Diyanet İşleri
Hani Musa, ailesine, "Ben bir ateş gördüm, ondan size bir haber, yahut ısınasınız diye bir kor ateş getireceğim" demişti.
Neml suresi
Neml suresi, 7. ayet. إِذْ قَالَ مُوسَىٰ لِأَهْلِهِۦٓ إِنِّىٓ ءَانَسْتُ نَارًا سَـَٔاتِيكُم مِّنْهَا بِخَبَرٍ أَوْ ءَاتِيكُم بِشِهَابٍ قَبَسٍ لَّعَلَّكُمْ تَصْطَلُونَ
iẕ ḳâle mûsâ liehlihî innî ânestü nârâ. seâtîküm minhâ biḫaberin ev âtîküm bişihâbin ḳabesil le`alleküm taṣṭalûn.
Hani Musa, ailesine, "Ben bir ateş gördüm, ondan size bir haber, yahut ısınasınız diye bir kor ateş getireceğim" demişti.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mûsâ ve dokuz mucize Neml 7–14 3
Şüphesiz, ahiret hayatına inanmayanların işlerini biz kendilerine güzel göstermişizdir de o yüzden bocalayıp dururlar.
Onlar, azabın en kötüsü kendilerine has olan kimselerdir. Onlar ahirette en çok ziyana uğrayanlardır.
Şüphesiz bu Kur'an sana, hüküm ve hikmet sahibi, hakkıyla bilen Allah tarafından verilmektedir.
Hani Musa, ailesine, "Ben bir ateş gördüm, ondan size bir haber, yahut ısınasınız diye bir kor ateş getireceğim" demişti.
(Musa) Ateşe varınca ona şöyle seslenildi: "Ateşin başındaki de çevresindekiler de kutlu olsun! Alemlerin Rabbi olan Allah, eksikliklerden uzaktır."
"Ey Musa! Gerçek şu ki, ben mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah'ım."
"Değneğini at." (Musa değneğini attı.) Onu yılanmış gibi hareket eder görünce, dönüp ardına bakmadan kaçtı. (Allah, şöyle dedi): "Ey Musa, korkma! Benim katımda peygamberler korkmazlar."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
7. Yani İmran oğlu Mûsâ’nın hallerinden biri olan, o şerefli ve üstün hali, yani ona vahyin ilk olarak verilişini, ilâhi risalet için Allah tarafından seçilişini ve Yüce Allah’ın onunla konuşmasını hatırla. Şöyle ki o, Medyenliler arasında bir kaç yıl kaldıktan sonra ailesi ile birlikte Medyen’den ayrılıp Mısır’a doğru yola koyulmuştu. Giderken yolunu kaybetti. Oldukça karanlık ve soğuk bir gece idi. Ailesine: “Benim gözüme bir ateş ilişti. (Gideyim de belki) oradan size” yola dair “bir bilgi yahut da ısınmanız için bir parça ateş getiririm.” Bu ifadeler, onun yolunu kaybetmiş olduğuna, hem kendisinin hem de ailesinin çokça üşümüş olduğunu göstermektedir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Resul!- Hani Musa ailesine şöyle demişti: "Muhakkak bir ateş gördüm. Onu yakan kimseden haber getiririm, o da bize yolu gösterir veya soğuktan ısınmanız için ondan bir tutam kor ateş getiririm."
Aynı kök: قبس (3 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Hani bir ateş görmüştü de ailesine, "Siz burada kalın, ben bir ateş gördüm (oraya gidiyorum). Umarım ondan size bir kor ateş getiririm, yahut ateşin…
Aynı kök: صلي (25 geçiş) · Aynı kök: خبر (52 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş)
Musa, süreyi tamamlayıp ailesiyle yola çıkınca, Tur tarafında bir ateş görmüş ve ailesine, "Siz burada kalın, ben bir ateş gördüm, (oraya gidiyorum).…
Aynı kök: قبس (3 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)
Münafık erkeklerle münafık kadınların, iman edenlere, "Bize bakın ki sizin ışığınızdan biz de aydınlanalım" diyecekleri gün kendilerine, "Arkanıza…
Aynı kök: شهب (5 geçiş)
Ancak kulak hırsızlığı eden olursa, onu da parlak bir ateş takip etmektedir.
Aynı kök: شهب (5 geçiş)
Ancak onlardan söz kapan olur. Onu da delip geçen bir alev izler (ve yok eder).
Aynı kök: شهب (5 geçiş)
"Kuşkusuz biz göğe ulaşmak istedik, fakat onu çetin bekçilerle ve yakıcı ışıklarla dolu bulduk."
Aynı kök: خبر (52 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Eğer karı-kocanın arasının açılmasından endişe ederseniz, erkeğin ailesinden bir hakem, kadının ailesinden bir hakem gönderin. İki taraf (arayı)…
Aynı kök: خبر (52 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Bedevilerin (savaştan) geri bırakılanları sana, "Bizi mallarımız ve ailelerimiz alıkoydu; Allah'tan bizim için af dile" diyecekler. Onlar kalplerinde…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Hani Musa ailesine şöyle demişti: "Ben bir ateş gördüm. Size oradan bir haber getireceğim veya ısınacağınız bir kor getireceğim."
Hani bir zamanlar Musa ailesine demişti ki: "Bakın, gözüme ateş türü cazip bir şey ilişti; belki ondan size bir haber veya bir ateş koru getiririm de ısınırsınız."
Hani, (Çölde yolunu kaybeden) Musa ailesine: "(Uzakta) bir ateş görüyorum; size oradan (tutacağımız yol hakkında) belki bir haber getiririm, yahut ısınmanız için biraz közlenmiş odun getiririm" demişti.
Hani Musa kendi ehline: "Ben bir ateş algıladım. . . Ya ateşle ilgili bir haber getiririm yahut bir kor ateş getiririm belki ısınırsınız" dedi.
Hani Musa ailesine: "Şüphesiz ben bir ateş gördüm" demişti. "Size ondan ya bir haber veya ısınmanız için bir kor ateş getireceğim."
Hani Musa, ailesine şöyle demişti: Gerçekten ben bir ateş gördüm. (Gidip) size oradan bir haber getireceğim, yahut bir ateş parçası getireceğim, umarım ki ısınırsınız!
Musa, ailesine, şöyle demişti: "Aslında, bir ateş gördüm. Ondan bir haber getiririm veya bir parça kor getiririm; böylece, belki ısınırsınız!"
Hani Musa, ailesine şöyle demişti: "Gerçekten ben, bir ateş gördüm. Gidip size ondan bir haber getireceğim, yahut bir ateş parçası getireceğim, umarım ki ısınırsınız."
Hani Musa ailesine şöyle demişti: "Ben bir ateş gördüm, size ondan bir haber getireyim yahut size bir meşale getireyim de ısınasınız.
Hani Musa ailesine şöyle demişti: 'Ben bir ateş gördüm, size ondan bir haber getireyim, yahut size bir meşale getireyim de ısınasınız.
Hani bir vakit Musa ailesine: "Gerçekten bir ateş(in varlığını) hissettim. Ya ondan size bir haber getireceğim, yahut bir yalın şule alıp geleceğim, gerek ki, bir ocak yakar ısınırsınız."
Hani bir vakıt Musa, ehline demişti; ben cidden bir ateş hissettim, ondan size bir haber getireceğim, yahud bir yalın şu'le alıp geleceğim, gerek ki bir ocak yakar ısınırsınız
Hani Musa, yakınlarına: "Bir ateş fark ettim. Size ondan bir haber veya ısınmanız için kor halinde bir parça ateş getireceğim." demişti.
Hani Musa, yakınlarına: "Bir ateş fark ettim. Size ondan bir haber veya ısınmanız için kor halinde bir parça ateş getireceğim." demişti.
Hani Musa, yakınlarına: "Bir ateş fark ettim. Size ondan bir haber veya ısınmanız için kor halinde bir parça ateş getireceğim." demişti.
Hani Musa ehline (ailesine): "Şüphesiz ben bir ateş gördüm" demişti. "Size ondan ya bir haber veya ısınmanız için bir kor ateş getireceğim."
Hani Musa, aailesine: "Ben gerçek bir ateş, gördüm. Size ondan ya bir haber getireyim, yahud size parlak bir ateş koru getireyim. Taki ısınasınız" demişdi.
Hani Musa, ailesine demişti ki: Ben bir ateş gördüm. Size oradan; ya bir haber getireceğim, yahut da ısınasınız diye yanan bir ateş koru getireceğim.
(7-14) Musa yakın çevresine dedi ki muhakkak ki ben yakında bir ateş hissettim. Oradan size bir haber yahut ateşten bir kor getiririm, böylelikle belki ısınırsınız. Oraya geldiği zaman “Ateşteki ve etrafındakiler bereketli kılındı alemlerin Rabbi Allah'ı üstün tut” diye ona seslenildi. Ey Musa muhakkak ki O, benim, saygıdeğer ve hâkim olan Allah’ım, sopanı / asanı bırak dedi, bıraktığında onun sanki bir yılan gibi kımıldadığını gördü, arkasını dönüp kaçtı. Ey Musa korkma kesinlikle benim yanımda Resuller korkmazlar , zulmedenler hariçtir (onlar korksunlar) , zalimlikten sonra kötülüğü iyilikle yer değiştirirse / mübadele ederse eğer muhakkak ki ben de bağışlayanım, esirgeyenim. Elini koynuna sok , kusursuz bir beyazlıkta çıksın, firavuna ve kavmine karşı dokuz ayetlesin, Muhakkak ki onlar yoldan çıkmış bir kavimdi. Her ne zaman onlara gör ebilecekleri ayetler geldi ise, o zaman dediler ki bu apaçık bir büyüdür / bir sihirdir. Kendi içlerinde inanmalarına / kanaat getirmelerine rağmen nefislerine yaptıkları z ulüm ve büyüklenme leri nedeniyle onunla mücadele ettiler. Şimdi, bozguncuların sonucu / akıbeti nasıl oluyor bir bak!
Hani Mûsâ aile halkına demişti ki: "Ben gerçekten bir ateş gördüm. Size ondan bir haber getirir yahut ısınmanız için size bir kor ateş getiririm."
Musa, ailesine: "Ben bir ateş gördüm (gidip) size ondan bir haber getireyim, yahut size bir ateş koru getireyim de ısınasınız." demişti.
Bir gün Musa ailesine şöyle demişti: "Bir ateş farkettim. Ondan size bir haber getiririm ya da ısınabilmeniz için ateşin korundan bir parça getiririm dipnot 1 ."
Bir gün Musa ailesine şöyle demişti: "Bir ateş gördüğüme eminim. Oradan size bir haber getiririm veya size ateşin korundan getiririm de ısınırsınız."
Hani Musa, ailesine:Ben bir ateş gördüm, oradan size bir haber getireceğim veya ısınabileceğimiz bir parça ateş getiririm, demişti.
Hani Musa, ailesine: -Ben bir ateş gördüm, oradan size bir haber getireceğim veya ısınabileceğimiz bir parça ateş getiririm, demişti.
Hatırla o zamanı; Musa, ailesine şöyle demişti: "Ben bir ateş fark ettim. Ondan size bir haber getireceğim, yahut parlak bir kor getireceğim ki ateş yakıp ısınabilesiniz."
Mussa said to his family: I have just seen a fire, you stay here, I might be able to fetch you some information relative to the direction we pursue or fetch you a brand from the burning wood to kindle a fire to warm you up.
Moses said to his family, ‘I have seen a fire. I will bring you news from there, or a burning stick for you to warm yourselves.’
Behold! Moses said to his family: "I perceive a fire; soon will I bring you from there some information, or I will bring you a burning brand to light our fuel, that ye may warm yourselves.
(Recount to them) when Moses said to his family: dipnot 1 "I perceive something like fire: soon will I bring to you some information from there, or I will bring you a burning brand that you may warm yourselves." dipnot 2
When Musa said to his people, ‘I can make out a fire. I will bring you news from it or at least a burning brand so that hopefully you will be able to warm yourselves.’
(Remember) when Mûsâ (Moses) said to his household: "Verily I have seen a fire; I will bring you from there some information, or I will bring you a burning brand, that you may warm yourselves."
When Moses said to his family, ‘Indeed I descry a fire! I will bring you some news from it, or bring you a firebrand so that you may warm yourselves. ’
(Recall) when Moses said to his companions, `Surely I see with feelings of warmth, of love, something like a fire. I will soon bring you some important information from there or at least bring you a flaming brand so that you may warm yourselves.'
When Moses said to his people 'I observe a fire, and will bring you news of it, or I will bring you a flaming brand, that haply you shall warm yourselves. '
Once, out in the desert, Moses saw the flames of a fire afar. He said to his folk: "Wait for me so that I go and see what it is all about and perhaps bring some fire to warm you up."
When Moses said to his people, 'Verily, I perceive a fire, I will bring you therefrom news; or I will bring you a burning brand; haply ye may be warned. '
Moses said to his family: "I have seen a fire, I will bring you from there some news or I will bring you a burning piece so that you may be warmed."
Remember when Moses said unto his family, verily I perceive fire: I will bring you tidings thereof, or I will bring you a lighted brand, that ye may be warmed.
Verily, you receive this Quran from the presence of the Wise, the All-knowing One.
As Mûsa (Moses) said to his family, "Surely I perceive a fire. Soon I will come up to you with news of it, or come up to you with a flaming brand that possibly you would warm yourselves."
(Remember) when Moses said unto his household: Lo! I spy afar off a fire; I will bring you tidings thence, or bring to you a borrowed flame that ye may warm yourselves.
(Remember) when Moses said to his family: "I see a fire. I shall bring you news from it, or bring an ember that you may warm yourselves."
Lo! [While lost in the desert, ] Moses said to his family: "Behold, I perceive a fire [far away]; I may bring you from there some tiding [as to which way we arc to pursue], or bring you [at least] a burning brand so that you might warm yourselves. "
˹Remember˺ when Moses said to his family, "I have spotted a fire. I will either bring you some directions[1] from there, or a burning torch so you may warm yourselves."
And Moses said to his family: "I have seen a fire, I will bring you from there some news or I will bring you a burning piece so that you may be warmed. "
Recall that Moses said to his family, "I see a fire; let me bring you news therefrom, or a torch to warm you."
[Mention] when Moses said to his family, "Indeed, I have perceived a fire. I will bring you from there information or will bring you a burning torch that you may warm yourselves."
When Moses said to his people: “I perceive a fire. I will bring you news from it, or bring you a flaming brand, that you might warm yourselves.”
(Moses was also given a clear book. When he and his family were in a cold and dark valley), Moses said, "Behold, I see a fire. I may bring you news from there (about our location). Or bring you a burning torch so that you might warm yourselves." (28:29).
(Remember) when Musa (Moses) said to his household: "Surely, I see a fire; Soon I will bring you some news from there, or I will bring you a burning piece to light our (own fire) fuel, so that you may warm yourselves. "
(Remember) when Mūsā said to his family, "I have noticed a fire. I shall bring to you some news from it, or bring to you a live ember, so that you may warm yourselves."
And Moses said to his family: "I have seen a fire, I will bring you from there some news or I will bring you a burning piece so that you may be warmed."