Diyanet İşleri
(Musa) Ateşe varınca ona şöyle seslenildi: "Ateşin başındaki de çevresindekiler de kutlu olsun! Alemlerin Rabbi olan Allah, eksikliklerden uzaktır."
Neml suresi
Neml suresi, 8. ayet. فَلَمَّا جَآءَهَا نُودِىَ أَنۢ بُورِكَ مَن فِى ٱلنَّارِ وَمَنْ حَوْلَهَا وَسُبْحَٰنَ ٱللَّهِ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ
felemmâ câehâ nûdiye em bûrike men fi-nnâri vemen ḥavlehâ. vesübḥâne-llâhi rabbi-l`âlemîn.
(Musa) Ateşe varınca ona şöyle seslenildi: "Ateşin başındaki de çevresindekiler de kutlu olsun! Alemlerin Rabbi olan Allah, eksikliklerden uzaktır."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mûsâ ve dokuz mucize Neml 7–14 3
Onlar, azabın en kötüsü kendilerine has olan kimselerdir. Onlar ahirette en çok ziyana uğrayanlardır.
Şüphesiz bu Kur'an sana, hüküm ve hikmet sahibi, hakkıyla bilen Allah tarafından verilmektedir.
Hani Musa, ailesine, "Ben bir ateş gördüm, ondan size bir haber, yahut ısınasınız diye bir kor ateş getireceğim" demişti.
(Musa) Ateşe varınca ona şöyle seslenildi: "Ateşin başındaki de çevresindekiler de kutlu olsun! Alemlerin Rabbi olan Allah, eksikliklerden uzaktır."
"Ey Musa! Gerçek şu ki, ben mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah'ım."
"Değneğini at." (Musa değneğini attı.) Onu yılanmış gibi hareket eder görünce, dönüp ardına bakmadan kaçtı. (Allah, şöyle dedi): "Ey Musa, korkma! Benim katımda peygamberler korkmazlar."
"Ancak kim zulmeder de sonra (yaptığı) kötülüğün yerine iyilik yaparsa bilsin ki şüphesiz ben çok bağışlayıcıyım, çok merhamet edenim."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
8. Yani şanı Yüce Allah ona: Burası mukaddes ve mübarek bir yerdir, diye seslendi. Yüce Allah’ın burayı Kelimullah Mûsâ ile konuştuğu ve ona risalet görevini verdiği yer olarak seçmiş olması da buranın mübarek oluşundandır. “Âlemlerin Rabbi Allah (tüm eksikliklerden) münezzehtir.” Hakkında eksiklik veya şer düşünülemeyecek kadar yücedir. Aksine O, sıfatlarıyla da fiilleriyle de kâmildir, eksiksizdir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Görmüş olduğu ateşin bulunduğu yere vardığında, Allah ona şöyle nidâ ederek seslendi: "Alemlerin Rabbi olan Allah Teâlâ'yı tazim edip, yüceltmek ve dalalette olanların O'nu vasıflandırdığı O'na yaraşmayan sıfatlardan ve bütün eksikliklerden münezzeh kılmak için ateşte olan melekler ve çevresinde olan melekle bereketli kılınmıştır."
Aynı kök: حول (25 geçiş) · Aynı kök: برك (32 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş)
Kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed'i) bir gece Mescid-i Haram'dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya…
Aynı kök: حول (25 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih
Melekleri de, Rablerini hamd ile tesbih edip yücelterek Arş'ın etrafını kuşatmış halde görürsün. Artık kulların arasında adaletle hüküm verilmiş ve…
Aynı kök: حول (25 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih
Arş'ı taşıyanlar ve onun çevresinde bulunanlar (melekler) Rablerini hamd ederek tespih ederler, O'na inanırlar ve inananlar için (şöyle diyerek)…
Aynı kök: ندو (53 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih
Zünnun'u da hatırla. Hani öfkelenerek (halkından ayrılıp) gitmişti de kendisini asla sıkıştırmayacağımızı sanmıştı. Derken karanlıklar içinde,…
Aynı kök: برك (32 geçiş) · Aynı kök: ندو (53 geçiş)
Musa, ateşin yanına gelince, o mübarek yerdeki vadinin sağ tarafındaki ağaçtan şöyle seslenildi: "Ey Musa! Şüphesiz ben, evet, ben alemlerin Rabbi…
Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih · Ortak kavram: Nûr (Işık)
Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. "Rabbimiz! Bunu boş yere…
Aynı kök: برك (32 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)
Allah, göklerin ve yerin nurudur. O'nun nurunun temsili şudur: Duvarda bir hücre; içinde bir kandil, kandil de bir cam fanus içinde. Fanus sanki inci…
Aynı kök: برك (32 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)
Göğe burçlar yerleştiren, orada bir ışık kaynağı (güneş) ve aydınlatıcı bir ay yaratanın şanı çok yücedir.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Oraya geldiğinde (kendisine) şöyle seslenilmişti: "Ateşin yanındakiler ve çevresindekiler bereketli kılınmıştır. Âlemlerin Rabbi olan Allah yücedir.
Fakat oraya gelince kendisine şöyle seslenildi: "Bu ışık kaynağının hem içinde hem de etrafında olan herkes mübarek kılınmıştır: zira Alemlerin Rabbi olan Allah'ın şanı pek yücedir.
Fakat oraya varınca, o'na şöyle seslenildi: "Bu ateşin (erişme alanı) içinde olan herkes ve çevresindeki herkes kutlu kılınmıştır! Sınırsız kudretiyle yüceler yücesidir Allah, alemlerin Rabbi!"
(Musa) ona (ateşe) geldiğinde: "O ateşin içindeki de, onun çevresinde olan da mübarek kılınmıştır! Subhan Allah alemlerin Rabbidir!" diye hitap algıladı.
Oraya gittiğinde, kendisine seslenildi: "Ateş (yerin)de olanlar da, çevresinde bulunanlar da kutlu kılınmıştır. Alemlerin Rabbi olan Allah yücedir.
Oraya geldiğinde şöyle seslenildi: Ateşin bulunduğu yerdeki ve çevresindekiler mübarek kılınmıştır! Alemlerin Rabbi olan Allah, eksikliklerden münezzehtir!
Oraya geldiğinde, şöyle seslenildi: "Ateşin içinde ve çevresinde olanlar kutsanmıştır. Çünkü Evrenlerin Efendisi Allah, tüm yakıştırmalardan ayrıktır!"
Oraya geldiğinde şöyle seslenildi: "Ateşteki kimse de, ateşin çevresindekiler de kutsal kılınmıştır. Alemlerin Rabbi olan Allah, bütün noksanlıklardan uzaktır."
Oraya varınca kendisine, "Ateşin içinde bulunan da, çevresinde olan da kutludur" diye seslenildi. Evrenlerin Efendisi olan ALLAH çok yücedir.
Oraya varınca kendisine, 'Ateşin içinde bulunan da, çevresinde olan da kutludur,' diye seslenildi. Evrenlerin Rabbi olan ALLAH çok yücedir.
Ona vardığında şöyle seslenildi: "Haberin olsun, bu ateşteki kimse ve bunun çevresindekiler mübarek kılınmıştır; münezzehtir o alemlerin Rabbi Allah.
Derken vakta ki ona vardı şöyle nida olundu: haberin olsun mubarek kılınmıştır bu ateşteki kimse ve bunun havalisindekiler ve sübhandır o alemlerin rabbı Allah
Oraya gittiği zaman ona seslenildi: "Ateşin içinde ve etrafında olanlar kutlu kılındı. Ve alemlerin Rabb'i olan Allah, Subhan'dır. dipnot 1 "
Oraya gittiği zaman ona seslenildi: "Ateşin içinde ve etrafında olanlar kutlu kılındı. Ve Âlemlerin Rabbi olan Allah, Subhan'dır. dipnot 1 "
Oraya gittiği zaman ona seslenildi: "Ateşin içinde ve etrafında olanlar kutlu kılındı. Ve alemlerin Rabb'ı olan Allah, Subhan'dır. dipnot 1 "
Oraya gittiğinde, kendisine seslenildi: "Ateş (yerin)de olanlar da, çevresinde bulunanlar da kutlu kılınmıştır. Alemlerin rabbi olan Tanrı yücedir.
Vaktaki oraya gitdi, kendisine (şöyle) nida olundu: "Ateş (mahallin) de bulunana da, çevresinde olan kimselere de muhakkak (feyz ve) bereket verildi. Aalemlerin Rabbi olan Allah münezzehdir".
Oraya geldiği vakit, kendisine şöyle seslenildi: Ateşin yanında olan ve çevresinde bulunanlar mübarek kılınmıştır. Alemlerin Rabbı olan Allah, münezzehtir.
(7-14) Musa yakın çevresine dedi ki muhakkak ki ben yakında bir ateş hissettim. Oradan size bir haber yahut ateşten bir kor getiririm, böylelikle belki ısınırsınız. Oraya geldiği zaman “Ateşteki ve etrafındakiler bereketli kılındı alemlerin Rabbi Allah'ı üstün tut” diye ona seslenildi. Ey Musa muhakkak ki O, benim, saygıdeğer ve hâkim olan Allah’ım, sopanı / asanı bırak dedi, bıraktığında onun sanki bir yılan gibi kımıldadığını gördü, arkasını dönüp kaçtı. Ey Musa korkma kesinlikle benim yanımda Resuller korkmazlar , zulmedenler hariçtir (onlar korksunlar) , zalimlikten sonra kötülüğü iyilikle yer değiştirirse / mübadele ederse eğer muhakkak ki ben de bağışlayanım, esirgeyenim. Elini koynuna sok , kusursuz bir beyazlıkta çıksın, firavuna ve kavmine karşı dokuz ayetlesin, Muhakkak ki onlar yoldan çıkmış bir kavimdi. Her ne zaman onlara gör ebilecekleri ayetler geldi ise, o zaman dediler ki bu apaçık bir büyüdür / bir sihirdir. Kendi içlerinde inanmalarına / kanaat getirmelerine rağmen nefislerine yaptıkları z ulüm ve büyüklenme leri nedeniyle onunla mücadele ettiler. Şimdi, bozguncuların sonucu / akıbeti nasıl oluyor bir bak!
Oraya geldiğinde kendisine şöyle seslenildi: "Ateşin yanında bulunan ve çevresinde olanlar bereketli kılınmışlardır. Âlemlerin Rabbi olan Allah her türlü noksanlıktan uzaktır."
Oraya gelince (kendisine) seslenildi: "Ateşin içinde bulunan da, çevresinde olan da mübarek kılındı. Alemlerin Rabbi Allah, eksikliklerden münezzehtir."
Oraya vardığında şöyle seslenildi: "Bu ateşte ve çevresinde olan kişiler bereketli kılınmışlardır dipnot 1 . Varlıkların sahibi olan Allah', her türlü eksiklikten uzaktır.
Oraya vardığında şöyle bir ses duyuldu: "Bu ateşte ve çevresinde olanlar bereketli kılınmışlardır. Sen, varlıkların sahibi olan Allah'a kulluk et.
Oraya gittiğinde kendisine (şöyle) seslenildi: Ateşte olanlar da çevresinde bulunanlar da bereketli kılınmıştır. Alemlerin Rabbi olan Allah (eksikliklerden) münezzehtir.
Oraya geldiğinde: -Ateşin içinde ve etrafında bulunanlar mübarek kılındı. Alemlerin Rabbi eksiklikten uzaktır diye seslenildi.
Musa ateşe vardığında şöyle çağrıldı. "Ateşteki kimse de ateşin çevresindekiler de kutsal ve bereketli kılınmıştır. Ve alemlerin Rabbi olan Allah, bütün eksiklik ve iğretiliklerden arınmıştır."
And when he reached the destined spot, he was called to and was told: "Blessed be those who are in the fire and those around, and extolled are the glorious attributes of Allah, The Creator of the worlds, the visible and the invisible, past, present and those to come. "
When he reached the fire, a voice called: ‘Blessed is the person near this fireand those around it; may God be exalted, the Lord of the Worlds.
But when he came to the (fire), a voice was heard: "Blessed are those in the fire and those around: and glory to Allah, the Lord of the worlds.
But when Moses came to the fire, a call was sounded: dipnot 1 "Blessed is He Who is in the fire and whatever is around it. Glory be to Allah, the Sustainer of all in the Universe. dipnot 2
But when he reached it, a voice called out to him, ‘Blessed be Him who is in the Fire and all who are around it. Glory be to Allah, the Lord of all the worlds!
But when he came to it, he was called: "Blessed is whosoever is in the fire, and whosoever is round about it! And glorified be Allâh, the Lord of the ‘Âlamîn (mankind, jinn and all that exists).
So when he came to it, he was called: ‘Blessed is He who is in the fire and who is [as well] around it, and immaculate is Allah, the Lord of all the worlds!’
So when he came (close) to it (- the fire) he was called by a voice, `Blessed be he who is in quest of the fire (of Divine light) and blessed are those around this (place of the fire), Holy is Allâh, the Lord of the worlds.
So, when he came to it, he was called: 'Blessed is he who is in the fire, and he who is about it. Glory be to God, the Lord of all Being!
When he reached there, he heard a voice coming from the fire and surroundings: "Glory to the Lord of the universe. "
But when he came to it he was called to, 'Blessed be He who is in the fire, and he who is about it! and celebrated be the praises of God, the Lord of the Worlds!
So when he came to it he was called: "Blessed is the One at the fire and whoever is around it, and glory be to God, the Lord of the worlds."
And when he was come near unto it, a voice cried unto him, saying, blessed be He who is in the fire, and whoever is about it; and praise be unto God, the Lord of all creatures!
(Remember) When Moses said to his people, "Verily, I perceive a fire, I will bring you there from news; or I will bring you a burning brand that you may be warmed. "
So, as soon as he came to it, he was called out (that): "Blessed are they who are in the fire, and they who are around it, and All Extolment be to Allah, The Lord of the worlds!
But when he reached it, he was called, saying: Blessed is Whosoever is in the fire and Whosoever is round about it! And Glorified be Allah, the Lord of the Worlds!
But when he reached it, a voice called out: "Blessed is He who is in the fire and all around it. Praised be God, the Lord of all the worlds.
But when he came close to it, a call was sounded: "Blessed are all who are within [reach of] this fire, and all who are near it! And limitless in His glory is God, the Sustainer of all the worlds!"
But when he came to it, he was called ˹by Allah˺, "Blessed is the one at the fire, and whoever is around it![1] Glory be to Allah, the Lord of all worlds.
So when he came to it he was called: "Blessed is the One at the fire and whoever is around it, and glory be to God, the Lord of the worlds. "
When he came to it, he was called: "Blessed is the One (who is speaking from) within the fire, and those around it." Glory be to GOD, Lord of the universe.
But when he came to it, he was called, "Blessed is whoever is at the fire and whoever is around it. And exalted is Allah, Lord of the worlds.
Then when he came to it, he was called: — blessed is He who is in the fire and who is round about it, and glory be to God, the Lord of All Creation! —
But when he came close to it, he was called, "Blessed are all who are in and near the Light! And Exalted is Allah, Lord of the Worlds. " (See (9:32) for the allegory of Fire + Light = Divine Guidance. (7:137), (28:30)).
But when he came to the (fire), he was called: "Those in the fire and those around are blessed: And Glory to Allah, the Lord of the Worlds (Rub-ul-'Ala'meen).
So when he came to it, he was called: "Blessed is the one who is in the fire and the one who is around it. And pure is Allah, the Lord of the worlds.
So when he came to it he was called: "Blessed is the One at the fire and whoever is around it, and glory to God, Lord of the worlds."