Diyanet İşleri
"Sonra, onlarla hem açıktan açığa, hem de gizli gizli konuştum."
Nûh suresi
Nûh suresi, 9. ayet. ثُمَّ إِنِّىٓ أَعْلَنتُ لَهُمْ وَأَسْرَرْتُ لَهُمْ إِسْرَارًا
ŝümme innî a`lentü lehüm veesrartü lehüm isrârâ.
"Sonra, onlarla hem açıktan açığa, hem de gizli gizli konuştum."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Nûh'un Rabbine şikâyeti ve saydığı deliller Nûh 5–20 3
Fakat benim davetim ancak onların kaçışını artırdı."
"Kuşkusuz sen onları bağışlayasın diye kendilerini her davet edişimde parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerine büründüler, inanmamakta direndiler ve büyük bir kibir gösterdiler."
"Sonra ben onları açık açık davet ettim."
"Sonra, onlarla hem açıktan açığa, hem de gizli gizli konuştum."
"Dedim ki: 'Rabbinizden bağışlama dileyin; çünkü O, çok bağışlayıcıdır.'
'(Bağışlama dileyin ki,) üzerinize gökten bol bol yağmur indirsin.'
'Sizi mallarla, oğullarla desteklesin ve sizin için bahçeler var etsin, sizin için ırmaklar var etsin.'
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 8–9. ayetler için yazılmıştır.
8-9. “Sonra ben onları” hepsinin işitebilecekleri şekilde “açıktan açığa davet ettim. Yine onlarla hem açık açık, hem de gizli gizli konuştum.” Bütün bunlar, samimi olarak onların iyiliğini arzu ettiğinden dolayı idi. Onun için maksadı gerçekleştirebileceği düşünülen bütün yolları davette kullanmıştı.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Sonra ben, davet üslubumu değiştirerek onlara davetimde sesimi de yükselttim. Gizli olarak, kısık bir sesle de davet ettim.
Aynı kök: علن (16 geçiş) · Aynı kök: سرر (44 geçiş)
Onlar bilmiyorlar mı ki, Allah onların gizli tuttuklarını da bilir, açığa vurduklarını da.
Aynı kök: علن (16 geçiş) · Aynı kök: سرر (44 geçiş)
Mallarını gece gündüz; gizli ve açık Allah yolunda harcayanlar var ya, onların Rableri katında mükafatları vardır. Onlara korku yoktur. Onlar mahzun…
Aynı kök: علن (16 geçiş) · Aynı kök: سرر (44 geçiş)
İyi bilin ki onlar, O'ndan gizlenmek için kalplerindeki düşmanlığı gizliyorlar. Yine iyi bilin ki, elbiselerine büründükleri zaman bile, Allah…
Aynı kıssa: Hz. Nûh
Andolsun, Nuh'u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Şüphesiz…
Aynı kıssa: Hz. Nûh
Kavminin ileri gelenleri, "Biz seni açıkça bir sapıklık içinde görüyoruz" dediler.
Aynı kıssa: Hz. Nûh
(Nuh onlara) şöyle dedi: "Ey kavmim! Bende herhangi bir sapıklık yok. Aksine ben, alemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim."
Aynı kök: سرر (44 geçiş)
Onlar, "Bizim için Rabbine dua et de, rengi neymiş? açıklasın" dediler. Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki, o, sapsarı; rengi, bakanların içini açan…
Aynı kök: سرر (44 geçiş)
(Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara kendileri ile evlenmek istediğinizi üstü kapalı olarak anlatmanızda veya bu isteğinizi içinizde saklamanızda…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ardından, onlara hem (açıktan) ilan ettim hem de gizli gizli söyledim.
gün oldu hem (davetimi) kendilerine ilan ettim, bir de gizliden gizliye davet ettim;
onlara açıktan tebliğde bulundum; (ayrıca) onlarla gizlice, özel olarak da konuştum;
"Sonra, muhakkak ki ben onlara aleni davette bulundum ve ayrıca da kendilerine özel olarak anlattım. "
"Daha sonra (davamı) onlara açıkça ilan ettim ve kendilerine gizli gizli yollarla yanaşmak istedim."
Sonra, onlarla hem açıktan açığa hem de gizli gizli konuştum.
"Sonra, açıktan duyurdum. Ayrıca, gizli olarak da konuştum!"
- Sonra Nuh şöyle devam etti: "Ey Rabbim! Doğrusu ben kavmimi gece gündüz tevhid inancına davet ettim. Fakat benim davetim, ancak kaçmalarını arttırdı. Her ne zaman onları senin bağışlamana çağırdıysam, parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerini başlarına çektiler, direndiler ve büyüklendikçe büyüklendiler. Sonra ben onları açıkça çağırdım. Sonra onlara davetimi hem açık ilan ettim, hem de gizlice.Özel olarak kendileriyle konuştum."
"Sonra onlara ilan ettim, gizliden gizliye de konuştum."
' Sonra onlara ilan ettim, gizliden gizliye de konuştum.'
Sonra hem ilan ederek söyledim onlara, hem gizli gizli söyledim.
Sonra hem i'lam ederek söyledim onlara hem gizli gizli söyledim
"Sonra onlara; çağrımı toplu olarak da birebir görüşerek de ilettim."
"Sonra onlara; çağrımı toplu olarak da bire bir görüşerek de ilettim."
Sonra onlara; çağrımı toplu olarak da, bire bir görüşerek de ilettim.
"Daha sonra (davamı) onlara açıkça ilan ettim ve kendilerine gizli gizli yollarla yanaşmak istedim."
"Sonra da onları hem i'lan ederek da'vet etdim, hem kendilerine gizli gizli söyledim".
Sonra onlara; açıktan açığa ve gizliden gizliye söyledim.
(5-20) Dedi ki, Rabbim kavmimi gece ve gündüz çağırdım / davet ettim, benim çağrım onların sadece kaçmalarını / firarlarını artırdı, onları, bağışlanmaları için ne zaman davet ettimse parmaklarıyla kulaklarını tıkadılar elbiselerini üzerlerine geçirdiler, ısrar ettiler, büyüklendikçe büyüklendiler. Sonra ben onları açıkça / âşikâre de davet ettim, onlara sonrasında ilan ederek te, onlara sırlayarak / gizlice de davet ettim ve dedim ki Rabbinizden bağışlanma dileyin kesinlikle o çok bağışlayandır. Size gökten ölçül ü yağmur indiriyor. Sizi mallar ve oğullarla takviye ediyor. Sizin için bahçeler yapıyor, sizin için nehirler yapıyor. Size ne oluyor da Allah’a bir ağırbaşlılık / vakar talep etmiyorsunuz. O sizi çeşitli tavırlarda / aşamalarda yarattı, Görmüyorlar mı ki Allah yedi semayı tabaka halinde yarattı , onların içinde ki ayı nur olarak yaptı , güneşi bir ışık kaynağı yaptı, arzda sizin için bitkiler bitirdi, Oradan / dünyadan, tekrar iade edileceksiniz ve çıkarılırken de oradan çıkarılacaksınız, Allah arzı sizin için yaygı / sergi yapmıştır, onda ilerleyebilmeniz için de geniş ve açık yollar yapmıştır.
Sonra onları açıktan açığa da, gizli gizli de davet ettim.
"Sonra onlara açıktan söyledim, gizli gizli söyledim:
Orta yerde ilan ettiğim de oldu, gizliden gizliye anlattığım da dipnot 1 .
Daha sonra haykırdım, gizli gizli söylediğim de oldu.
Sonra onlara açıktan açığa da, gizli gizli de (davet ettim).
Sonra onlara açıktan açığa da; gizli gizli de söyledim.
"Daha sonra bir başka duyuru yönelttim. Ve onları gizli gizli de çağırdım."
"and openly and secretly did I exhort them, and in secret did I share knowledge with a limited number to promote the cause and observe the essential features in order to secure some end".
I have tried preaching to them in public and speaking to them in private.
"Further I have spoken to them in public and secretly in private,
and preached to them in public, and also addressed them in secret.
Then I addressed them publicly and addressed them privately.
"Then verily, I proclaimed to them in public, and I have appealed to them in private.
and again appealed to them publicly and confided with them privately,
`Then I spoke to them in public as well as in private (to make them understand the truth somehow).
then indeed I spoke publicly unto them, and I spoke unto them secretly,
… I have talked to them openly and privately with no result.
then I published to them and I spoke to them in secret,
"Then I announced to them, and I spoke to them in secret."
and I spake to them again in public; and I also secretly admonished them in private:
"And lo! I have made public proclamations unto them, and I have appealed to them in private:
Thereafter, surely I called them publicly, and I secretly (spoke) to them in private (Literally: in secret "conversation").
And lo! I have made public proclamation unto them, and I have appealed to them in private.
And declared to them in public and in private,
and, behold I preached to them in public; and I spoke to them secretly, in private;
then I surely preached to them publicly and privately,
"Then I announced to them, and I spoke to them in secret. "
"Then I proclaimed to them loudly, and I spoke to them privately.
Then I announced to them and [also] confided to them secretly
“Then I proclaimed to them, and confided to them in secret,
And, behold, I addressed them in gatherings and spoke to them individually in private. "
"Then verily, I have spoken to them in public and secretly in private,
and then I spoke to them in public and spoke to them in private.
"Then I announced to them, and I spoke to them in secret."