعَثُ مِن كُلِّ أُمَّةٍ شَهِيدًا ثُمَّ لَا يُؤْذَنُ لِلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ

veyevme neb`aŝü min külli ümmetin şehîden ŝümme lâ yü'ẕenü lilleẕîne keferû velâ hüm yüsta`tebûn.

Diyanet İşleri

Kıyamet günü her ümmetten bir şahit göndereceğiz; sonra inkar edenlere ne (özür dilemeleri için) izin verilecek, ne de Allah'ın rızasını kazandıracak amelleri işleme istekleri kabul edilecek.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nahl 81–87 · surenin 84. ayeti / 128
  1. Nahl 81

    Allah, yarattıklarından sizin için gölgeler yaptı ve dağlarda da sizin için barınaklar var etti. Sizi sıcaktan koruyacak elbiseler ve savaşta sizi koruyacak zırhlar verdi. Böylece Allah, müslüman olasınız diye üzerinizde olan nimetini tamamlıyor.

  2. Nahl 82

    Ey Muhammed! Eğer yüz çevirirlerse, artık sana düşen açık bir tebliğden ibarettir.

  3. Nahl 83

    Onlar, Allah'ın nimetini bilirler, sonra da inkar ederler. Onların çoğu kafirlerdir.

  4. 84

    Kıyamet günü her ümmetten bir şahit göndereceğiz; sonra inkar edenlere ne (özür dilemeleri için) izin verilecek, ne de Allah'ın rızasını kazandıracak amelleri işleme istekleri kabul edilecek.

  5. Nahl 85

    O zalimler, azabı gördükleri zaman artık onlardan azap hafifletilmez ve kendilerine mühlet de verilmez.

  6. Nahl 86

    Allah'a ortak koşanlar, ortaklarını gördüklerinde diyecekler ki: "Rabbimiz! Bunlar, seni bırakıp kendilerine tapmış olduğumuz ortaklarımızdır." Koştukları ortaklar da onlara: "Siz elbette yalancılarsınız" diye laf atacaklar.

  7. Nahl 87

    Onlar o gün Allah'a teslim olurlar ve uydurdukları şeyler de onları yüzüstü bırakıp kaybolur.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 84–85. ayetler için yazılmıştır.

84. Yüce Allah, kâfirlerin kıyamet günündeki hallerini haber vermekte, onların mazeretlerini kabul etmeyeceğini, cezalarını kaldırmayacağını, Allah’a koştukları ortakların onlardan uzak olduklarını belirteceklerini haber vermektedir. O gün onlar, kendilerinin kâfir olduklarını ve Yüce Allah’a iftirada bulunduklarını da itiraf edeceklerdir. “O (kıyamet) günü geldiğinde her ümmetten” amellerine ve hidâyete çağıran davetçiye nasıl karşılık verdiklerine dair şahitlik edecek “bir şahit çıkaracağız.” Yüce Allah’ın çıkaracağı bu şahitler, şahitlerin en temizi ve en adilleri olacaktır. Bunlar peygamberlerdir ve peygamberler onların aleyhlerine şahitlik etti mi artık onlar hakkındak hüküm tamamdır. “Sonra o kafirlere ne” özür beyan etmek için “izin verilecek” Çünkü izledikleri yolun kesin olarak batıl olduğunu bilmelerinden sonra ileri sürecekleri mazeret, yalan bir mazeret olacaktır ve bu, kendilerine hiçbir fayda sağlamayacaktır. Aynı şekilde kusurlarını telafi etmek için dünyaya döndürülmeyi isteyecekleri vakit bu istekleri de kabul edilmeyecek, Rablerini razı etme istekleri de reddedilecektir.

85. Aksine o azabı görecekleri andan itibaren kendilerine herhangi bir mühlet verilmeyecek ve ertelenmeyecekler; derhal hiçbir şekilde hafifletilmeyecek olan çetin azaba uğrayacaklardır. Çünkü onların hiçbir iyilikleri yoktur. Amelleri sayılıp tespit edilmiş olacak, onlar bu amellerden haberdar edilecek, bu amellerini kendileri de ikrar edip kabul edecek ve rezil rüsvay olacaklardır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Peygamber!- Allah’ın her bir topluluktan iman edenlerin imanına, küfredenlerin de küfürlerine şahitlik etmek için gönderdiği peygamberleri dirilteceği o günü hatırla. Bunun ardından kâfirlerin üzerinde bulundukları küfürden özür dilemeleri ve Rablerinin razı olduğu amelleri yerine getirmek için tekrar dünyaya dönmelerine izin verilmeyecektir. Ahiret yurdu, amel etme yeri değil, bir hesap verme yurdudur.

Kelimeler

14 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَيَوْمَ ve yevme ve gün kök: يوم
  2. نَبْعَثُ neb'asu getirdiğimiz kök: بعث
  3. مِن min
  4. كُلِّ kulli her kök: كلل
  5. أُمَّةٍۢ ummetin ümmetten kök: امم
  6. شَهِيدًۭا şehiden bir şahid kök: شهد
  7. ثُمَّ summe artık
  8. لَا la
  9. يُؤْذَنُ yu'zenu izin verilmez kök: اذن
  10. لِلَّذِينَ lillezine kimselere
  11. كَفَرُوا۟ keferu inkar eden(lere) kök: كفر
  12. وَلَا ve la ve ne de
  13. هُمْ hum onların
  14. يُسْتَعْتَبُونَ yustea'tebune özür dilemeleri istenir kök: عتب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Aynı kök: اذن (102 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş)

    İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…

  • Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    (Ey Muhammed!) Her ümmetin kendi içinden üzerlerine bir şahit göndereceğimiz, seni de onların üzerine bir şahit olarak getireceğimiz günü düşün. Sana…

  • Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Andolsun biz, her ümmete, "Allah'a kulluk edin, tağuttan kaçının" diye peygamber gönderdik. Allah, onlardan kimini doğru yola iletti; onlardan kimine…

  • Aynı kök: عتب (5 geçiş)

    O gün zulmedenlere mazeretleri fayda sağlamaz, Allah'ı razı edecek amelleri işleme istekleri de kabul edilmez.

  • Aynı kök: عتب (5 geçiş)

    Şimdi eğer dayanabilirlerse, artık cehennem onların yeridir! Eğer Allah'ın rızasını kazandıracak amelleri işlemeye izin isteseler, onlara izin…

  • Aynı kök: عتب (5 geçiş)

    "Bunun sebebi, Allah'ın ayetlerini alaya almanız ve dünya hayatının sizi aldatmasıdır." Artık bugün ateşten çıkarılmazlar ve Allah'ın rızasını…

  • Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş · Ortak kavram: Ümmet

    Yeryüzünde gezen her türlü canlı ve (gökte) iki kanadıyla uçan her tür kuş, sizin gibi birer topluluktan başka bir şey değildir. Biz Kitap'ta hiçbir…

  • Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş · Ortak kavram: Ümmet

    Her ümmetten ayetlerimizi yalanlayanlarından bir grubu toplayacağımız ve bunların (topluca hesap yerine) sevk edilecekleri günü hatırla.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Her ümmetten bir şahit göndereceğimiz (getireceğimizi) gün, dipnot 1 artık (özür dilemeleri için) kâfir olanlara izin verilmez; onların özür dilemeleri de istenmez. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Bakara 2:144; Nisâ 4:41; Nahl 16:89; Kasas 28:75.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: Mü'minûn 23:108; Neml 27:85; Rûm 30:57; Mü'min 40:52; Fussilet 41:24; Câsiye 45:35; Kâf 50:28; Tahrîm 66:7; Kıyâmet 75:15-16; Mürselât 77:35-36.

Mustafa İslamoğlu

Fakat bir gün gelecek Biz, her ümmetten bir şahit çıkaracağız. Sonra inkarda ısrar edenlere ne mazeret beyan etme izni verilecek, ne de suçlarını itiraf ile af dileme imkanı.

Muhammed Esed

Ama Biz gün gelecek her ümmetten bir tanık çıkaracağız: o Gün, hakkı inkara şartlanmış olanlardan (bilgisizlik gibi) bir mazeret kabul edilmeyecek, af dilemeleri de asla kale alınmayacaktır.

Ahmed Hulusi

O süreçte, her ümmetten bir şahit çıkartırız. . . Hakikat bilgisini inkar edenlere izin de verilmez ve onlardan mazeret de istenilmez.

Ali Bulaç

Her ümmetten bir şahid göndereceğimiz gün; (artık ondan) sonra ne inkar edenlere (özür dilemeleri için) izin verilecek, ne (Allah'tan) hoşnutluk dilekleri kabul edilecek.

Ali Özek ve heyeti

Her ümmetten bir şahit göndereceğimiz gün, artık ne kâfir olanlara (özür dilemelerine) izin verilir ne de onların özür dilemeleri istenir.

Ali Rıza Safa

O gün, her topluluğun içinden bir tanık göndeririz. Sonra, nankörlük edenlere, ne izin verilir ne de hoşnutluk dilekleri kabul edilir.

Bayraktar Bayraklı

Her milletten bir tanık getireceğimiz gün, artık inkar edenlere özür dileme izni verilmez ve özürleri de dinlenmez.

Edip Yüksel

Her topluluktan bir tanık gönderdiğimiz gün, inkar edenlere ne izin verilir ne de özürleri kabul edilir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Her topluluktan bir tanık gönderdiğimiz gün, inkar edenlere ne izin verilir ne de özürleri kabul edilir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir gün gelecek, her ümmetten bir şahit getireceğiz, sonra o küfredenlere ne izin verilecek ne de özürleri kabul edilecektir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir gün de gelecek ki her ümmetten bir şahid ba'sedeceğiz, sonra o küfredenlere ne izin verilecek ne de onlardan tarziye istenecek

Erhan Aktaş

Her ümmetten dipnot 1 bir tanık getirdiğimiz gün, artık Kafirlere izin verilmez. Onlardan özür dilemeleri de istenmez.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Toplum. Topluluk.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Her ümmetten dipnot 1 bir tanık getirdiğimiz gün, artık Kafirlere izin verilmez. Onlardan özür dilemeleri de istenmez.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Toplum. Topluluk.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Her ümmetten dipnot 1 bir tanık getirdiğimiz gün, artık gerçeği yalanlayan nankörlere izin verilmez. Onlardan özür dilemeleri de istenmez.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Topluluktan.

Gültekin Onan

Her ümmetten bir şahid göndereceğimiz gün; (artık ondan) sonra ne küfredenlere [özür dilemeleri için] izin verilecek, ne (Tanrı'dan) hoşnutluk dilekleri kabul edilecek.

Hasan Basri Çantay

Bir gün her ümmetden birer şahid göndereceğiz. Sonra o kafirlere izin verilmeyecek, onlardan tarziye de taleb (ve kabul) edilmeyecek.

İbni Kesir

Her ümmetten birer şahit göndereceğimiz gün; inkar edenlere itiraz için izin verilmez, özürleri de dinlenmez.

Mehmet Alagaş

(84-89) O gün her topluluktan / her ümmetten bir şahit var ederiz , sonra kafirlere izin de verilmez, özür beyanı sunma hakkı da verilmez, zalimler azabı gördüklerinde, o azap, onlardan hafifletilmeyecek ve de onlar bekletilmeyecekler. Müşrikler de ortak koştuklarını gördükleri zaman Rabbimiz işte bunlar bizim sana ortak koştuklarımız , senin dışında çağrı da bulunduklarımız / dua ettiklerimiz işte bunlar , diyecekler. Onlara ortak koştukları da şu lafı söyleyecekler “siz yalancısınız” Allah’a teslim ol dular, iftira edip durdukları da onlardan saptı , k afirler öyleleridir ki Al lah yolundan alıkoyarlar, yaptıkları bu bozgunculuktan dolayı / bu fesatlıktan dolayı onlara azabımızı kat kat ilave ederiz / ziyadeleştiririz. O gün her topluluktan / her ümmetten kendilerinden olan / insan şahit var ederiz. Seni de işte bunların üzerine şahit olarak getiririz, biz bu kitabı sana her şeyi açıklaması, teslim olanları yola sokması, esirgeyici olması ve müjde olması için indirdik.

Rowwad Tercüme Merkezi

Kıyamet günü her ümmetten bir şahit göndereceğiz; sonra o kâfirlere ne (özür dilemeleri için) izin verilecek, ne de Allah’ın rızasını kazandıracak amelleri işleme istekleri kabul edilecek.

Süleyman Ateş

Her ümmetten bir şahid getirdiğimiz gün, artık ne nankörler(in konuşmaların)a izin verilir, ne de onların özür dilemeleri istenir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Her toplumdan(ümmetten) bir şahit çıkardığımız gün, şahitlerden sonra kafirlere konuşma izni verilmeyecek ve bağışlanma dileğinde bulunmaları bile istenmeyecektir dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. Rum 30/57

Şaban Britch

Her toplumdan birer şahit getirdiğimiz gün, artık küfredenlere (mazeret sunmaları için) izin verilmeyecek ve onlardan (Rablerini) râzı etmeleri de istenmeyecektir.

Şaban Piriş

Her toplumdan birer şahit getirdiğimiz gün, artık küfredenlere izin verilmeyecek ve onların özürleri de dinlenmeyecektir.

Yaşar Nuri Öztürk

Her ümmetten bir tanığı ortaya sürdüğümüz gün, küfre sapanlara ne izin verilir ne de özür dilemelerine imkan sağlanır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

The day shall come when We summon a witness from every nation -the Messenger sent to them- to testify of his peoples' response. There and then never shall those who denied Allah be permitted to plea in justification of their deeds of inequity. And if they invoke His forgiveness, never will heaven respond favourably to their invocation.

Abdul Haleem

The day will come when We raise up a witness from every community, when the disbelievers will not be allowed to make excuses or amends.

Abdullah Yusuf Ali

One Day We shall raise from all Peoples a Witness: then will no excuse be accepted from Unbelievers, nor will they receive any favours.

Abul A'la Maududi

(They are heedless of) the Day when We shall raise a witness dipnot 1 from each community and then the unbelievers will neither be allowed to plead nor will they be asked to repent and seek pardon. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The witness will be the Prophet of that community or his follower who invited that community to Tauhid and God worship and warned it of the consequences of shirk and superstitious rites and customs and cautioned it against the accountability on the Day of Resurrection. He will bear witness of the fact that he had conveyed the true message to those people, and that they committed evils deliberately and not in ignorance.
  2. metne dön, dipnot 2
    This does not mean that the criminals will not be given any opportunity to clear themselves but it means that their crimes will be proved to the hilt by means of irrefutable evidence which will leave no room for excuses.

Aisha Bewley

On the Day We raise up a witness from every nation, those who were kafir will not be excused nor will they be able to appease Allah.

Al-Hilali & Khan

And (remember) the Day when We shall raise up from each nation a witness (their Messenger), then, those who disbelieved will not be given leave (to put forward excuses), nor will they be allowed (to return to the world) to repent and ask for Allâh’s Forgiveness (of their sins).

Ali Quli Qarai

The day We shall raise a witness from every nation, then the faithless will not be permitted [to speak], nor will they be asked to propitiate [Allah].

Amatul Rahman Omar

And (beware of) the day when We shall raise a witness from every nation, then those who were ungrateful shall not be given leave (to make amends) nor shall they be afforded an opportunity to approach the threshold (of God) to offer a plea or an excuse (and thus solicit His good will).

Arthur John Arberry

And the day We shall raise up from every nation a witness, then to the unbelievers no leave shall be given, nor shall they be suffered to make amends.

Bijan Moeinian

The Day will come when I will rais up a person from each community to testify for their wrongdoings. On that Day, the disbelievers will not find any excuse nor an opportunity to repent.

E. Henry Palmer

And on the day when we shall send from every nation a witness; then shall those who misbelieve not be allowed (to excuse themselves), and they shall not be taken back into favour.

Edip-Layth

The day We send from every nation a witness, then those who have rejected will not be given leave, nor will they be allowed to make amends.

George Sale

On a certain day We will raise a witness out of every nation: Then they who shall have been unbelievers shall not be suffered to excuse themselves, neither shall they be received into favour.

Hamid S. Aziz

On the Day We shall raise from all peoples a witness; then shall no excuse be accepted from disbelievers, and they shall receive no favours (or be allowed to make amends).

Mahmoud Ghali

And the Day We make to rise again from every nation a witness; thereafter the ones who disbelieved will not be permitted nor will they be allowed to make amends.

Marmaduke Pickthall

And (bethink you of) the day when we raise up of every nation a witness, then there is no leave for disbelievers, nor are they allowed to make amends.

Mohamed Ahmed - Samira

The day We shall call a witness from every people, the unbelievers will not be allowed to make excuses.

Muhammad Asad

But one Day We shall raise up a witness out of every community, whereupon they who were bent on denying the truth will not be allowed to plead [ignorance], and neither will they be allowed to make amends.

Mustafa Khattab

˹Consider, O  Prophet,˺ the Day We will call ˹a prophet as˺ a witness from every faith-community. Then the disbelievers will neither be allowed to plead nor appease ˹their Lord˺.

Progressive Muslims

And the Day We send from every nation a witness, then those who have rejected will not be given leave, nor will they be allowed to repent.

Rashad Khalifa

The day will come when we raise from every community a witness, then those who disbelieved will not be permitted (to speak), nor will they be excused.

Sahih International

And [mention] the Day when We will resurrect from every nation a witness. Then it will not be permitted to the disbelievers [to apologize or make excuses], nor will they be asked to appease [ Allah ].

Sam Gerrans

And the day We raise up from every community a witness, then no leave will be given those who ignore warning nor will they be allowed to make amends.

Shabbir Ahmed

And bethink of the Day when We shall raise among every community a witness, then there is no leave for the rejecters, nor will they be allowed to make mends. (4:41), (16:77), (16:89), (41:24).

Syed Vickar Ahamed

And on the Day when from all peoples (nations), We shall raise a Witness (their own messenger): Then no excuses will be taken from disbelievers, nor will they be allowed (to return and repent) to ask for the Forgiveness (from Allah).

Taqi Usmani

(Remember) the Day on which We shall raise up a witness from every people, then the disbelievers will not be allowed (to make excuses), nor shall they be asked to repent.

The Monotheist Group

And the Day We send from every nation a witness, then those who have rejected will not be given leave, nor will they be allowed to repent.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 84. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 84. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 84. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩