Naziât suresi

Naziât suresi, 14. ayet

Naziât suresi, 14. ayet. فَإِذَا هُم بِٱلسَّاهِرَةِ

feiẕâ hüm bissâhirah.

Diyanet İşleri

Birdenbire kendilerini mahşerde buluverirler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Naziât 11–17 · surenin 14. ayeti / 46

Konu Sarsıntı günü ve dirilişe itiraz Naziât 6–14 3

  1. Naziât 11

    "Bizler çürümüş kemiklere döndükten sonra mı?"

  2. Naziât 12

    "Öyle ise bu hüsran dolu bir dönüştür" dediler.

  3. Naziât 13

    Halbuki o, bir haykırıştan (sur'un üfürülmesinden) ibarettir.

  4. 14

    Birdenbire kendilerini mahşerde buluverirler.

  5. Naziât 15

    (Ey Muhammed!) Musa'nın haberi sana geldi mi?

  6. Naziât 16

    Hani, Rabbi ona mukaddes Tuva vadisinde şöyle seslenmişti:

  7. Naziât 17

    "Haydi Firavun'a git! Çünkü o azmıştır."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 10–14. ayetler için yazılmıştır.

10-11. Dünyada iken kâfirler yalanlamak sureti ile “derler ki: “Biz, tekrar ilk halimize mi döndürüleceğiz? Hem de çürümüş” ve dağılmış “kemikler olduktan sonra mı?”

12. “Öyleyse bu, (bizim için) ziyanlı bir dönüş olacaktır.” Yani Allah’ın öldükten sonra kendilerini diriltmesini, çürümüş kemikler haline geldikten sonra onları tekrar yaratmasını, Allah’ın kudretini bilmediklerinden ve O’na karşı küstahlıklarından dolayı uzak bir ihtimal olarak gördüler.

Yüce Allah ise bu işin kendisi için son derece kolay olduğunu açıklamak üzere şöyle buyurmaktadır:

13. “Halbuki o, ancak bir tek haykırıştır.” Bir defa Sûr’a üfürülecektir.

14. “Bir de bakmışsın ki hepsi” bütün yaratılmışlar “toprağın yüzüne çıkmışlar bile!” Ayağa kalkıp bekleyecekler. Yüce Allah, onları bir araya toplayacak, adaletli hükmü ile aralarında hükmedecek ve amellerinin karşılığını onlara verecektir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yerin altında ölü oldukları halde, bir anda bütün hepsi yeryüzünün üzerinde canlanıverirler.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَإِذَا fe iza hemen
  2. هُم hum onlar
  3. بِٱلسَّاهِرَةِ bis-sahirati uyanıklık alanındadırlar kök: سهر

Bu ayeti taşıyan yazmalar 7

54 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler8

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Bir de bakarsın ki onlar, mahşerdedir.

Mustafa İslamoğlu

İşte o zaman onlar, faltaşı gibi açılmış gözlerle mahşer meydanında beliriverecek.

Muhammed Esed

işte o zaman (hakikati) anlayacaklar!

Ahmed Hulusi

Bir de bakarsın ki onlar geniş alandadırlar!

Ali Bulaç

Bir de bakarsın ki, onlar, yerin üstündedirler.

Ali Özek ve heyeti

Birdenbire kendilerini mahşerde buluverirler.

Ali Rıza Safa

Artık, uyanmışlardır.

Bayraktar Bayraklı

- Bu dönüş sadece bir seslenmeye bakar. Birden bire kendilerini mahşerde buluverirler.

Edip Yüksel

Onlar uyanıvermişlerdir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlar uyanıvermişlerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

bir de bakarsın uyanmışlar, hepsi meydanda.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bakarsın uyanmışlar hepsi meydandadır

Gültekin Onan

Bir de bakarsın ki, onlar, yerin üstündedirler.

Hasan Basri Çantay

Ki o zaman onlar (görürsün ki) hemen (diri olarak) toprağın yüzündedirler.

İbni Kesir

Ki o zaman, hepsi toprağın yüzüne dökülecektir.

Mehmet Alagaş

(1-15) Boğarak işe karışanlara, hızlıca çekip alanlara (mevt ve vefat) Yüzercesine akıp gidenlere, yarışta geçenlere (hayrı kapanlara) İşleri çekip çevirenlere, O gün sarsıntı ile sarsılır, ardından tekrarı takip eder. (Tekrar sarsılır) kalpleri o gün paniktedir, bakışları korku doludur , çukurdayken / mezardayken tekrar döndürülecekmiş miyiz? Biz ufalanmış kemik olduğumuz zamanda mı? derler ve derler ki işte bu, bir kez daha hasar / hüsran, O iş, o da tek bir haykırmaymış, onlar için bu bir uyanmak / çukurdan yer üstüne çıkmakmış

Rowwad Tercüme Merkezi

Birden onlar (dirilmiş halde) bir düzlük üzeredirler.

Süleyman Ateş

Hemen onlar uyanıklık alanındadırlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sonra hepsi birden yeryüzüne çıkar.

Şaban Britch

İşte o zaman onlar, hemen (kendilerini mahşerde) buluverirler.

Şaban Piriş

İşte o zaman onlar, hemen uyanacaktır.

Yaşar Nuri Öztürk

Bir anda hepsi uyanıp ortaya geliverir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

and there they declare themselves on the surface of the earth.

Abdul Haleem

and they will be back above ground.

Abdullah Yusuf Ali

When, behold, they will be in the (full) awakening (to Judgment).

Abul A'la Maududi

and lo, they will all be in the open plain. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, they are mocking it as an impossibility, whereas it is not at all a difficult task for Allah for the performance of which He may have to make lengthy preparations. For it only a single shout or cry is enough at which your dust of ash will gather together from wherever it lay, and you will suddenly find yourself alive on the back of the earth. Thinking this return to be a return to loss, you may try to escape from it however hard you may, but it will inevitably take place; it cannot be averted by your denial, escape or mockery.

Aisha Bewley

and at once they will be on the surface, wide awake!

Al-Hilali & Khan

When behold, they find themselves on the surface of the earth alive after their death,

Ali Quli Qarai

and behold, they will be awake.

Amatul Rahman Omar

And behold! (after that) they will all be (awakened and come out) in the open.

Arthur John Arberry

and behold, they are awakened.

Bijan Moeinian

And then they are recreated as they were created at first place.

E. Henry Palmer

and lo! they will be on the surface!

Edip-Layth

Whereupon they will rise up.

George Sale

and behold, they shall appear alive on the face of the earth.

Hamid S. Aziz

When lo! They will be fully awake.

Mahmoud Ghali

Then, only then, are they wakeful (for Judgment) (i. e. for Hell or watchful place).

Marmaduke Pickthall

And lo! they will be awakened.

Mohamed Ahmed - Samira

And they will wake up suddenly.

Muhammad Asad

and then, lo, they will be fully awakened [to the truth]!

Mustafa Khattab

and at once they will be above ground.

Progressive Muslims

Whereupon they will rise-up.

Rashad Khalifa

Whereupon they get up.

Sahih International

And suddenly they will be [alert] upon the earth's surface.

Sam Gerrans

And then will they be awakened.

Shabbir Ahmed

And, behold, they will be awakened!

Syed Vickar Ahamed

And then watch! They will be (completely) awake (to receive Judgment).

Taqi Usmani

and in no time they will be (brought) into the plain (of Hashr).

The Monotheist Group

Whereupon they will rise-up.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Naziât suresi, 14. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Naziât suresi, 14. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Naziât suresi, 14. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  8. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩